
Bihter🍷
@BihterLuna • 2,301 subscribers
Hecate 🌛🌕🌜 Alya Albora 🐦🔥 OzSin 🔥
Shorts
Videos

Ben #OzSin'den vazgeçmem... Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın be 🍷
Bihter🍷14,612 görüntüleme • 14 gün önce

“Olmaz,” dedim. Kader başını eğip fısıldadı: “Ben yazdıysam, sen sadece yaşarsın.” #OzSin 🍷
Bihter🍷10,970 görüntüleme • 13 gün önce

Kâhinkuşunuz geldi 💅🏻 Mayıslar bizimdir demiştim 🫦 Neredeyse her gün moment geliyor. Kemerlerinizi bağlayın; Haziran ayı da OzSin’sel anlamda güzel bir ay olacak. Momentlar alacağız ancak bu kez bizi daha çok sürprizli ve güzel haberler bekliyor. Sakin ve seksi kalın xoxo 🍷
Bihter🍷12,730 görüntüleme • 20 gün önce

Deniz, Boran’ın yanına gitmeden önce bir an için durur… Gözleri Cihan’a kayar. O bakışta çekingenlik, korku ve güven aynı anda vardır. Cihan, sadece yumuşacık bir tebessümle başını sallar. “Git oğlum, korkma…” demese de, o gülümseme Deniz’in tüm cesaretini toplamasına yeter. Minik adımlarıyla Boran’ın yanına yürür ve sarılır ona. Boran’ın sarılışı ise hem aç hem suçlu… ayların özlemini tek bir nefese sığdırmaya çalışır gibi. Deniz, “Ben de seni özledim. Ama ilk gördüğümde korktum. Annem ve babam her şeyi anlattılar… Öyle değil mi baba?” diyerek arkasındaki adama —babasına— bakar. Ve o anda görünmeyen bir gerçek daha belirir: Deniz’in kalbi Cihan’a çoktan bağlanmıştır. Bir yıldır yanında olan, ateşi çıktığında başında bekleyen, gece kabuslarında saçlarını okşayan hep Cihan’dır. Bir çocuğun “baba” demesi için kan değil, emek gerekir… Cihan da bunu fazlasıyla vermiştir. Onların arasındaki bağ; kan bağından üstün, yaralardan, fedakârlıklardan, güvenden örülmüş bir bağdır. Boran ise dışarıdan güçlü görünmeye çalışsa da, içi alev alev yanmaktadır. Deniz’in “baba” dediği her an, o kelime Boran’ın kalbine bir bıçak gibi saplanır. Kardeşine karşı içten içe bastıramadığı bir kıskançlık… Bir kin… Bir haksızlığa uğramışlık hissi… “Benim olan her şeyi aldı.” Diye haykırır aslında içindeki ses. Oğlunu… Karısını… Yuvasını… Ama en büyük ironi şudur: Bu hayatı kardeşine vasiyet eden kendisi olmuştur. Ölümü kabullendiğinde, karısını ve oğlunu iyi bir adama emanet etmek istemiştir. Ve o iyi adam da Cihan’dır. Şimdi nefes aldığı her saniye kendi seçiminin ağırlığı altında ezilmektedir. Cihan’ın bakışlarında kibir değil, sadece şefkat vardır. Deniz’in gözlerinde korkudan eser yoktur artık; sadece güven… Boran ise hem onların yakınlığını kıskanır… hem de o yakınlığa minnet duyar. Çünkü bilir: Cihan olmasaydı oğlu bugün bu kadar güçlü, bu kadar sevgi dolu olmazdı. Üç insan, bir kader düğümünün tam ortasında durmaktadır: Biri gerçek baba ama geç kalmış… Biri biyolojik bağsız ama kalbiyle baba olmuş… Ve biri iki babanın arasında, kalbinin sesiyle seçimini çoktan yapmış bir çocuk… #UzakŞehir • #CihAl
Bihter 👒56,598 görüntüleme • 6 ay önce

Yeni evli bir çiftin, erkek tarafına ilk kez el öpmeye gitmiş hali gibi bir vibe var bu fotoğrafta… Kadının o tatlı mahcubiyeti, zarif duruşu; adamınsa rahat, kendinden emin ve “burası benim evim” der gibi hali… Tam bir uyum. Aralarındaki o denge o kadar doğal ki… Biri biraz daha içe dönük, diğeri daha dışa açık; ama tam da bu yüzden birbirlerini tamamlıyorlar. Fotoğraf resmen “biz artık bir aileyiz” hissi veriyor. O sıcaklık, o samimiyet… insanın içini yumuşatıyor... #OzSin • #DurSel
Bihter🍷16,728 görüntüleme • 2 ay önce

“Sen beni sevdin mi?” dedi Alya, dolu gözlerle ve sarhoş bir sesle. Sonra, elini Cihan’ın omzuna koydu; tırnakları, sanki tenine kazınmak ister gibiydi. “Ben çok sevdim seni,” dedi. “Çooook…” Ardından tebessüm etti. “Çok, çok,” diye fısıldadı Alya; Cihan’ın eline sarıldı, gözlerini kapadı. “Ben de seni,” dedi Cihan... Sesi derinden, kırık bir yerden geldi. Alya’nın üzerine eğilip saçlarının kokusunu içine çekti, sanki yıllardır oksijensiz kalmış da ilk kez nefes alıyordu. O anın sessizliği, kalplerinin atışlarıyla yankılandı. Gecenin içinde yalnızca onların nefesi vardı. Cihan, Alya’nın saçlarının arasında kaybolurken zaman durdu; dünya, o kokunun içinde eriyip silindi. Alya’nın elleri titriyordu ama kalbi, ilk kez böylesine emin atıyordu. Gözlerini kapadığında, her yara, her kavga, her korku onun teninde iyileşiyordu. Ve o an, sevgi artık kelimelerden değil, birbirlerinin nefesinde var olan bir sonsuzluktan ibaretti... #UzakŞehir • #CihAl
Bihter 👒35,388 görüntüleme • 7 ay önce

Cihan, Alya’nın gittiğini sanıyordu. Ve o an, yerde duran yüzüğü gördü. Parmaklarına geçirdiğinde dizleri tutmadı; yere çöktü. Yüzük, Alya’nın yokluğunu haykırıyordu sanki. Nefesi parçalandı, göğsü daraldı. Ağlıyordu… Çünkü o yüzük parmağındayken, Alya’nın yokluğu artık bir ihtimal değil, acı bir gerçekti... #UzakŞehir • #CihAl
Bihter🍷21,642 görüntüleme • 4 ay önce

Zamana ilgili olan insan hayata daha dikkatli bakar, çünkü bazı saatler geç kalmaz; sadece doğru anı bekler. Bu cümlede anlatılmak istenen, her şeyin bir zamanı olduğudur. Hayatta bazı şeylerin hemen gerçekleşmemesi, geç kalındığı anlamına gelmez. Aksine, sabırlı insan doğru zamanı beklemenin değerini bilir. Çünkü bazen “geç kaldığını” düşündüğün anlar, aslında seni en doğru zamana hazırlayan anlardır... Alya Ve Cihan Aşkı Perspektifinde; Bu söz, onların aşkında yaşanan gecikmelerin, ayrılıkların ya da engellerin aslında birer kayıp değil, doğru zamanda buluşabilmeleri için bir hazırlık olduğunu simgeler. Cihan ve Alya belki birbirlerine geç kavuşacaklardır, ama o “geç” sandıkları zaman, onları büyütmüş, olgunlaştırmış, birbirlerini gerçekten anlayabilecek hale getirmiştir. Yani onların aşkı, geç kalınmış değil, doğru ana denk gelmiş bir aşktır. #UzakŞehir • #CihAl
Bihter 👒30,027 görüntüleme • 7 ay önce

Alya, beyaz elbisesiyle bahçeye adım attığında kalbi göğsünü zorlayarak çarpıyordu. İnsanların bakışları, üzerinde ağır bir yük gibi duruyordu. Oğlunu kaybetme korkusu, kalbinin her atışına acı bir çivi gibi batıyordu. Alya, gözlerini kalabalığın içinde arayıp bulduğu küçük oğluna çevirdi. Deniz’in masum bakışlarında, bütün fedakârlığının anlamı vardı. İçinde büyük bir sessizlik vardı; kimseye anlatamayacağı bir fırtına. Kalabalığın coşkusu ona uzak bir gürültüden ibaretti. “Benim sevinçle alkışlanan nikâhım, benim matemim.” diye düşündü. Oğlu için yaşamayı seçmişti; kendi kalbini, hayallerini, geçmişini gömmüş, yalnızca anneliğini ayakta bırakmıştı. Cihan onu gördüğü anda bir anlığına nefesi kesildi. Alya, beyaz elbisenin içinde, kırılganlığı ve direnci aynı anda taşıyordu. Aşkın büyüsüne kapılmış bir kalbi yoktu. Ama hayranlığı tarifsizdi. Zarif duruşu, sessiz bakışlarının ardındaki direnci, inceliği ve gururu… Cihan’ın gözlerini ondan alamamasına sebep oldu. İçinden geçirdi: “Bu kadın başka… Acıya rağmen ayakta durabiliyor. Onun içinde bir sığınak var. Ona hayran olmaktan kendimi alıkoyamıyorum. Onu korumak… Belki de bu hayatta en doğru işim olacak.” Cihan’ın omuzlarında Boran’ın emaneti vardı. Bu emanetin yüküyle yürüdü; yanına geldi, kolunu uzattı. Alya’nın kısa bir tereddütünden sonra koluna girmesiyle bahçede silah sesleri, zılgıtlar ve alkışlar yükseldi. İnsanlar mutluluğu kutluyordu, oysa ikisinin yüreğinde derin bir suskunluk vardı. Kalabalığın tezahüratları arasında ağır adımlarla yürüdüler. Cihan, Alya’nın zarif adımlarını takip ederken her ayrıntısına daha çok hayran oluyordu. Onun bu kadar kırılgan görünüp aynı zamanda dimdik durabilmesi, Cihan’ın kalbinde sessiz bir saygı uyandırıyordu. Alya ise gözlerini hiçbir yere sabitleyemiyor, kalabalığın uğultusunda oğlunun nefesini duymaya çalışıyordu. Masaya geldiklerinde Cihan sandalyesini çekti. Küçük, incelikli bir hareketti. Nikâh memuru soruyu sorduğunda kalabalık nefesini tuttu. Alya’nın kalbi paramparça olmuştu. Başını hafifçe çevirdi, oğlunu gördü. Küçücük gözlerle ona bakan Deniz… İşte her şeyin sebebi oydu. Dudakları titredi, boğazındaki düğüm nefesini kesti. “Hayır demek istiyorum… ama oğlum için hayır diyemem. Onu asla kaybedemem.” Sessizce, cılız bir sesle: — “Evet…” Bu evet, kendi kalbini inkâr eden bir annenin fedakârlığıydı. Sonra sıra Cihan’a geldi. Onun için bu evet bir aşkın değil, bir vasiyetin cevabıydı. Boran’ın sesi kulaklarında yankılandı. Kararlıydı, sesi netti: — “Evet.” Kalabalık sevinçle alkışladı, zılgıtlar yükseldi. Oysa ikisinin içi suskundu; kalabalığın çığlıkları onlara ulaşmıyordu. Sıra takılara geldiğinde Sadakat öne çıktı. Alya’nın yanına geldi, yüzünde tek bir tebessüm yoktu. Bilezikleri, altınları Alya’ya takarken her hareketinde soğuk bir mesafe vardı. Kalabalık coşku içindeydi ama Sadakat’in bakışları buz gibiydi. İçinden geçiriyordu: “Bu gelin asla benim güvenimi kazanamayacak.” Sonra birden kalabalığın önünde, alayla ve inatla söyledi: — “Gelini öpebilirsin oğlum.” Alya’nın yüzü soldu. Bu söz bir kutlama değil, küçümseme, meydan okumaydı. Başını Cihan’a çevirdi, dişlerinin arasından kısık bir sesle fısıldadı: — “Saçmalama…” Cihan onun gözlerindeki kırılganlığı gördü. İçinde aşk yoktu ama onu koruma isteği vardı. Eğildi, sessizce fısıldadı: — “Alnından…” Sonra kalabalığın ortasında, kimseye fazla görünmeden dudaklarını kısa, hafif bir öpücükle Alya’nın alnına kondurdu. Bu öpücük bir sevdanın değil, bir güvenin işaretiydi. Bir erkeğin koruma sözüydü. Kalabalık yeniden alkış tufanına boğuldu. Alya gözlerini kapattı, içinden geçirdi: “Benim mutluluğum yok. Ama oğlum yanımda… Bunun için katlanacağım.” Cihan ise dudaklarını geri çektiğinde sessizce düşündü: “Boran… sözünü tuttum. Alya’yı ve Deniz’i koruyacağım. Aşk değil belki ama görev, sorumluluk, hayranlık… ve belki de zamanla daha fazlası…” Gökyüzü o gün, zorunlulukla mühürlenen iki hayatın sessiz tanığı oldu... #UzakŞehir • #CihAl
Bihter 👒33,550 görüntüleme • 9 ay önce

Beyaz camda Ozan Akbaba ile Sinem Ünsal için yapılan benzetme boşuna değil. Birinin bakışında Kadir İnanır’ın suskun gücü, diğerinin duruşunda Türkan Şoray’ın zarif asaleti var. Zaman değişiyor ama bazı yıldızlar aynı yerden doğuyor; aynı etki, başka bir kuşak… #UzakŞehir • #OzSin
Bihter🍷20,197 görüntüleme • 5 ay önce

Kırılmıştı Alya… Hem de öyle böyle değil; içinden bir şeyler kopmuş, sanki kalbinin en hassas yerinden sessizce parçalanmıştı. Yalnız kalmıştı evet… ama yalnızlıktan daha ağır olan, kendini değersiz hissetmesiydi. Çünkü bir insanı en çok yıkan şey, sevdiği tarafından eksiltilmekti. Cihan yalan söylemişti. Üstelik öyle sıradan bir yalan değil… güvenin tam ortasına bırakılmış bir zehir gibiydi bu. Alya’nın “biz” diye sarıldığı her şeyin içine sızmış, her hatırayı kirletmişti. Ve sonra… o an. Gözlerinin önünde, Cihan’ın “tek aşkım” dediği Meryem’le el ele duruşu. İşte o an, Alya’nın içindeki her şey sustu. Çünkü bir kadının kalbi, sevdiğinin dilinden dökülen sözlerle değil, gözlerinin gördüğü gerçeklerle paramparça olurdu. Alya’nın kalbine bir hançer saplanmıştı… Ama bu sıradan bir acı değildi. Bu, güvenin ihanete dönüşmesinin acısıydı. Bu, “ben senin için neydim?” sorusunun cevapsız kalmasının acısıydı. Ve o hançer, her nefes alışında biraz daha derine batıyordu. Alya şimdi sadece kırık değildi… İçinde sevdiği adamın elleriyle yıkılmış bir kadın vardı. #uzakșehir • #CihAl
Bihter🍷10,394 görüntüleme • 2 ay önce

Alya Albora… O sadece güçlü bir kadın değil; gücün ne demek olduğunu yeniden tanımlayan bir ruh. Şefkatiyle dokunduğu her yarayı iyileştiren, merhametiyle insanlara nefes olan, mesleğini sadece bir görev değil bir vicdan meselesi olarak yaşayan çok iyi bir doktor… Bir anne olarak sarsılmaz bir liman, bir eş olarak sadakatin ve sevginin en derin hali… Sevdikleri için kendinden vazgeçebilecek kadar fedakâr ama kendini yeniden ayağa kaldırabilecek kadar da güçlü. Alya Albora; terk edilmiş, satılmış, kırılmış bir çocuğun küllerinden doğarak bir anneye, bir insana, bir savaşçıya dönüşme hikâyesidir. O, hayatın en sert darbelerini almış ama hiçbirinde yere ait kalmamıştır. Her yıkılışında yeniden ayağa kalkmayı seçmiştir. Onun gücü, hiç kırılmamış olmasından değil… Kırıldıkça kendini yeniden inşa edebilmesinden gelir. Aşk söz konusu olduğunda ise… O, korkusuzdur. Cesurdur. Dürüsttür. Sevdiği için her şeyi göze alabilecek kadar gözü kara ama sevgisini kirletmeyecek kadar da onurludur. Alya bir anka kuşudur. Defalarca yanmış, defalarca küle dönmüş… ama her seferinde daha güçlü doğmuştur. Ve artık o sadece bir karakter değil… Kendi yaralarını sarıp yeniden doğmaya cesaret eden her kadının yansımasıdır. #UzakŞehir • #AlyaAlbora Cr: onlyturkish on tiktok
Bihter🍷10,214 görüntüleme • 2 ay önce

"Alya sen benim yanımda ol ben dünyayı karşıma alırım..." #uzakșehir • #CihAl
Bihter🍷34,970 görüntüleme • 1 yıl önce

OzSin sadece bir çift değil, iki ruhun birbirini tanıdığı bir hikâye. Ozan ve Sinem’in yolları tesadüf gibi görünse de kalpleri çoktan birbirine ait. Konuşmadan anlaşan, bakışta huzur bulan, zor zamanlarda bile aynı yöne yürüyen iki ruh… Onları güçlü yapan şey aşk değil sadece; birbirlerinin eksiğini tamamlayan birer ruh eşi olmaları... #OzSin
Bihter🍷12,657 görüntüleme • 3 ay önce