
Ayşe Ateş
@ayseatesaa • 84,230 subscribers
Shorts
Videos
18:19
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Tolgahan Demirbaş: Efendim, bu kez özel bir ricam var. Teşkilatla alakalı değil. Telefon numarası atsam, kişi hakkında bilgi alabilir miyim? Doğum günü, kişisel yani. Sen anladın. (Bir kadınla alakalı) Komiser Mustafa Ensar Aykal: At Reis'im, bakalım. Sistemde çıkarsa ulaştırayım hemen. Nasıl bir güvenlik sorunu ile karşı karşıya olduğumuzu, can güvenliğimiz olmadığını anlamak için herkes bu yayını gözünü dahi kırpmadan izlemeli. Sadece Tolgahan Demirbaş'ın telefonundaki yazışmalara ilişkin bilirkişi raporunun incelendiği çok kıymetli bir yayın. *Kocasının telefonu kapalı olduğu için karısının bilgileri talep ediliyor. *Sayın Genel Başkan şu anda yanımda, diyor. Bir telefon numarası gönderiyor, karşılığında o kişinin önce teyit amaçlı fotoğrafı geliyor, ardından soy kütüğü dökülüyor. Yazmakla tükenmeyecek daha birçok yasa dışı eylem. Bir telefon numarası ile erişilebildikleri kişisel verilerimiz: Fotoğraflar, T.C. kimlik numaraları, pasaport numaraları, açık adresler, sabıka kayıtları, uçuş bilgileri, anlık konum bilgisi...
Ayşe Ateş902,691 görüntüleme • 1 yıl önce

* Mahkemede yalnızca bizimle dalga geçmediler. Aynı zamanda, "Devlet için adam öldürdüm." diyerek devletin namusuna da leke sürdüler. * Kızım Banuçiçek, hâlâ babasının döneceğine inanıyor. Sinan'ın kabrini ziyaretimizde "Anne, babamın sakalları uzamıştır, değil mi? Çıkarıp tıraş edelim." dedi. Elimiz bunu bize, çocuklarıma yaşatanların iki cihanda da yakasında olacak. Bu siyasi cinayette dahli olan herkes hem buradaki yargılamada hem de ilahî mahkemede hak ettiği cezayı alacak.
Ayşe Ateş685,737 görüntüleme • 1 yıl önce

Öyle bir noktaya geldiler ki bir vatan haini “Allah birdir!” dese “Ayşe Ateş, Allah birdir, diyor. Bakın bu vatan haini de, Allah birdir, diyor. Ayşe Ateş, bu vatan haininin yalanlarıyla dine saldırıyor.” şeklinde paylaşım yapacak kadar çaresizlik içindeler. Seviye o kadar alçaldı ki bir kadının iffetine dil uzatmakta artık sakınca görmüyorlar. Cesur gazetecilerden biri olan Timur Soykan, dosyada yer alan bulguları değerlendirerek kapsamlı bir analiz yapmış. İzlemeyenlerin kesinlikle izlemesini öneriyorum.
Ayşe Ateş582,399 görüntüleme • 1 yıl önce

1) Selma Abla'ya yapılan saldırının sözde azmettiricisi Servet Bozkurt'un İstanbul'dan Ankara'ya götürülürken yakalandığı Mercedes araç, istifa eden bir vekilin üzerine mi kayıtlı? Yakalandığı araçta kaç milyon dolar bulundu? Bunlar kamuoyunun cevap beklediği sorular. 2) Adliyede gerçekleşen saldırının mesajı sadece Sinan Ateş'in ailesine ve sevenlerine yönelik değildi, topluma yönelik bir mesajdı. Deniliyordu ki biz suç işleme özgürlüğüne sahip bir topluluğuz, canımızın istediğini aklımıza esen yerde yaparız; bize karışanın başına bu, hatta daha kötüsü gelir. Benzer bir cüreti Sinan'ın katledilişinde de görmüştük. 3) Mustafa Ensar Aykal ile Serdar Öktem'in telefon şifrelerinin açılmasına ilişkin Apple'a gönderilen belge ve bilgilerin yetersiz ve eksik çıkması korunanların önündeki setin hâlâ kalkmadığını gösteriyor. Yargının üzerindeki karanlık el, gölge etmeye devam ediyor. 4) Faturalarını ve aidatını dahi ödeyemediği imaj kayıtlarında apaçık görülen Tolgahan Demirbaş'ın bu siyasi cinayetin azmettiricisi olduğuna inanmamızı yahut bunun böyle olduğunu kabullenip sinmemizi bekleyen her kim varsa avucunu yalamaya mahkûmdur. 5) Soruşturması devam eden dosya, yargı aşamasına gelmeli ve gerçek azmettiricilerin yargılanmasına bir an önce başlanmalıdır. Bugün bu siyasi cinayetin gerekçesini ortaya koyamayan "gerekçeli karar"ın yerine gerçekleri bütün çıplaklığıyla ortaya koyacak olan yeni bir gerekçeli karar, o yargılamadan sonra muhakkak yazılacaktır. 5) Kimse rahat uyumasın, suçlular rahat etmesin. Devletimizin kendini devletten büyük gören bu cüretkâr suç örgütünü bir gün mutlaka çökerteceğinden şüphe duymuyorum. Geçmişteki muadilleri gibi onları bekleyen sondan kaçamayacaklar.🕦
Ayşe Ateş417,938 görüntüleme • 1 yıl önce

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, 4.22’de şöyle diyor: “En önemli mesele: Bizden itirafçı çıkmamıştır. Türk milliyetçilerinden, Ülkü Ocaklarından, MHP’den itirafçı çıkmamıştır. Hiç kimse, “Efendim, şuraya iftira atayım da beni serbest bırakın.” dememiştir. Adam gibi yapmış, adam gibi durmuştur.” Dün geceden beri birkaç kez izledim. Fakat ne anlatmak istediğini bir türlü anlamadım. Konuşulan konuyla ilgisini kuramadım. Öncelikle sizlerin bu konu hakkındaki düşüncelerini almak istiyorum. Ardından kendisine iletmek istediğim bazı konular, yöneltmek istediğim birkaç soru var: Hiç kimse MHP ve Ülkü Ocaklarını, sizin kurumsal kimliğinizi hedef almıyor, yargılamıyor. Bunu siz iddia ediyorsunuz. Bizim iddiamız kurumsal kimliğinizin arkasına saklanan suçlular olduğu yönünde. Evimde oturduğum, ağzımdan MHP ve Ülkü Ocaklarına dair tek bir kelimenin dahi çıkmadığı dönemde, bundan bir yıl önce, bu siyasi cinayet dosyasında “azmettirici” sıfatıyla yargılanan Tolgahan Demirbaş, yapılan SEGBİS sorgusunda, tutuklanmasına gerekçe olarak şunu gösteriyor: “Bu olay üzerinden MHP ve Ülkü Ocakları zan altında bırakılmak isteniyor. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’na zarar verilmek isteniyor.” Sorularım ise şöyle: 1-) Tolgahan Demirbaş kimdir ki onun suça karıştığı tespit edilip tutuklanması MHP ve Ülkü Ocaklarını zan altında bıraksın ve dolayısıyla Cumhur İttifakı’na zarar versin? Sizce neden kendini bu önemli pozisyonda görüyor? 2-) Önüne dosyayı alıp inceleyen gazeteciler TV ekranlarında her gün konuşuyor. Konuşulanların yalan ve iftira olduğunu söylüyor, “algı operasyonu” olduğundan bahsediyorsunuz. Şu ana kadar TV ekranlarında konuşan bu gazetecilerin yalan ve iftiraları hakkında suç duyurusunda bulundunuz mu?
Ayşe Ateş488,113 görüntüleme • 1 yıl önce

Yapılan paylaşımlar bütünüyle ele alındığında “Eğer bir daha…” ile başlayan ve “Seni Pensilvanya’ya gömeceğim” sözleri ile sonlanan ifadelerin arka planına ustaca gizlenmiş olan ölüm tehdidini görebilmek için dâhi olmaya gerek yok. Bugün, Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın “Unutulmamalı ki cezasız kalan her suç, faili daha da azgınlaştırır. Hesap sorulmayan her cürüm, yeni zulümlere davetiye çıkarır.” sözlerinin gerçek hayattaki karşılığını yaşıyor ve gözlemliyoruz. İkinci “Kırmızı Pazartesi” teşebbüsüne şahit oluyoruz. Bu canilerden, merhametsizlerden korkuyorum. Ancak devletimiz beni korumaya devam ettiği, aziz milletimiz benden el çekmediği sürece bu adalet arayışını, bu amansız mücadeleyi memleketimizin adaletsizliğe, zulme, haksızlığa uğramış bütün kadınları adına son ana dek sürdüreceğimden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ya adalet yerini bulacak ya kıyamet kopacak!
Ayşe Ateş464,449 görüntüleme • 2 yıl önce

Nasıl ki eşim Sinan Ateş'i Külliye'nin hemen dibinde, Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan'ın silah seslerini duyabileceği mesafede gözlerini bile kırpmadan katlederek şahsına meydan okudularsa bugün de Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bizi kabulünde verdiği fotoğrafın üzerinden bir hafta bile geçmeden bana karşı iftira ve ölüm içeren tehditler savurarak yine şahsına meydan okuyorlar. Öyle bir güce sahipler ki -hiç korkmadan- devlete, millete, hükûmete, emniyete, adalete meydan okuyabiliyorlar.
Ayşe Ateş436,545 görüntüleme • 2 yıl önce

Sinan'a görev süresi boyunca verilen talimatlar doğrultusunda şiddete maruz kalan gazetecilerden biri olan Sayın Orhan Uğuroğlu Orhan Uğuroğlu ile yaptığımız söyleşi pazartesi günü Algola Medya ekranlarında olacak. Sizlerin huzurunda Sinan adına kendisinden bir kez daha özür diliyor, helallik istiyorum. Umarım, bir daha bu ülkede hiçbir gazeteci şiddete maruz kalmaz. Çünkü bu süreçte, namuslu, cesur vatandaşların, gazetecilerin, hukukçuların, akademisyenlerin ve siyasetçilerin ifade özgürlüğü olmazsa bu karanlığın adalet nehrinin yoluna taş döşeyeceğinden, kuruttuğu topraklarda suç işleme özgürlüğüne kavuşacağından emin oldum. ALGOLA MEDYA
Ayşe Ateş310,143 görüntüleme • 1 yıl önce

Vatanseverlikten, Ülkücülük'ten, milliyetçilikten bahsediyorsak Ahmet Yiğit Yıldırım, Müsavat Dervişoğlu'nun kesip attığı tırnak olamaz. Bunlar Ahmet'in özgür iradesiyle dile getirdiği sözler değil. Üstlerinden emir almadan hiçbir şey yapamaz. Tıpkı Tolgahan Demirbaş ve Emre Yüksel'in de üstlerinden habersiz bir siyasi cinayete karışamayacağı gibi. Semih Yalçın "Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş" demiş. Eskiden "malum cinayet" diyordu. Bu onlar adına olumlu bir gelişme. İlerleyen dönemde Ülkü Ocakları ve MHP'de Sinan Ateş'in anıldığı, aziz hatırası için dualar edildiği günleri de göreceğiz. Bugün Sinan'ın katledilmesi olayında savunulan her kim varsa yarın hain ilan edilecek. Bugün onları savunanlar dönüp yüzlerine tükürecek, lanetleyecek. Sabırlıyım, bugüne kadar bekledim. Bundan sonraki süreçte de mücadelemden taviz vermeden adaletin ve hakkın yerini bulacağı günü sabırla beklemesini bilirim.
Ayşe Ateş179,258 görüntüleme • 1 yıl önce

Türk milletinin atası ve en büyük Türk olan Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin fikri hür, aklı hür, vicdanı hür evlatlarına sesleniyorum: Beni ve evlatlarımı yalnız bırakmayın. Çünkü bu davanın savcısı sizsiniz. Bu dava böyle çözülecek. Ben buna inanıyorum. Lütfen bizi yalnız bırakmayın.
Ayşe Ateş235,687 görüntüleme • 2 yıl önce

EKMEĞİMİ YİYENLER OĞLUMA TUZAK KURDU “Sayın Cumhurbaşkanı’mıza seslenmek istiyorum: Benim sesimi duysun. O da bir baba, bir oğul, bir eş. Fırat’taki kuzunun değil, Ankara’nın göbeğinde katledilen aslanın katillerini bulsun, ne olur. Ana olarak, ona yalvarıyorum. Beni kabul etsin, ben görüşeyim onunla. Ben derdimi ona anlatayım. O, devletin babası. Ben derdimi kime anlatayım. Ben derdimi ona anlatayım. Yoksa benim yavrumun davasını kapatacaklar.” “Benim oğlumun ölüm emrini veren, bu gözüme baksın. Bu gözümden akan yaş, onun ciğerine ateş olsun, kor olsun.” “İzzet Ulvi Yönter bizimle hesaplaşacakmış, helalleşmeyecekmiş. Ben zaten öldüm. Ölüyle neyi hesaplaşacak? Ben hakkımı helal edeyim de o hakkını helal etmesin. Onun bende ne hakkı varmış? Ben korkmuyorum ki. Ben oğlumla konuştum. Canlı şahidi benim. Benim bir ayağım çukurda. Belki yarına çıkmayacağım. Belki bu mahkemenin sonunu görmem. Ben kimse için yalan da söyleyemem. Allah’a şükür, söylemedim de. Evlatlarımı da öyle yetiştirmedim. Gelsin, benimle hesaplaşsın. Ben büyüttüm o evladı.”
Ayşe Ateş218,626 görüntüleme • 1 yıl önce

Gerçekten tarihî bir konuşma olmuş. Sayın Av. Salim Şen'e teşekkür ederim. Bir hukukçu gözü ile çok iyi değerlendirmiş. "Savcı kaçamamış, bu kişileri sokmuş dosyaya. Kim bunlar, pazarcı esnafı mı?" "Bütün bilgi, bulgu ve belgeler mahkeme dosyasında zaten var."
Ayşe Ateş200,706 görüntüleme • 1 yıl önce

Sinan Ateş, torbacılara katlettirildi. Katlettirenler tek tek yargı önüne gelecek ve Türkiye, bir suç örgütünün daha çöküşüne tanıklık edecek. Er ya da geç, bugün değilse yarın. Hem siyasi ayakla hem de kiralık katillerle bağı olan tek kişi durumundaki Serdar Öktem’i kurtarmak için, 6 Şubat’ta görülecek olan duruşmada ellerinden geleni yapacaklarını biliyoruz. Lütfen sessiz kalmayın. Meydanı boş bulmalarına müsaade etmeyin.
Ayşe Ateş141,291 görüntüleme • 1 yıl önce

Sinan’ın 3 Mayıs Türkçülük Günü’nde kaleme aldığı ve daha sonra bestelenen şiiri: Kaşgar'dan Üsküp'e açılan kucak Benim yüreğimdir, benim yüreğim Tanrı Dağlarında yanan o ocak Benim yüreğimdir, benim yüreğim Bir atın üstünde Çinli oklayan Bakü'yü, Bişkek'i, Oş'u yoklayan İçinde bir millet aşkı saklayan Benim yüreğimdir, benim yüreğim Balkanlarda gurup, Urumçi'de tan Kâh İstanbul'da kâh Kırım'da atan Turan dedikleri o büyük vatan Benim yüreğimdir, benim yüreğim
Ayşe Ateş102,480 görüntüleme • 1 yıl önce

Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ'a kıymetli değerlendirmeleri için teşekkür ederim.
Ayşe Ateş113,941 görüntüleme • 1 yıl önce

Onlar adalet cennetinde hizmetkâr olmak yerine adaletsizlik cehenneminde hükümdar olmayı seçiyorlar. Varsın seçsinler. Cehennemin dibine de saklansalar çekip çıkaracağım, bulup getireceğim. Adalete hesap verecekler, bundan kaçamayacaklar. Sinan'la birlikte beni de öldürmediklerine pişman olacaklar!
Ayşe Ateş75,312 görüntüleme • 2 yıl önce

Tutuklu Tolgahan Demirbaş’ın geçtiğimiz günlerde “Ben bu cinayeti nerede, ne zaman, kiminle planlamışım?” çıkışı onu bu suça itenlere verdiği bir gözdağı. Çözülmeler uzak değil. Ahmet Yiğit Yıldırım’dan izin almadan düğüne gidemediği imaj kayıtlarında görülen Tolgahan Demirbaş’ın gerçek azmettirici olmadığını, yalnızca bir maşa olduğunu bütün kamuoyu biliyor. Biz katilimizi tanıyoruz, katillerimizin gözlerinin içine bakıyoruz. Hiçbir şey gizli saklı değil. Bu siyasi cinayete karışan her kim varsa bedelini ödeyecek. Hiçbirine rahat yok, huzur yok.
Ayşe Ateş54,644 görüntüleme • 1 yıl önce
Daha fazla içerik yok.