Edep Kapısı's banner
Edep Kapısı's profile picture

Edep Kapısı

@edepkapiisi17,609 subscribers

Güzellik dilin süsü, edep ise ruhun süsüdür. İlim, irfan ve edep yolunda bir durak. Sayfamıza hoş geldiniz.

Shorts

📌 Şeyh Seyyid Muhammed Fettah Elhüseynî Hazretleri (k.s.a), ağabeyi Şeyh Seyyid Muhammed Sâkî Hazretleri’nin (k.s.a) hanesine bayramlaşmak için giderken… Bayram günü, ikindiden önce… Tarih: 2024. Şu an yıl: 2026. Yani daha 2 sene önce… Şimdi soruyoruz: Madem “bayramda seyranda yanına uğramadı” diyorsunuz… Bu kapının önüne kadar gelen kimdi? Bu hane kapısını çalan kimdi? Bayram günü gönül alan, ziyaret eden kimdi? Demek ki mesele “gitmedi-gelmedi” değil… Mesele, hakikati örtüp algı yapmak. Mesele, iftirayı haber diye servis etmek. Mesele, gündemle insanları kandırmak. Çünkü hakikat şudur: Yalanın ömrü kısa, fotoğrafın dili uzun olur. Bugün bir söz uydurursun, yarın bir kare çıkar; iftiranın ipini kendi elinle çözer. Ve şunu herkes bilsin: Bizim derdimiz kimseye düşmanlık değil… Bizim derdimiz fitneye prim verilmesin. Çünkü fitne, bir kere kapıdan girerse; kardeşliği bozar, muhabbeti bitirir, gönülleri yakar. 📌 Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de buyuruyor: “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, onu araştırın…” (Hucurât 49/6) Yani her önüne gelenin yaptığı “haber”e inanmak değil; tahkik etmek, doğrulamak, adaletle konuşmak emrediliyor. Yine Allah Teâlâ buyuruyor: “Zannın çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır…” (Hucurât 49/12) Bugün bazıları zanna dayanarak konuşuyor, sonra o zan iftiraya dönüşüyor, iftira da fitne ateşine odun oluyor. 📌 Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor: “Kişiye günah olarak, duyduğu her şeyi söylemesi yeter.” (Müslim, Mukaddime 5) Bakın, bu hadis net: Bir şey duydun diye paylaşmak, konuşmak, yaymak… Hele ki bunu “hizmet” diye sunmak… İşte bu, insanı günaha sokar. Ve yine Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor: “Müslüman, Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu yüzüstü bırakmaz.” (Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58) Kardeşlik sözle değil, duruşla olur. Kardeşlik kliple değil, sadakatle olur. Kardeşlik sosyal medyada “abimizsin” demekle değil, bayramda kapıya gitmekle olur. Ve hamdolsun… O kapıya gidilmiş. O hane ziyaret edilmiş. O bayramlaşma yapılmış. Ve burada en önemli nokta şudur: Şeriata davet eden de, sulha davet eden de, barış isteyen de Şeyh Seyyid Muhammed Fettah Hazretleri’dir (k.s.a) O, sofilerin arasındaki kırgınlık kalsın istemiyor. Aslında Hiçbir Büyüğümüz Ayrılık büyüsün istemiyor. Fitne yayılsın istemiyor. O yüzden “Şeriat” deyince birilerini karalamak için değil, ihya etmek için konuşuyor. “Sulh” deyince görüntü için değil, gönüller birleşsin diye uğraşıyor. 📌 Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de buyuruyor: “Müminler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin…” (Hucurât 49/10) 📌 Bizim çağrımız net: Kimseyi hedef alıp kavga büyütmek değil… Ama iftiraya da susmak değil. Çünkü iftira susuldukça büyür, konuşuldukça değil; delille çökertildikçe biter. Bu video’da delildir. Ve delil konuşunca, yalan susar. Son söz: Hakikat er ya da geç ortaya çıkar. Bugün algı yapanlar yarın mahcup olur. Çünkü Allah, yalancıyı rezil eder; sabredenin izzetini artırır. Dipnot: Gavs-ı Kasrevî Hazretleri’nin mübarek neslinden gelen tüm Elhüseynî ailesine hürmetimiz bakidir. Bizim nazarımızda hepsi kıymetlidir, azizdir. Rabbim aralarındaki muhabbeti daim eylesin, fitneyi def eylesin. Hayır dualarını talep eder, ellerinden öperiz. 🤲 Allah bizi fitneden, iftiradan, kardeşliği bozan dilden muhafaza eylesin. Âmin.

📌 Şeyh Seyyid Muhammed Fettah Elhüseynî Hazretleri (k.s.a), ağabeyi Şeyh Seyyid Muhammed Sâkî Hazretleri’nin (k.s.a) hanesine bayramlaşmak için giderken… Bayram günü, ikindiden önce… Tarih: 2024. Şu an yıl: 2026. Yani daha 2 sene önce… Şimdi soruyoruz: Madem “bayramda seyranda yanına uğramadı” diyorsunuz… Bu kapının önüne kadar gelen kimdi? Bu hane kapısını çalan kimdi? Bayram günü gönül alan, ziyaret eden kimdi? Demek ki mesele “gitmedi-gelmedi” değil… Mesele, hakikati örtüp algı yapmak. Mesele, iftirayı haber diye servis etmek. Mesele, gündemle insanları kandırmak. Çünkü hakikat şudur: Yalanın ömrü kısa, fotoğrafın dili uzun olur. Bugün bir söz uydurursun, yarın bir kare çıkar; iftiranın ipini kendi elinle çözer. Ve şunu herkes bilsin: Bizim derdimiz kimseye düşmanlık değil… Bizim derdimiz fitneye prim verilmesin. Çünkü fitne, bir kere kapıdan girerse; kardeşliği bozar, muhabbeti bitirir, gönülleri yakar. 📌 Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de buyuruyor: “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, onu araştırın…” (Hucurât 49/6) Yani her önüne gelenin yaptığı “haber”e inanmak değil; tahkik etmek, doğrulamak, adaletle konuşmak emrediliyor. Yine Allah Teâlâ buyuruyor: “Zannın çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır…” (Hucurât 49/12) Bugün bazıları zanna dayanarak konuşuyor, sonra o zan iftiraya dönüşüyor, iftira da fitne ateşine odun oluyor. 📌 Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor: “Kişiye günah olarak, duyduğu her şeyi söylemesi yeter.” (Müslim, Mukaddime 5) Bakın, bu hadis net: Bir şey duydun diye paylaşmak, konuşmak, yaymak… Hele ki bunu “hizmet” diye sunmak… İşte bu, insanı günaha sokar. Ve yine Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor: “Müslüman, Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu yüzüstü bırakmaz.” (Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58) Kardeşlik sözle değil, duruşla olur. Kardeşlik kliple değil, sadakatle olur. Kardeşlik sosyal medyada “abimizsin” demekle değil, bayramda kapıya gitmekle olur. Ve hamdolsun… O kapıya gidilmiş. O hane ziyaret edilmiş. O bayramlaşma yapılmış. Ve burada en önemli nokta şudur: Şeriata davet eden de, sulha davet eden de, barış isteyen de Şeyh Seyyid Muhammed Fettah Hazretleri’dir (k.s.a) O, sofilerin arasındaki kırgınlık kalsın istemiyor. Aslında Hiçbir Büyüğümüz Ayrılık büyüsün istemiyor. Fitne yayılsın istemiyor. O yüzden “Şeriat” deyince birilerini karalamak için değil, ihya etmek için konuşuyor. “Sulh” deyince görüntü için değil, gönüller birleşsin diye uğraşıyor. 📌 Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de buyuruyor: “Müminler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin…” (Hucurât 49/10) 📌 Bizim çağrımız net: Kimseyi hedef alıp kavga büyütmek değil… Ama iftiraya da susmak değil. Çünkü iftira susuldukça büyür, konuşuldukça değil; delille çökertildikçe biter. Bu video’da delildir. Ve delil konuşunca, yalan susar. Son söz: Hakikat er ya da geç ortaya çıkar. Bugün algı yapanlar yarın mahcup olur. Çünkü Allah, yalancıyı rezil eder; sabredenin izzetini artırır. Dipnot: Gavs-ı Kasrevî Hazretleri’nin mübarek neslinden gelen tüm Elhüseynî ailesine hürmetimiz bakidir. Bizim nazarımızda hepsi kıymetlidir, azizdir. Rabbim aralarındaki muhabbeti daim eylesin, fitneyi def eylesin. Hayır dualarını talep eder, ellerinden öperiz. 🤲 Allah bizi fitneden, iftiradan, kardeşliği bozan dilden muhafaza eylesin. Âmin.

16,122 görüntüleme

Videos

Daha fazla içerik yok.