
Emre
@Emre_Kabartas • 2,409 subscribers
Bağımsız Yazar, Sinema Öğrencisi & İçerik Üreticisi Tarih, Kültür ve Toplum Araştırmaları
Videos

Yılmaz Güney, bundan 45-50 yıl önce bugün "Z kuşağı" diye tartışılan gençliğin yaşadığı yabancılaşmayı, kimlik bunalımını ve yönsüzlüğü büyük ölçüde tarif etmişti. Bunu bir kehanetle ya da sihirli değnekle değil; sınıf mücadelesinin gerçekliği ve Marksist teorinin sağladığı tarihsel bakışla yaptı. Aradan geçen onca zamana rağmen tespitlerinin güncelliğini koruması dikkat çekici. Özellikle de insanlığın önündeki tercihin devrim ya da çürüme olduğu konusundaki vurgusu bugün çok daha görünür durumda.
Emre66,136 次观看 • 1 个月前

Kadir İnanır'ın ardından... Tatar Ramazan'ın yaratıcısı Kerim Korcan, yalnızca güçlü bir edebiyatçı değil; gençlik yıllarında TKP saflarında yer almış, siyasi faaliyetleri nedeniyle yıllarca cezaevinde kalmış bir yazardı. Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Kerim Korcan, Kıvılcımlı'nın 1954'te kurduğu Vatan Partisi'nde görev aldı. Parti faaliyetleri nedeniyle 1957'de Kıvılcımlı ve diğer parti yöneticileriyle birlikte tutuklandı ve yargılandı. Daha sonraki yıllarda partiyle yolları ayrılsa da, hayatı boyunca toplumcu gerçekçi çizgisini korudu. Türkiye edebiyatının unutulmaz karakterlerinden Tatar Ramazan'ın arkasında, aynı zamanda mücadeleyle yoğrulmuş bir siyasi yaşam vardı. Bu muhteşem sahne de aslında Türk bir komünistin yarattığı karakterin ürünüdür. Çocukken dedemle birlikte izlediğim bu sahnenin ardındaki hikâyeyi yıllar sonra öğrenmek, bana bambaşka bir anlam kazandırdı.
Emre45,922 次观看 • 1 个月前

ABD’ye 2,5 milyar dolardan fazla zarar veren, Soğuk Savaş’ın en kritik casuslarından birinin Kırşehirli bir Türk olduğunu biliyor muydunuz? Üstelik ne askerdi ne de profesyonel bir ajan… O, sıradan bir oto tamircisiydi. Adı Hüseyin Yıldırım. Casusluk dünyasında ise onu herkes tek bir kod adıyla tanıyordu: “Blitz.”
Emre28,386 次观看 • 1 个月前

Yılmaz Güney'in bu sahnede anlattığı şeyi ben de bizzat yaşadım. O masada bulunmayan bir kadın hakkında rahatça konuşup dedikodu yapan erkekler, sevgilisi yanında olmasına rağmen sarhoş halde gelip bana sarılan ve göğsümü okşamaya çalışan bir kadın... O an ortamdan öyle rahatsız olmuştum ki tüylerim diken diken olmuş, midem bulanmıştı. Konuşmalar ilerledikçe hedefin bana dönmeye başladığını hissettiğimde ise neredeyse ciddi bir kavga çıkacaktı; kendimi zor tuttum. Sonrasında o insanlarla bir daha aynı ortamda bulunmadım ve yollarımız tamamen ayrıldı. İnsanlar bu tür şeyleri ya abartı sanıyor ya da istisnai olaylar olarak görüyor. Oysa özellikle küçük burjuva çevrelerinde bu yaşam tarzı sanıldığından çok daha yaygın. Yılmaz Güney'in Arkadaş filmindeki Âzem karakteri de tam olarak bu gerçekliği ortadan ikiye yararak gösteriyor. Film; cinselliğin dizginsizleşmesini, ilişkilerin laçkalaşmasını, insanın ve aile yaşamının burjuva yaşam tarzı içinde nasıl çürüdüğünü anlatırken, bütün bunların emek ve sınıf ilişkileriyle bağını da gözler önüne seriyor. Bu nedenle Arkadaş, yalnızca bir dostluk ya da çatışma hikâyesi değildir. Burjuva yaşamının parıltılı görünen yüzünün ardındaki ahlaki ve insani çözülmeyi teşhir eden, bunu yaparken de sınıfsal bir perspektifi elden bırakmayan çok güçlü bir filmdir. Belki de bu yüzden tam anlamıyla anlaşılamamış, hatta yıllar boyunca burjuva düşüncesi tarafından küçümsenmiş ve gözden düşürülmeye çalışılmıştır. İlker Canikligil gibi isimlerin alaya aldığı noktalar bile, hayatın farklı katmanlarında sayısız karşılığı bulunan ilişki biçimlerine işaret eder. Arkadaş, tam da bu ilişkiler yumağının ortasına bırakılmış bir bomba gibidir; rahatsız eder, huzursuz eder ve insanı yaşadığı topluma yeniden bakmaya zorlar. Arkadaş(1974) Yılmaz Güney
Emre26,975 次观看 • 1 个月前
没有更多内容可加载