
Fırat Yurdakul
@FiratYurdakul • 12,765 subscribers
Gazeteci
Shorts
10 yıl önce, emeğimizi katarak başladığımız küçük hobi bahçesinde bir zamanlar taş bile yetişmiyordu. Bugün ise sadece 500 metrekarelik alanda 110 servi ağacı ve 25 meyve ağacı 6–7 metreye ulaştı. Genç bir elma ağacından tek başına 40 kilo ürün aldığımız günleri gördük. Bu, kendiliğinden olmadı; sabırla, alın teriyle, kimi zaman taşıma suyla verdiğimiz mücadeleyle oldu. Bu emek uzaktan verilemezdi. Bu yüzden bahçenin bir köşesine herkes gibi biz de küçük bir ev yaptık. Orası bizim için toprağa dokunabildiğimiz, nefes alabildiğimiz bir yuva oldu. Haftanın en az iki günü orada kaldık, toprağı işledik, ağaçlarımızla ilgilendik, büyüdüklerini izledik. Bugün ise bizim gibi milyonlarca insan, tedirgin. Elbette bu işten kazanç sağlamak isteyenler vardır; ama çoğunluğun hikâyesi bambaşka. Bu bahçeler, betonun içinde sıkışmış insanların toprağa dönme hayalidir. Birkaç ağaç dikmenin, kendi meyvesini dalından koparmanın, çocuklarına doğayı göstermenin arzusudur. Üstelik çevremizdeki pek çok arazi hâlâ ekilmiyor, boş duruyor. Keşke zamanında daha doğru yönlendirmelerle bugün bu tartışmaları yaşamıyor olsaydık. Ama gelinen noktada bir gerçek çok açık: Bu bahçelerin yıkılması kimseye fayda sağlamayacak. Aksine, yılların emeği, büyüyen ağaçlar, verilen mücadele heba olacak. Şehirlerin beton duvarları arasında yaşayan insanlar için bu bahçeler bir lüks değil, bir ihtiyaç. Umut ediyorum ki bundan sonra atılacak adımlar, insanları cezalandırmak yerine onları anlayan, doğayla buluşma hakkını koruyan bir yaklaşım içerir. Kuralları olan, suistimale izin vermeyen ama aynı zamanda doğayla insanı bir araya getiren çözümler bulunur.
214,139 просмотров