
Videos

1951 yılında tam 74 yıl önce Îsraîle göç etmişler... Kurmancî aksanında en küçük bir değişim yok. Konuşurken, "Inşallah" ile Kürd'lere Devlet temennisinde bulunuyor. La oxlim bu işte bir terslik var!!! Fatih Altaylı, Ümit Özdağ, Yılmaz Özdil gibi devşirmeler ile bir alakamız yok! Wallahi yok, billahi yok! Bu adam bize benziyor ve bizim gibi konuşuyor! Israil, dilimizi yasaklamıyor, ibadetimize karışmıyor, bizi asimile etmiyor, înkar edip öldürmüyor! Kemalizm dini ve putlarınız ile yaşamak istemiyoruz!
Jîndar Ax59,317 views • 1 year ago

Öcalan'ın gözüne gözüne sokuyorlar! Ayıptır gênçler... Her bijî , Kurdistan 🟥☀️🟩 Yani...
Jîndar Ax37,189 views • 10 months ago

Felsefi Meşrulaştırma Girişimlerine Karşı: Spinoza’nın Etika’sı ve Kürdistan’ın Özgürlük Mücadelesi Bu makale, Spinoza’nın özgürlük anlayışının Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki söylemiyle bağdaştırılmasının hem felsefi bir anakronizm hem de politik bir manipülasyon olduğunu savunmaktadır. Spinoza’nın Etika’sındaki rasyonel özgürlük kavramı, bireyin ve toplumun tutkuların esaretinden akılla kurtuluşuna işaret ederken; Öcalan’ın İmralı söylemi, Kürdistan’ın özgürlük mücadelesini Türk devletinin kontrolüne teslim eden bir “stratejik uzlaşı” olarak okunmalıdır. Bu bağlamda, Kemalizm’in Kürdistan politikalarının tarihsel örnekleriyle birlikte, bu iki söylemin birbirinden temelden farklı olduğu ortaya konacaktı Spinoza’nın Özgürlük Anlayışı ve Felsefi Temeller Spinoza için özgürlük, doğanın zorunluluğunu anlamak ve buna uygun hareket etmektir (Spinoza, 1677/2002). Ona göre “conatus”, yani varoluşu koruma ve artırma çabası, bireyin ve toplumun temel özgürlük iradesini ifade eder. Etika’da tutkuların esaretinden kurtulmak, aklın rehberliğinde gerçek özgürlüğe ulaşmak anlamına gelir. Spinoza’nın “adequate idea” kavramı, bilginin doğru, tam ve akla dayalı olması gerekliliğini vurgular (Spinoza, 1677/2002, III. Bölüm). Bu bağlamda özgürlük, manipülasyondan, yanıltıcı fikirlerden kurtulmayı gerektirir. Öcalan’ın İmralı Söylemi ve Politik Bağlam Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında yakalanması sonrası şekillenen söylemi, özellikle “demokratik cumhuriyet” ve silahlı mücadeleden vazgeçme çağrıları, Türk devletinin Kürdistan üzerindeki tahakkümünü pekiştirme yönünde okunmalıdır (Öcalan, 2013; Akkaya & Jongerden, 2014). Bu söylem, Kürt halkının kolektif özgürlük mücadelesini devletle uyumlu bir “stratejik teslimiyet” biçimine dönüştürmektedir. Öcalan’ın İmralı’daki söyleminin, Spinoza’nın “adequate idea”den uzak, “confusa idea” yani bulanık ve manipülatif bir yanılsama olduğu açıktır. Kemalizm’in Kürdistan Politikaları: Tarihsel Bir Çerçeve Kemalist ideoloji, 20. yüzyıl başlarından itibaren Kürt kimliğini inkâr ve asimilasyon politikalarıyla bastırmaya çalışmıştır (McDowall, 2004). 1925 Şeyh Sait İsyanı’nın bastırılması, Dersim katliamları (Van Bruinessen, 1994) ve 1990’larda yaşanan köy yakmalar, Kürt halkına yönelik sistematik bir imha politikası olarak okunmalıdır (Human Rights Watch, 1995). Bu tarihsel bağlam, Öcalan’ın yakalanması ve İmralı’da tutsaklığıyla devam eden süreci anlamada kritik Apoizm’in Dönüşümü: Devrimden Püskevit Sürecine 1970’lerde Marksist-Leninist temelde yükselen Apoizm, Kürt halkını özgürlük mücadelesinde mobilize etti (White, 2015). Ancak Öcalan’ın tutsaklığı sonrası söylem, halkın iradesinden koparak devlete uyumun ön plana çıkarıldığı bir yapıya büründü. Bu dönüşüm, özgürlük ideallerinin devletin siyasi tahakkümüne tabi kılınması anlamına gelir. Spinoza’nın akla dayalı özgürlük anlayışıyla bu söylemin örtüştüğü iddiası, bağlam dışı ve yanıltıcıdır. Spinoza’nın Etika’sı, akılla özgürleşmenin felsefi manifestosudur. Kürdistan’ın özgürlük mücadelesi, bu manifestonun tarihsel bir yansımasıdır. Ancak Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki söylemi, bu mücadeleyi Kemalist devletin siyasi talepleriyle uzlaştırmaya çalışan ideolojik bir sapmadır. Spinoza’nın felsefesini, bu tür stratejik teslimiyet söylemlerinin meşrulaştırılmasında araçsallaştırmak, hem felsefeye hem de özgürlük mücadelesine ihanet eder. Halkın aklını ve iradesini bulandıran bu tür felsefi meşrulaştırma girişimlerine karşı uyanık olunmalıdır. Epilog: Felsefi Sis Operasyonuna Karşı Uyanıklık Spinoza’nın felsefesini Öcalan’ın İmralı söylemiyle meşrulaştırma çabası, yeni bir ideolojik sis perdesidir. Bu, halkın aklını bulandırmayı amaçlayan bir operasyondur. Ey Spinoza, ey Kürdistan! Bu tiyatro, ne senin akılcı özgürlük manifestona, ne de Kürt halkının onurlu direnişine sığar. Okuyucu, bu teslimiyet karnavalına karşı aklını ve vicdanını uyandır; Kürdistan’ın özgürlük çığlığına kulak ver, insan hakları ve adalet için sesini yükselt!
Jîndar Ax29,121 views • 1 year ago

KDP ihanetinin belgeleri! Pêşmerge güçleri 9 yıl önce Kobanî'de Daeş/İşid'e karşı savaşmak üzere İbrahim Halil sınır kapısından geçerken... Bu ihanet belgelerini PKK virüsüne maruz kalmış, akli melekelerini yitirmiş, kendi benliklerine yabancılaşmış, kemalistleşmiş, ermenîleşmiş ve Kürd kimliği haricindeki her öteki kimliğe hapsedilmişlere ithaf edelim. #kdpi̇hanetinibelgeledi
Jîndar Ax29,959 views • 2 years ago

🎂Happy birthday Öcalan! 2008'de psikolojik muayene amaçlı Amerikadan getirilen Prof. Vamik D. Volkan da benzer bir analiz yapmıştı. "Tempo dergisi, profesörün Abdullah Öcalan ın kişiliğindeki çocukluk döneminden kaynaklanan ve daha ziyade "silik baba" motifi ile ilintilendirdiği problemlerini psikanalitik açıdan ele alan, inceleyen, irdeleyen görüşlerini (bu haftaki sayısında) sayfalarına taşıdı. Prof. Vamık D.Volkan ın vardığı sonuçlar şöyle özetlenebilir: Öcalan, annesi ile babası arasındaki durumu kabul edemediği için sürekli huzursuz bir çocukluk, ergenlik ve daha sonra kozmopolit bir üniversite hayatı geçirmiş "... Apo, patolojik zaafları olan ve Kürd'lük kompleksi yaşayan zavallı bir hastadır. #turkozgurlukhareketi #twitterkurds #Çüküftepartisi #çüküftekoridoru
Jîndar Ax11,671 views • 1 year ago
No more content to load