
İvan Sergei
@dmitrictopov • 11,933 subscribers
matematik talebesi, yarı zamanlı boks antrenörü, sosyalist
Shorts
Videos

Çölde kırk yıl serinletir. Sovyet boks ekolünden sevgiler...
İvan Sergei382,119 görüntüleme • 5 ay önce

Gece 2'de "Haklıyız Kazanacağız" söyleyerek fabrikaya giren işçileri görmeyi beklemiyordum. Grup Yorum'suz sol arayan soytarılar ötede oynasınlar. Öğrenci eylemlerinde de, fabrika grevlerinde de bu ülkenin neresinde bir mücadele yaşanıyorsa Yorum'un ezgileri de orada olacaktır.
İvan Sergei73,186 görüntüleme • 5 ay önce

Mutlaka izleyin. Sınıfa güvenin. "Bağdat Caddesi'nden yürüyelim ki zenginler görsünler!"
İvan Sergei107,547 görüntüleme • 1 yıl önce

Grup Yorum'un 2010'daki İnönü stadyumu konserinin sonunda çalan "Haklıyız Kazanacağız" girişi...
İvan Sergei93,153 görüntüleme • 1 yıl önce

Belgeselden bir kesit. Proletarya anlatıyor... Toplum polisi 55 yıl önce de bildiğimiz gibi. Hakkını arayan işçilere kadın-erkek demeden küfür kıyamet saldırıyor. İşçiler taş atarak karşılık veriyor. Sokaklar böyle kazanılıyor. Gecekondu halkı işçilere destek için sokağa iniyor.
İvan Sergei55,625 görüntüleme • 1 yıl önce
0:42
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Jake Paul, ardından redpillcilerin ilahı olan bu hıyar. Yüz milyonlarca doları bulan paralar, b.k gibi dövüşler... Boksun maneviyatıyla, maddiyatı arasındaki gerilimi Ukraynalı Lomachenko post-Sovyet mentalitesi bağlamında çok isabetli vurguluyor. Usyk'ten sonra Ukrayna'dan çıkan en sağlam boksördür bence. İki olimpiyat altın madalyası var. Boru mu? Diğer sporcular için dövüşmek PR, para, ün anlamına geliyor diyor daha çok. Khabib'den dayak yerken McGregor bu sadece "business" diyordu. Sovyet mentaliyle yetişmiş sporcular için dövüşmek businesstan çok daha fazlası. Şahsi bir mesele gibi. Zaten Sovyet ülkelerinden gelen sporcular soğukkanlı olur genelde. Trash talk yapmaz. Show olarak görmezler bu sporu. Ciddi adamlardır. Umarım sayıları daha da artar da kurtarırlar bizi bu bok çukuru gösteri dünyasından.
İvan Sergei21,147 görüntüleme • 5 ay önce

Çok anlaşılabilir sebeplerden 2010'lu yılların militan çatışma görüntülerinden editler paylaşılıyor. Ben de Gezi'den sonraki ilk 1 Mayıs olan 2014'teki çatışma görüntülerinden bir tanesini bırakayım. Teçhizatlı, kalkanlı, gaz maskeli Kolektif, barikat kurup çatışıyor polisle ara sokakta. Fakat bu görüntülerin benzerlerini göremiyoruz 19 Mart'tan beri... Militan çatışma editlerine gelen ilgiyi, biraz da günümüzde hissedilen radikalizm eksikliğine bağlamak mümkün. Günümüzdeki çatışma dinamikleri çok daha farklı. Barikata yüklenme tarzında zuhur ediyor. Yer yer plastik mermi yağmuru altında şınav çekme, TOMA su sıkarken balık taklidi yapma kabilinden ekstrem bir bireysel aktivizme de çalıyor verilen tepkiler. Ama tahkim edilmiş barikatlar, taş yağmurları, sapanlar, havai fişekler, molotoflar, sabaha dek süren sert çatışmalar göremiyoruz. Biz ODTÜ'de 21 Mart'ta çok sağlam bir barikat kurduk A1'e 40 tane konteyner ile. 19 Mart'tan beri süren eylemlerde gördüğüm en dirençli, en dayanaklı barikattı kurulmuş. Binlerce kişi vardı. İyi de gittik doğrusu. Fakat yoğun plastik mermi, gaz fişeği, TOMA suyu taziyiki altında nihayetinde 30-40 kişi kaldık barikatta. Diğer binlerce kişi birtakım sebeplerden gelemediler öne. Gelseler bile polise güçlü bir karşılık verilemedi. Yüzlerce kişi taş atmadı, tek tük havai fişek gördük sadece. Halk Cephesi'nden 5-10 kişi ve çeşitli gruplardan sınırlı sayıda insan saatlerce direndi en önde. Yeterli bir destek göremediklerini belirtmek lazım. Barikattakiler artık yalvarıyordu, arkadaşlar lütfen öne gelin böyle yapmayın diye. İnsanlar tüm iyi niyetleriyle geliyordu, fişek mermi yağmuru altında geri çekiliyordu. O attıkları gaz özellikle. Durulacak gibi değil... Hele Kızılay... Çatışma açısından o kadar elverişsizdi ki. Polis perişan etti bizi. Barikat yok, nesne fırlatan yok, karşılık veren yok. Bir giriyorlardı, binlerce kişiyi dağıtıyorlardı kısa sürede. Gezi'de öyle miydi Kızılay? Bir hatırlayın, nasıldı Kızılay'ın vaziyeti? Polis, eski polis değil. Önemli dersler çıkarmışlar. Militan, eski militan değil. Gezi'deki parametrelerle tartamıyoruz artık günümüzdeki direnişin seyredeceği rotayı. İÜ öğrencilerinin barikatı yıkması haricinde, 5-10 kişinin çatışmasıyla bir yere varılması zor gözüküyor. Çok denedik ODTÜ'de. En az 4 tane çatışmaya girildi. Yok, yeterli karşılığı veremiyoruz. Organize ve örgütlü yüzlerce kişi kararlılıkla barikata yüklenmediği sürece geçilmesi imkansız. Yeni taktikler ve organizasyonlar gerekiyor. Geleneksel çatışma tarzına rağbet etmiyor insanlar. Militan örgütler sınırlı bir kitleyle yalnız kalıyorlar en önlerde. Makbul olan tek yol, binlerce kişinin ne olursa olsun sonuna dek koşup barikata dalması. Başka bir yolu yok gibi duruyor. Çatışmalara dair naçizane gözlemlerim bunlar...
İvan Sergei18,796 görüntüleme • 1 yıl önce

Bununla ilgili yapılmış bir araştırma var mı bilmiyorum ama Grup Yorum şarkılarının çoğu tribünlerde söyleniyor. Mesela farkında olan çok az kişi vardır, "Özgür Tutsak" bestesi, Galatasaray ve Adana Demir tribünlerinde söylenir sık sık. 2011'de Ali Sami Yen stadı yıkılmadan evvel yazılan "Seni Yıkacak Dozerin Anasını S...." bestesi direkt "Özgür Tutsak"tan esinlenmedir. Ali Sami Yen Stadı Hayatımın tam ortası Nice şampiyonlukların Zaferlerin mekanı Her köşende bir anım var Hüzünler ve mutluluklar Gözümde yaş, kalbimde sızı Zaman ayrılık zamanı
İvan Sergei15,327 görüntüleme • 1 yıl önce
Daha fazla içerik yok.
