Fahrettin Altun's banner
Fahrettin Altun's profile picture

Fahrettin Altun

@fahrettinaltun1,426,243 subscribers

Shorts

İstanbul ☺️🇹🇷

İstanbul ☺️🇹🇷

1,481,307 次观看

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Bu seccade ayakkabılarla basmak için değil. 15 Mayıs'ta İnşallah şükür namazını bu seccadede kılabiliriz." 📍Bağcılar Toplu Açılış Töreni

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Bu seccade ayakkabılarla basmak için değil. 15 Mayıs'ta İnşallah şükür namazını bu seccadede kılabiliriz." 📍Bağcılar Toplu Açılış Töreni

1,046,936 次观看

Videos

fahrettinaltun's profile picture

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerine ilişkin açıklamalarından… ▪ 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini, demokrasimize yakışır bir olgunlukla hamdolsun, tamamladık. ▪ Milletin kararının, hiçbir baskıyla, dayatmayla, yönlendirmeyle karşılaşmadan sandıkta tebarüz etmesi, demokrasimiz için başlı başına büyük bir kazançtır. ▪ 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde de Türk Milleti, yine sandığı vesile kılarak mesajlarını siyasetçilere ulaştırmıştır. Sonuçlardan bağımsız olarak bu seçimin galibi öncelikle demokrasimizdir, milli iradedir, hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun 85 milyonun tamamıdır. ▪ Seçim maratonunda kazanan; adaylardan önce Türkiye olmuş, milletimiz olmuş, uğruna ağır bedeller ödediğimiz demokrasimiz olmuştur. Bugün, AK Partiye ve Cumhur İttifakına oy verenlerle birlikte, demokratik haklarını kullanarak sandığın gücüne güç katan herkes kazanmıştır. ▪ Buradan, siyasi parti fark etmeksizin iradesini serbestçe sandığa yansıtan tüm vatandaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. ▪ 31 Mart seçimleri, son 22 yılda girdiğimiz 18’inci sandık imtihanımız oldu. Hep başardık, başararak geldik. Evelallah bundan sonra da başararak yola revan olacağız. Ben sizlere inanıyorum ve bu yolda sizlerle inşallah bizler kazanarak yine devam edeceğiz. ▪ 14-28 Mayıs seçimlerindeki zaferimizden 9 ay sonra maalesef yerel seçim imtihanından istediğimiz, umduğumuz neticeyi alamadık. ▪ AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, daha öncekiler gibi, bu seçim sınavına da yoğun bir şekilde hazırlandık. Seçim takvimi işlemeye başladığı günden itibaren AK Parti kadroları gece gündüz demeden sahadaydı. Teşkilat mensuplarımız, İttifak ortaklarımız uyum içerisinde olağanüstü bir özveriyle çalıştı, koşturdu, emek verdi. ▪ Buradan bizi muhabbetle bağrına basan tüm illerimize teşekkür ediyorum. Genel merkezimizden il başkanlıklarına; ilçe başkanlıklarından belde, mahalle, köy temsilciliklerine; son dakikaya kadar nöbet yerlerini terk etmeyen sandık görevlilerimizin her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. ▪ Cumhur İttifakında beraber hareket ettiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, tüm Milliyetçi Hareket Partili kardeşlerime aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum. ▪ Biz, siyasi hayatımız boyunca milletle yol yürümüş, milletin çizdiği istikametten ayrılmamış bir kadroyuz. Bugüne kadar hep sağduyunun, sabrın ve vakarın yanında olduk. Her zaman demokrasinin, milli iradenin, sandığın tarafında yer aldık. ▪ Bugün de aynı sorumluluk duygusuyla hareket ediyoruz. Milletin muazzez iradesinin üstünde hiçbir güç tanımıyoruz. Şimdiye kadar milletimizin takdirini baş tacı etmekten, tebrik etmekten, kabul etmekten, milletin iradesine boyun eğmekten geri durmadık. ▪ Bugün de milletimiz tarafından seçilen büyükşehir belediye başkanlarını, il, ilçe, belde belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini, il genel meclisi üyelerini, muhtarları ve azaları ayrı ayrı kutluyorum. ▪ Elbette her siyasi parti kendi bünyesinde seçim sonuçlarını analiz edecektir. Biz de partimizin organlarında 31 Mart seçimlerinin neticelerini açık yüreklilikle değerlendireceğiz, özeleştirimizi cesaretle yapacağız. ▪ Henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte sandık sonuçları bize ülkemiz genelinde mahalli idarelerde irtifa kaybı yaşadığımızı gösteriyor. Elbette yerel bazda yaşanan bu gerilemenin sebeplerini ayrıca masaya yatıracağız. Kaybettiğimiz, geriye düştüğümüz her yerde, sebepleri çok iyi tespit edecek ve gerekli müdahalelerde bulunacağız. ▪ Milletimizin teveccühüne mazhar olduğumuz yerlerde ise bu güveni boşa çıkarmamak için her zamankinden daha fazla çalışacağız. Ama hiçbir surette milletimizin kararına hürmetsizlik etmeyeceğiz. Milletle inatlaşmaktan, milli iradeye rağmen hareket etmekten, milletin takdirini sorgulamaktan bugüne kadar olduğu gibi yine uzak duracağız. ▪ Milletin sandıkta verdiği mesajları en isabetli, en objektif bir şekilde akıl ve vicdan terazimizde tartarak, gerekli adımları mutlaka atacağız. Bunun için önümüzde yaklaşık 4-5 yıllık bir süre var. Bu süre zarfında yanlışımızı düzelteceğiz. Eksiklerimizi muhakkak tamamlayacağız. Doğrularımızın sayısını artıracağız. ▪ Bir sonraki seçimlere kadar olan dönemi, her açıdan kendimizi yenilediğimiz, hatalarımızı telafi ettiğimiz kapsamlı bir muhasebe zeminine oturtacağız. ▪ Geçen sene bu zamanlar başlayan genel ve yerel seçim maratonu bugün artık tamamlanmıştır. Son bir yıldır ülkemizi, milletimizi ve ekonomimizi yoran seçim defterinin bugün itibarıyla kapanması bile büyük bir kazançtır. ▪ Türkiye’nin önünde hazine değerinde 4 yıldan fazla bir süre vardır. Bu zamanı hep birlikte çok iyi değerlendirmemiz önemlidir. Milletin ve ülkenin vaktini çalacak tartışmalarla bu dönemi heba edemeyiz. ▪ İktidardaki 21’inci yılını tamamlamış bir siyasi parti olarak, hem hükümette, hem de yerel yönetimlerde mesuliyetlerimizin farkındayız. ▪ Deprem bölgesinin yeniden ihyası ve ekonomideki sıkıntılarımızın giderilmesi başta olmak üzere ülkemizin acil meselelerine daha fazla eğileceğiz. ▪ Ekonomide yol haritamız olan Orta Vadeli Program ve 12’inci Kalkınma Planımızı bugüne kadar kararlılıkla uyguladık. Enflasyon başta olmak üzere uyguladığımız ekonomi programımızın olumlu sonuçlarını yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız. ▪ İş dünyamızdan bürokrasiye, esnafımızdan çiftçimize, tüccarımıza, işçimize, öğrencilerimize kadar herkes kendi asıl gündemine odaklanabilecekler. Başarılı operasyonlarımız sayesinde iyice köşeye sıkıştırdığımız bölücü terör örgütüne, ölümcül darbeyi mutlaka indireceğiz. ▪ Bir kez daha altını çizerek söylüyorum. Güney sınırlarımızın ötesinde bir “teröristan” kurulmasına izin vermeyeceğiz. ▪ 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ ihanet şebekesinin son kalıntılarını da temizlemekte kararlıyız. ▪ Seçim sürecinin geri plana ittiği konuları süratle gündemimize alarak, gerekli adımları hızlı bir şekilde atacağız. ▪ Türkiye’nin uluslararası rolünü; sözünün ağırlığını, küresel barışın tesisindeki anahtar konumunu güçlendirecek hamleleri devam ettireceğiz. ▪ Buradan bir kez daha milletimize ve tüm Türkiye’ye söz veriyoruz. 85 milyonun her bir ferdinin refahını, huzurunu, güvenliğini ve umutlarını artırmak için durmadan, dinlenmeden koşturacağız. Mazlumlara sahip çıkacak, ihtiyaç sahiplerinin imdadına koşacak, nerede bir zulüm varsa zalimlerin karşısında dimdik duracağız. ▪ Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da eser ve hizmet siyasetimizle farkımızı ortaya koyacağız. Milletimizin yetki verdiği yerlerde “gerçek belediyecilik” vizyonumuzu inşallah başarıyla hayata geçireceğiz. Milletimizin farklı tasarrufta bulunduğu yerlerde de çok daha güçlü bir şekilde gönülleri fethetmenin yollarını arayacağız. ▪ Son 21 yıldır nasıl reformlarımızla, icraatlarımızla, yatırımlarımızla, projelerimizle konuştuysak inşallah önümüzdeki 5 sene boyunca da bu çizgimizden sapmayacağız.

Fahrettin Altun

784,793 次观看 • 2 年前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: ▪ "Vaat edilmiş topraklar" hezeyanıyla hareket eden İsrail yönetiminin, tamamen dini bir fanatizm ile Filistin ve Lübnan’dan sonra gözünü dikeceği yer, açık söylüyorum, bizim vatan topraklarımız olacaktır. Şu anda bütün hesap bunun üzerinedir. Türkiye içindeki bazı İsrail dostlarının, bazı Siyonist severlerin, gönüllü veya paralı Siyonizm propagandası yapan aparatların anlamadığı işte budur. ▪ Birileri ısrarla görmek istemese de Netanyahu hükümeti, Anadolu’yu da içine alan bir ham hayal kurmakta, ütopya peşinde koşmakta, bu niyetlerini de çeşitli vesilelerle ifşa etmektedir. 7 Ekim’den beri yaşanan her gelişme, bu tehdidin boyutunu biraz daha artırmaktadır. ▪ İsrail’in, Filistin ve Lübnan’daki saldırılarını çok yakından takip ederken, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde, bölücü örgütü maşa olarak kullanmak suretiyle, nasıl birer küçük uydu yapı kurmak istediğini de çok net görüyoruz. ▪ Bakınız Hatay’ın Yayladağı ilçesindeki Suriye sınırından, Lübnan sınırı, karayoluyla 170 kilometredir ve Türkiye, Lübnan’a arabayla sadece 2,5 saat uzaklıktadır. Antakya ile Gazze arası, Ankara ile Aydın arası kadardır. Yani işgal, terör, saldırganlık hemen yanı başımızdadır. ▪ "Türkiye İsrail’in yanında dursun", "Türkiye bu işlere karışmasın", "Türkiye tarafsız olsun" diyenlere sesleniyorum. Özellikle "Hamas bir terör örgütüdür" diyenlere sesleniyorum. 360 gündür yaşanan barbarlığı "7 Ekim vakasıyla" meşrulaştırmaya çalışanlara sesleniyorum. ▪ Karşımızda hukukla mukayyet bir devlet değil; kandan beslenen, işgalle semiren bir "katil sürüsü" var. Karşımızda tüm bölgeyi ateşe atmaya niyetli, gözü dönmüş bir işgal şebekesi var. Karşımızda sadece Müslümanlara değil, Yahudiler arasında dahi ayrım yapan ırkçı bir apartheid rejimi var. ▪ Böyle bir katliam şebekesi karşısında, zerre miskal vicdan taşıyan hiç kimse sessiz kalamaz. Yanı başınızda çocuklar katledilirken, yanı başınızda uçaklardan sivil halk üzerine bombalar yağarken, sessiz, tepkisiz, hatta tarafsız kalmak, açık söylüyorum, suça ortak olmaktır. ▪ Buradan tam 360 gündür üç maymunu oynayanlara bir kez daha soruyorum: Çocuklarınızın gözüne yarın nasıl bakacaksınız? Aynada kendi gözlerinize nasıl bakacaksınız? Filistin, Lübnan güvende değilse, kendinizin güvende olabileceğine gerçekten inanıyor musunuz? ▪ İsrail saldırganlığı, her fütursuz açıklamayla görüyoruz ki, Türkiye’yi de içine almaktadır. Vatanımız için, milletimiz için, bağımsızlığımız için, bu saldırganlığa, bu devlet terörüne, elimizdeki her imkanla karşı durmayı sürdüreceğiz. ▪ Bedeli her ne olursa olsun, Türkiye, İsrail’in karşısında durmaya, dünyayı da bu onurlu duruşa çağırmaya devam edecektir. İnsanlığın ortak değerlerine saldıranlar karşısında bir "insanlık cephesinin" kurulması için Türkiye elinden geleni yapacaktır, bunda da sonuna kadar kararlıdır. ▪ Gazze’de soykırım yapılırken, Batı Şeria’da barış ve huzur olduğuna mı inanıyorsunuz? ▪ İşte, Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmut Abbas geldi, burada, bu kürsüden hem sizlere, hem dünyaya seslendi. ▪İsrail sadece Gazze’ye değil, Batı Şeria’ya, İran’a, Yemen’e, Suriye’ye de saldırıyor; Mısır’la yapılan anlaşmaları alenen ihlal ediyor. Mısır’la, Irak’la giderek güçlenen ilişkilerimizin, Suriye’yle artan diyalog arayışımızın, bu bağlam içinde okunmasını özellikle tavsiye ediyorum. ▪ Türk Dünyası’yla ve Türk Devletleri Teşkilatı’yla bağlarımızı, yine bu anlayışla sürekli tahkim ediyoruz. Savunma sanayiinde, güvenlikte, terörle mücadelede ve dış politikada stratejik hamlelerle ülkemizin caydırıcılığını güçlendiriyoruz. Fitne girişimleri karşısında millet olarak, 85 milyon olarak "iç cephemizi" sağlam tutmaya gayret ediyoruz. ▪ Şunun artık idrak edilmesi ihtiyaçtan öte bir zarurettir: Bugün, İsrail saldırganlığı karşısında, içeride ve dışarıda çatışma alanlarının değil, uzlaşma alanlarının öne çıkması gerekiyor. ▪ İsrail bölgeyi tehdit etmeyi sürdürdükçe; Türkiye de bölge halklarının, özellikle milletimizin güvenliği için öncü olmaya, yapıcı, uzlaştırıcı, birleştirici olmaya ısrarla devam edecektir. ▪ Bu vesileyle, Filistin davasına sahip çıkma noktasında tam bir mutabakat içinde hareket eden Meclisimize ve siyasi partilerimize şükranlarımı sunuyorum. ▪ İşgal güçlerinin en modern ölüm makinalarına rağmen doğdukları toprakları kahramanca savunan Filistin’in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha saygıyla selamlıyorum. ▪ İsrail’i de buradan çok net bir şekilde uyarıyorum: Lübnan’a kara harekatının sonuçları, geçmişteki işgallerine benzemeyecektir. Savunmasız, izole, bütün dünyadan yalıtılmış bir Gazze savunması ile Lübnan’ın savunması aynı olmayacaktır. ▪ Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, tüm devlet ve uluslararası kuruluşlar, daha fazla vakit kaybetmeden, daha fazla kadın, çocuk ölmeden, İsrail’i durdurmalıdır. ▪ İslam dünyası aynı şekilde vatan savunmasında mutlaka Lübnan halkı ve hükümetinin yanında olmalıdır. ▪ Biz, Türkiye ve Türk Milleti olarak, bu zor günlerinde Lübnanlı kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacak, tüm imkanlarımızla kendilerini destekleyeceğiz. 📍 TBMM Genel Kurulu 28. Dönem 3. Yasama Yılı Açılışı
9:02

Sensitive content

This media may contain sensitive content.

fahrettinaltun's profile picture

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: ▪ "Vaat edilmiş topraklar" hezeyanıyla hareket eden İsrail yönetiminin, tamamen dini bir fanatizm ile Filistin ve Lübnan’dan sonra gözünü dikeceği yer, açık söylüyorum, bizim vatan topraklarımız olacaktır. Şu anda bütün hesap bunun üzerinedir. Türkiye içindeki bazı İsrail dostlarının, bazı Siyonist severlerin, gönüllü veya paralı Siyonizm propagandası yapan aparatların anlamadığı işte budur. ▪ Birileri ısrarla görmek istemese de Netanyahu hükümeti, Anadolu’yu da içine alan bir ham hayal kurmakta, ütopya peşinde koşmakta, bu niyetlerini de çeşitli vesilelerle ifşa etmektedir. 7 Ekim’den beri yaşanan her gelişme, bu tehdidin boyutunu biraz daha artırmaktadır. ▪ İsrail’in, Filistin ve Lübnan’daki saldırılarını çok yakından takip ederken, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde, bölücü örgütü maşa olarak kullanmak suretiyle, nasıl birer küçük uydu yapı kurmak istediğini de çok net görüyoruz. ▪ Bakınız Hatay’ın Yayladağı ilçesindeki Suriye sınırından, Lübnan sınırı, karayoluyla 170 kilometredir ve Türkiye, Lübnan’a arabayla sadece 2,5 saat uzaklıktadır. Antakya ile Gazze arası, Ankara ile Aydın arası kadardır. Yani işgal, terör, saldırganlık hemen yanı başımızdadır. ▪ "Türkiye İsrail’in yanında dursun", "Türkiye bu işlere karışmasın", "Türkiye tarafsız olsun" diyenlere sesleniyorum. Özellikle "Hamas bir terör örgütüdür" diyenlere sesleniyorum. 360 gündür yaşanan barbarlığı "7 Ekim vakasıyla" meşrulaştırmaya çalışanlara sesleniyorum. ▪ Karşımızda hukukla mukayyet bir devlet değil; kandan beslenen, işgalle semiren bir "katil sürüsü" var. Karşımızda tüm bölgeyi ateşe atmaya niyetli, gözü dönmüş bir işgal şebekesi var. Karşımızda sadece Müslümanlara değil, Yahudiler arasında dahi ayrım yapan ırkçı bir apartheid rejimi var. ▪ Böyle bir katliam şebekesi karşısında, zerre miskal vicdan taşıyan hiç kimse sessiz kalamaz. Yanı başınızda çocuklar katledilirken, yanı başınızda uçaklardan sivil halk üzerine bombalar yağarken, sessiz, tepkisiz, hatta tarafsız kalmak, açık söylüyorum, suça ortak olmaktır. ▪ Buradan tam 360 gündür üç maymunu oynayanlara bir kez daha soruyorum: Çocuklarınızın gözüne yarın nasıl bakacaksınız? Aynada kendi gözlerinize nasıl bakacaksınız? Filistin, Lübnan güvende değilse, kendinizin güvende olabileceğine gerçekten inanıyor musunuz? ▪ İsrail saldırganlığı, her fütursuz açıklamayla görüyoruz ki, Türkiye’yi de içine almaktadır. Vatanımız için, milletimiz için, bağımsızlığımız için, bu saldırganlığa, bu devlet terörüne, elimizdeki her imkanla karşı durmayı sürdüreceğiz. ▪ Bedeli her ne olursa olsun, Türkiye, İsrail’in karşısında durmaya, dünyayı da bu onurlu duruşa çağırmaya devam edecektir. İnsanlığın ortak değerlerine saldıranlar karşısında bir "insanlık cephesinin" kurulması için Türkiye elinden geleni yapacaktır, bunda da sonuna kadar kararlıdır. ▪ Gazze’de soykırım yapılırken, Batı Şeria’da barış ve huzur olduğuna mı inanıyorsunuz? ▪ İşte, Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmut Abbas geldi, burada, bu kürsüden hem sizlere, hem dünyaya seslendi. ▪İsrail sadece Gazze’ye değil, Batı Şeria’ya, İran’a, Yemen’e, Suriye’ye de saldırıyor; Mısır’la yapılan anlaşmaları alenen ihlal ediyor. Mısır’la, Irak’la giderek güçlenen ilişkilerimizin, Suriye’yle artan diyalog arayışımızın, bu bağlam içinde okunmasını özellikle tavsiye ediyorum. ▪ Türk Dünyası’yla ve Türk Devletleri Teşkilatı’yla bağlarımızı, yine bu anlayışla sürekli tahkim ediyoruz. Savunma sanayiinde, güvenlikte, terörle mücadelede ve dış politikada stratejik hamlelerle ülkemizin caydırıcılığını güçlendiriyoruz. Fitne girişimleri karşısında millet olarak, 85 milyon olarak "iç cephemizi" sağlam tutmaya gayret ediyoruz. ▪ Şunun artık idrak edilmesi ihtiyaçtan öte bir zarurettir: Bugün, İsrail saldırganlığı karşısında, içeride ve dışarıda çatışma alanlarının değil, uzlaşma alanlarının öne çıkması gerekiyor. ▪ İsrail bölgeyi tehdit etmeyi sürdürdükçe; Türkiye de bölge halklarının, özellikle milletimizin güvenliği için öncü olmaya, yapıcı, uzlaştırıcı, birleştirici olmaya ısrarla devam edecektir. ▪ Bu vesileyle, Filistin davasına sahip çıkma noktasında tam bir mutabakat içinde hareket eden Meclisimize ve siyasi partilerimize şükranlarımı sunuyorum. ▪ İşgal güçlerinin en modern ölüm makinalarına rağmen doğdukları toprakları kahramanca savunan Filistin’in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha saygıyla selamlıyorum. ▪ İsrail’i de buradan çok net bir şekilde uyarıyorum: Lübnan’a kara harekatının sonuçları, geçmişteki işgallerine benzemeyecektir. Savunmasız, izole, bütün dünyadan yalıtılmış bir Gazze savunması ile Lübnan’ın savunması aynı olmayacaktır. ▪ Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, tüm devlet ve uluslararası kuruluşlar, daha fazla vakit kaybetmeden, daha fazla kadın, çocuk ölmeden, İsrail’i durdurmalıdır. ▪ İslam dünyası aynı şekilde vatan savunmasında mutlaka Lübnan halkı ve hükümetinin yanında olmalıdır. ▪ Biz, Türkiye ve Türk Milleti olarak, bu zor günlerinde Lübnanlı kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacak, tüm imkanlarımızla kendilerini destekleyeceğiz. 📍 TBMM Genel Kurulu 28. Dönem 3. Yasama Yılı Açılışı

Fahrettin Altun

571,509 次观看 • 1 年前

fahrettinaltun's profile picture

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: 📌Gazze’de yaşanan katliam ve yıkımın gerisindeki failler, İsrail’e sınırsız destek verenlerdir. Buradan hem İsrail’e hem onu destekleyip teşvik edenlere sesleniyorum: Gazze’de masumlar ölmeye devam ettikçe bölgemize gönderilen hiçbir gemi, hiçbir uçak, yapılan hiçbir siyasi şov barış getirmeyecektir. İsrail yönetimi güvenliği 10 bin kilometre ötede değil, Türkiye başta olmak üzere bölgesindeki komşularında aramalıdır. Bugün sırtını dayayarak efelendiği güçler, yarın kendi evlerindeki yangını söndürmek için pılısını pırtısını toplayıp gittiğinde İsrail halkının güven ve merhamet arayacağı ilk yer, tıpkı 500 yıl önce olduğu gibi yine Türkiye olacaktır. İsrail yönetiminden ve toplumundan istediğimiz, milletimizin asırlara sâri bu merhamet duygusunu zedeleyecek tavırlardan uzak durması, barış çağrımıza kulak vermesidir. 📌Gazze’deki acil ihtiyaçları karşılamak için hemen bir insani koridor oluşturulmalı, ihtiyaç maddelerinin girişine, yaralıların çıkışına, tahditsiz izin verilmelidir. Biz hastanelerimizi bütün bu yaralıların tedavisi için emre amade kıldık, kılıyoruz. Refah sınır kapısı insani yardımlar için muhakkak sürekli açık tutulmalıdır. İhtiyacın yüzlerce tırla ifade edildiği bir bölgeye gönderilen 20 tırlık yardım malzemesinin, denizde damladan öte hiçbir anlam taşımadığını herkes gayet iyi biliyor. İsrail, Gazze halkına yeterli miktarda insani yardım ulaştırılmasına, yıkıntıların temizlenmesine, sudan enerjiye şehrin altyapısının ayağa kaldırılmasına, hızla geçici barınma alanları ve sahra hastaneleri inşasına kesinlikle engel olmamalıdır. Biz sahra hastanemizi, jeneratörleri, küçük orta büyük gönderdik; ne gerekiyorsa göndermeye devam edeceğiz. 📌 Ramallah başta olmak üzere, bölgede yıllardır süren yerleşimci terörü bir an önce son bulmalıdır. Filistinlilerin evlerini, arazilerini gasp eden, silahlanıp canlarının istediği sivilleri öldüren, üstelik bunları da İsrail güvenlik unsurlarının desteğiyle yapan bu işgalcilerin suçlarını hiçbir kavram örtmez. Tıpkı teröristin terörist olarak yaftalandığı gibi yerleşimci kılıklı veya asker-polis üniformalı hırsızlara hırsız, katillere katil denmedikçe ve bunlara o şekilde muamele edilmedikçe bölgeye huzur gelmez, gelemez. Savaşın yayılmaması için tüm aktörler sorumlu hareket etmeli, bölge dışı güçler İsrail’le dayanışma adına ateşe benzin taşımaktan vaz geçmelidir. Akıl ve vicdan sahibi diğer tüm ülkeleri, İsrail devletinin aklıselime dönmesi için Netanyahu hükümetine baskı kurmaya davet ediyorum. 📌 Bu savaşın kalıcı barışa giden yolu açması için Türkiye sorumluluk almaktan asla kaçınmayacaktır. Teklif ettiğimiz garantörlük müessesesini, hâlihazırda meseleye en azından kısa ve orta vadede gerçekçi çözüm getirmeye yönelik en somut, en tutarlı, en etkili yöntem olarak görüyoruz. İnsani, siyasi ve askeri varlığımızla Filistin tarafının garantörlerinden biri olmaya hazırız. Bu konuda hüsnü niyet ve irade sahibi ülkeleri bir an önce bu teklifimizi değerlendirmeye, somut adım atmaya, barışa giden kapıları aralamaya davet ediyoruz. Adil bir barışın kaybedeni olmayacağı tespitine gönülden inanan bir ülke olarak bölgede etkili tüm aktörlerin yer alacağı bir “Uluslararası Filistin-İsrail Barış Konferansı” düzenlenmesini öneriyoruz. Bu konferans, son 30 yılda yapılan, Madrid’ten Oslo’ya, Şarm el-Şeyh’ten Annapolis’e kadar nice benzer toplantının akamete uğrayan akıbetinden alınan dersler ışığında gerçekleştirilmelidir. Garantörlük teklifimiz başta olmak üzere, daha güçlü, bağlayıcı ve uygulamaya dönük kararlar ışığında atılacak bu tür adımlara, her iki tarafın da ihtiyacı var. 📌 Her fırsatta tekrar tekrar dile getirdiğimiz “Dünya 5’ten büyüktür” itirazımız, Gazze’deki son gelişmelerle bir kez daha teyit edildi. Buradan bir kez daha, “Dünya 5’ten büyüktür” diyerek küresel yönetim ve güvenlik sisteminin adaletsizliği, dengesizliği, etkisizliği konusundaki haykırışımızı tekrarlıyorum. Birleşmiş Milletler ve özellikle de Güvenlik Konseyi, kendini süratle reforma tabi tutmalıdır. Dünyadaki insanların kendilerini, coğrafi ve inanç dağılımı başta olmak üzere tüm çeşitlilikleri ve dengeleriyle, adil şekilde içinde hissedecekleri bir Birleşmiş Milletler işleyişi ve Güvenlik Konseyi yapısı kurmalıyız. Dünyanın güvenliğini, 5 devletin çıkarlarına teslim eden bir yapının sürdürülebilirliği yoktur. Gazze’de yaşananlar, bu açık gerçeğin en son örneğidir.

Fahrettin Altun

708,660 次观看 • 2 年前

fahrettinaltun's profile picture

◾ En çok yoğunlaştığımız alanlardan biri de hayat pahalılığı ve enflasyona karşı verdiğimiz mücadeledir. Aylık çekirdek enflasyonun, Eylül’deki yüzde 5,3 seviyesinden Aralık ayında yüzde 2,3 seviyesine gerilemesi, yürüttüğümüz kararlı mücadelenin işaretidir. Ancak, hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelemizde, milletimizin yardımını bekliyoruz. ◾ Çalışanlarımız ve emeklilerimiz başta olmak üzere, insanımızın refah düzeyini yükseltmek için de canla başla çalışıyoruz. İşçi, memur, emekli maaşlarında ve onlara endeksli ödemelerde yaptığımız yüksek oranlı artışlarla, bunu kısmen sağladık. ◾ Bilindiği gibi, 2024 yılının ilk 6 ayı için memur emeklisi aylıklarında yüzde 49,25; SSK ve Bağ-Kur emeklisi aylıklarında ise yüzde 37,57 artış oldu. Nispeten daha düşük artış alan SSK ve Bağ-Kur emeklisi aylıklarına ilave yüzde 5 daha artış yapacağımızın müjdesini, buradan vermek istiyorum. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin Ocak 2024’den itibaren 6 aylık artış oranı yüzde 42,6’ya yükseliyor. ◾Önümüzdeki Temmuz ayında artışlarla birlikte, emeklilerimizin hepsi yaklaşık aynı oranlarda maaş artışına kavuşacaklardır. Yani memur, SSK ve Bağ-Kur ayrımı yapmadan tüm emeklilerimizin yıllık maaş artış oranları önümüzdeki Temmuz’da eşitlenecektir. Ayrıca, sosyal devlet ilkemiz gereğince uygulamaya aldığımız, emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkarıyoruz. ◾ Kabinemizde bugün aldığımız bir diğer kararla, 2024’ü “Emekliler Yılı” olarak ilan ediyoruz. Amacımız, bu vesileyle, emeklilerimizin hayat kalitesini artıracak, sosyal haklarını genişletecek, onlara özel hizmetler sunacak yeni hizmetleri devreye almaktır. Sağlıktan ulaşıma, sosyal imkanlardan kültürel faaliyetlere kadar geniş bir yelpazeye yayılan bu hizmetler şimdiden emeklilerimize hayırlı olsun. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabine Toplantısı Sonrası Millete Sesleniş Konuşmasından...

Fahrettin Altun

595,963 次观看 • 2 年前

fahrettinaltun's profile picture

Küresel vicdanın sesi…

Fahrettin Altun

598,494 次观看 • 2 年前

fahrettinaltun's profile picture

Mersin! ☺️🇹🇷

Fahrettin Altun

677,443 次观看 • 3 年前