
Tansel Baydur
@TanselBaydur • 15,687 subscribers
Askerî tarih ve yakın dönem analizleri..
Shorts
Videos

Mustafa Armağan, kaynak olarak gösterdiği kitabı ya okumamış ya da bilinçli olarak yalan söylüyor.
Tansel Baydur83,018 Aufrufe • vor 1 Monat

Bilim adamı biyolog İhsan Şenocak evrim teorisini çökertmiş. Kitabın muhtemel özeti:
Tansel Baydur300,487 Aufrufe • vor 7 Monaten

Truva filminde Teselya için yapılan savaşın başında, iki taraf ordu çarpışmasına girmeden sonucu belirlemek üzere tekli düelloya razı olur. Teselya adına Boagrius, Agamemnon adına ise Aşil savaşır. Aşil, Boagrius’u tek darbede indirir. Bunun üzerine Teselya Kralı Triopas, sonucu kabul eder. Çünkü bir toprağın kime ait olacağına harp sahasında kazanan taraf karar verir. Binlerce yıllık usul böyledir. Triopas, “Teselya’ya hâkim olan, bu asaya da hâkim olur” diyerek egemenliği simgeleyen asayı Agamemnon’a teslim eder. Fakat 1897 yılında Teselya’da bir savaş daha yaşanır. Osmanlı ve Yunan orduları karşı karşıya gelir. Türk ordusu, Yunan kuvvetlerini hezimete uğratarak eski toprağı Teselya’yı yeniden ele geçirir. Ancak Sultan Abdülhamid, Türk askerinin kanını dökerek kurtardığı Teselya’yı, büyük devletlerin baskısı ve korkusu nedeniyle savaş sonunda iade eder. Yani harp meydanında kazanılan toprak, masada geri verilir. Millî Mücadele’de ise askerin süngüsüyle kurtarılan bütün topraklar Lozan’da tescil edilmiştir. Tek bir karış toprak bile iade edilmemiştir.
Tansel Baydur234,325 Aufrufe • vor 6 Monaten

Arya, Gece Kralı’nı öldürdükten sonra ona bağlı tüm ordu domino etkisiyle çökmüş ve tamamen yok olmuştu. Anti-Kemalistler de herhalde buna benzer bir sahne bekliyordu. Yani biz Yunan ordusunu Anadolu’da yendiğimiz anda, Yunanistan’ın tüm askerî gücü buharlaşacak, daha önceki savaşlarda ele geçirdikleri ada ve bölgeler de otomatik olarak bize geçecekti. Çünkü bu yazdıklarının ve düşük IQ'lu tezlerinin başka bir mantıklı açıklaması olamaz. Unutmayın, anti-Kemalistler zihinlerinde alternatif bir gerçeklik kurmuş, paralel bir evrende yaşayan canlı formlarıdır.
Tansel Baydur184,785 Aufrufe • vor 6 Monaten

1)Yarbay Mustafa Kemal Bey yedek miydi? Hayır, Yarbay Mustafa Kemal Bey, yedek değil ihtiyat kuvvetiydi. İhtiyat ve yedek farklı kavramlardır. YEDEK( rezerv): Henüz cepheye sevk edilmemiş, eğitim sürecinde bulunan veya ihtiyaç halinde göreve çağrılmak üzere bekletilen yeni askere alınanları ifade eder. (Artık yedek yerine bütünleme personeli ifadesi kullanılmaktadır.) İHTİYAT: Klasik bir muharebede muharip bir birliktir. Her seviyede, kuvvetin yaklaşık üçte biri ihtiyat olarak ayrılır. Bölükten başlayarak taburun, alayın, tugayın, tümenin, kolordunun ve ordunun ihtiyatı bulunur. Ayrıca cephenin genel ihtiyatı da vardır. 19.Tümen, Çanakkale'nin yani 5. Ordu'nun Genel İhtiyat Kuvvetiydi. 2) Savaşın sonuna kadar ihtiyat kuvveti olarak mı kaldı? Hayır. Kara muharebeleri 25 Nisan 1915’te başladı. Çıkarmanın yapıldığı ilk saatlerde, emir almadan 57. Alay’ı yanına alarak Arıburnu’na hareket etti ve doğrudan savaşa katıldı. Yani kara muharebelerinin ilk saatlerinden itibaren düşmanı durdurarak “ihtiyat” olma özelliğini yitirdi. 3)Yaşar Gören’in iddia ettiği gibi 19 Mayıs Taarruzu’na kadar hiçbir muharebeye katılmadı mı? 25 Nisan’dan, yani kara muharebelerinin ilk saatlerinden itibaren, neredeyse her gün büyük ve küçük çaplı tüm muharebelere katıldı. Zaten birlikleri bizzat o yönetti. 25 Nisan’dan sonra Arıburnu Cephesi’ne sevk edilen 10 piyade alayı, 3 süvari bölüğü ve 12 bataryaya ulaşan, yani bir kolordu seviyesindeki birlikler Mustafa Kemal’in emrine verildi. Fiilen Arıburnu Cephesi’nin komutanı oldu ve bu görevini 17 Mayıs 1915’e kadar sürdürdü. Daha sonra 8 Ağustos 1915'te Anafartalar Grup Komutanı oldu ve emrine 7 tümen yani 110 bin asker verildi. En büyük kara muharebelerini bizzat o yönetti.
Tansel Baydur125,313 Aufrufe • vor 9 Monaten

Anti-Kemalistler için hızlandırılmış askerî tarih eğitimi.
Tansel Baydur15,474 Aufrufe • vor 24 Tagen

Er Ryan'ı Kurtarmak, en iyi savaş filmi olabilir. Ama Dunkirk de şu tek sahneyle bile kendini izletir. Royal Air Force pilotu, Spitfire Mk I ile gelen Luftwaffe uçağını vurup indiriyor ve sahildeki bitli piyadeleri kurtarıyordu. Bitli piyadeler de o pilotu selamlıyor.
Tansel Baydur20,631 Aufrufe • vor 2 Monaten
0:28
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Cehalete bakın! 14 Nisan 1915 tarihinde Irak/Basra'da intihar eden Süleyman Askerî'nin Çanakkale'de 19 Mayıs 1915 tarihinde 2.Tümen komutanı olduğunu iddia ediyor. 2.Tümen'in komutanı Süleyman Askerî değil, Hasan Askerî idi. 2. Tümen’in çocuk askerlerden oluştuğu iddiası da tamamen yalandır. Çanakkale’de çocuk asker yoktu.
Tansel Baydur52,351 Aufrufe • vor 9 Monaten

Murat Bardakçı, genel hatlarıyla anti-Kemalistlerin soytarı tezlerinin tam tersini savunur. Hilafet: Gereksizdi. Hiçbir işe yaramadı. İngilizler kalkmasını istemedi. Lozan: Türkiye alabileceği her şeyi aldı. (Lozan'a hezimet diyenleri ağır eleştirir) Vahdettin: Vahdettin, M.Kemal Paşa'yı Millî Mücadele'yi başlatması için göndermedi.
Tansel Baydur32,297 Aufrufe • vor 6 Monaten

Nasıl kuduruyorlar ama? Türk ulus/devletinin varlığı nasıl da rahatsız ediyor bunları.... Türk Silahlı Kuvvetlerine ve Türk Devletine iftira atmanın bir cezası yok mu? Resmen PKK'nın propaganda iftiralarını gerçek gibi anlatıyor. Talat Paşa, Ermeni Tehcirini yapmasaydı ne Millî Mücadele kazanılabilirdi ne de bugün Türk ulus/devleti olurdu. Ya onlar gidecekti ya biz. (Zaten kudurma sebepleri bu) Cemal Paşa, kasap falan değildir. İstihbarî delillerle Suriye’de çıkacak isyanı öğrenmiş ve elebaşları olan 31 kişiyi yargılayıp idam ettirmiştir. Böylece Suriye’de çıkacak isyanı engellemiştir. Öyle bir konuşuyorsunuz ki, sanki Cemal Paşa, binlerce Arabı kazığa oturttu.
Tansel Baydur16,340 Aufrufe • vor 2 Monaten

Yalan söylüyor. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1915’e kadar hiçbir muharebeye katılmadı diyor. Fakat 17 Mayıs 1915’e kadar Arıburnu Kuvvetler Komutanı olarak irili ufaklı tüm muharebeleri o yönetti. 17 Mayıs tarihli cephe raporlarına göre 20 binden fazla düşman kuvveti imha edildi.
Tansel Baydur28,083 Aufrufe • vor 5 Monaten

Yaşar Gören ne kadar mı cahil? Şuaybiye Muharebesi'ni kaybettiği için 14 Nisan 1915'te Irak/Basra'da intihar eden Süleyman Askerî'nin, 19 Mayıs 1915'te Çanakkale'de 2. Tümen komutanı olduğunu iddia edecek kadar tarih cahilidir. "Yarbay Süleyman Askerî, Arap askerlerinin başarısızlığı nedeniyle çaresizliğe kapılıp kendini vurarak hayatına son vermişti." Edward J. ERICKSON
Tansel Baydur12,555 Aufrufe • vor 3 Monaten

Neymiş efendim, Furkan Bölükbaşı ve Yaşar Gören’in tarih tezlerine cevap veremiyormuşuz da o yüzden Furkan içeri atılmış. 🙄 Ulan heriflerin söylediği her şeyi tek tek çürüttük. Sadece siz düşük IQ’lu ve cahil olduğunuz için anlamıyorsunuz. Mesela bu videoda Yaşar Gören, Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki ilk savaşının “19 Mayıs Taarruzu” olduğunu söylüyor. Leş gibi yalan! 25 Nisan saat 04.30’da ilk düşman birlikleri karaya çıktı. Mustafa Kemal’in 57. Alay ile vuruşmalara dahil olması saat 10.00 civarıdır. Yani çıkarma başladıktan beş buçuk saat sonra çatışmanın içindeydi. Ve o bölgedeki birliklerin tamamını o günden sonra bizzat o yönetti. Şimdi harp ceridelerini gün gün, saat saat önlerine koyup bir taraflarına soksak bile kabul edip idrak edemezler; çünkü anti-Kemalistler gerçeği görmek istemez. Videonun devamında Yaşar Gören başlıyor saymaya: Kirte Muharebeleri, Zığındere, Kerevizdere… Bunların hiçbirinde Mustafa Kemal yokmuş. Ulan tabii yok! 🤣 Çünkü bu saydığı muharebeler Seddülbahir Cephesi’nde oldu. Mustafa Kemal ise Seddülbahir’de değil Arıburnu–Anafartalar Cephesi’ndeydi. Katıldığı ve yönettiği muharebeler o bölgededir. Şaka mısınız siz ulan?
Tansel Baydur20,027 Aufrufe • vor 6 Monaten

Bu iftira, yakın tarihimizin hem en gülünç hem de en alçak iftiralarından biridir. Sözde, Sultan II. Abdülhamid tahttan indirildikten sonra Mustafa Kemal Bey’in de içinde olduğu Hareket Ordusu mensupları Yıldız Sarayı’nı yağmalamış! Gerçekte bu "Yıldız Yağması Davası", 31 Mart Vakası'ndan 11 yıl sonra, mütareke döneminde İngiliz güdümlü Damat Ferit Hükümeti tarafından İttihatçıları karalamak için açılmış siyasi bir kumpastır. Evet, bireysel hırsızlıklar olmuş ve bu hırsızlar İttihatçıların etkin olduğu dönemlerde yargılanıp cezalandırılmıştır. Bu tür münferit vakalara her kargaşa döneminde rastlanır. Ancak örgütlü ve sistematik bir yağmanın izi dahi yoktur. Bu tür davalar, siyaseten tasfiye etmek istenen her kesime karşı uygulanan klasik bir "itibar suikastı" yöntemidir. Rahmetli Erbakan’a açılan "kayıp trilyon" davası ya da bir FETÖ kumpası olan 17-25 Aralık soruşturması da aynı mantıkla açılmıştır. Siyasi rakibi karalamak için sözde büyük bir "yolsuzluk" dosyası üretmek… Davanın asıl amacı, Yıldız Sarayı üzerinden bir "ahlaki çöküş" hikâyesi kurgulayıp, İttihatçıları ve Milli Mücadele'yi itibarsızlaştırmaktı. Sonuç mu? 31 Mart Vakasından sonra Yıldız'daki tüm değerli eşyalar muntazam şekilde kayda geçirilmiş ve hazineye devredilmişti. Mahkeme, tüm siyasi baskılara rağmen 6 Ocak 1921'de sanıkların tamamını beraat ettirdi. "Yıldız Sarayı yağmalandı" iddiası, tarihî bir hakikat değil; iflas etmiş bir işbirlikçi bir zihniyetin ürettiği başarısız bir iftiradır. İftira şekli farklı olsa da FETÖ'nün ordudaki milliyetçi-Kemalist subayları tasfiye etmek için düzenlediği Ergenekon ve Balyoz kumpasları da siyasî davalara örnektir. ~SON~
Tansel Baydur23,403 Aufrufe • vor 1 Jahr

“Çanakkale'de 400 bin şehit verdik” yalanının kaynağı da bu Fesli. Oysa Çanakkale’de savaşan toplam asker sayısı 300 bin civarındaydı. Yani cepheye giden toplam asker sayısı hiçbir zaman 400 bine ulaşmadı. Genelkurmay arşivlerine göre tespit edilen resmî şehit sayısı 75.830’dur. Son dönem araştırmalar ise ortalama 102 bin askerimizin şehit olduğunu göstermektedir.
Tansel Baydur18,081 Aufrufe • vor 11 Monaten

Ahmet Anapalı, burada yanlış bilgi veriyorsun. Birilerini aklamak için yalan-yanlış bilgiler verip durma. Sonra senin bu videolarını izleyen müptezeller gelip bize sataşıyor. Ahmet Anapalı Osmanlı delagasyonu, 10 Ağustos 1920 tarihinde antlaşma taslağını teslim almak için değil, 11 Mayıs 1920'de Tevfik Paşa tarafından teslim alınan, 2 Haziran’da kurulan komisyon tarafından maddeleri 1 aydan fazla incelenen, Saltanat Şûrası’nda imzalanmasına karar verilen antlaşma maddelerine imza attılar. 10 Ağustos 1920'de Osmanlı Delagasyonu, hangi maddelere imza attıklarını en ince ayrıntısına kadar biliyorlardı.
Tansel Baydur13,158 Aufrufe • vor 1 Jahr
Keine weiteren Inhalte verfügbar