Serdar TOKDEMİR's banner
Serdar TOKDEMİR's profile picture

Serdar TOKDEMİR

@avserdartokdemr1,470 subscribers

Avukat

Videos

avserdartokdemr's profile picture

Vay halimize de diyebilirdik…

Serdar TOKDEMİR

318,488 просмотров • 1 год назад

avserdartokdemr's profile picture

Bu yolculuk, adaletsizliğe boyun eğmeyen bir Hüseynî yolculuktur.

Serdar TOKDEMİR

174,034 просмотров • 11 месяцев назад

avserdartokdemr's profile picture

Lütfü Savaş, 38. Kurultay’da oy kullanan delegedir; doğrudan menfaati bulunmakta, dolayısıyla aktif husumeti mevcuttur. Bu nedenle, mahkemenin aktif husumet yokluğu gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuken yanlıştır. Kaldı ki, Lütfü Savaş’ın “şaibeli kurultay” iddiasıyla hukuki süreç başlattığı için, yeni yönetim tarafından partiden ihraç edilmesi sonrasında, mahkemenin bu durumu davanın reddi gerekçeleri arasına dahil etmesi mümkün değildir. Zira bu ihraç, davacının taraf sıfatını ortadan kaldırmaz; aksine, menfaat ihlalini ve doğrudan mağduriyetini pekiştirir. Davacı vekili, İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği tedbir kararı sonrası, aynı yönde bir koruma talebiyle ihtiyati tedbir başvurusunda bulunmuştur. Ancak mahkeme bu talebi de reddetmiştir. Oysa 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, HMK m.389 ve devamı uyarınca; mevcut durumda hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkânsız hale geleceği, yahut gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceği hâllerde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini açıkça belirtmiştir. Bu bağlamda, “yaklaşık ispat” yeterlidir; haklılık ihtimali mevcutsa mahkeme geçici hukuki koruma kararı verebilir. Nitekim İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 196 delegenin üyeliğini askıya alması dahi tedbir için yeterliydi. Zira 38. Olağan Kurultay’da Sn. Özgür Özel ile Sn. Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki fark yalnızca 18 oydur. Dolayısıyla 196 delegenin üyeliğinin askıya alınması, hem butlanın varlığını hem de tedbir koşullarının oluştuğunu göstermeye fazlasıyla yeterlidir. Kaldı ki İstanbul dışındaki iller bakımından da, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/23782 sayılı iddianamesinde açıkça belirtildiği üzere, Erzurum, Bitlis, Batman, Bursa, İzmir, Mardin, Sivas ve İstanbul başta olmak üzere birçok ildeki delegelerin iradelerinin sakatlandığı ve menfaat karşılığı yönlendirildiği yönünde ciddi tespitler yer almaktadır . İddianamede ayrıca, Laleli’de faaliyet gösteren döviz büroları üzerinden yaklaşık 50 milyon doların 38. Kurultay sürecinde delegelere dağıtıldığına dair ayrıntılı iddialara yer verilmiştir. Bu paranın 5 Kasım 2023 Pazar günü özel araçlarla taşındığı, işlemlerin bodrum katta gizlice yürütüldüğü, ve bu hususa ilişkin ses kayıtlarının, MASAK raporlarının ve tanık beyanlarının dosyaya girdiği iddianamede açıkça vurgulanmıştır . Dolayısıyla, mahkemenin elinde bu kadar açık belge, beyan, iddianame ve mali delil varken, tedbir kararı vermeyip 22. Olağanüstü Kurultay’ı gerekçe göstererek davayı konusuz sayması hem usul hem de esas bakımından ağır bir hukuki hatadır. 22. Olağanüstü Kurultay, hukuken tartışmalı bir işlemin devamı olup, önceki 38. Kurultay’daki şaibe iddialarını ortadan kaldırmak yerine derinleştirmiştir. Kaldı ki, mahkeme daha önce “21. Olağanüstü Kurultay yapıldığı için dava konusuz kaldı” şeklindeki davalı vekili itirazını reddetmişken, aynı mantıkla 22. Kurultay’ı gerekçe gösterip davayı konusuz sayması kendi içinde çelişkili bir yargısal tutumdur. Bir yargı merciinin önceki kararıyla çelişen bir gerekçe benimsemesi, usul ekonomisi ve yargı istikrarı ilkelerine aykırıdır. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin mutlak butlan davasını reddine ilişkin kararı bakımından da şunu belirtmek gerekir ki; 38. Kurultay’a ilişkin şaibe, menfaat temini ve irade fesadı iddiaları, hem Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesinde, hem İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı dosyada, hem de yargı dosyalarındaki delillerde açıkça yer almaktadır. Bu kapsamda, 22. Olağanüstü Kurultay’ı gerekçe göstererek davayı konusuz sayan mahkeme kararı, hem hukuk devleti ilkesine hem de yargısal tutarlılığa aykırıdır. Davacı vekilinin istinaf talebine ilişkin itirazları kabul görür ve Mahkeme esasa girdiği anda, dosyadan çıkacak sonuç açıktır: Mutlak butlan.

Serdar TOKDEMİR

46,617 просмотров • 9 месяцев назад

avserdartokdemr's profile picture

“Bu milletin iradesi sokakta değil, tarihin alnına mühür vurmuştur!” Sayın Özgür Özel, “Milleti sokağa çağırırım” diyorsunuz. Bu millet, sokaklarda devletini yıkanları da gördü; sokaklarda devletiyle bir olanları da… Bugün siz, yüzyıllık bir Cumhuriyet’in Meclis kürsüsünden bu milleti tehdit ediyorsunuz. Soruyorum size: Siz bu milleti ne zannediyorsunuz? Bu millet, 15 Temmuz gecesi sokaklara çıkarak devleti için can verdi. Ama aynı millet, siyasi hesaplaşmalar uğruna sokağa sürüklenmeyecek kadar da basiretlidir. Bu milletin evlatları sokakta değil, Gabar’da, Kandil’de, Irak’ta, Suriye’de düşmanla mücadele ediyor. Siz hâlâ içeride kriz peşindesiniz. Türkiye artık sınırlarını değil kaderini koruyan bir devlettir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti: •Terörü sınırlarının dışına itmiş, •Milli birlik ruhuyla kendi zeminini kurmuş, •Masada yer almadan hiçbir küresel planın işletilemeyeceği bir kurucu güç hâline gelmiştir. Ve siz kalkıp diyorsunuz ki: “İngiltere’deki dostlarımız destek vermedi.” İngiltere’nin cevabı nettir: “Biz sizi düşünce olarak önemsiyoruz, ama çıkarlarımız müttefiklerimizle örtüşüyor.” İşte tam bu noktada sizden ayrılıyoruz. Çünkü biz diyoruz ki: Türkiye’nin çıkarları, sizin parti içi dengelerinizden büyüktür. Türkiye’nin geleceği, sizin uluslararası hatıralarınızdan kıymetlidir. Türkiye’nin kaderi, sokak tehdidiyle konuşulacak bir mesele değildir. Ve unutmayın: Bu millet, tehdit edildiğinde geri çekilmez; Sadece bir araya gelir, omuz omuza durur. Siz isteseniz de istemeseniz de bu topraklarda artık bir terörsüz gelecek kurulmaktadır.

Serdar TOKDEMİR

36,849 просмотров • 1 год назад

Больше нет контента для загрузки