
Banu AVAR
@AvarBanu • 839,914 subscribers
Gazeteci,Yazar,Belgesel Yapımcısı(Turkish journalist,Documentary Film Maker,Writer) https://t.co/TSc03aCSgw * https://t.co/nk7ZvPt0h4 * https://t.co/yiKprkA6c0
Shorts
Videos

Onur Öymen ABDnin muhalefeti nasıl şekillendirdiğini örnekliyor
Banu AVAR274,222 Aufrufe • vor 1 Monat

İzleyin - İzletin! Millî Şehidimiz Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey İngilizlerin talimatı ile 107 yıl önce bugün, 10 Nisan 1919'da idam edildi! Milli Şehidimiz, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey; "Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet. Fertler ölür, Türk milleti yaşar!" Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün TBMM'ye teklifi ile "Milli Şehit" kabul edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'i şehit edilişinin yıl dönümünde saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyoruz. Aziz ruhu şâd olsun.
Banu AVAR236,941 Aufrufe • vor 2 Monaten

Suriye Büyük Ortadoğu Projesi! 2008-TRT-Banu Avar’la Sınırlar Arasında “Suriye’nin Rejimi” bölümünden… Amerika’nın bölgeyle ilgili planları 1982’de detaylı olarak belirlenmişti. Planlar, önce 1982’de, İsrail’in ünlü “Kivunim” adlı enformasyon dergisinde yer aldı. Eski Dış İşleri görevlisi, Oded Yinon ‘İsrail İçin Strateji’ başlıklı yazısında Ortadoğu’nun nasıl parçalanacağını bölme işinde hangi unsurlardan yararlanılacağını yazmıştı. Lübnan din ve mezheplere göre beş bölgeye bölünecekti. Katolik Maruniler, Müslümanlar, Dürziler ve Şiiler belli bölgelere toplanacaktı. İsrail işgalindeki topraklar, İsrail denetiminde ayrı bir bölge olacaktı. Irak için düşünülenler de daha 80’lerde açıklanmıştı. Irak 3’e bölünecekti. Güneyde Şii ortada Sünni kuzeyde Kürt devletleri olacaktı. Suriye topraklarında kuzeyde bir Alevi Devleti yaratılacak Halep bölgesinde bir Sünni devlet kurulacaktı. Şam’da bir başka Sünni devlet ortaya çıkacak, İsrail sınırında bir Dürzi devleti kurulacaktı. Suriye en az dört parça olacaktı.
Banu AVAR1,699,245 Aufrufe • vor 1 Jahr

GAZZE SAVAŞI ‘BÜYÜK İSRAİL’İN HAZIRLIĞIDIR! Youtube: 7 Ekim 2023 Ortadoğu’nun şekil değiştirdiği gün olarak anılacak! Ortalık bir anda kana, dumana bulandı. Her yanı ajan, muhbir, silah, koruma kalkanı füze dolu olan İsrail’e bir iki düzine Filistinli saldırdı. Ayaklarında terlikler tank üzerinde pozlarla karakollara girdiler, kimse onları engelleyemedi. Olaylar 1973 Arap-İsrail Savaşı’nın 50. Yıldönümünde oldu ve sürüyor. Sosyal medya birkaç saat içinde Filistinli silahlı güçlerin Hamas askerlerinin İsraillilere saldıran katliam filmleriyle doldu. Bombalanan binalar, kaçışan insanlar her yanı istihbaratçı dolu demir kubbeli İsrail devletine rahat rahat baskın yapan Filistinli mücahitlerin videoları 5-6 saat içinde tüm dünyaya yayıldı. Kendi derdine gömülmüş sade vatandaş bu sahnelemeyi, bu kurguyu anlayamayabilir ama bölgeyi bilenlere ‘PES artık!’ dedirttiler. Mükemmel bir sahne hazırlanmış… Gazze ardından Lübnan işgali için mükemmel bir hazırlık yapılmış ve bunun devamında İran ve Türkiye’nin belli bölgelerinin bilfiil hedefe alınacağı açık! Çünkü bu 100 yıllık bir plan! Bu “Büyük Ortadoğu Projesi!” Büyük Ortadoğu genişletilmiş İsrail demektir. Sion krallığı demektir. Ve bunun açılımı da bölge ülkelerinden kopartılmış Kürdistan parçaları demektir. Bu nedenle Kürdistan’a ‘2. İsrail’ denmektedir! Irak’ta bu gerçekleştirilmiş Irak parçalanmış, türlü manevrayla bir Barzanistan kurulmuştur. Öyle ya da böyle Suriye’de fiilen Amerikan ordusu korumasında bir Kürdistan oluşturulmuştur. Şimdi sırada İran ve Türkiye var. Ve bunu uzunca bir zamandır Batılı düşünce kuruluşları ve onların Michael Rubin gibi tetikçileri söylemektedir. 15 Temmuz darbe girişimini 3 ay önce yazan Rubin, olayların hemen akabinde ‘İran ve Türkiye Hamas teröründen sorumludur’ şeklinde yayın yapmış ardından Biden, Hamas ve Filistin yanlısı devletlerden hesap sorulacağını beyan etmiştir. Batılı liderlerin çoğu olayların ilk saatinde İsrail’in yanında olduklarını ifade etmişlerdir. Ortadoğu’da topyekûn bir savaş hali vardır ve kapımızdadır. Türkiye’de herhalde Devlet adamlarımız durumun farkındadır ve gerekli önlemleri almaktadır! Banu AVAR, 08 Ekim 2023
Banu AVAR2,940,139 Aufrufe • vor 2 Jahren

İRAN'A Siyonist Saldırı ve BATI'NIN KUKLA KÜRDİSTAN HAYALİ! Suriye ve Irak'ı kan gölüne çeviren küresel çetenin 'böl ve yut' şablonu şimdi İran için devrede! Asıl tehlike şu: Nihai hedef, Türkiye'nin güneydoğusunu da yutacak 4 parçalı bir 'kukla Kürdistan devleti' kurmaktır. Unutmayalım; Avrasya'nın kapısı İran düşerse Türkiye üşür, sıradaki felaket bizim olur! Youtube kanalımızdan izleyin : “Türkiye’ye Kar Yağsa Biz Burada Üşürüz” Öncelikle, şu Epstein çetesinin İran’ı bombardımanı sürerken molla rejimini demokrasi terazisine oturtanların manasızlığının altını çizmek istiyorum. Bu konuşmalar Amerikan/İsrail Siyonist saldırısını meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Ortadoğu yangın yerine dönmüşken önceliğimiz, dört parçalı Kürdistan projesine odaklanmaktır. Bu çerçevede 22 Şubat’ta açıklanan ittifakı bir kez daha dikkatinize sunmak istiyorum. Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren durum budur. İran’a saldırıdan 6 gün önce 22 Şubat günü bir haber yer aldı. Haber başlığı şöyleydi: “Irak'ta faaliyet gösteren İranlı Kürt örgütler, Tahran yönetimine karşı ittifak kurdu.” Bu ittifakın adı : "İran Kürdistan’ı siyasi güçler koalisyonu" PKK’nın İran kolu PJAK önderliğinde 4 Kürtçü parti daha bu koalisyonda yer almış ve bir ortak açıklama yayınlamışlar ana hedefleri ise: "İran İslam Cumhuriyeti’ni devirmek ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etmesini sağlamak." Malum benzer cümleler Irak’ta Suriye’de de aynen bu şekliyle söylenmiş ve hayata geçirilmiştir. Şimdi küresel çete İran’ı hedefe koyarken aynı anda özerk bir İran Kürdistan’ı yaratmak için de adımlarını hızlandırmış görünüyor. İran’a hava saldırısından birkaç gün önce ırak’ta kurulan bu Amerikan yapımı İran Kürtçü koalisyonu saldırı paketinin önemli bir parçası. Çünkü bu haberin hemen akabinde Amerikan basınında Trump’ın İran içindeki rejim karşıtı silahlı grupları kara gücü olarak kullanacağı bu yönde adımlar atıldığına ilişkin haberler yer almaya başladı. Aynı anda İranlı Kürt grupların askeri operasyonda destek almak amacıyla Washington ile görüşme yaptıkları haberleri basına düştü. Aslında şablon bayat bir şablon! Biz bunları yakın zamanda birçok ülkede yaşadık. Önce hedef ülkeye Amerikan, İngiliz ve İsrail istihbaratı sızıyor. Medya mensubu kılığında ajanlar istihbarat topluyor. Uluslararası Kriz Grubu gibi şer odaklarının sözüm ona uzmanları içerdeki Kürtçü grupları bir araya getiriyor. Wladimir van Wilderburg bunlardan biri. Bu çağdaş Lawrence 15 -20 yıldır Suriye, Irak, İran içinde PKK türevi partilerle çalışma sürdürüyor. Ve bu onlarca isimden sadece biri… Kriz Grubunun muhbiri van Wilgenburg geçen yıl “Suriye’deki Kürt milli konseyi İran’daki baskıcı rejimi kınıyor, haberini yapmış ve – buraya dikkat- Uluslararası Toplum’a İran’a müdahale için çağrıda bulunduklarını yazmıştı. Bunlara bir ülkede ayaklanmanın ‘iklim yaratıcıları ‘ ‘kolaylaştırıcılar’ da deniyor. Suriye’deki Kürtçülerle İran ve Irak’takileri entegre etme görevini de yürütüyorlar. Çeşitli provokasyonları hazırlayanlar var. Terör gruplarıyla temasta olan onların Pentagon ve Black Waters gibi terör şirketleriyle temasını sağlayanlar var. Siyasi kadroyla ilişkileri yürütenler var. Suriye iyi bir örnek... Suriye’de 2004 itibariyle Amerikan büyükelçisi eliyle Sünni, Alevi, Şii, Kürt, Dürzî, Hıristiyan ayrılıkçılığı körüklenmişti. Bunun için Irak’ta da uygulandığı gibi farklı gruplardan insanlar katledildi. Suç, diğer grupların üzerine atıldı. Kaos yayıldı. Önce Humus’ta selefi örgütler hazırlandı. Amerikan özel kuvvetleri, Suriye’den, Irak’tan, Lübnan ve Ürdün’den ‘iş’e alınan adamlarla ölüm mangaları oluşturdu. Bir tarafta IŞİD bir tarafta ÖSO bir tarafta YPG’ye para dağıtıldı. Hepsi aynı kasaya bağlıydı. Ordudan medyaya, işadamlarından politikacılara kadar her alanda önemli isimler satın alındı. Bir gecede Esad’ın ordusu ellerinde dolar dolu bavullarla ortadan kayboldu. Özetle, Irak ve Suriye örneği çok önemli örneklerdir. İşte bunların bir benzeri İran için hazırlanıyor. Amerika ve İsrail, İran’ı parçalama ve kara savaşına öncülük edecek güç olarak Kürt koalisyonunu görevlendirmiş görünüyor. İran’daki PJAK, Suriye’de SDG ve Irak’taki PKK birlikte hareket edecek. Son hedef ise ortada kalan Türkiye’nin güneydoğusu olacak. Bu dört parçanın birleşimi kukla bir Kürdistan devleti oluşturacak ve enerji kaynakları ve yollarının ortasında yerini alacak. Hayalleri bu! Biz bu hayal doğrultusunda yayınlanmış birçok kaynağı yıllardır açıklıyoruz. Amerikan istihbaratının yayınladığı çok sayıda belge, kitap, raporu deşifre ediyoruz. Freedman’ın Fuller’in kitap ve raporlarında adımlar açık seçik ortaya konulmuştu: Milli meclislere Kürt ayrılıkçı partilerin sokulması, açılım ve çözüm süreçleriyle halkın bölünmeye hazırlanması, komisyonlar kurularak bölücülere meşruiyet kazandırılması CIA’nin önerileri arasındadır. (Graham Fuller, Hanri Barkey kitabı Türkiye’nin Kürt Meselesi) Her ülke için yol haritaları var ama Avrasya’nın kapısı İran kolay lokma değil. Bölgedeki en güçlü imparatorluk geleneği olan 3 devletten biri İran. Diğerleri Rusya ve Türkiye… Bu devletler ve genetik hafızaları oldukça derin tarihsel tecrübeleri taşır. İran Avrasya’nın kapısı, Rusya ve Çin’in müttefiki bu ülkedeki bir çöküş Türkiye başta olmak üzere tüm Avrasya’yı felakete sürükler. O nedenle Asgar Fardi’nin sözünü tekrarlayarak bitirelim: “Türkiye’ye kar yağsa biz burada üşürüz” demişti. Bunun tersi de geçerli… Bu coğrafyada Epstein çetesinin çöktüğü her ülkenin felaketi bizim de felaketimiz olur. İran’da bizim kendimizi yakın hissetmediğimiz bir sistem olabilir. Atatürk Irak, İran ve Afganistan’la ittifaka girerken bu ülkelerin krallıkla mı şahlıkla mı yönetildiklerine bakmamıştı. Bölgesel çıkarları öne almıştı. Banu AVAR, 4 Mart 2026
Banu AVAR198,024 Aufrufe • vor 3 Monaten

2026'ya Girerken.. "İHANET 100 YIL ÖNCE DE AYNIYDI!" Youtube kanalımızdan izleyin: 2025'in sonunda tek bir cümleyle özetleyebileceğim bir olaylar dizisi aktaracağım: İhanet 100 yıl önceydi aynıydı! 1918'de Wilson Prensipleri ilan edildi. Buna göre Osmanlı topraklarında bir Kürdistan ve bir Ermenistan kurulacaktı. Amerika başkanı Wilson böyle istiyordu. Böl parçala ve yut! Siyaset buydu. Mavri Mira,Kürt Teali Cemiyeti, İslam Teali Cemiyeti... Hepsi işgalcilerle işbirliği içindeydi. Böyle bir durumda Gazi Paşa ve arkadaşları ne mi yaptı? Her yerde her bölgede birtakım kimseler tarafından kurtuluş çareleri düşünüldü! (...) İhanet bugün de aynı! Mavri Mira,Kürt Teali Cemiyeti, İslam Teali Cemiyeti.. Hepsi bugün de faaliyette! 2000'li yıllardan itibaren Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında adımlar hızlandı ve terör örgütüne kurucu önderlik verme noktasına kadar gelindi. Yeni bir anayasa,Anayasa'dan Türklüğün çıkarılması,Öcalan'ın muhatap alınması, hep 1.açılım döneminde Amerikalı uzmanların raporlarında söylenmişti. BARIŞ SÜRECİ SATICILARI KENDİ ARALARINDA DA BÖLÜNMEYE BAŞLADILAR. VE KAOSUN ORTASINDA YAVAŞ YAVAŞ NETLEŞEN HARİTAYI GÖRENLER ÇOĞALDI. TÜRK MİLLETİNİN GENETİK HAFIZASI DEVREYE GİRDİ. BUNDAN SONRA ARTIK FABRİKA AYARLARINA DÖNME VAKTİ!! İyi bir 2026 diliyorum. Hepinize saygı ve sevgilerimi yolluyorum. Tamamı:
Banu AVAR274,713 Aufrufe • vor 5 Monaten

İNGİLİZ PRENS EDWARD , KABATAŞ LİSESİ'Nİ NEDEN ZİYARET ETTİ? Kabataş Erkek Lisesi öğrencisi kardeşlerime bir sorum var. İngiltere prensinin okulunuzu ziyaret sebebi nedir hiç aklınıza takıldı mı? Takılmadıysa düşünesiniz diye bu podcastı yapıyorum… Prensin babasının vefatı sonrası, ünvanı Edinburg Dükü oldu. Dünyanın 130 ülkesinde uyguladığı eğitim programının adı da "Edinburg Dükü Gençlik Ödülü"... İşte prens bu program sebebiyle çeşitli ülkelerde eğitim kurumlarını ziyaret ediyor. Kısacası bu ziyaret İngiltere Kraliyet ailesinin İngiliz İstihbaratı'yla koordineli oarak dünya ülkelerinde uyguladığı bir ‘yumuşak güç’ programı... Kraliçenin eşi Prens Philip bu ödül programını 1956 yılında başlatmıştı. Türkiye 1995'te programa katıldı. Nasıl olduysa 40 yıl kendimizi koruyabilmişiz ama sonunda olan olmuş. Türk-ingiliz Dostluk Derneği vasıtasıyla program Türkiye'de birkaç okulda başlatılmış ama şimdi 34 ilde 147 okulda oldukça aktifler… Kraliçe ve Prens Phillip 2008’de bu program kapsamında Kabataş Erkek lisesi ve Feriye Sarayı ziyaret etmişlerdi. Çok garip bir ziyaretti. Kraliçe İstanbul'a İllustrious uçak gemisiyle gelmiş ve Türk karasularında Türk bayrağı bile asma nezaketi göstermemişti. Geminin adı 1918’de İstanbul’a giren İngiliz işgal gemisi İllustrious ile aynıydı ve aynı yere demir atmıştı. Ve bu gemide Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa onuruna resepsiyon verilmiş onlar da koşa koşa gidip nişanlarını almışlardı. Batılıların sembollerle hareket ettikleri malum. Bu topraklarda İngiliz muhiplerinin yaptıkları ve sonları da … Öte yandan söz etmeden geçemeyeceğim. Kabataş Lisesi'nin yer aldığı Dolmabahçe Sarayı devamındaki Feriye Sarayı çok özel bir tarihe sahip. Acaba İngiliz Kraliyet ailesinin Dolmabahçe ve devamındaki Feriye Sarayı'na düşkünlüğü bu tarihle de bağlantılı olabilir mi? 1876’da Sultan Abdülaziz'in bir darbeyle tahttan indirilip hapsedildiği saray Feriye... Yani bugünkü Kabataş Lisesi. Abdülaziz yaptırmıştır sarayı ve kendi yaptırdığı bu sarayda şimdiki Kabataş Lisesi'nin müdüriyet odasında iki bileği kesik olarak bulunmuştur. Son fotoğrafına dikkatle bakın.(Videoda var) Hizmetkarların kolları omuzlarına dayanmış laubali tavırlar içinde sultana dayanıyorlar, gözlerinde alaylı bir ifade ve aralarında eski elbiseler giydirilmiş gözlerinden ateş fışkıran Sultan Abdülaziz... Sultan tahta çıktığı ilk yıllarda . İngiliz kraliyetinden üstün hizmet nişanı almıştı. İngiltere ile iyi ilişkiler yürüten ve batıdan etkilenmiş bir Osmanlı padişahıydı. Sonra başına gelmedik kalmadı. Genç kardeşlerim kimlerin ne amaçla mavi boncuk dağıttıklarını inceleyin lütfen. Dünyayı haraca kesmiş ve çeşitli halklara büyük acılar yaşatmış ilk sömürgecilerden Britanya krallığı durup dururken dünyanın çeşitli ülkelerinde eğitim programları veriyor. En yetenekli, en uyanık olanları tespit edip ülkesine götürüyor. Sonra onları devşirip geri yolluyor. Bu yolu iyi inceleyin, Prens Philip ya da şimdi oğlu Edward Türk çocuklarını neden ziyaret etsin, neden ödüller dağıtsın ?! Kara kaş karagözler için mi?? Lütfen düşünün, sorgulayın, araştırın. Onlar kendi çocuklarına önce bunları öğretiyorlar. Hepinize kucak dolusu sevgiler. Kabataş Lisesi'ndeki kardeşlerimizin bu ziyaretle ilgili düşüncelerini bekliyorum. Youtube:
Banu AVAR1,361,384 Aufrufe • vor 2 Jahren

İsrail’de olan bitenler beni 22 yıl geriye götürdü: 7 Ekim 2001 Washington ve NATO Afganistan'ı işgal etti. İşgali 11 Eylül meşrulaştırmıştı. Hukuki iddiaya göre, 11 Eylül saldırıları yabancı bir güç tarafından yapılmış bir "silahlı saldırı"ydı ve “savaş yasaları” geçerliydi. Amerika Birleşik Devletleri güya "meşru müdafaa" yaparak Afganistan’ı işgal etti. Medya ve Beyaz Saray saldırılardan Afganistan tarafından desteklendiği iddia edilen El Kaide'yi sorumlu tuttu. Oysa El Kaide CIA tarafından yaratılmış bir istihbarat birimiydi! Medya görevini yaptı Bin Ladin ve El Kaide fısıltısı ortalığı kapladı.
Banu AVAR945,691 Aufrufe • vor 2 Jahren

2011’de Alman istihbaratı geleceği okuyordu! "Suriye'deki kaos Türkiye'nin mülteci kriziyle sarsılmasına yol açacaktır. Bundan daha önemlisi, Suriye'de bir rejim değişikliği PKK’nın gücünü arttıracak, Kürt Otonom Bölgesinin kurulmasını sağlayacaktır!" Alman gazetesi DIE WELT 7 Mayıs 2011 - Banu AVAR'la DÜNYA DÜZENİ "ARAP BAHARI VE SURİYE'DE KIŞ!" bölümünden…
Banu AVAR479,137 Aufrufe • vor 1 Jahr

"KEŞKE ABD BİZİ YÖNETSEYDİ!" Venezuela hep bir karşıtlıklar ülkesiydi. 2006'da TRT'de yayınladığımız Venezuela'nın Chavez'i bölümünde Venezuela'nın zenginleri "Keşke Amerika buraya gelse, keşke onlar bizi yönetse" diyorlardı. Chavez yoksul halk tarafından desteklenirken zengin elit ve diğer bazı muhalifler Amerika'nın Venezuela'yı kurtarmasını(!) diliyordu. 2026'da istedikleri oldu! Michael Granadillo 2006'da şöyle demişti: "Bir tarafta Chavez'le beraber mücadele edip bu davaya ömrünü verenler var.Diğer tarafta keşke Amerika gelse de bizi kurtarsa diyenler..." -bölümün devamı YouTube’da- #banuavar #youtube #venezuela
Banu AVAR165,321 Aufrufe • vor 5 Monaten

🇹🇷 23 Nisan Kutlu Olsun! Çocuklar İçin Örgütlenelim! Youtube'dan İzleyin : 23 Nisan 1920’de bu topraklarda milletin meclisi iş başı yaptı! 600 yıllık saltanat sona erdi, irade millete devredildi. Mustafa Kemal Paşa; Saray ve emperyalizm kıskacını parçalayıp attı. Peki, 100 yıl sonra bugün neredeyiz? Milli egemenliğimiz hâlâ ellerimizde mi, yoksa küresel şer odaklarının, "Epstein" çetelerinin ve sinsi işgalcilerin kıskacında mı eziliyoruz? 🛑 Düşmanın ilk hedefi: Çocuklar ve Kadınlar! Bugün çocuklarımız iki zehirli kutup arasında; bir yanda Batı özentisi rüzgarlar, diğer yanda inancı suistimal eden yozlaşmış yapılar... Emperyalizm; ruhlarımıza, bedenlerimize ve geleceğimize göz dikmiş durumda. Dünyaya sapık, şeytani çeteler hâkim... Çocuklar başta olmak üzere tüm insanlığın kurban edildiği bir süreçten geçiyoruz! Böyle bir dönemde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ne kadar da anlamlı! 🚀 Çıkış Yolu: Yukarı Bakmak! Ekonomi ve ahlak dibe vurduğunda tek bir seçenek kalır: Yukarı çıkmak! Çocuklarımızı korumak için yapılacak her örgütlenme, büyük bir uyanışın ön adımıdır. Vatanı ve çocuklarımızı bu çocuk avcısı çetelere teslim etmeyeceğiz! 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun! 🇹🇷 Yarınlar kesinlikle bizimdir! #23Nisan #UlusalEgemenlik #ÖnceÇocuklar #Atatürk #MilliEgemenlik #Cumhuriyet
Banu AVAR63,481 Aufrufe • vor 2 Monaten

KÜRTÇÜLERİN ANA DİLDE EĞİTİM İSTEĞİ VE BM KORUNMA YASASI! Youtube: Ana dilde eğitim isteğinde niye ısrar ediyor Kürtçüler,bölücüler? Çünkü diliniz olursa size Birleşmiş Milletler kale alıyor. Diliniz varsa halk sayılıyorsunuz. Responsibility to protect yani Koruma Sorumluluğu yasası kapsamında bir halk "Dilim var, ben ayrı bir memleket istiyorum, ayrı bir kendime özgü özerk yer istiyorum. Çünkü bana bakamıyor bu devlet, bana kötü davranıyor" dediği anda Birleşmiş Milletler "Ben devreye girerim ve o halkın isteklerini yerine getirmek üzere uluslararası komüniteyi toplarım" diyor ! İzleyin... "Hangi Dünya, Hangi Kadın?" Bandırma Söyleşisi'nden... #banuavar
Banu AVAR377,320 Aufrufe • vor 1 Jahr

Lübnan Modeli : Etnik Kökenlere göre Parlamentoda Kota Sistemi! Bahçeli:"Cumhurbaşkanı’nın iki yardımcısı olsun, biri Kürt, diğeri Alevi olsun" demiş. 2007 tarihli "Lübnan: BOP'un Laboratuarı!" belgeselimizden bir kesit aktaralım. Fransa Lübnan'dan çekilirken eşi benzeri olmayan bir kota sistemiyle toplumu paramparça etmişti. Bu sisteme göre cumhurbaşkanı Maruni mezhebinden Hristiyan, başbakan Müslüman sünnilerden, meclis başkanı Müslüman şiilerden seçilecekti. İşte Lübnan çıkar gruplarını böyle bölünecek ve yönetilecek! Belgeselin tamamı Youtube kanalımızda:
Banu AVAR275,183 Aufrufe • vor 11 Monaten