evetoyledir's banner
evetoyledir's profile picture

evetoyledir

@evetoyledir0041,245 subscribers

TR-FR de matematik öğretmeni, 3*Dalgıç, Can Kurtaran(BNSSA) Hem hayatta, hem suda hem de Matematikte! Öküz saraya çıkınca kral olmaz! Saray ahır olur!

Shorts

Ahmet Dönmez’in Ahmet Dönmez ve İsmail Sezgin’in Ismail Sezgin Ismail Sezgin ikinci videosuna dair düşüncelerim-sorum-eleştirim; Cemaat-iktidar savaşından, özellikle 15 Temmuz’dan sonra herkesin kafasında farklı bir “Hocaefendi” figürü oluştu. Buna “FETÖ” diyenler de dahil. Tüm tarafları —sadece bu programı değil, Hocaefendi üzerine konuşan hemen herkesi— dinlediğimde karşıma şöyle bir profil çıkıyor: Hayatı hep zirvede; beyni iyi ya da kötü yönde olağanüstü çalışan, müthiş bir organizasyon yeteneğine ve insanlar üzerinde büyük bir güce sahip, öngörü abidesi, hayatın her alanında mükemmel bir satranç ustası… Bir “süper kahraman” veya tam tersinden bir “kötülükler prensi”! Olumlu ya da olumsuz anlatımlarda karşımıza ya “tapınılası” ya da “taşlanası”, neredeyse “deccalımsı” bir figür çıkıyor. Aslında bu sadece Hocaefendi’ye özgü değil. Sosyolojik karşılığı olan hemen her figürde benzer bir durum görüyoruz: Erdoğan, farklı cemaat ve siyasi liderler, Atatürk, Abdülhamid vs. Fakat nedense kimse Hocaefendi’ye bir insan gözüyle bakmıyor. Bir empati yapalım: 75 yaşındasınız. Uzun süredir hastalıklarla boğuşuyor, birçok ilaç kullanıyorsunuz. Yıllardır memleketinizden uzakta, adeta süslü bir cezaevinde yaşıyorsunuz. Dış dünyayla özgürce iletişim kuramıyorsunuz. Ölümün adım adım yaklaştığını görüyorsunuz. Üstelik çevrenizde sürekli tek tip davranışlar-insanlar var; size açıkça karşı çıkan, yüzünüze dümdük konuşan yok. Dış dünyayla iletişiminiz sürekli bir süzgeç üzerinden gerçekleşiyor. Böyle bir insan ne kadar sağlıklı kararlar alabilir? Hele ki bir toplumu ilgilendiren meselelerde? Neye üzülmüştür, ne tür pişmanlıkları ve özlemleri olmuştur? Elli yıl geriye gidebilse neleri farklı yapmak isterdi? Kafasını yastığa koyduğunda gerçekten sadece “cemaati” mi düşünüyordu? Hiç mi kendi iç dünyasının yükleri yoktu? Büyü, “pakroduni” iddialarını ciddiye alması, üniforma muhabbetleri vs. ruh hâli hakkında hiç mi ipucu vermiyor? Diğer taraftan Hocaefendi’ye sosyolojinin neredeyse her alanında etkiliymiş gibi bir rol biçiliyor: siyaset, uluslararası ilişkiler, hukuk, bürokrasi, istihbarat vs. Her şeyi geçtim, bir din âlimine adeta bir savaşın başkomutanlığı veriliyor! Aynı zamanda “troller ve troliçeler ordularının” da komutanı! Bir de terörist olarak ele alalım. Dünyada gerçekten bu kadar komplike operasyonları aynı anda yönetebilecek bir terör örgütü lideri var mı? Dolayısıyla asıl sorum şu: Hocaefendi’nin bu kadar “her role sahip”, her alana hâkim ve her şeyi kontrol edebilen bir insan olması gerçekten mümkün mü? Hiç yanlış kararlar almamış mıdır? Nefsine yenildiği, kızgınlıkla veya öfkeyle hareket ettiği anlar olmamış mıdır? Çelişkili davranmamış mıdır? İnsan değil midir? Bence artık ölmüş gitmiş bir insanın ruhu huzura kavuşturulmalı; sorumlusu olmadığı işler kendisinden ayrıştırılmalı. Hatasıyla sevabıyla bir insan olduğu hatırlanmalı. Bu da onu sevenlere düşen sorumluluk Osman Şimşek Recep Uzunalli Abdülhamit Bilici Ahmet Dönmez’ün zeytinyağı-su örneği bu açıdan çok kötü değil. Hepimizde olan bir özellikten bahsediyor. Hangimiz su kadar berrakız? Hocaefendi’yi putlaştırmaktan da şeytanlaştırmaktan da vazgeçmek gerekiyor. Önce insan olduğu hatırlanmalı! Yanlışına yanlış, doğrusuna doğru denmeli; güzel işleri alkışlanmalı, yanlışları reddedilmeli. Bu onu küçültmez! Kimse de küçültemez! Bence tartışmanın zemini artık kişilerden ziyade toplumun bu hastalığına çekilmeli. Yoksa bugün birini insanüstü bir kahramana veya şeytana dönüştürür, yarın aynısını başka bir figür üzerinden tekrarlarız. Özetle; olayları anlamak isteyen kişi, karşısındakinin her şeyden önce bir insan olduğu(yaşlanan-hastalanan-üzülen-kırılan-hırslanan vs) gerçeğinden yola çıkarsa birçok şeyi daha kolay çözebilir. Şayet bu doğru değilse, karşımızda yapay zekâdan bile daha akıllı, daha ruhsuz ve cansız; her şeyi hesaplayan ve kontrol eden başka türden bir varlık var demektir. O zaman topluca tımarhaneliğiz demektir🤷🏻‍♂️

Ahmet Dönmez’in Ahmet Dönmez ve İsmail Sezgin’in Ismail Sezgin Ismail Sezgin ikinci videosuna dair düşüncelerim-sorum-eleştirim; Cemaat-iktidar savaşından, özellikle 15 Temmuz’dan sonra herkesin kafasında farklı bir “Hocaefendi” figürü oluştu. Buna “FETÖ” diyenler de dahil. Tüm tarafları —sadece bu programı değil, Hocaefendi üzerine konuşan hemen herkesi— dinlediğimde karşıma şöyle bir profil çıkıyor: Hayatı hep zirvede; beyni iyi ya da kötü yönde olağanüstü çalışan, müthiş bir organizasyon yeteneğine ve insanlar üzerinde büyük bir güce sahip, öngörü abidesi, hayatın her alanında mükemmel bir satranç ustası… Bir “süper kahraman” veya tam tersinden bir “kötülükler prensi”! Olumlu ya da olumsuz anlatımlarda karşımıza ya “tapınılası” ya da “taşlanası”, neredeyse “deccalımsı” bir figür çıkıyor. Aslında bu sadece Hocaefendi’ye özgü değil. Sosyolojik karşılığı olan hemen her figürde benzer bir durum görüyoruz: Erdoğan, farklı cemaat ve siyasi liderler, Atatürk, Abdülhamid vs. Fakat nedense kimse Hocaefendi’ye bir insan gözüyle bakmıyor. Bir empati yapalım: 75 yaşındasınız. Uzun süredir hastalıklarla boğuşuyor, birçok ilaç kullanıyorsunuz. Yıllardır memleketinizden uzakta, adeta süslü bir cezaevinde yaşıyorsunuz. Dış dünyayla özgürce iletişim kuramıyorsunuz. Ölümün adım adım yaklaştığını görüyorsunuz. Üstelik çevrenizde sürekli tek tip davranışlar-insanlar var; size açıkça karşı çıkan, yüzünüze dümdük konuşan yok. Dış dünyayla iletişiminiz sürekli bir süzgeç üzerinden gerçekleşiyor. Böyle bir insan ne kadar sağlıklı kararlar alabilir? Hele ki bir toplumu ilgilendiren meselelerde? Neye üzülmüştür, ne tür pişmanlıkları ve özlemleri olmuştur? Elli yıl geriye gidebilse neleri farklı yapmak isterdi? Kafasını yastığa koyduğunda gerçekten sadece “cemaati” mi düşünüyordu? Hiç mi kendi iç dünyasının yükleri yoktu? Büyü, “pakroduni” iddialarını ciddiye alması, üniforma muhabbetleri vs. ruh hâli hakkında hiç mi ipucu vermiyor? Diğer taraftan Hocaefendi’ye sosyolojinin neredeyse her alanında etkiliymiş gibi bir rol biçiliyor: siyaset, uluslararası ilişkiler, hukuk, bürokrasi, istihbarat vs. Her şeyi geçtim, bir din âlimine adeta bir savaşın başkomutanlığı veriliyor! Aynı zamanda “troller ve troliçeler ordularının” da komutanı! Bir de terörist olarak ele alalım. Dünyada gerçekten bu kadar komplike operasyonları aynı anda yönetebilecek bir terör örgütü lideri var mı? Dolayısıyla asıl sorum şu: Hocaefendi’nin bu kadar “her role sahip”, her alana hâkim ve her şeyi kontrol edebilen bir insan olması gerçekten mümkün mü? Hiç yanlış kararlar almamış mıdır? Nefsine yenildiği, kızgınlıkla veya öfkeyle hareket ettiği anlar olmamış mıdır? Çelişkili davranmamış mıdır? İnsan değil midir? Bence artık ölmüş gitmiş bir insanın ruhu huzura kavuşturulmalı; sorumlusu olmadığı işler kendisinden ayrıştırılmalı. Hatasıyla sevabıyla bir insan olduğu hatırlanmalı. Bu da onu sevenlere düşen sorumluluk Osman Şimşek Recep Uzunalli Abdülhamit Bilici Ahmet Dönmez’ün zeytinyağı-su örneği bu açıdan çok kötü değil. Hepimizde olan bir özellikten bahsediyor. Hangimiz su kadar berrakız? Hocaefendi’yi putlaştırmaktan da şeytanlaştırmaktan da vazgeçmek gerekiyor. Önce insan olduğu hatırlanmalı! Yanlışına yanlış, doğrusuna doğru denmeli; güzel işleri alkışlanmalı, yanlışları reddedilmeli. Bu onu küçültmez! Kimse de küçültemez! Bence tartışmanın zemini artık kişilerden ziyade toplumun bu hastalığına çekilmeli. Yoksa bugün birini insanüstü bir kahramana veya şeytana dönüştürür, yarın aynısını başka bir figür üzerinden tekrarlarız. Özetle; olayları anlamak isteyen kişi, karşısındakinin her şeyden önce bir insan olduğu(yaşlanan-hastalanan-üzülen-kırılan-hırslanan vs) gerçeğinden yola çıkarsa birçok şeyi daha kolay çözebilir. Şayet bu doğru değilse, karşımızda yapay zekâdan bile daha akıllı, daha ruhsuz ve cansız; her şeyi hesaplayan ve kontrol eden başka türden bir varlık var demektir. O zaman topluca tımarhaneliğiz demektir🤷🏻‍♂️

15,078 次观看

Malumunuz 15 Temmuz Marmaris ayağının son firarisi Burkay Karatepe hakalanıp, Emre Uslu, PhD nun tabiri ile savcı “bilmem neyi” olmasıyla Marmaris olayları tekrar tartışılır oldu. (Kendisi rahat evinde bunca itirafı-ifşayı yaparken savcının karşısında neler yapabileceğini hayal dahi edemiyorum) Süreci, açık kaynakları ve de yalancı-manipülatör abilerin açıklamalarını takip ettiğinizde, darbenin arkasında cemaat olduğu çok NET! 15 temmuzla alakalı tabi ki bir çok kafa karıştırıcı bilgiler ortada dönüyor. Fakat ben şahsen hepsine kendimce cevaplar üretebiliyorum. Yani beni şüpheye sevkedecek hiç bir karanlık nokta yok açıkçası. Nitekim 10 yıl önce karanlık denilen bir çok şey bugün aydınlatılmış halde. Dolayısıyla sonradan ortaya çıkan her bilgi belge itiraf, darbenin arkasında cemaat olduğunu gösteriyor. Daha bugüne kadar aksi bir veri ortaya çıkmadı. Tartışmalı konuların da ilerleyen yıllarda netleşeceğini, cemaatin günün sonunda bu itirafı (kılıfıyla birlikte) yapacağına eminim. Gelelim Marmaris olayına; Esasında JorahM011 Marmaris ile ilgili paylaşımlara yorum yazacakken, veya kendisine sorular soracakken defalarca kısır tartışmalara girmemek için vaz geçtim(mesela kendisi sürekli “Burkay karatepenin yakalanma sonrası neden hiç resmi yok” diye sorup duruyordu. Esasında sosyal medyada çokça paylaşıldı. Böylesi açık bilgiyi bile görmeden yorum yapan biriyle nasıl tartışılır? İsterse resimleri atarım) Sonrasında Asım Yıldırım ın yayını denk geldi. Tabi konuğu, skandallarla anılan, emniyetin üst düzey mahrem abisi, soru çalma sabıkalısı(polislik net! KPSS tartışmalı) MuradKarasoy ve yancısı olunca izlemek istemedim. Hayatı yalanlarla dolu birinden gerçekleri anlatacağını sananlar bence acil doktora gitmeli! Yine önüme düşen paylaşımlara yorumlar yazacakken dayanamadım gidem programı izleyem dedim. Acaba kaçırdığım bir bilgi var mı diye. Videonun 24. Dakikasına gelince kendime kızarak izlemeyi bıraktım! Neden mi⤵️ Ben tüm bu süreçleri açık kaynaklardan takip ediyorum. Dolayısıyla tüm muhatapların iddialarına kulak verip gerçeği anlamaya çalıştığınızda esasında herşey çok net! Sorum(aynı zaman da IQ testi); darbe günü Marmaris gibi turizmin zirvesinde olan bir şehirde, 3 askeri helikopterinde içinde olduğu, gece 12-01 arası çatışmalara yönelik neden bir görüntü yok! Oysa gece 3 ten sonraki çatışmaları vatandaşın paylaşımlarından izlemek mümkün? Gidin youtube bakın onlarca video şahitlik var! Buyrun Marmaris olayı hakkında bu soruma cevap verin. Alpay Gözübüyük 3 Bugüne kadar bu soruyu sormayan insanların ya bu olayları anlama kapasiteleri yetersiz, ya da ……….. Neymiş! Olaylar saat 1 gibi olup bitmiş sonra saat 3 de insanlar, medya masum gurubu tuza düşürmüş 😏 cidden Marmaris gibi bir yerde bunun olabileceğine inananların cezai ehliyeti yoktur, ne söyleseler yeridir, bunlara inananların da bunlardanfarkı yoktur! Özetle; 15 temmuzda, öncesinde, sonrasında ne yaşandıysa gözler önünde yaşandı. Herşeyin cevabı esasında çok basit ve çok net! Ama abilerimizin, basit bir evet hayır sorusuna bile alakasız konuları karıştırıp saatlerce. “Şakirt” diye başlayan konuşmalarını göz önüne alınca, bu boş muhabbetleri hiç şaşırtmıyor!

Malumunuz 15 Temmuz Marmaris ayağının son firarisi Burkay Karatepe hakalanıp, Emre Uslu, PhD nun tabiri ile savcı “bilmem neyi” olmasıyla Marmaris olayları tekrar tartışılır oldu. (Kendisi rahat evinde bunca itirafı-ifşayı yaparken savcının karşısında neler yapabileceğini hayal dahi edemiyorum) Süreci, açık kaynakları ve de yalancı-manipülatör abilerin açıklamalarını takip ettiğinizde, darbenin arkasında cemaat olduğu çok NET! 15 temmuzla alakalı tabi ki bir çok kafa karıştırıcı bilgiler ortada dönüyor. Fakat ben şahsen hepsine kendimce cevaplar üretebiliyorum. Yani beni şüpheye sevkedecek hiç bir karanlık nokta yok açıkçası. Nitekim 10 yıl önce karanlık denilen bir çok şey bugün aydınlatılmış halde. Dolayısıyla sonradan ortaya çıkan her bilgi belge itiraf, darbenin arkasında cemaat olduğunu gösteriyor. Daha bugüne kadar aksi bir veri ortaya çıkmadı. Tartışmalı konuların da ilerleyen yıllarda netleşeceğini, cemaatin günün sonunda bu itirafı (kılıfıyla birlikte) yapacağına eminim. Gelelim Marmaris olayına; Esasında JorahM011 Marmaris ile ilgili paylaşımlara yorum yazacakken, veya kendisine sorular soracakken defalarca kısır tartışmalara girmemek için vaz geçtim(mesela kendisi sürekli “Burkay karatepenin yakalanma sonrası neden hiç resmi yok” diye sorup duruyordu. Esasında sosyal medyada çokça paylaşıldı. Böylesi açık bilgiyi bile görmeden yorum yapan biriyle nasıl tartışılır? İsterse resimleri atarım) Sonrasında Asım Yıldırım ın yayını denk geldi. Tabi konuğu, skandallarla anılan, emniyetin üst düzey mahrem abisi, soru çalma sabıkalısı(polislik net! KPSS tartışmalı) MuradKarasoy ve yancısı olunca izlemek istemedim. Hayatı yalanlarla dolu birinden gerçekleri anlatacağını sananlar bence acil doktora gitmeli! Yine önüme düşen paylaşımlara yorumlar yazacakken dayanamadım gidem programı izleyem dedim. Acaba kaçırdığım bir bilgi var mı diye. Videonun 24. Dakikasına gelince kendime kızarak izlemeyi bıraktım! Neden mi⤵️ Ben tüm bu süreçleri açık kaynaklardan takip ediyorum. Dolayısıyla tüm muhatapların iddialarına kulak verip gerçeği anlamaya çalıştığınızda esasında herşey çok net! Sorum(aynı zaman da IQ testi); darbe günü Marmaris gibi turizmin zirvesinde olan bir şehirde, 3 askeri helikopterinde içinde olduğu, gece 12-01 arası çatışmalara yönelik neden bir görüntü yok! Oysa gece 3 ten sonraki çatışmaları vatandaşın paylaşımlarından izlemek mümkün? Gidin youtube bakın onlarca video şahitlik var! Buyrun Marmaris olayı hakkında bu soruma cevap verin. Alpay Gözübüyük 3 Bugüne kadar bu soruyu sormayan insanların ya bu olayları anlama kapasiteleri yetersiz, ya da ……….. Neymiş! Olaylar saat 1 gibi olup bitmiş sonra saat 3 de insanlar, medya masum gurubu tuza düşürmüş 😏 cidden Marmaris gibi bir yerde bunun olabileceğine inananların cezai ehliyeti yoktur, ne söyleseler yeridir, bunlara inananların da bunlardanfarkı yoktur! Özetle; 15 temmuzda, öncesinde, sonrasında ne yaşandıysa gözler önünde yaşandı. Herşeyin cevabı esasında çok basit ve çok net! Ama abilerimizin, basit bir evet hayır sorusuna bile alakasız konuları karıştırıp saatlerce. “Şakirt” diye başlayan konuşmalarını göz önüne alınca, bu boş muhabbetleri hiç şaşırtmıyor!

15,383 次观看

Ömrüm hep şu tekmeyi yiyerek geçti-Geçiyor! Aşkına-sevgine saygım sonsuz kardeşim!aşkın yanlışı doğru kabul etmene sebep olmamalı!Bana attığın o tekme aslında kendine attığın bir kazık!Hayat en güzel öğretmen!Yanlışını acımasızca yüzüne vurduğunda sevdiğine de kırılacaksın! ETME!

Ömrüm hep şu tekmeyi yiyerek geçti-Geçiyor! Aşkına-sevgine saygım sonsuz kardeşim!aşkın yanlışı doğru kabul etmene sebep olmamalı!Bana attığın o tekme aslında kendine attığın bir kazık!Hayat en güzel öğretmen!Yanlışını acımasızca yüzüne vurduğunda sevdiğine de kırılacaksın! ETME!

37,210 次观看

Videos

evetoyledir004's profile picture

Malumunuz 15 Temmuz Marmaris ayağının son firarisi Burkay Karatepe hakalanıp, Emre Uslu, PhD nun tabiri ile savcı “bilmem neyi” olmasıyla Marmaris olayları tekrar tartışılır oldu. (Kendisi rahat evinde bunca itirafı-ifşayı yaparken savcının karşısında neler yapabileceğini hayal dahi edemiyorum) Süreci, açık kaynakları ve de yalancı-manipülatör abilerin açıklamalarını takip ettiğinizde, darbenin arkasında cemaat olduğu çok NET! 15 temmuzla alakalı tabi ki bir çok kafa karıştırıcı bilgiler ortada dönüyor. Fakat ben şahsen hepsine kendimce cevaplar üretebiliyorum. Yani beni şüpheye sevkedecek hiç bir karanlık nokta yok açıkçası. Nitekim 10 yıl önce karanlık denilen bir çok şey bugün aydınlatılmış halde. Dolayısıyla sonradan ortaya çıkan her bilgi belge itiraf, darbenin arkasında cemaat olduğunu gösteriyor. Daha bugüne kadar aksi bir veri ortaya çıkmadı. Tartışmalı konuların da ilerleyen yıllarda netleşeceğini, cemaatin günün sonunda bu itirafı (kılıfıyla birlikte) yapacağına eminim. Gelelim Marmaris olayına; Esasında JorahM011 Marmaris ile ilgili paylaşımlara yorum yazacakken, veya kendisine sorular soracakken defalarca kısır tartışmalara girmemek için vaz geçtim(mesela kendisi sürekli “Burkay karatepenin yakalanma sonrası neden hiç resmi yok” diye sorup duruyordu. Esasında sosyal medyada çokça paylaşıldı. Böylesi açık bilgiyi bile görmeden yorum yapan biriyle nasıl tartışılır? İsterse resimleri atarım) Sonrasında Asım Yıldırım ın yayını denk geldi. Tabi konuğu, skandallarla anılan, emniyetin üst düzey mahrem abisi, soru çalma sabıkalısı(polislik net! KPSS tartışmalı) MuradKarasoy ve yancısı olunca izlemek istemedim. Hayatı yalanlarla dolu birinden gerçekleri anlatacağını sananlar bence acil doktora gitmeli! Yine önüme düşen paylaşımlara yorumlar yazacakken dayanamadım gidem programı izleyem dedim. Acaba kaçırdığım bir bilgi var mı diye. Videonun 24. Dakikasına gelince kendime kızarak izlemeyi bıraktım! Neden mi⤵️ Ben tüm bu süreçleri açık kaynaklardan takip ediyorum. Dolayısıyla tüm muhatapların iddialarına kulak verip gerçeği anlamaya çalıştığınızda esasında herşey çok net! Sorum(aynı zaman da IQ testi); darbe günü Marmaris gibi turizmin zirvesinde olan bir şehirde, 3 askeri helikopterinde içinde olduğu, gece 12-01 arası çatışmalara yönelik neden bir görüntü yok! Oysa gece 3 ten sonraki çatışmaları vatandaşın paylaşımlarından izlemek mümkün? Gidin youtube bakın onlarca video şahitlik var! Buyrun Marmaris olayı hakkında bu soruma cevap verin. Alpay Gözübüyük 3 Bugüne kadar bu soruyu sormayan insanların ya bu olayları anlama kapasiteleri yetersiz, ya da ……….. Neymiş! Olaylar saat 1 gibi olup bitmiş sonra saat 3 de insanlar, medya masum gurubu tuza düşürmüş 😏 cidden Marmaris gibi bir yerde bunun olabileceğine inananların cezai ehliyeti yoktur, ne söyleseler yeridir, bunlara inananların da bunlardanfarkı yoktur! Özetle; 15 temmuzda, öncesinde, sonrasında ne yaşandıysa gözler önünde yaşandı. Herşeyin cevabı esasında çok basit ve çok net! Ama abilerimizin, basit bir evet hayır sorusuna bile alakasız konuları karıştırıp saatlerce. “Şakirt” diye başlayan konuşmalarını göz önüne alınca, bu boş muhabbetleri hiç şaşırtmıyor!

evetoyledir

15,383 次观看 • 1 个月前

evetoyledir004's profile picture

Şunların olacağını öngörmek için Einstein olmaya gerek yok!! Kendini akıllı alemi salak sanarak iş yaparsan bir gün çok da akıllı olmadığını adama EZBERLETİRLER… Türkiye aslında bi fragman idi! Kendi halinde olan insanları ateşe attılar ve kaçtılar!!! Yine aynısı olacak! Yine işin mutfağında olanlara bir şey olmayacak! Çünkü onlar ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar ve ateşe yaklaşmıyorlar! “Mübarek” maşalar kullanıyorlar! Cemaat istihbaratçılık oynamaktan vaz geçmeli! İstihbarat örgütleri üç harfliler gibidir! Ağza bile alınmamalı! Bi bulaştınız mı kurtulma şansınız da olmaz! Bu nedenle cemaat varlığını tam bir şeffafiyetle tüm dünyaya göstermeli! Cam gibi şeffaf olmalı ki arkasına kirli işler yapacak insanlar saklanamasınlar! Aksi durumda kendini asla koruyamaz! Günün sonunda bi bakarsınız ki yatak odasından mehmet değerliler, mutfaktan adil öksüzler çıkar! Cemaatin uluslararası yapılanması tüm istihbarat örgütleri için takip konusudur! Ver mı eliniz de bi garanti cemaat almanya da ABD için bilgi akışı sağlamasın, bir operasyona alet olmasın? Siz hizmet ettiğinizi sanarken başka bir istihbaratın o ülkede ki aparatı olmayacağınızı nasıl garanti edebilirsiniz(buna mit de dahil) Mısır istihbaratına karşı bile nasıl dize geldiğiniz ortada!!! Gerisini siz düşünün. Bunları size cemaatin güvenlik uzmanları söyleyemez! Çünkü onların kendilerini saklamaları için kutsal davaya hizmet ettiğini sanan “mahremlerin kullanışlı aparatları olacak” insanlara ihtiyaçları vardır!! Bir dost 😒

evetoyledir

23,183 次观看 • 6 个月前

没有更多内容可加载