Gültekin Uysal's banner
Gültekin Uysal's profile picture

Gültekin Uysal

@DpGultekinUysal246,244 subscribers

Demokrat Parti Genel Başkanı Resmi Hesabı Democrat Party Chairman

Shorts

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine bugün Türkiye'ye ilk kez resmi ziyaretinde bulunuyor. “Darbeci” “katil” “zalim” dediği, ‘aynı masada oturmamak için’ BM Genel Kurulundaki yemeğe katılmadığı Sisi’yi davet etti Erdoğan! Erdoğan bu; ondan her şey beklenir! Şimdi geçsek karşısına diyeceği şey mutlaka şu olur; “yaptım ama sor bakalım niye yaptım” Rahmetli Ertem Eğilmez böyle yönetemez, Yavuz Turgul boyle karakter yaratamazdı!

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine bugün Türkiye'ye ilk kez resmi ziyaretinde bulunuyor. “Darbeci” “katil” “zalim” dediği, ‘aynı masada oturmamak için’ BM Genel Kurulundaki yemeğe katılmadığı Sisi’yi davet etti Erdoğan! Erdoğan bu; ondan her şey beklenir! Şimdi geçsek karşısına diyeceği şey mutlaka şu olur; “yaptım ama sor bakalım niye yaptım” Rahmetli Ertem Eğilmez böyle yönetemez, Yavuz Turgul boyle karakter yaratamazdı!

39,834 Aufrufe

Bugün, Demokrat Parti’nin kuruluşunun 80. yılını idrak ederken; yalnızca bir siyasi hareketin tarihini değil, Cumhuriyetimizin demokrasiyle buluşma iradesini, hürriyet ve adalet talebinin siyasal bir sorumluluğa dönüşmesini bir kez daha hatırlıyor ve hatırlatıyoruz. 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti, tekçi ve keyfî yönetim anlayışına karşı; millet egemenliğini esas alan, hukuku iktidarın değil, iktidarı hukukun emrine veren bir siyasal iddia olarak doğmuştur. Bu iddia, demokrasiyi bir araç değil, Cumhuriyeti yaşatacak ve güçlendirecek yegâne yol olarak gören bir iddiadır. Cumhuriyet, demokrasiyle kaimdir. Demokrasi ise adaletle, hürriyetle ve hukukun üstünlüğüyle anlam kazanır. Demokrat Parti’nin tarih sahnesine çıkışı, Cumhuriyetin bu asli vasfının tahkimi için verilmiş açık bir cevaptır. Millet iradesinin serbestçe tecelli etmediği, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olmadığı hiçbir düzenin ne meşruiyeti ne de sürdürülebilirliği vardır. Demokrat Parti tecrübesi bize göstermiştir ki; hürriyetlerin genişlemesi ve demokrasinin derinleşmesi, yalnızca siyasal bir kazanım değil, aynı zamanda kalkınmanın en önemli girdisidir. İktisadi büyüme, sosyal refah, bilimsel ilerleme ve toplumsal barış; ancak özgür bireylerin, öngörülebilir bir hukuk düzeni içinde üretebildiği bir iklimde mümkün olabilir. Bugün Türkiye’nin yaşadığı iktisadi buhran, derinleşen yoksulluk, yaygınlaşan yozlaşma ve kurumsal çürüme; demokrasiden ve hukuktan kopuşun kaçınılmaz sonuçlarıdır. Hukukun askıya alındığı, kuvvetler ayrılığının tasfiye edildiği, keyfîliğin devlet yönetimi haline geldiği her ülkede olduğu gibi; bölgemizde yaşanan örneklerin de açıkça gösterdiği üzere, demokrasi dışı her yol felakete çıkmaktadır. Demokrat Parti, bu hakikati erken kavramış; Celal Bayar’ın devlet tecrübesi, Adnan Menderes’in milletle kurduğu sahici bağ ile demokrasiyi soyut bir ideal olmaktan çıkarıp, hayatın içine taşımıştır. Bunun bedeli ağır olmuş; demokrasinin öncüleri canlarıyla ödemiştir. Ancak o bedel, Türkiye’nin demokrasi hafızasına silinmez biçimde kazınmıştır. Bugün Demokrat Parti, geçmişinden nostalji devşiren bir hatıra değil; doğruluğu tarih tarafından ispat edilmiş bir siyasal çizginin yaşayan temsilcisidir. Dün olduğu gibi bugün de, kalkınmış bir Türkiye’nin parolasının demokrasi olduğunu savunmaktadır. Çünkü biliyoruz ki; adaletin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde yatırım, yatırımın olmadığı yerde refah olmaz. Hürriyetlerin daraldığı, hukukun sustuğu, millet iradesinin yok sayıldığı hiçbir ülke kalkınamaz. Çünkü kalkınma sadece betonla, rakamlarla, tabelalarla olmaz. Kalkınma; özgür düşünen insanla, emeğinin karşılığını alacağına inanan işçiyle, yarına güvenle bakan gençle olur. Demokrat Parti, işte bu yüzden demokrasiyi sadece bir siyasal tercih değil; kalkınmanın en hayati girdisi olarak görmüştür. Bir asırlık Cumhuriyetimizin, 80 yıllık demokrasi teminatı olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Aynı azim, aynı cesaret ve aynı kararlılıkla; millet egemenliğini yeniden tahkim etmek, hukuku yeniden ayağa kaldırmak, hürriyetleri genişletmek ve Türkiye’yi yeniden refah üreten bir ülke haline getirmek için mücadele ediyoruz. Demokrat Parti’nin varlık sebebi dün ne ise bugün de odur: Herkes için demokrasi. Herkes için adalet. Herkes için hürriyet ve refah. Bu inançla, bu bilinçle ve bu tarihsel sorumlulukla yolumuza devam ediyoruz. Kuruluşumuzun 80. yılında; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Partimizin Kurucu Genel Başkanı Celal Bayar’ı, Şehit Başbakanımız Adnan Menderes’i, Şehit Bakanlarımız Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’yu, demokrasi mücadelesine ömürlerini adamış tüm yol arkadaşlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Demokrat Parti 80 yaşında. Demokrasi mücadelesi dün olduğu gibi bugün de geleceğin teminatıdır.

Bugün, Demokrat Parti’nin kuruluşunun 80. yılını idrak ederken; yalnızca bir siyasi hareketin tarihini değil, Cumhuriyetimizin demokrasiyle buluşma iradesini, hürriyet ve adalet talebinin siyasal bir sorumluluğa dönüşmesini bir kez daha hatırlıyor ve hatırlatıyoruz. 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti, tekçi ve keyfî yönetim anlayışına karşı; millet egemenliğini esas alan, hukuku iktidarın değil, iktidarı hukukun emrine veren bir siyasal iddia olarak doğmuştur. Bu iddia, demokrasiyi bir araç değil, Cumhuriyeti yaşatacak ve güçlendirecek yegâne yol olarak gören bir iddiadır. Cumhuriyet, demokrasiyle kaimdir. Demokrasi ise adaletle, hürriyetle ve hukukun üstünlüğüyle anlam kazanır. Demokrat Parti’nin tarih sahnesine çıkışı, Cumhuriyetin bu asli vasfının tahkimi için verilmiş açık bir cevaptır. Millet iradesinin serbestçe tecelli etmediği, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olmadığı hiçbir düzenin ne meşruiyeti ne de sürdürülebilirliği vardır. Demokrat Parti tecrübesi bize göstermiştir ki; hürriyetlerin genişlemesi ve demokrasinin derinleşmesi, yalnızca siyasal bir kazanım değil, aynı zamanda kalkınmanın en önemli girdisidir. İktisadi büyüme, sosyal refah, bilimsel ilerleme ve toplumsal barış; ancak özgür bireylerin, öngörülebilir bir hukuk düzeni içinde üretebildiği bir iklimde mümkün olabilir. Bugün Türkiye’nin yaşadığı iktisadi buhran, derinleşen yoksulluk, yaygınlaşan yozlaşma ve kurumsal çürüme; demokrasiden ve hukuktan kopuşun kaçınılmaz sonuçlarıdır. Hukukun askıya alındığı, kuvvetler ayrılığının tasfiye edildiği, keyfîliğin devlet yönetimi haline geldiği her ülkede olduğu gibi; bölgemizde yaşanan örneklerin de açıkça gösterdiği üzere, demokrasi dışı her yol felakete çıkmaktadır. Demokrat Parti, bu hakikati erken kavramış; Celal Bayar’ın devlet tecrübesi, Adnan Menderes’in milletle kurduğu sahici bağ ile demokrasiyi soyut bir ideal olmaktan çıkarıp, hayatın içine taşımıştır. Bunun bedeli ağır olmuş; demokrasinin öncüleri canlarıyla ödemiştir. Ancak o bedel, Türkiye’nin demokrasi hafızasına silinmez biçimde kazınmıştır. Bugün Demokrat Parti, geçmişinden nostalji devşiren bir hatıra değil; doğruluğu tarih tarafından ispat edilmiş bir siyasal çizginin yaşayan temsilcisidir. Dün olduğu gibi bugün de, kalkınmış bir Türkiye’nin parolasının demokrasi olduğunu savunmaktadır. Çünkü biliyoruz ki; adaletin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde yatırım, yatırımın olmadığı yerde refah olmaz. Hürriyetlerin daraldığı, hukukun sustuğu, millet iradesinin yok sayıldığı hiçbir ülke kalkınamaz. Çünkü kalkınma sadece betonla, rakamlarla, tabelalarla olmaz. Kalkınma; özgür düşünen insanla, emeğinin karşılığını alacağına inanan işçiyle, yarına güvenle bakan gençle olur. Demokrat Parti, işte bu yüzden demokrasiyi sadece bir siyasal tercih değil; kalkınmanın en hayati girdisi olarak görmüştür. Bir asırlık Cumhuriyetimizin, 80 yıllık demokrasi teminatı olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Aynı azim, aynı cesaret ve aynı kararlılıkla; millet egemenliğini yeniden tahkim etmek, hukuku yeniden ayağa kaldırmak, hürriyetleri genişletmek ve Türkiye’yi yeniden refah üreten bir ülke haline getirmek için mücadele ediyoruz. Demokrat Parti’nin varlık sebebi dün ne ise bugün de odur: Herkes için demokrasi. Herkes için adalet. Herkes için hürriyet ve refah. Bu inançla, bu bilinçle ve bu tarihsel sorumlulukla yolumuza devam ediyoruz. Kuruluşumuzun 80. yılında; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Partimizin Kurucu Genel Başkanı Celal Bayar’ı, Şehit Başbakanımız Adnan Menderes’i, Şehit Bakanlarımız Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’yu, demokrasi mücadelesine ömürlerini adamış tüm yol arkadaşlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Demokrat Parti 80 yaşında. Demokrasi mücadelesi dün olduğu gibi bugün de geleceğin teminatıdır.

11,711 Aufrufe

Koca bir ülkeyi bu rahmet ayında adalete, demokrasiye, hakka aç hale getiren, Milletin alın teri ile oruca niyet edip, Milletin hakkını yiyerek oruç bozan, oy aldığı kimseler de dahil memleket açken kendileri gırtlağına kadar tok yatıp yine de doymayan bu iktidara biraz vicdan, bir miktar utanma duygusu diliyor, maalesef artık bir usulü yerine getirmekten öte olmayan şekilde Aziz Milletimize #iyibayramlar diliyoruz. Yıllardır her bir bayramı, dini ve resmi her bir özel günü layıkıyla kutlayamayan vatandaşlarımıza, hakkı yenen, umudu törpülenen, hayallerinden edilen Milletimize, Erdoğan'ın huzuru bozulmasın diye ana babasından ayrı, evlatlarından ayrı cezaevinde tutulan herkese hakkıyla kutlayacakları bayramlar, işlediği zaman muktedirleri yerinden, rahatından edecek demokrasi ve adalet diliyorum.

Koca bir ülkeyi bu rahmet ayında adalete, demokrasiye, hakka aç hale getiren, Milletin alın teri ile oruca niyet edip, Milletin hakkını yiyerek oruç bozan, oy aldığı kimseler de dahil memleket açken kendileri gırtlağına kadar tok yatıp yine de doymayan bu iktidara biraz vicdan, bir miktar utanma duygusu diliyor, maalesef artık bir usulü yerine getirmekten öte olmayan şekilde Aziz Milletimize #iyibayramlar diliyoruz. Yıllardır her bir bayramı, dini ve resmi her bir özel günü layıkıyla kutlayamayan vatandaşlarımıza, hakkı yenen, umudu törpülenen, hayallerinden edilen Milletimize, Erdoğan'ın huzuru bozulmasın diye ana babasından ayrı, evlatlarından ayrı cezaevinde tutulan herkese hakkıyla kutlayacakları bayramlar, işlediği zaman muktedirleri yerinden, rahatından edecek demokrasi ve adalet diliyorum.

10,807 Aufrufe

Videos

DpGultekinUysal's profile picture

Teşekkürler Ankara

Gültekin Uysal

94,058 Aufrufe • vor 3 Jahren