
Murat BAKAN
@MuratBakan_35 • 138,920 subscribers
Yeni Parti İzmir Milletvekili Parti Meclisi Üyesi
Shorts
Videos

Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettim. Mahalle delegesi oldum, il delegesi oldum, kurultay delegesi oldum, meclis üyesi oldum. Cumhuriyet Halk Partisi'nde ön seçimden çıkmış bir milletvekiliyim. Genel Başkan Yardımcısı oldum, Parti Meclisi üyesi oldum, Gölge Kabine'de İçişleri Bakanı oldum. Annem üye, babam üye, eşim üye, oğlum üye; kayınvalidem, kayınpederim üye… Ailemde Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olmayan tek kişi yok. Ailem için çok zor. Benim için çok zor. Ama bu bir son değil. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilke ve değerlerini yaşatarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerinin izinden yürüyerek… Partiyi yalnızca ismen ve binalarıyla işgal edenlere terk edip, yeni partimizde Özgür Özel liderliğinde iktidara yürüyoruz.
Murat BAKAN1,136,559 görüntüleme • 28 gün önce

Kayyum darbesiyle gasp edilmeye çalışılan CHP İstanbul İl Başkanlığımızın önüne 8 Eylül'de yığılan polis barikatlarının, görüntülerle sabit olduğu üzere, plakasız araçlarla taşındığı ortaya çıktı. Ancak skandal bununla bitmiyor. Bu araçların içinde onlarca yabancı uyruklu kişinin bulunduğu ve emniyet görevlileriyle birlikte hareket ettiği görüntülerde açıkça görülüyor. Bu akıl almaz duruma sessiz kalmayacağız! İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya soruyorum: 1- CHP İstanbul İl Başkanlığı önüne polis barikatı getiren plakasız araçlar kime/ hangi kuruma aittir? 2- Bu araçların plakasız olmasının gerekçesi nedir? 3- Polis barikatlarını taşıyan plakasız araçların kullanımına kim veya hangi kurum tarafından izin verilmiştir? 4- Söz konusu araçlarda bulunan onlarca yabancı uyruklu kişi kimlerdir? 5- Bu kişiler, Türkiye’de hangi statüyle bulunmaktadır? 6- Bu kişiler, sığınmacı mıdır? Yasadışı göçmen midir? 7- Bu kişiler, yabancı uyruklu öğrenci midir? 8- Bu kişiler, ikamet izni ve/veya çalışma izniyle ülkemizde bulunan yabancılar mıdır? 9- Bu kişiler arasında geçici koruma altında bulunan kişiler var mıdır? 10- Bu kişiler hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü’nün görevlendirmesi bulunmakta mıdır? 11- Bu şahıslar taşeron işçi ise güvenlik soruşturmaları yapılmış mıdır? Hangi sıfatla çalıştırılmaktadır? Şirket işçisi ise neden polis gözetiminde taşınmaktadır? 12- Plakasız araçların kamu düzeni ve güvenliği açısından oluşturduğu riskler hakkında Bakanlığınızca herhangi bir soruşturma veya inceleme başlatılmış mıdır? Devletin saygınlığı ve milletimizin güvenliği ayaklar altına alınamaz. Konunun takipçisi olacağız.
Murat BAKAN1,874,918 görüntüleme • 11 ay önce

Emekli Uzman Erbaşlar Derneği Başkanı Sayın Ali Tilkici ve emekli uzman çavuşlarımız bir hak yürüyüşü, bir onur yürüyüşü başlattılar. Onlara destek olmaya geldim. 11 yıldır parlamentoda askerin, polisin özlük haklarını savunan bir milletvekiliyim. Kendim de bir asker çocuğuyum; onların ne yaşadığını biz de yaşayarak, o koşullarda büyüyerek bildik, öğrendik. Dünyanın en zor mesleği, askerlik mesleğini yapıyorlar. Yalçın dağlarda, azgın denizlerde; bizim çocuklarımız rahat uyuyabilsin diye kendi çocuklarının yetim kalmasını göze alarak mücadele ediyorlar. Uzman çavuşların çok ciddi sorunları var: Kadro hakkı yok, sağlık yönetmelikleri yok, kıdemleri rütbeden sayılmıyor, orduevlerine giremiyorlar. Ben Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne uzman erbaşın kadro alabilmesi için kanun teklifini ilk veren milletvekiliyim. Orduevlerine girebilmesi için ilk kanun teklifini veren milletvekiliyim. Hep onların yanında oldum. Bugün de YENİ Parti olarak, Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in de selamlarını, desteklerini getirdim. Hakları ödenmez. Uzman çavuşlarımızın hak mücadelesinde, onur mücadelesinde daima yanlarındayız. Yürüyüşlerine destek olacak; Parlamentoda sesleri olmaya devam edeceğiz.
Murat BAKAN44,944 görüntüleme • 11 gün önce

Bütün arkadaşlarımızın gözaltı görüntüleri yayınlanıyor. Deniz Göktaş'ın gözaltı görüntülerinde sonradan kendisi cezaevinden de açıklama yaptı. Defalarca çekmişler; önden, arkadan, yandan... Her seferinde 'Kamerayı buldum ve gülümsedim' diyor. O yüzden akadan çektikleri görüntüyü kullanmışlar. Ceza Muhakemesi Kanunu'nda gözaltı görüntülerinin kamuoyuna dağıtılmasına izin veren bir hüküm yok. Soruşturmanın gizliliği ilkesi var. Adil yargılamayı etkilemeyecek şekilde soruşturmanın yürütülmesi lazım. Devlet görevlisi soruşturma sırasında bu görüntüleri basına servis edemez. Kolluk, gözaltı sırasında görüntü alabilir; 'Bir hukuka aykırılık yapmadım' diye alabilir. Ama delil amacı dışında kamuoyu oluşturmak için, siyasi etki yaratmak için, kişinin onurunu zedelemek için, kişiyi itibarsızlaştırmak için devletin kolluk görevlileri çekim yapıp bunu basına servis edemez. Bu tamamen hukuksuz!
Murat BAKAN65,603 görüntüleme • 18 gün önce

Siz diyeceksiniz ki; "CHP'den ayrılırlarsa Erdoğan'ın işine gelir." Sen bizim CHP'den ayrılmamız için üstüne düşen sorumluluğu yerine getiriyorsun zaten. Elinden geleni yapıyorsun. Toplumda bir karşılığın yok. Sanıyor ki 2023 14 Mayıs öncesi gibi Türkiye. Değil! Üç sene geçti. O üç sene içinde toplumun dinamikleri değişti. Biz yerel seçimleri kazandık. 47 yıl sonra Türkiye'de Cumhuriyet Halk Partisi'ni birinci parti yaptık. İlk defa AKP'yi kurulduğu günden bugüne yenen Genel Başkan Özgür Özel'dir. Zamanı geriye sarıp, bunlar hiç yaşanmamış gibi; "Ben mahkeme kararıyla geldim, siz de benim altımda toplanın, ben ne dersem o." Böyle bir şey yok, böyle bir dünya yok. Böyle bir gerçeklik yok. Cumhuriyet Halk Partisi'nin meşru lideri Özgür Özel'dir, O'nun yönetimidir. Kemal Bey'in tek yapacağı şey, partiyi kurultaya götürüp gerçek sahiplerine teslim etmektir; eğer kendisi iktidarla bir iş birliği yapmıyorsa.
Murat BAKAN106,339 görüntüleme • 1 ay önce

Salı günü gelip grup toplantısı yapacakmış. Grup benim. Sen kimle toplantı yapacaksın? Milletvekilleri Kemal Bey'i grup başkanı olarak, genel başkan olarak görmüyor ekseriyeti. Grup Başkanı Özgür Özel, Özgür Özel neredeyse grup oradadır. Krizi daha çok derinleştirecek, Cumhuriyet Halk Partisi'ni tartıştıracak eylemlerden kaçınmaları gerekir.
Murat BAKAN166,238 görüntüleme • 2 ay önce

Konya’daki görüntüler bir an önce açıklığa kavuşturulmalı! İçişleri Bakanlığı derhal mülkiye müfettişlerini görevlendirmeli. Yargı mensubu olmak kimseye dokunulmazlık hakkı da vermez bir başka kamu görevlisi üstünde baskı kurma hakkı da vermez. Eğer bir polis memuru eşinin ve çocuklarının yanında darp edildiyse bunun hesabını kim olursa olsun verecek. Türk polisini kimsenin çaresiz, kimsesiz, zavallı durumuna düşürmeye hakkı yok. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sesleniyorum: Öncelikle polise sahip çıkması gereken sensin! Ya derhal mülkiye müfettişlerini görevlendirir oradaki gerçekleri ortaya çıkarırsın ya da biz atlar gideriz o polisin ne durumda olduğuna bakarız ve hakikatin ortaya çıkması için gereken adımı biz atarız. #KonyadaPoliseAdalet
Murat BAKAN742,336 görüntüleme • 1 yıl önce

Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk kez, AKP’nin kayyumunun çağrısıyla polis CHP Genel Merkezi’ne sokuldu. Biber gazıyla müdahale edildi. Yaşlılar, gençler, partililer gazdan etkilendi. Hepimiz bunu yaşadık. Bu tablonun tek bir sonucu vardır: Otoriter düzenin devamına hizmet etmek. Erdoğan’ın ve Saray rejiminin ömrünü uzatmak. Bugün bu sürecin parçası olan herkes, doğrudan ya da dolaylı biçimde Saray’ın değirmenine su taşımaktadır. Bunun başka bir açıklaması yoktur. Biz buradayız. CHP’nin iradesine, örgütüne ve tarihine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Gücümüz yettiğince direneceğiz.
Murat BAKAN171,787 görüntüleme • 2 ay önce

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye baktığımızda, karşımızdaki profil net: Radikal sağcı ve siyasal İslamcı bir çizgi! Bakan Çiftçi’nin geçmişi, Cumhuriyet düşmanı, karşı devrimci, Teali-i İslam Cemiyeti'nin kurucusu ve İngiliz işbirlikçisi İskilipli Atıf’ı "şehit" olarak gören bir zihniyeti işaret ediyor. İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanmış bir vatan hainini yücelten bir anlayış, bugün devletin en kritik koltuklarından birine oturuyor. Sosyal medyasına bakıyorsunuz, bir tane bile resmi bayram paylaşımı yok. 23 Nisan yok, 19 Mayıs yok... Ama ne var? Müslüman Kardeşler'in kurucusu Hasan El Benna paylaşımları var. Bugün dünyanın pek çok yerinde terör örgütü listesinde olan bir yapının kurucusunu referans alan, İlim Yayma Cemiyeti çizgisinde, "Fesli Kadir"i takip eden bir profil İçişleri Bakanlığı'na getirildi. Bu kabine değişikliğini doğrudan bir "seçim hazırlığı" olarak okuyorum. İstanbul'da gördüğümüz hukuksuzlukların Türkiye geneline yayılacağı, yargının tamamen AKP militanı savcı ve hakimlerle doldurulacağı zor bir döneme giriyoruz. Tüm bunlara rağmen, biz Cumhuriyetin temel değerlerini savunmaya ve bu karanlık zihniyetle mücadele etmeye devam edeceğiz.
Murat BAKAN333,504 görüntüleme • 6 ay önce

İnanın olacak iş değil... Özgeçmişine baktığınızda bir ilin valisi dahi olmayı hak etmeyen, güvenlik alanında en ufak bir tecrübesi bulunmayan bir isim, bugün Jandarmadan sorumlu Bakan Yardımcısı yapıldı. Çocuk ve iletişim alanlarında çalışıp daldan dala atlayarak gelen bu hanımefendiye adeta "yürü ya kulum" denilmiş. Genç yaşında, tüm kademeleri sıçraya sıçraya geçmiş ve tek valilik tecrübesi olan Afyon Valiliği'nin hemen ardından bu devasa sorumluluğun başına getirilmiş. Jandarma teşkilatı, temelleri Osmanlı dönemine dayanan, devleti ayakta tutan kurumlardan biridir. Bu kurumun karmaşık bir istihbarat ağı var, organize suçlarla ve uyuşturucuyla kıyasıya mücadelesi var. Sormadan edemiyoruz: Hayatında güvenlik bürokrasisi olmayan bu hanımefendi jandarmadan ne anlar? Sahil güvenlikten ne anlar? Vay halimize! Sorumluluğuna verilen kurumun sahadaki gücüne bir bakın: Jandarmanın komando taburları, JÖAK ve JÖH gibi birimleri, neredeyse Türk Silahlı Kuvvetleri kadar operasyonel gücü elinde tutuyor. Olası bir savaşta TSK ile omuz omuza hareket edecek, Kuzey Irak’ta ve Suriye’de kritik sınır ötesi operasyonlara imza atan hayati birliklerden bahsediyoruz. Güvenlik, istihbarat ve operasyonel geçmişi sıfır olan biri, hangi birikimi ve liyakatiyle bu dev yapıyı yönetecek? Bugün mahallelerimizde, okulların önünde uyuşturucu satılırken, güvenlik en büyük sorunumuz haline gelmişken Emniyet ve Jandarmada tüm sistemin çürümesinin temel sebebi tam olarak budur: Liyakate dayalı olmayan atamalar. Kimin yakınıdır, Cumhurbaşkanına nasıl ulaşmıştır, kimin referansıyla bu kritik koltuğa oturmuştur bilmiyoruz. Bildiğimiz tek bir gerçek var: Bu hanımefendinin liyakati, ülkemizin en hayati güvenlik kurumlarını yönetmeye kesinlikle uygun değildir!
Murat BAKAN270,673 görüntüleme • 5 ay önce

Bizim Türkiye'yi kurtarma misyonumuz var. Biz dönüp "CHP'yi bunlardan kurtaracağız" deyip, AKP yargısıyla bir mücadele içine girersek, kaybederiz. Bizim derdimiz, tasamız, mücadelemiz; Türkiye'yi kurtarmak, Türkiye'deki iktidarı değiştirmek. Biz iktidar olma mücadelesi veriyoruz. Parti işgal altındadır şu an. AKP'nin atadıklarıyla işgal altındadır, AKP'yle iş birliği yapanlarla işgal altındadır. İşgal altında olan partiyi bir kenara bırakıp, aynı Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'dan Anadolu'ya çıktığı gibi, Anadolu'ya çıkacağız ve iktidar olacağız.
Murat BAKAN48,334 görüntüleme • 27 gün önce

Ali Yerlikaya'ya Soruyoruz: 10 Ton Kokain’in soruşturma dosyası Nerede? İspanya polisi, Brezilya'dan gelen bir gemide yaklaşık 10 ton (9.994 kg) kokain yakaladı ve 13 kişiyi gözaltına aldı. Operasyonun uluslararası ayağında DEA (ABD), Brezilya Federal Polisi, İngiltere NCA ile Fransa ve Portekiz makamlarının yer alıyor kim yok bizim polisimiz yok. Neden yok ? Bizimkiler torbacı peşinde… Bu bir torbacı haberi değil. Bu, uluslararası bir sevkiyat. Para var, organizasyon var, rota var, liman var. Mesele sokaktaki küçük satıcı değil; asıl mesele bu işi kuranlar ve parayı yönetenler. Açık kaynak gemi kayıtlarında yakalamaya konu olduğu belirtilen "United S" isimli gemi için IMO 7359149 görünüyor; Registered Owner / Commercial Manager: KAMER SHIPPING & TRADING CO Bu şirket İstanbul, Türkiye merkezli Türk şirketi olarak görünüyor. Bu suç isnadı değildir; ancak şüphe varsa devletin görevi bakmak, soruşturmaktır. Ali Yerlikaya, sana soruyorum siz bu dosyada ne yaptınız? Bebek Otel'de ünlü avlamak kolay. Kamera önünde operasyon videosu paylaşmak kolay. Ama 10 ton kokain yakalanmışsa, asıl iş orada başlar: Bu mal nasıl yola çıktı? Kim finanse etti? Hangi şirket ağıyla taşındı? Para nereye aktı? Ortada bir gerçek var: İktidarın uyuşturucuyla mücadelesi çoğu zaman mücadele değil, şov. Kamera kuruluyor; oyuncu, fotomodel, iş insanı gibi popüler isimler üzerinden "bakın yakaladık" deniyor. Sosyal medyada birkaç video, birkaç fotoğraf... Bu kadar. Uyuşturucuyla mücadele, magazin figürlerini servis etmek değildir. Uyuşturucuyla mücadele parayı, rotayı, organizatörü, lojistiği yakalamaktır. Kamuoyunun Bilmeye Hakkı Var: • Türkiye bu dosyada resen soruşturma başlattı mı? • MASAK para trafiğine baktı mı? • Liman çıkışları, yük evrakı, acente, broker bağlantıları incelendi mi? • İspanya ile doğrudan bilgi paylaşımı yapıldı mı? Bu ülke, uyuşturucuyla mücadeleyi küçük hedefler üzerinden gösteriye çevirerek yönetemez. 10 tonluk sevkiyat varsa, orada devletin sınavı vardır.
Murat BAKAN313,398 görüntüleme • 7 ay önce

Brezilya, Lula'yı hatırlayın. Yargı eliyle mahkum edildi, seçime sokulmadı. Sonra ne oldu? Brezilya'nın kendi Yüksek Mahkemesi o yargılamanın taraflı olduğuna hükmetti. Birleşmiş Milletler adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini aynı bu davada olduğu gibi tespit etti. Lula bugün nerede? Cumhurbaşkanlığı koltuğunda. Mahkum eden hakim nerede? Tarihin çöplüğünde. Yargı eliyle siyasi rakip tasfiye etmeye kalkan herkes tarihin çöplüğünde yerini bulur. Ekrem İmamoğlu ve yargılanan tüm arkadaşlarımız daha çok büyüyorlar. O mahkemeler büyütüyor bizim arkadaşlarımızı. Bugün, 9 Temmuz'da, Silivri'de yargılanan Ekrem İmamoğlu değil, yargılanan Türkiye'nin adil yargılanma hakkıdır. Yargılanan Türk yargısının kendisidir. Ve bu davada savunmaya ihtiyacı olan asıl Ekrem İmamoğlu değil, bu kararı verenlerdir.
Murat BAKAN63,476 görüntüleme • 1 ay önce

Emniyet’teki, TSK’daki, istihbarattaki cemaat/tarikat yapılanmalarıyla ilgili Devlet Bahçeli ve MHP bugüne kadar hiç sesini çıkarmadı. İlk kez bu konuda bir şey söylüyorlar. Yıllardır anlatıyorum; atama, tayin ve terfilerde birden fazla cemaat/tarikat arasında “denge” gözeterek hareket ediyorlar ve en önemli şey bu gruplara mensup olmak! Liyakatın önünde hangi “gruptan” olduğun. En son 37 il emniyet müdürünün değişmesiyle MHP’nin yaptığı bu açıklamayı önemli buluyorum. Demek ki onlarda da bardak taştı. Cemaatlerin/tarikatların devlette yapılanmalarına engel olmak zorundayız! Bunun Türkiye’nin önündeki en önemli risklerden biri olduğu hiçbir zaman göz ardı edemeyiz.
Murat BAKAN431,905 görüntüleme • 11 ay önce

Kemal Bey başından beri arka arkaya büyük hatalar yaptı. Bu hatalar yüzünden artık halkın gözünde Erdoğan’la eşitlendi. Son araştırmalar Kemal Bey’e yönelen öfkenin Erdoğan’la aynı seviyede olduğunu gösteriyor. Kendisi adeta Erdoğan’ın paratoneri haline geldi. Bunun sebepleri çok açık. Seçim kaybını kabul etmemesi, ofis açıp siyasete devam etmesi ve en nihayetinde bir mahkeme kararıyla adeta kayyum gibi partinin başına gelmesi… Genel merkeze polis sokulması, bizlere gaz sıkılması ve plastik mermi attırılması ahlaki eşiklerin tamamen aşılmasıdır. Bugün yaptığı da aynı şeydir ve buna hiç gerek yoktur. Kemal Bey’den beklenen tek bir şey var: Eğer toplumsal itibarını yeniden kazanmak ve ülkenin geleceğine katkı sunmak istiyorsa, partiyi derhal kurultaya götürmelidir. Bu bir yıla yayılacak bir süreç olmamalı, en kısa sürede toplanan acil bir kurultay olmalıdır. Bu krizden ve kaostan çıkışın başka yolu yoktur. Biz, Kemal Bey’le uğraşmak istemiyoruz! Cumhuriyet Halk Partisi olarak; uyuşturucuyla, organize suçlarla, yeni nesil çetelerle mücadele etmek; AFAD ve göç politikaları gibi hayati iç işleri konularına odaklanmak istiyoruz. İktidarın bizi bu iç çekişmeye sıkıştırmasına izin verilmemeli, kimse Erdoğan’ın piyonu ve oyuncağı olmamalıdır.
Murat BAKAN98,314 görüntüleme • 2 ay önce

Sayın Ali Yerlikaya İddialara göre Hakkari'nin Şemdinli İlçesinde şu olay yaşanıyor. Şemdinli Belediyesi (AKP) Belediye Başkan Yardımcısı’nın kardeşi trafik kazasına karışıyor. Polis, işlem yapmak için olay yerine geldiğinde, sürücünün değiştirilmeye çalışıldığını fark ediyor ve itiraz edip gerekli işlemi yapmaya çalışınca, şahıslar polis üzerinde baskı kurmaya ve polisle tartışmaya başlıyorlar. Olayın büyümesi sonucunda polisler görevlerini yapmalarını engellemek için kendilerine direnen şahısları polis merkezine götürürüyorlar. Olayı duyan İlçe Emniyet Müdürü de polis merkezine geliyor ve şahıslara gerekli işlemin yapılacağını belirterek memurların yaptıkları işlemlerde haklı olduklarını belirtiyor. Şahıslar polis merkezinde kendi lehlerine bir netice elde edemeyince adliyeye gidiyorlar. Savcılık makamında polislerden davacı olduklarını belirtiyorlar ve polisler tarafından savcıya ve makamına karşı da hakaretler edildiği beyanında bulunuyorlar. Olay savcılığa intikal ettikten sonra ilçe müdürü ve diger polisler savcı tarafından ifadeye çağrılıyorlar. Polisler ifadelerini verdikten sonra ifadelerini imzalamadan önce okumak istiyorlar. İfadeyi incelediklerinde katibin yazdığı ifade ile kendi beyanları arasında farklılıklar olduğunu tespit ediyorlar. Savcı bu esnada kendisine de hakaret edildiği iddiası doğrultusunda, içinde İlçe Emniyet Müdürünün de olduğu 3 emniyet yetkilisi hakkında gözaltı talimatı veriyor. Bu olayı etraflıca araştırmak ve eğer haklılarsa bu memurlara sahip çıkmak sizin görevinizdir size bunu hatırlatacak değilim ancak polis memurlarında ciddi bir yalnızlık ve çaresizlik durumu var bunun sebebi siyasiler karşısında ya da siyasi bağlantıları olanlar karşısında ne kurumu ne de yargı mercileri tarafından korunmayacağını düşünmesidir. Konuya eğilmenizi ve bu polislerin durumunu araştırmanızı rica ediyorum. Ben her zaman olduğu gibi güvenlik güçlerinin yanında durmaya devam edeceğim.
Murat BAKAN920,394 görüntüleme • 2 yıl önce

Emniyet Teşkilatı bir kez daha hüsrana uğradı, bir kez daha sahipsiz bırakıldı. 300 kişinin çalıştığı belediye 96.000 TL alırken, 350.000 kişilik Teşkilat’ın 100 bin TL promosyon alması nasıl izah edilir? İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bizzat ilgilenmen gereken bir konudur bu, sadece komisyona bırakılmaz! Bu para polisin derdine derman mı, yarasına merhem mi olur? Lafı dolandırmaya gerek yok. Ali Yerlikaya, bu işte kendi pozisyonunu, gücünü kullanmamış; kendi personeline sahip çıkamamıştır. #EGMİhaleİptal
Murat BAKAN356,417 görüntüleme • 9 ay önce

Polise zulüm her seviyede sürüyor. Artık emir ve talimatlar, sesli mesajla atılıyor. İstanbul Atatürk havalimanına bir kadın komiser atanır. Bu komiser Cumhurbaşkanlığı Korumada rütbelerini almıştır. İzinli gününde şahsi cep telefonundan, izinli olan polisi arar ve polis memuru efendim diyerek telefonu açar. Komiser başlar fırçaya bana emirleriniz komiserim diyerek telefonu açacaksınız der ego’ya bakın amir tahakkümü dediğimizin en basit örneği bu ses kaydında. Az kaldı polis kardeşlerim her kademede polise zulüm bitecek, zulüm edenler hesabını verecek.
Murat BAKAN1,306,382 görüntüleme • 3 yıl önce

On yıldır söylüyorum. Bu ülkede polisin iki temel sorunu var. Birincisi özlük hakları, ikincisi amir baskısı. İçişleri Bakanlığı ise bunu ısrarla reddediyor. Önceki bakan reddetti, bu bakan da reddediyor; görmezden geliyorlar. Ama gerçek ortada: İnsanlar canına kıyıyor, haykırıyor, arkasında not bırakıyor… Yine de yok sayıyorlar. Taş olsa taştan ses gelir; bunlarda ses yok. Bombacı Mülayim kardeşimin Vedat’ın yaşadıklarını cümle âlem biliyor. Bugün Aydın’da benzer bir tablo polis memuru Fehmi ÇAM’a yaşatılıyor. Ben soruyorum: Polis memurunu, hiçbir kamu yararı olmayan bir yerde nasıl görevlendirirsiniz? Devlet o polise maaş ödüyor. Şerefli Türk polisinin üniformasını giyiyor. Siz disiplin soruşturmasıyla, mahkemeyle, hukuki bir süreçle hareket etmiyorsunuz; görevlendirme adı altında cezalandırıyorsunuz. Bunun adı zulümdür. Hiç mi vicdanınız yok? Hiç mi insanlığınız yok? Aydın Emniyet Müdürü: Bu kadar sosyal medyada gündem oluyor, siz görmüyor musunuz? Bu milletin gözünün içine baka baka “yok” diyemezsiniz. Bunun hesabını sorarız. Bu konu burada kalmayacak. Yarın Meclis’e taşıyacağım; soru önergesi vereceğim. Polis memuru garip değil, yalnız değil, çaresiz değil…
Murat BAKAN240,515 görüntüleme • 7 ay önce