
Ebubekir SOFUOĞLU
@Ebsofuoglu • 337,878 subscribers
Prof. Dr.
Shorts
Videos
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Porno ve mastürbasyon, ortalama bir ömre yani 50-60 yıla yayılmış orgazm sayısını ve meni kalitesini 3-5 yılda bitirterek cinsel hazzın sonlanmasına yol açıyor. Ve bunun sonucunda kişiyi cinsel isteksizliğe ve iktidarsızlığa sürüklüyor ve kişilerde eşcinsel deneme yönlendirmeleri başlatıyor. Gep genç yaşta eşinizle cinsel ilişkiye giremeyecek hale düşüyorsunuz. Yani afedersiniz ama yatak odasında iki bayana dönüşüyorsunuz Sonra gelsin viagralar ve ne yazık ki bunun doğal sonucu olarak; Viagralara bağlı kalp krizleri. Porno ve mastürbasyondan şiddetle uzak durun.
Ebubekir SOFUOĞLU3,444,152 просмотров • 1 год назад

Türkiye'ye 17-25 Aralık yargı darbesini yapan Zaman gazetesinin köşe yazarı Muhammed Emin Yıldırım. Bu şahsın yaptıkları, bir değil iki değil. Şahıs ne yapıyorsa planlı yapıyor. Filistin davasına dünyada en büyük desteği sağlayan özellikle 3-5 kişiden birisi olan Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye'yi hedefe koyucu bu açıklamalar, Türkiye'ye zarar verecek sonuçların yanı sıra Filistin davasına da zarar verecek neticelere evrilmektedir. Yeter artık ama! Bu kadarı da fazla. Yani Cumhurbaşkanımız, Filistin düşmanı ve gizliden gizliye İsrail dostu öyle mi? Allah bunların hepsini görüyor.
Ebubekir SOFUOĞLU498,605 просмотров • 11 месяцев назад

Allahü Teala'yı, tamamı Yunanca, bir kısmı da Kratos adında Yunan Tanrısı ismi olan demokrat kelimesi ile tavsif ediyor. Hatta Allah en büyük Demokrattır diyor ve Kur'an-ı Kerim'de 99 yerde geçen İslam'ın ikinci emri 5 vakit namazaa da gerek olmadığını söylüyor. Müslüman, İslamı tebliğ etmekle yükümlüdür ancak İslamı anlatacağız, sevdireceğiz, beğendireceğiz diye aslını değiştirmekle ki hele bu değişikliği Yunan Tanrısı ismiyle yapma hakkına sahip değildir. Mesela suyun, nefes almanın gerekliliğini muhataplarımıza anlatır mıyız? Su ve nefes insanlar için ne kadar büyük bir ihtiyaçtır değil mi? Bu ihtiyacı anlatmaya gerek var mı? İslam, bu şekilde su'dan da nefes almaktan da hem dünyada hem ahirette çok büyük bir ihtiyaçtır. Ve su ve nefesten daha büyük bir nimettir. Fakat bununla birlikte İslamı anlatırken elbette ukalalığa da kaçmadan vakarımızla, nezaketimizle aslını değiştirmeden ifade ederiz. Kimseyi hedef alarak söylemiyorum ancak hele hele kendilerini bir şey zanneden küstahların karşısında tek bir kelam bile etmeyiz. Sordukları takdirde ise de Allah rızası için yine vakarımızla İslamı tebliğ ederiz. Müslüman, İslamı anlatacağım diye vakarını da İslamı da bozmaz/bozamaz.
Ebubekir SOFUOĞLU255,732 просмотров • 6 месяцев назад
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Sana kimse karışamaz, sen özgürsün gibi saçma sapan, altı doldurulmamış kavramlarla annelerimizi, kızlarımızı, göz bebeklerimizi alabildiğine müstehcen kıyafet seçer hale getirdiler. Halbuki işin Türkçesi, tavuklara özgürlük diyen tilkilerin çağrısı gibiydi. Sen özgürsün, sana baban, Ağabeyin, kocan, oğlun karışamaz söylemi altında, alabildiğine frapan kıyafet tercih et ki ben de seni istediğim gibi izleyeyim, seyredeyim şeklinde röntgenci, ırz düşmanı çağrılarıydı bu temelsiz ÖZGÜRLÜK söylemi. Bu söylemlerle gözlerimizden bile esirgediğimiz kadınlarımızı, kızlarımızı, tercih adı altında kıyafetlerini alabildiğine azaltmaya zorladılar. Ve ne yazık ki bu konuda da oldukça başarılı oldular.. SENİN TERCİHİN şeklindeki, görünüşte masum gibi görünen terörize söylemlerle kıyafetlerinden arındırdıkları kadınlarımızı, kızlarımızı vahşi bir şekilde salyaları aka aka seyre koyuldular
Ebubekir SOFUOĞLU47,364 просмотров • 1 месяц назад
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Ne yapsın adam? Cinsel talebini kime söylesin? Tabii ki eşine diyecekler. İyi ama söylemesi yetmiyor. Her defasında yeni bir şey bulmak zorunda. Erkeğin düştüğü durumu bir düşünün. Kaba saba söylemedikten sonra her defasında yeni bir şey bulmaya zorlanmak kaldırılabilir bir şey mi? Erkek, eşini cinsel ilişkiye ikna etmek için her defasında yeni yollar bulacak, yeni yöntemler belirleyecek, yeni yeni iltifat cümleleri kuracak, hediyelerle gelecek, çiçekler, böcekler vs vs. Bu kadını ötekileştirmek için demiyorum ki kadınları, normal şartlarda bu tür aile danışmanı görünümlü kişiler harekete geçirmedikçe çoğunun aklında böyle, erkeği engelli atlamaya tabi tutmak yoktur. Hanım kardeşlerimiz de bu videoyu izlediğinde doğru ya; eşim bana niye böyle yapmıyor, niye iltifat etmiyor, niye hediye getirmiyor diye kendisini bu şekilde etkileyene çok fazla direnemiyor. Bunun üzerine eşine engelli atlamalar koyuyor. Halbuki evlilikler erkeğin ve kadının sorumluluklarını, karşılıklı taahhüt ettikleri ahitleşmedir. Ne erkek evin iaşesinde kadına zorluk çıkaracak ne de kadın evin idaresi ve cinsellikte erkeğe zorluk çıkaracaktır. Kadın ve erkek elbette birbirlerine dikkatli konuşmalı ama erkek evin ihtiyaçları konusunda kadın da evin idaresi ve cinsellik konusunda ambargo uygulamamalı, elindekini silah olarak kullanmamalıdır. Bu dengenin tutulamadığı, bu tür aile danışmanlarından etkilenip kocaya cinsel ambargo uygulanan birçok yuvalarda sıkıntılar var. Hatta bazı yuvalarda erkekler, kadınların koyduğu ambargolardan bıkıp, porno mastürbasyonla (affedersiniz) ya da aldatmalarla hayatını sürdürmeye yöneliyor. Elbette ki erkek, eşine iltifat etsin, birlikte son derece saygın bir hayat geçirsinler ama her defasında erkeğin önüne yeni yeni çıtalar çıkartmak, evliliğe zarar veriyor. Şöyle düşünün; evi karı koca birlikte sırtlanır. Kocanın karısından bir takım talepleri gündeme geldiğinde erkek, her defasında yeni yeni cümleler, yeni yeni davranışlar, yeni yeni tutumlar, yeni yeni romantik alternatifler, hediyeler, çiçekler, böcekler bulmak zorunda kalıyor. Peki kadın kocasından bir şey isterken, kadının böyle bir mecburiyeti var mı? Yani kadın eşinden bir şey isterken her isteğinde ona iltifatlar, serenatlar, hediyeler, çiçekler, böcekler, yapıyor mu? Kadın eşini işe gönderirken her defasında evinin ihtiyacını gördüğü için ona tumturaklı cümleler, şiirler, nağmeler, beyitler sıralıyor mu? Tabii ki hayır ve ben de bunu söylemiyorum zaten. Sadece taraflar birbirlerine normal, saygılı, kırmadan, rencide etmeden, nazik diyalog kurmalılar. Kocanız, sorumluluklarına sahipse elbette kendisi için ama sizin ve çocuklarınız için de çalışmış olmuyor mu? Yani bu size verilen değerin bir başka gösterge değil mi? Bu erkeğe, beni değerli hissettirsin diye her defasında engel atlatmaya gerek var mı değerli Hanom kardeşlerim. Bir çift güzel sözü hak etmiyor muyum, bana kendimi değerli hissettirmesin mi, onunla güzel vakit geçirmeyi istememeli miyim, birlikte bir yerlere çıkmamalı mıyız, akşamları yemeğe, hafta sonları tatile gitmeyelim mi türünden sürekli çıtayı yükseltici ifadeler eşinizde bıkkınlığa yol açar. Elbette kişiler, imkanları nispetinde birbirlerine yakın davranmalılar ancak bu şekilde erkeğin önüne her defasında çıkartılan yeni yeni engellerle erkek canından bezdirilmez. O, BİR ÇİFT GÜZEL SÖZ beklentisinin ardı arkası arkası kesilmiyor. Bu beklentiyi bilen erkekler işten eve dönerken, ben şimdi hatuna hangi cümleyi kullanacağım, hangi iltifatı yapacağım, hangi hediyeyi getireceğim çıkmazlarına giriyor. Sonuçta kelimeler, cümleler sınırlı, hediyeler de sınırlı. İltifatların, hediyelerin sonu gelince ne olacak peki. Bunu kaç kişi taşıyabilir. Hanım kardeşlerim bu tür tavsiyelere lütfen itibar etmeyin. iltifatlar, hediyeler, hayat arkadaşınızla kendi minvalinde gelişir. Bu telkinlerle beklentilerinizin yükseltilmesine fırsat verip eşinizle aranızı açtırmayın.
Ebubekir SOFUOĞLU252,328 просмотров • 10 месяцев назад

Çocuklarınızı Üniversite eğitimi için de olsa başka şehirlere asla ve kat'a GÖN-DER-ME-YİN. Mani olamıyorsanız onlarla siz de gidin. Birçoğu Anne-Babalarına türlü türlü yalanlar söylüyor. Ayrıca gidecekleri şehirde onları ne tür leş kargalarının beklediğini bilemezsiniz.
Ebubekir SOFUOĞLU283,389 просмотров • 1 год назад

Hangi yalanlarını sıralayalım ki! 12 Ada Uşi Antlaşması'nda İtalyanlar tarafından geri verileceği zaman Osmanlı Devleti, Balkan Savaşı sebebiyle bir de oraları korumak zorunda kalmayayım diye Balkan Savaşı sonunda geri almak üzere adaların italyanlarca Osmanlı'ya verilişini erteletmişti. Uşi anlaşmasında 12 adanın italyanlara geçici olarak bırakılması meselesi budur. Osmanlıyı esir alan ittihatçı idare 12 adanın üzerine gitmeyince 12 ada, Lozan Antlaşması'na kadar geçici olarak italyanların elinde kaldı. İşte bu 12 Ada Osmanlı'nın hakkı olmasına rağmen Lozan Antlaşması'nda da İsmet İnönü eliyle italyanlara verildi. Anlaşma maddesine Türk Tarih Kurumunun resmi web sitesinden de ulaşabilirsiniz. Biraz tarih ilmine sadakati olan bu yalanı gizlemez...
Ebubekir SOFUOĞLU117,338 просмотров • 4 месяцев назад
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Bundan sonra hangi genç ya da hangi insan prezervatif kelimesini utana utana söyler. Bu video en mahrem, en gizli kalması gereken yatak odasına ait konuşmaları pervasılaştırmaz mı? Ne olacak bundan sonra? Cnsel ilişki şekillerini, insanların cinsel organlarını(afedersiniz) da mı rahatlıkla söyleyeceğiz? Bir de yaptığı suçlamaya bakın; Ataerkil aile imişiz, bu edep bu haya bunun suçuymuş. Bir de başörtülüye söyletiyorlar. Ne olacak, her şeyi utanmadan ulu orta her yerde yüzümüz kızarmadan rahat rahat söyleyeceğiz öyle mi? Bundan sonra cinsel organlarının ölçülerini de rahat rahat söyleyecekler(afedersiniz) öyle mi? Nasıl bu hale geldik diye kaygılanıyoruz, üzülüyoruz ya, işte böyle. Hayanın, edebin ayaklar altına alındığı bu tür servis edilen profesyonelce çekilmiş videolar, haberler, görüntülerle. Siz bundan sonra hangi genci, hangi orta yaşlıyı durdurabilirsiniz? Hangi gence, hangi orada yaşlıya ayıptır, böyle konuşmamak lazım diyebilirsiniz. Başörtülü bu figür en narin, en mahrem, en hassas haya perdesini yırtıp attıktan sonra insanları nerede durdurabilirsiniz?
Ebubekir SOFUOĞLU192,552 просмотров • 8 месяцев назад

Şimdi de Cumhurbaşkanımız ağzıyla söylüyor, Gazze'deyiz diye ama bu NANKÖRLERE yetmez. İmzalı, belgeli, tabur tabur askeriyle, tankıyla, tüfeğiyle uçağıyla ,topuyla, resimleriyle, videolarıyla hepsini bunların gözüne gözüne sorsanız bile yine inanmazlar. Be geri zekalılar; Uluslararası ilişkiler diye bir şey var Diplomasi diye bir şey var Siz yaparsanız size misliyle karşılık verirler diye bir şey var Proxy savaşlar diye bir şey var Istihbarat savaşları diye bir şey var. Birçok şey gizli kapaklı yapılır, açıktan yapılmaz ama kime söylüyorsunuz ki bunları! Türkiye'de öyle NANKÖRLER var ki ilk olarak bunlar cehaletlerini bilmezler. Gözleriyle görüp, kulaklarıyla işittiklerini bile olmadık tevillerle aslından saptırırlar. Hayatlarında toplasanız 10 kitap bile okumamışlardır. Bırakın Dünya tarihini, Fransız ihtilalinden bugüne olan dönemden 10 tane önemli hadise hakkında 3 dakika konuşun deyin konuşamazlar. Bu kadar kapkara cehaletlerine rağmen ama bunlar asla kül yutmazlar. Siz aylarca, senelerce okumuşsunuz, araştırmışsınız, incelemişsiniz, onlara vız gelir. Onların hadiseyi bir kere görmeleri yeterlidir, hemen anlarlar. Bunlar dehadır, herkes uykudadır ama bunlar uyanıktır. Çok yazık! Bunlar için söylenecek birkaç kelime vardır: Ya haindirler (laf olsun diye söylemiyorum) Ya aptaldırlar Ya da nankördürler. Ama Allah sizin hesabınızı görecek merak etmeyin.
Ebubekir SOFUOĞLU228,435 просмотров • 11 месяцев назад

Şunun kullandığı üsluba bakar mısınız? Naaşını omuzlarımızda taşıdığımız Mahmud Efendi, Esad Efendi, Mehmet Zahid Kotku Efendi, Ali Haydar Efendi, Sami Efendi Hazretleri ya da yüzlerce yıl önce vefat etmiş ve kabirlerine, ellerimizle ve o zamanki müminlerin kendi elleriyle defin eylediğimiz bu Mübarekler orada yatmıyormuş da topal eşek ölüsü yatıyormuş. Kendi ellerimizle defnettiğimiz kabirlerde bu Mübarekler değil de topal eşek ölüsü(haşa) medfunmuş. Bir ayrım yapmadan bu kıssayı anlatıyor, tüm Evliyaullahı tenzih ederiz demiyor böylece de hepsini zan altında bırakıyor. Sonuç itibarıyla mübareklerin hepsinin kabirlerinin topal eşek ölüleri ile dolu olduğunu söylemiş oluyor. Böylece aynı zamanda millete de hakaret etmiş oluyor. Çünkü Millet; Millet Hacı Bektaşi Veli Hoca Ahmet Yesevi Yunus Emre Hacı Bayram Veli Hazretleri vs vs vs gibi mübareklerin kabirlerini ziyaret ettiğinde aslında topal eşek ölülerini ziyaret ediyormuşlar da haberleri yokmuş. Bu millet bu kadar safmış, ne kadar Evliyaullah kabri varsa, hepsi topal eşek ölüsünün yattığı kabirlermiş. Yazıklar olsun! Şu kullandığı üsluba bakın. Hem o kabirlerde yatan mübareklere büyük hakaret, hem bu kabirleri ziyaret eden milleti aptal yerine koymaktan başka bir şey olmayan bu üsluba, yazıklar olsun! Allah bunun hesabını size sorsun. Bir de bir videosunda ne diyor. Tevhid ehline, gayrimüslim, İslam düşmanı herkes saldırıyor, bir de bunlar saldırıyor diyor. Nerede kendisini dindar olarak tanımlayan kişiler varsa diyor, İslam dışı kişilerle birlikte Tevhid ehline saldırıyor, terörist diyor diye Müslümanları suçluyor. Kimse durduk yerde masum insanlara terörist demez. Terörist damgası size aittir, bunu silemezsiniz üslubunda da değilim ama siz namaz kılmayana bile kafir deyip açık açık bu cümlelerle olmasa da üzerlerine, cihat edilir türünden vaazlar ederseniz, 16-17 yaşlarındaki gençleri, (bunu bilemiyorum ama niyetiniz açıkça bu olmasa da) kışkırtırsanız size söylenecek terminolojiyi siz söyleyin o zaman. Daha geçenlerde kaç tane polisimiz Allahu ekber diye Tekbir getirilerek Şehit edilmedi mi? Bunlar hepsi Müslüman, masum insanlar değil miydi? Polislerimizi şehit edenler sizin hitap ettiğiniz kitle değil mi? Öte yandan Müslümanlar size terörist diyor diye Müslümanları İslam dışı camiayla bir tutuyorsunuz ya, peki şu an sizin yaptığınız ne? Nerede bir müşrik, nerede bir kafir, nerede İslama alaycı bakış açısı ile yaklaşan kişiler varsa hepsi kabirlerle alay etmiyor mu? Siz şu an şu üslubunuzla, Müslümanların değer verdiği insanların naaşlarıyla topal eşek ölüsü diye alay etmiş olmuyor musunuz? Böylelikle siz de İslam düşmanlarının söylemini kullanmıyor musunuz? Demek biz bilemedik öyle mi? Biz mübareklerin naaşları diye gidiyoruz ama hepsi topal eşek ölüsüymüş. Sen bunu nasıl bildin? Bütün dünyadaki yüzlerce yıl önce vefat etmiş ulemanın tamamının yaptığı kabirlerin hepsi topal eşek ölüsü doluymuş öyle mi? Milletin vefat etmişlerine göstermiş olduğu vefa duygusuyla alay ediyorsun ya, Allah bunun hesabını sana sorsun Halis Bayancuk
Ebubekir SOFUOĞLU105,628 просмотров • 4 месяцев назад

Sen Gazze'li değilsin ki bilesin . Aşk Ülkesi (Şehit İsmail Haniye anısına)
Ebubekir SOFUOĞLU354,008 просмотров • 2 лет назад

Mecbur kalınmadığı sürece kadının sesi erkeğe haramdır. Bu açık bir hükümdür. Bu hükme rağmen bir de tegannili yani ilahiler söyleyerek kadının sesini duyurmak, buna ön ayak olmak açıkça Allah'ın farzlarına meydan okumaktır. Cenab-ı Hakkın, sizin hakkınızda tayin ettiğini bekleyin. Sadece Allah'ın haramlarına meydan okumakla kalmıyorsunuz. Küçücük kızları bunlara özendirmiş oluyorsunuz. Genç kızlarımız şu müzik dediğiniz malayani ile kalmayacak daha ileri müziklere gidecek. Tıpkı 20 sene öncesinde olduğu gibi. 20 sene önce özgün müzik diye bir müzik çıkardılar. O özgün müzik zamanla terk edildi yerini yeşil popa bıraktı. Karşımıza yemyeşil bir pop çıktı. Hard Rock'lar, tekno müzikler bu özgün müzik adı altında başlayan necis süreçle karşımıza çıktı. Özgün müzikle başlayan süreç gençlerimizi en aşağılık müziklerin tam ortasına kadar itti. Halbuki müzik, alkol kadar tehlikelidir. Kişi birçok günaha önce alkol alarak müzikli ortamlarda girer. Müzik, kişiyi ciddiyetten uzaklaştırır. Ortada, ilke, prensip, usul, gibi hiçbir şey kalmaz. Müzik, ortamların ağırlığını giderir, kişileri gayrimeşru fiillerin dibine kadar iter. Öyle değil midir. Diskolarda, kafelerde alkollü ortamlar müzik eşliğinde icra edilmiyor mu? Siz bu ilahi dediğiniz malayaninin orada kalacağını mı zannediyorsunuz? Burada mı kaldı, gençlerimiz özgün müzik denilen o eserlerle poplara kadar savrulmadı mı? Allah korusun burada da aynısı olacak. Şu yaptığınız malayaniyi bir süre sonra gençler hiç ciddiye almayacak. Buradan popa, rocka, teknoya kadar ilerleyecek. Gençlerimizi zehirliyorsunuz. Sizin ve sizin gibiler sebebiyle başörtülü kızlarımız gitar kurslarına, bağlama kurslarına, ud kurslarına, piyano kurslarına gidiyor. Peygamber Efendimizin SAV, faydasız ilimden Allaha sığınırım demesine rağmen siz, bunu özendiriyorsunuz. Çocuklarının böyle malayanı ile meşgul olmasına karşı çıkan anne babalara karşı çocukları da kışkırtmış oluyorsunuz. Bilin ki devamı da gelecek ve Allah korusun onların gireceği günahlara siz de ortaksınız. Rabbim sizden kadınlarımızı kızlarımızı korusun İnşaAllah. Allah'nı seven söylesin bunun kime ne faydası var?
Ebubekir SOFUOĞLU39,564 просмотров • 2 месяцев назад

Burasının Anadolu'da bir şehir olduğunu düşünmeyin. YouTube'da, "1900'lü yıllar Londra" diye tarayın, karşınıza çıkar. Sokaklardaki neredeyse %90'ı tesettürlü ve hatta bazısı ağzına varıncaya kadar kapalı İngiliz kadınlarına bakın, bir de şimdi neredeyse üryana çevrilen İngiliz kadınlarını düşünün ve emperyalizmin kadını nereye sürüklediğini gözlerinizle görün. Kimi kadınlar, sokaklarda elbiselerinin çoğunu çıkarmış gezerken, kendi tercihimle bunu yapıyorum dediklerinde şu videoyu dikkatle izlesinler. Sadece bir yüzyıl içerisinde önce Batı kadınını, sonra da doğu kadınını, nasıl kökten değiştirdiklerini ibretle görsünler. Emperyalistler, amaçlarına alet etmek için önce, batının Katolik, Protestan kadınını, şimdi de İslam dünyasındaki kadını frapanlaştırdılar. Değerli Hanım kardeşlerim alet olmayın, direnin. Burada bir şey daha dikkatinizi çekmiştir sanırım: Hani CHP diyordu ya emperyalizmle savaştık diye. CHP; sen emperyalizmle savaşmadın! İstiklal harbinde bu millet savaştı, sen ise zaferi milletten çaldın. Tek parti döneminde İstiklal harbi Gazisi, Şehidi bu millete, emperyalizm uzantılarını getirdin dayattın. Ispat mı istiyorsun işte ispatı: İngiliz çocuklarının kafasındaki şapkalara bakın. Hepsi nasılda şapkalı. Hepsi evlerinden çıkarken şapka giymeye karar vermişler ve bu yüzden hepsi o anda tesadüfen şapkalı öyle mi? Aynısını çeyrek yüzyıl sonra CHP, bizde de uyguladı. Batıdan getirdikleri bu şapkayı CHP, 7'sinden 77'sine bize zorla dayattı. İstiklal harbini yapmış bu milletten ne istedin CHP? Kendi başlarını bile onlara bırakmadın. Kafalarınıza şunu takacaksınız diye kanunlar çıkardın. Dedim ya; önce Hristiyan Dünyayı, sonra Müslüman Dünyayı bozdular.
Ebubekir SOFUOĞLU407,802 просмотров • 2 лет назад

Kafeler, diskolar, barlar ve bu bağlamda konserler, kız erkek tanışmalarının mekanlarıdır. Ya da kız erkek yakınlaşmalarının güçlendirildiği mekanlardır. Erkek, yakınlaşmak istediği kızı konsere davet eder, konser vesilesi ile o kızı iğrenç ağına düşürür. Konserler, tanışmaları ve sonunda karşılıklı rıza ile yapılıyormuş gibi görünen ama açıkça ifade edilmese de evlilik vaadi ile gerçekleştirilen iğrenç tecavüz fiillerinin meşrulaştırma araçları haline gelir. Genç kızlarımızın birçoğu konserlerin sonunda evleneceğini safça zannettiği tecavüzcülere kendilerini teslim ederler. Bu haliyle konserler tecavüzcülerin kızlarımızın masumiyetlerini kullandığı dolandırıcılık aracı, taciz tecavüz manivelası haline döner. Bu haliyle genç kızlarımızın içeceklerine koyulan ilaç gibi fonksiyon icra ederler konserler Konsererde müzik eşliğinde samimiyet artar, yakınlaşmalar güçlenir, taraflar ileri giderler hatta kimi zaman da beraber olmalar gerçekleşir ve nihayetinde kaçınılmaz son olarak kızlar terk edilir. Kadınların %90'ından fazlası cinsellik beklentisi ile hareket etmez, evlilik beklentisi ile hareket eder. Ama ne yazık ki erkeklerin de %90'ından fazlası cinsellik beklentisi ile hareket eder, hedefine ulaştı mı başka bir kıza yönelir, ona ulaştı mı yine başka bir kız, başka bir kız derken bütün tertemiz kızları iğrenç bilmem neleriyle kirletir. İşte bunların ilk adımlarının başladığı yerlerden bir tanesi de konserlerdir. Tacizcilerin, tecavüzcülerin, röntgencilerin, ırz düşmanlarının tuzak kurduğu alanlardır konserler. Peki bu konserleri tertip edenler bunları bilmiyor mu? Artık çoğunlukla başı açık, başı örtülü ayrımı kalmadı da kimi başı örtülü kızlarımız hepten ölçüyü kaçırmış, başı açıklığı geçmiş, çıplaklık seviyesine gelmiş kişilerin konserlerine gitmezler. Ama bu tür konserlere gitmeyen kendilerini bu şekilde olabildiği ölçüde muhafaza etmeye çalışan kızlarımız da görünüşte başında örtü var gibi görünen bu tiplerin konserlerine giderler. İşte bu kızlarımız da görünüşte başında örtü var gibi görülen bu kişilerin konserleri nedeniyle bu sürece dahil olurlar, perdeyi bu kişilerle yırtarlar ve artık bunun peşi gelir. Yani konsere hiçbir şekilde gitmeyecek kızlarımız da bu şekilde başında örtü gibi görünen bir şey olan kişilerin konserleriyle onlar da o sele kapılırlar, nesiller bu şekilde yavaş yavaş heba olur, kaybedilir, gider. Konserlere, şiddetle gidilmemesi gerekir şeklindeki tavsiyemizle biz mi abartıyoruz yoksa? Konsere gidince ne oluyor o zaman? Cep telefonu mu imal etmiş oluyorsunuz, çip mi bulmuş oluyorsunuz, laboratuvarda deney mi yapmış oluyorsunuz? Ya da birden vatanseverlik duygularınız mı artıyor veya ülkeniz için ben de bir şey yapmalıyım mı demiş oluyorsunuz? Aile sevginiz, komşuluk, akrabalık bağlarınız mı güçleniyor? Ne oluyor, ne tarafınız güçleniyor, hangi açıdan zenginleşiyorsunuz, ortaya ne koymuş, ne üretmiş oluyorsunuz? Hiçbir şey olmuyor, şeytanın pis amelleri denilen müzik aracılığıyla da hangi kontrol noktasında iseniz o kontrol noktalarınız da kayboluyor. Kimi zaman konserler alkol kullanmanın başlangıç seviyeleri haline de geliyor. Müzik denilen mel'un gürültüyle kafanız şişiyor, şişiyor, şişiyor, davul gibi bir kafayla geri geliyorsunuz. Belki konser sırasında geçici şeytani bir haz alıyor olabilirsiniz ama konser bitince yorgunluk, davul gibi kafa yapılan bir sürü hata kaynaklı hissedilen yoğun pişmanlıklarla geri dönüyorsunuz. Konserlere hiçbir şekilde gitmeyecek kızlarımızı da başında örtü gibi görünen bir nesne olan bu tipler konser seline dahil eder nesillerimizi de böyle böyle kaybederiz
Ebubekir SOFUOĞLU32,178 просмотров • 1 месяц назад

Bu toprağın altı da var, provokatörlük yapma Muhammed Emin Yıldırım. Senin yaptığın, Gazze konusunda kendini parça parça edercesine yardım yapmaya gayret eden Türkiye'ye zulümdür. Gazze'ye milyon dolarlık yardım yapan Baykarı yuhalatıyorsun(11.saniye), Gazze için çırpınan Cumhurbaşkanımıza her şeyi yapmadı diyorsun(36.saniye), bunu hem sözlü hem fiili olarak defalarca haykırmasına rağmen Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduğunu ilan et diyorsun(30.saniye). Sana yazıklar olsun Muhammed Emin Yıldırım. Bu yaptığın zulümdür. Ayrıca bilinmeyen, çok ciddi bir takım desteklerin yapıldığına da şahidim ancak buna inanmak zorunda değilsiniz. Kamuoyunun gözünde yapılan yardımlar bile Türkiye'nin gayretlerini ortaya koymaya yeterlidir. Devletler bir takım yardımları açıktan yapabileceği gibi başka kaynaklardan da yardımları olur. Çünkü başka kaynaktan yardımları açık etmek o devlete yönelik ciddi sıkıntılara yol açabilir. Gazze'ye yardım yapan Türkiye'yi oyundan düşürmek için çıkartılan orman yangınları da sana yetmiyor mu Muhammed Emin Yıldırım? Türkiye'deki hain potansiyelinin yüksek olduğunu, bunların sokakları karıştıracağını, milleti birbirine düşüreceğini, Allah korusun Arap baharı türü olayların çıkacağını hiç mi tahmin etmiyorsun? Venezuela örneğini, Arap ülkelerinde çıkartılan karışıklıkları ne çabuk unuttun. Bir de Gazze konusunda konferanslar, mitingler yapılınca devlet mani oluyormuş demiyorlar mı? Bu iftiraların bedelini kıyamet günü ödersiniz. Türkiye'de Gazze konusunda birçok salon konferansına ve mitinge katıldım. Bazı yerlerde ev sahipleri Valiler bazı yerlerde Rektörler, Belediye Başkanları oldu. Bu tür ev sahiplerinden kimileri konferanslara, mitinglere dahi katıldı ama hepsi de canı gönülden destekte bulundular, miting ve konferanslarla ilgili işlerimizi tüm gayretleriyle kolaylaştırdılar. Yüz yüze görüşmelerimizde üzüntülerini, çaresizliklerini ve yaptıkları yardımları ifade ettiler. Cumhurbaşkanından en küçük birim amirine kadar Gazze konusunda bu kadar hassas yetkililerin olduğu ülkeye bu muamelede bulunmak zulümdür, haksızlıktır, eziyettir, ahirette karşınıza çıkacak büyük bir vebaldir. Bir de yanlış bilgilerle millete yapılmış provokatif bir eylemdir. Bu ülkeye iftiralarınla, bu şekilde açıktan zulüm ederken, 17-25 aralık bürokratik darbe teşebbüsünden bir sene sonra bile ve 15 temmuz'dan 9 ay öncesine kadar FETÖ şeytanının gazetesinde yazı yazabilecek durumlara da düşebiliyorsun. Sen nereye hizmet ediyorsun Muhammed Emin Yıldırım? Muhammed Emin Yıldırım, kulaklarını aç ve iyi dinle: Hedefe koyacağın ülke Türkiye değil İsrail'dir
Ebubekir SOFUOĞLU141,952 просмотров • 1 год назад

Zamanını ve sebebini hatırlayamadığım bir durumda Altay Cem Meriçi twitterdan engellemişim. (Tabii ki bunu söyleyerek Altay Cem Meriç, bundan çok rahatsız oldu filan ebette demiyorum) Belki haberi bile olmadı ama ben burada Altay Cem Meriç ile dolaylı karşılaşmalarımı ifade etmek için bunları sıralıyorum. Daha sonra sayısız videolarını izledim. İzlediğim videolarının kahir ekseriyetini beğendim ve çok faydalı buldum hatta birçoğundan istifade de ettim. Şu sıralarda hakkında bazı eleştiriler duyuyorum bunları da dikkatle incelemeye çalışıyorum. Hakkındaki değerlendirmeleri incelemeye ve bir neticeye varmaya devam etmekle birlikte şu anki kanaatimle Altay Cem Meriç'in, feda edilecek birisi olmadığını söylemem gerekir. Çok faydalı hizmetleri olduğu düşüncesini taşıyorum. Mamafih Üstad Kadir Mısıroğlu hakkında videodaki değerlendirmelerine de üzülerek katılamayacağımı belirtmek isterim. Üstad Kadir Mısıroğlu hakkındaki değerlendirmelerine de hangi sebeplerle katılamayacağımı bir video ile paylaşmayı düşünüyorum. Tabii ki bunu söylerken ben bir video çekince bütün meseleler çözülmüş olacak iddiasında elbette değilim. Böyle bir video çekmeden önce onunla görüşmek de isterim. Bunu kabul eder mi etmez mi bilmiyorum ancak ikili ilişkileri kurarak ona ulaşma ihtimalim olabileceğini düşünüyorum. Bununla birlikte onunla görüşme talebimi ikili ilişkileri kullanarak değil de kamuoyundan yani buradan yaptığım çağrı ile ilan etmek istiyorum. Bu tweetin altına yazacağım mail adresime Altay Cem Meriç zahmet olmazsa ve kendisine nasıl ulaşacağımı belirtirse onunla görüşmek isterim.
Ebubekir SOFUOĞLU92,244 просмотров • 8 месяцев назад

Maşallah Sübhanallah. Biz Evliyaullahın peşinden boşuna gitmiyoruz. Şu mübareğin en az 25 yıl öncesinden göstermiş olduğu feraseti bir dinleyin. Bir de şu seküler yobazların kapkara cehaletlerine bakmadan Müslümanları eleştirmeye cüret etmeleri yok mu? İçinizde hiç mi sağduyu yok. Sizin içinizden aydın diye söyleyebileceğiniz ve en az 25-30 yıl öncesinden bu feraseti gösterebilecek bir tane peşinden gittiğiniz kişi var mı? Siz bilirsiniz ama inandığınız düşüncelerinizi tekrar gözden geçirirseniz kendiniz için iyi edersiniz. Tabii ki biz, bu cehalet çukurunda kalmaya devam edeceğiz diyorsanız o da sizin takdirinizdir.
Ebubekir SOFUOĞLU128,350 просмотров • 1 год назад

Isterlerse dikkate alırlar ama bu açıklamayı seküler kişiler için yapmıyorum. Benim derdim Müslüman camianın bu tür söylemlerle gittikçe profanlaşması. Şimdi iş gelip çocuklara mı dayandı? Bu camiada kahkahanın, makyajın makul gösterildiği/görüldüğü tek bir vakıa olmuş mudur? Aklı başında bir aydın kahkahayı, makyajı sevimli görür mü? Başörtülü gördüğünüz için sizinle aynı fikirde olduğunu düşünerek çocuğunuzla oluşan bir meseleden dolayı müracaat ediyorsunuz. Mesela: çocuk, küçük yaşta makyaja başlamış ve bir türlü vazgeçiremiyorsunuz. Çare olarak bu hanımefendiye başvuruyorsunuz. Bu hanımefendi de çocuğunuzun bu konudaki kanaatini bu sözlerle bir güzel güçlendirip sizin üzerinize salmış oluyor. Önünü arkasını kırpıp videoyu saptırdınız diyecek olan zevzekler için de videonun tam linkini( yayınlıyorum. 4. dakikadan itibaren bu açıklamayı yapıyor, videonun herhangi bir yerinde bu açıklamayı düzeltici bir ifade kullanmadığı için de yayınladım. Ben kimseyi diş sürçmesi türü yaptığı hatadan dolayı eleştirmem. Kimse geleneklerimizi hafife almamalı/alamaz. Geleneklerle alay edeceksiniz ve size de hiçbir şey söylenmeyecek öyle mi? Tekrar söyleyelim fıtrat açısıyla değil Sapık Freud merkezli Batıcı bakış açısıyla değerlendirme yapan psikologlara/aile danışmanlarına başvurmayın. Sallantı da ama belki bir şekilde kurtaracağınız yuvanızı bu kez onlar başınıza yıkarlar.
Ebubekir SOFUOĞLU105,284 просмотров • 10 месяцев назад