
Kazım Kızıl
@kazimkizil • 57,795 subscribers
Video Journalist | https://t.co/NN5l5nNhzv | [email protected]
Shorts
Videos
0:32
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Çeşme’de yangın sürüyor. Müdahalenin olmadığı yerlerde yurttaşlar kendi imkanlarıyla güvenli bir hat çekmeye çalışıyorlar.
Kazım Kızıl2,972,375 görüntüleme • 1 yıl önce

Görüntüler depremin vurduğu Hatay’dan, bugüne ait… Samandağ Mağaracık’ta “acele kamulaştırma” kararı ile köy sakinlerinin tapulu arazilerine el konuluyor. İnsanlar narenciyelerine, zeytin ağaçlarına, suyuna toprağına sahip çıkmak için kepçelerin önlerine yatıyorlar. Jandarma genç yaşlı demeden müdahale ediyor; fenalaşanlar, baygınlık geçirenler, yaralananlar, hastaneye kaldırılanlar var. Depremin üzerinden 800 gün geçmesine rağmen Hataylıların çilesi de mücadelesi de bitmiş değil. Video: Gülnur Saydam
Kazım Kızıl3,065,416 görüntüleme • 1 yıl önce

AYSEL | BÖLÜM 1 6 Şubat depremlerinden önce Antakya’da, yaklaşık 1.200 metrekarelik tapulu arazisi üzerindeki müstakil evinde yaşayan Aysel Ertuğrul; bahçesinde sebze ve meyve yetiştiriyor, tavuklarına bakıyor, çocukları ve torunlarıyla aynı avluda buluşuyordu. Depremin ardından arazisi rezerv yapı alanı kapsamına alındı. Bugün eski evinin yerinde apartmanlar yükselirken Ertuğrul, önce çadırda, ardından konteyner kentte geçirdiği yaklaşık üç buçuk yılın sonunda hâlâ kurada bir ev çıkmasını bekliyor. “Aysel” dizisinin ilk bölümü, konteynerde gündelik hayatın koşullarına odaklanıyor. “Dün kesildi, bugün de kesildi. Bulaşık yapacağım, yemek yapacağım, suyumuz yok” diyen Ertuğrul; su ve elektrik kesintilerini, böcekleri, hijyen sorunlarını ve yemekle uyku alanının iç içe geçtiği daracık mekânı anlatıyor: “Bir sene, iki sene, üç sene ama az değil. Üç senemizi burada geçirdik. Sanki ömür boyu bu bir metrede kalıyoruz.” Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 26 Ocak 2026 tarihli verilerine göre Hatay’da 156 bin 953 kişi konteynerlerde yaşıyordu. Aradan geçen sürede güncel toplam açıklanmasa da konteyner kentler, Hatay’da on binlerce insan için yaşam alanı olmayı sürdürüyor. “Aysel” mini dizisinin sonraki bölümlerinde Ertuğrul’un geçmişteki yaşamını, eşi Macit’le kurduğu dayanışmayı, rezerv alan sürecini ve yıllardır sonuçlanmayan ev bekleyişine tanık olacağız. Temmuz 2026 | Antakya/Hatay
Kazım Kızıl14,346 görüntüleme • 3 gün önce

“İşçiler sahipsiz değil!” İzmir BB Başkanı Cemil Tugay ve beraberindekilerinin çöpleri toplayarak grev kırıcılığı yaptığını dile getiren bir grup genç durumu protesto etti. İççilerin yanında olduklarını dile getiren gençler çöp toplayan ekibin fiziksel ve sözlü şiddetine uğradı.
Kazım Kızıl1,278,098 görüntüleme • 1 yıl önce

Polis olay yerini net gören kamerayı iş yerinde incelemiş, hem de iki kere. Ama kayıtları el koymamış. Saldırganlardan birinin ailesi gelip almış kayıtları. “Polis tekrar gelirse, kayıtların bizde olduğunu söylersin” diye de eklemiş! Delirmemek elde değil! #HakanTosunaNeOldu?
Kazım Kızıl873,116 görüntüleme • 9 ay önce
0:31
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Naci Görür'ün sermaye ilişkisi yeni değil. Bir video haber hazırlarken denk gelmiştim bu videoya. Jeotermale karşı direnen köylüleri "bilmemekle" suçluyordu. Araştırınca 3S Kale Enerji'nin danışmanı olduğunu öğrenmiştim. Ve evet, şirket jeotermal enerji alanında çalışıyordu...
Kazım Kızıl713,099 görüntüleme • 10 ay önce

Hatay’da 2 gözaltı! Samandağ Kurtderesi köylüleri tapulu mandalina bahçelerinin TOKİ tarafından el konulmasına karşı mücadelesini sürdürüyor. Bu sabah polis eşliğindeki iş makinalarının girişini engellemek isteyenlere müdahale edildi. İlayda Çekiç ve Emir Döner gözaltına alındı.
Kazım Kızıl682,635 görüntüleme • 10 ay önce

HÂHÂ: Ölmeyen Bir Ses Antakya coğrafyasındaki Arap Alevileri arasında özellikle kadınlar tarafından kuşaktan kuşağa aktarılan “hâhâ” geleneği, Samandağ’da düzenlenen bir atölyede yeniden hayat buldu. Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali kapsamında bir araya gelen kadınlar, “hâhâ”ların nasıl söylendiğini, kafiye düzenini ve taşıdığı anlamları anlattı. Genellikle düğünlerde ve kına gecelerinde söylenen hâhâlar; kadınların sevinçlerini, dileklerini ve dertlerini dile getirmelerinin yanı sıra deprem sonrası kamulaştırma, el koyma ve kadın mücadelesi gibi güncel sorunların aktarılmasında da aracılık ediyor. Temmuz 2026 | Samandağ/Hatay
Kazım Kızıl33,743 görüntüleme • 13 gün önce

Yer Hatay… Video arşivden değil, bu akşam çektim. Yan yana duran ve farklıymış gibi görünen bu iki görüntü aslında aynı video. Soldaki normal akarken, sağdaki sondan başa doğru akıyor. Ki göreceğiniz gibi kapıda görüntüler ortaklaşıyor. Kimileri “insanlar çadırda kalırken eğlenenler var” şeklinde, kimileri de “hayat devam ediyor” ya da “Hatay yaralarını sarıyor” şeklinde okuyacaktır bu videoyu. Oysa bize gösteren-gösterilen-görünen ilişkisi, medya, etik, kurgu ve daha bir çok konuda çok farklı şeyler anlattığını düşünüyorum. Bu videoyu hem belki üzerine biraz düşünürüz hem de Hatay’da bir çok kişiden duyduğum şu cümleler nedeniyle paylaşma gereği duydum: “Bir an mutlu oluyoruz mesela, bir kaç saniye belki bir kaç dakika. Mutluluğumuzu paylaşmaya bile korkuyoruz, linçleneceğiz ya da Hatay’da her şeyin yoluna girdiğini düşünecekler diye. Zar zor sevinecek bir şey buluyoruz, onu bile hakkıyla yaşayamıyoruz...” Bu videonun soldaki kısmının ilk 15 saniyesi işte bu anlık mutlulukları anlatıyor aslında, hala hayatta kalanların birbirini görme, yaşadığını bilme mutluluğunu… Sağdaki ise ana değil daha genel-geçer bir zamana ve mekana dair bir şeyler söylüyor; depremin üzerinden neredeyse 1 yıl geçmişken hala çadırda kalanların olduğunu, konteynerlerde, hasarlı evlerde kalsalar bile on binlerce insanın barınma sorunu yaşadığını, artık saymaktan ezberlediğimiz onlarca sorunun devam ettiğini, yani özetle yaraların tazeliğini koruduğunu…vs…vs…vs. Burada hiçbir şey normalleşmedi. Size “Hatay normale dönüyor” diyenlere kamerasını biraz daha öteye, kapının dışına, arka sokağa, öbür mahalleye çevirmesini söyleyin. Buranın “yeni normali” oralar çünkü… 9 Ocak 2024 | #Antakya/Hatay
Kazım Kızıl1,485,089 görüntüleme • 2 yıl önce

“Oturduğum yerden para kazanmadım, 25 erkeğin tuvaletini temizliyordum ben” “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden bir telefonla işten çıkarıldım” “Belki tekrar Kadın Sığınmaevi’ne dönmek zorunda kalacağım” “Çocuğum bana ‘anne sen artık bana çikolata almayacak mısın’ diye soruyor” “17 yaşındaki kızım işten çıkarıldım diye dünden beri iş arıyor” “Sadece işimi geri istiyorum” Geçtiğimiz haftalarda DİSK’e üye yaklaşık 20.000 işçinin katıldığı grevle gündeme gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi şimdi de toplu işten çıkarmalarla gündemde. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, TÜRK-İŞ’e bağlı Belediye-İş Sendikası üyesi işçilerin diğer işçilerden daha fazla maaş aldığını belirterek 1030 işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra yaklaşık 1900 yeni işçi alımı yapan Tugay’ın bir yandan mevcut işçileri çıkarma kararı sendika yöneticileri tarafından tepki ile karşılandı. 44 yaşındaki Özlem Koçer alınan son kararla birlikte işini kaybeden isimlerden biri. 2 çocuk annesi olan ve Kadın Sığınmaevi’ndeyken başvurduğu belediyede 2023 Kasım ayından beri temizlik işçisi olarak görev yapan Koçer, “tam bir şeylerin yoluna girdiğini düşünürken işten çıkarıldım” diyor. Tekrar Kadın Sığınmaevi’ne dönme riskiyle karşı karşıya olan Özlem Koçer’le yaşadığı süreci konuştuk. 19 Haziran 2025, İzmir
Kazım Kızıl584,377 görüntüleme • 1 yıl önce

Akbelen’de bugün yapılan jandarma müdahalesinden görüntüler. Müdahaleyi engellemek için TOMA’nın önünde duran YSP İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk TOMA’ya vurarak geri çekilmeye zorladı. (Burcugül Çubuk) Müdahaleden çok sayıda kişi etkilendi. #AkbeleneDokunma
Kazım Kızıl1,463,306 görüntüleme • 3 yıl önce

“Jin Jiyan Azadî/Kadın Yaşam Özgürlük” Newroz, 21 Mart 2026, Diyarbakır
Kazım Kızıl174,194 görüntüleme • 4 ay önce

“Sendika aklını başına toplasın!” “Gerekirse tüm kanuni haklarımızı kıllanırız.” “Bu kadar rezilliğe izin veremeyiz. O sendika anlaşacak!” “Ülke bu haldeyken bunu böyle sessizce karşılamak da içimize sinmiyor.” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay 4. gününe giren grev nedeniyle toplanmayan çöpler için sahadaydı. Grevdeki işçilerin ve sendika yöneticilerinin grev kırıcılığı itirazlarına rağmen beraberindeki ekiple çöpleri toplayan Tugay sendikanın uzlaşma masasına oturmaması halinde tüm kanuni haklarını kullanacağını dile getirdi. Grevdeki işçiler ise daha önce kararlaştırdıkları şekilde yarın büyük bir buluşma gerçekleştirmeyi planlıyorlar. 2 Haziran 2025, İzmir
Kazım Kızıl474,784 görüntüleme • 1 yıl önce

"Üzülüyoruz, inciniyoruz ama sonuçta direniyoruz!" "Ben 40 bin lira maaş alıyorum" "Sosyal medyada manipülasyon yapılıyor" "Hakkımızda yazılanları okuyunca ağlayacak dereceye geliyoruz" "Biz emeğimizin karşılığını istiyoruz sadece" İzmir'de belediye işçilerinin grevi 5. gününde. 20 bin civarında işçinin katıldığı grevde uzlaşma sağlanmış değil. Peki grevdeki işçiler ne istiyor? Talepleri neler? Haklarında çıkan haberler hakkında ne düşünüyorlar? Grevdeki işçilerle konuştum. Söz, 6 yıldır belediyede şoförlük yapan Nimet Menekşe'de. 2 Haziran 2025, İzmir
Kazım Kızıl459,878 görüntüleme • 1 yıl önce

Yedi Yüz Otuz Gün Kaç Gündür? Hataylılar sevdiklerini ağıtlarla anıyorlar… 5 Şubat 2025, Antakya/Hatay
Kazım Kızıl532,783 görüntüleme • 1 yıl önce

“Bu sefer durum farklı” İran’a geçtiğimiz cumartesi günü giden Türkiye vatandaşı Zeynep Kübra, Tahran’a indikten yaklaşık yarım saat sonra yaşanan saldırılar nedeniyle güvenli gördüğü Kum kentine geçmeye çalışıyor; ancak kısa süre içinde burada da bombardıman haberlerinin gelmesi üzerine yeniden Türkiye’ye dönme kararı alıyor. Kardeşi İran’da İslam tarihi alanında yüksek lisans eğitimi gören, kendisi de ülkede yaklaşık altı yıl yaşayan Kübra, 14-15 saat süren zorlu yolculuğun ardından Türkiye’ye ulaştıklarını anlatıyor. Kübra’nın yaşadıkları, Türkiye ile İran arasındaki ilişkinin yalnızca diplomatik ya da güvenlik boyutuyla sınırlı kalmadığını; eğitim, aile bağları, sınır ticareti ve gündelik yaşam üzerinden de sürdüğünü gösteriyor. Yüzyıllardır komşu olan iki ülke, bugün de enerji, ticaret ve sınır hareketliliği bakımından birbirine bağlılığını koruyor; sınır hattında yaşanan her gelişme ise her iki toplum açısından doğrudan insani sonuçlar doğuruyor. Mart 2026, Kapıköy Sınır Kapısı, Van
Kazım Kızıl148,758 görüntüleme • 4 ay önce

* İlk günlerde AKP milletvekilleri, AKP il yönetimi sürekli köydeydi. * Köy sakinlerine Narin’i sorduğumuzda “Biz Osmanlı torunuyuz” dediler. * Narin’in ailesi ne kadar politikse bu cinayet de o kadar politiktir. * Diyarbakır istihbaratın, polisin, jandarmanın en yoğun olduğu şehirlerden biri. * Onlarca görüşme trafiği var. Buna rağmen onuncu on birinci güne kadar tutuklanmıyorlar * Başlarını secdeye koyup kendilerini böyle gösteriyorlar. Ama onların tanrısı Allah değil, onların tanrısı sermaye. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey Tavşantepe’ye dair gözlemleri ile başladığı konuşmasında bize sorunun kaynağını da işaret ediyor. Söyledikleri çok kıymetli. Müjde Tozbey
Kazım Kızıl606,769 görüntüleme • 1 yıl önce