Av. Dr. Gönenç Gürkaynak's banner
Av. Dr. Gönenç Gürkaynak's profile picture

Av. Dr. Gönenç Gürkaynak

@GurkaynakGonenc291,867 subscribers

Hukukçu / Lawyer https://t.co/PesUARVLpD

Shorts

Instagram'da yeni açtığım gonencgurkaynak ( ) hesabında, annem, babam, ağabeyim ve ben çekirdek ailesinin 3 ayrı zamana ait 3 ayrı fotoğrafını içeren bir video koydum. Konu aslında zaman kavramına ilişkindi. Zaman konusunun bana daima ilginç geldiğini ve bu konu üzerinde çokça düşündüğümü bilirsiniz. X'te de epey yazıp çizdiğim bir konu. Instagram'da daha hafif içeriklere daha fazla yer veriyorum. Dolayısıyla, görsellerim biraz daha eğlenceli. Ama bazen orası için düşündüğüm bir içerik bu tarafa ilham verebiliyor. Bu sefer de öyle oldu. X'te bu aralar "sahte diploma" konusuna eğilmiş haldeyim. Instagram hesabımdan zamanı yavaşlatma kabiliyeti konusunda gönderdiğim ve buna dair bir not iliştirdiğim şu görsel bana sahte diploma konusu ile ilgili de bir şey düşündürdü. Düşündürdüklerini anlatabilmem için bu fotoğraflardaki 4 insana dair bilgi vermem lazım: Bu fotoğrafta 4 profesör var: Babam, Çanakkale Biga'dan çıkıp Robert Kolej'e gidip oradan ABD'ye gidip yüksek lisansını ve doktorasını da orada yaptıktan sonra orada hoca oluyor ve orada annemle tanışıyor. ABD'deki eğitimi sırasında bir yandan araba tamir ederek geçimini sağlıyor ve bir yandan akademisyenlikte basamakları birer birer tırmanıyor. Ailemizdeki araba toplama ve tamir etme tutkusu bundandır. Annem ODTÜ'den mezun olduktan sonra full bright bursu ile ABD'ye gidiyor. Dedem TCDD'de çalışıyor. Anneannem İzmir Kız Lisesinden mezun olduktan sonra çalışmamış. Tek evlatlarını TED Ankara Koleji'nde okutmak için seferber olmuşlar. Annem ve babam ABD'de hoca iken, 1975'te, ağabeyim doğunca, "çocuk Türkiye'de büyütülür" deyip Türkiye'ye dönüyorlar. Biri ODTÜ'de diğeri Ankara Üniversitesi'nde profesör oluyor. Bu esnada zorlana zorlana iki çocukları Refet ve Gönenç'i özel okulda okutuyorlar. Refet Bilkent Iktisat'a burslu gidiyor. Gönenç Ankara Hukuk'a. Refet Princeton'a gidiyor. Gönenç Harvard'a ve University College London'a. Refet de Gönenç de profesör olup öğrencilerini iyi yetiştirmeye çalışan ve bugünün Türkiye'sindeki "bizden midir onlardan mı" rüzgarlarıyla hiç haşır neşir olmadan kendi yollarında kendi hataları ve sevapları ile doğru bildikleri gibi yürüyen iki hoca oluyorlar. Ikisinin de bugün çocukları var. Çocukları için önemli hedeflerinden biri çocuklarının hoca diyecekleri insanların kendi anne babaları gibi ve kendileri gibi emek vererek o noktaya gelmiş insanlar olduklarından emin olmak. Zira artık "yeni Türkiye"de çocuğunuzun kendi emeğinin karşılığını aldığından emin olmak da, çocuğunuza bir şeyler öğretme iddiasında olan insanların oraya emek, tecrübe ve bilgi ile geldiğinden emin olmak da zor. Tam da bu sebeple, 1975 Türkiye'sinde bile "insan çocuğunu kendi memleketinde büyütmeli" denilirken, şimdi yeni Türkiye'de sıkışıp kalmış ve kendi emeğinden ve çocuğunun emeğinden başka dayanacak hiçbir şeyi olmayan kişiler "insan çocuğunu emeğinin karşılığını nerede alacaksa orada büyütmeli" noktasına gidiyor. Diplomayı sahte olarak verebilirsiniz ama işe yarayacak bilgiyi sahte olarak veremezsiniz. Bu sebeple, bu devran döner. Bilenle bilmeyen bir olmaz. Bilmeyen sürücü koltuğunda ilelebet oturmaz. Aslı olan mücadele her bir ailedeki iyi eğitim mücadelesidir. Hem aile içinde hem de okulda. Büyük resme bakıp umudunu kaybedenler, odaklarını ve emeklerini kendi ailelerindeki eğitim için seferber ederlerse, zamanla başkalarına ve ülkemize umut olurlar.

Instagram'da yeni açtığım gonencgurkaynak ( ) hesabında, annem, babam, ağabeyim ve ben çekirdek ailesinin 3 ayrı zamana ait 3 ayrı fotoğrafını içeren bir video koydum. Konu aslında zaman kavramına ilişkindi. Zaman konusunun bana daima ilginç geldiğini ve bu konu üzerinde çokça düşündüğümü bilirsiniz. X'te de epey yazıp çizdiğim bir konu. Instagram'da daha hafif içeriklere daha fazla yer veriyorum. Dolayısıyla, görsellerim biraz daha eğlenceli. Ama bazen orası için düşündüğüm bir içerik bu tarafa ilham verebiliyor. Bu sefer de öyle oldu. X'te bu aralar "sahte diploma" konusuna eğilmiş haldeyim. Instagram hesabımdan zamanı yavaşlatma kabiliyeti konusunda gönderdiğim ve buna dair bir not iliştirdiğim şu görsel bana sahte diploma konusu ile ilgili de bir şey düşündürdü. Düşündürdüklerini anlatabilmem için bu fotoğraflardaki 4 insana dair bilgi vermem lazım: Bu fotoğrafta 4 profesör var: Babam, Çanakkale Biga'dan çıkıp Robert Kolej'e gidip oradan ABD'ye gidip yüksek lisansını ve doktorasını da orada yaptıktan sonra orada hoca oluyor ve orada annemle tanışıyor. ABD'deki eğitimi sırasında bir yandan araba tamir ederek geçimini sağlıyor ve bir yandan akademisyenlikte basamakları birer birer tırmanıyor. Ailemizdeki araba toplama ve tamir etme tutkusu bundandır. Annem ODTÜ'den mezun olduktan sonra full bright bursu ile ABD'ye gidiyor. Dedem TCDD'de çalışıyor. Anneannem İzmir Kız Lisesinden mezun olduktan sonra çalışmamış. Tek evlatlarını TED Ankara Koleji'nde okutmak için seferber olmuşlar. Annem ve babam ABD'de hoca iken, 1975'te, ağabeyim doğunca, "çocuk Türkiye'de büyütülür" deyip Türkiye'ye dönüyorlar. Biri ODTÜ'de diğeri Ankara Üniversitesi'nde profesör oluyor. Bu esnada zorlana zorlana iki çocukları Refet ve Gönenç'i özel okulda okutuyorlar. Refet Bilkent Iktisat'a burslu gidiyor. Gönenç Ankara Hukuk'a. Refet Princeton'a gidiyor. Gönenç Harvard'a ve University College London'a. Refet de Gönenç de profesör olup öğrencilerini iyi yetiştirmeye çalışan ve bugünün Türkiye'sindeki "bizden midir onlardan mı" rüzgarlarıyla hiç haşır neşir olmadan kendi yollarında kendi hataları ve sevapları ile doğru bildikleri gibi yürüyen iki hoca oluyorlar. Ikisinin de bugün çocukları var. Çocukları için önemli hedeflerinden biri çocuklarının hoca diyecekleri insanların kendi anne babaları gibi ve kendileri gibi emek vererek o noktaya gelmiş insanlar olduklarından emin olmak. Zira artık "yeni Türkiye"de çocuğunuzun kendi emeğinin karşılığını aldığından emin olmak da, çocuğunuza bir şeyler öğretme iddiasında olan insanların oraya emek, tecrübe ve bilgi ile geldiğinden emin olmak da zor. Tam da bu sebeple, 1975 Türkiye'sinde bile "insan çocuğunu kendi memleketinde büyütmeli" denilirken, şimdi yeni Türkiye'de sıkışıp kalmış ve kendi emeğinden ve çocuğunun emeğinden başka dayanacak hiçbir şeyi olmayan kişiler "insan çocuğunu emeğinin karşılığını nerede alacaksa orada büyütmeli" noktasına gidiyor. Diplomayı sahte olarak verebilirsiniz ama işe yarayacak bilgiyi sahte olarak veremezsiniz. Bu sebeple, bu devran döner. Bilenle bilmeyen bir olmaz. Bilmeyen sürücü koltuğunda ilelebet oturmaz. Aslı olan mücadele her bir ailedeki iyi eğitim mücadelesidir. Hem aile içinde hem de okulda. Büyük resme bakıp umudunu kaybedenler, odaklarını ve emeklerini kendi ailelerindeki eğitim için seferber ederlerse, zamanla başkalarına ve ülkemize umut olurlar.

7,754,711 次观看

Tatilde olmamdan veya yeni Instagram hesabı açmış olmamın hevesinden ( ) kaynaklanıyor olsa gerek, son günlerde düşüncelerime X'teki gündem değil Instagram'da kendi odaklandığım bir konu hükmediyor. 2 gün önce yaptığım bir tenis maçında beklenmedik bir galibiyet elde edince, vuruş anında kalabilmenin sonucu elde edebilmekle ilişkisini düşünmüştüm. Bunu @gonencgurkaynak Instagram hesabımda biraz yazdığım gibi, buraya, X'e de taşıdım. Bu konuyu düşünmeye devam ediyorum. Şu cümleleri, mesela: Kolay gelsin. Easy does it. Take it easy. Hepsindeki "kolay" aslında "tek tek, adım adım" anlamında. Anonim Alkolikler (Alcoholics Anonymous - AA) Ingilizce'deki "easy does it" kullanımını slogana dönüştürürken bunu düşünüyordu. Yani, alkolik kişiye vereceği en öncelikli mesaj, "tüm iyileşme sürecinin tamamını ve geçmek zorunda kalacağın yolculuğunun bütününü düşünerek içini karartıp boğulma, güne odaklan ve temiz kaldığın her günü diğerini inşa etmekte kullan" idi. Easy does it. Instagram'da buna benzer yorumlarla paylaştığım şu görselde de durum aynı. Samuray kılıcının yolu bu ritme dayanıyor. Tüm gücünle ve telaşla sonucu elde etmek için yüklenirsen kılıç sıkışıp kalıyor. Tereddütle ve yapay bir yavaşlıkla akış yolunu kesersen, kılıç takılıyor. Kesebilir miyim kesemez miyim kaygılarını bir tarafa bırakıp kılıcın kendi işini yapmasına izin vererek sadece hedefe gireceği noktaya ve kılıcın havadaki akışına odaklanırsan karşısında hiçbir şey direnemiyor. Yolunu hiçbir şey kesemiyor. Bunu anlamak ve hatta yazmak, kolay olan. Anlayıp yazmayı becerebiliyorum. Günlük hay huy içerisinde, her an hedeften hedefe, konudan konuya odaklanırken, sabırsızlanmamayı, ritmi bulmaya odaklanmayı, konulara kendi kendilerini çözebilecekleri mesafeyi de verebilmeyi, hemen kolları sıvayıp girişmemeyi tembellik yahut zayıflık zannetmemeyi, yolun o andaki halinin hakkı neyse o yolculuğu vermeyi, hala öğrenmeye çalışıyorum. Lafa gelince kuvvetliyim ama, aslında daha çok yolum var, diyebiliriz.

Tatilde olmamdan veya yeni Instagram hesabı açmış olmamın hevesinden ( ) kaynaklanıyor olsa gerek, son günlerde düşüncelerime X'teki gündem değil Instagram'da kendi odaklandığım bir konu hükmediyor. 2 gün önce yaptığım bir tenis maçında beklenmedik bir galibiyet elde edince, vuruş anında kalabilmenin sonucu elde edebilmekle ilişkisini düşünmüştüm. Bunu @gonencgurkaynak Instagram hesabımda biraz yazdığım gibi, buraya, X'e de taşıdım. Bu konuyu düşünmeye devam ediyorum. Şu cümleleri, mesela: Kolay gelsin. Easy does it. Take it easy. Hepsindeki "kolay" aslında "tek tek, adım adım" anlamında. Anonim Alkolikler (Alcoholics Anonymous - AA) Ingilizce'deki "easy does it" kullanımını slogana dönüştürürken bunu düşünüyordu. Yani, alkolik kişiye vereceği en öncelikli mesaj, "tüm iyileşme sürecinin tamamını ve geçmek zorunda kalacağın yolculuğunun bütününü düşünerek içini karartıp boğulma, güne odaklan ve temiz kaldığın her günü diğerini inşa etmekte kullan" idi. Easy does it. Instagram'da buna benzer yorumlarla paylaştığım şu görselde de durum aynı. Samuray kılıcının yolu bu ritme dayanıyor. Tüm gücünle ve telaşla sonucu elde etmek için yüklenirsen kılıç sıkışıp kalıyor. Tereddütle ve yapay bir yavaşlıkla akış yolunu kesersen, kılıç takılıyor. Kesebilir miyim kesemez miyim kaygılarını bir tarafa bırakıp kılıcın kendi işini yapmasına izin vererek sadece hedefe gireceği noktaya ve kılıcın havadaki akışına odaklanırsan karşısında hiçbir şey direnemiyor. Yolunu hiçbir şey kesemiyor. Bunu anlamak ve hatta yazmak, kolay olan. Anlayıp yazmayı becerebiliyorum. Günlük hay huy içerisinde, her an hedeften hedefe, konudan konuya odaklanırken, sabırsızlanmamayı, ritmi bulmaya odaklanmayı, konulara kendi kendilerini çözebilecekleri mesafeyi de verebilmeyi, hemen kolları sıvayıp girişmemeyi tembellik yahut zayıflık zannetmemeyi, yolun o andaki halinin hakkı neyse o yolculuğu vermeyi, hala öğrenmeye çalışıyorum. Lafa gelince kuvvetliyim ama, aslında daha çok yolum var, diyebiliriz.

1,609,402 次观看

Evvelce X'te iki fotoğrafla dikkat çekmeye çalıştığım bir konuyu Instagram'da ( ) daha iyi görselleştirdim. Londra'dan kalkış ve İstanbul'a iniş. 14 saniyelik videoda, soluk alacak yerimizin kalmadığı görülebiliyor. Büyük şehir olmak, yüksek nüfus, bahane değil. Londra da büyük şehir. Londra'da da 10 milyonu aşkın insan yaşıyor. Ama Londra'da şehir yüzölçümünün %47'si yeşil alan. Istanbul'da bu oran %7. Deprem bekleyen, Istanbul. Londra değil. Bu konunun unutturulmaması, insanların toplanmasına müsait açık alanların ivedilikle yaratılması ve kalan açık alanların korunması konusunun her an, daima, kitlelere duyurulup hatırlatılması lazım. Bu konuyu her an gündemde tutmalıyız. Her karış açık alan için mücadele etmeliyiz. Böyle giderse gün olup beklenen Istanbul depremi geldiğinde soluğumuzu kesecek olan şey sadece yaşanabilecek yıkım değil şehrin ta kendisinin kimseye nefes alacak alan bırakmamış olması olacak. Geç değil. Uyanmamız, duyurmamız ve hava için mücadele eder gibi mücadele etmemiz lazım.

Evvelce X'te iki fotoğrafla dikkat çekmeye çalıştığım bir konuyu Instagram'da ( ) daha iyi görselleştirdim. Londra'dan kalkış ve İstanbul'a iniş. 14 saniyelik videoda, soluk alacak yerimizin kalmadığı görülebiliyor. Büyük şehir olmak, yüksek nüfus, bahane değil. Londra da büyük şehir. Londra'da da 10 milyonu aşkın insan yaşıyor. Ama Londra'da şehir yüzölçümünün %47'si yeşil alan. Istanbul'da bu oran %7. Deprem bekleyen, Istanbul. Londra değil. Bu konunun unutturulmaması, insanların toplanmasına müsait açık alanların ivedilikle yaratılması ve kalan açık alanların korunması konusunun her an, daima, kitlelere duyurulup hatırlatılması lazım. Bu konuyu her an gündemde tutmalıyız. Her karış açık alan için mücadele etmeliyiz. Böyle giderse gün olup beklenen Istanbul depremi geldiğinde soluğumuzu kesecek olan şey sadece yaşanabilecek yıkım değil şehrin ta kendisinin kimseye nefes alacak alan bırakmamış olması olacak. Geç değil. Uyanmamız, duyurmamız ve hava için mücadele eder gibi mücadele etmemiz lazım.

1,134,987 次观看

Hemen hemen daima erkek geyik türlerinin boynuzlu olduklarını herkesin bildiği ülkelerden birinde, bunu bilmeyenlere %50 şans vermişler.

Hemen hemen daima erkek geyik türlerinin boynuzlu olduklarını herkesin bildiği ülkelerden birinde, bunu bilmeyenlere %50 şans vermişler.

1,018,866 次观看

Ankara'ya geldim. Kaldığım otele girişte durum bu. "Ne gerek vardı, zahmet etmeseydiniz" filan dedim, ama oralı olmadılar. Bana gelmemişler zahir.

Ankara'ya geldim. Kaldığım otele girişte durum bu. "Ne gerek vardı, zahmet etmeseydiniz" filan dedim, ama oralı olmadılar. Bana gelmemişler zahir.

559,984 次观看

Dün akşamdan. Dua Lipa. Aynı kuşaktan Dua Lipa yıldız albenisine ve karizmaya dair neyin nasıl olması gerektiğini öğretirken Taylor Swift'in bir çekiciliği var zannedilmesini anlamakta zorlanıyorum. Dua Lipa'yı sahnede görene kadar, bu son kuşak daha iyisini bilmiyor sanıyordum.

Dün akşamdan. Dua Lipa. Aynı kuşaktan Dua Lipa yıldız albenisine ve karizmaya dair neyin nasıl olması gerektiğini öğretirken Taylor Swift'in bir çekiciliği var zannedilmesini anlamakta zorlanıyorum. Dua Lipa'yı sahnede görene kadar, bu son kuşak daha iyisini bilmiyor sanıyordum.

220,031 次观看

Londra'da bir Halloween partisi için Godfather olayım derken, yanlışlıkla Houdini oldum. Kedinin konuyla alakasını açıklamaya da imkan kalmadı. Kabahati sahte bıyıkta buluyorum. Kaytan bıyık çizince, sol gözdeki faça da eski bir hokkabazlık kazasından kalma gibi görünür oldu.

Londra'da bir Halloween partisi için Godfather olayım derken, yanlışlıkla Houdini oldum. Kedinin konuyla alakasını açıklamaya da imkan kalmadı. Kabahati sahte bıyıkta buluyorum. Kaytan bıyık çizince, sol gözdeki faça da eski bir hokkabazlık kazasından kalma gibi görünür oldu.

93,990 次观看

Hasan Arat, çok değer verdiğim bir dostumdur. Mehmet'imin Hasan Amca'sıdır. Büyük Beşiktaşlıdır. Önemli bir spor adamıdır. Destekliyorum. Siyah!

Hasan Arat, çok değer verdiğim bir dostumdur. Mehmet'imin Hasan Amca'sıdır. Büyük Beşiktaşlıdır. Önemli bir spor adamıdır. Destekliyorum. Siyah!

202,386 次观看

O arada ABD (Dream Team) v. Sırbistan maçında oğlum Mehmet'le televizyona da çıkmışız. Bileydim bir tıraş olurdum. Nasip.

O arada ABD (Dream Team) v. Sırbistan maçında oğlum Mehmet'le televizyona da çıkmışız. Bileydim bir tıraş olurdum. Nasip.

98,316 次观看

Yıllar önce aile büyüklerimizin Antakya'daki evinden İstanbul'daki hukuk büroma gelmek zorunda kalan Kaplumbağa Mahir, avukatlarla öğlen yemeğinde.

Yıllar önce aile büyüklerimizin Antakya'daki evinden İstanbul'daki hukuk büroma gelmek zorunda kalan Kaplumbağa Mahir, avukatlarla öğlen yemeğinde.

40,586 次观看

Evden çalışılan günlerin de böyle bir vaziyeti var. Tam "onu öyle savunalım, buna şunu yazalım, berikine de şey diyelim" diyerek yükselmiş yağarken gözüm "birader sen neyin mücadelesini veriyorsun, gel hele, sakinleş" der gibi yatan Boris ve Berduş'a takılıyor. Paratoner ikili.

Evden çalışılan günlerin de böyle bir vaziyeti var. Tam "onu öyle savunalım, buna şunu yazalım, berikine de şey diyelim" diyerek yükselmiş yağarken gözüm "birader sen neyin mücadelesini veriyorsun, gel hele, sakinleş" der gibi yatan Boris ve Berduş'a takılıyor. Paratoner ikili.

47,962 次观看

Ben "evladım o contayı iyi sıkıştır" demesem, Max güvende olamaz bence.

Ben "evladım o contayı iyi sıkıştır" demesem, Max güvende olamaz bence.

53,122 次观看

Mozart'ın evinden Casanova'nın evine, Venedik ara "sokak"ları.

Mozart'ın evinden Casanova'nın evine, Venedik ara "sokak"ları.

24,880 次观看

Aralarında yaklaşık 100 yıllık yaş farkı olan iki tren. Hoşça kal Orient Express.

Aralarında yaklaşık 100 yıllık yaş farkı olan iki tren. Hoşça kal Orient Express.

23,554 次观看

Videos