Dr. İbrahim Can, CPA's banner
Dr. İbrahim Can, CPA's profile picture

Dr. İbrahim Can, CPA

@ICanAdvisory • 62,687 subscribers

Finansal Yönetim Danışmanı | Adli Bilirkişi 𝐈 𝐂𝐚𝐧 𝐀𝐝𝐯𝐢𝐬𝐨𝐫𝐲 𝘍𝘪𝘯𝘢𝘯𝘤𝘪𝘢𝘭 𝘔𝘢𝘯𝘢𝘨𝘦𝘮𝘦𝘯𝘵 𝘈𝘥𝘷𝘪𝘴𝘰𝘳, 𝘗𝘩.𝘋.

Shorts

Canlı yayında dikkatimi çeken polislere yakışmayan davranış... Hanımın avukat olduğunu sanıyorum.

Canlı yayında dikkatimi çeken polislere yakışmayan davranış... Hanımın avukat olduğunu sanıyorum.

4,435,937 views

Antalya ve Alanya’da en iyi oteller, restoranlar, gece kulüplerini gezdim. Ben üniversiteye başlamadan birlikte çalıştığım 25 yıllık dostlarımın işletmeleri bomboş. Biz altın çağı yaşadık. Şimdi müşteriler parasız ve/veya kalitesiz… Geçmiş olsun Türkiye! 😔

Antalya ve Alanya’da en iyi oteller, restoranlar, gece kulüplerini gezdim. Ben üniversiteye başlamadan birlikte çalıştığım 25 yıllık dostlarımın işletmeleri bomboş. Biz altın çağı yaşadık. Şimdi müşteriler parasız ve/veya kalitesiz… Geçmiş olsun Türkiye! 😔

1,160,702 views

Kadıköy 50 yıldan eski binalara en az 65 bin TL kira istiyor ama durum bu! Emlakçılar zebani, ev sahipleri de iblis olup bunu “normal” görüyor. Yaşamın her saniyesinde ölüm riski %99 ama Marmaray, AVM ve mezarlık yürüme mesafesi; çok merkezi, ahirete yatırım fırsatı kaçırmayın!

Kadıköy 50 yıldan eski binalara en az 65 bin TL kira istiyor ama durum bu! Emlakçılar zebani, ev sahipleri de iblis olup bunu “normal” görüyor. Yaşamın her saniyesinde ölüm riski %99 ama Marmaray, AVM ve mezarlık yürüme mesafesi; çok merkezi, ahirete yatırım fırsatı kaçırmayın!

731,013 views

İngiltere’de £40k olan diş operasyonunu İstanbul’da £6,4k fiyata yaptırmak istedi. Sonuçta 5 beyin ameliyatı ve aylarca uürüyememek de dahil hayatı kabusa döndü. 2 milyona yakın takipçisi olan The Times and Sunday Times haber yaptı. Benzer vakalar özellikle sağlık sektöründe son yıllarda artmaya başladı. Türkiye dünyanın en iyi hekimlerine sahip olsa da hastanelerin de bir işletme olduğu ve işletmenin de çeşitli dalları olan uygulamalı bilimler olduğu geri çevrildiği sürece tekstil, inşaat ve tarımda da olduğu gibi her alanda sektör, piyasa ve ekonomi kaybı yaşanmaya devam edecektir. Şirketlerin çok acil bilimsel yönetim danışmanlığı ile tanışması lazım. Bu sayede küresel rekabette Türkiye’nin en iyi şekilde temsil edilmesi ve gerçekten sürdürülebilirlik ve katma değer yaratılması mümkün olabilir.

İngiltere’de £40k olan diş operasyonunu İstanbul’da £6,4k fiyata yaptırmak istedi. Sonuçta 5 beyin ameliyatı ve aylarca uürüyememek de dahil hayatı kabusa döndü. 2 milyona yakın takipçisi olan The Times and Sunday Times haber yaptı. Benzer vakalar özellikle sağlık sektöründe son yıllarda artmaya başladı. Türkiye dünyanın en iyi hekimlerine sahip olsa da hastanelerin de bir işletme olduğu ve işletmenin de çeşitli dalları olan uygulamalı bilimler olduğu geri çevrildiği sürece tekstil, inşaat ve tarımda da olduğu gibi her alanda sektör, piyasa ve ekonomi kaybı yaşanmaya devam edecektir. Şirketlerin çok acil bilimsel yönetim danışmanlığı ile tanışması lazım. Bu sayede küresel rekabette Türkiye’nin en iyi şekilde temsil edilmesi ve gerçekten sürdürülebilirlik ve katma değer yaratılması mümkün olabilir.

52,982 views

Trump, Türk heyetine; “Onları herkesten daha iyi tanıyorum. Çok zekiler, keşke bu kadar zeki olmasalardı.” derken aslında hem alaycı ve küçümseyici bir tavır hem de zehirli bir kibir ve narsist kişilik bozukluğu sergiledi. Yine de ticari anlaşmalarla istediğini alan bir savaş tacirinin bu sahte övgüsüne sevinenler var. Liderlik, kıyas gerektirmeden kendiliğinden öne çıkan, belirgin bir kişilik vasfıdır. Bu kavram, siyasi ve askeri boyutlarda dünyada eşi benzeri görülmemiş şu örnekle açıklanabilir: Bir savaşta yenilgiye uğramış, dünyanın en güçlü devletlerinden birine bile, hak eden kişiye saygı ve övgüyü kendi özgür iradesiyle teslim ettirebilmek. İstiklal Savaşımızın başarıya ulaşması üzerine istifa etmek zorunda kalan İngiliz Başbakanı Lloyd George, parlamentoda sorguya çekildiğinde şöyle konuşuyor: Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o büyük dâhi çağımızda Türk ulusuna nasip oldu ve kader onu bizim karşımıza çıkardı. #Atatürk 🇹🇷

Trump, Türk heyetine; “Onları herkesten daha iyi tanıyorum. Çok zekiler, keşke bu kadar zeki olmasalardı.” derken aslında hem alaycı ve küçümseyici bir tavır hem de zehirli bir kibir ve narsist kişilik bozukluğu sergiledi. Yine de ticari anlaşmalarla istediğini alan bir savaş tacirinin bu sahte övgüsüne sevinenler var. Liderlik, kıyas gerektirmeden kendiliğinden öne çıkan, belirgin bir kişilik vasfıdır. Bu kavram, siyasi ve askeri boyutlarda dünyada eşi benzeri görülmemiş şu örnekle açıklanabilir: Bir savaşta yenilgiye uğramış, dünyanın en güçlü devletlerinden birine bile, hak eden kişiye saygı ve övgüyü kendi özgür iradesiyle teslim ettirebilmek. İstiklal Savaşımızın başarıya ulaşması üzerine istifa etmek zorunda kalan İngiliz Başbakanı Lloyd George, parlamentoda sorguya çekildiğinde şöyle konuşuyor: Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o büyük dâhi çağımızda Türk ulusuna nasip oldu ve kader onu bizim karşımıza çıkardı. #Atatürk 🇹🇷

127,757 views

Bu video neden sizce binlerce etkileşim alıyor, ama aşağıdaki bilgi neredeyse hiç okunmuyor?

Bu video neden sizce binlerce etkileşim alıyor, ama aşağıdaki bilgi neredeyse hiç okunmuyor?

20,909 views

Türkiye'de ne okula ne de işe giden 15-29 yaş aralığındaki genç nüfus yaklaşık 5 milyon kişi ve tüm gençlerin %26'sıdır. Avrupa ortalaması ise %11'dir. En büyük günah israf ise bunun en kötüsü insan israfıdır!

Türkiye'de ne okula ne de işe giden 15-29 yaş aralığındaki genç nüfus yaklaşık 5 milyon kişi ve tüm gençlerin %26'sıdır. Avrupa ortalaması ise %11'dir. En büyük günah israf ise bunun en kötüsü insan israfıdır!

20,181 views

Videos

ICanAdvisory's profile picture

Afrika'da iki yıldır kirli su içmek zorunda kalan köylülerle konuşan “beyaz adam”, su kuyusunun bir parçasını tamir ettirmek için “yerel halk” arasından iki tamirci çağırıyor ve sorun çözülüyor. Peki, bu sorun “beyaz adam” söylemeden çözülemez miydi? Zaten halktan birileri bunu çözebiliyorken neden iki yıldır bu çile çekildi? Yönetim, uygulamalı bir bilim olarak sıfır maliyetle harika çözümler ve refah sunabilir. Ancak sömürgecilik, halkın bu çözümleri görmesini, anlamasını ve talep etmesini engeller; böylece halk çile çekerek yoksullaşırken, yönetimde görevli olanlar servet transferleriyle zenginleşir. Marmara Üniversitesi, tez araştırmada finansal sürdürülebilirlik teorisini geliştirdiğimi biliyorsunuz. Bunu fintech ve yapay zeka yazılımlarıyla destekleyerek, yalnızca yabancı ülkelerde bu bilimsel çözümü stratejik bir yönetim aracı olarak kullanıp yüzlerce milyon dolarlık finansal varlık yarattığımı da biliyorsunuz. Peki, neden Türkiye’de bunu yapmama izin verilmiyor? Türkiye’de yüzlerce milyon dolar istemeyen tek bir kişi bile bulamazsınız. Ancak kaynak bilim, liyakat ve teknokrasi olduğunda ve devlet ile şirketlerin yönetiminde stratejik bir araç olarak kullanıldığında, bu kesinlikle kabul edilmiyor. Bu size inandırıcı gelmedi mi? Bunu mantığınıza oturtmakta zorlanıyor musunuz? Şimdi videoyu tekrar izleyin! Eğer bu çözümüm -bilimsel olarak ispatlanmış ve gerçek hayatta yabancı ülkeler için de uygulanmış- Türkiye'de uygulanırsa iki şey olur: 1) İdari gücü olanların artık hiçbir gücü kalmaz. Çünkü kimse kendisini tanrı yerine koyamaz! Çünkü artık onlara ihtiyaç kalmaz ve halk refaha kavuşur. 2) Bu olduğunda herkes şunu söyler: Bugüne kadar bunu neden yapmanız ve biz açlık ve sefalet içinde süründük ve ömrümüzü yitirdik? İşte bu koşullarda toplum hiçbir koşulda idare edilemez! Toplumun belli bir kontrol, baskı ve idare altında kalabilmesi için ölmemesi ama sürümesi yani düşünmeden, sorgulamadan ve sorun yaratmadan itaat etmesi gerekir. İşte olan budur! Yoksa Türkiye'nin maddi ve manevi kaynaklarıyla tek bir kişinin dahi aç kalamayacağı kadar yüksek bir refah potansiyeli vardır. Bu potansiyel var ama işte dediğim gibi "sömürgecilik" ve "beyaz adam" emri olmadan yerel halk hiçbir şey yapamaz.

Dr. İbrahim Can, CPA

579,526 views • 11 months ago

ICanAdvisory's profile picture

Ela Rumeysa Cebeci, Danışman kitabımı paylaştığında kimse finans, yönetim, sürdürülebilirlik ve hukuk bütünlüğü olan finansal yönetim danışmanlığının nasıl sosyoekonomik kalkınma sağlayacağıyla ilgilenmedi. Bunun yerine seks, uyuşturucu, magazin, futbol, bahis, şöhret ve para daha çok ilgi çektiği için ülkede konkordato, iflas, işsizlik, yolsuzluk, borsa manipülasyonu, asgari ücretli kölelik, sefalete mahkum edilen emekliler ve ihtiyar bir gençlik var. Bütün bu sorunları hiç para gerektirmeden kısa sürede çözebiliriz. Bu bir iddia veya kişisel düşünce değil, bilim ve hayatın bir gerçeğidir. Ancak, iş dünyasının en büyük patronları ve siyasetin liderleri ya da onların çevresindeki "danışman" unvanlı bazı yöneticilerin tamamı beni ve çözümlerimi bilmesine rağmen tümünü reddediyor. Bunun tek bir nedeni var: Söz konusu sorunlardan sağlanan kişisel menfaatleri, bu sorunların çözülmesiyle Türk Milletinin elde edeceği ortak menfaatlerin önüne koyuyorlar. Bu nedenle de çözüm istemiyorlar. Bu kadar basit! Toplumun ilgisi bilim, adalet, etik ve teknokrasi veya yönetim danışmanlığı sayesinde kalkınma yerine başka alanlarda olunca bundan en çok siyaset, iş dünyası ve suç örgütleri faydalanıyor. Bu da bizi şu sonuca götürüyor: En büyük suçlular eylemsizlik halinde olanlardır. Aslında hiçbir şey yapmadan işledikleri bu en büyük suç nedeniyle asla mahkemede yargılanmazlar. Ancak, bireyden topluma dönüşen bu ortak davranış bir ömür boyu en ağır cezayı hep birlikte çekmeye neden olur. Bu da ekonomik sorunlarla doğrudan ve çift yönlü ilişkide görülen toplumsal şiddet, cehalet, ahlaksızlık, yozlaşma şeklinde görülür. Türkiye bunu organize ve planlı şekilde yaşıyor! Bunu da "İyi Yaşamın Bilimi: Wellness" kitabımda "Asimetrik Uygarlık Savaşı" olarak açıkladım. 📩📚

Dr. İbrahim Can, CPA

361,151 views • 10 months ago

ICanAdvisory's profile picture

Sorun “fon krizi” değil, sermaye piyasasında yıllardır devam eden organize mali suç iddialarıdır. Bunun temelinde, konkordato ve iflasın hemen öncesinde halka arz edilen, finansal sürdürülebilirliği tartışmalı şirketler bulunuyor. Bu şirketlerde görev yapan danışmanların, denetçilerin, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin ve diğer yöneticilerin yanı sıra halka arz süreçlerinde görev alan ilgili kamu otoritelerinin sorumlulukları da hukuki çerçevede incelenmelidir. Yasal koşulların oluşması hâlinde, sorumluların yatırımcılara karşı müteselsil sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu sorunları ve çözüm önerilerimi 12 yıldır paylaşıyorum. Cumhurbaşkanına, ilgili bakanlara ve SPK, KGK, MASAK ile Borsa İstanbul yönetimlerine ilettim. Adli bilirkişi olarak büyük ölçekli hukuk ve ceza davalarında finansal konularda raporlar hazırladım; hâkim ve savcılarla gerçekleştirdiğim toplantılarda özel bilgi ve deneyimlerimi aktardım. Manipülasyonu bir günde önlemeyi ve böylece borsanın adil değerine ulaşmasına katkı sağlamayı hedefleyen yapay zekâ destekli çözümümü, 4 Kasım 2025’te düzenlenen Sermaye Piyasası Kongresi’nde SPK Başkanına sundum. Aynı kongrede birlikte bulunduğumuz Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek de “Bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını biliyoruz” açıklamasında bulundu. Ancak çözüm önerilerimin dikkate alınmadığını düşünüyorum. Bugün yalnızca fon yatırımcıları değil, tüm sermaye piyasası ve ülke ekonomisi zarar görüyor. Kamuoyuna yansıyan kayıp tahminleri doğruysa, yaklaşık 435 bin yatırımcının 20 milyar dolar civarında zarara uğradığı bir tablodan söz ediyoruz. Bu ölçekteki kayıplar, gerekli önlemler zamanında alınsaydı önlenebilir miydi? Bu sorunun bütün yönleriyle araştırılması gerekiyor. Halka arz olmak isteyen şirketlerin patronları bana başvurduğunda, Finansal Sürdürülebilirlik Derecelendirmesi (FSR) tez çalışmamı finansal yönetim danışmanlığı uygulamalarıyla birleştirerek analizler yapıyorum. Şirket gerçekten finansal sürdürülebilirlik güvencesi sunuyor mu? Yönetim anlayışında bilim, hukuk, etik ve liyakat ne ölçüde esas alınıyor? Bu sorulara yanıt arıyorum. Karşılaştığım bazı örneklerde şirket sahiplerinden şu yaklaşımı duydum: “Bizim danışmanımız (tahtacı) hisse fiyatı garantisi veriyor. Siz daha yüksek fiyat garantisi verirseniz sizinle çalışırız.” Hisse fiyatının yapay biçimde yükseltilmesine dayanan bu yaklaşımı kabul etmiyorum. Olumsuz yanıt verdiğimde görüşmelerin rahatlıkla sonlandığına, ardından bazı şirketlerin kısa süre sonra yüksek değerlemelerle halka arz edildiğine tanık oldum. Bu örnekler, halka arz süreçlerinin ve fiyatlama mekanizmalarının ne kadar titizlikle incelenmesi gerektiğini gösteriyor. Bu şekilde fiyat garantisi verenler sosyal medyada yatırımcıları da etkiliyor. Bu nedenle yatırımcıları da defalarca uyardım: Sosyal medyada yüksek takipçi sayılarına sahip olmak, “trader”, “stratejist”, “danışman” veya “fon yöneticisi” unvanlarını kullanmak ya da SPK lisansına sahip olduğunu açıklamak, tek başına güvenilirlik göstergesi değildir. Yatırım danışmanlığı, halka arz aracılığı, kredi ve finansman tahsisi gibi faaliyetlerin her biri kendi hukuki düzenlemelerine ve yetkilendirme koşullarına tabidir. Gerekli yetki ve lisanslar olmadan yürütülen faaliyetler hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir. Ne yazık ki toplumda “Mecburuz, zor durumdayız, paraya ihtiyacımız var” düşüncesiyle hukuka aykırı olabilecek uygulamaları kabullenme eğilimi de görülebiliyor. Oysa ekonomik zorluklar, hukuka aykırı davranışları meşru hâle getirmez. Sermaye piyasalarının ihtiyacı daha fazla spekülasyon değil; bilimsel yönetim, finansal sürdürülebilirlik, bağımsız denetim, etkin gözetim ve hukukun eşit uygulanmasıdır. Bunların karşılığı ise finansal yönetim danışmanlığıdır. Ancak, bu "danışman" ya da "yatırım tavsiyesi" gibi yanlış anlaşılmamalıdır. Bu çok yüksek nitelikler gerektiren çok saygın bir meslektir. Esas işlevi de çok boyutlu değer yaratmaktır. Bu sorunların çözümü, kişilerin unvanlarına veya kurumların açıklamalarına değil, somut verilere, bağımsız incelemelere ve hesap verebilirliğe dayanmalıdır. Türk Milleti bu açıkladığım hususları ivedilikle doğu anlamak, düşünce ve davranış dönüşümü yaşamak ve her ne olursa olsun bilim, hukuk, etik ve liyakat dışında hiçbir şeyi asla ve kesinlikle tercih etmemelidir! Başka bir kurtuluş yok! Lütfen daha büyük felaketler olmadan bu gerçeği kabul edin. Paylaşarak destek olduğunuz için teşekkür ederim.

Dr. İbrahim Can, CPA

18,179 views • 15 days ago