Eğitim-İş's banner
Eğitim-İş's profile picture

Eğitim-İş

@egitimis68,967 subscribers

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası; laik, demokratik, bilimsel, parasız ve ulusal eğitimi savunur.

Shorts

Öğretmenlik Meslek Kanunu’na karşı sesimizi yükseltmek için, öğretmenlik mesleğimizin onurunu, saygınlığını ve geleceğini savunmak için Milli Eğitim Bakanlığı önündeyiz. #BuÖMKyıKabulEtmiyoruz

Öğretmenlik Meslek Kanunu’na karşı sesimizi yükseltmek için, öğretmenlik mesleğimizin onurunu, saygınlığını ve geleceğini savunmak için Milli Eğitim Bakanlığı önündeyiz. #BuÖMKyıKabulEtmiyoruz

23,120 просмотров

Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kusursuz stratejisi, ulusumuzun ve ordumuzun büyük özverisiyle kazanılan 30 Ağustos Zaferi'yle, tam bağımsız, laik, demokratik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının yolu açılmıştır. 30 Ağustos Zaferi, Türkiye Cumhuriyeti’nin hiç sönmeyecek bir güneş gibi doğuşunu müjdelemiştir. 30 Ağustos Zaferi, Sevr düşü peşinde koşanların emellerini hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceklerini gösteren bir zaferdir. Savaş alanında tarih yeniden yazılırken, Türk Ulusu'nun gelişip güçlenmesinin geçmişte olduğu gibi gelecekte de engellenemeyeceğinin en anlamlı mesajı verilmiştir. Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız; #mustafakemalatatürk #atatürk #30ağustoszaferbayramı #zaferbayramı

Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kusursuz stratejisi, ulusumuzun ve ordumuzun büyük özverisiyle kazanılan 30 Ağustos Zaferi'yle, tam bağımsız, laik, demokratik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının yolu açılmıştır. 30 Ağustos Zaferi, Türkiye Cumhuriyeti’nin hiç sönmeyecek bir güneş gibi doğuşunu müjdelemiştir. 30 Ağustos Zaferi, Sevr düşü peşinde koşanların emellerini hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceklerini gösteren bir zaferdir. Savaş alanında tarih yeniden yazılırken, Türk Ulusu'nun gelişip güçlenmesinin geçmişte olduğu gibi gelecekte de engellenemeyeceğinin en anlamlı mesajı verilmiştir. Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız; #mustafakemalatatürk #atatürk #30ağustoszaferbayramı #zaferbayramı

10,923 просмотров

Videos

egitimis's profile picture

LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİME SAHİP ÇIKMAK İÇİN HEP BİRLİKTE HAREKETE GEÇELİM Milli Eğitim Bakanlığı'nın laik ve bilimsel eğitimden uzak, Atatürk ve Cumhuriyeti yok sayan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" isimli eğitim programları taslağına karşı sessiz kalmayacağız! İçerisinde Cumhuriyet’in Atatürk’ün, yurttaşlık bilincinin olmadığı bilim dışı bir eğitim öğretim programı Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim modeli olamaz. Usul ve içerik açısından sorunludur! Eğitimin tüm bileşenleri sürece dahil edilmemiştir. Binlerce sayfanın 1 haftada incelenmesinin istenmesi göstermelik bir katılımcılıktır. Bu model toptan reddedilmelidir, geri çekilmelidir. Bu taslak, eğitim sistemimizi ideolojik bir bakış açısıyla şekillendirme tehdidi taşımakta; bilimsel ve laik eğitimden uzaklaşarak, ezberci ve dogmatik bir eğitim anlayışını teşvik etmektedir. Eğitim-İş olarak taslağın geri çekilmesi için başlattığımız imza kampanyası kısa sürede on binlerce imzaya ulaştı. Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda laik ve bilimsel eğitimden yana olan, çocuklarına ve geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi kampanyaya destek olmaya çağırıyoruz. İmza kampanyasına sendikamız Eğitim-İş’in internet sayfasından ulaşabilirsiniz. 8 Mayıs 2024 tarihinde, Cumhuriyetin eğitim programının nasıl olması gerektiğine dair çerçeve planımızı, taslağa ilişkin tespitlerimizi ve topladığımız imzaları Bakan Yusuf Tekin’e iletmek için Milli Eğitim Bakanlığı’na gidiyoruz. Sayın Bakanın Cumhuriyetin eğitimcilerini, kendi evlerinde, temsil ettiği makamın sorumluluğu ile karşılayacağına inanmak istiyoruz. Unutmayalım, laik ve bilimsel eğitim, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı eğitim, çocuklarımızın en temel haklarından biridir. Bu haktan asla vazgeçmeyeceğiz! Hukuk mücadelesi başlatacak, örgütlü gücümüzden doğan tüm araçları kullanacağız. Hep birlikte bu taslağın geri çekilmesi için mücadele edelim! Eğitime, geleceğimize, çocuklarımıza sahip çıkalım! T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Kadem Özbay #laik #bilimsel #ulusal #parasız #kamusal #egitim #mufredat

Eğitim-İş

344,482 просмотров • 2 лет назад

egitimis's profile picture

Öğretmen adının olduğu fikirlerinin yok sayıldığı sözde meslek kanunu Anayasa Mahkemesi’nde görüşülürken, meslek nöbetimizde ters kelepçeyle göz altına alınmıştık! Demokrasi adına bir utanç yaşanmıştı! Geç de olsa, 8 ay sonra bugün AYM’nin daveti üzerine sözlü görüşümüzü sunduk. Anayasa Mahkemesi’nin tarihinde bir ilk olan sözlü savunmamızda, ÖMK’nın eğitim bilimlerine ve yasaya aykırılıklarını anlattık, eğitim emekçilerinin gerçek ve haklı taleplerini ilettik. Alanlarda olduğu gibi gerekçelerimizi somut ve bilimsel dayanaklarıyla birlikte üst yargıda detaylı bir şekilde dile getirdik. Görüşmelerin başlangıcında, sözlü açıklamaların tamamının tüm taraflarca dinlenilmesini talep ettik. Ancak bu talebimiz kabul görmediği gibi Anayasa Mahkemesi önce Milli Eğitim Bakanı ve Bakanlık yetkililerini ardından Eğitim-Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen’i birlikte dinledi. Son olarak da Eğitim-İş ve Eğitim-Sen olarak salona aynı anda alındık, sözlü açıklamalarımızı ayrı yaptık. Temelde eğitim emekçilerine tamamına yakınının, mesleki onuruna hakaret olarak gördüğü bu garabet kanunu birilerinin savunur hale gelmesi, olumlu adım olarak görmesi, bu garabet sistemi var edenlere bizzat tek laf edemeyip kısmi eksiklikleri var iddiası ile faili başka yerde arayanları hayretle izliyoruz, kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Sözlü açıklamamızda özet olarak; Devlet vatandaşlarına verdiği hizmette, onların güvenini zedeleyici düzenlemeler yapamaz. Devlet hizmeti yanlış, eksik ve güven azaltıcı olamaz dedik. İyi öğretmen, kötü öğretmen gibi bir algı yaratılmaması gerektiğini, eğitim ortamlarında birlikteliğin ve çalışma barışının önemini vurguladık. Öğretmenlerin ekonomik, özlük ve sosyal sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmenleri birbiri ile yarıştırıp, yarışı kazananları ise kısmi maaş artışı ile ödüllendirmektedir. Kariyer basamakları uygulaması eğitim hakkının ihlaline de yol açmaktadır. Bu haliyle eğitim bilimine ve anayasaya aykırı olan, çalışma barışını bozan, öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, öğretmen, öğrenci ve veliyi ayrıştıran bu kanunun iptal edilmesi gerekliliği son derece açıktır. Ancak Yüksek Mahkeme tarafından verilecek bir iptal kararında ayrıca kanun koyucuya yol gösterecek şekilde de bir gerekçeye yer verilmesi gerektiğini vurguladık. Aksi takdirde bu kanunu mesleğin onuruna bir saldırı olarak gördüğü için sınava başvurmamış ya da kanunda yer alan kriterleri sağlayamadığı gerekçesiyle ünvanlardan kaynaklanan ek ücret farkını alamayan yaklaşık 500 bine yakın kamu ve 200 bine yakın özel sektör öğretmenin telafisi mümkün olmayacak şekilde mağduriyeti söz konusu olacaktır. Hepimiz biliyoruz ki eğitimcisinin itibar görmediği bir ülkenin, eğitim sisteminin iyi olma ihtimali; eğitim sistemi iyi olmayan bir ülkenin de dünya ülkelerinden itibar görme ihtimali yoktur! Ülkemizde öğretmenlerin geçinemedikleri, saygı göremedikleri, mesleki haklarını alamadıklarını, maalesef ki kendi meslek kanunlarında bile düşüncelerinin dikkate alınmadığını görüyoruz! Öğretmenlerin sınava girmelerinin asıl sebebi de ekonomik kaygılardan kaynaklanmaktadır. Tüm öğretmenlerin ekonomik kaygıdan uzak eşit işe eşit ücret ilkesine uygun, insanca yaşayacak bir gelire sahip olmaları mesleğin gereğidir. Öğretmene sınavla uzmanlık vermek zaten bir uzmanlık mesleği olan öğretmenliği de küçük düşürmektir. Öğretmenlerin uzmanlık belgesi diplomalarıdır. Tüm dünyada başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyetinde başöğretmen kavramını yerli yersiz kullanmak Cumhuriyet kavramlarını ve bize emanetlerini değersizleştirmek anlamına gelecektir. Bu ülkenin tek Başöğretmeni, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’tür! Kadem Özbay #aym #OgretmenlikMeslekKanunu #KariyerBasamakları #ogretmenesaygı

Eğitim-İş

39,875 просмотров • 3 лет назад

egitimis's profile picture

Eğitim sisteminin üzerine kabus gibi çöken, öğretmenleri ayrıştıran, haklarını keyfi kriterlere bağlayan ÖMK’ya ilişkin Anayasa Mahkemesi'nde süren iptal davası kapsamında tüm eğitim emekçileri adına Eğitim-İş olarak 5 Temmuz'da görüş sunacağız. Alanlarda olduğu gibi gerekçelerimizi somut ve bilimsel dayanaklarıyla birlikte üst yargıda dile getireceğiz. Ancak öyle bir tablo yarattılar ki eğitim emekçilerinin tek sorunu ÖMK değil. Eğitim emekçileri, yoksulluk ve itibarsızlık kuşatması altında Öğretmenlerin tamamı yoksulluk sınırının altında ve hatta büyük çoğunluğu açlık sınırına yakın ücretlere mahkûm edildi. Bir öğretmenin 14 bin lira aldığı okulda, aşçı 22 bin lira alıyor. Kaçak işçi çalıştırmanın eğitimdeki adı olan "ücretli'" öğretmenlik, geçim derdi konusunda bir üst safha. Sözleşmeli öğretmenler de gelecek kaygısını derinden yaşıyor. Gelir adaletsizliği ve geçim sıkıntısı, öğretmenlerin kira ve ulaşım başta olmak üzere masrafların fahiş fiyatlara ulaştığı büyükşehirlerden kaçmasına yol açmaktadır. Öğretmenlerden kesilen paralarla yaptırılan öğretmen evleri dahi ticari otellere dönüştürülmüş, öğretmenin konaklama hakkı gasp edilmiştir. Bu adaletsiz tablo iyileştirilmez, böyle gitmesine göz yumulursa yakında büyükşehirlerde öğretmen bulmak mümkün olmayacaktır. Öğretmenlerin yaşadığı itibar saldırıları ve çalışma koşulları da eğitimin kanayan diğer bir yarası. Özelde çalışan öğretmenlerimiz patronların hırslarına ve alan dışı angaryalara; kamuda çalışan öğretmenlerimiz liyakatsizce seçilmiş yöneticilerin mobbinglerine ve kötü çalışma şartlarına terk edildi. Atanmayan öğretmenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Sendikalaşma hakkı da öğretmenler için çok cılızlaştırıldı. Öğretmene şiddet vakalarında büyük artış yaşandı. Valiler, kaymakamlar için öğretmen azarlamak adeta bir rutin haline getirildi. Tüm bu sorunlar sadece eğitim emekçilerinin, öğretmenlerin sorunları değil, milli eğitim sistemimizin dolayısıyla ülkemizin sorunlarıdır. Öğretmenlerin ve öğretmenliğin ayaklar altına alınmasına müsaade etmeyeceğiz! Laik, bilimsel, adil ve kamusal eğitim istiyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek ücretler alarak, çalışma barışının ve kadrolu, güvenceli istihdamın olduğu bir ortamda emek vermek istiyoruz. Bize yeni yükler getiren değil, sorunlarımıza çözüm getirecek ve bizim fikrimiz alınarak şekillendirilecek bir meslek kanunu istiyoruz. Eğitimde liyakat, eğitimciye adalet istiyoruz. Öğretmene saygı, öğretmenliğe itibar istiyoruz. Ve kimsenin kuşkusu olmasın ki alacağız! Kadem Özbay T.C. Millî Eğitim Bakanlığı #ogretmenlik #meslek #kanunu #AnayasaMahkemesi

Eğitim-İş

37,052 просмотров • 3 лет назад