
Emin Yoğurtcuoğlu
@birddetectiveTR • 204,633 subscribers
Kuş dedektifi. Türkiye’den bir kuş gözlemcisi ve yaban hayat uzmanı. Türkiye’de en çok kuşu kaydedip fotoğraflamış kişi. Dünyayı da gezip kuşları araştırıyor.
Shorts
Videos

Bir gün geçmiyorki büyük bir rezalet ile karşılaşmayalım. Binlerce kuşun durağı, yüz binlerce yeşil denizkaplumbağasının yuvadan çıktığı MİLLEYHA KUŞ CENNETİ’NE KÖPEKLERİ BIRAKTIKLARI AN GÖRÜNTÜLENMİŞ. Sorumluların bulunup cezalandırılması ve en önemlisi bu köpeklerin koruma sahasından derhal çıkarılmasını temenni ederiz. Hatay Samandağ’da yer alan Milleyha’da 7/24 denetim yok, görevli yok. Kamera yok. (Var deniyor ama çalıştığını gören olmadı.) Şu an milli parklar ve emniyet soruşturuyor. BÜTÜN HERKES BİLMELİ BUNLARIN KİM OLDUĞUNU ve alacağı cezaları, yapacakları yaptırımları…
Emin Yoğurtcuoğlu56,082 görüntüleme • 2 gün önce

Allah sizi bildiği gibi yapsın. REZİLLER. Korktuğumuz başımıza geldi. Çöpler ve enkazlar Milleyha Kuş Cenneti ve binlerce deniz kaplumbağasının yumurtladığı kumsala dökülüyor. BİZ AKILLANMAYIZ. Başımıza gelenlere şaşırmıyorum. #samandağ #hatay #milleyhakuşcenneti ÇILDIRACAĞIM
Emin Yoğurtcuoğlu3,668,240 görüntüleme • 3 yıl önce

#antakya ve #samandağ merkezden görüntüler. Dün akşam Samsun’dan Hatay’a kuş gözlemine gelmek için yola çıkmıştık. Çok isteksizdim. Adana’ya yaklaşırken deprem haberi geldi. Yardıma en iyi bildiğim Hatay’a geldim. Bunlar şehre ilk girdiğim anlardan… Bu kadarını beklemiyorduk:(
Emin Yoğurtcuoğlu2,345,849 görüntüleme • 3 yıl önce

Yaşadığım en ilginç olaylardan biri! Kafayı insanların ormana girmesine takmış dev bir Büyük Orman Horozu’nun saldırısına uğradık. Ormandan çıkana kadar bizi kovaladı. Bu teritoryal agresifliğinin altında ormanda tuttuğu alanı kendi türüne ve kendisinden büyük canlılara karşı savunma isteği yatıyor. Isırık almadan atlattık ve aslında çok az insanın görebileceği bir olayı filme almış olduk!
Emin Yoğurtcuoğlu1,927,502 görüntüleme • 2 yıl önce

Bütün zamanların en şiddetli deprem olayı 6 Şubat 2023’te saat sabah 4:17’de herkes uykudayken Türkiye’nin güneydoğusunu ve güneyini etkiledi. Birkaç saat arayla 7.8 ve 7.6 şiddetli iki bağımsız deprem ve ardından gelen sayısz artçı şok… Resmi kayıtlara göre 10 binlerce, insanların konuştuklarına göre 100 binlerce ölü, milyonlarca evsiz kalan oldu. 13 şehir etkilendi… - Oradaydık. Yol bizi deprem sabahı oraya getirmişti. Şehirlerde taş üstünde taş kalmamıştı. Her biri 2 dakika kadar süren devasa boyutlu iki deprem… Başta ortalıkta kimse yoktu. Sonra enkaz altında kalan insanları görmeye başladık. Yanımdakiler ile tamamen hazırlıksız olsak da, yardım için koşturmaya başladık. Hastaneler dahi yıkılmıştı… Soğukkanlılıkla yapabileceğimizi yaptık. Şehre dışarıdan ulaşım ilk başta zordu. Aileleri, gençleri, yakınları aradık… Bazen iyi bazen kötü haber vermek zorunda kalarak… - Günlerce artçı şokların sallamasıyla uyuyabildiğimiz 2-3 saat uykudan uyandırıldık. Uyumak yorgunluktan sızmak dışında namümkündü. Hava buz gibiydi başta. Yağmur, kar ve fırtına… Kıyamet günü az kalırdı belki… Her şey bir arada. Uyuyabildiğimiz kısa sürelerde insanları düşünüp durduk. Ardından koşturmaya devam… - İlk saatler önemliydi. Herkes yardıma muhtaçtı. Ortalıkta kimseyi göremedik. Çoğu kendi yakınlarını çıkarmaya çalışıyordu. Ne yeterli imkan olabildi ne de insan gücü… O gün gözyaşının akmadığı gündü. Şok ve acı içinde çaresizlik vardı. Çağrılara yetişmeye çalışıyorduk. Çoğu insanın bu çaresizce bekleyişini ve kabullenişini izledik… Öyle bir derin acı haliki, kabullenişin bir doğa olayı ile nasıl sorgusuz sualsiz olabileceğini izledik. Doğa hamlesini, kendi ritmine göre yapmıştı. Bizi öldürmek için değildi. Ancak biz depremle yaşamayı öğrenemediğimizden gene öldük. Bu acı gerçeği daha sonra hatırlayacak ve depremden ders alacağız sandık… İnsan çabuk kabul eden ve çabuk unutan bir varlık… - Sonra büyük bir dayanışmaya döndü. İnsanın kara yüzünden çok, yardımsever tarafını da gördük. İlk günlerde elele verip enkazlar kazılırken, ardından büyük bir yardım dalgasını gördük. Şehrin içinde yardım çağrısı aldığımız yerlere gecenin bir yarısı ulaşmaya çalışırken; kapkaranlık artık tanınmayan sokaklardan geçerken annemin, annelerimizin yüreği ağzında halleri içimizi kaplıyordu. Bağırarak aranan insanların adını haykırıyorduk karanlıktaki enkazlara… O sırada bir yaşlı amcayla karşılaştık. Buz gibi havada sokakta kanepede uyumaya hazırlanıyordu. Yıkılmış evinin yanıbaşında kimsesi yok. Enkaz altında bir yakını varmış hatta... Su verelim mi dedik, “su mu istiyorsunuz gençler” dedi. O halde dahi elindekini paylaşmak istemişti… - Depremden ders alınmazmış. Günler sonra içim daraldı. Hayatın kaynağı sulak alanlara kesinlikle deprem molozu dökülmeyecek dendi. Savunmak için dişimi tırnağıma taktığım Milleyha’ya koca bir enkaz dağı yüklendi… Suyun üstü kapatıldı. Sonra toplanacak dendi. Üç sene geçit hala tam toplanmadı. Bir kısmı özellikle orada bırakıldı, göl sahası ve su başka canlılara mezar olsun diye… - 3 sene geçmiş tam. Ne ara geçti, nasıl geçti, ne değişti? O gün ölenler geri gelmedi. Gelip bir kelime söyleseydi bugün hala yapılan yanlışları görseydi, yüzlerine bakabilir miydik? Onlar için “kaybettik” diyemeyiz. Kaybolmadılar, bizimleler. Hatıralarımızda sesleriyle, görünüşleriyle ve hayattaki duruşlarıyla biz ölene kadar var olacaklar. Bizden sonrakilere aktaracağımız genlerimize işleyen muazzam bir doğa olayının acı ile yoğrulan hislerini ölene kadar yaşayıp, yaşatacağız. UNUTULMAYACAKLAR. UNUTMAYACAĞIZ. KAYBETMEYECEĞİZ. Kalanlara sabır ve hidayet, Gidenlere rahmet ve dua, Geri kalan bütün insanlığa akıl ve fikir diliyorum. 6 Şubat 2023’te ve sonrasında oradaydık. Yol bizi oraya getirdi. Arkadaşlarımızla sabah Antakya merkezde buluşmak için akşam Ordu’dan yola çıkmıştık. Meğer tarihin en şiddetli depreminde insanlara yardım ve olaylara şahitlik etmek için yola çıkarılmışız… Bugün de kalbimizin en derinleri çatırdıyor. (Devamı 👇)
Emin Yoğurtcuoğlu235,635 görüntüleme • 4 ay önce
4:01
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Yüreği kaldırmayan izlemesin. Güneşin alnında ölüme terkedilmiş kuşlar. Milleyha Kuş Cenneti tampon sahasında dallara yapışkan sürerek kuşları yakalamaya çalışanların tuzaklarını bulduk. Maalesef üzerlerinde kuşlar da vardı. Kuşları katletmenin daha korkunç bir şekli olamaz sanırım… Acılar çeke çeke, gözleri ayakları, kanatları yoluna yoluna ölümü bekliyorlar. Alandaki bir kuş gözlemcisi karşılaşmış, arkadaşlarımla gittik ve kuşları aldık. Gökçe Coşkun tavsiyeleri ile yapışkanları itinayla temizlemeye çalıştık. Öyle illet bir şey ki, elinize yapışınca elinizden çıkmıyor. Hızlı çekseniz ayakları kopar… Samandağ Belediyesi ekipleri ve Doğa Koruma Milli Parklar ekiplerinin gelmesiyle hem başka tuzaklar bulundu hem de alanda kamera sisteminin daha fazla noktaya yerleştirilmesi kararlaştırıldı. Samandağ Belediyesi yeni kameralar yerleştirdi. Bundan sonra böyle işler yapanlar umarım çok daha hızlı bir şekilde yakalanıp cezasını çeker. Hayır her şeyi geçtim, bu nasıl bir vicdansızlıktır? Üstelik bu yaygınmış… Birçok yerde kalleşçe bu tuzaklar açık pazar yerlerinde bile satılıyormuş. Kuşların konacağı dalları böyle yapışkanla bulayıp, kuşları yaşadıkları ağaçlarda ölüme terk etmek, üç gramlık hayvanların etinden faydalanmaya çalışmak… Gerçekten kafayı üşütmüşler… Neyse, bu iki kuş da sonunda mesajda dinleyeceğiz gibi uzun uğraşlar sonucu kurtuldu. Serçe özgürlüğüne kavuştu bile. Saz Kamışçını’nın ise ayağı kırılmış olabilir. Veteriner hekimlere teslim edildi. Umarım güzel haber gelir. Milleyha Kuş Cenneti mutlak bir şekilde korunmalı, bu korkunç adetler yerin dibine batmalı… BU DA ANCAK EĞİTİMLE ve GÖREVLİ EKİPLERİN ARTIRILMASIYLA olur. Umarız ki bir daha karşılaşmayız… Milleyha Kuş Cenneti’nin, göçmen kuşların Türkiye’nin giriş kapısının yanında olun. Size ihtiyacı var. 🦋❤️ #milleyhakuscenneti Instagram sayfasını da takip edin. Lütfen paylaşın, paylaştırın. Bu korkunç işler sona ermeli…
Emin Yoğurtcuoğlu741,724 görüntüleme • 1 yıl önce

Arkadaş bu nasıl bir yer böyle… Madagaskar’da beklemediğim bir canlı daha. Patika altında hışırtılar gelince telefonla uzanıp bakayım dedim. Meğer koca Milne-Edward Sifakası oradaymış. Ağaçlardan indiklerini hiç bilmiyordum. Heyecandan ürkmedim bile ama hayvanın da hiç beklemediği bir karşılaşmaymış. Kusura bakmasın, kalbim hala pır pır
Emin Yoğurtcuoğlu407,015 görüntüleme • 7 ay önce

Yeni bir kuş türü görünce ben😂Hantavirüs çıkan meşhur gemideki yolcular için denilenlerin aksine hepimiz işinde gücünde olan, bir avuç insandık. Başımıza bu olayın gelmesi bir komplo teorisi değil, tamamen okyanusu aşarken aşmamız gereken başka bir insani durumdu… Koca dünyanın üç kuruşluk hesap yapan insanların avucunda nasıl kolaylıkla yönetildiğini, yönlendirildiğini görmüş olduk. Hem dışarıdan, hem de içeriden… Neticede bu gemiye binmeden önce Arjantin Ushuaia’da bulmayı hedeflediğim birkaç türden biriydi. Tam 10 sene önce de bu bölgede aramış ancak bulamamıştım. Bu sefer görünce kertik dansı yapmışım. Zorlu bir tırmanış ardından başarıya ulaşmanın verdiği anlık mutluluk… Ushuaia ile ilgili videomuzu bu akşam kanalımda izleyebilirsiniz.
Emin Yoğurtcuoğlu36,240 görüntüleme • 19 gün önce

Sesi açın. Görüntülediğim bir Küçük Fare Geyiği! (Tragulus kanchil) Dünyanın en küçük toynaklı hayvanlarından biri. Boyu sadece 45 cm. Tayland'da bir ormanın içinde uzun süre bekleyip görüntüledik. Arka planda öten kuş ise Hint Guguğu. Rüya gibi bir ortamdı.(Yüzlerce sivri hariç)
Emin Yoğurtcuoğlu1,384,286 görüntüleme • 3 yıl önce

BUGÜN BİNLERCE TURNA VE TELLİ TURNA DEPREM BÖLGESİNDEKİ HATAY, MİLLEYHA’DAN ÜLKEMİZE GİRİŞ YAPTI. Oldukça büyük grupların ardı arkası kesilmedi. Leylekler, kartallar, Şahinler, ördekler… Binlerce kuş kayda geçirdik. Hayatımdaki en mutlu anlardan biri diyebilirim. #büyükkuşgöçü
Emin Yoğurtcuoğlu1,192,047 görüntüleme • 3 yıl önce

Depremden kurtuldu, bir insanı buldu. Bana umut verdi. Bize iyi hissettirdi. Sonra yanımda birden ölüverdi…
Emin Yoğurtcuoğlu1,152,042 görüntüleme • 3 yıl önce

İZLANDA YANARDAĞ: Birinci gece bitti. Hayatımın en mutlu gecelerinden biri oldu. Sabaha kadar, dün akşam saatlerinde patlayan yanardağın yanındaydım. Yeni bir dağın doğması mı, çocukluğumda hayalini kurduğum o anın gelmesi mi, o muhteşem renkler ve sesleri mi… İşte o anlar :)
Emin Yoğurtcuoğlu926,464 görüntüleme • 2 yıl önce

Dünyadaki en izole kalmış, İzlanda’daki ıssız bir adadaki tek eve kalmaya geldim. (Bir bilimsel çalışmaya katıldım. Özel bir izin aldım. ÇATAL KUYRUKLU FIRTINAKIRLANGICI, Fırtınakırlangıcı ve Atlantik Yelkovanı’nın yuvalandığı adadayız. Evi gezdireyim. :)
Emin Yoğurtcuoğlu823,153 görüntüleme • 2 yıl önce

Asrın röportajı diyebilir miyiz? Hayatımın en muhteşem anlarından biri… Macellan Puhusu ile görüşmem huzurlarınızda. Baykuş meclisinden bir temsilci ile günümüz üzerine iki kelam ettik. Modern çağın lugatıyla röportaj yaptık. Sorularıma itinayla cevap verdi. Her şeye cevabı aynı. Sanırım biz insanlar konuşmayı sökünce harflerin sırrına eriştik sandık. 😂 Verdiği bütün cevaplardan sonra haberci kimliğimi de bir kenara fırlattım. Ne gözlemci etiğim kaldı, ne haberci tarafsızlığım… Hayvan da şaşırdı ne oluyor bre sadece konuşacaktık diye… Haklı, aşkın suretini görünce insan insan olmaktan çıkıyor. İsterse 25 yıldır kuşları gözleyedursun… Hayatımın özel anlarından birini böyle görüntüye aldık. Aslına bakarsanız bir doğa gözlemcisi olarak hayata gelen bir insanın çoğu günü böyle… Hepinize bu muhabbet bir hediye. Arjantin’in Patagonya vadilerinden selamlar
Emin Yoğurtcuoğlu425,225 görüntüleme • 1 yıl önce

O zaman “herkesten tiksiniyorum” evinden günaydın. İşte okyanus ortasındaki o ada ve tek evin etrafındaki yaşam. Gece hava hiç kararmadı. Adanın tepelerini dolaşıp çalışmalarımızı tamamladık. Videolar sırayla :) Güzel çalışma yeriymiş gerçekten. Denilen kadar huzurlu
Emin Yoğurtcuoğlu743,261 görüntüleme • 2 yıl önce