⚜️Jxlhš (Dr.Yuksel Hoš)🇹🇷's banner
⚜️Jxlhš (Dr.Yuksel Hoš)🇹🇷's profile picture

⚜️Jxlhš (Dr.Yuksel Hoš)🇹🇷

@ErkaniHarbiyye529,272 subscribers

Geography Professor/Editor. 81,∞ Postdoc.fellow.(Military Geography, Mil-Geopolitics, Ethno-cultural and Political Geography) ⏬ https://t.co/BGhul5hvnV

Shorts

💢Tüm Arnavutluk iki gündür bir Türkün rezilliğini konuşuyor. Bu öfke kontrolü olmayan yaratık kim biliyor musunuz? Maarif okulları Elbasan müdürü. Yani fetöcülerden daha iyisini yaparız diye açılan kurumlara Türkiye'den gönderilen müdür. Fatih KONUKSEVER gördüğünüz gibi profilini kilitlemiş. 💢Adı Fatih Konuksever. Öğrenciler dışarıdan yemek getirmesin diye tüm Türkiye'yi rezil etti ve Arnavutluk şu anda bu o.evladını konuşuyor. Bir de skandalı ortaya çıktığında açıklama yapıp kendisini savunarak mağdur göstermeye çalıştı. Özür, istifa kültürleri asla yok. Kültürleri yok zira. 💢Bunların kiralarını ve maaşını da siz ödüyorsunuz arkadaşlar. Çocuğunuzun dişinden, eşinizin sütünden kesip ödeyen sizsiniz. Ve bunlar ortalama 4-5 bin euro maaşla oralara gönderiliyor ve tanıdığım sadece bir yönetici hariç hepsi çöp tipler. O da zaten Balkanlar'dan başka yere gönderilmiş. 💢İçeride pahalıya satılan kalitesiz yemekleri yemek zorundasın. Çocuklar dışarıdan yemek söylerse müdür işte böyle kudurup kapıda üç kuruş için rızkını bekleyen personele saldırır. Kim bilir öğrenciye ve öğretmenlere nasıl bir mobbing uyguluyor. Bu dış mekân görüntülerinin iç mekan hadiselerini hiç bilmiyoruz... 💢Kaç Türk öğretmen Türkiye'ye gönderilmek ve işsizler ordusuna katılmak riskini alıp böyle bir canavarı şikayet edebilir? 💢Maarif kurumları hiç merak etmeyin 4-5 seneye kapanır ve tek bir kurumu bile kalmaz ama bu tiplerin meydana getirdiği algı, Arnavutların hafızasına çoktan kazındı bile. 💢Fransızların Cezayir'de, Hollandalıların da Endonezya'da yerel halkı köpek gibi aşağılamaları nasıl geri tepti ve özellikle Hollandalıların Endonezya'da boku bile kalmadıysa bu ülkelerde de aynısı olacak çünkü yerel halka muamele genelde böyle. Bu kamera görüntüleri aslında hep olan bir şeyin sızması. 💢Çoğu da muhafazakarlığı kimseye bırakmayan, dilinden din düşmeyen gerçekte namazsız kuransız amcı tipler. Bunların Bosna'daki elemanlarının striptiz barlardaki resimlerini de görmüştük (Bacchus club). 💢Balkanlara gönderilen her partili değilse de her beş kişiden dördü sosyopat, seks manyağı, cahil ve sorunlu tiplerden. Çünkü bunların oralarda kadro almalarını sağlayan partiye ve lidere sadakat dışında hiçbir özellikleri yok. 💢Çoğu oralara idealizm değil hırs yüzünden gitmişler ve ya ihale ya da para peşindeler. Yerel halktan evli/bekar ayırt etmeden kadınlara yürüyen, çocuğu yaştaki kızlara mesajlar atan ve bunlar duyulmasın diye polisle pazarlık eden, başbakandan özel ricada bulunan neler var neler ve maalesef bunları üreten ana sebebi hepimiz biliyoruz. 💢Yunus Emre, TİKA, Maaarif gibi kurumların faydalı olmasını gönülden isteriz lakin şu çöp kadrolar sebebiyle Türkiye'yi doğru temsil edemiyorlar. Ehil ve liyakatli kişiler yerine partili kimseler alındığı sürece, ecdadın bıraktığı o asil intiba, bu çarıklı kifayetsiz muhterisler sebebiyle mahfolacak. 💢 Türkleri Balkanlar'dan sopayla kovaladıkları zaman sözümün ve öngörümün tüm değerini anlayacaksınız. Medyaya yansımasını istemedikleri bu olayı Arnavutça haberleri sık takip ettiğim için sizlerle paylaşıyorum. Artık ya Maarif bu adamı görevden alır ya da kendileri değil Türkiye Cumhuriyeti kaybeder. En başta da imaj... Alıştık zaten.

💢Tüm Arnavutluk iki gündür bir Türkün rezilliğini konuşuyor. Bu öfke kontrolü olmayan yaratık kim biliyor musunuz? Maarif okulları Elbasan müdürü. Yani fetöcülerden daha iyisini yaparız diye açılan kurumlara Türkiye'den gönderilen müdür. Fatih KONUKSEVER gördüğünüz gibi profilini kilitlemiş. 💢Adı Fatih Konuksever. Öğrenciler dışarıdan yemek getirmesin diye tüm Türkiye'yi rezil etti ve Arnavutluk şu anda bu o.evladını konuşuyor. Bir de skandalı ortaya çıktığında açıklama yapıp kendisini savunarak mağdur göstermeye çalıştı. Özür, istifa kültürleri asla yok. Kültürleri yok zira. 💢Bunların kiralarını ve maaşını da siz ödüyorsunuz arkadaşlar. Çocuğunuzun dişinden, eşinizin sütünden kesip ödeyen sizsiniz. Ve bunlar ortalama 4-5 bin euro maaşla oralara gönderiliyor ve tanıdığım sadece bir yönetici hariç hepsi çöp tipler. O da zaten Balkanlar'dan başka yere gönderilmiş. 💢İçeride pahalıya satılan kalitesiz yemekleri yemek zorundasın. Çocuklar dışarıdan yemek söylerse müdür işte böyle kudurup kapıda üç kuruş için rızkını bekleyen personele saldırır. Kim bilir öğrenciye ve öğretmenlere nasıl bir mobbing uyguluyor. Bu dış mekân görüntülerinin iç mekan hadiselerini hiç bilmiyoruz... 💢Kaç Türk öğretmen Türkiye'ye gönderilmek ve işsizler ordusuna katılmak riskini alıp böyle bir canavarı şikayet edebilir? 💢Maarif kurumları hiç merak etmeyin 4-5 seneye kapanır ve tek bir kurumu bile kalmaz ama bu tiplerin meydana getirdiği algı, Arnavutların hafızasına çoktan kazındı bile. 💢Fransızların Cezayir'de, Hollandalıların da Endonezya'da yerel halkı köpek gibi aşağılamaları nasıl geri tepti ve özellikle Hollandalıların Endonezya'da boku bile kalmadıysa bu ülkelerde de aynısı olacak çünkü yerel halka muamele genelde böyle. Bu kamera görüntüleri aslında hep olan bir şeyin sızması. 💢Çoğu da muhafazakarlığı kimseye bırakmayan, dilinden din düşmeyen gerçekte namazsız kuransız amcı tipler. Bunların Bosna'daki elemanlarının striptiz barlardaki resimlerini de görmüştük (Bacchus club). 💢Balkanlara gönderilen her partili değilse de her beş kişiden dördü sosyopat, seks manyağı, cahil ve sorunlu tiplerden. Çünkü bunların oralarda kadro almalarını sağlayan partiye ve lidere sadakat dışında hiçbir özellikleri yok. 💢Çoğu oralara idealizm değil hırs yüzünden gitmişler ve ya ihale ya da para peşindeler. Yerel halktan evli/bekar ayırt etmeden kadınlara yürüyen, çocuğu yaştaki kızlara mesajlar atan ve bunlar duyulmasın diye polisle pazarlık eden, başbakandan özel ricada bulunan neler var neler ve maalesef bunları üreten ana sebebi hepimiz biliyoruz. 💢Yunus Emre, TİKA, Maaarif gibi kurumların faydalı olmasını gönülden isteriz lakin şu çöp kadrolar sebebiyle Türkiye'yi doğru temsil edemiyorlar. Ehil ve liyakatli kişiler yerine partili kimseler alındığı sürece, ecdadın bıraktığı o asil intiba, bu çarıklı kifayetsiz muhterisler sebebiyle mahfolacak. 💢 Türkleri Balkanlar'dan sopayla kovaladıkları zaman sözümün ve öngörümün tüm değerini anlayacaksınız. Medyaya yansımasını istemedikleri bu olayı Arnavutça haberleri sık takip ettiğim için sizlerle paylaşıyorum. Artık ya Maarif bu adamı görevden alır ya da kendileri değil Türkiye Cumhuriyeti kaybeder. En başta da imaj... Alıştık zaten.

765,333 görüntüleme

1) 🇹🇷Türk'ün 19 adası sessiz sedasız Yunan'a geçtiğinde kimselerin gıkı çıkmazken, Arnavutlar sahip oldukları tek ada için ayaklandı ve ülkelerinin başkentinde polisle çatışıyor🇦🇱 ⏬

1) 🇹🇷Türk'ün 19 adası sessiz sedasız Yunan'a geçtiğinde kimselerin gıkı çıkmazken, Arnavutlar sahip oldukları tek ada için ayaklandı ve ülkelerinin başkentinde polisle çatışıyor🇦🇱 ⏬

50,440 görüntüleme

💢Savaş başlamadan önceki demeç "Şu an ani bir savaş tehdidi yok. Çözüm için kapı aralandı" Öngörüde ve ileri görüşlülükte Hakan Fidan gibi ol.

💢Savaş başlamadan önceki demeç "Şu an ani bir savaş tehdidi yok. Çözüm için kapı aralandı" Öngörüde ve ileri görüşlülükte Hakan Fidan gibi ol.

46,023 görüntüleme

Videos

ErkaniHarbiyye5's profile picture

📢Sistem şöyle işliyor. Sofuoğlu ve Şimşirgil gibi iktidara yakın sözde akademisyenler ve partililer tarafından kurulan (birinci dereceden yakın akrabaları üzerine kurulu şirketlerle) yurtdışı öğrenci danışmanlığı şirketleri bu Hintli Pakistanlı ve Afrikalılar getiriyor. 💢Kurdukları düzen tamamen rant sistemi üzerine çalışıyor. İktidara yakın bu çevreler yurtdışı öğrenci danışmanlığı şirketleri açıp Hindistan’dan, Pakistan’dan, Afrika ülkelerinden binlerce kişiyi Türkiye’ye pazarlıyorlar. Özel üniversiteler zaten para için kontenjan peşinde olduğu için bu şirketlerle el ele çalışıyor. 💢Öğrenci başına dolar üzerinden komisyon dönüyor. Getirilen her yabancı öğrenci birileri için para demek. Üniversite kazanıyor, aracı şirket kazanıyor, bağlantılı çevreler kazanıyor. Eğitim işi ticarete dönmüş durumda. 💢Sistemin adı uluslararası eğitim ama olayın merkezinde büyük bir para trafiği var. Türkiye’nin demografisi, barınma krizi, genç işsizliği kimsenin umurunda değil... önemli olan döviz gelsin, kontenjan dolsun, yandaş şirketler para kazansın. 💢Bir yandan Türk öğrenciler yurt bulamazken, geçinemiyorken, diğer tarafta yabancı öğrenci üzerinden kurulan dev bir sektör büyütülüyor. 💢Buna itiraz edenleri ise Ümmet, ensar, muhacir lafları ile susturuyorlar. Anadolulu zaten din lafı açtın mı ağzı açık dinliyor seni. 💢Danışmanlık şirketleri kayıt parası, dosya parası, oturum işlemi, konaklama komisyonu derken her aşamadan gelir elde ediyor. Bazı üniversiteler adeta diploma marketine dönmüş durumda. 💢Kısacası eğitim sistemi değil, siyasi bağlantılarla büyütülen bir rant zinciri işletiliyor. Buna ve bununla zengin olan akademik tiplerin araştırmasına hiçbir gazeteci eğilmedi ama esas cevher burada. 💢Getirilen öğrencilerin (sözde öğrenci)!yarısı üniversite kayıt süreci esnasında yok. Çünkü Balıkesir, Çanakkale ve Bursa civarındaki tavukçuluk tesislerine gönderiliyor. Üniversite nasıl olsa o sene sınıfta kalır diğer seneye uzar. Uzamasa da wakar abdulnawaz çalışmaya başladığı için partili tavukçuluk şirketi tarafından vizeleri uzatılır. 💢90’larda Türkiye’de üniversitelerde okuyan yabancı öğrenci sayısı birkaç bin seviyesindeydi. Hepsi seçme idi. Ülkelerinde belirli bir zekâ seviyesini geçmiş olanlar geliyordu. 💢Bugün ise sadece üniversitelerde resmi rakamlara göre 350 bine yakın yabancı öğrenci var. Türkiye artık dünyada en fazla yabancı öğrenci alan ilk 10 ülke arasına sokuldu. 💢Bazı üniversitelerde tablo daha da çarpıcı. Mesela KaraÇük Üniversitesi’nde sadece 2022-2023 döneminde yaklaşık 12 bine yakın yabancı öğrenci olduğu konuşuldu. Çoğu da Afrikalı. Karabük bugün uyuşturucunun ve Afrika kaynaklı hastalıkların ve zührevi hastalıkların en fazla yayıldığı şehirlerden birisi mi gerçekten? Sadece duyuyoruz ama istatistikleri bilemiyoruz. ⁉️Şimdi soru şu: Bu kadar insan gerçekten eğitim için mi geliyor? 💢Her yıl on binlerce kişi kayıt yaptırıyor ama mezun olan sayılar aynı hızda açıklanmıyor. Kayıt yaptıranların önemli kısmı ortada yok. Sizce bu insanlar nereye gidiyor? Ben söyleyeyim mezun sayısı hala birkaç binlerde ama yarım milyona yakın yabancı öğrenci var. 💢Sistem basit Özel üniversite kontenjanı dolduruyor. Danışmanlık şirketi öğrenci başına dolar bazlı komisyon alıyor. Aracı ağlar vize, oturum, konaklama üzerinden para kazanıyor. İktidara yakın çevreler bu sektör üzerinden büyük rant elde ediyor. 💢Adına uluslararası eğitim diyorlar ama ortaya çıkan şey kontrolsüz göç, para trafiği ve rant düzeni. Kanada bu şekilde bitirdi kendisini. Pencap Kanada'ya aktı 💢Türk gençleri barınamaz, iş bulamazken kendi ülkesinde gelecek kuramaz hale gelmişken üniversiteler yabancı öğrenci ticarethanesine çevrildi. 2026'da Türkiye'ye öğrenci olarak gelip çalışma fırsatları yakalayan binlerce kişiden biri bu. Pakistanlı wakar, arkadan daha fazla hemşerisi gelsin diye kanalında her şeyi anlatıyor. Evet seni dinliyoruz wakar. kanalında fazlasını bulabilirsiniz. Üniversite süreci vize almak çalışma izni vs.

⚜️Jxlhš (Dr.Yuksel Hoš)🇹🇷

24,759 görüntüleme • 1 ay önce

🚨Aynı reklamın iki farklı ülkede nasıl farklı çekildiğini göreceksiniz şimdi. Almanya'daki Bosch reklamında çekirdek aile, anne baba çocuktan oluşurken Türkiye'de yayınlanan reklamda Anne Baba ve köpek. Atatürk'ün 1932 yılında resmi gazetede yayınlanan itilaf emri uygulaması dışında hiçbir çözüm yok. Herkes dönüp dolaşıp er geç aynı çözüme gelecek yahut Türkiye Cumhuriyeti sokaklarında çocuklar kudurmuş hayvanlara insan safarisi misali yem olacak. Dünyanın hiçbir modern ülkesinde sokakta başıboş köpek olmaz. Almanya'da yaptığı reklamda aile kavramını ön plana çıkaran Bosch Türkiye'de köpeği ön plana çıkarıyorsa durup düşünmeniz gerekir. Sokaklarında 15 milyon başıboş köpeğin olduğu bir ülkede savaş çıksa sipere giremezsin. Yaptığın tüm tarım üretimini emer bu başıboş hayvan nüfusu. Okullarına sabun koyamadığn gençliğinden sorumlu iken sana sorumluluğunu böyle satar batı. İsveç'te her sabah okullarda çocuklara açık büfe kahvaltı verilirken Türkiye'de belediyelere 4 milyar dolar yem ihaleleri açılır. Sonra da adı mama ihalesi olur. Çocuğunu geri planda tutup vergilerinle başıboş hayvanları beslemen için onların adına can, yemin adına mama denir. Kavramların adını değiştirmek, ibnye, gtçüye LGBT birey, pedofile cinsel eğilimi farklı birey demek, Epstein çetesinin, Baal ve moloch tapıcılarının istediği şeydir. Türkleri yok etmek için Anadolu yarımadasında ebediyyen yenilgiye uğratmak için önce nüfus artışını durdurmak sonra onları çözülemez problemlere düçar etmek, sonrasında da biyolojik yok oluşa sürüklemek için ne gerekirse yapılır. Ülkeye bit kadar faydası dokunmamış olan simalar eliyle size sahte sevgiler ponpalanarak çocuklarınızın ölümü doğallaştırılır. Türk çocukları Filistinli çocuklar gibi ölmesi Tv'de doğal hale getirilen birer rakama indirgenirken mama (yem) lobisi semirtilir, toplum her şekilde muhtaçtan daha muhtaç hâle getirilir, entelektüel ve akademisyenler sindirilir, fakru zaruret altında bitap hâle getirilen Türk halkının direnci ve özgüveni kırılır. İç mihraklar ile paraları iç edilen, man adasına ve offshore hesaplara akıtılan tüm serveti, sağa sola savrulan, tarım toprakları araplara, madenleri kanadalılara, ormanları İngilizlere satılan, dağları ücra köyleri afgan çobanlara emanet edilen ülkenin sonu da işte böyle getirilir. Ödediğin vergin, yavruna, evladına hizmet olarak, kahvaltı olarak, tuvaletlere sabun olarak dahi geri dönemezken, vergilerinin hesabını en ufak sormanda adın hain olduğunda, vatandaşların vize kuyruklarında beklediğinde, tarım toprakları terk edilmiş, köyler boşalmış, ihale çeteleri semirdikçe semirmiş, Kanadalı cargill tarım şirketinin Türkiye distribütörü herifler bakan olmuşken sen ne kadar sensin? Ne kadar bağımsızsın? Biraz da bunu düşünmen gerekiyor. Evladını sokaktaki köpeğinden öncelikli tutmayan milletler yıkılır. Almanya'da başıboş bir köpek için otobanda trafik durdurulup köpek vurulup adı da hayvan düşmanlığı olmazken Türkiye'de ormanlarda ceylan kalmaz köylerde tavuk kalmaz, koyunlar kuzular başıboş itlerce parçalanırken ne yiyeceksin ey halkım? Eti hali hazırda Avrupalıdan üç misli pahalıya yiyorken seni bu topraklarda kendini doyuramaz hale getirmek isteyenlerin farkına varman için ne yapalım daha? Müziğine dek aynı olan ama birinde çocuk diğerinde köpeğin seçildiği şu videoları izleyin ve alttaki twiti okuyun. 👇👇👇
0:38

Sensitive content

This media may contain sensitive content.

ErkaniHarbiyye5's profile picture

🚨Aynı reklamın iki farklı ülkede nasıl farklı çekildiğini göreceksiniz şimdi. Almanya'daki Bosch reklamında çekirdek aile, anne baba çocuktan oluşurken Türkiye'de yayınlanan reklamda Anne Baba ve köpek. Atatürk'ün 1932 yılında resmi gazetede yayınlanan itilaf emri uygulaması dışında hiçbir çözüm yok. Herkes dönüp dolaşıp er geç aynı çözüme gelecek yahut Türkiye Cumhuriyeti sokaklarında çocuklar kudurmuş hayvanlara insan safarisi misali yem olacak. Dünyanın hiçbir modern ülkesinde sokakta başıboş köpek olmaz. Almanya'da yaptığı reklamda aile kavramını ön plana çıkaran Bosch Türkiye'de köpeği ön plana çıkarıyorsa durup düşünmeniz gerekir. Sokaklarında 15 milyon başıboş köpeğin olduğu bir ülkede savaş çıksa sipere giremezsin. Yaptığın tüm tarım üretimini emer bu başıboş hayvan nüfusu. Okullarına sabun koyamadığn gençliğinden sorumlu iken sana sorumluluğunu böyle satar batı. İsveç'te her sabah okullarda çocuklara açık büfe kahvaltı verilirken Türkiye'de belediyelere 4 milyar dolar yem ihaleleri açılır. Sonra da adı mama ihalesi olur. Çocuğunu geri planda tutup vergilerinle başıboş hayvanları beslemen için onların adına can, yemin adına mama denir. Kavramların adını değiştirmek, ibnye, gtçüye LGBT birey, pedofile cinsel eğilimi farklı birey demek, Epstein çetesinin, Baal ve moloch tapıcılarının istediği şeydir. Türkleri yok etmek için Anadolu yarımadasında ebediyyen yenilgiye uğratmak için önce nüfus artışını durdurmak sonra onları çözülemez problemlere düçar etmek, sonrasında da biyolojik yok oluşa sürüklemek için ne gerekirse yapılır. Ülkeye bit kadar faydası dokunmamış olan simalar eliyle size sahte sevgiler ponpalanarak çocuklarınızın ölümü doğallaştırılır. Türk çocukları Filistinli çocuklar gibi ölmesi Tv'de doğal hale getirilen birer rakama indirgenirken mama (yem) lobisi semirtilir, toplum her şekilde muhtaçtan daha muhtaç hâle getirilir, entelektüel ve akademisyenler sindirilir, fakru zaruret altında bitap hâle getirilen Türk halkının direnci ve özgüveni kırılır. İç mihraklar ile paraları iç edilen, man adasına ve offshore hesaplara akıtılan tüm serveti, sağa sola savrulan, tarım toprakları araplara, madenleri kanadalılara, ormanları İngilizlere satılan, dağları ücra köyleri afgan çobanlara emanet edilen ülkenin sonu da işte böyle getirilir. Ödediğin vergin, yavruna, evladına hizmet olarak, kahvaltı olarak, tuvaletlere sabun olarak dahi geri dönemezken, vergilerinin hesabını en ufak sormanda adın hain olduğunda, vatandaşların vize kuyruklarında beklediğinde, tarım toprakları terk edilmiş, köyler boşalmış, ihale çeteleri semirdikçe semirmiş, Kanadalı cargill tarım şirketinin Türkiye distribütörü herifler bakan olmuşken sen ne kadar sensin? Ne kadar bağımsızsın? Biraz da bunu düşünmen gerekiyor. Evladını sokaktaki köpeğinden öncelikli tutmayan milletler yıkılır. Almanya'da başıboş bir köpek için otobanda trafik durdurulup köpek vurulup adı da hayvan düşmanlığı olmazken Türkiye'de ormanlarda ceylan kalmaz köylerde tavuk kalmaz, koyunlar kuzular başıboş itlerce parçalanırken ne yiyeceksin ey halkım? Eti hali hazırda Avrupalıdan üç misli pahalıya yiyorken seni bu topraklarda kendini doyuramaz hale getirmek isteyenlerin farkına varman için ne yapalım daha? Müziğine dek aynı olan ama birinde çocuk diğerinde köpeğin seçildiği şu videoları izleyin ve alttaki twiti okuyun. 👇👇👇

⚜️Jxlhš (Dr.Yuksel Hoš)🇹🇷

31,767 görüntüleme • 2 ay önce

Daha fazla içerik yok.