
FERHAT TUNÇ
@ferhatttunc • 434,659 subscribers
Sanatçı / Hunermend
Videos

Son günlerde sıklıkla karşılaştığım videolardan biri. Bu vesileyle bu videonun bir öyküsü olduğunu hatırlatayım dedim. Ankara'dan dönmüştüm o akşam. Evde misafirler vardı. Uzun bir yoldan gelmenin yorgunluğuyla misafirlerimizi uğurlayıp, eşim ve kızımla uykuya çekilmiştik. Sabaha doğru şiddetli bir kapı gürültüsüyle uyandım. Kapıda jandarmalardı. "Bizimle geleceksiniz" dediler. O zamanlar Esenyurt kaymakamlığa bağlıydı, güvenlikten jandarma sorumluydu. "Giyinmeme izin verin" dedim. Şaşırtıcı bir nezaketle, güler yüzle beklediler. Giyindim, eşimle, kızıma sarılıp vedalaştım ve dışarı çıktım. Dışarıda komşumuz, Samsun Havzalı Seyfettin Abi dikilmiş, jandarmanın önünü kesmişti. "Gardaşım nedir bu? Evinden adam kaçırır gibi adam mı alınır? Ferhat Bey bu ülkenin sanatçısıdır, ayıptır yahu!" diye bağırıyordu. Komutan, "Beyefendi biz emir kuluyuz, Ferhat Bey'i Beşiktaş DGM'ye götürüyoruz" dedi. Beni bir araca bindirdiler. Sağımda, solumda, arkamda jandarmalar. Araç İstanbul'a doğru yol alırken sağımda oturan genç jandarma telefonunu çıkardı, birini aradı. "Abi biliyor musun kimi götürüyoruz? Ferhat Tunç'u evinden aldık, şimdi DGM'ye götürüyoruz" dediğini duydum. Bir anda yüzü kıpkırmızı oldu ve telefonu kapattı. "Nerelisin?" dedim. "Abi Vanlıyım" dedi. "Kiminle konuşuyordun?" dedim. "Abimle... Sizin çok fanatiğiniz" dedi. "Ne dedi sana?" dedim. Bir süre sustu, sonra başını öne eğdi: "İyi halt etmişsiniz deyip telefonu yüzüme kapattı" dedi. Gülümsedim. O an anladım ki, beni götüren araçta bile yalnız değilim. İşte bu görüntü, o gecenin sabahına ait, NTV'nin arşivinden.
FERHAT TUNÇ157,484 görüntüleme • 27 gün önce

Sebahat Akkiraz’ın Amedspor bayrağının Boğazda dalgalanmasına gösterdiği tepkiyi görünce, son yıllarda üslubunun tamamen değiştiğini görmek üzücü. Yıllar önce benzer bir tavrını Sabiha Gökçen’in Dersimi bombalamasını aklayarak ortaya koymuş ve eleştirmişim. Eskiden Anadolu’nun ortak ezgilerini seslendiren bir sanatçı profili varken, şimdi daha çok kutuplaştıran, ötekileştiren söylemlere sığındığı görüyoruz. Bir futbol kulübünün bayrağına gösterilen bu tepkiyi “ırkçılık” diye keskinleştirmek kuşkusuz tartışmayı kilitler. Ama tepkinin içeriğinin de boş olmadığını bu kişinin bilmesi gerekir. Bir sembolü “tehdit” gibi okumak, bu topraklarda yaşayan Kürtlerin kendisini ifade etme, sevincini gösterme biçimini yok saymaktır. Sanatçılık, tam da bu noktada devreye girer. Sanatçı korkuları körüklemez, onları anlar ve dönüştürür.
FERHAT TUNÇ319,998 görüntüleme • 4 ay önce

Benim tanıdığım Mustafa Topaloğlu tam da budur. Bu çıkışıyla da alkışlanmayı hak ediyor. "Amedspor şampiyon olsun, buna en büyük sevinci ben duyacağım. Kimse kimseden üstün değil, birbirimize sevgi bağıyla bağlanalım. Diyarbakır'da gördüğüm sevgiyi ruhumda hissettim; burası doğduğum toprak gibiydi." Bu topraklarda özlenen dil tam da budur. Kutuplaşmaya değil, sevgiye ihtiyaç var. Helal olsun. #MustafaTopaloğlu #Amedspor #TrabzonSpor
FERHAT TUNÇ116,433 görüntüleme • 2 ay önce

1983 yılına ait bu titrek görüntü, benim doğup büyüdüğüm köye ait. Havik / Pax’a bağlı Tulik mezrasına. Gece vakti, bir duvarın dibinde, kameranın flaşıyla aydınlanmış 40-50 kişi. Çoluk çocuk, dede, nine, köyün büyükleri, hala, gelinler ve torunlar... Hepsi bir avluya sığışmış. Görüntüde dedem var, nenem var, Ap Emirali var. Amcalarım ve eşleri var. Beyaz leçekli analar, bıyıklı, şapkalı babalar, dizlerinin üstüne çökmüş, kocaman gözleriyle kameraya bakan çocuklar... O duvara yaslanan yaşlılarımızın çoğu bugün hayatta değil. O gecenin sohbeti, o muhabbeti onlarla birlikte gitti. O kocaman gözleriyle kameraya bakan kuzenlerim ise bugün o duvarın dibinde değil. Avrupa’nın farklı ülkelerine dağılmışlar. Çoğunlukla Almanya’da, kimi Fransa’da. Şimdi hepsi çoluk çocuk sahibi, torun sahibi insanlar. O yıllar köylerimizde hayat canlıydı. Elektrik belki yeni gelmişti, yol yoktu, su uzaktı. Yokluk vardı, yoksulluk vardı. Ama bir şey daha vardı ki şimdi çok az bulunuyor. Bir evde yemek pişse kokusu üç eve giderdi. Bir düğün olsa bütün mezra oynardı. Bir cenaze olsa bütün köy ağlardı. Bu videodaki gibi, gece olunca herkes bir kapının önüne toplanırdı. Kimsenin yüzünde bugünkü yorgunluk yoktu. Yoksulluğa rağmen insanların yüzü gülüyordu. Şimdi o duvar duruyor mu bilmiyorum. O demir parmaklıklı pencere duruyor mu bilmiyorum. Bildiğim tek şey, o yıllardan geriye bu bir dakikalık, sararmış kaset hep duracak. Ferhat TUNÇ
FERHAT TUNÇ45,273 görüntüleme • 1 ay önce

Aradan otuz yıl geçmiş. O hakikat yolcusu çocuk, adaleti aramak için cübbe giyip Avukat olmuş. Köy köy, dava dava, o gün susturulamayan o sesin peşinden gitmiş. Yetmedi. Hukukçu kimliğini alıp siyasetin en çetin kulvarına sürdü. Geçen gün aynı coğrafyada, aynı şehrin bir kongre salonunda o çocuk yeniden ortaya çıktı. Bu kez sadece bir partinin il eş başkanı olarak değil, bir hafızanın temsilcisi olarak. DEM Parti Diyarbakır için doğru bir tercih yapmıştı. Çünkü bazen bir tercihten fazlasıdır bu. Bazen bir şehrin kendi çocuğuyla helalleşmesidir. Ve hakikat, hep öyle olur. Önce bir çocuğun ağzında titrer, sonra bir avukatın dosyasında büyür, sonra bir siyasetçinin yolunda yürür. Sembolik de olsa... Kervan, yine hakikatin yolunda düzülür. Yolun açık olsun Av. Yunus Muratakan
FERHAT TUNÇ47,176 görüntüleme • 1 ay önce

90'lı yılların ruhu... Bu akşamki konserimiz için Nürnberg'deyiz. Konserden önce paylaştığım bu video ile sizleri 90'ların ruhuna götürmek istedim. Bu cümleyi sık sık kuruyorum. Çünkü gerçekten başkaydı. Ferhat Tunç olarak kendimi hep bu insanların yüreğinde hissettim. O yürekten beslendim. Gittiğimiz her kentin bizi karşılayışının farklı bir duygusu, farklı bir hüznü ve coşkusu vardı. Ama Adıyaman, bu kentlerin hep en başında geldi. Orada sadece bir konsere gitmezdik. Bir buluşmaya, bir kucaklaşmaya giderdik. Daha önce Adıyaman konserlerimizden birini sizlerle paylaşmıştık. Şimdi ise arşivimi karıştırırken elime 90'lı yılların sonuna ait olduğunu düşündüğüm yeni bir kayıt geçti. Adıyaman'da bir spor salonunun içi... Bu kez yalnız değil, orkestrayla gitmişim. Yediden yetmişe, dededen toruna o salonu dolduran insanlar... Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla aynı ezgide birleşen bir halk... İzlerken sadece bir konser izlemiyorsunuz. O yılların baskısına, yasaklarına, karanlığına karşı halkın ezgilerimizde nasıl bir nefes, nasıl bir direniş, nasıl bir umut bulduğunu görüyorsunuz. Bu konser kaydı da çok yakında YouTube arşivimizde olacak. O gün orada olanlar belki kendini bulacak, o günleri yaşamayanlar ise 90'lı yılların ruhunun ne demek olduğunu hissedecek. Adıyaman'a ve o gün o salonu dolduran her bir cana bir kez daha selam olsun. Ferhat Tunç
FERHAT TUNÇ15,625 görüntüleme • 10 gün önce

Kanada'dan The Robk Reacts Show, "Özlemin Dili Olsaydı" adlı eserime çok kıymetli bir reaction videosu çekmiş. Uzun videonun son iki dakikalık bölümünü sizlerle de paylaşmak istedim. Videoda Rob’un kemanın sesinden, söz ve yorumun duygusundan bu kadar etkilenmesi beni çok mutlu etti. Emeği ve güzel yüreği için kendisine buradan çok teşekkür ediyorum. Müziğimizin sınırları ve dilleri aşıp Kanada'ya kadar ulaşıp bir kalbe dokunması benim için en büyük ödül. Var olsun.
FERHAT TUNÇ32,888 görüntüleme • 28 gün önce

#Paris’te Kürtleri hedef alan bu ırkçı saldırıda, hayatını kaybedenler arasında sanatçı dostumuz sevgili #MirPerwer’in de olduğunu üzülerek öğreniyoruz. Katliamı lanetliyor, hayatını kaybedenleri saygıyla anıyorum. Tüm halkımızın başı sağolsun. Yaralılara acil şifalar diliyorum.
FERHAT TUNÇ1,007,920 görüntüleme • 3 yıl önce

Sevgili Selahattin Demirtaş’ın, dostumuz Sırrı Süreyya Önder’in anısına yazdığı ‘DERVİŞ’ in hakkını vermeye çalıştım. Hazırladığımız video klip an itibariyle yayında. Ayrıca Spotify başta olmak üzere tüm digital müzik platformlarında eseri indirebilir veya dinleyebilirsiniz. Klip: #SelahattinDemirtas #sırrısüreyyaönder
FERHAT TUNÇ399,946 görüntüleme • 1 yıl önce

Dün Ankara'da yaşananları izleyince içimiz cız etti. 4 yaşındaki bir çocuk maç heyecanıyla giydiği forması, sorumsuz bir taraftarın kışkırtmasıyla zorla çıkartılıyor ve çocuk, bir polisin müdahalesiyle ortamdan uzaklaştırılıyor. Biz çocuklara ne anlatıyoruz? Spor birleştirir, nefret ettirmez. Forması yüzünden hedef gösterilen bir çocuğun travmasını kim ödeyecek? Soruşturma başlatılması ve bu kişinin gözaltına alınması doğru bir adımdır. Ama asıl mesele bu kafayı değiştirmek. Çocuklar bizim geleceğimiz. Lütfen onlara dokunmayın.
FERHAT TUNÇ74,643 görüntüleme • 2 ay önce

Hiç bir sözcük, bu acıyı hafifletmez, biliyorum! 2015 yılında polisin silahından çıkan kuşunla hayatını kaybetmişti. Dilek Doğan’ın ardından bu kez ağabeyi Mazlum Doğan, sürgünde yaşadığı İngiltere’de hayatına son vermiş. Beş kardeşin en küçüğü olan Mazlum, Tunceli Üniversitesi’nde Tarih Öğretmenliği’ni bitirmiş olmasına rağmen ataması yapılmamıştı. Kendisi ve ailesinin yaşadığı siyasi baskılarından dolayı ülkeyi terk etmek zorunda kalmış ve 2022 den beri yaşamına Londra’da devam ediyordu. Sevgili Mazlum Doğan’ın devri daim, yıldızlar yoldaşı olsun. Doğan ailesinin bu tarifsiz derin acısını paylaşıyor, sabırlar diliyorum.
FERHAT TUNÇ583,056 görüntüleme • 3 yıl önce

Bursa’da yaşanan bu olay, sıradan geçiştirilecek gibi değil. Bir vatandaş kendi dükkanında Ahmet Kaya şarkısı çaldığı için açıkça tehdit ediliyor. Saldırgan suçunu kameraya çekip sosyal medyada rahatlıkla paylaşıyor. Bizi asıl endişelendiren bu saldırganın kendisi değil, onu cesaretlendiren cezasızlık algısıdır. Bunun önlemi alınmazsa çok daha vahim görüntüler ortaya çıkar. Yıllardır spor üzerinden, siyaset üzerinden pohpohlanan ırkçı dilin bugün sokağa yansıdığını üzülerek görüyoruz. “Kürtçe şarkı mı açıyorsun?” sorusu, bir tehdit cümlesine dönüşüyor. Bu saldırgan ivedilikle bulunmalı ve cezalandırılmalıdır. Aksi halde yarın 10 kişi daha aynı şeyi yapar. Irkçılığa sessiz kalmak, ortak olmaktır.
FERHAT TUNÇ64,974 görüntüleme • 3 ay önce

Geçenlerde yazmıştım. Bugün sevgili kuzenim İsmail Ateş, son halini iletti, gördüm. Munzur akmıyor artık; dövüyor. Öfkesini kayalara çalıyor, Dersim-Ovacık yolunu yutmuş, ulaşıma kapatmış. Sanki son günlerde Gülistan Doku dosyasıyla yeniden yüzümüze çarpan o çirkinliklere, o karanlığa isyan ediyor. Bu, Munzur’un en öfkeli hali. Yatağına sığmayan, sabrı taşan, dağları döven hali. Adalet arayışımızı bu öfkeyle bir kılmaya muhtacız. Munzur’un hırçın sesiyle kendi sesimizi buluşturmaya. Ya Xızır Tı Esta Ke Esta. Ya şimdi, ya hiçbir zaman.
FERHAT TUNÇ88,720 görüntüleme • 6 ay önce

Sevgili Selahattin Demirtaş sözlerini yazdı, ben de besteleyip söyledim. Can dostumuz, barış mücadelemizin emektarı Sırrı Süreyya Önder’in anısına hazırladığımız, ‘DERVİŞ’ adlı ağıt ve video klip, 16 Haziran Pazartesi 20:00 da önce Youtube kanalımızda ve tüm dijital müzik Platformlarında sizlerle buluşmuş olacak. #Derviş #SelahattinDemirtaş #Sırrısüreyyaönder
FERHAT TUNÇ123,810 görüntüleme • 1 yıl önce

Sırrı Süreyya Önder arkadaşımızı gözyaşları içinde sonsuzluğa uğurladığımız bu acılı gün, aynı zamanda tarihin bir başka derin acısının da yıl dönümü. Sırrı Süreyya Önder tam da bunun için Barışın ne kadar kıymetli olduğunu anlamamızı ve tarihsel acılarımızla korkmadan yüzleşmemizi istemişti. Bugün 4 Mayıs ve Dersim Tertelesi üzerinden 88 yıl geçmiş. Bu tarih, Dersim için kara bir gün, insanlık içinse büyük bir utanç olarak duruyor. Dersim adına kanun çıkarılan tek il olduğu gibi, 4 Mayıs 1937’de alınan bu karar ile kıyıma uğratılan tek yerdir. Toprağa kefensiz düşen onbinlerce Masum-u pak insanımızı saygıyla anıyoruz. Onların acısını her daim ağıtlarımızda, yüreklerimizde taşıyoruz. #DersimKatliamı
FERHAT TUNÇ128,304 görüntüleme • 1 yıl önce