Erdal Eksert's banner
Erdal Eksert's profile picture

Erdal Eksert

@erdaleksert10,943 subscribers

Belgesel Sinemacı/Documentary🎬🎥 Araştırmacı&Yazar🖋📚 'Göresledim' ilk şiir kitabı. https://t.co/rOJlWOi2Gx ❤️💙 Trabzon

Shorts

Çin’de “Tanrıların Meyvesi”, Türkiye'de ise “Cennet Hurması” olarak bilinen Trabzon hurmasından, 16. yüzyılın başlarında Anadolu’ya seyahat eden botanikçilerin kayıtlarında da bahsedilir. Sevgili kardeşim Onur Dilber 'in Trabzon’daki çekimleri sırasında kaydettiği videoda, Trabzonlu bir ağabeyimiz hurma ağacından Trabzon hurmalarını toplarken görülüyor. Müthiş.

Çin’de “Tanrıların Meyvesi”, Türkiye'de ise “Cennet Hurması” olarak bilinen Trabzon hurmasından, 16. yüzyılın başlarında Anadolu’ya seyahat eden botanikçilerin kayıtlarında da bahsedilir. Sevgili kardeşim Onur Dilber 'in Trabzon’daki çekimleri sırasında kaydettiği videoda, Trabzonlu bir ağabeyimiz hurma ağacından Trabzon hurmalarını toplarken görülüyor. Müthiş.

98,761 görüntüleme

Trabzonlu yönetmen Ertem Eğilmez, 'Hababam Sınıfı'nda Fernerbahçe'nin Trabzonspor'dan nasıl çektiğini, Kemal Sunal'ın deyişiyle hafızalarımıza böyle kazımıştı. Yüzyıllar geçse unutulmaz. #Trabzonspor #Fenerbahçe

Trabzonlu yönetmen Ertem Eğilmez, 'Hababam Sınıfı'nda Fernerbahçe'nin Trabzonspor'dan nasıl çektiğini, Kemal Sunal'ın deyişiyle hafızalarımıza böyle kazımıştı. Yüzyıllar geçse unutulmaz. #Trabzonspor #Fenerbahçe

103,271 görüntüleme

Eski yollarda sevdiklerini yolculayanlar... Trabzon / Maçka

Eski yollarda sevdiklerini yolculayanlar... Trabzon / Maçka

19,090 görüntüleme

Karadeniz, bir gün doldurulan tüm kıyıları geri alacak.

Karadeniz, bir gün doldurulan tüm kıyıları geri alacak.

20,248 görüntüleme

Videos

erdaleksert's profile picture

Rüzgâr, Karadeniz’in hırçın yamaçlarından geçerken bir ses taşırdı dağlara, ovalara… Bir kemençe sesi… Hüzünle neşeyi aynı anda ağlatan, sevdayla sılanın harman olduğu bir tını… O sesi duyanlar bilirdi: Koryanalı Hüseyin yine çalıyordur. Bir tütün damının yanında, bir balıkçının yanında, bir köy dolmuşunun içinde... Hüseyin’in kemençesi konuşmazdı, haykırırdı. Yeri gelir bir annenin yitik oğluna yaktığı ağıt olurdu sesi, yeri gelir yaylanın yamacında oynayan çocukların gülüşüne karışırdı. Düğünlerde en önde o olurdu, ama bir cenazede bir köşeye çekilir, öyle bir çalardı ki… Taş olsa dayanamaz, gözyaşı dökerdi. Koryanalı Hüseyin’in evi mütevazıydı; ama kapısı hep açıktı. Kim derdi ki bu çatısı eğilmiş ahşap evde, kemençesiyle bir halkın kalbine dokunan bir usta yaşar? Ne para pul ne şan şöhret… Hüseyin’in serveti, her çaldığında titreyen yüreklerdi. Çünkü o notalarla anlatırdı; özlemi, vefayı, direnişi, sevgiyi… Son yıllarında kemençesi biraz daha hüzünlü çalmaya başladı. Bir sabah, denizin pusuna bakan penceresinin önünde sustu kemençesi… O gün Karadeniz biraz daha sessizdi. Rüzgâr bile kemençenin yasını tutuyordu sanki. Ama halk unutmadı onu. Bir düğünde sevinçten oynayanlar, bir mezarın başında gözyaşı dökenler, bir sahil kenarında kemençeyle dertleşenler… Hepsi bilir: Koryanalı Hüseyin hâlâ çalıyor... Karadeniz'in bir kıyısında, dağların bir yamacında... #KoryanalıHüseyin

Erdal Eksert

13,933 görüntüleme • 11 ay önce