
İbrahim Kaboğlu
@ibrahimkaboglu • 106,182 subscribers
İstanbul Barosu Başkanı
Shorts
Videos

Bugünkü ruhsat törenimizde Sayın Özgür Özel’in (Özgür Özel ) aramızda olması bizler için son derece anlamlı ve kıymetliydi. Genç meslektaşlarımızla yaptığı samimi paylaşımlar ve hukuk devleti vurgusuyla törenimize değer kattı. Katılımı ve değerli sözleri için kendisine teşekkür ediyorum.
İbrahim Kaboğlu52,047 Aufrufe • vor 1 Monat

Genç meslektaşlarıma ruhsatlarını teslim ederken öncelikle "3+2" diye adlandırdığım normları hatırlatmak isterim. Bunlar yalnızca referans normlar değil, elinizin altında bulunması gereken beş metindir: •Avukatlık Kanunu •Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi •Türkiye Cumhuriyeti Anayasası •İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi •İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Bu beş normu çok iyi bilmenizde ve yanınızda taşımanızda yarar var. Avukatlığı bir sanat olarak tanımlayacaksak; bu yalnızca referans normlardan ibaret olamaz, aynı zamanda bulguları ve bilgileri bir araya getirmek de bu sanata dahildir. Ama eğer referans normları iyi kullanamazsanız, çok haklı olduğunuz hâlde bir davayı kaybedebilirsiniz. Adil yargılanma hakkı, savunma mesleğinin temel kavramıdır. Hak yurttaşlar için; yükümlülük ise devlet için. İşte sizler, savunma mesleğinin özneleri olarak bu yükümlülük ve hakkın birleşim eşiğinde yer alıyorsunuz. İstanbul Barosu 1878'de; tam da Osmanlı Devleti'nde hukuk reformlarının, hukuk kurallarının, hukuk kurumlarının kök saldığı bir dönemde kuruldu. Ve İstanbul Barosunun tarihi, aslında Osmanlı Devleti-Türkiye Cumhuriyeti modernleşme tarihiyle örtüşen bir tarihtir. Bugün, ifadeye çağrıldığında yasal gerekleri yerine getirecek kişiler, daha baştan yargısız infaza tabi tutularak evlerinden gece yarılarında gözaltına alınıyor. İşte burada usul ve esas ayrımını iyice düşünmeliyiz. Eğer esasa ilişkin olarak haklıysak, bir kişinin suç işlediğine dair elimizde ciddi veriler varsa, o zaman o kişiyi usul açısından Anayasa'ya ve ilgili yasalara uygun işlem ve muamelelere tabi tutmalıyız. Esası kirletmek için usul kurallarını ihlal edemezsiniz.
İbrahim Kaboğlu33,967 Aufrufe • vor 1 Monat

Vatan Emniyet abluka altında. İstanbul Barosu Yönetimi ve meslektaşlarımla birlikte buradayız!
İbrahim Kaboğlu179,957 Aufrufe • vor 1 Jahr

"Anayasal yıkıma karşı hukuku etkili kılma ereğinde Değişim İçin Avukatlar (DİA), pusuda bekleyen iftira odaklarını panikletmiş olmalı. “Anayasa’nın değişmez maddeleri” ve DİA adaylarının avukatlık meslekleri üzerinden karalama kampanyası başlatıldı. Değişmez maddeler üzerine yazdıklarımı hiç okumamışlar; avukat arkadaşları ise müvekkillerinden hareketle “Veryansın”! etmişler. Son yirmi yılda Anayasa ve insan hakları çalışmalarım nedeniyle saldıran bileşik kaplar görünümlü müfterilerle yargı önünde hesaplaşmam sürüyor: kimisi kaçtı, kimisi kılık değiştirdi, kimileri yargıdan kaçmak kendileri için yasa çıkardı. [...] DİA olarak çağrımız, İstanbul Barosu’nun bütün üyelerine ve özellikle genç avukatlara: hukuku etkili kılmak, herkes için hukuk, insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyet, Anayasa’ya saygılı Devlet ve hukuk yoluyla demokrasi için oyumuzu kullanalım." BirGün Gazetesi'ndeki yazımın tamamına ulaşmak için ⬇️ Değişim İçin Avukatlar #Değişimİçin
İbrahim Kaboğlu196,791 Aufrufe • vor 1 Jahr

Sevgili Sırrı Süreyya Önder'in ailesini ve yakınlarını bugün tedavi gördüğü hastanede ziyaret ettim. Doktorları durumunun stabil olduğunu belirtiyor ve bunu olumlu yönde bir gelişme olarak değerlendiriyor. Üniversiteden KHK ile keyfi olarak uzaklaştırıldığım dönemde kendisi TBMM kürsüsünden hafızalara kazınan bu sözlerle desteğini dile getirmişti. Engin birikimini ve bütün ömrünü hak, adalet ve barış yolunda mücadeleye adadığına hepimiz şahidiz. Belki de ilk kez kendisi için bir mücadele veriyor ve bunda da başarılı olacağına inancımız tam. "Geçmiş olsun" demeyelim; kendisi, ailesi ve ülkemiz için gelecek olsun!
İbrahim Kaboğlu145,210 Aufrufe • vor 1 Jahr

İki ayrı cezaevinde yaklaşık kırk mahpusu ziyaret ettik. Aralarında avukatlar, belediye başkanları, akademisyenler, kamu yöneticileri ve seçilmiş temsilciler bulunuyor. Ortak paydaları ise özgürlüklerinden haksız ve keyfi biçimde alıkonulmuş olmalarıdır. Anayasa’nın 19. ve 13. maddeleri açık olmasına rağmen, tutuklama koşulları bulunmayan kişiler aylarca cezaevinde tutulmakta; iddianameler gecikmekte, deliller sonradan yaratılmaya çalışılmakta, adli kontrol gibi anayasal seçenekler bilinçli biçimde uygulanmamaktadır. Özellikle kadınlar koğuşunda, anne olan ve koşulları uygun olduğu hâlde serbest bırakılmayan çok sayıda mahpusun varlığı, yalnızca bireylerin değil çocukların da cezalandırılması anlamına gelmektedir. Bu keyfi uygulamalar karakolda başlayıp cezaevlerinde sürmekte; insan onuru, hukuk devleti ve adil yargılanma hakkı ağır biçimde ihlal edilmektedir. İstanbul Barosu olarak çağrımız nettir: Hukuk, emniyet aşamasından yargılamaya kadar eksiksiz uygulanmalıdır. Tutukluluk itirazları derhal değerlendirilmelidir. Tutuklama koşulları bulunmayan mahpuslar derhâl serbest bırakılmalıdır. Bu çağrı yalnızca hukuk çevrelerine değil; yürütme ve yasama organlarına da yöneliktir. Hukuk devleti, keyfiliğe teslim edilemez.
İbrahim Kaboğlu66,712 Aufrufe • vor 6 Monaten

Gelin oy verin! Gelin değiştirelim! #Değişimİçin Değişim İçin Avukatlar
İbrahim Özden Kaboğlu171,528 Aufrufe • vor 1 Jahr

Bu sabah Cumhuriyet Anıtı’nda gerçekleşen törende Milli Eğitim Bakanının mesajında Cumhuriyet hiç kullanılmadı. Anayasamıza göre ülkemizin adı Türkiye’dir; devletimizin adı Türkiye Devleti’dir ya da Türkiye Cumhuriyeti’dir; yurttaşların statüsü de Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığıdır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı, çocuklar ve biz yetişkinleri eşitleyen statüdür. Çocuklar doğup nüfus kütüğüne yazıldıkları andan itibaren Türkiye Cumhuriyeti yurttaşıdır; bizler de ölünceye kadar resmen Türkiye Cumhuriyeti yurttaşıyız. Çocuklarımıza her zaman doğru bilgiyi aşılamak zorundayız. Ancak insan haklarının gelişmiş olduğu bir toplumda çocuk hakları sorunu daha az ortaya çıkabilir. Çocuklar da bizim sahip olduğumuz haklara sahip oldukları gibi, buna ek olarak çocuk haklarına da sahiptirler. Eğer ebeveynler belirli bir ahlaki olgunluğa sahip değillerse, dijital mecralar bağlamında çocuklarımıza aktarmamız gereken özgül etik değerleri onlara aşılamamız mümkün olmaz. Önce bizim o etik değerleri edinmemiz gerekir. Kendi yapamadığımızı çocuklardan istemek, onlara sahtekarlığı öğretmek demektir. Çocuk haklarını savunurken her aşamada biz yetişkinlerin görev, ödev ve sorumluluklarını gündemde tutmamız gerekir. Dijital mecralarda klasik kamusallıktan farklı olarak yeni bir kamusallık bilinci söz konusu; çünkü karşımızda gerçek kişi, bir muhatap yok. Oysa biz ebeveynler kamusallığı henüz keşfedemedik. Buna rağmen çocuklarımıza yeni ödevler yüklemekteyiz.
İbrahim Kaboğlu23,982 Aufrufe • vor 2 Monaten

📌İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Ekrem İmamoğlu (Ekrem İmamoğlu) ile bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisine nazik konukseverliği için teşekkür ediyorum. 💬Sn. İmamoğlu hakkında açılan davanın hukuki temeli yoktur. Dava derhâl sonlandırılmalı. 💬Olumsuz bir sonuç çıkması hâlinde, bütün Cumhuriyetçi ve Demokratların kolektif direnme hakkını da beraberinde getireceğini vurgulamak gerekir.
İbrahim Kaboğlu122,889 Aufrufe • vor 1 Jahr

İstanbul Barosu Başkanı olarak, Anayasa’nın ve Avukatlık Kanunu’nun ban verdiği yetki ve görevler çerçevesinde İBB Davası’nın tutukluluğa itiraz duruşmalarında Av. Mehmet Pehlivan başta olmak üzere ancak onunla sınırlı olmayacak şekilde ilk sözü ben kullandım. Öncelikle bütün tutuklulara ilişkin Anayasa ve CMK hükümlerini hatırlattım. Suç şüphesinin varlığının dahi tek başına yetmeyeceğini, bunun yanı sıra bir tutuklama nedeninin aranacağını Anayasal, yasal ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve mahkeme kararları ile ifade ettim. Torba değerlendirmelerle, bu şartların her bir kişi için ortaya konmaksızın yapılan tutuklamaların hukuka aykırılığını vurguladım. Bu bakımdan belediye başkanlarının, kamu görevlilerin, avukatların aylardır özgürlüklerinden alıkonulması sadece kendilerini değil başta ailelerini ve kamu hizmeti sağladıkları yurttaşları mağdur etmektedir. Bu yönüyle ortaya çıkan ihlaller sadece tutuklu kişileri değil, bütün toplumu etkilemektedir. Yurtta sulh, cihanda sulh ilkesi doğal olarak kamu barışının sağlanmasını da gerektirir, o halde mahkeme sadece tutukluluklara ilişkin değil kamu barışına ilişkin de bir karar verecektir. Anayasamıza göre hakimler bağımsız ve tarafsızdırlar. Bağımsızlık bir statü ise, tarafsızlık bir erdemdir. 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti Anayasamızın gerekleri doğrultusunda, bu ihmalleri zincirini sona erdirecek şekilde karar vermelidir.
İbrahim Kaboğlu26,022 Aufrufe • vor 3 Monaten

Anayasa Mahkemesi bugün 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu üzerine karar verecek. Anayasa Mahkemesi’nin olası iptal kararı ve gerekçeleri çok önemli. Yaşamın çevre, hayvan ve insan üçlüsünden oluştuğu unutulmamalı. Eğer hayvanlardan kaynaklanan tehlikeler söz konusuysa bu, insanların görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği ya da kötüye kullandığı anlamına gelir. Bu sebeple Anayasa Mahkemesi’nden toplumun vicdanını rahatlatacak, geleceğe yönelik önemli mesajlar veren ve ilkeleri ortaya koyan bir karar bekliyoruz.
İbrahim Kaboğlu76,201 Aufrufe • vor 1 Jahr

Anayasaya aykırı şekilde özgürlüğünden alıkonulan Baromuz üyesi Av. Mehmet Pehlivan'ı tutuklu bulunduğu cezaevinde yeni adli yıl vesilesiyle ziyaret ettik. Av. Mehmet Pehlivan avukatlık görevini yerine getirdiği için özgürlüğünden yoksun kılınmış durumda. Savunmaya yönelik saldırılar derhal son bulmalıdır ve Pehlivan serbest bırakılmalıdır.
İbrahim Kaboğlu53,276 Aufrufe • vor 9 Monaten