
Mehmet Emin Ekmen
@emin_ekmen • 93,709 subscribers
Avukat 💧 Kamu Hukuku Doktoru 💧Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı 💧 Mersin Milletvekili
Shorts
Videos

Sn. Cumhurbaşkanı’nın kongre çıkışı yaptığı ancak hiç bir kanalın yayınlamadığı son dakika açıklamasını paylaşıyorum.
Mehmet Emin Ekmen1,755,452 görüntüleme • 1 yıl önce

Bugün saat 16.12 Hatay/Defne kaymakamlığı çadır kuyruğu. Çadır, çadır, çadır…
Mehmet Emin Ekmen2,897,595 görüntüleme • 3 yıl önce

Gümrük mevzuatındaki bir düzenlemeyle 30 euronun altındaki alışverişlere ilişkin muafiyet kaldırılmıştır. Türkiye maliyesinin 30 eurodan aşağı yapılan bir alışverişteki istisnalara muhtaç hâle gelmesi büyük bir utanç vesilesidir. Bu utanılacak bir şeydir! 30 euroya ne satın alınabilir ki, buradaki gümrük istisnasını kaldırıyorsun? İktidara çağrı yapıyorum, ithalatçıyı değil tüketiciyi koruyun. Marka ismi vermekten de çekinmeyeceğim: Columbia Delta Ridge Mont Columbia’nın mağazasında, internet sitesinde değil, 150 dolara yani 6.450 liraya satılırken Türkiye mağazasının satış fiyatı 17.999 liradır, tam 3 kattır. Eğer kamu otoritesi bir şekilde gücünü ve iradesini kullanacaksa tüketiciyi korumak için kullanmalıdır yoksa ithalat kartellerini koruyacak yönde alınacak tedbirlerle bunu sağlayamaz. Columbia_TR columbia1938
Mehmet Emin Ekmen271,674 görüntüleme • 4 ay önce

HARBİYE AÇIKHAVA, MEM ARARAT'A AÇILSIN Kürkçe müzik yapan sadece Türkiye'de değil, dünyanın dört bir yanında ciddi bir beğeni kitlesi olan sanatçı Mem Ararat'ın sosyal medya paylaşımı önümüze düştü. Mem Ararat, Berlin, Paris, Viyana, Stuttgart, Düsseldorf, Londra ve benzeri birçok yerde özel ya da kamuya ait salonlarda serbestçe müziğini icra edebiliyorken Türkiye'de kamuya ait salonları bedeli karşılığı kiralamakta yaşadığı zorlukları anlatıyor. Ve son olarak haklı isyanını Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde bir yıldır, ısrarlı takiplerine rağmen bir sahne günü alamamasının hesabını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'e ve CHP'ye soruyor. Belki İBB ve CHP yönetiminin ve muhtemelen CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'in bu konudan haberi olmayabilir. bu anlaşılabilir bir durumdur ama Mem Ararat'ın bu çığlığı duyulmalı. Eğer varsa -ki öyle gözüküyor.- Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde sahne almasının önündeki engeller kaldırılarak Mem Ararat'ın bir an önce İstanbul'da izleyicisiyle buluşması sağlanmalıdır. Geçmişte Aynur'dan Mikail Aslan'a Kürtçe müzik yapan birçok kişinin karşılaştığı sorunları buralarda ifade etmiştik. Bugün de İstanbul Büyükşehir Belediyesi özelinde Mem Ararat'ın karşılaştığı sorunu kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Mehmet Emin Ekmen48,756 görüntüleme • 1 ay önce

HALEP hakkında: Başkanım, Halep'in kuzeyinden, özellikle Şeyh Maksut ve Eşrefiye'den gelen haberler endişe verici. On üç yıldır büyük bedeller ödeyen, yorgun düşmüş bir coğrafyada yeni bir şehir savaşının fitilini ateşlemek hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Buradaki gerilimin maalesef sadece yerel bir çatışma olarak kalmayıp eski yaraları kaşıyan, tehlikeli bir provokasyona dönüşme riski bulunmaktadır. Bu noktada, bazı hususların altını çizmek hepimizin vicdani sorumluluğudur. Sahadaki siyasi veya askerî hesaplaşmaların faturası sivil halka kesilemez. Oradaki anlaşmazlığı bir etnik çatışmaya dönüştürmek, bölgedeki sivillerin hayatını tehlikeye atacak bir iklime zemin hazırlamak insanlığa karşı işlenecek en büyük suçlardan biri olur. Siyasi sorunlar siyasetle çözülür; mahalleler kuşatılarak, siviller sürülerek, aç bırakılarak ve göçe zorlanarak değil. Bir diğer nokta, şu ana kadar 10 sivil can kaybı yaşandığına dair bilgiler gelmektedir. Hiç kimse sivil yerleşim yerlerini çatışma sahasına çevirip masum insanların can güvenliği üzerinden siyasi hesap güdemez. Sivillerin hayatı hiçbir siyasi ajandanın, çatışmanın pazarlığı, konusu yapılamaz. Çözüm namlunun ucunda değil, masadadır; elimizde 10 Mart mutabakatı gibi diplomatik bir zemin varken yeniden çatışma diline dönmek akıl tutulmasıdır. Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olma riskini herkes görmelidir; hiç kimsenin Suriye'yi bir kez daha bir iç savaş ve çatışma döngüsüne sokacak gerilimleri yapmaya hakkı yoktur. Türkiye olarak bize düşen, yangına körükle gitmek değil, yangını büyütmeden söndürmektir. Bölgenin artık yeni bir acıya, yeni bir göç dalgasına tahammülü kalmamıştır. Aklıselim galip gelmeli, silahlar susmalı ve sorunlar konuşularak çözülmelidir, 10 Mart mutabakatının Suriye'nin yeniden kurulması noktasında sağlamış olduğu geniş meşruiyet zemini korunmalıdır ve bu geliştirilmelidir. 10 Mart Mutabakatı'nın gerektirdiği yapısal dönüşümler gerçekleşmeden aceleci baskı ve tavırlardan kaçınılmalıdır. SDG, İsrail'le ilişki kurmakla suçlanırken Şam yönetiminin ansızın ABD yönetiminin aracılığı, Fransa'nın ev sahipliği ve Türkiye'nin şahitliğiyle bir anlaşma yapmasına tanık olduk. Amerika ve Fransa, İsrail ile SDG'yi barıştırabiliyor, bir masaya oturtabiliyor, anlaştırılabiliyor ise, Türkiye de bunun dolaylı da olsa bir parçası ise; şu anda iktidara düşen, Şam ile SDG arasındaki bütün sorunların tek tek çözülmesi noktasında inisiyatif almaktır. "Sen çağırırsan ben de gelir savaşın bir tarafı olurum." demek Türkiye'ye yakışan, aklıselim bir duruş değildir. Türkiye, Suriye'deki bütün gücünü Kürtler gibi, Aleviler ve Dürzilerin de yeni döneme entegrasyonu noktasında kullanmalıdır.
Mehmet Emin Ekmen56,686 görüntüleme • 4 ay önce
0:40
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

İktidarın meclisten kaçışı… Ramazan günü mesaiden çalarak maaşınıza haram karıştırmaya değmezdi.
Mehmet Emin Ekmen123,814 görüntüleme • 1 yıl önce

Bugün AK PARTİ eski Milletvekili Hüseyin Kocabıyık gözaltına alındı. Hüseyin Kocabıyık, sözlerini seçerek konuşan bir adam, metin yazarlığından gelen bir adam. Bütün konuşmalarına ve "tweet"lerine bakın, değil hakaret sizi incitici bir kelime bile bulamazsınız; sadece itiraz ediyor, sadece eleştiriyor ve sadece muhalefet ediyor. Hüseyin Kocabıyık'ı göz altına alan bir akıl bu ülkeyi nasıl yönetiyor acaba? Hüseyin Kocabıyık'ın hangi cümlesinden rahatsız oldunuz? Sayın Zengin belki savcılığın gözaltı gerekçesini az sonra bizimle paylaşır, bunu gerçekten merak ediyoruz, Hüseyin Kocabıyık'ın hangi cümlesi gözaltına alınmasına sebebiyet oldu? Biz bütün muhalifler gibi Hüseyin Kocabıyık'ın da eleştiri hakkının, söz hakkının, muhalefet etme hakkının yanındayız.
Mehmet Emin Ekmen69,968 görüntüleme • 8 ay önce

İNFAZ YASASI MECLİSE NEDEN GELMİYOR? Cevabı burada👇👇👇 Buradan siyasi iktidara sesleniyoruz: Devlet kin ve intikam duygusuyla yönetilmez, insanlara temel ilkelerle yaklaşılır. Mesela, kıymetli AK PARTİ'li arkadaşlarımız, sevgili MHP'li dostlarımız; bir infaz yasası hazırlanırken "Acaba bu infaz yasasından FETÖ'cüler de faydalanır mı?" diye bir soru sorulmaz. Eğer o infaz yasasıyla yapılacak iyileştirme hukuk, ahlak ve adalet açısından doğruysa yapılır ve "Bir gün adalet yerini bulsun, isterse dünya yıkılsın." denilir. Biz bakıyoruz ki dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir şekilde neredeyse 1,5 milyon soruşturma dosyasıyla yürütülen FETÖ dosyalarında insanların haksız yere altı yıl, sekiz yıl cezaevinde yattığı yetmiyormuş gibi bugün ceza sistemimizin en önemli sorunlarından biri olan infaz sistemiyle ilgili bir iyileştirme de dâhi burada bir duvara çarpılıyor. Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç'a, AK PARTİ Grup Başkanımız Sayın Abdullah Güler'e sesleniyoruz: Bir işin doğrusu neyse yapınız. Birçok konuda, bize göre yanlış olan kendi doğrularınızda bir istikrar gösterdiniz; bu hususta, özellikle infaz yasasıyla ilgili düzenlemede "Aman bundan FETÖ'cüler faydalanır, aman bununla FETÖ'cüler de dışarı çıkar." diye tereddüt etmeyiniz. Bizzat darbeye karışmış, FETÖ'nün yönetiminde bulunmuş herkesle ilgili en sert hukuki tedbirler alınmıştır, alınmaya devam edilsin. Sabah gazetesinin attığı manşetlerle âdeta önden haber verilerek Sayın Cumhurbaşkanının ifadesiyle "ihanet ve ticaret şebekeleri" ülkeyi terk etti ama en alt tabakada kabul edilen, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından "ibadet tabakası" olarak ifade edilen insanlar bugün sadece bir bankaya para yatırmak, sadece bir dershaneye öğrenci göndermekle büyük bedeller ödüyorlar; KHK'liler de aynı şekilde bu zulmün bir mağduru ve bir parçası. Mademki cumhuriyetin 2'nci yüzyılında, özellikle terörsüz Türkiye hedefiyle çok ciddi reformlara, çok ciddi anayasal demokratikleşme paketlerine hazırlık yapılıyor, lütfen burada kin ve öfkeyi bir kenara bırakalım. Sayın Cumhurbaşkanı ahir ömürlerinde 28 Şubatın sanıklarını özel yetkisini kullanarak affetmiş idi. İnsanların affınıza mazhar olması için -mademki adalet duygusunu kaybettiniz- zaten ölüm yatağına girmesine gerek yok.
Mehmet Emin Ekmen85,304 görüntüleme • 1 yıl önce

AİHM DEMİRHAN KARARINI UYGULAYIN Türkiye, siyasi iradenin emrinde bir yargı devletine dönüşmüştür. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 3 Kasımda FETÖ yargılamaları bağlamında aldığı Demirhan ve diğerleri kararı da bu durumu tescil eden bir hâl olmuştur. Tıpkı Yalçınkaya kararında olduğu gibi, tam 239 kişiyi kapsayan bu karar, uygulanan yöntemin genel ve soyut olduğunu, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan kanunilik ölçüsünün uygulanmadığını, byLock kullanımının tek başına örgüt üyeliği için yeterli olmayacağını ifade ederek, kararı, hukuk devleti ilkesi açısından aşırı temelsiz ve keyfî bir yaklaşım olarak tavsif etmiştir. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanından bir ricamız var: Türkiye bir yargı devletiyse -ona da razıyız- o zaman bu yargı kararı uygulansın. Ancak maalesef, yargı kararlarının işimize geldiğinde hatırlandığını biliyoruz; tıpkı Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman -ki AYM kararına rağmen bu hafta bir ret kararıyla karşılaştık- Osman Kavala ve Demirtaş kararlarında olduğu gibi Yalçınkaya ve Demirhan kararının da Sayın Cumhurbaşkanının bahsettiği gibi bir yargı kararı olarak uygulanması ve -tırnak içerisinde aktarımda bulunuyorum- yargı ne derse ona uyulmasını bekliyoruz.
Mehmet Emin Ekmen52,882 görüntüleme • 6 ay önce

Rojda sevilen bir sanatçıdır. İsminin terörle birlikte anılması kabul edilemez. Rojda
Mehmet Emin Ekmen116,553 görüntüleme • 1 yıl önce

Sayın Erdoğan3 vekil transfer etseniz ne yazar, 10 vekil transfer etseniz ne yazar!
Mehmet Emin Ekmen38,982 görüntüleme • 4 ay önce

Gülistan hanım ve arkadaşları “evliliği öven… aileyi öven… aileyi merkeze koyan… aileyi kutsayan…” metinleri görünce, bunların “kadını ikinci planda gören” yaklaşımlar olduğunu düşünüp “şok hali geçirmişler.” Biz de kendisini izleyince “şok hali geçirdik” toplumun değerlendiren bu kadar kopuk, “kadını” ailenin tam karşısına konumlandıran bir yaklaşım tam olarak hangi siyasi anlayışa tekabül ediyor anlayamadım doğrusu.
Mehmet Emin Ekmen111,272 görüntüleme • 1 yıl önce

BEDELLİ-PIRLANTAYA VERGİ Türkülere konu olmuş bir gerçekliğimizdir zenginimiz bedel verir, askerimiz fakirdendir. Şehit evleri sıvasız evlerdir, şehit evleri yokluk evleridir ve maalesef zenginimizin bedeli artık kanunla bir güvence sağlanmış durumdadır. Ordumuzun bugünkü personel yapısına baktığımızda subaylar, astsubaylar, uzman erbaşlar, sözleşmeli erler ve yedek subayların ordumuzun operasyonel kapasitesinin neredeyse % 100'ünü karşıladığını gördüğümüzde tam anlamıyla profesyonel bir orduya taraftar olduğumuzu ifade etmeliyiz. Tam anlamıyla profesyonel bir orduya geçtiğimizde o zaman kimin bedel ödeyerek askerlikten yırttığı, kimin bedel ödeyemeyerek evine şehit bayrağı astığı tartışmalarından da kurtulmuş oluruz. Ama bedelli askerlik mademki yasamızda var o zaman kendi içinde de birtakım tutarlılıklar olmalı. Mesela bu bedelli askerlik içerisinde yurt dışında yaşayanlar bedel ödediğinde kışladan muaf kalıyorlar ama yurt içinde yaşayan arkadaşlar bedelini ödemesine rağmen kışlaya gitmek zorunda kalıyor. Bu ikisinin arasındaki fark nedir? Biz bir aylık süre içerisinde ne temel savunma eğitimini ne temel saldırı eğitimini ne bir afet kurtarma eğitimini veremediğimiz hâlde bu kişileri kışlaya çekerek bir ay boyunca yeme, içme, tedarik, lojistik ve onlarla ilgilenen personel açısından niçin maliye için ek bir yükümlülük doğurmaktayız? Diğer tarafından 2016 ve 2017 yıllarında bin euroya kadar düşen yurt dışı vatandaşlarımız için bedel ödemenin, bugün 8-10 bin euro aralığına çıktığını görmekteyiz ve şunu biliyoruz: Bu gençlerin birçoğunun çifte vatandaşlığı var. Bu memleketle tek bağları vatan sevgisi, devlet sevgisi, millet sevgisi ve 8-10 bin euroluk ödemeler bu vatandaşlarımızın bir kısmının vatandaşlıktan çıkma riskini dahi doğuracaktır. Şöyle savunma yapılıyordu: "savunma sanayisine bütçe lazım." Olur ya, kanunu okuyanlar ne okuduğunu anlamaz diye değişiklik önergesi getirmişler. "Aman ha! Yanlış anlamayın, bu paranın yüzde 80'i genel bütçeye gelir kaydedilecek." deniliyor yani bedelli askerlik için elde edilecek tahsilatın yüzde 20'si savunma sanayisine, yüzde 80'i ise garanti ödemeli yollara, köprülere, şehir hastanelerine aktarılacak. Peki, bedelli askerlikten para toplarken nereden feragat ediyoruz? İşsizlik ödeneğinde işsizin hakkından, kara gün parasından feragat ediyoruz. Az sonra, bir önerge ile, 18'inci maddeyle birlikte değerli taşlardan alınması gereken vergi düzenlemesini geri çekiyor iktidar. Allah aşkına, soruyoruz: Pırlanta ve elmastan alınacak verginin size vereceği zararı nedir? Bunun niçin getirdiniz, niçin geri çekiyorsunuz? maliyenin asgari ücretliden, dar gelirliden, emekliden bırakın en küçük esnaftan bile beş kuruş gelir elde etmenin peşinde koştuğu bir dönemde niçin pırlanta gibi, elmas gibi veya benzeri değerli taşlarla ilgili bir vergi düzenlemesini şu anda geri çekiyorsunuz? Deyim yerindeyse, meteliğe kurşun atıyoruz. Bedelli askerlik yapacak çocukların cebindeki paraya göz dikmişiz, işçinin cebindeki paraya göz dikmişiz. İşsizlik Fonu'ndan işverene para aktarıyoruz ama pırlantayla ilgili yapılacak bir vergi teklifini bugün geri çekiyorsunuz. Sevgili AK PARTİLİ arkadaşlar, vicdanlı, dürüst, namuslu insanlar olduğunuzdan yana bir endişemiz yok. Size soruyorum, Allah aşkına, sigaranın ve alkolün reklamının yasak olduğu bir dönemde, molla, seyithan Mehmet Sait Yaz Hocama soruyorum: Biz niçin bahis reklamını tamamen yasaklamıyoruz? Dilimizde tüy bitti, iki haftadır burada yalvarıyoruz, "Şu bahis reklamlarını yasaklayın." diyoruz. İnsanlar intihar ediyorlar, evler yıkılıyor. Polislerimiz intihar ediyor, memurlarımız intihar ediyor, gençlerimiz intihar ediyor. Maliyeye buradan gelecek paradan Allah bereketini kaçırır. Gelin bahis düzenlemesinde de tıpkı pırlantayla ilgili düzenlemeyi tekririmüzakereyle geri çekeceğiniz gibi reklamı tamamen yasaklayalım, bahsin kendisini yasaklayalım diyorum, saygıyla selamlıyorum.
Mehmet Emin Ekmen18,798 görüntüleme • 2 ay önce

3 kez Mersin, 4 il (Adıyaman-Gaziantep-Muş-Bingöl) ziyareti ile en yoğun haftalardan biri oldu.
Mehmet Emin Ekmen14,750 görüntüleme • 1 ay önce

Şimdi sıra büyük usta Aram Tigran’ın hayalini gerçekleştirmede :)
Mehmet Emin Ekmen57,010 görüntüleme • 10 ay önce

Bir başka mevzu, bu düzenleme içerisinde -ki bunu 16'ncı madde görüşmeleri esnasında enine boyuna daha iyi açıklayacağız ve konuşacağız- bedelli askerlik ödemeleriyle ilgili getirilen artırım. Arkadaşlar, bizim ordumuzda kurmay subaylar yani muvazzaf subay sınıfı var mı? Var. Asteğmenlik-Astsubaylık diye bir sınıf var mı? Var. Uzman çavuşluk diye mesleği askerlik olan bir sınıf var mı? Var. Uzman erbaşlık diye mesleği askerlik olan bir sınıf var mı? Var. Peki, bütün bunlar varken, bunları bütünleyici ve tamamlayıcı bir şekilde profesyonel orduya niçin geçmiyoruz? "Efendim, otuz gün bile olsa çocuklur gitsinler, o havayı solusunlar." Hepimizin evlatları gitti, ben kendim altı ay kısa dönem askerlik yaptım, vallahi yürüyüş yapmak dışında, uzman çavuşların, asteğmenlerin askere giden çocukların onurunu kırıcı hareketleri dışında öğrendiğimiz hiçbir şey yok; ne temel bir savunma eğitimi aldık ne temel bir saldırı eğitimi aldık ne de temel bir AFAD eğitimi aldık. 16'ncı maddede konuşacağız ama Hazine, iş düzenini kurmak için bedelli askerlik yapmak zorunda olan çocukların yükünü artırarak kurtarılamaz arkadaşlar. Para arıyorsanız ihale sistemine gidin, müteahhit sistemine gidin, davetiyeli ihale sistemine gidin, aradığınız parayı orada bulacaksınız diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Mehmet Emin Ekmen15,805 görüntüleme • 2 ay önce