Özgür Toprak's banner
Özgür Toprak's profile picture

Özgür Toprak

@Toprakozgur4,134 subscribers

‘Ey hayat! Ya seni özgür yaşayacağım ya da hiç yaşanmamış sayacağım.

Shorts

Göbeklitepe'nin en büyük sütununun kaide kısmında yedi küçük figürün yaban ördeği veya akbaba yavrusu olduğu düşünülüyor. Bu ayrıntı, özellikle de 7 sayısının kadim kültürlerde taşıdığı anlamlar hatırlanınca daha da dikkat çekici hâle geliyor. Mezopotamya'da evrenin 7 katlı olduğu kabul edilirken, Mısır inanışında ruhun öte aleme geçişi 7 kapı üzerinden anlatılırdı. Antik Yunan'da ise 7, kozmik düzeni ve uyumu temsil eden bir sayıydı. Bu nedenle Göbeklitepe'deki bu yedi figürün varlığı, yalnızca bir detay mı, yoksa binlerce yıl önceki insanların dünyayı anlama biçimlerine dair kasıtlı bir işaret mi sorusunu aklıma getiriyor. Kesin bir cevap yok; fakat bu 'yedi', durduğu yerde hem merak uyandırıyor hem de yorumlara açık bir kapı aralıyor . Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Göbeklitepe'nin en büyük sütununun kaide kısmında yedi küçük figürün yaban ördeği veya akbaba yavrusu olduğu düşünülüyor. Bu ayrıntı, özellikle de 7 sayısının kadim kültürlerde taşıdığı anlamlar hatırlanınca daha da dikkat çekici hâle geliyor. Mezopotamya'da evrenin 7 katlı olduğu kabul edilirken, Mısır inanışında ruhun öte aleme geçişi 7 kapı üzerinden anlatılırdı. Antik Yunan'da ise 7, kozmik düzeni ve uyumu temsil eden bir sayıydı. Bu nedenle Göbeklitepe'deki bu yedi figürün varlığı, yalnızca bir detay mı, yoksa binlerce yıl önceki insanların dünyayı anlama biçimlerine dair kasıtlı bir işaret mi sorusunu aklıma getiriyor. Kesin bir cevap yok; fakat bu 'yedi', durduğu yerde hem merak uyandırıyor hem de yorumlara açık bir kapı aralıyor . Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

103,563 Aufrufe

MÖ 50.000 | Dordogne'da Neandertaller (modern Fransa) Gördüğünüz şey: İki yetişkin Neandertal (soyu tükenmiş eski insan türü) donmuş Dordogne Vadisi'nde (Fransa'nın güneydoğusunda) yürüyüş yapıyor. Taze odun ve leşlenmiş bizon derisi ile kireçtaşı kaya sığınağına geri dönüyorlar. Soğuktan nasıl hayatta kaldılar: "İlkel" klişesinin aksine Neandertaller soğuğa oldukça adapte olmuşlardı. Isıyı korumak için daha kısa ve tıknaz uzuvları vardı ve ağır hayvan derilerini ısıtmak için Mousterian sanayisinden (özel bir çakmak taşlama tarzı) taş aletleri kullandılar. Göçebe gruplar genellikle mevsimlik kamplar arasında hareket ederler, bazen derin kar ve engebeli arazilerde göç eden ren geyiği ya da bizon sürülerini takip etmek için tek bir günde 10 mil (16 kilometre) (16 kilometreden fazla) yol Buradaki en önemli hata deneklerin yalın ayak olması. Neandertaller sert olsalar da, ayak koruması olmadan bu sıcaklıklarda kış yürüyüşünü hayatta kalamazlardı; muhtemelen yalıtım için çimle doldurulmuş "ayak torbası" kullandılar. Biz basit sargılar gösterirken, arkeolojik kanıtlara göre daha karmaşık, çok katmanlı kemik iğneleri ile bağlanmış kıyafetler kullanılmış olabilirler.

MÖ 50.000 | Dordogne'da Neandertaller (modern Fransa) Gördüğünüz şey: İki yetişkin Neandertal (soyu tükenmiş eski insan türü) donmuş Dordogne Vadisi'nde (Fransa'nın güneydoğusunda) yürüyüş yapıyor. Taze odun ve leşlenmiş bizon derisi ile kireçtaşı kaya sığınağına geri dönüyorlar. Soğuktan nasıl hayatta kaldılar: "İlkel" klişesinin aksine Neandertaller soğuğa oldukça adapte olmuşlardı. Isıyı korumak için daha kısa ve tıknaz uzuvları vardı ve ağır hayvan derilerini ısıtmak için Mousterian sanayisinden (özel bir çakmak taşlama tarzı) taş aletleri kullandılar. Göçebe gruplar genellikle mevsimlik kamplar arasında hareket ederler, bazen derin kar ve engebeli arazilerde göç eden ren geyiği ya da bizon sürülerini takip etmek için tek bir günde 10 mil (16 kilometre) (16 kilometreden fazla) yol Buradaki en önemli hata deneklerin yalın ayak olması. Neandertaller sert olsalar da, ayak koruması olmadan bu sıcaklıklarda kış yürüyüşünü hayatta kalamazlardı; muhtemelen yalıtım için çimle doldurulmuş "ayak torbası" kullandılar. Biz basit sargılar gösterirken, arkeolojik kanıtlara göre daha karmaşık, çok katmanlı kemik iğneleri ile bağlanmış kıyafetler kullanılmış olabilirler.

30,581 Aufrufe

Dağın yamacına işlenen 6 bin yıllık at üstündeki savaşçı kral rölyefi Burası, Gabar ve Cudi dağlarını birbirinden ayıran ve "Krallar Geçidi" olarak bilinen Kasrik beldesinde bulunuyor. "Krallar Geçidi"ndeki rölyef, kimilerine göre Gutti imparatorunun kabartması, kimilerine göre Part süvarisinin rölyefi. Heykeli ilk kez 1909 yılında fotoğraflayan Gezgin Gertrude Bell, bunun bir Part rölyefi olduğunu yazıyor. Heykel güneye dönük at üzerine binmiş, savaşçı süvari figürü olarak görülüyor. Beden yapısından zırhlı olduğu anlaşılan süvari sağ eli ile atın ensesindeki dizginleri tutarken sol eliyle de atın terkisini kavrıyor. Süvarinin bindiği at hareket halinde görülüyor. Kral heykelinin 6 bin yıl önceki bir Gutti imparatoruna ait olduğunu düşünülmektedir.

Dağın yamacına işlenen 6 bin yıllık at üstündeki savaşçı kral rölyefi Burası, Gabar ve Cudi dağlarını birbirinden ayıran ve "Krallar Geçidi" olarak bilinen Kasrik beldesinde bulunuyor. "Krallar Geçidi"ndeki rölyef, kimilerine göre Gutti imparatorunun kabartması, kimilerine göre Part süvarisinin rölyefi. Heykeli ilk kez 1909 yılında fotoğraflayan Gezgin Gertrude Bell, bunun bir Part rölyefi olduğunu yazıyor. Heykel güneye dönük at üzerine binmiş, savaşçı süvari figürü olarak görülüyor. Beden yapısından zırhlı olduğu anlaşılan süvari sağ eli ile atın ensesindeki dizginleri tutarken sol eliyle de atın terkisini kavrıyor. Süvarinin bindiği at hareket halinde görülüyor. Kral heykelinin 6 bin yıl önceki bir Gutti imparatoruna ait olduğunu düşünülmektedir.

23,765 Aufrufe

Videoyu eskiden bu evlerde yaşayan arkadaşını etiketle . Bura Amede bağlı Şankuş( Çünğüş ) ilçesine bağlı eski ismi (Kilise) olan Akbaşak Köyü.

Videoyu eskiden bu evlerde yaşayan arkadaşını etiketle . Bura Amede bağlı Şankuş( Çünğüş ) ilçesine bağlı eski ismi (Kilise) olan Akbaşak Köyü.

24,441 Aufrufe

Bingöl'ün Solhan ilçesinde, Murat Nehri'nin güney yamaçlarında bulunan Zag Mağaraları, bölgenin en dikkat çekici tarihî yapılarından biridir. Halk arasında "Zag Yeraltı Şehri" olarak da bilinen bu alan, kayalara oyularak yapılan çok katlı yaşam alanlarından oluşur.

Bingöl'ün Solhan ilçesinde, Murat Nehri'nin güney yamaçlarında bulunan Zag Mağaraları, bölgenin en dikkat çekici tarihî yapılarından biridir. Halk arasında "Zag Yeraltı Şehri" olarak da bilinen bu alan, kayalara oyularak yapılan çok katlı yaşam alanlarından oluşur.

22,725 Aufrufe

İznik, MS 325 yılında düzenlenen Birinci İznik Konsili'ne ev sahipliği yapmıştı. Bu konsil, Hristiyanlık tarihinde merkezi bir dönüm noktası sayılır: inanç esaslarının (örneğin "İnanç Bildirgesi") belirlendiği, nihai en azından o dönemin - kilise doktrinlerinin şekillendiği toplantıdır. • Bu yüzden İznik, Hristiyan inancı açısından kutsal vetarihî öneme sahip bir yerdir. 2025 yılı, Birinci İznik Konsili'nin yaklaşık 1700. yıl dönümü. Papa 14. Leo'nun İznik'e gelişi bu yıldönümünü anmak, konsilin tarihî önemini hatırlatmak amacıyla planlanmış. • Bu ziyaret ile Katolik dünyası ve daha geniş Hristiyan toplulukları bir araya gelerek "ortak tarihe, ortak mirasa" saygı ve hatırlatma mesajı veriyor. Dini ve Diplomatik Mesaj: Birlik, Diyalog, "Ekümenik" Vurgusu Papa'nın İznik ziyareti yalnızca ritüel ya da anma değil; aynı zamanda Hristiyan mezhepleri (örneğin Katolik ve Ortodoks) arasında diyalog, yakınlaşma ve birlik mesajı taşıyor. Bu, derin tarihi ayrılıklardan sonra "ortak kökler, ortak geçmiş" hatırlatması demek. Bu yaklaşım, inançlar arası hoşgörü, ortak mirasın tanınması ve dinler-arası diyalog bağlamında da yorumlanıyor. "İlk" Olması: 1700 Yıldır İlk Papa Ziyareti Aslında, o dönemde yapılan konsile Papa bizzat katılmamış o dönem Papa Batı Kilisesi'ni temsilcilerle temsil etmişti. Yani Papa 14. Leo, 1700 yıl sonra İznik'e giden ilk Papa oluyor. Bu da ziyareti hem sıradan bir anma töreninden öte, tarih bir "ilk" yapıyor. Politik / Dini Yorumlar ve Tartışmalar • Bazı yorumlara göre bu ziyaret sadece ruhani değil — aynı zamanda diplomatik, politik ve ekümenik bir adım: Hristiyan dünyasında birlik mesajı verilmesi, mezhepler arasındaki çatlakların azaltılması maksadı taşıyor. Bu nedenle bazı kesimler ziyaretin yalnızca ruhani değil, "politik nüfuz" arayışı şeklinde olduğunu da iddia ediyor.

İznik, MS 325 yılında düzenlenen Birinci İznik Konsili'ne ev sahipliği yapmıştı. Bu konsil, Hristiyanlık tarihinde merkezi bir dönüm noktası sayılır: inanç esaslarının (örneğin "İnanç Bildirgesi") belirlendiği, nihai en azından o dönemin - kilise doktrinlerinin şekillendiği toplantıdır. • Bu yüzden İznik, Hristiyan inancı açısından kutsal vetarihî öneme sahip bir yerdir. 2025 yılı, Birinci İznik Konsili'nin yaklaşık 1700. yıl dönümü. Papa 14. Leo'nun İznik'e gelişi bu yıldönümünü anmak, konsilin tarihî önemini hatırlatmak amacıyla planlanmış. • Bu ziyaret ile Katolik dünyası ve daha geniş Hristiyan toplulukları bir araya gelerek "ortak tarihe, ortak mirasa" saygı ve hatırlatma mesajı veriyor. Dini ve Diplomatik Mesaj: Birlik, Diyalog, "Ekümenik" Vurgusu Papa'nın İznik ziyareti yalnızca ritüel ya da anma değil; aynı zamanda Hristiyan mezhepleri (örneğin Katolik ve Ortodoks) arasında diyalog, yakınlaşma ve birlik mesajı taşıyor. Bu, derin tarihi ayrılıklardan sonra "ortak kökler, ortak geçmiş" hatırlatması demek. Bu yaklaşım, inançlar arası hoşgörü, ortak mirasın tanınması ve dinler-arası diyalog bağlamında da yorumlanıyor. "İlk" Olması: 1700 Yıldır İlk Papa Ziyareti Aslında, o dönemde yapılan konsile Papa bizzat katılmamış o dönem Papa Batı Kilisesi'ni temsilcilerle temsil etmişti. Yani Papa 14. Leo, 1700 yıl sonra İznik'e giden ilk Papa oluyor. Bu da ziyareti hem sıradan bir anma töreninden öte, tarih bir "ilk" yapıyor. Politik / Dini Yorumlar ve Tartışmalar • Bazı yorumlara göre bu ziyaret sadece ruhani değil — aynı zamanda diplomatik, politik ve ekümenik bir adım: Hristiyan dünyasında birlik mesajı verilmesi, mezhepler arasındaki çatlakların azaltılması maksadı taşıyor. Bu nedenle bazı kesimler ziyaretin yalnızca ruhani değil, "politik nüfuz" arayışı şeklinde olduğunu da iddia ediyor.

18,507 Aufrufe

Videos

Toprakozgur's profile picture

Nemrut Dağı Tümülüsü, antik Kommagene Krallığı'nın etkileyici mirasını günümüze taşıyor ve bazılarına göre antik dünyanın 8. harikası. MÖ 1. yüzyılda, Kommagene Kralı I. Antiokhos selefleri arasında eşi benzeri olmayan bir kutsal alan inşa etti. Nemrut Dağı'ndaki keşfedilmemiş mezarı, bize eski Anadolu'daki ölüm ve ibadet anlayışı hakkında daha fazla bilgi sunabilir. Eski bir kralın mezarını barındırdığına inanılan bir tümülüsü, devasa heykellerden oluşan kutsal bır alan çevrelıyor. BU muhteşem taş figürler, hem Yunan hem de Pers mirasını biı araya getiren antik bir toplumun dini ve cenaze uygulamalarına ilişkin en önemli tasvirlerden bazılarını temsil ediyor. Dağın zirvesinde, 2.100 metreyi aşan bir yükseklikte, Antiokhos büyük bir tümülüs inşa ettirdi. Tümülüsün eteğine, boyları 3 ila 9 metre arasında değişen devasa taş heykeller yerleştirildi. ilk olarak Antiokhos, dağın zirvesini teraslı hale getirterek, mezarını koruduğu varsayılan tümülüsün inşa edilmesini sağladı. Bugün 50 metre yüksekliğinde ve neredeyse 150 metre çapında olan bu tümülüs, ilk inşa edildiğinde, yaklaşık 70 metre yüksekliğe sahipti. Farklı yönlerden gelen üç tören yolu tümülüse ulaşımı sağlıyordu. Kuzey, doğu ve batı yönlerinde olmak üzere üç büyük teras inşa edildi; heykeller de bu teraslara yerleştirildi. Kralın, mezar eşyalarıyla birlikte bu tümülüsün içinde gömüldüğüne inanılıyor. Mezar odası, gömüldükten sonra binlerce taşın altına gizlenmiş ve arkeologların odaya erişimini etkili bir şekilde engelleyen yapay bir tepe oluşturulmuştu. I. Antiokhos'un bedeni muhtemelen 2.000 yıldan fazla bir süre önce gömüldüğü yerde duruyor.

Özgür Toprak

27,780 Aufrufe • vor 6 Monaten

Toprakozgur's profile picture

Narsuyu Köyü, Pervari, Siirt

Özgür Toprak

29,386 Aufrufe • vor 7 Monaten