
Tuncay ÖZKAN
@ATuncayOzkan • 1,348,765 subscribers
YENİ Parti İzmir Milletvekili https://t.co/aZyyvYETyO https://t.co/4oRNW6sZIf
Shorts
Videos

CEMİL TUGAY küçücük kaldın. İlkesizliğin, korkaklığın midemi bulandırıyor. Seni çöp dağı olarak görenlerin alkışına kandın. Bedelini ödeyeceksin. İzmir’in siyasal hafızası yalnız seçim sonuçlarından ibaret değildir. Kent, kendi kimliği ve tercihleri konusunda güçlü bir hafızaya sahiptir. İzmir’i kazanamayanların İzmir’in seçilmiş belediye başkanını kazanması, İzmir’i kazandıkları anlamına gelmez. Bir kişiyi transfer edebilirsiniz; dört buçuk milyonluk bir kentin hafızasını transfer edemezsiniz. Satılık değildir. Peki söylediklerin ne olacak? Siyasette insanı en fazla kendi eski cümleleri sıkıştırır. Dün “geçmem” dedin, bugün geçiyorsun. Sana en ağır sözü rakibinin söylemesine gerek yok. Dün söylediğin sözler bugün karşına çıkacak ve yalnızca şunu sorarcaklar: Hangi Cemil gerçekti? Bir insan siyasi görüşünü değiştirebilir. Partisinden istifa edebilir. Başka bir partiye de katılabilir. Ama seçmenin oyuyla elde edilmiş bir makamı kişisel siyasi tercihinin çeyizi haline getiremez. Çünkü oy kişiye verilmiş tapu değil, belirli bir siyasi temsil için verilmiş emanettir. Bu nedenle sorun “Cemil Tugay nereye gidiyor?” değildir. Asıl soru, giderken yanında neyi götürmeye hakkı olduğunu sanıyor? İstifa etmeden gidişin geçmişte senin de dediğin gibi ilkesizliktir. Ayıptır. Cemil Tugay, Tarih insanları yalnız yaptıklarıyla değil, vazgeçtikleriyle de yargılar. Bir makamdan vazgeçmek bazen insanı küçültmez, büyütür. Bir makam uğruna geçmişinden vazgeçmek ise makamı büyütmez, insanı küçültür. İzmir sana belediye binasının anahtarını verdi. Vicdanının anahtarını vermedi. Sana makam verdi. İradesini vermedi. Sana beş yıllığına yetki verdi. Kendisini başka bir siyasi partiye götürme yetkisi vermedi. Bu nedenle yerden yere vurulmaların saf değiştirmenden, AK Parti’ye katılmış olmandan ibaret kalmayacaktır. Asıl soru şu olacaktır: İzmir seni seçtiğinde gerçekten İzmir’in seçtiği kişi miydin, yoksa takiye mi yapıyordun? Sen İzmir siyasetinin köstebeği misin? Siyasette bazı soruların cevabını mahkemeler, parti yönetimleri veya basın toplantıları vermez. Tarih verir. Tarihin hükmü de çoğu zaman kısadır: İnsan rakibini yenerek değil, kendisine güvenenleri yarı yolda bırakarak küçülür. Cemil Tugay küçücük kaldın. İlkesizliğin, korkaklığın midemi bulandırıyor.
Tuncay ÖZKAN71,180 次观看 • 18 天前

Cemil Cemil’e Karşı: Döneklik tarihinin köşe taşının adı Cemil oldu Bir siyasetçinin en acımasız celladı rakipleri değil, kendi geçmişidir; Cemil Tugay’ın karşısına dikilen de başka bir parti değil, bizzat Cemil Tugay’ın kendi suretleridir. Ortada fikir değiştiren bir akıl değil, aynanın karşısında her gün başka bir karaktere bürünen, her dönemeçte seçmenin gözünün içine baka baka yalan söyleyen parçalanmış bir siyasi figür var. Bu artık basit bir parti transferi veya pragmatizm değildir; bu, Türk siyaset tarihine geçecek organize bir aldatma, seçmen iradesine kurulmuş soğukkanlı bir tuzaktır. Döneklik tarihinin köşe taşının adı Cemil Tugay oldu. Cemil’de karakter çok. Birinci Cemil çıkıyor kürsüye: “Benim bir dünya görüşüm var, AK Parti’nin tek adam ve liyakatsiz yönetim anlayışı benim ilkelerimle uyuşmaz. AK Parti’ye geçeceğimi söylemek terbiyesizliktir; annem evlatlıktan reddeder, eşim beni boşar!” diyen, ahlak abidesi kesilen Cemil. “Aynaya nasıl bakarım” diyor. Hemen ardından ikinci Cemil sahne alıyor: Beştepe kapılarından süzülen, dün “tek adam” dediği adama “Büyük liderimiz” diye biat eden, dün “uyuşmaz” dediği partiye “Kimsesizlerin kimsesi” diyerek yakasına rozet iliştiren Cemil. Erdoğan bile şaşkın. Yeni yağdanlığı dudak bükerek izliyor İyi de… Hangisi yalancı? Sorunun cevabı son derece açık: Her ikisi de. Çünkü Cemil Tugay için ilkeler, değerler ve dünya görüşü, yalnızca o anki koltuğu korumaya yarayan kullan-at maskelerden ibarettir. 25 Kasım 2025’te kameralara bakıp “Partimden ayrılırsam aynı gün belediye başkanlığından da istifa ederim, bu kadar net!” diye efelenen Cemil nerede? O cümlenin sahibi, sözünün arkasında duracak siyasi haysiyete sahip bir lider miydi, yoksa köşeye sıkıştığında zaman kazanmak için en ucuz yalanlara sarılan bir kurnaz mı? O sözü söylerken yalan söyledi. 18 Haziran 2026’da CHP’den ayrılırken “Bir gün geri dönme umuduyla” diye duygusal ajitasyon yaparken de yalan söyledi. 30 Eylül’de Beştepe’ye “İzmir’in projeleri için gidiyorum” derken de, arkasından çevirdiği pazarlıkları saklayarak İzmir halkını aldattı. Bu çoklu karakter tiyatrosunun en karanlık perdesi, Karşıyaka Mavişehir’de Cengiz İnşaat ile girilen şaibeli arsa ilişkilerinde zaten aralanmıştı. Muhalefetin en sert hedefi olan sermaye odaklarıyla iş tutarken “haberim yoktu, mecburdum” zırhına bürünen o kaypak refleks, bugün milyonlarca İzmirliyi sırtından hançerleyen iradeyle birebir aynıdır. Bukalemun siyaseti tesadüfen doğmaz; bir karaktersizlik özelliğidir. 6 Ağustos 2025’te ağzıyla tarihe not düştü: “İnsanlar bana CHP adayı olarak oy verdi. Bunları görmezden gelip bu kadar kolay ve ucuz şekilde parti mi değiştireceğiz?” Evet, tam olarak bunu yaptın Cemil Tugay. Hem de kendi tarif ettiğin o “en ucuz” yoldan yürüdün. İzmirli seçmen sandıkta AK Parti’nin politikalarına, baskısına ve yönetim anlayışına barikat kurmak için CHP'ye o mührü bastı. Sen o helal oyları cebine koyup, siyasi ikbalini kurtarmak için sarayın kapısına haram içinde teslim ettin. Bunun adı siyasi manevra değil; açıkça seçmen dolandırıcılığıdır, emanete hıyanettir. Artık aynaya bakıp “Ben hangi Cemil’im?” diye sahte bir felsefi buhrana bürünmene lüzum yok. Hangi Cemil olduğunu İzmir halkı çok iyi görüyor: Dün söylediği her iddialı cümlenin altında ezilen, kendi ilkelerini kendi elleriyle boğan, ikbal gördüğü yerde dün tükürdüğü eli öpen ve millete yalan söylemeyi siyaset zanneden iğrenç, mide bulandırıcı bir figürsün. Kendi kendini yalanlayan, kendi sözünü inkar eden bir siyasetçinin aynada göreceği tek bir gerçek vardır: Ne dün savunduğun Cumhuriyetçi Cemil gerçekti, ne de bugün rozet taktığın iktidar aşığı Cemil. Gerçek olan tek şey; o makam koltuğunu kaybetmemek adına her kılığa girebilen, her sözünden dönebilen ve seçmenini gözünü kırpmadan aldatan iflah olmaz bir yalan, döneklik abidesi ve tükenmiş bir insansın. Ruhunu şeytana satarken azıcık inancın olsa böyle çarpılacağını tahmin ederdin. Sen artık yeni sahibine de hayır getiremeyecek kirli bir hiçsin
Tuncay ÖZKAN22,644 次观看 • 16 天前