
Dr. İbrahim Can, CPA
@ICanAdvisory • 62,687 subscribers
Finansal Yönetim Danışmanı | Adli Bilirkişi 𝐈 𝐂𝐚𝐧 𝐀𝐝𝐯𝐢𝐬𝐨𝐫𝐲 𝘍𝘪𝘯𝘢𝘯𝘤𝘪𝘢𝘭 𝘔𝘢𝘯𝘢𝘨𝘦𝘮𝘦𝘯𝘵 𝘈𝘥𝘷𝘪𝘴𝘰𝘳, 𝘗𝘩.𝘋.
Shorts
Videos

Cumhurbaşkanı altı dakika açıklasa da ben ne yazık ki, somut çözümü anlayamadım. Yalnız anladığım iki şey var: (1) "sermaye piyasasında sorun var" ifadesi adeta suç kabul edilebilir ve (2) bir daha böyle bir krizin yaşanmaması için idari ve hukuki düzenleme olacak.
Dr. İbrahim Can, CPA150,870 Aufrufe • vor 28 Tagen

Hisse değerinin %90'ını kaybetmiş bir yıldır tabanda sürünürken patronun daha büyük derdi vardır.
Dr. İbrahim Can, CPA472,410 Aufrufe • vor 3 Monaten

Para Piyasası Fonları (PPF) öncelikli olup daha sonra yatırımcı sayısı yüksek olandan düşüğe ilerleyen ve net yatırım tutarı üzerine enflasyon kadar getiri eklenen bir tasfiye süreci uygun görülmüş. PPF ile diğer tüm fonların tasfiye usulü ayrı değerlendirilmelidir. Çünkü fonların ayrı tüzel kişiliği ve özel koşulları var. Bazı fonlarda manipülasyon nedeniyle oluştuğu iddia edilen olağan dışı yüksek getirileri gerekçe göstererek, diğer fonlardaki makul getirileri de aynı şekilde değerlendirmek ve tüm yatırımcılar için getiriyi resmi enflasyon oranıyla sınırlamak hukuken tartışmalıdır. Mevcut gelişmeler, idarenin kararıyla tüm yatırımcılar bakımından hakkaniyetli ve yeterli bir çözüm sağlanmasının güç olduğunu gösteriyor. Uzman görüşü (bilirkişi raporları) ile desteklediğim çok sayıda yatırımcı — yalnızca fon yatırımcıları değil, hisse yatırımcıları da dahil — dava açmaya hazırlanıyor. Bu yargı süreçlerinin; halka arzlar da dahil olmak üzere geçmişe dönük soruşturma ve ceza davalarının yanı sıra, yatırımcıların uğradığı zararların tazminine yönelik hukuk davalarını da kapsaması bekleniyor. Sorunlar, onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez!
Dr. İbrahim Can, CPA72,231 Aufrufe • vor 23 Tagen

Boşnakların koyun etini sarımsak ezmesiyle doğal ortamda kurutarak ürettikleri geleneksel lezzetini Bosna Hersek ziyaretimde denemiş ve çok beğenmiştim. Ancak, bunu paylaşmamdaki esas neden şu ki, 1 kg kuru et için 3-4 kg et gerekir. Bekleme süresi de en az 40 gün ve genelde daha fazladır ama bu mevsim şartları veya hayvanın cinsine göre değişir. Bu süre de paranın zaman değeri olarak bir finansman maliyeti oluşturur. Sonuç olarak bütün bunların satış fiyatı nedir derseniz kilosu 374 TL yani bedava! Türkiye'de kırmızı etin kilosu 470 - 750 aralığında olduğundan finansman maliyeti veya genel giderler eklenmeden dahi eti hammadde olarak kabul edersek 5 kat daha yüksek pahalılık yaşıyoruz. Başka bir ifadeyle bunu Türkiye'de almak isterseniz sadece karkas et maliyeti olarak 1880 TL ödeseniz yine de hem diğer maliyetler hem de kalite olarak yetersiz kalacaktır. Sonuç olarak Türkiye varlık içinde yokluk çeken bir ülkedir. Başka bir ifadeyle çocuklarda gelişim bozukluğu, yetişkinlerde kanser vs. görülen, ayrıca milletin sık sık gıda zehirlenmesi yaşadığı, üç tarafı denizlerle çevrili olmasına ve komşularının ucuza balık yemesine rağmen deniz ürünleri tüketemeyen ve Avrupa'nın en yüksek obezite hızına sahip olunan tehlikeli boyutlarda gıdanın milli güvenlik sorunu olduğu bir ülkeyiz. Kuru etin lezzet konusunu Vedat Milor yorumlayabilir.😊
Dr. İbrahim Can, CPA1,811,306 Aufrufe • vor 1 Jahr

Hiçbir diploma, cehaletin verdiği cesaret ve özgüven ile boy ölçüşemez!
Dr. İbrahim Can, CPA2,241,954 Aufrufe • vor 2 Jahren

23 yaşındaki Aimani isimli kadın Kaddafi ailesinden, 2023 yılında Miss Libya seçilmiş ve İtalya'ya Vogue için modellik yapmaya gelmiş. Psikiyatri uzmanlığıyla tıp öğrenimi görmüş ve 7 kez kanser atlatmış. Bilim yerine magazin seven bir topluma etkileşim için hediyem olsun.
Dr. İbrahim Can, CPA1,038,732 Aufrufe • vor 1 Jahr

Arnavutköy, Bolluca'daki gölet döküm sahasına açılınca balıklar ölmüş. Bir yanda millet balık yiyemezken diğer yanda doğa katliamıyla hayvanlar telef ediliyor. Eğer çok para kazanıp zengin olmak isterseniz hukuk, etik ve bilim yoluyla finansal sürdürülebilirlik tercih edilebilir. Ancak, nedense bu tercih edilmeyerek suç ve ahlaksızlık yoluyla para kazanmak daha tatlı geliyor.
Dr. İbrahim Can, CPA697,921 Aufrufe • vor 10 Monaten

Dubai Çikolatası günlük satış 900 adet x 450 TL = 405 bin TL günlük ya da 12 milyon TL aylık sadece çikolata satışı ama vergi matrahına bakılsa sizce ne çıkar? Sosyal medyada popüler olması sağlanan trendler her bir etkileşimle fakirden zengine servet transferine sebep oluyor.
Dr. İbrahim Can, CPA1,237,948 Aufrufe • vor 2 Jahren

Afrika'da iki yıldır kirli su içmek zorunda kalan köylülerle konuşan “beyaz adam”, su kuyusunun bir parçasını tamir ettirmek için “yerel halk” arasından iki tamirci çağırıyor ve sorun çözülüyor. Peki, bu sorun “beyaz adam” söylemeden çözülemez miydi? Zaten halktan birileri bunu çözebiliyorken neden iki yıldır bu çile çekildi? Yönetim, uygulamalı bir bilim olarak sıfır maliyetle harika çözümler ve refah sunabilir. Ancak sömürgecilik, halkın bu çözümleri görmesini, anlamasını ve talep etmesini engeller; böylece halk çile çekerek yoksullaşırken, yönetimde görevli olanlar servet transferleriyle zenginleşir. Marmara Üniversitesi, tez araştırmada finansal sürdürülebilirlik teorisini geliştirdiğimi biliyorsunuz. Bunu fintech ve yapay zeka yazılımlarıyla destekleyerek, yalnızca yabancı ülkelerde bu bilimsel çözümü stratejik bir yönetim aracı olarak kullanıp yüzlerce milyon dolarlık finansal varlık yarattığımı da biliyorsunuz. Peki, neden Türkiye’de bunu yapmama izin verilmiyor? Türkiye’de yüzlerce milyon dolar istemeyen tek bir kişi bile bulamazsınız. Ancak kaynak bilim, liyakat ve teknokrasi olduğunda ve devlet ile şirketlerin yönetiminde stratejik bir araç olarak kullanıldığında, bu kesinlikle kabul edilmiyor. Bu size inandırıcı gelmedi mi? Bunu mantığınıza oturtmakta zorlanıyor musunuz? Şimdi videoyu tekrar izleyin! Eğer bu çözümüm -bilimsel olarak ispatlanmış ve gerçek hayatta yabancı ülkeler için de uygulanmış- Türkiye'de uygulanırsa iki şey olur: 1) İdari gücü olanların artık hiçbir gücü kalmaz. Çünkü kimse kendisini tanrı yerine koyamaz! Çünkü artık onlara ihtiyaç kalmaz ve halk refaha kavuşur. 2) Bu olduğunda herkes şunu söyler: Bugüne kadar bunu neden yapmanız ve biz açlık ve sefalet içinde süründük ve ömrümüzü yitirdik? İşte bu koşullarda toplum hiçbir koşulda idare edilemez! Toplumun belli bir kontrol, baskı ve idare altında kalabilmesi için ölmemesi ama sürümesi yani düşünmeden, sorgulamadan ve sorun yaratmadan itaat etmesi gerekir. İşte olan budur! Yoksa Türkiye'nin maddi ve manevi kaynaklarıyla tek bir kişinin dahi aç kalamayacağı kadar yüksek bir refah potansiyeli vardır. Bu potansiyel var ama işte dediğim gibi "sömürgecilik" ve "beyaz adam" emri olmadan yerel halk hiçbir şey yapamaz.
Dr. İbrahim Can, CPA579,526 Aufrufe • vor 11 Monaten

Adli bilirkişi olarak, bu ölçekte organize mali suç dosyalarında uzun yıllardır nitelikli raporlar hazırlıyorum. Bu dosyada oy ve görüşüme başvurulursa, 87 kat artan bir hisse için “rakamlar anormal olsa da işlemler borsada gerçekleştiği için müdahale edilemez” savunmasının, Sermaye Piyasası Hukuku ve tez çalışmamda bilimsel temellerini ortaya koyduğum Finansal Sürdürülebilirlik Derecelendirmesi (FSR) açısından neden geçerli olmadığını somut biçimde ortaya koymak isterim. Bu kapsamda, TV yayınlarında ve haberlerde de daha önce ifade ettiğim Finansal Sürdürülebilirlik Derecelendirmesi (FSR) gibi bilimsel yöntem ve kanıtların kamuoyuyla paylaşılmasının da önemli bir toplumsal fayda sağlayacağı kanaatindeyim. Amaç yalnızca sorumluluğu tespit etmek değil; borsada işlem gören şirketlerin yöneticilerinin hukuka ve bilime aykırı açıklamalarını savunma aracı olarak kullanmasını veya piyasayı yanıltıcı nitelikteki yanlış açıklamaların zamanla genel kabul görmesini önlemek, yatırımcı haklarını korumak ve SPKn. m.1’de düzenlenen kanun amacı doğrultusunda adil, şeffaf ve güvenilir bir piyasa düzeninin, çok geç de olsa, tesis edilmesine katkı sunmaktır.
Dr. İbrahim Can, CPA59,329 Aufrufe • vor 1 Monat

Ela Rumeysa Cebeci, Danışman kitabımı paylaştığında kimse finans, yönetim, sürdürülebilirlik ve hukuk bütünlüğü olan finansal yönetim danışmanlığının nasıl sosyoekonomik kalkınma sağlayacağıyla ilgilenmedi. Bunun yerine seks, uyuşturucu, magazin, futbol, bahis, şöhret ve para daha çok ilgi çektiği için ülkede konkordato, iflas, işsizlik, yolsuzluk, borsa manipülasyonu, asgari ücretli kölelik, sefalete mahkum edilen emekliler ve ihtiyar bir gençlik var. Bütün bu sorunları hiç para gerektirmeden kısa sürede çözebiliriz. Bu bir iddia veya kişisel düşünce değil, bilim ve hayatın bir gerçeğidir. Ancak, iş dünyasının en büyük patronları ve siyasetin liderleri ya da onların çevresindeki "danışman" unvanlı bazı yöneticilerin tamamı beni ve çözümlerimi bilmesine rağmen tümünü reddediyor. Bunun tek bir nedeni var: Söz konusu sorunlardan sağlanan kişisel menfaatleri, bu sorunların çözülmesiyle Türk Milletinin elde edeceği ortak menfaatlerin önüne koyuyorlar. Bu nedenle de çözüm istemiyorlar. Bu kadar basit! Toplumun ilgisi bilim, adalet, etik ve teknokrasi veya yönetim danışmanlığı sayesinde kalkınma yerine başka alanlarda olunca bundan en çok siyaset, iş dünyası ve suç örgütleri faydalanıyor. Bu da bizi şu sonuca götürüyor: En büyük suçlular eylemsizlik halinde olanlardır. Aslında hiçbir şey yapmadan işledikleri bu en büyük suç nedeniyle asla mahkemede yargılanmazlar. Ancak, bireyden topluma dönüşen bu ortak davranış bir ömür boyu en ağır cezayı hep birlikte çekmeye neden olur. Bu da ekonomik sorunlarla doğrudan ve çift yönlü ilişkide görülen toplumsal şiddet, cehalet, ahlaksızlık, yozlaşma şeklinde görülür. Türkiye bunu organize ve planlı şekilde yaşıyor! Bunu da "İyi Yaşamın Bilimi: Wellness" kitabımda "Asimetrik Uygarlık Savaşı" olarak açıkladım. 📩📚
Dr. İbrahim Can, CPA361,151 Aufrufe • vor 10 Monaten

Cumhurbaşkanı: Fon sorununu kontrol altına aldık. dese de çevresindekilerin kendisine yeterli, doğru ve bütünsel bilgi sunmadığını düşünüyorum. Borsa İstanbul #xu100 düşmeye devam ediyor. Bu sorun fonla sınırlı değil, tüm borsada ve ekonomiyi yıllarca etkileyecektir! #AytaçDikmenPBLKögren
Dr. İbrahim Can, CPA16,037 Aufrufe • vor 10 Tagen

Ponzi, yeni yatırımcıların sisteme girdiği sürece kazandıran ama para girişi durduğunda aşırı değerlenmiş varlıkların piyasada satışının karşılıksız kalarak çökmesidir. Bu sistem kripto, fon, hisse vs. tüm araçlarda uygulanabilir. Danışman tercihinde liyakat önemlidir.
Dr. İbrahim Can, CPA45,347 Aufrufe • vor 1 Monat

Sermaye piyasasında organize mali suçlar konusunda mağdur olan ilgili fon veya hisse yatırımcıları veya şirketler mutlaka yargı süreci başlatmalıdır. Bu süreçte mutlaka uzman görüşü (bilirkişi raporu) desteğime başvurmalısınız. Çünkü her yatırımcı ve yatırım aracı özel koşullara sahiptir. Bu koşulların nitelikli finansal hesaplama (aktüerya), ilgili mevzuatla ilişkisi ve delillerle birlikte değerlendirilmesi ve teknik boyutlarda açıklanarak yargı makamına sunulması zorunludur. Ücretli uzman görüşü talebi olan avukatlar ya da yatırımcılar [email protected] e-postama ulaşabilirler.
Dr. İbrahim Can, CPA22,218 Aufrufe • vor 17 Tagen

Fon kriziyle ilgili yıllarca gündemi meşgul edecek sayısız dava hazırlığı var. Yatırımcıların ve halka açık şirketlerin, şahsen veya avukatları aracılığıyla uzman görüşü (nitelikli adli bilirkişi raporu) taleplerine yetişmeye çalışıyorum. Bu sayede ilgili mali mevzuatın portföy yönetimi veya şirket yönetimi bağlamında finansal yönetim ilişkileri tüm boyutlarıyla yargı makamının bilgisine sunulacaktır. Davacılar yalnız fon mağdurları değil; bu manipülasyondan zarar gören yatırımcılar veya (fonlarda olsun ya da olmasın) halka açık şirketler de olabilir. Davalar ceza, hukuk veya idare; taraflar (davalı veya sanık) ise düzenleyici ve denetleyici kamu mali kurumları, halka açık şirketler, portföy yönetim şirketleri ve bunların yöneticileri olabilir. 📧 [email protected]
Dr. İbrahim Can, CPA38,419 Aufrufe • vor 1 Monat

Sorun “fon krizi” değil, sermaye piyasasında yıllardır devam eden organize mali suç iddialarıdır. Bunun temelinde, konkordato ve iflasın hemen öncesinde halka arz edilen, finansal sürdürülebilirliği tartışmalı şirketler bulunuyor. Bu şirketlerde görev yapan danışmanların, denetçilerin, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin ve diğer yöneticilerin yanı sıra halka arz süreçlerinde görev alan ilgili kamu otoritelerinin sorumlulukları da hukuki çerçevede incelenmelidir. Yasal koşulların oluşması hâlinde, sorumluların yatırımcılara karşı müteselsil sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu sorunları ve çözüm önerilerimi 12 yıldır paylaşıyorum. Cumhurbaşkanına, ilgili bakanlara ve SPK, KGK, MASAK ile Borsa İstanbul yönetimlerine ilettim. Adli bilirkişi olarak büyük ölçekli hukuk ve ceza davalarında finansal konularda raporlar hazırladım; hâkim ve savcılarla gerçekleştirdiğim toplantılarda özel bilgi ve deneyimlerimi aktardım. Manipülasyonu bir günde önlemeyi ve böylece borsanın adil değerine ulaşmasına katkı sağlamayı hedefleyen yapay zekâ destekli çözümümü, 4 Kasım 2025’te düzenlenen Sermaye Piyasası Kongresi’nde SPK Başkanına sundum. Aynı kongrede birlikte bulunduğumuz Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek de “Bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını biliyoruz” açıklamasında bulundu. Ancak çözüm önerilerimin dikkate alınmadığını düşünüyorum. Bugün yalnızca fon yatırımcıları değil, tüm sermaye piyasası ve ülke ekonomisi zarar görüyor. Kamuoyuna yansıyan kayıp tahminleri doğruysa, yaklaşık 435 bin yatırımcının 20 milyar dolar civarında zarara uğradığı bir tablodan söz ediyoruz. Bu ölçekteki kayıplar, gerekli önlemler zamanında alınsaydı önlenebilir miydi? Bu sorunun bütün yönleriyle araştırılması gerekiyor. Halka arz olmak isteyen şirketlerin patronları bana başvurduğunda, Finansal Sürdürülebilirlik Derecelendirmesi (FSR) tez çalışmamı finansal yönetim danışmanlığı uygulamalarıyla birleştirerek analizler yapıyorum. Şirket gerçekten finansal sürdürülebilirlik güvencesi sunuyor mu? Yönetim anlayışında bilim, hukuk, etik ve liyakat ne ölçüde esas alınıyor? Bu sorulara yanıt arıyorum. Karşılaştığım bazı örneklerde şirket sahiplerinden şu yaklaşımı duydum: “Bizim danışmanımız (tahtacı) hisse fiyatı garantisi veriyor. Siz daha yüksek fiyat garantisi verirseniz sizinle çalışırız.” Hisse fiyatının yapay biçimde yükseltilmesine dayanan bu yaklaşımı kabul etmiyorum. Olumsuz yanıt verdiğimde görüşmelerin rahatlıkla sonlandığına, ardından bazı şirketlerin kısa süre sonra yüksek değerlemelerle halka arz edildiğine tanık oldum. Bu örnekler, halka arz süreçlerinin ve fiyatlama mekanizmalarının ne kadar titizlikle incelenmesi gerektiğini gösteriyor. Bu şekilde fiyat garantisi verenler sosyal medyada yatırımcıları da etkiliyor. Bu nedenle yatırımcıları da defalarca uyardım: Sosyal medyada yüksek takipçi sayılarına sahip olmak, “trader”, “stratejist”, “danışman” veya “fon yöneticisi” unvanlarını kullanmak ya da SPK lisansına sahip olduğunu açıklamak, tek başına güvenilirlik göstergesi değildir. Yatırım danışmanlığı, halka arz aracılığı, kredi ve finansman tahsisi gibi faaliyetlerin her biri kendi hukuki düzenlemelerine ve yetkilendirme koşullarına tabidir. Gerekli yetki ve lisanslar olmadan yürütülen faaliyetler hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir. Ne yazık ki toplumda “Mecburuz, zor durumdayız, paraya ihtiyacımız var” düşüncesiyle hukuka aykırı olabilecek uygulamaları kabullenme eğilimi de görülebiliyor. Oysa ekonomik zorluklar, hukuka aykırı davranışları meşru hâle getirmez. Sermaye piyasalarının ihtiyacı daha fazla spekülasyon değil; bilimsel yönetim, finansal sürdürülebilirlik, bağımsız denetim, etkin gözetim ve hukukun eşit uygulanmasıdır. Bunların karşılığı ise finansal yönetim danışmanlığıdır. Ancak, bu "danışman" ya da "yatırım tavsiyesi" gibi yanlış anlaşılmamalıdır. Bu çok yüksek nitelikler gerektiren çok saygın bir meslektir. Esas işlevi de çok boyutlu değer yaratmaktır. Bu sorunların çözümü, kişilerin unvanlarına veya kurumların açıklamalarına değil, somut verilere, bağımsız incelemelere ve hesap verebilirliğe dayanmalıdır. Türk Milleti bu açıkladığım hususları ivedilikle doğu anlamak, düşünce ve davranış dönüşümü yaşamak ve her ne olursa olsun bilim, hukuk, etik ve liyakat dışında hiçbir şeyi asla ve kesinlikle tercih etmemelidir! Başka bir kurtuluş yok! Lütfen daha büyük felaketler olmadan bu gerçeği kabul edin. Paylaşarak destek olduğunuz için teşekkür ederim.
Dr. İbrahim Can, CPA18,179 Aufrufe • vor 15 Tagen

Kadıköy'de birahanede toplanan ve alkol eşliğinde slogan atan kalabalık, protestolarını laiklik, modernlik ve özgürlük adına hükümete karşı bir duruş olarak nitelendirirken, Kadıköylülerin polise yaptığı şikâyetlerin ardından dağıtıldı. Balıkçıda içki içenlerde bu sorun yok.
Dr. İbrahim Can, CPA87,285 Aufrufe • vor 3 Monaten

ABD’de şerefli subaylar, İsrail’in Filistin’deki soykırım suçlarına ortak olmayı reddettikleri ve Trump’ın 500 milyar dolarlık ticari projesi için Gazze’yi işgal planına karşı çıktıkları için tutuklanıyor. Bu gelişme dünya medyasında geniş yankı bulurken, Türkiye'de havuz medyasının sahte gündemiyle uyutulan toplumun büyük bölümü hâlâ gerçeklerden habersiz. Oysa Türkiye’de de aynı şekilde gerçekleri söyleyen onurlu subaylar tutuklanıyor. Tüm bu yaşananlar tesadüf değil; aynı küresel planın parçası. #Palestine #GazaGenocide
Dr. İbrahim Can, CPA291,037 Aufrufe • vor 1 Jahr

Bisikletli valinin taytı tartışıldı. Şimdi de kürek sörfü (sub) yaygınlaştığı için rahatsız olanlar var. Madalyalı kürekçi olarak sub sporunu tavsiye ederim. Kadıköy’deki kültür, sanat ve spor etkinliklerime katılmak, uluslararası arkadaşlıklar kazanmak ve bütünsel wellness danışmanlığı almak için “İyi Yaşamın Bilimi: Wellness” kitabımı okumanızda fayda var. 💪🏻😎
Dr. İbrahim Can, CPA79,970 Aufrufe • vor 3 Monaten

Türkiye’de en zengin %1’lik kesim, ülke toplam servetinin %38’ine sahiptir. En zengin %10’luk kesim ise toplam servetin %72’sini elinde bulundurmaktadır. Ahlakın çöktüğü toplumlarda kazanç meşruiyetini kaybeder; servet, liyakatle değil hileyle el değiştirir. Toplumsal pastanın hammaddesini üreten, onu pişiren ve servis eden geniş kitleler, çoğu zaman paylarına düşenle değil; geriye kalanlarla yaşamaya zorlanır. Pastaya ilk ulaşan ve onu ölçüsüzce tüketen dar bir azınlığın bu konumu, bireysel yetenek ya da üstün emekle değil; siyaset, sermaye ve organize çıkar yapılarının kesişiminde oluşan ayrıcalıklı ilişkiler ağıyla açıklanabilir. Bir toplum, kendisini yoksulluğa mahkûm edenleri siyasette ve iş dünyasında servet ve güç sahibi yaparak onlara itaat ederken; özellikle finans ve yönetim bilimleriyle refahı, mühendislikle kalkınmayı, tıpla sağlığı ve diğer bilimlerle medeniyeti mümkün kılan bilim insanlarını itibarsızlaştırıyor; buna karşılık ünlülere hayranlık duyarak ve din tacirlerini, şarlatanları ve dolandırıcıları kurtarıcı olarak yüceltiyorsa, yoksulluk artık yalnızca siyasi ve ekonomik idarecilerin dayattığı bir kader değil, toplumsal rızanın bilinçsizce ürettiği bir tercihe dönüşür.
Dr. İbrahim Can, CPA189,300 Aufrufe • vor 9 Monaten