
Dicle
@diclesfk • 2,362 subscribers
Videos

Hinariya Qoran... Mizgina İslam... Şehitler Kervanı... Babamın teyplerinde döner dururdu. 90’ların o hüzünlü ama diri İslami atmosferinde geçti çocukluğum Almanya'da. O zamanlar sadece hissediyordum, şimdi ise ayırt edebiliyorum. O kasetlerde dava vardı. Bugün selefî çizgide bir duruşla geriye dönüp baktığımda; Eski samimiyetleri özlüyor, ama hak-bâtıl ayrımını daha net görüyorum. O kasetler 90’ların İslami direniş atmosferini taşırdı… Çocuk kalbimle dava kelimesini ilk o ağıtlarda duymuştum. Bir çocuk olarak, davayı ilk o kasetlerde duydum… Mazlumun sesini, ümmetin yarasını, gözyaşını… O zamanlar sorgulamazdım, sadece hissederdim güzel olanı. Şimdi biliyorum ki; her samimi, güzel ses hak üzere değildir. Şiî propagandalar, bâtıla açılan ince yollar da o kasetlerin içindeymiş meğer… Ama ben büyüdüm. Rabbim, hak ile bâtılı ayıracak bir basiret nasip etti. O seslerin ardına gizlenen ihanet dolu eğilimleri fark ettim. Bugün selefî çizgide bir bilinçle, o yılların samimiyetini özlesem de hak ile bâtılı ayırt etmeyi Rabbim nasip etti. Yine de geçmişin bir yanı hâlâ 'ah o eski dava günler' der… Lakin artık biliyorum ki, dava sadece hisle değil; akideyle, sahih çizgiyle ve sünnetle yaşanır. Dava, sadece hüzünle, ağıtla yaşanmaz. Dava, akideyle, tevhidle, sünnetle taşınır. Yine de içimde bir sızı: Ah eski zamanlar… Ah o samimi ama eksik arayışlar.. Böyledir işte benim geçmişime vefam.. İçimde hep bir hatıra, hep bir vefa. Allah anne babama merhamet etsin. Onlar bugün bu farkındalıkta olmama, ta çekirdekten bir şeyleri sorgulamama büyük katkı sağladılar. Onların emeklerine minnettarım..
Dicle13,460 次观看 • 1 年前

Her bir kelimesinde gözlerime yaşlar hücum etti... O anı, bu imtihanı iliklerime kadar yaşamış biri olarak... Dedim ki; bir bacı taa dünyanın bir ucundan biz sevdiklerini/yoldaşlarını önden gönderen müslüman hanımlara kelimelerle teselli verip, sabrı tavsiye ederken, şahid ol ki, ben de kızılcık şerbeti içerken, harflerle bacılarıma hakkı ve sabrı tavsiye ettim.. Benden de kabul et Allah'ım... Belki bir gün, bu bacı gibi gücümü toplar da, bir kürsüye çıkar, kelimelere ses veririm... Belki o vakit, sevdiklerinden Allah için ayrılan kardeşlerime, dile kolay, yüreğe ağır bu imtihana Allah için sabretmenin, aslında ötelere dair ümidi yeşerttiğini de anlatabilmiş olurum.. Acı, hüzün ve özleme dair kelimelerden inşaa edilen cümlelerle, umuda tutunmanın hakikatini anlatabilirim.. İlk yoldaşımın 2015' de Rabbe kavuşma (şehadet) haberini aldığımda, aynen bu bacı gibi hastane koridorunda hamd ile secdeye kapanıp, "Bize ancak Allah'ın yazdığı isabet eder." Demiştim. Yıllar sonra yeniden aynı yerden imtihan olup, son yoldaşımın da benden çok uzaklarda secdede kalbinin durduğu haberini alınca, yeniden secdeye kapanmış, "Allah'ım benden kabul et, bana son nefesime kadar ancak senin yazdığın isabet edecek. Benden razı oluncaya kadar, ben bu yolda vermeye hazırım. Dayanacağım senin yardımın ile." Demiştim. Bizler tesellisi bile yarım kalan garipleriz şu hayatta.. Tek tesellimiz Rab katında.. Onun kitabında... Tevbe suresi,51... "..Öyleyse mü’minler, yalnız Allah’a güvensinler." Son yoldaşım gideli 2 sene oldu.. İçimde kelimelerden inşa edilen umutları bir tek o bilmişti.. Belki de sadece O bilsin istedi Rabbim.. Hem nerden bilebilirdim ki, kelimelerimden anlayan o da bırakıp gidecekti.. En çok beni anlayan kelimeler.. Suskunluğa mahkûm şimdi bazı kelimeler.. Çünkü kelimeler "Kalp" yaşarken; yeşerdi... "onunla" birlikte yaşadı, yaşardı... Kalbi yara aldıkça, kalbim kalbine aktı. Kısa zaman sonra, "kalp" ve "kelimeler" aynı anda öldü, öldüler... Kalplere hükmeden Allah'a sonsuz hamd ile, kalplerimizi yarım bırakıp, yarım kalan kalbimize kelimelerle teselli veren Allah'a sonsuz secdeler olsun..
Dicle13,580 次观看 • 1 年前

Fatma Zehra'nın şehadetinin üzerinden 9 yıl geçti. Senelerdir benden istenen, hayatına şahitlik yapan biri olarak, şahsına, yaşamına ait bir kitap ya da yazı kaleme almam. Ben bunu yapamadım yıllardır. Her kalemi elime aldığımda, dilim "Islâm" dedi.. "kardeşlik"dedi.. "vefa" dedi.. "Özlem, adanmışlık, samimiyet," dedi.. yazamadı.. Kalbim acıdı, göz yaşlarım sel oldu, boş bembeyaz sayfalara aktı ve defter dürüldü.. Hayatımın o evresinde yaşadığım hiç bir anım mübalağa değil. Biz bu yola baş koyduğumuz Zehra ve Yusuf ile, (Rabbim onlara rahmet etsin) Rabb'lerine kavuştukları gün ben secdeye kapanmış demiştim; "Rabbim sen biliyorsun, sen Sunhansın, sen cennete kim layık çok iyi biliyor, itina ile seçiyorsun samimi kullarını." Ben geride kalmıştım gidenlerin ardında.. "O güzel insanlar güzel atlara binip gittiler." Şimdi ben bu yazımda sadece hemşire Fatma Zehra'yı yazacağım. Yusuf yok yazıda.. Bir gün belki gücümü toplar, Yusuf'un da şahsiyetini yazarım. Zira şehitler kandildir, adanmış şahsiyetlerin her sözü ve yaşam tarzı mesajdır çağlara.. Çünkü Şehadetinden sonra bir şahsiyeti çağlara yazmak, bu sorumluluk isteyen bir amel. Ayrıca anma düşüncesiyle hakkında verilen bilgileri geleceğe aktarmak özellikle de kendisini hiç tanımayan kimseleri böyle bir şahsın varlığından haberdar etmek, birilerini hüzne boğabilir düşüncesi hep hâkim oldu bende. Zira Fatma Zehra'nın eşi, şu an da islâmî davadan dolayı, esaret altında. Iki kızı hem annesiz hem babasız yaşamaya mahkûm edilmiş. Zorlu bir hayatın iki meyvesi, kalplerine dokunur, anne babasının ya da en sevdiklerinin gözlerine değer, yüreklerine ağır gelir diye hep uzak durdum.. Fakat bir bakımdan gelecekte yaşayacak insanlar için böyle bir kimsenin hayatından bazı kesitleri anlatarak örnek olacak hatıralar bırakmanın her yönden pek çok faydası bulunduğundan da şüphe yoktur. Nitekim ALLAH 'ın rasulü (s.a.); "موتاكم بالخير ” "Ölülerinizi hayırla yad ediniz” buyruğunun gereğini de yapmış oluruz. Çünkü örnek hayatları ve hatıraları anmak insanın ufkunu açar. Bir kimseyi anmak için iki yoldan biri takip edilebilir. Bunlardan birisi o kişiyi doğum yeri ve tarihi ile yapmış olduğu tahsil ve görevleri sıralamak suretiyle yapılacak tanıtmaktır. Bir diğeri bunların yanında onun insanlık yönünü insanlığa haber vererek, tanıtmaktır. Bir diğeri ise dünyaya geliş gayesi ve rabbe adanmışlığını insanlığa haber etmektir. Iste bu çok değerlidir, çok önemlidir, çok bereketlidir. Diğer bir ifade ile o kimsenin hayatın içinde yer aldığı konuma bakarak tanıtmaktır. Tabiri caizse, benim gayem, onun imanının tezahürü olacak şekilde hayatın içinde görerek fotoğrafını çekmek ve ortaya çıkan bu resmi hareketlendirecek olayları, onunla beraber olduğum zamanlarda şahit olduğum yönleriyle dile getirerek ve son nefesinde gördüğüm o muhteşem muazzam şahitliğinin resmini canlandırıp, anlatmaktır. Dolayısı ile ben Fatma Zehra'nın doğumunu, ailesini ve tahsil hayatını uzun uzun yazmayacağım. Ben burada onunla beraber dava kardeşliği yaptığım zamanlar içinde yaşadığımız tecrübeleri ve bende bıraktığı olumlu izlerini yazacagacağım. Çünkü benden sonra iman etti ama kendisinden çok şey öğrendim. Onunla beraber geçirdiğim zamanlarda çoğu zaman ne kadar nasipli olduğumu hissetmişimdir. Onun hakkında yazmayı, ALLAH’tan bu nimete şükür vesilesi olmasını niyaz ediyorum.. ... Bazı insanlar vardır, bütün güzel özellikleri kendinde toplamıştır. Hayatı boyunca hiç boşluk yaşamamış, onu bütün yönleriyle doldurmuştur. Onları tanıtmak için kurduğunuz cümleler hep eksiktir. İşte hemşire Fatma Zehra Bulut' da böyle bir şahsiyetti. O, ALLAH' ın Furkan suresi 74. ayetinde ifade edilen ALLAH rızasının tecelli ettiği, dostluğu ile huzur duyulan olgun bir insandı. Zehra ile ben 17 yaşlarında sene 2005 de Almanya-dan İstanbul'a geldiğim bir dönem, bir Haziran ayında müslümanların organize ettiği Metin Yüksel'in 2005 yılında vefat eden ablası Süreyya Yüksel için düzenlenen gıyabi cenaze namazında tanıştık.👇
Dicle13,076 次观看 • 1 年前

Bu iki güzel adam sırayla, bir güzel ata binip gittiler.. O güzel at önce Yusuf'u bıraktı, ardından tozu dumana katarak Abdullah'ı aldı.. Zaten bu dünya, onları tutacak kadar temiz de değildi.. Arkalarından sadece izleri kaldı; bir de hafızamdan silinmeyen tertemiz Simaları.. Arkalarında ne servet bıraktılar, ne şöhret.. Sadece bir iz.. O kadar az konuşup, o kadar çok şey anlattılar ki.. Biri giderken diğerinin yüreğine emanet bıraktı.. Dünya tüm genişliğine rağmen daraldı bana, ama onların ardından açılan gökyüzü genişledi.. Rabbim, izlerini kaybettirmesin.. Allah'ım, cennete Peygamberimize komşu, şehidlerle de kavuşmayı nasip etsin..
Dicle10,472 次观看 • 1 年前
没有更多内容可加载