Furkan Bölükbaşı's banner
Furkan Bölükbaşı's profile picture

Furkan Bölükbaşı

@furkancerkesx36,223 subscribers

“Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözetimimiz altındasın. Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et.” — Tûr, 48 https://t.co/2hBudhHdv0

Shorts

Birkaç öğrencisinin iddiası üzerine 5816’dan tutuklanan 40 yıllık Felsefe öğretmeni. Bu görüntüyü içime sindiremiyorum. Çok üzgünüm.

Birkaç öğrencisinin iddiası üzerine 5816’dan tutuklanan 40 yıllık Felsefe öğretmeni. Bu görüntüyü içime sindiremiyorum. Çok üzgünüm.

942,429 görüntüleme

İki yıl öncesine kadar başörtülü akademisyen çalıştırmayan Boğaziçi Üniversitesi’nde kılınan akşam namazı.

İki yıl öncesine kadar başörtülü akademisyen çalıştırmayan Boğaziçi Üniversitesi’nde kılınan akşam namazı.

25,045 görüntüleme

Videos

furkancerkesx's profile picture

KONDA Başkanı Aydın Erdem'i uzun süredir takip ederim. Genel olarak kanaatlerini makul ve dürüst bulurum. Onun da ifade ettiği üzere Yeni Parti'nin oy oranı muhtemelen %22-25 bandında. %10'luk bir parça ise CHP'de kalmış durumda. Gün geçtikçe CHP güçlenecek ve Yeni Parti düşüşe geçecektir. Çünkü görüldüğü üzere Kemal Kılıçdaroğlu'na geniş kredi açan Muhafazakar ve Kürt çevreler halen Özgür Özel'e yeşil ışık yakmıyor. Bunun sebebi Özgür Özel'in İslamofobik ve Anti-Kürt kadroları yeniden göreve döndürme ihtimalinin konuşulmasıdır. Önder Sav transferinin temsiliyeti tam olarak budur. Yeni Parti isminin zıttına köhne ulusalcı CHP reflekslerine sarılmaya gayret ettikçe potansiyel seçmen çevrelerinden dışlanmaya devam ediyor. Bu ülkede Muhafazakarları ve Kürtleri yanına almayan bir ittifakın seçim kazanma ihtimali hayalden ibarettir. Özgür Özel ise Zafer Partisi-İyi Parti çizgisine kaydıkça kendi seçmenini bile yeniden Kemal Kılıçdaroğlu'na kaybetmeye başlayacak gibi görünüyor. İşin tuhaf tarafı yüz yıldır denenen bu başarısız stratejiyi neden benimsediklerini anlamak mümkün değil. Her ne kadar 2024 seçimleri CHP açısından bir başarı gibi görünse de daha önce de ifade ettiğim üzere bu bir Pirus zaferiydi. CHP kendisini birinci parti yapmak uğruna bütün ortaklarını barajın altına itti. Dem Parti %6'ya, İyi Parti %3,5'a, Zafer Partisi ise %1,5'a geriledi. Ortaklarını gerileten Yeni Parti stratejisi şimdi kendini geriletmeye başladı. Her ne kadar eleştirilse de ilk defa muhalefeti tek çatı altında toplayıp %48.5 oy oranına ulaşan Kemal Kılıçdaroğlu bıraktıktan sonra muhalefet paramparça oldu. Dem Parti uzaklaştı, Muhafazakar partiler çekildi, geriye sadece Ulusalcılar kaldı. Onları da sağdan da toplasanız soldan da toplasanız %40 etmiyor.

Furkan Bölükbaşı

83,731 görüntüleme • 14 gün önce

furkancerkesx's profile picture

Celal Şengör bundan birkaç sene önce Deniz Göktaş’tan kat kat daha ağır ifadeler kullanmış, Allah’a, peygamberlere, kitaplara ve dinlere karşı çok daha keskin ve rahatsız edici laflar etmişti. (Tutuklanmamak için ne söylediğini açık açık yazamıyorum, videoyu açın dinleyin) Deniz Göktaş’ın sözleri için ayağa kalkanlar Celal Şengör içim ayağa kalkmadılar. Kimse Celal Şengör’ü tutuklamaya da çalışmadı. Kimse Celal Şengör’e sert sözlerle racon da kesmedi. Bizim müslümanların hassasiyetleri de nedense Celal Şengör konuşurken çalışmadı. Her nedense Celal Şengör’e karşı sistemin hassasiyetleri de çalışmamış, gözaltı ve tutuklama yapılmamıştı. Gerçekten çok tuhaf. Yere, zamana, şahsa göre işleyen bir adalete güvenmek zorundayız. Celal Şengör dışarıdaysa Deniz Göktaş neden içeride? Celal Şengör’ün sözleri aşağılama sayılmıyorsa Deniz Göktaş’ın sözleri nasıl aşağılama sayılıyor? Bakın burada mesele birilerini savunmak, birilerini desteklemek değil. Hukuk belirli bir standarda göre çalışmazsa yarın aynı hassasiyetler haksız yere hepimizi bulabiliyor. Bulunca da neden böyle oluyor diye şaşırıp kalıyoruz. Bakın ben Allah uğruna her şeyimi gözümü kırpmadan feda ederim. Peygamberimi de dinimi de canımdan çok seviyorum. Ama aynı zamanda şunu da biliyorum: Bence müslümanlar dinlerini kendileri savunabilecek entelektüel cesarete sahiptir. Her türlü iddiaya verebilecekleri envai çeşit cevapları da mevcuttur. Gözaltına, tutuklamaya bel bağlamak gibi bir ihtiyaçları da yoktur.

Furkan Bölükbaşı

59,104 görüntüleme • 1 ay önce

furkancerkesx's profile picture

Blitzkrieg: Almanlara üst üste savaş kazandıran efsanevi harp taktiği Tarihçi Said Alpsoy: “Blitzkrieg’in Türkçe çevirisi Yıldırım Harbi demek. Bunun basit tanımı uçaklarla tanklar arasında telsiz vasıtasıyla kurulan yakın yoğun işbirliği neticesinde bu iki ana silah platformunu muharebe meydanında harbin sonunu belirleyebilecek stratejik bir etkinlik düzeyine taşımış olmaları. Bundan önceki küresel deneyim olan I. Dünya Harbinde böyle bir imkan yok. Çünkü tank yani geliştirilmeye başlanmış ama II. Dünya Harbi'nin ve Blitzkrieg’in konusunu teşkil eden tanklar kadar geliştirilmiş değil ve harbin sonunda yani 1917 Cambrai saldırısında falan böyle kitlesel ölçüde kullanılabiliyor. Uçak aynı şekilde teknolojik olarak daha çok ilkel. Uçakla tank arasında bir telsiz iletişimi kurulabilmesi de, o günkü, yani I. Dünya Harbi'nin muharebe teknolojisi, telsiz teknolojisi açısından imkansız. Ama tabii yıllar ilerlerken aynen günümüzde de olduğu gibi yani insanlık tarihi boyunca hiç durmamış olan bu sürekli askeri teknolojiyi geliştirme çabaları bu iki harp arası 20 senelik süreçte devam etti. Tank gelişti, telsiz teknolojisi gelişti, uçak gelişti ve bu üçünün paralel gelişimleri bu üçünü bir bütün konsept halinde kullanabilme imkanını sağladı. O da neyi kazandırdı? Şimdi anlaşılabilmesi için gene konunun I. Dünya Harbi örneği ile karşılaştırarak götürmemiz lazım. Şimdi ordulardan bir tanesi hücuma geçecek, karşıdaki orduyu bir taarruzla mağlup etmeye gayret edecek. Eski stratejide saldıracak olan ordunun topçu kuvveti adına yumuşatma bombardımanı diye tabir edilen düşman mevzilerine yönelik önce bir bombardıman tatbik ediyor. Bu bombardımanla düşman mevzilerinin arkadan gelecek olan piyade taarruzu karşısında iyice zayıfladığı kabul ediliyor. Sonra piyade taarruza geçiyor. Kendi topçusu tarafından yumuşatılmış olan düşman mevzilerine giriyor. Yani her şeyin de buna uygun başarılı şekilde ilerlediğini kabul edersek giriyor, düşman mevzilerini ele geçiriyor. Dolayısıyla taarruzun birinci safhası bitmiş oluyor. Şimdi aşağı yukarı bunun tekrarı diyebileceğimiz ikinci safha olacak. Ama tabii o arada topların ileriye taşınması lazım. Bunun için harekattan büyük ölçüde durdurulması lazım. Toplar ileriye taşınıyor. Sonra az önce anlattığım strateji ikinci bir kere daha tekrarlanıyor. Şimdi bu topların ileriye taşınması, yeniden mevzilenmesi harbin sürecini, sıcaklığını yani ona nasıl ivmesini fevkalade olumsuz olarak etkileyen bir faktör. Tank uçak kullanımını bir arada yaptığınız vakit bu zaman kaybı olumsuz faktörü ortadan çıkartıp adeta hani neredeyse saldıran tarafa sürekli saldırı halinde olma avantajı getiriyor. Karşı taraf da saldıran tarafın bu beklemesinden istifade ederek yeni bir tahkimat, yeni bir savunma ağı inşa edebilme avantajını kaybediyor. Yani cepheyi bir sefer Blitzkrieg taktik stratejisiyle yardığınız takdirde artık karşı taraf harbi neredeyse kaybetmiş durumuna geliyor. Bunun da sırası geldiğinde en mükemmel uygulaması olan 1940 Fransa muharebesinin ayrıntılarını analiz ederken inşallah üzerinde dururuz ama şimdiden şu kadar söyleyeyim. Yani 1. Dünya Harbinde Almanlar Fransa'ya saldırdılar. Maksat tabii yenmek, harbi kazanmaktı. Tam 4 sene devam etti bu süreç. Çok dar bir alanda gerçekleşti muharebeler ve sonuçta Almanlar yenildi 4 senenin sonunda. 2. Dünya Harbinde Blitzkrieg stratejisi sayesinde Almanların Fransa'yı yenip işgal etmeleri 6 haftada gerçekleşti. Çok kısa bir süre. Yani karşılaştırma yapın.” Said Alpsoy

Furkan Bölükbaşı

11,446 görüntüleme • 6 gün önce