
Ahlat Otağı
@ahlatotagi • 10,722 subscribers
《Menzil》https://t.co/kJ4oFf6Vrg | https://t.co/RmvhuVQkFk
Shorts
Videos

Efendimiz’in (a.s) Himmeti Kesintisiz Ulaştı Niye bunları anlatıyorum size? Hem dertleşmek için hem de işin farkına varın, neyle mücadele ediyoruz bilin diye. Bu öyle basit bir sofilik meselesi değil; artık itikadî ve İslâmî bir şeye dönüştü. Şimdi bakıyorum; Allah razı olsun, bu kapıyı seven insanlar çok vardı. Bu kapıyı sevmeyenler de vardı. Onlar bunu bilsinler: Dünyalarını âhirete tercih ettiler; davalarını şahsî menfaatler için sattılar… Parayla sattılar; ya bir daire karşılığı ya da bir araba karşılığı sattılar. ... Asker mangaları gibi, bölge bölge; hangi saatte, hangi vakıflar, hangi bölge sorumlusuyla, nerede faaliyet yapacaklar, her şeyi belirlemişler. Alt cami, üst cami diye dağıtmışlar. İyi, yine hiç olmazsa burayı bize bırakmışlardı; o kadarını akılları kesmedi herhalde… Bazı adamları da “Menzil biraz zor, Seyyid Saki (k.s) 5 senedir sürekli orada.” diyor. Yani diyor ki: “Dışarıda her yer tamam, bir Menzil kalmış; orası biraz zor…” Görüyorsunuz, değil mi? ... Hastaneden itibaren her yerde kendi hesaplarına göre öylesine tertipler kurmuş, hazırlıklar yapmışlardı ki… Fakat Allah Teâlâ’nın yardımı ve Efendimiz’in (s.a.v) himmeti bize kesintisiz ulaştı. Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni Kuddise Sirruhu
Ahlat Otağı21,050 次观看 • 14 天前

Ümmete Hizmet ve Millî Şuur Ümmeti Muhammed’e hizmet etmek zorundayız. Önce siz öncü olacaksınız, kendinize hizmet ettirmeyeceksiniz; Ümmet’e hizmet edeceksiniz. Artık Menzil’in hizmetlerini anlatmanın; doğruyu ve yanlışı açıkça ortaya koymanın zamanı. Hakikati çekinmeden rahatça anlatın. Çünkü dinleyen insanlar, “Hiç değilse doğruyu söyleyen bir kişi var” diyor... Taşıyacağımız tek bayrak, Türkiye Cumhuriyeti’nin şanlı bayrağıdır. Millî şuura sahip, milletine bağlı ve vatanını seven insanlar olacağız; ancak asla ırkçılığa düşmeyeceğiz. Bayrağımızı her yerde taşıyabilirsiniz; ancak yere düşme ihtimali bulunan yerlerde taşımamaya özen gösterin. Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni (Kuddise Sirruhu)
Ahlat Otağı22,440 次观看 • 19 天前

Herkes Bilsin: Helal Etmiyorum! Babamın cüzdanı bendeydi. (Babamın vefatından sonra) Bana verdiler doktorlar. Ben de devamlı yanımda biraz (nakit) taşıyordum. Kız kardeşimi çağırdım, Al kız kardeşim, yirmi bin lira babamın, cebimden de çıkan bu dedim. Kendi cebimdeki parayı da içine koydum, gönderdim! Aşçılara sorun; ilk iki üç gün hariç ondan sonra benim evime ne yemek, ne gelirse benim şahsıma yazın artık dedim. Ben öyle yaptım ama onlar (mirastan hakkım olan) arabalara bindiler, istemediğim insanları koydular, intisaptan dolayı insanları çıkarttılar, parayı ne yaptılar ne ettiler (belli değil)... Para derdinde değilim, ben bunu (bilinsin diye) söylüyorum. Helal mi? Helal etmiyorum. Herkes bilsin. Çünkü kasti olarak yaptılar. Kasti olmasa helal, kasıtlı ise helal etmiyorum! Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni Kuddise Sirruhu
Ahlat Otağı44,886 次观看 • 2 个月前

Her yeri Kasrik, Herkesi de Kasrikli Sanıyorlar Kalplerini kırdıkları, imanıyla tehdit ettikleri, hain ve vefasız ilan ettikleri, dergâhlardan ve medreselerden kovdukları sofilerin, Sultan Hazretleri’nden (k.s) sonra -Allah kendisine uzun ve bereketli ömürler versin- kendilerine yöneleceklerini zannetmektedirler. Her yeri Kasrik, herkesi de birkaç lira menfaat uğruna intisaplarını değiştirerek ahidlerinden dönen Kasrikliler gibi zannetmektedirler.
Ahlat Otağı13,628 次观看 • 25 天前

Kasrik Köyü'nde Aslında Ne Oldu? Bu açıklamada; Kasrik’te yaşananlar ilk günden itibaren adım adım ve ana hatlarıyla ortaya konulmuş, Sultan Hazretleri’ne (k.s) yöneltilen iftiraların hakikati açıklığa kavuşturulmuş, ayrıca bugünlerde menfaat birliktelikleri üzerinden “vefa” ile birlikte anılmaya çalışılan Kasrik Köyü’nün geçmişten bugüne uzanan tutumlarına dair tarihsel bilgiler kamuoyunun takdirine sunulmuştur.
Ahlat Otağı54,332 次观看 • 7 个月前

Camiye Bile Miras Diyorlar Menzil Cami'sine bile miras dediler. Bu odaya girdiler, çay haramdır size dediler. Buradaki çaycıya söylediler. Çaycı onlara bunu söyledi: Şekeri, çayı, semaveri ben kendi paramla almışım (Nasıl haram olur?) Bu gavsı sakaleyn dedikleri kişi: “O zaman ben suyu, elektriği helal etmiyorum” dedi. Divanda (misafirlerime) bu, bu kişiler yemek yiyemez, yatamaz dediler. Daha babamın vefat ettiği ilk günlerde... Niye Saki böyle yapıyor? Saki’ye Allahu Teala Hazreti Eyüp’ün (a.s) sabrından versin. Kendimi zor tutuyorum Seyda. Bunların hepsi çocuk gibi elimde büyüdü. Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni (Kuddise Sirruhu)
Ahlat Otağı30,381 次观看 • 8 个月前

Menzil Bağışçılarına Silahlı Saldırı Menzil bağışçıları, İstanbul Sancaktepe’de Semerkand grubu mensuplarının silahlı saldırısına uğramış, olayda 4 kişi yaralanmıştır. Bu kayıt; Sancaktepe’de meydana gelen hadiselerin tüm ayrıntılarını, Menzil’deki ihtilafların kapsamını ve sürecin aşama aşama bu noktaya nasıl geldiğini, belgeleriyle birlikte kapsamlı biçimde ortaya koymaktadır. - Resmî mevzuat istismar edilerek, yüzbinlerce insanın dini bağışları nasıl gasp ediliyor? Aşama aşama, belgeleriyle: Ümmetin Malına Gaspın Anatomisi - Adana'da gerçekleşen faiz, delil karatma ve dolandırıcılık olayları tüm belgeleriyle: - Çorum'da gerçekleşen, 1924 devrim kanunlarıyla tarikatların kapatıldığı gerekçe edilerek, paravan şirketler eliyle vakıf yerinin gasp edilme olayı, tüm belgeleriyle:
Ahlat Otağı30,715 次观看 • 9 个月前

Kardeşleriniz Sizin Önerdiğiniz Şeriat ile Amel Etmeyi Tamamen Kabul Ettiler Seyda Molla Nezir: Biz, dördünün (dört kardeşinizin) huzuruna gittik. Meseleyi, sizin (önerdiğiniz) şeriatla çözüleceğini söyledik. Onlar da tamamen kabul ettiler ve dediler “Büyük kardeşimizdir”. Öğle namazından sonra ben dedim geleceksiniz, cemaat içinde diyeceksiniz ki: “O bizim büyük kardeşimizdir. Biz onun önerdiği şeriat ile amel etmeyi kabul ediyoruz.’’ Onlar (kardeşleriniz) bunu kabul etmişler. Öğlen namazından sonra izniniz varsa... Sultan Hazretleri: Estağfirullah, izin meselesi değil. Gelsinler, her zaman gelebilirler. Ama söylediğim gibi. Milletin içinde olacak, şeriata göre olacak. İlk önce bak bunu söylüyorum: Mademki her şeyde dediğimi (önerdiğimi) yapacaklar. Ben de diyorum ki: Allah ve Resûlünün dediğini (şeriatı) yapın! Bu gece (kapattıkları) Kasrik Medresesi’nden başlayın. Kaddasallahu Sirrahu Aliyye (Ekim 2024) Kasrik'te Neler Yaşandı? | "Kardeşlerim o medreseyi kapattılar! (Şehadet parmağını kaldırarak) Gavs-ı Kasrevi’nin (k.s) medresesini kapattılar! Hem de bir cuma günü, cuma namazından sonra… Bu bilinsin! Kudüs camisini nasıl cuma günleri kapatıyorlar, önüne bariyer koyuyorlarsa, bunlar da Kasrik Medresesi’ni bir cuma günü kapatıp bariyer koydular! Hala da bekçi vardı. Yeni Kasrik'ten geldim. İki tane bekçi koymuşlar, hocaları içeriye almamak için." (Ekim 2024) Seyyid Muhammed Sâkî Hazretleri (k.s) ile Menzil'deki miras süreci, dergahların durumu, geçtiğimiz günlerde yaşanan Kasrik hadisesi ve medreselerin genel durumları ile ilgili gündeme dair yapılan son sohbet:
Ahlat Otağı26,781 次观看 • 9 个月前

Menzil Köy Projesindeki Yapılar Babamın ve Halkın Hayrıdır, Miras Sayılamaz Bu yapıların (yatakhane, çorbahane, fırın, taziye evi vb.) inşasındaki finansmanın yine halktan temin edildiğini herkes biliyor. Köyün son haline getirildiği projede takdim edildiğinde, babam insanları çağırdı ve: “Biz Elhüseyni ailesi olarak arsasını veriyoruz ama inşaatına yardım ederseniz, destek olursanız ancak yapabiliriz.” buyurdular. Bu davete halk icabet etti ve bu yapılar o şekilde inşa edildi. Babamın söz konusu beyanı herkes şahittir. Bizler de katkıda bulunduk. Ama hayır olarak. Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni Kuddise Sirruhu
Ahlat Otağı22,641 次观看 • 8 个月前

Kardeşlerin Derdi Gerçekten Şeriat mı? Dertleri gerçekten şeriat olsaydı, iki buçuk yıldır abilerinin helal hakkı olan şahsi miras payını yemez, yedirmezlerdi; üzerlerinde onayı olmadan tasarrufta bulunmazlardı. Dertleri şeriat olsaydı, en azından bu daveti yaptıktan sonraki birkaç gün içinde dahi, yukarıda sıralanan şeriatsızlıklara imza atmazlardı. Dertleri tarikat olsaydı, abilerinin etrafında toplanan kalabalıklardan rahatsız olmaz, bunu engellemeye çalışmazlardı. Dertleri sulh olsaydı, “sofiler gitti, bari dergâhlar bizde kalsın” anlayışıyla hareket etmezlerdi. Dertleri bu kapı olsaydı, Menzil’de işlerin yerli yerince yürüdüğünü görür; “biz de yönetimde pay isteriz” gibi taleplerle süreci zorlamazlardı. Dertleri adalet olsaydı, Buhara Termal’le ilgili yargının kararına ve seçim sonuçlarına saygı gösterirlerdi. 1Dertleri gerçekten kardeşlik olsaydı, sosyal medya üzerinden çağrı yapmak yerine kalkar, gider; abilerinin elini öper, “biz ettik, sen etme” derlerdi. Bu noktada asıl soru şudur: Dert gerçekten şeriat mıdır? Yoksa yaşanan tüm tecrübelere rağmen, aynı yöntemin ve aynı algı dilinin yeniden sahneye konulmasından mı ibarettir? Sıkıştıkları ve dara düştükleri için, geçmiş süreçlerde kullandıkları aynı yöntemi ve aynı algı dilini yeniden sahneye koymak istedikleri açıktır. Amaçlarının, “Şeriata davet ettik, gelmedin” söylemini üretmek ve yapılan yanlışların sorumluluğunu her zamanki gibi karşı tarafa yıkmak olduğu açıkça ortadadır. Bilgilendirme videosunun tamamı:
Ahlat Otağı18,132 次观看 • 6 个月前

Menzil'de Birliği Kimler, Nasıl Bozdu? Sultan Seyyid Muhammed Saki Hazretleri (k.s), kıymetli babalarının vefatının ardından ilk gün kardeşlerine, “Siz taziye ile meşgul olun, ben camiyle ilgileneyim. Daha sonra nasıl istiyorsanız oturup konuşalım” demiştir. Ancak bu yaklaşım kardeşleri tarafından “bize sofi kalmaz” endişesiyle kabul edilmemiştir. Sultan Hazretleri’nin (k.s) ilk gün, “Babamız çok büyük bir zattı. Bu yük hepimizin omuzlarındadır. Eğer bir düzen kurulmazsa, babamızın otuz yıllık emeği hiç olacak. Beni dinleyin; millet şu an böyle bir durumu kaldıramaz, millet yaralıdır” şeklindeki uyarılarına rağmen, kendisine doğrudan “Sen bizim büyüğümüz değilsin, herkes kendi büyüğüdür” şeklinde karşılık verilmiştir. Bu tavırla daha ilk günden biatlar alınmış ve bu yaklaşım, Menzil köyünde tevhidin bozulmasına yol açmıştır. Ardından, Sultan Hazretleri (k.s) ile kardeşleri arasında Menzil köyünde ortak hatme yapılması ve tek cemaatle büyüğün arkasında namaz kılınmasına dair sağlanan mutabakat da kardeşler tarafından alenen çiğnenmiştir. Böylece köyde ilk gün bozulan tevhid, telafisi mümkün olmayacak şekilde derinleşmiş; ortaya çıkan ayrılık, dalga dalga tüm gönüllülere sirayet etmiştir. Bilgilendirme videosunun tamamı:
Ahlat Otağı14,580 次观看 • 6 个月前

Şeriat Daveti Neden Samimi Değil? Sözde Şeriat davetinin üzerinden birkaç gün geçmiş olmasına rağmen, bu süre zarfında daveti yapanların bizzat ve doğrudan bağlantılı oldukları kişiler eliyle aşağıda sıralanan ciddi usulsüzlükler yaşanmıştır: • Sözde davetin yapıldığı gün olan 9 Ocak tarihinde, S. Mübarek Elhüseyni’nin doğrudan talimatıyla, Hollanda’da halkın bağışlarıyla inşa edilen; ibadet ve irşad faaliyetlerinin yürütüldüğü vakıf yeri için, resmî mülkiyet gerekçe gösterilerek geçmişe dönük beş yıllık zamlı kira alacağı adı altında yaklaşık 1 milyon 700 bin liraya varan toplu bir tahsilat talebinde bulunulmuş; ödenmemesi durumunda tahliye sürecinin başlatılacağını bildiren resmî belge düzenlenmiştir. • Aynı süreçte, Sultan Hazretleri’nin (k.s) köy dışında bulunması fırsat bilinerek, S. Mübarek Elhüseyni’nin emriyle kalabalık bir grupla yeni bayan dergâhı inşaatı basılmış ve dergâh duvarının yıkılmasına teşebbüs edilmiştir. Hizmetli sofilerin “yıkacaksanız üzerimize yıkın” diyerek bedenlerini siper etmeleri sayesinde ve devletimizin kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle bu girişim engellenebilmiştir. • Yine bu süreçte, Sultan Hazretleri’nin (k.s) Kasr-ı Ârifan ziyareti sırasında, diğer dört kardeşin ortak kararıyla Külliye’nin ticari bir mekân ve miras olduğu ileri sürülmüş; aksi hâlde tapunun resmiyette S. Muhammed Fettah Elhüseyni üzerinde bulunduğu gerekçesiyle dükkânların açık tutulacağı dayatılmıştır. Bu zorbalık nedeniyle külliye bahçesindeki tesis alanlarının fiilen kullanılamaz hale getirilmesiyle ziyarete gelen on binlerce kişi ciddi alan sıkıntısı yaşamış; ayrıca Kasr-ı Ârifan ziyaretinin önceki dönemlerde olduğu gibi günlere yayılması da engellenmiştir. • Aynı günlerde, Şemsettin Bektaşoğlu Hoca’nın Almanya’nın Castrop şehrinde gerçekleştireceği ilim ve irşad sohbeti, diğer kardeşlerin doğrudan talimatıyla “Burada sohbet yapamazsınız, gerekirse polis çağırırız, olay çıkarırız.” şeklindeki tehditlerle engellenmiş; cemaatin mağdur olmaması adına program değiştirilmek zorunda kalınmıştır. Burada sıralananlar, sosyal medya üzerinden yapılan “Abimizi şeriata davet ediyoruz” çağrısından sonraki yalnızca birkaç gün içinde yaşanan büyük usulsüzlüklerin sadece bir kısmıdır. İnsanlığını kaybetmemiş her vicdan sahibine soruyoruz: Bu yapılanların hangisi şeriata dahildir? Sırf bu yaşananlar dahi, sözde şeriat davetinin samimi bir çağrı değil; devlete, medyaya, sofilere ve hâşâ Allah’a (c.c) karşı yürütülmeye çalışılan bir algı çalışması olduğunu gün gibi ortaya koymaktadır. ... Oysa diğer kardeşlerin, Gavs Hazretleri’nin (k.s) vefatından önce ve sonra sergiledikleri tutumların ne şeriatta, ne tarikatta ne de adabı muaşerette bir karşılığı vardır. Kardeşlerden biri dergaha şahsi malım diyerek faizle işlem yaparken, başka biri “Ben iş adamıyım, buraları kendi paramla yaptım babamla alakası yok” diye resmi beyan verirken, bir diğeri korsan bir miras bildirisi yayınlatarak ve baba düşmanlarıyla kol kola girerek camiye kazma vurdururken başka bir yerde şeriat çağrısı yapılması büyük çelişkinin en açık göstergesidir. Yaşananlar, meselenin bir sulh ya da şeriata davet değil; açık bir algı çalışması olduğunu ortaya koymaktadır. Bilgilendirme videosunun tamamı:
Ahlat Otağı14,501 次观看 • 6 个月前

Kardeşlerin Sözlerine Niçin İtibar Yok? Diğer kardeşler içeride başka, dışarıda başka; küçük kardeşleriyle başka, ortanca abileriyle başka, kız kardeşleriyle başka konuşmakta; sosyal medyada söyledikleriyle mahkeme beyanları birbirini tutmamaktadır. Kendi aralarında, sofilerin yanında ve aile içinde sergilenen tavırlar sürekli değişmektedir. Netlikten ve samimiyetten uzak bu tutum, bayramda, seyranda ve taziyede dahi yanına uğramadıkları; ilk dönemler ise bir araya gelindiğinde adabı muaşerete aykırı şekilde hareketler sergileyerek edep sınırlarını aşan ölçülerde sözler sarf ettikleri; haklı olmadığı halde odasında içtiği çayı dahi haram ettikleri, misafirlerini divandan kovup içtikleri çorbaları haram ettikleri ve kapalı kapılar ardında yüzüne “Sen bizim büyüğümüz değilsin” dedikleri abilerine bu kez sosyal medya üzerinden “Sen abimizsin; sulh istiyoruz, şeriata davet ediyoruz” çağrıları yapacak noktaya kadar varmıştır. Söylemler ise baştan sona tutarsızdır. Definden önce Sultan Hazretleri’nin (k.s) kendilerine tevdi ettiği görevlere “başüstüne” diyerek kabul etmelerine rağmen ertesi gün bu görevleri reddetmeleri, Menzil’de tevhidi sağlamak amacıyla abileriyle tek cemaatle namaz ve tek hatme hususunda varılan mutabakatı birkaç gün sonra tek taraflı olarak bozmaları, ilk kurulan şer’i heyet sürecinde ümmetin mallarının vakıf malı olduğuna dair yazılı kabuller mevcutken daha sonra bu yerler üzerinde şahsi mülk iddiasında bulunmaları… Tüm bunlar, sayısız örnekten yalnızca bu yazı dizisine yansıyanlardır. Bilgilendirme videosunun tamamı:
Ahlat Otağı13,920 次观看 • 6 个月前

S. Mübarek’ten Babamın Emrine İtiraz Babamın hastalığı ağırlaşınca ben yanında kalmak istedim. Beş kardeş sırayla nöbet tutalım istedim. Ancak, babam vefatından 5-6 ay önce hastanede yanında kalmak istediğim halde benim Menzil’e dönmemi emretti. Ben ısrar edince: “Oğlum! Menzil benden önemli, oraya dön, mihraba geç ve köydekileri çağır, büyüklerinin sen olduğunu bilsinler.” dedi. Ben de babamın emri gereğince köydeki bütün yetkilileri çağırdım ve durumu herkese tebliğ ettim. Kardeşim S. Mübarek buna itiraz etti. Ben de “Babam böyle emretti.” deyince: “Yanlış olmuş, bir köyde iki büyük olmaz.” dedi. Şimdi ise S. Mübarek ve diğer kardeşlerim köyü üç büyükle yönetmek istiyor. Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni Kuddise Sirruhu Sohbet videosunun tamamı: Seyyid Muhammed Sâkî Hazretleri'nin (k.s), Menzil’deki en büyük iki problemi dile getirerek; köyün yönetimi, sözde eş başkanlık teklifleri ve tek cami–tek mihrap hakikati hakkında açıklamalarda bulunduğu bu önemli sohbet, seslendirilerek sunulmuştur.
Ahlat Otağı15,085 次观看 • 10 个月前

Menzil'de Yönetim Hizmeti Bizdedir Kardeşlerim eş başkanlık yönetimi istiyor. Halbuki bu dergâhın 75 senelik mazisinde köyün bir uslusu olmuş ve köyü o yönetmiştir. Sırasıyla bu köyü dedem kurmuş ve yönetmiş, sonra amcamız Seyyid Muhammed Raşid el-Hüseyni Hazretleri, sonra da babam yönetmiş. Örfümüz, köyün yönetiminin ailenin yaşça en büyüğüne ait olmasıdır. Babamın son beş yılında da köyü biz yönetiyorduk. Bilhassa babamın hastalığı ağırlaşınca ben yanında kalmak istedim. Beş kardeş sırayla nöbet tutalım istedim. Ancak, babam vefatından 5-6 ay önce hastanede yanında kalmak istediğim halde benim Menzil’e dönmemi emretti. Ben ısrar edince: “Oğlum! Menzil benden önemli, oraya dön, mihraba geç ve köydekileri çağır, büyüklerinin sen olduğunu bilsinler.” dedi. Ben de babamın emri gereğince köydeki bütün yetkilileri çağırdım ve durumu herkese tebliğ ettim. Kardeşim S. Mübarek buna itiraz etti. Ben de “Babam böyle emretti.” deyince: “Yanlış olmuş, bir köyde iki büyük olmaz.” dedi. Şimdi ise S. Mübarek ve diğer kardeşlerim köyü üç büyükle yönetmek istiyor. Buna rağmen, babam vefat edince ben yine de örfümüze bağlı kalarak en yaşlımız olan amcamız S. Abdülhalim el-Hüseyni’ye gidip köyün yönetimini ele almasını teklif ettim. S. Abdülhalim amcamız bana: “Benim sağlığım müsait değil, bu vazifeyi sen yap.” dedi. Diğer amcalarım S. Muhyiddin ve S. Enver de bizim yönetmemizi uygun gördüler. Köyün kurucu altı ailesinden biri olan merhum S. Muhammed Raşid el-Hüseyni Hazretlerinin köydeki evlatları ve merhum S. Ahmed amcamızın evlatları da bunu kabul ettiler. Dolayısıyla biz köyün yönetimini —kardeşlerim hariç— 6 kurucu ailenin 5 tanesinin ittifakıyla üstlenmiş olduk. Bizim köydeki yönetim hizmetimiz örfümüze ve dolayısıyla şer’i şerife uygundur. Eğer kardeşlerim buna itiraz ediyorlarsa 6 kurucu ailenin %51’inden destek alıp gelsinler, hemen devredeyim; meşru olan yol budur. Köyde huzuru bozmaya gerek yoktur. Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni Kuddise Sirruhu Sohbet videosunun tamamı: Seyyid Muhammed Sâkî Hazretleri'nin (k.s), Menzil’deki en büyük iki problemi dile getirerek; köyün yönetimi, sözde eş başkanlık teklifleri ve tek cami–tek mihrap hakikati hakkında açıklamalarda bulunduğu bu önemli sohbet, seslendirilerek sunulmuştur.
Ahlat Otağı14,891 次观看 • 10 个月前

Gündeme Dair Sohbet - 2 (15.09.2025) Seyyid Muhammed Sâkî Hazretleri’nin (k.s), ümmetin mallarının nasıl gasp edildiğini ve kendi bağışlarıyla inşa ettiği dergâhlardan nasıl kovulduğunu örnekleriyle açıkladığı son beyanı; delil niteliğindeki belge, fotoğraf ve videolarla bütünleştirilerek seslendirilmiştir. Sultan Hazretleri (k.s) bu beyanında ayrıca vakıf malı ile miras ayrımını ve dergâhlara el konulma sürecini aşama aşama ayrıntılarıyla izah etmiştir.
Ahlat Otağı14,898 次观看 • 11 个月前