
Arif Nacaroğlu
@arifzeit • 46,725 subscribers
Yedek hesaplarım: @arifsworte @ariftemps
Shorts
Videos

İnsan, bütün dikkatini bir şeye verdiğinde onu herkesten daha iyi gördüğünü düşünür. Oysa gerçek bilgelik, baktığın şeyi görebilmek kadar, ona bakarken gözden kaçırdıklarını da fark edebilmektir. Çünkü bazen kaderini değiştirecek gelişmeler, bütün dikkatini verdiğin yerde değil, bakmayı unuttuğun tarafta gerçekleşir.
Arif Nacaroğlu18,192 görüntüleme • 11 saat önce

Budistlerin mandala öğretisi, insana bağlanmamayı öğretir. Oysa bağlanmamayı bir hayat felsefesine dönüştürmek de başka bir bağlılıktır. Çünkü bağlanmamak için yaşamak da bir bağlılıktır. İnsan her şeyden vazgeçebilir ama vazgeçme düşüncesinden de vazgeçemiyorsa bu sefer de kendi özgürlüğünün esiri olur.
Arif Nacaroğlu40,350 görüntüleme • 4 gün önce

Ekvador'da bir ayin sırasında papazın başına haç düşerek ölmesiyle İtalya'da başlayan gösterilerin aynı güne denk gelmesi tesadüf değildi. Daha önce haber ettiğim gibi, Roma'nın da işi bitti. Onları da İsrail'le birlikte götürecekler. Tabii bunların kendini büyük devlet sanan Ankara'daki ve Sarıyer'deki eniklerinin de. Her köpek sahibiyle aynı sonu yaşamalı. Şamanlar da, İttihatçılar da yok olacak.
Arif Nacaroğlu79,484 görüntüleme • 11 gün önce

İbadetin tarih boyunca bedensel bir yönünün bulunması tesadüf değildir. İnsan bedeniyle yaşar, bedeniyle öğrenir ve birçok gelenekte kutsala bedeniyle de yönelir. Namaz, bu ilişkinin İslam'daki en belirgin örneklerinden biridir. Namaza bu açıdan bakarsanız tarikatların, cemaatlerin ve mezheplerin sığ anlatımlarının ötesinde, namazın çok daha derin bir boyutunu keşfedersiniz.
Arif Nacaroğlu32,659 görüntüleme • 8 gün önce

Kap, suya biçim verir. Fakat kap kırıldığında da suyu bir arada tutabiliyorsan, artık ona biçim veren kap değil, senin iradendir. Çünkü gerçek hakimiyet, yalnızca gücün büyüklüğüyle olmaz. Koşullar değiştiğinde bile o gücü kontrol edebilmende ortaya çıkar.
Arif Nacaroğlu36,394 görüntüleme • 9 gün önce

Her tehlikeyi ortadan kaldırmak zorunda değilsin. Bazen onun sana ulaşabileceği yolu kapatman yeterlidir. Çünkü gerçek olgunluk ve bilgelik, karşındaki gücü yok edebilmekte değil, onu yok etmeye ihtiyaç duymadan etkisiz hale getirebilmekte ortaya çıkar. İşte bu sahnede anlatılan budur.
Arif Nacaroğlu24,989 görüntüleme • 10 gün önce

Uzak Doğu'da yoga, insanın bedenini, nefesini ve zihnini bir bütün haline getirmeyi öğretir. Namaz ise bu bütünlüğe daha yüksek bir anlam kazandırır. Allah'ın huzurunda bilinçli olarak durmak. Fakat insan bedenini kıbleye çevirirken zihnini dünyanın içinde bırakıyorsa, namazın derinliğine henüz ulaşamamıştır. Rükuya eğildiğinde yalnızca bedenin değil, kibrin de eğilmelidir. Secdeye vardığında yalnızca alnın yere değmemeli, seni dünyaya bağlayan ihtirasların da gücünü kaybetmelidir. Çünkü namaz, insanın Allah'ın huzurunda kendi sınırlarını öğrenmesi ve nefsine verdiği büyüklükten kurtulmasıdır. Namazın insana kazandırdığı sükunet, seccadede kalmamalıdır. İnsan secdeden kalktığında da korkularına, öfkesine ve arzularına hükmedebilmelidir. Çünkü namazın derinliği, Allah'ın huzurunda ne kadar eğildiğinle değil, dünyaya karşı ne kadar dik durabildiğinle de anlaşılır. Bugün modern yogada nefes farkındalığı, bilinçli hareket ve zihinsel dinginlik üzerinde duruluyor. Namazda da insan nefesinin doğal ritmini fark edebilir, hareketlerini aceleye getirmeden yapabilir ve okuduğu sözlerin anlamına yoğunlaşabilir. Ancak namazın amacı burada yalnızca rahatlamak da değildir. Zihnin sükunetinden Allah'ı tefekküre, bedenin disiplininden nefsin terbiyesine ulaşmaktır.
Arif Nacaroğlu47,124 görüntüleme • 20 gün önce

Maul ayakta bekler. Sabırsızdır, hareket eder, rakibini izler. Usta Qui-Gon ise diz çöker, gözlerini kapatır ve derin meditasyona girer. İkisi de aynı tehlikenin karşısındadır. Fakat biri rakibine, diğeri kendi zihnine yönelir. Çünkü gerçek ustalık, fırtına kopmadan önce bütün ihtimalleri hesaplamak değildir. Fırtına koptuğunda sükunetini koruyabilmektir. İnsan zihnine hakim olduğunda kaderine de hakim olmaz. Yalnızca kaderi karşısında nasıl duracağını seçebilir. Usta Qui-Gon'un büyüklüğü de burada Maul'u yenmesinden gelmez. Yenilme ihtimalinin bile içindeki sükuneti bozamamasından gelir. Hikayenin en büyük ironisi ise şudur. Usta Qui-Gon dövüşü kaybetti ama yetiştirdiği Obi-Wan Kenobi, Maul'u yendi. Qui-Gon'un etkisi kendi ölümünden sonra da devam etti. Öyledir. Bazen usta savaşı kazanmaz. Savaşı kazanacak adamı yetiştirir.
Arif Nacaroğlu35,682 görüntüleme • 20 gün önce
Daha fazla içerik yok.