
Erdal ELİBÜYÜK
@erdal_elibuyuk • 53,913 subscribers
Siyaset | Vakıf | Milat Gazetesi Yazarı | İnsan ve şehir hikâyelerinin izinde bir anlatıcı
Shorts
Videos

Erem Bey, gerçekten ayıp ediyorsunuz. Sizinle en az iki üç kez bizzat görüştüm. İstanbul İl Başkanı olarak da, medya başkanı olarak da birkaç defa bir araya geldik. Zekeriya Bey ile de röportaj yaptınız, yayınlamadınız. Buna rağmen şimdi videolarınızda bambaşka bir tablo çiziyorsunuz. Yalan söylüyorsunuz. Açık konuşuyorum. En azından benimle yaptığımız görüşmelerde asla bu şekilde ifadeler, bu içerikte konuşmalar geçmedi. Görüşmelerimizin içeriğini de tek tek anlatabilirim. "Müslüman oldular" ne demek? Allah aşkına, bu nasıl bir ifade? Biz kafir miydik, münafık mıydık, müşrik miydik? Müslüman değilsek neydik? İman kimsenin tasnif edeceği, yargılayacağı bir mesele değildir. "Müslüman oldular" cümlesi aklı başında hiçbir Müslüman, bir Müslüman hakkında böyle bir üslup kullanmaz. İnsanların inancını bu şekilde dile getirmek hakkaniyet ve İslami ölçülerle bağdaşmaz. Diğer iddialarınıza girmiyorum bile. Son kurduğunuz cümleler gerçekten yenilir yutulur değildir.
Erdal ELİBÜYÜK45,396 просмотров • 3 месяцев назад
3:33
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Muhammed, Mısır’a teslim edildi. Bile bile idama yollandı. Bu bir ihanet, bu bir utançtır! Artık kimse Türkiye’yi güvenli liman sanmasın. İhvan da Hamas da bilsin: Merhamet değil, teslimat bekliyor sizi. Düşmanın ellerine terk edilmek kaderiniz olacak. Dün Muhammed AbdulHafiz’in ailesiyle görüştük, çocuklar babalarını sordular. Onlara hiç merak etmeyin, babanız gelecek demiştik. Ancak bugün iade edildiği haberi geldi.
Erdal ELİBÜYÜK53,161 просмотров • 11 месяцев назад

Pasaportlara el konuldu, araçların geçmesi engelleniyor. Elin ‘gavuru’ geçmek için çırpınıyor, ismi Ahmet, Mehmet olan ise bizi durdurmaya çalışıyor. Utanın! Bu yol Gazze’ye, bu yürüyüş adalete! Yılmayacağız! Free Palestine! Viva Palestina! Filistin için yürüyoruz, engel tanımıyoruz! #GazzeYürüyüşü
Erdal ELİBÜYÜK53,437 просмотров • 1 год назад

İyilik, incitmeden vermek, yokluğun yükünü hafifletirken varlığını hissettirmemektir. Bir gönle usulca dokunmak, bir insanın gerçek ihtiyacını anlayacak kadar yakın durmak ama saygısını zedelemeyecek kadar zarif olmaktır. İyilik, kapıya bırakılan bir koli değildir sadece, ihtiyaç sahibinin yüzünü kızartmadan sepete eklenen bir ekmek, çocukların yüzünü güldürecek küçücük bir çikolatanın bile incelikle düşünülmesidir. Gıdadan giyime, temizlikten kırtasiyeye kadar her ayrıntıyı samimiyetle, şefkatle, nezaketle gözetmektir.
Erdal ELİBÜYÜK32,595 просмотров • 6 месяцев назад

Kahire'den ayrılıyoruz, İsmailiye şehrine doğru hareket ediyoruz. Yürüyüş başlıyor inşallah. Bu yürüyüşü kolaylaştıracak olan Mısır hükümeti, bu kutlu yürüyüşü dünya gündemine taşıyacak olanlarsa sizlersiniz. Dünyanın dört bir yanından insan akını olacak inşallah.
Erdal ELİBÜYÜK44,047 просмотров • 1 год назад

Gaziantep’te birinci, Türkiye genelinde ise 6. Sosyal Marketimizi açtık! Umut Kervanı Vakfı olarak hayata geçirdiğimiz Umut Kart projesi sayesinde ihtiyaç sahibi aileler, sosyal marketlerimizden kendi ihtiyaçlarını seçerek aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Böylece yardımlar, hem daha onurlu hem de sürdürülebilir bir hale geliyor. Gazi Antep’imize hayırlı olsun!
Erdal ELİBÜYÜK14,389 просмотров • 3 месяцев назад

İHH Genel Merkezi’nde Türkiye’deki İslami STK’larla bir araya geldik. Yaptığımız ortak açıklamada iç tartışmaları büyütmek yerine bütün gücümüzü zulme, emperyalizme ve işgale karşı yöneltmemiz gerektiğini vurguladık. Bu nedenle birbirimize düşman olmaktan ve ihtilafları büyütmekten kaçınmalı, birliğimizi korumalıyız. "Birbirinize düşman olmayın, birbirinizden ayrılmayın, fitne kıyamet günü sizi yakalayacak en büyük felakettir" Bugün söz değil, birlik olma ve mazlumların yanında durma, enerjimizi iç çekişmeler yerine zulme ve zalimlere yöneltme zamanıdır.
Erdal ELİBÜYÜK13,010 просмотров • 3 месяцев назад
0:31
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'nin yeniden inşasıyla sağlık hizmetlerine erişimde önemli bir adım atıyoruz. İsrail'in saldırılarıyla büyük zarar gören Nasır Hastanesi'ni yeniden inşa ederek Gazzeli halkın temel ihtiyaçlarından biri olan sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracağız. İnşaAllah Desteklerinizi bekliyoruz.
Erdal ELİBÜYÜK37,170 просмотров • 1 год назад

Umut Kervanı olarak Kahire’de misafir ettiğimiz Gazzeli kardeşlerimizle iftar sofrasında bir araya geldik. Yetim çocuklar ve şehit aileleri ile aynı sofrayı paylaşmanın hem hüznünü hem de kardeşliğin sıcaklığını hissettik. Hayırseverlerimizin emanetlerini ulaştırmaya, yaraların sarılması için çalışmaya devam ediyoruz. Dua ve desteklerinizi bekliyoruz.
Erdal ELİBÜYÜK11,267 просмотров • 3 месяцев назад

Umut Kervanı olarak, Türkiye'nin dört bir yanı ve dünyanın farklı köşelerindeki ihtiyaç sahibine ulaştık. Gazze'de kuşatmayı aşmaya, Suriye'de savaşın yaralarını sarmaya, Afrika'da açlıkla mücadele etmeye ve ülkemizdeki depremzedelerin yanında olmaya, yüzlerce çocuğa kıyafet ve oyuncak ulaştırmaya devam ediyoruz. Yüzlerce gönüllümüzün özverili çalışmaları sayesinde, bu büyük başarıya imza attık. Destek veren herkese teşekkür ederiz! Vakfımızın önemli projeleri hakkında basın mensuplarımızı kahvaltıda bilgilendirme fırsatı bulduk. Göstermiş oldukları ilgi için kendilerine teşekkür ediyoruz.
Erdal ELİBÜYÜK34,718 просмотров • 1 год назад

Gazze’ye Küresel Yürüyüş (March to Gaza) organizasyonu dün itibarıyla tamamlandı, biz de Türkiye’ye dönüyoruz. Bu anlamlı yürüyüşe destek veren herkese yürekten teşekkür ediyoruz. Defalarca engellemelere rağmen sabırla yoluna devam eden, yüreği Gazze için atan tüm güzel insanlara gönülden teşekkür ediyoruz. Daha çok konuşacağız, daha çok yazacağız inşallah. #MarchToGaza #Gazze
Erdal ELİBÜYÜK23,787 просмотров • 1 год назад

Refaha Yürüyen Vicdan: Çocuklarımızın Yüzüne Bakmak İstiyorsak Kahire’de güneş, sabahın ilk saatlerinde bile bir keder gibi doğuyordu. Tozlu sokaklardan geçip Refah’a uzanan kalabalık bir yürüyüş başlamıştı. Herkesin adımlarında başka bir hikâye, başka bir suskunluk vardı. Kalabalık büyüktü ama sessizlik daha büyüktü. Bu sessizlik, utancın ve vicdanın ortak diline dönüşmüştü. İnsan bazen konuşarak değil, yürüyerek anlatır içindeki feryadı. Yürüyüş esnasında kalabalığın içinde, yüzünde ne medya kimliği ne de ülke rozeti taşıyan bir kadınla göz göze geldim. Adı Stella’ydı. Almanya’dan geldi. Elinde yalnızca bir su şişesi ve yorgun bir sırt çantası vardı. Ona kim olduğunu sormadım; ama neden burada olduğunu, durduğu yer, taşıdığı ifade zaten sessizce anlatıyordu. Sadece birkaç kelime etti, ama o kelimeler kalabalığın uğultusunda yankı oldu: “Bu hayatta çok kötü şeyler oluyor. Eğer çocuklarımızın yüzüne bakmak istiyorsak, sessiz kalamayız. Almanlar, Türkler… artık kim olduğumuzun önemi yok. Herkes burada çünkü herkes her şeyi görüyor. Elimizde telefonlar var, görüntüler var… Ama evde oturup kahvemizi içmeye, işe gitmeye devam edemeyiz. Böyle şey olmaz. Ayağa kalkmak lazım. Çünkü çocuklar ölüyor… Anneleri, babaları ölüyor...” Stella bir gazeteci değildi o gün. Haber yapan değil, acıyı taşıyan bir insandı. Belki de en gerçek habercilik artık kalbiyle yürümekten geçiyordu. Sessizce yürüyen insanların gözlerinde, anlatılamayan bir yük, bastırılmış bir haykırış vardı. Refah’a atılan adımların arasında yalnızca Ortadoğu’dan insanlar yoktu. İspanyol bir çift, ellerinde zeytin dalı taşıyordu. Kanada’dan gelen bir kadın gözyaşlarını mendiline değil, küçük bir çocuğun oyuncak ayısına siliyordu. Her birinin ortak bir yarası vardı: Görmek. Ve artık hiçbir şey olmamış gibi yaşayamamak. İnsan bazen kendi acısına bile yabancılaşır. Ama bu yürüyüşte insanlar birbirinin acısına yabancı değildi. Herkesin kalbinde, başkalarının çocukları için atan bir parça. Herkesin omuzunda, dünyanın başka ucundaki bombalanmış bir evin tuğlası. Kimileri sustukça içten içe yanıyor, kimileri ağlamayı bile unutur hale gelmişti. Bu yürüyüş, Gazze için yürünüyordu. O coğrafyada bombaların altında kalan çocuklar, enkazdan sağ çıkamayan anneler, göz göre göre susulan, görmezden gelinen bir vahşetin ortasındaydılar. Kalabalık; Gazzeli çocukların, annelerin, insanların hayatta kalabilmesi için yola düşmüştü. Bu yürüyüş, onların sesi olma gayretiydi. Gazze artık yalnız değildi. Bu kalabalık, o acının yalnızca bir ülkeye, dine ya da sınıra ait olmadığını gösteriyordu. Alanda Müslümanlar kadar Hristiyanlar da vardı. agnostikler de... Farklı kıtalardan, inançlardan, geçmişlerden gelen insanlar tek bir duyguda birleşmişti: Vicdan. Toprağın sıcağı, bedenin yorgunluğuyla birleşiyordu ama kimse durmak istemiyordu. Çünkü bu yürüyüş sadece Refah’a değil; insanlığın kendine dönüşüydü. Kalabalık, yeryüzünde hâlâ kalmış azıcık merhametin izini sürüyordu. Yol boyunca birbirine sıkıca sarılan insanlar vardı. Diller farklıydı ama duygular aynıydı. Göz göze gelen iki insan, hiçbir kelimeye ihtiyaç duymadan anlaşabiliyordu. O anda ne siyaset konuşuluyordu, ne analiz yapılıyordu. O anda sadece kalp konuşuyordu. Bir yaşlı adam, elinde bastonla yürüyordu. Her adımda hafifçe sendeleyerek ama inatla ilerliyordu. Yanından geçen genç bir adam, koluna girdi. İsimlerini sormadılar. Kim oldukları önemli değildi, neden orada oldukları yeterince güçlü bir cevaptı. Bir köşede susarak yürüyen genç bir kızın elinde kendi çizdiği bir pankart vardı: "İnsanım, çünkü acıyı taşıyabiliyorum." Yalnızca o yazı bile, sayfalarca rapordan, manşetten, söylemden daha etkiliydi. O gün Kahire’de, adımlarımızı bir hedefe değil, bir haykırışa doğru attık. Bu haykırış, sadece Gazze için değil; kaybettiğimiz merhamet için, unuttuğumuz ortak insanlık için, susturulmuş çocukların sesi için yankılandı. Ve o ses hâlâ kulaklarımızda çınlıyor: "Ayağa kalkmak lazım." Erdal Elibüyük 15.06. 2025, Kahire
Erdal ELİBÜYÜK23,319 просмотров • 1 год назад

Gazze'nin yeniden inşası, Filistinli kardeşlerimize karşı bir vefa borcudur. Siyonistlerin saldırıları sonucu yakılan, yıkılan, tarumar edilen şehirleri hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Şimdi dayanışma ve kardeşlik zamanı. Türkiye olarak her zaman Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Yaraları sarmak, evleri yeniden kurmak, hayatı normale döndürmek için elimizden geleni yapacağız. #GazzeyiİnşaZamanı
Erdal ELİBÜYÜK27,614 просмотров • 1 год назад