
Eray Can Gencer
@ErayGencR • 85,305 subscribers
Shorts
Videos

Amorim’in oyun sistemini anlatan İngiltere Milli takımı oyuncusu ve Liverpool efsanesi Jaime Carragher. Bir de bizim medyaya bakın. Adamların eski futbolcuları ile bizimkileri kıyaslayın. Güncele ne kadar hakim olduklarından, saha içini nasıl anlık yorumlayabildiklerini dikkatle izleyin. Arada çağ farkı olduğunu göreceksiniz. Ülke spor medyasının %80’i (istisna olan kaliteleri ayırıyorum) şöyle bir mecrada ışık sistemi olarak bile yer bulamaz. Şaklabanlar ordusu çoğunlukta, geri kalan ise azınlıkta.
Eray Can Gencer840,747 Aufrufe • vor 1 Jahr

Sadece şu sekans Osimhen’i anlatmaya yeterli. Müthiş bir karakter. Gurur duyulası.
Eray Can Gencer289,766 Aufrufe • vor 1 Jahr

Turnuvada iki kez canlı izlediğim bir oyuncunun hangi ayaklı olduğunu senden öğrenmiş oldum. Sağ ol kardeşim. Bir de sana zahmet tekrar bak bakalım üç numara hangi ayaklıymış. Şu sosyal medyanın verdiği özgüvenle, bilmediği konuda bilir kişi gibi konuşmayı ne zaman bırakırız bilmiyorum
Eray Can Gencer146,469 Aufrufe • vor 5 Monaten

Tüm hayatım boyunca 21 tane Galatasaray şampiyonluğu gördüm. 4 farklı takımın şampiyonluğunu gören tek Fenerbahçe başkanıyım. İç sahada en fazla derbi mağlubiyeti yaşayan başkan benim. Göreve geldiğimden bu yana 2 tane Galatasaray şampiyonluğu gördüm. Yıldızlı çıkacağız dedim, yıldızlar gitti. Görevde olduğum süre boyunca 3. kez takımı ligden çekmeye kalkıp cekemedim. “O sırada kongredeki üyeler”
Eray Can Gencer455,450 Aufrufe • vor 2 Jahren

➡️Otavio. Porto’nun 1.88 boyundaki, 23 yaşındaki solak Brezilyalı stoperi. Kulübünün bu sezon yaşadığı mühendislik hataları ve yönetimsel sıkıntılar nedeniyle ayrılmak istiyor. Beklenti: 10-12M € ➡️Bence Avrupa’nın 25 yaş altı en iyi solak stoperlerinden biri. Tıpkı bu sezon Premier League’de yıldızlaşan Murillo gibi. (O da solak.) ➡️Solak stoperlerin transfer piyasasındaki değeri her geçen gün artıyor. Hem oyun kurulumunda hem de rakibi karşılamada ciddi avantaj sağlıyorlar. Ama bu profilde özel oyuncuları bulmak zor. O yüzden de değerli. ➡️Otavio; oyun görüşü, pas kalitesi ve atletizmiyle A seviye bir stoperde aranan her özelliği karşılıyor. Bu bedelin çok üzerinde bir oyuncu. Doğru projede, yarışmacı bir takımda patlama yapacaktır. ➡️Futbolda en önemli yapı taşı omurgadır. Kaleci, stoper tandemi, 6-8 numaralar ve striker. Yaklaşık 50+ maçlık tempoda yarışan, Avrupa hedefi olan her takım için bu omurgada A kalite olmazsa olmazdır. ➡️Ayrıca omurga içindeki oyuncuların birbirine yakın seviyede olması, iç rekabetin kalitesini de belirler. Takımın ne kadar yukarı çıkabileceğinin temel göstergesidir.
Eray Can Gencer238,844 Aufrufe • vor 1 Jahr

1-) Namağlup lider giden ve alacağı her puanla şampiyonluğa yaklaşan bir takım, maçın başında böyle yakalanmaz. Aşağıya maçtan bir gün önce söylediğim bir kesiti bırakıyorum. 2-) Ole, üç orta sahasının yanına Mario’yu ve sahte 9 olarak kullandığı Rafa’yı da merkeze çekerek 5’li bir merkez yoğunluğu yarattı. Hatta Galatasaray’ın daralma problemi yaşadığını bildiği için Svensson’a birçok kurulumda inverted rol verdi. Yani adam elindeki malzemeyi en son imkâna kadar kullandı. Galatasaray’ın ise bu hamleye cevabı, Sara ve Lucas’tı. Bayındırspor’la oynuyor olsan böyle bir eşleşme mantığı ile sıkıntı yaşarsın. Ole bunu bildiği için Rafa’yı sahte 9 oynattı. Üstelik, ligdeki tüm merkez orta sahalar (ofansif orta sahalar dahil) arasında en çok başarılı dripling yapan iki oyuncu da Beşiktaş’ta. Bunu Ezel’in kör annesine anlatsan yine de 4-2-4 başlatmaz maçı. 3-) Morata ne sahte 9’dur ne 10 numara. Morata mobil bir yardımcı forvettir. Barış 4-4-2 kanat oyuncusu değil, Yunus hiç değil. Galatasaray, bazı futbolun F’sinden habersiz insanların sandığı gibi 4-4-2 oynamıyor. Zaten bu iki oyuncuyla 4-4-2 oynanmaz. 4-4-2 için Emre Çolak – Engin Baytar gibi oyun kurucu bir orta saha özellikli oyuncular, Marcos Llorente gibi çalışan bir kenar ya da Clauss gibi yaratıcı bir profil gerekir. Ne Barış ne Yunus bu tanıma giriyor. Biri kanat forvet, diğeri ters ayaklı bir kanat oyuncusu. 4-) Sosyal medya gazına gelip, takımının %80’i üçlü savunmaya uygun oyunculardan kurulu olmasına rağmen, hayatında sahaya adım atmamış insanların “bu takım dörtlü oynar yaaaa” tezahüratını dinlersen, üçlü oynamak için kurduğun kadroyu dörtlü oynatmaya kalkarsın ve bu tabloyla karşılaşırsın. 5-) Fenerbahçe’nin oynayabileceği tek sistem üçlüydü. Alışma süreci zorlu geçse de Mourinho plana sadık kaldı. Çünkü Kostić ve Skriniar gibi profillere sahip, atletizm olarak yalnızca Oğuz’un elit seviyeye yakın olduğu bu kadronun başka şansı yoktu. Üçlü savunmada en az bir kenar stoperin bekten devşirme olması “gurmelik” işidir. Mert Müldür’ün sağ kenar stoper başlaması sürpriz değil. Eğer ellerinde iki tane daha atlet olsa, Mourinho güncele daha hakim olup, saha içine kafa yorsa ve Osimhen sende olmasaydı, şu an puan farkı minimum 10’du. 6-) Senin bir set oyunun yok. Bir savunma yerleşimin yok. Kompakt değilsin. Fiziksel kaliten 65. dakikadan sonra eriyor. Ama bir adam var ki… Denklemi bozan bir değişken. Elit bir anomali. Bu sezon yaptığın tüm hataları tek başına örtebilecek kadar ayarsız. 7-) Dünyanın herhangi bir yerinde, devreyi 1-1 bitirmiş, 10 kişi kalmış ve 1 puanın yeterli olduğu bir maçta hiçbir hoca İspanya milli takımının 9 numarasını sol açıkta oynatmaz. Oynatma sebebin teknik değil; oyuncular üzerindeki ağırlığın. Çünkü Morata’yı çıkarırsan tepki alacaksın. Tıpkı Abdülkerim örneğinde olduğu gibi. (Ki onun çıkması da hataydı ama mevzu başka.) Çıkarken iki kez dönüp “ben ne alaka ya ” demesi, yanında altyapıdan Metehan varken, örnek olması gerekenin bizzat sorun yaratması… 8-) Abdülkerim bunları yapabiliyorsa, sen Avrupa maçında Danimarka milli takım stoperini kulübede oturtup, Davinson sakatlanınca Demirbay’ı sahaya atıyorsan; ve sonrasında üstünü geç giyiyor (ben olsam çorabımı giymem) diye Nelsson’a “gitmek istiyor” diyorsan, o zaman bu yaşananlar iki yüzlü etkileşimcilerin eseridir. Ve unutma… 9-) Eline gelen her oyuncu, geldiği takımda gayet üst düzey katkılar verirken, sende çöpe dönüşüyorsa… Sorun oyuncularda değil, baştadır. Sürekli verimsiz performans sergileyip, ardından bu oyuncuların çöp ilan edilmesi de bunu teyit eder. Problem kadroda değil, sistemde. Planı olmayan bir yapı, en iyi kadroyu bile sıradanlaştırır. 10-) Takımdaki adalet terazisi herkese eşit çalışmıyor. Oyuncuların seni yönettiği bir düzene geçtiğinde, ipler yavaş yavaş elinden kayar. Hak eden oynamalı, doğru kadro sahaya çıkmalı. Galatasaray hâlâ ligin en kaliteli takımı. Ama kaliteli olan şey sadece oyuncular. Hazırlık değil.
Eray Can Gencer249,034 Aufrufe • vor 1 Jahr