Başkan Öztürk Yılmaz's banner
Başkan Öztürk Yılmaz's profile picture

Başkan Öztürk Yılmaz

@BaskanOzturkYP85,461 subscribers

Devrim için mücadele!

Shorts

Vefalıydı... 1919'da Samsun'dan Erzurum'a giderken Amasya'da vaiz Kâmil Efendi karşılamıştı O'nu. Vatansever Kâmil Efendi, Milli mücadeleye destek olmuş, halkı Mustafa Kemâl Paşa'nın etrafında toplamıştı. Evet vefalıydı Atatürk, çünkü bu olayı unutmamış, 1930'da Amasya'ya gelir gelmez, Kâmil Efendi'yi arattırıp, bulmuş, kendisine iltifâtlarda bulunmuştu. 100 yıl sonra yok efendim 'hocaları, alimleri astı' diyenler izlesin. Oysa, hoca vardı; vatanseverdi Atatürk'ün dostu idi, hoca vardı, hain idi, istiklâl mahkemelerinin kararıyla idam edildi.

Vefalıydı... 1919'da Samsun'dan Erzurum'a giderken Amasya'da vaiz Kâmil Efendi karşılamıştı O'nu. Vatansever Kâmil Efendi, Milli mücadeleye destek olmuş, halkı Mustafa Kemâl Paşa'nın etrafında toplamıştı. Evet vefalıydı Atatürk, çünkü bu olayı unutmamış, 1930'da Amasya'ya gelir gelmez, Kâmil Efendi'yi arattırıp, bulmuş, kendisine iltifâtlarda bulunmuştu. 100 yıl sonra yok efendim 'hocaları, alimleri astı' diyenler izlesin. Oysa, hoca vardı; vatanseverdi Atatürk'ün dostu idi, hoca vardı, hain idi, istiklâl mahkemelerinin kararıyla idam edildi.

166,944 просмотров

Migros'un yanına bakkal açan esnaf gibi olmuşlar. Nasi zoraan gidiyir mi? Taksi plakasına kaç defa red verdiğini unuttuk mu sanıyorsun.. #SonDakika Gizli

Migros'un yanına bakkal açan esnaf gibi olmuşlar. Nasi zoraan gidiyir mi? Taksi plakasına kaç defa red verdiğini unuttuk mu sanıyorsun.. #SonDakika Gizli

82,453 просмотров

Satıcı onun bu hareketi karşısında büyük bir kahkaha atmak istese de üzgünmüş gibi davranmaya devam etti. Lakin kadının bu cümlesi nasıl olduysa ülkede yayıldı ve kimse o hafta yumurta almadı. Ertesi gün yumurta toptancıları hem zam yapmaya devam etti hem de fiyatlar biraz daha artsın diyerek ürünlerin çoğunu soğuk hava depolarında stokladılar. Takip eden günlerde durum değişmemişti, fiyatlar artıyor ama tüm Arjantin halkı sanki aralarında anlaşmışlar gibi yumurta almamakta ısrar ediyordu. İkinci hafta toptancılar homurdanmaya başlasa da "Nasıl olsa bu zamlara alışacaklar ve mecburen yumurtaları gelip alacaklar!" dedi. Üçüncü hafta ülkede yumurta parakendicileri iş yapamadığı için yavaş yavaş kepenk kapatmaya başladı ve bunu toptancılar takip etti. Derken ülkede iflas etmeyen toptancı neredeyse kalmamıştı. Çiftlik sahipleri paralarını alamadıkları için onlar da hızla konkordato ilan etmeye başladı. Artık hepsi pişman olmuş ve aralarında bu durumu nasıl düzelteceklerini konuşmaya başlamışlardı. En iyisi bir televizyon kanalına çıkıp Arjantin halkından özür dilemek dediler ama sonuç değişmemişti. Ülkede ne grev ne de isyan vardı ama halk öylesine kenetlenmişti ki kimse bu özrü kabul etmedi ve yumurta almamaya devam etti. Beşinci Hafta toptancılar şu kararı aldı: "Hatamızı farkettik ve özrümüzü kabul etmeniz için de yumurtaları zamdan önceki fiyatın da yarısına indirme kararı aldık. Bizleri affetmelisiniz çünkü tavuklar ölmek üzere!" Bu bir gerçek hayat hikayesidir. Bu günlerde şekerin ve yağın fiyatı ne zaman yükselse aklıma hep Arjantin halkı geliyor. Acaba orada tavuklar hala yaşıyor mu? "Yeterki Anadolu bu zamdan etkilenmesin" demenin zamanı gelmedi mi? Tepkimizi koyalım. (Lütfen Paylaşın.) #Zam #FahişFiyat #Enflasyon #Stokçu #Karaborsacı #Yumurta #Şeker #Yağ Link:

Satıcı onun bu hareketi karşısında büyük bir kahkaha atmak istese de üzgünmüş gibi davranmaya devam etti. Lakin kadının bu cümlesi nasıl olduysa ülkede yayıldı ve kimse o hafta yumurta almadı. Ertesi gün yumurta toptancıları hem zam yapmaya devam etti hem de fiyatlar biraz daha artsın diyerek ürünlerin çoğunu soğuk hava depolarında stokladılar. Takip eden günlerde durum değişmemişti, fiyatlar artıyor ama tüm Arjantin halkı sanki aralarında anlaşmışlar gibi yumurta almamakta ısrar ediyordu. İkinci hafta toptancılar homurdanmaya başlasa da "Nasıl olsa bu zamlara alışacaklar ve mecburen yumurtaları gelip alacaklar!" dedi. Üçüncü hafta ülkede yumurta parakendicileri iş yapamadığı için yavaş yavaş kepenk kapatmaya başladı ve bunu toptancılar takip etti. Derken ülkede iflas etmeyen toptancı neredeyse kalmamıştı. Çiftlik sahipleri paralarını alamadıkları için onlar da hızla konkordato ilan etmeye başladı. Artık hepsi pişman olmuş ve aralarında bu durumu nasıl düzelteceklerini konuşmaya başlamışlardı. En iyisi bir televizyon kanalına çıkıp Arjantin halkından özür dilemek dediler ama sonuç değişmemişti. Ülkede ne grev ne de isyan vardı ama halk öylesine kenetlenmişti ki kimse bu özrü kabul etmedi ve yumurta almamaya devam etti. Beşinci Hafta toptancılar şu kararı aldı: "Hatamızı farkettik ve özrümüzü kabul etmeniz için de yumurtaları zamdan önceki fiyatın da yarısına indirme kararı aldık. Bizleri affetmelisiniz çünkü tavuklar ölmek üzere!" Bu bir gerçek hayat hikayesidir. Bu günlerde şekerin ve yağın fiyatı ne zaman yükselse aklıma hep Arjantin halkı geliyor. Acaba orada tavuklar hala yaşıyor mu? "Yeterki Anadolu bu zamdan etkilenmesin" demenin zamanı gelmedi mi? Tepkimizi koyalım. (Lütfen Paylaşın.) #Zam #FahişFiyat #Enflasyon #Stokçu #Karaborsacı #Yumurta #Şeker #Yağ Link:

79,229 просмотров

Öztürk Yılmaz Rezalet! 5 saati geçmiş yolda millet! Binlerce araç! Kadın, çocuk, hasta, aç, tuvalet ihtiyacı…. Öztürk Başkan geçmiş olsun!

Öztürk Yılmaz Rezalet! 5 saati geçmiş yolda millet! Binlerce araç! Kadın, çocuk, hasta, aç, tuvalet ihtiyacı…. Öztürk Başkan geçmiş olsun!

27,745 просмотров

Videos

BaskanOzturkYP's profile picture

Arap bir gazetecinin sözleri: "Siz Osmanlının 400 yıl bizi yönettiğini söylüyorsunuz, ama biz sizi çocuklarınıza verdiğiniz isimlerden, cenazenizi nasıl defnedeceğinize, düğünlerinize ve selamlaşmanıza kadar 1400 yıllık masallarımızla yönetiyoruz zaten" Arap alfabesini kutsal alfabe, Arapçayı Allah kelamı, sahabe isimlerini kutsal adlar, Arap milletini "kavmi necip" görenler sizlersiniz. *Günde beş kere minarelerden ezan okunur Arapça... *Nereye baksan minare, cami. *İki kelimeden biri Arapça... Konuştuğun dilde 7 bine yakın kelime Arapça... Arapça kelime kullanmadan 10 tane cümle kuramazsın. Arapça kökenli isim oranı yüzde 60, Türkçe kökenli isim oranı sadece yüzde 19. Selam verir Arapça, selam alır Arapça. Selamünaleyküm, aleyküm selaaam Arapça... Tanrıya ibadet eder Arapça. Bütün ömür çalışır emekli olur, ömründe bir kere yurtdışına çıkma imkanı vardır onda da gider Arapların dedelerinden kalma, Beytullah'ı ziyaret eder. Arabın içtiği suyu kutsal diye bidon bidon doldurur getirir, törenle içirir konuklarına... Orucunu hurmayla açar. Neden armutla açmaz misalen? İşe başlar Bismillah... İşini bitirir çok şükür... Vukuunu dilediği işler, olur inşallah ... Beğenir maşallah ... İstemediği durum varsa maazallah... Tanrı dersin kızar, ille de Allah diyeceksin der, Arapça olacak illaki ... Çocuğu doğar, kulağına ezan okur, Arapça... Pipisini keser sünnet, yemeği sıyırır sünnet, yerde yemek yer sünnet, başına sarık sarar sünnet.. Ölür cenaze namazı kılınır Arapça... Mezar taşına yazılır hüvelbaki, o da Arapça... Sonra da der ki: Biz Araplaşmadık, Müslüman olduk.. Fesuphanallah.. Müslüman olmak demek Araplaşmaktır. İtiraz eden önce adının bir Arap adı mı, Türk adı mı olduğuna baksın... Bir Türk Arabistan'da 20 yılda Araplaşır, dilini unutur.. Arabı getirinTürkiye'ye 500 yıl geçse de Türkleşmez ama Türk'ü Araplaştırır..

Başkan Öztürk Yılmaz

1,039,095 просмотров • 2 лет назад

BaskanOzturkYP's profile picture

Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinin en gurur duyulan generallerinden, vatanını seven herkes tarafından efsane olarak anılan komutan Osman Pamukoğlu'nun askeri sosyal tesislere girmesi yasaklanmıştı! Hulusi efendi tarafından yönetilen genelkurmay, aklınca, Osman Pamukoğlu'nu cezalandırmıştı. Osman Pamukoğlu'nu kendileri gibi zannettikleri için “askeri sosyal tesislere sokmayalım, aklı başına gelsin” diye düşünmüşlerdi. Gülümsedi Osman Pamukoğlu. Her zamanki gibi gülümsedi. Gitti. Şimdi sıkı durun… Osman Pamukoğlu 14 sene önce emekli oldu.14 senedir bir defa bile, tekrar yazıyorum, bir defa bile, herhangi bir askeri sosyal tesise adım atmadı. Askeri sosyal tesislere girişi yasaklanan, güya cezalandırılan Osman Pamukoğlu, zaten, 14 senedir bir defa olsun herhangi bir askeri sosyal tesise gitmedi, bir saniye bile oturmadı, bir çay bile içmedi. Şimdi daha sıkı durun… Osman Pamukoğlu henüz 11 yaşındayken askeri okula yazıldı, teğmenliğinden itibaren 35 sene subay üniforması taşıdı. Bu 35 sene boyunca, bir defa bile, tekrar yazıyorum, bir defa bile herhangi bir askeri sosyal tesise, askeri tatil kampına filan, adım atmadı. Hulusi efendi emir versin, açıp kayıtları incelesinler… 35 sene muvazzaf subaylık. 14 sene emeklilik. Osman Pamukoğlu ömrü boyunca, bir defa olsun herhangi bir askeri sosyal tesise gitmedi, herhangi bir askeri tatil kampına adım atmadı, bir saniye bile girmedi, bir kahve bile içmedi. Böyle bir prensibi var çünkü. Askerliğin askerlik tarafıyla ilgileniyor. Sosyal tesis tarafı, ömrü boyunca umurunda bile olmadı. Tekrar yazıyorum. 35 sene muvazzaf subaylık.14 sene emeklilik. Bir defa olsun gitmedi kardeşim. Ve, bu onurlu prensipten haberi bile olmayan zavallı tipler…Sosyal tesisleri yasaklayarak Osman Pamukoğlu'nu cezalandırdığını zannediyorlar! Suriye sınırını, Irak sınırını, Ege'deki adalarımızı koruyacaklarına…Osman Pamukoğlu girmesin diye sosyal tesis sınırını koruyorlar! (Kitap fuarlarından bizzat şahidim. İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Bursa, Kayseri, en uzun kuyruklardan biri daima Osman Pamukoğlu'nun imza standında olur, özellikle gençler komutandan imzalı kitap alabilmek için saatlerce kuyruk bekler, konferanslarında iğne atsan yere düşmez, hınca hınç kalabalık olur. Ve bizzat şahidim… Osman Pamukoğlu kitap fuarları için gittiği bu şehirlerde asla ve asla orduevinde kalmaz, parasıyla otelde kalır.) Hulusi efendi…Efsane öyle kolay olmuyor. Böyle oluyor. Bariyerle olmuyor. Kariyerle oluyor. Yılmaz ÖZDİL

Başkan Öztürk Yılmaz

585,597 просмотров • 2 лет назад

BaskanOzturkYP's profile picture

İSRAİL BAŞBAKANI: "UYUYAN ÜMMETTİR MÜSLÜMANLAR" PARASINI VERİP ALDIĞI KOLAYI DÖKÜP, İSRAİL'E KARŞI FİLİSTİN'İ SAVUNMAK.. Mescid-i Aksa'ya yönelik ilk büyük saldırı ve dönemin İsrail başbakanının tarihe geçen sözleri 14 Mayıs 1948'de bağımsızlığını ilan İsrail, bölgedeki varlığını güçlendirdikten sonra 5 Haziran 1967’de Mısır ve Suriye'ye savaş açtı. 6 Gün Savaşları olarak bilinen bu savaşta Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü alan Yahudiler, yüzyıllardır hayalini kurdukları Mescid-i Aksa'ya artık somut olarak dokunabilecek konuma geldi. Mescid-i Aksa'ya yönelik ilk büyük saldırı 6 gün savaşlarından hemen 2 yıl sonra 21 Ağustos 1969 yılında yapıldı. Denis Ruhan isimli Yahudi tarafından kundaklanan Mescid-i Aksa'nın büyük bir bölümü tahribata uğradı. Yangında yüzlerce yıllık birçok tarihi eser ve fethin nişanesi olarak Salahaddîn Eyyubi tarafından Kıble Mescidine konulan, sembolik değeri oldukça yüksek olan ahşap minber tamamen yandı. Dönemin İsrail başbakanı Golda Meir ise olaydan hemen sonra tarihi geçecek şu sözleri söyledi: "O gece sabaha kadar korkudan uyuyamadım. Zannettim ki, Müslümanlar dört taraftan İsrail'e girecekler. Ama korkulan olmadı. O zaman idrak ettim ki: Biz dilediğimizi yapabiliriz, zira Müslüman ümmeti uyuyan bir ümmettir.” UYANMAK ÇOK DUA, ÇOK İBADET, KADINLARI ZORLA KAPAMAK İLE OLMAZ, BİLİM, SANAYİ, TEKNOLOJİ, VE SANATTA YÜKSELMEK İLE OLUR!

Başkan Öztürk Yılmaz

509,662 просмотров • 2 лет назад

BaskanOzturkYP's profile picture

OKUMAYAN TOPLUM SADECE MASAL DİNLER VE MASALI YAŞAR... LÜTFEN OKUYUNUZ.. Siz Anadolu'ya geldiğinizde, biz buradaydık diyenlerin tarih tezi çöktü! Herodot tarihi der ki; M.Ö.625 yılında Zile yakınlarında Pers ordusu bir hile ile Saka/iskit ordusunu (Alper Tunga'yı) yenene kadar tüm Anadolu'ya Saka'lar hakimdi. Saka'lar MÖ. 5. Yy.da Altından elbise yaparken, o tarihte ne Rus vardı, ne Alman ne de Fransız vardı. Biraz daha geriye gidelim... Sümerlere (yani orta asyalı Kengerler) Turukku'ya, "Türk" Turku krallığına gidelim... Bizi bu da kesmez bilirim... Çünkü Anadolu medeniyetini kuranların eski Yunan Medeniyeti olduğu tezi bize yıllardır yutturulmustu ya.... biraz öfkeliyiz bu tarihi yalanlara karşı! İşte şimdilerde Dünya çapında Arkeoloji Profösörleri topraktan çıkardıkları kemiklerin Dna'larıyla o yöredeki köylülerin DNA'larını karşılaşınca şok geçiriyorlar.. Çünkü Dna'ları yüzde 97 uyumlu. Örneğin; antik Burdur-Isparta tarihi Aglasun kazılarınından... Burdur ve Isparta'da ki SAGALASSOS uygarlığı da Ön-Türk uygarlığı çıktı.(Belçika LEUVEN Katolik üniversitesi'nden Prof.Dr. Matc WAELKENS, Ağlasun kasabasında yaptığı kazılar esnasında ortaya çıkan kemiklerin DNA’sını köylülerle karsılaştırınca şok oldu. Toprak altından çıkan 6-8 bin yıl öncesinin kemikleriyle çalıştırdığı işçi-köylülerin dna'sı yüzde 97 aynı çıktı) yani onlar da Ön-Türklerin bir kolu olan SAGALASSOS çıktı. Frigyasi da boyle Yazılıtaşı da böyle, Urartusu da böyle Hititi de böyle... Eskiden Batılı Arkeolog'lar buluntuları çalıp çırpıp ülkelerine kaçırıp, Anadolu tarihini uyduruk Helen diye bize kakalasalar da bizimkiler de aksini ispat etmeyi başarıyor hele şükür... Buna bir örnek de Assos; Assos"u kuranlar da Ön-Türklerin bir kolu Lelegler ve Pelasglar çıktı.... Ey Atatürk sen ne büyuk adam çıkıyorsun her geçen gün böyle... Teee Alacahöyük kazılarını yaptırdığında bunları söylemiştin, sana inanmayanlar utansın! Kemalist tarih tezi diye küçümseyip kenara atılan "Türk Tarih Tezinin Ana Hatları" kitabını okullardan kaldırtanlar utansın!... Anadolu uygarlığını eski Yunan'ın kurduğu tezi bize yutturuldu demiştik! Oysa Helenlerin bile 3/4'ü Ön-Türk çıktı. Ön-Türk Pelasglar ile Kuzey Batı Avrupa topluluğu olan Dorların karışımından oluşmuş Helenler. Daha sonra da bu karışıma diğer Ön-Türk halkları Traklar ve Mekadonlar eklenmişti. Sırada ne var? Tabi ki Göbeklitepe Ön-Türk uygarlığıyla, Turukku krallığı ve yine Urumiye deki Urmu teorisini de ögreteceğiz halkımıza... S.N Kramer ile Prof. Dr. Osman Turan hoca, Sümerce'deki 950 kelimenin kökeni Türkçedir dedi veeee batıda ki diyaspora tarihçileri sus pus oldular.... Ahh bu kelimeler Türkçe değilde, örnegin; Yunanca yada Ermenice çıksaydıııı.... O zaman dünyayı ayağa kaldırırlardı... Anladınız sebebini de değil mi?... Sonuç: Bugün Hun/Macarlardan, Almanlara, İtalyanlardan (Etrüksler=Ön-Türklerin bir kolu), İspanyol'a, hatta İngiliz ve İskoçlara kadar neredeyse tüm batı tarihini Sakalara/İskitlere bağlama telaşında.... Hemen hepsi köklerini Azerbaycan'ın Gobulistanına, Albania'sına, Gabanasına ve daha kuzeyine bağlamaya başladı... Çünkü biraz geri gidince tarihleri kökleri olmadığını öğrendiler. Antik Yunan tanrılarının bile Mısırdan çalıntı olduğunu öğrendiler. (bunu ilk kez Herodot da demişti ama her ne hikmetse unutmuşlardı...) Batı artık "Kara Atena" yı yazdı... tarihi ile yüzleşip köklerini Türklere bağlıyor.... Bu aslında iyi bir şeydir, ticari açıdan da tarihi bir firsat olabilir. İş bilenin demiş atalarımiz... Artık Turklüğümüzle Atatürk gibi gurur duyabileceğiz, tabi Atalar kültüne inanan bizim gibi köklü hissiyati olanlar duyacak... Bahtiyar Aydın 26 Ağustos 2018 - İstanbul

Başkan Öztürk Yılmaz

310,898 просмотров • 2 лет назад

BaskanOzturkYP's profile picture

TÜRK TÖRESİ'NDEN 33 BUYRUK 1- Tengri (yaratan) Tektir. 2- Her kim ki Tengri'den kut almak dilerse, başkasına yakarmasın. 3- Bir il, bir Kağan, bir Tengri! 4- Bir kına iki kılıç girmez. Bir hatun iki er alamaz ve bir budunda iki töre olmaz. Töre tektir. Töre kesin ve keskindir. Kim ki töreye uya kutlanır-Kim ki töreye kıya katlanır. 5- Kimse töreden üstün değildir. Dirlik ve birlik için töre budur. 6- Bir çoban sürüsünden, bir er ailesinden, bir Kağan budunundan sorulur. 7- Her er eşine, atına, pusatına sahip çıkacak. 8- Ana babaya ve ataya tazim durulacak. 9- Hısmına sarılacak, komşusunu gözetecek. 10- Er kişi yalan söylemeyecek. 11- Mal çalan, mülk çalan misliyle ödeyecek, Hesabı ya malıyla ya canıyla sorulacak. 12- Kim ki bir ırza musallat olursa, canından olacak. 13- Her kim olursa olsun haksız, aldatıcı iş tutarsa hesabı hemen sorulacak. 14- Cenkten beri duran ya da kaçan tamuya(cehennem) uçacak. 15- Aman dileyene kılıç üşürülmeyecek, sığınana arka dönülmeyecek. 16- Baş kaldıranın başı alınacak, hak isteyenin hakkı verilecek. 17- Kimse kimseye üstünlük taslamayacak. Ne ak etin karadan, ne karanın kızıldan, ne kızılın sarıdan farkı olmayacak. 18- Kin ve gururdan uzak olunacak. 19- Mazluma merhamet, zalime azap duyulacak. 20- Zayıfa, yaralıya, çocuğa ve kadına el kaldırılmayacak. 21- Kızı isteyen kağan da olsa, bey de olsa kız istediğine verilecek. 22- Gereksiz yere ağaç kesmeyeceksin, suyu kirletmeyeceksin. 23- Bilmeyip de bildim demeyeceksin, bilene danışacaksın. 24- Bugünün işini yarına bırakmayacaksın. 25- Kusur görmeyecek, kusur aramayacaksın. 26- Güçlüyken affet, zayıfken sabret. 27- Yazgına asi olma. 28- Yaptığın iyiliği unut, yapılan iyiliği unutma. 29- Herkes adaletle iş görecek. 30- Her ne edersen et, yargılanacağını her daim akılda tut. 31- Milletine yaban kalma. İpeğin iyisine, sözün güzeline kanma, onlara boyanma. 32- Kağan odur ki adaleti üstün tutsun, töreyi yaşatsın. Töre yok olursa il yok olur. il olmazsa budun kul olur. 33- Ey Türk Oğuz beyleri, ey milletim işitin!!! "Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir" Titre ve kendine dön!!!

Başkan Öztürk Yılmaz

311,493 просмотров • 2 лет назад

BaskanOzturkYP's profile picture

Osmanlı Türkleri ve Türklüğü kanser etmiş! Bir millete kendi yöneticileri tarafından ancak bu kadar kötülük edilebilir! ⤵️ Sosyolog Niyazi Berkes anılarında çok çarpıcı bir anekdota yer verir; Meşrutiyet döneminde üç Osmanlı aydını araştırma yapmak için Paris'e Bibliyoteque National Kütüphanesine gider. Fransız kütüphane görevlisi girişte doldurmaları için evrak verir. Evrakta nasyonalite (milliyeti) kısmı vardır. Bizim aydınlar bu bilgiyi Müslüman olarak doldururlar. Görevli evrakları inceleyince bu sizin dininiz, milliyetinizi yazacaksınız der ve yeniden doldurmaları için bizim aydınlara boş evraklar verir. Bizimkiler kafa kafaya verip ne yazacaklarını tartışır ve bu sefer üçü birden milliyet kısmına Ottoman (Osmanlı) yazar. Fransız memur bu sefer de bizim sözde aydınlarımıza o sizi yöneten ailenin soyadı der. O sizi yöneten Hanedan, milliyetiniz değil, o siz değilsiniz diye ekler. Ben size yardımcı olayım diyerek nereden geldiklerini sorar. Bizimkiler İstanbul'dan geldiklerini söyleyince Fransız memur gülerek ya söylesenize der, eliyle kütüphanede ki bir grubu göstererek bakın der, şurada İstanbul'dan gelen Ermeniler var. Farklı bir grubu göstererek bakın şurada da Rumlar var der ve sorar siz Rum musunuz yoksa Ermeni misiniz? Bizimkiler hafif bozularak yok biz Türk'üz! Fransız, e tamam işte der, siz onu yazın!! Vaka o ki 20. yy başında Meşrutiyet ile Osmanlı topraklarındaki Balkan milletleri, Anadolu'da ki Ermenisi Rumu milli kimlik davası güderken Türk Türklüğünden bihaber, o derece ki Osmanlının aydın kesimi bile kendisini Türk olarak tanıtmaktan aciz, ya Müslümanım ya da Osmanlıyım diyor. Türk tabiri ise öteden beri Avrupalının hem coğrafyamız hem de Anadolu insanı için kullandığı aslında sahipsiz bir tanım. Ta ki Ziya Gökalp kuşağı aydınlarımıza ve tabii ki Atamız Anadolu insanına Türklüğünü benimsetinceye kadar.

Başkan Öztürk Yılmaz

249,550 просмотров • 2 лет назад