
𝓛𝓲𝓵𝓲👊
@Lililgmfu • 1,531 subscribers
🥂Mon timeline, mes règles.
Shorts
Videos
0:36
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Hepimizin beklediği o EsDil kavuşmasını hem TRT hem de çiftin bugüne kadar olan dinamiği üzerinden okumaya çalışacağım. EsDil’i ilk izlediğimden beri tam bir metafor anlatıcısı olan bu kadınlar,yılan üzerinden yazdı. Biraz açacak olursak bunu sadece cinsellik olarak değil; bastırılmış arzu, korku, yasaklar, cinsel çekim ve ayartı şeklinde gördük. Şimdi bu metafor üzerinden devam edersek sırada dönüşüm ve birbirine teslim olma süreçleri var. Nasıl yılan deri değiştiriyorsa, bunlar da bir dönüşüm yaşayacaklar. Ama bunun hemen gelmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü hâlâ aralarındaki arzuyu ve yasakları bize vermeye devam edecekler. Peki biz bugüne kadar ne izledik? Biri yaklaşmaya cesaret ettiğinde diğeri geri çekildi, sınır koydu. Mesele aralarındaki arzunun olmaması değildi; ikisinin aynı anda hazır olmamasıydı. Bu yüzden ilk gerçek vuslat EsDil’de ani bir arzudan ziyade, uzun süre biriktirilmiş bir gerilimin çözülmesi gibi olmalı. Yarım kalan bütün yakınlaşmaların tam karşılığı… Ve bu aşamada ne Adil ne Esme geri çekilen taraf olur. Çünkü artık eski yüklerini üzerlerinde taşımayan iki birey olarak birbirlerine yaklaşırlar. Adil’in dağ dünyasıyla Esme’nin kendi dünyasının birleşmesi de bu ana çok yakışıyor. Çünkü ikisinin arasında hep bir eşik vardı: dağ, kapı, merdiven, mesafe, gurur, korku… 20 yılın ardından yaşanacak ilk vuslat, o eşiğin ilk kez birlikte geçilmesi gibi olacaktır. Peki bu çift kavga sonrası mı vuslat yaşar? Bence kavga sonrası gelmesi daha anlamlı. Ama burada TRT faktörü devreye giriyor ve iki ihtimal ortaya çıkıyor. Kavga sonrası olursa: Duygusal patlama + yüzleşme + barışma… Ardından ertesi gün veya sonraki sahnelerde “bir şey değişmiş” hissini alabiliriz. Vuslatı açıkça görmeden, karakterlerin davranışlarından ve kurgu dilinden anlarız. TRT nedeniyle planlı olursa: Daha sakin, bilinçli ve romantik bir hazırlık izleyebiliriz. Hatta Adil’in yıktığı kulübeyi yeniden yaptırması gibi sembolik bir hazırlık bile gelebilir. Ama yine doğrudan göstermeyip kurgu, bakışlar, mekânlar ve semboller üzerinden anlatabilirler. Yine de yılan metaforunu kullandıkları için kavga sonrası yaşanacak kırılım bana daha güçlü geliyor. Çünkü o kavga, eski derinin gerçekten bırakıldığı an olabilir. Yeni dönemi görmek açısından da TRT bize “anı” değil, EsDil’in vuslattan sonraki değişimini gösterebilir. Fakat bunun da hemen geleceğini düşünmüyorum. Önce dini nikâh gelebilir ve bu aradaki dinamiği uzun süre işlemeye devam edebilirler. Hatta başlangıçta Adil o sınırı aşmak isterken, Esme’nin geçmişini, ailesiyle olan bağlarını ve yaşadığı yükleri öğrendikçe geri çekilmeyi, onun sınırına saygı göstermeyi seçebilir. Ve belki de tam burada dinamik tersine döner. Bugüne kadar Adil yaklaşırken Esme geri çekildiyse, artık ilk adım Esme’den gelebilir. Çünkü gerçek dönüşüm tam olarak burada başlar: Birinin diğerini ikna etmesinde değil, ikisinin de aynı anda hazır olmasında. Sonunda bir yüzleşme gelir. Eski yasaklar, 20 yılın yükü, yarım kalan yakınlaşmalar ve birbirlerine koydukları bütün sınırlar konuşulur. Ardından yeni bir dönem başlar. Yani benim EsDil için beklediğim şey yalnızca bir vuslat değil. Eski derilerini birlikte bırakıp, ilk kez aynı tarafta ve aynı anda birbirlerini seçmeleri
𝓛𝓲𝓵𝓲👊13,907 views • 19 days ago

EsDilcilerin Koçari Konağı’nı istememelerini anlıyorum ama bu isteğin, çiftin ruhunu ve bizi diziye, dolayısıyla çifte bağlayan o dinamiği yok edebileceğinin farkında olmadıklarını düşünüyorum. Çünkü o konak, EsDil aşkının kalesi. Bazen bir mekân sadece bir mekân değildir; bir çiftin hikâyesinin, anılarının ve ruhunun parçası olur. Zamanında Ömer dizisinde de çatı katında, kapısız bir odası var diye günlerce ayrı ev istendi. Senarist sonunda bunu yazdı ama hiçbir zaman o kapısız tavan arasındaki büyülü aşkın tadını alamadık. O yüzden bazen ne istediğimize değil, istediğimiz şeyin bize ne kaybettireceğine de bakmak gerekiyor. Çünkü bazı mekânlar çiftin ruhudur. Koçari Konağı da EsDil için tam olarak böyle bir yer. Bence ne istediğinize bir kez daha bakın
𝓛𝓲𝓵𝓲👊12,799 views • 1 month ago

Bu sahne, bize Esme’nin aslında evlatlık olduğunu anlatıyor olabilir. Sinemada karakterin aileden fiziksel olarak uzak bir noktada konumlandırılması oldukça sık kullanılan bir anlatım tekniğidir. Bu yerleşim; aidiyet eksikliğini, aileyle olan duygusal mesafeyi, çatışmayı ya da gelecekte yaşanacak ayrılığı simgeler. Ancak bu sahnede dikkat çeken tek unsur Esme’nin konumu değil. Esme’nin kucağında Timur’dan gelen bir altın külçesi bulunuyor ve bu külçe siyah bir kurdeleyle sunulmuş. Altın külçe; miras, servet, soy bağı ve aileden gelen hakları temsil eden güçlü bir sembol olarak okunabilir. Siyah kurdele ise gizlenen sırları, geçmişi ve açığa çıkmayı bekleyen gerçekleri çağrıştırıyor. Bu nedenle Esme’nin, sırlarla birlikte Timur’dan gelen altın külçeyi kucağında taşıması tesadüfi bir detay gibi görünmüyor. Aksine sahne diliyle, Esme’nin gerçek aidiyetinin içinde bulunduğu aileden ziyade Timur’a uzandığı ima ediliyor olabilir. Yönetmenin verdiği görsel ipuçları bir araya getirildiğinde, Esme’nin evlatlık olduğu ve gerçek ailesiyle bağlantısının Timur üzerinden kurulduğu yönünde güçlü bir alt metin ortaya çıkıyor
𝓛𝓲𝓵𝓲✨36,790 views • 4 months ago

Bu editi izlerken aklımdan geçen tek şey şu oldu: Esme, hayatı boyunca hep sevdiklerini düşündü. Ama en çok canını yakanlar da yine sevdikleri oldu. Işığını söndürdüler, sonra da karanlığını eleştirdiler. En sonunda yaşadıklarının karşılığında bir furtuna istedi diye onu bu sitede astılar. Oysa hayatında herkes hata yaparken, doğru kalması beklenen hep Esme’ydi.
𝓛𝓲𝓵𝓲✨25,297 views • 3 months ago
No more content to load
