Kumandan's banner
Kumandan's profile picture

Kumandan

@KumandanRte148,056 subscribers

Shorts

Suriye meselesi bitti. PKK bitti. Ümit Özdağ’ın elinde provoke edecek konu kalmayınca, bittiğinin resmini görüyorsunuz. Zonguldak’ta miting yapmış. Katılan kişi sayısı, basın mensupları ve güvenlik görevlileri kadar bile değil. Onlar da çoluk çocuk…

Suriye meselesi bitti. PKK bitti. Ümit Özdağ’ın elinde provoke edecek konu kalmayınca, bittiğinin resmini görüyorsunuz. Zonguldak’ta miting yapmış. Katılan kişi sayısı, basın mensupları ve güvenlik görevlileri kadar bile değil. Onlar da çoluk çocuk…

254,299 Aufrufe

Naim Babüroğlu, Bu herif orduda general rütbesindeydi. Videoda konuşan çok bilmiş Orkun Özeller'de, Albay rütbesindeydi. İkinci videoda konuşan kişi de amiral eskisi Türker Ertürk. “Suriye'de İslamcılar olacağına laik PYD/PKK olsun.” diyen zat. Soruyorum: Siz, bu kafada komutanların olduğu bir ordunun savaş kazanabileceğini düşünebiliyor musunuz? Bu kafadaki askerler görevdeyken de “PKK'nın arkasında ABD, İsrail var.” deyip dağlarda askeri geri çekmiş midir acaba diye insanın sorası geliyor. İşte bu zihniyet, 3 kişinin kurduğu PKK'yı 40 yıl başımıza bela etti. Bu kafa, Adalar'ı, Musul'u, Kerkük'ü, Batı Trakya'yı savaşmadan teslim etti. Ruşen Çakır gibileri de bunların gazetecisi; varın gerisini siz hesap edin. Allah milleti bu zihniyetten kurtarsın, inşallah!

Naim Babüroğlu, Bu herif orduda general rütbesindeydi. Videoda konuşan çok bilmiş Orkun Özeller'de, Albay rütbesindeydi. İkinci videoda konuşan kişi de amiral eskisi Türker Ertürk. “Suriye'de İslamcılar olacağına laik PYD/PKK olsun.” diyen zat. Soruyorum: Siz, bu kafada komutanların olduğu bir ordunun savaş kazanabileceğini düşünebiliyor musunuz? Bu kafadaki askerler görevdeyken de “PKK'nın arkasında ABD, İsrail var.” deyip dağlarda askeri geri çekmiş midir acaba diye insanın sorası geliyor. İşte bu zihniyet, 3 kişinin kurduğu PKK'yı 40 yıl başımıza bela etti. Bu kafa, Adalar'ı, Musul'u, Kerkük'ü, Batı Trakya'yı savaşmadan teslim etti. Ruşen Çakır gibileri de bunların gazetecisi; varın gerisini siz hesap edin. Allah milleti bu zihniyetten kurtarsın, inşallah!

54,798 Aufrufe

Evliyken eşi İcardi'yi başka bir erkekle aldatan Wanda Nara, "Yılın Kadını" ödülünü almak için İstanbul'a geldiğinde Gülben Ergen, Nara'ya "Yılın Kadını" ödülü verilmesine tepki gösterip: "Jüriyi ve kriterlerini önemle merak ediyoruz." demişti. Biz de canlı yayında sunucunun kucağına oturan Gülben Ergen'e Ailem dizisinde başrol oynatan bizim bakanlık mensuplarını merak ediyoruz!

Evliyken eşi İcardi'yi başka bir erkekle aldatan Wanda Nara, "Yılın Kadını" ödülünü almak için İstanbul'a geldiğinde Gülben Ergen, Nara'ya "Yılın Kadını" ödülü verilmesine tepki gösterip: "Jüriyi ve kriterlerini önemle merak ediyoruz." demişti. Biz de canlı yayında sunucunun kucağına oturan Gülben Ergen'e Ailem dizisinde başrol oynatan bizim bakanlık mensuplarını merak ediyoruz!

1,502,636 Aufrufe

Allah bunlara fırsat vermesin. Bunlar, gerçek anlamda diktatör de olur. Kibir, ego, kabalık ve melanet taşıyorlar. En yakın arkadaşına bu zorbalığı yapan, normal vatandaşa neler yapmaz?

Allah bunlara fırsat vermesin. Bunlar, gerçek anlamda diktatör de olur. Kibir, ego, kabalık ve melanet taşıyorlar. En yakın arkadaşına bu zorbalığı yapan, normal vatandaşa neler yapmaz?

607,808 Aufrufe

BU YAZDIKLARIM ÇOK ÖNEMLİ. Şimdi saat geç oldu, fakat uyandığınızda herkesin okuyup yorum yapmasını çok isterim. Lütfen sadece göz ucuyla bakıp geçmeyin. Baştan sona okuyun. Çünkü anlattıklarımın tamamı yaşanmış gerçek hikâyeler. Okuyup düşüncelerinizi yazarsanız çok mutlu olurum. Saygı gösteren, saygı da bulur. Saygı önemli. Büyüğünü bilen, büyüğünden büyüktür. Birliğimizde 200’e yakın asker var idi. Sabah sporunu ben yaptırdığım zamanlarda birlik komutanı, “Binbaşı, sporu Mustafa yaptırıyor galiba.” dermiş odasındaki üsteğmene. Ben askerlere aynen şöyle diyordum: “Bakın lan, az ötesi lojman. Lan oğlum, yengeniz sizden şikâyetçi. Bebek 10 aylık. Sabahın köründe sizin askerler bazen öyle bir bağırıyor ki çocuk uyanıyor. Zaten sabaha kadar uyumuyorum. Söyle, lütfen söyle onlara; daha az bağırsınlar sabah sporunda. Duydunuz mu lan beni? Az bağırın oğlum.” Dememe rağmen öyle bir bağırıyorlardı ki birlik komutanı da oradan sabah sporunu benim yaptırdığımı anlıyormuş. Bunu neden mi anlatıyorum? İnsanların sevgisini kazanmak kolay değil. Başka bir gün, başka bir komutanları spor yaptırırken, “Daha yüksek sesle bağırın lan!” demesine rağmen, “Yav komutanım, boğazımızı mı yırtalım? Sesimiz bu kadar çıkıyor.” diyorlarmış. Ben onlarla içli dışlı biriydim. Onlarla aynı masada, aynı tabakta bir tabak hoşafı, bir kaşıkla ben isteyip kaçıklar idim. Derdi olan tek bana gelirdi. Nöbetçi olduğum zamanlarda devriye sonrası koğuşa girerdim. Koğuş nöbetçisi uyurken rahatsız etmezdim. Üstü açık ne kadar asker varsa tek tek örterdim. Bazıları uyanıp fark ederdi tabii. Onlar da arkadaşlarına anlatırdı durumu: “Yav, adam gece devriyeye çıkmış, gelmiş; koğuş nöbetçisi uyuyor, onu bile uyandırmamış. Bir de gelip bizim üstümüzü örtüyor.” Gelibolu’da ne olacak? Doğu ve Güneydoğu olsa olaylar tabii ki farklı olurdu. O zamanlarda o günleri de yaşadık, Doğu’da ve Güneydoğu’da. Şimdi konumuz o değil. Hafta sonları birliğe gelir, cumartesi pazar askerlerle geçirirdim. Onlarla maç yapardık. Hatta bir grup maç yapar, sonraki grup, “Komutanım, bizimle de devam et.” derdi. Kırmaz, maç yapardım. Maç içinde sinirlenirdim, kızardım. Ona rağmen onlar hiç duymazlardı. Maçtan sonra alayı gelip, yensek de yenilsek de bana sarılırdı. Eve, lojmana gitmemi istemiyorlardı adeta. Aslında en çok küfür eden bendim, en çok sinirli komutan da bendim. Ama onlar bendeki samimiyeti biliyorlardı. Ve bir baba gibi görüyorlardı beni alayı. Bu işler yapmacık olmaz, içten gelmeli. Cumartesi günleri arada sırada mangal yapardım. Gelibolu’nun sardalyası meşhurdur. İki kişiyiz, bebeği saymazsanız. O zamanlar 4 kg balık alırdım. Lojmanlar çevresinde nöbet tutan askerler olmak üzere bütün nöbetçi askerlerime ekmek arası yapar, tek tek dağıtırdım. Hatta bir gün lojmanda oturan bir subay beni binbaşıya şikâyet etmiş: “Yav komutanım, bu balık ızgara yapıp nöbetçilere dağıtıyor.” Bir gün bir toplantıda binbaşı sordu: “Mustafacığım, nöbetçi askerlere balık ekmek dağıtıyormuşsun. Yanında içecek olacak. Ne ikram ediyorsun?” diye bana sordu. Anladım ki şikâyet etmişler. “İçecek ikram etmiyorum, komutanım.” dedim. “Yav arkadaş, sen manyak mısın? Bak, inkâr da etmiyor.” dedi. Neyse, bu konular çok uzun da ben size bunu neden mi anlattım arkadaşlar? Bir gün meydanda binbaşı ile üsteğmen sohbet ederken, benim odamın önünden geçen askerlerin alayı odama selam verip geçerken onun dikkatini çekiyor. “Bu oda kimin lan? Bunlar neden odanın önünden geçerken selam veriyorlar?” Üsteğmen diyor ki: “Komutanım, o oda Mustafa’nın odası. Ona selam veriyorlar.” “Lan, bu şerefsizler benim odamın önünden geçerken bile selam vermiyorlar.” diye sitemde bulunuyor. Ben askerlere defalarca söyledim: “Lan oğlum, benim odanın önünden geçerken selam vermeyin. Bu birlikte 30’dan fazla komutan var. Bir gün biri görür, alınır. Vermeyin selam.” İçtima alanında hepsine söylememe rağmen alayı, odamın camının yanında geçerken selam veriyordu. Demem o ki, saygı zorla olmaz. Saygıyı kazanmak için karşındaki senin sevgine ve samimiyetine inanması lazım. İnanmak da öyle boşu boşuna olmuyor. Bir balık ekmek ile de olmuyor. Zamanında terhis olan bir askerimiz bana geldi: “Komutanım, borç istiyorum. Sivil elbisem yok.” “Evlat, bende para yok.” Parmağımdaki evlilik yüzüğümü çıkartıp verdim: “Git, bunu sat. Al kendine elbise, olur mu?” “Yav komutanım...” deyip ellerimi öpmeye kalktı. Çıkartıp verdim yüzüğü: “Bunu almazsan döverim seni. Sivil hayata gittiğinde çalış. Paran olursa gönder, göndermezsen de canın sağ olsun. Helal ettim.” dedim. Bunu birliğe anlatmış. İşte o canlar da beni bundan dolayı böyle seviyordu. Bir de hanımın kolundaki tek bileziği verdiğim bir asker var ki onun hikâyesini yazsam roman olur. Hakan Fidan’dan başladı hikâye, nereye geldi, değil mi? Bende hikâye bitmez, canlarım. Alayı gerçek, yaşanmış hikâyeler. Şimdi de bazen benim başıma olmaz işler geliyor ve siz, kıymetli takipçilerim, sorgusuz sualsiz yardımcı olmaya çalışıyorsunuz. Hepinizden Allah razı olsun. Üç sene önce 30 bin olan takipçi sayım bugün 147 binden fazla oldu. İşte bu, sizlerin bana güveninin ispatı. Rabbim alayınızdan razı olsun. Samimiyet çok önemli. Oğlan oyun konsolu istiyor ya, daha önce paylaşmıştım. birisini bulmuşlar. Ben aradım çocuğu: “Kardeşim, biz Gemlik’ten İzmit’e geleceğiz. Vallahi durumum yok. Sırf evlatlara söz verdiğim için geliyorum. Sen de bana en son fiyat ne olur de, ona göre gelelim.” “Abi, 14 bin istiyorum. Madem Gemlik’ten geleceksin, 12 bin son fiyat olur.” dedi. Kalktık, gittik adamın evine. Gitmemize 200 metre kala bir kız evlat ödünç aldığım arabaya çarptı. Bunu anlatmıştım daha önce. Ben karakoldayken bu konsolu alacağım evlat beni aradı: “Abi, biz de o kaza mahallindeydik. Siz şoka girmiştiniz, yanınızda evladınız da vardı galiba.” “Evet kardeşim.” dedim. “O nerede?” dedi. “Arabanın başında bekliyor.” dedim. “Abi, sen karakoldasın. Biz gidip kardeşi alıp eve götüreceğiz.” dedi. Telefon numarasını attım. Onu almışlar, evlerinde misafir etmişler. Arada geçen hikâye uzun. Bize çarpan kızın abisi karakola, yanıma geldi. Konuştuk. Hikâye uzun. “Beni hastaneye götür, kardeşim.” dedim. Çarpan kızımızı ziyaret ettim. Beni kaza olan yere getirdi. Sağ olsun, baktım çocuklar da orada. Onlara da sarıldım: “Yav, sizler ne güzel insanlarmışsınız kardeşlerim. Hakkınızı helal edin.” dedim. Konsol işi de yattı. “Abi, biz onu Furkan kardeşimize hediye ettik. Sen onu dert etme.” dediler. İşte o zaman tekrar sarılıp ağladım. Bunu ikinci defa anlatma sebebim, çocuklarla telefonla konuşmamızdaki samimiyetimi görmeleri. Neyse, kıymetli takipçilerim... Yazmakla bitmez benim hikâyem. Hepinizden Allah razı olsun.

BU YAZDIKLARIM ÇOK ÖNEMLİ. Şimdi saat geç oldu, fakat uyandığınızda herkesin okuyup yorum yapmasını çok isterim. Lütfen sadece göz ucuyla bakıp geçmeyin. Baştan sona okuyun. Çünkü anlattıklarımın tamamı yaşanmış gerçek hikâyeler. Okuyup düşüncelerinizi yazarsanız çok mutlu olurum. Saygı gösteren, saygı da bulur. Saygı önemli. Büyüğünü bilen, büyüğünden büyüktür. Birliğimizde 200’e yakın asker var idi. Sabah sporunu ben yaptırdığım zamanlarda birlik komutanı, “Binbaşı, sporu Mustafa yaptırıyor galiba.” dermiş odasındaki üsteğmene. Ben askerlere aynen şöyle diyordum: “Bakın lan, az ötesi lojman. Lan oğlum, yengeniz sizden şikâyetçi. Bebek 10 aylık. Sabahın köründe sizin askerler bazen öyle bir bağırıyor ki çocuk uyanıyor. Zaten sabaha kadar uyumuyorum. Söyle, lütfen söyle onlara; daha az bağırsınlar sabah sporunda. Duydunuz mu lan beni? Az bağırın oğlum.” Dememe rağmen öyle bir bağırıyorlardı ki birlik komutanı da oradan sabah sporunu benim yaptırdığımı anlıyormuş. Bunu neden mi anlatıyorum? İnsanların sevgisini kazanmak kolay değil. Başka bir gün, başka bir komutanları spor yaptırırken, “Daha yüksek sesle bağırın lan!” demesine rağmen, “Yav komutanım, boğazımızı mı yırtalım? Sesimiz bu kadar çıkıyor.” diyorlarmış. Ben onlarla içli dışlı biriydim. Onlarla aynı masada, aynı tabakta bir tabak hoşafı, bir kaşıkla ben isteyip kaçıklar idim. Derdi olan tek bana gelirdi. Nöbetçi olduğum zamanlarda devriye sonrası koğuşa girerdim. Koğuş nöbetçisi uyurken rahatsız etmezdim. Üstü açık ne kadar asker varsa tek tek örterdim. Bazıları uyanıp fark ederdi tabii. Onlar da arkadaşlarına anlatırdı durumu: “Yav, adam gece devriyeye çıkmış, gelmiş; koğuş nöbetçisi uyuyor, onu bile uyandırmamış. Bir de gelip bizim üstümüzü örtüyor.” Gelibolu’da ne olacak? Doğu ve Güneydoğu olsa olaylar tabii ki farklı olurdu. O zamanlarda o günleri de yaşadık, Doğu’da ve Güneydoğu’da. Şimdi konumuz o değil. Hafta sonları birliğe gelir, cumartesi pazar askerlerle geçirirdim. Onlarla maç yapardık. Hatta bir grup maç yapar, sonraki grup, “Komutanım, bizimle de devam et.” derdi. Kırmaz, maç yapardım. Maç içinde sinirlenirdim, kızardım. Ona rağmen onlar hiç duymazlardı. Maçtan sonra alayı gelip, yensek de yenilsek de bana sarılırdı. Eve, lojmana gitmemi istemiyorlardı adeta. Aslında en çok küfür eden bendim, en çok sinirli komutan da bendim. Ama onlar bendeki samimiyeti biliyorlardı. Ve bir baba gibi görüyorlardı beni alayı. Bu işler yapmacık olmaz, içten gelmeli. Cumartesi günleri arada sırada mangal yapardım. Gelibolu’nun sardalyası meşhurdur. İki kişiyiz, bebeği saymazsanız. O zamanlar 4 kg balık alırdım. Lojmanlar çevresinde nöbet tutan askerler olmak üzere bütün nöbetçi askerlerime ekmek arası yapar, tek tek dağıtırdım. Hatta bir gün lojmanda oturan bir subay beni binbaşıya şikâyet etmiş: “Yav komutanım, bu balık ızgara yapıp nöbetçilere dağıtıyor.” Bir gün bir toplantıda binbaşı sordu: “Mustafacığım, nöbetçi askerlere balık ekmek dağıtıyormuşsun. Yanında içecek olacak. Ne ikram ediyorsun?” diye bana sordu. Anladım ki şikâyet etmişler. “İçecek ikram etmiyorum, komutanım.” dedim. “Yav arkadaş, sen manyak mısın? Bak, inkâr da etmiyor.” dedi. Neyse, bu konular çok uzun da ben size bunu neden mi anlattım arkadaşlar? Bir gün meydanda binbaşı ile üsteğmen sohbet ederken, benim odamın önünden geçen askerlerin alayı odama selam verip geçerken onun dikkatini çekiyor. “Bu oda kimin lan? Bunlar neden odanın önünden geçerken selam veriyorlar?” Üsteğmen diyor ki: “Komutanım, o oda Mustafa’nın odası. Ona selam veriyorlar.” “Lan, bu şerefsizler benim odamın önünden geçerken bile selam vermiyorlar.” diye sitemde bulunuyor. Ben askerlere defalarca söyledim: “Lan oğlum, benim odanın önünden geçerken selam vermeyin. Bu birlikte 30’dan fazla komutan var. Bir gün biri görür, alınır. Vermeyin selam.” İçtima alanında hepsine söylememe rağmen alayı, odamın camının yanında geçerken selam veriyordu. Demem o ki, saygı zorla olmaz. Saygıyı kazanmak için karşındaki senin sevgine ve samimiyetine inanması lazım. İnanmak da öyle boşu boşuna olmuyor. Bir balık ekmek ile de olmuyor. Zamanında terhis olan bir askerimiz bana geldi: “Komutanım, borç istiyorum. Sivil elbisem yok.” “Evlat, bende para yok.” Parmağımdaki evlilik yüzüğümü çıkartıp verdim: “Git, bunu sat. Al kendine elbise, olur mu?” “Yav komutanım...” deyip ellerimi öpmeye kalktı. Çıkartıp verdim yüzüğü: “Bunu almazsan döverim seni. Sivil hayata gittiğinde çalış. Paran olursa gönder, göndermezsen de canın sağ olsun. Helal ettim.” dedim. Bunu birliğe anlatmış. İşte o canlar da beni bundan dolayı böyle seviyordu. Bir de hanımın kolundaki tek bileziği verdiğim bir asker var ki onun hikâyesini yazsam roman olur. Hakan Fidan’dan başladı hikâye, nereye geldi, değil mi? Bende hikâye bitmez, canlarım. Alayı gerçek, yaşanmış hikâyeler. Şimdi de bazen benim başıma olmaz işler geliyor ve siz, kıymetli takipçilerim, sorgusuz sualsiz yardımcı olmaya çalışıyorsunuz. Hepinizden Allah razı olsun. Üç sene önce 30 bin olan takipçi sayım bugün 147 binden fazla oldu. İşte bu, sizlerin bana güveninin ispatı. Rabbim alayınızdan razı olsun. Samimiyet çok önemli. Oğlan oyun konsolu istiyor ya, daha önce paylaşmıştım. birisini bulmuşlar. Ben aradım çocuğu: “Kardeşim, biz Gemlik’ten İzmit’e geleceğiz. Vallahi durumum yok. Sırf evlatlara söz verdiğim için geliyorum. Sen de bana en son fiyat ne olur de, ona göre gelelim.” “Abi, 14 bin istiyorum. Madem Gemlik’ten geleceksin, 12 bin son fiyat olur.” dedi. Kalktık, gittik adamın evine. Gitmemize 200 metre kala bir kız evlat ödünç aldığım arabaya çarptı. Bunu anlatmıştım daha önce. Ben karakoldayken bu konsolu alacağım evlat beni aradı: “Abi, biz de o kaza mahallindeydik. Siz şoka girmiştiniz, yanınızda evladınız da vardı galiba.” “Evet kardeşim.” dedim. “O nerede?” dedi. “Arabanın başında bekliyor.” dedim. “Abi, sen karakoldasın. Biz gidip kardeşi alıp eve götüreceğiz.” dedi. Telefon numarasını attım. Onu almışlar, evlerinde misafir etmişler. Arada geçen hikâye uzun. Bize çarpan kızın abisi karakola, yanıma geldi. Konuştuk. Hikâye uzun. “Beni hastaneye götür, kardeşim.” dedim. Çarpan kızımızı ziyaret ettim. Beni kaza olan yere getirdi. Sağ olsun, baktım çocuklar da orada. Onlara da sarıldım: “Yav, sizler ne güzel insanlarmışsınız kardeşlerim. Hakkınızı helal edin.” dedim. Konsol işi de yattı. “Abi, biz onu Furkan kardeşimize hediye ettik. Sen onu dert etme.” dediler. İşte o zaman tekrar sarılıp ağladım. Bunu ikinci defa anlatma sebebim, çocuklarla telefonla konuşmamızdaki samimiyetimi görmeleri. Neyse, kıymetli takipçilerim... Yazmakla bitmez benim hikâyem. Hepinizden Allah razı olsun.

139,893 Aufrufe

Gazeteci Nuray Başaran: “İYİ Parti FETÖ tarafından kurulmuş bir parti. MHP’de barınamayacaklarını anladılar. Kuruluşunda Ankara’ya bir uçak dolusu para geldi. Bunu ilk kez açıklıyorum. Bu para trafiği iki avukat üzerinden sürüyor. Bu avukatlardan biri tutuklandı.” Müsavat, boşuna bağırıp çağırma! Nasıl ki Ekrem ile Özgür’ün İP’ini Tamar Tanrıyar ortaya çıkarttı ve söylediklerinin alayı doğru çıktıysa... Şimdi de gazeteci Nuray Başaran, İP’in ipini ve Yeni Parti’nin ipini pazara çıkartmaya başladı. Öncelikle siz bu gazeteci ablanın iddialarına cevap verin. UÇAK DOLUSU PARA İDDİASININ CEVABINI VERİN! “Para trafiğinin aracısı iki avukat. Avukatlardan biri tutuklandı.” diyor. Diğer avukatın kim olduğu da yakında ortaya çıkar. Bekleyip göreceğiz...

Gazeteci Nuray Başaran: “İYİ Parti FETÖ tarafından kurulmuş bir parti. MHP’de barınamayacaklarını anladılar. Kuruluşunda Ankara’ya bir uçak dolusu para geldi. Bunu ilk kez açıklıyorum. Bu para trafiği iki avukat üzerinden sürüyor. Bu avukatlardan biri tutuklandı.” Müsavat, boşuna bağırıp çağırma! Nasıl ki Ekrem ile Özgür’ün İP’ini Tamar Tanrıyar ortaya çıkarttı ve söylediklerinin alayı doğru çıktıysa... Şimdi de gazeteci Nuray Başaran, İP’in ipini ve Yeni Parti’nin ipini pazara çıkartmaya başladı. Öncelikle siz bu gazeteci ablanın iddialarına cevap verin. UÇAK DOLUSU PARA İDDİASININ CEVABINI VERİN! “Para trafiğinin aracısı iki avukat. Avukatlardan biri tutuklandı.” diyor. Diğer avukatın kim olduğu da yakında ortaya çıkar. Bekleyip göreceğiz...

66,873 Aufrufe

Mossad’ın, CIA’nın çocuklarını silken devletim, BND’ninkileri silkmeden bırakır mı? Hele bu Adalet ve İçişleri Bakanlarımız, Hazreti Ali’nin kılıcı gibiler. İran adına ajanlık yapanlar da sırasını beklesin. Operasyonun eli kulağında! Alihan Kuriş Suç Örgütü Alihan Kuriş

Mossad’ın, CIA’nın çocuklarını silken devletim, BND’ninkileri silkmeden bırakır mı? Hele bu Adalet ve İçişleri Bakanlarımız, Hazreti Ali’nin kılıcı gibiler. İran adına ajanlık yapanlar da sırasını beklesin. Operasyonun eli kulağında! Alihan Kuriş Suç Örgütü Alihan Kuriş

72,796 Aufrufe

GECE GECE YİNE YAZDIM, MUTLAKA OKUYUN İNŞALLAH! Bugün gündem neyle meşgul diye baktım. Bir baktım Selçuk Türkoğlu isimli İYİ Partili bir vekil neden gündemi meşgul etmiş diye araştırdım. Sözde gazilerin eylemine destek vermek için katılmış. Bir provokatör, sonra polisler ortalığı geren danışmanını gözaltına almak istemişler. “Efendim, siz ona dokunamazsınız.” diyerek polislere direnmeye çalışırken yere düşmüş. Kalbine de daha önce stent takılmış, falan filan... Oğlum, hadi sen vekilsin, dokunulmazlığın var diye sana kimse dokunamıyor; senin danışmanının da mı dokunulmazlığı var? Neyse, bu arada bayılma numaraları yapıyor, ambulans geliyor, hastaneye götürüyorlar. Sonra genel başkanı Müsavat geliyor. Anlayacağınız, alayı şovvv... Sonra detaylı araştırdım: “Kim lan bu Selçuk Türkoğlu?” diye. Anammm, bir baktım ki bu şahsın eniştesi en azılı FETÖ’cü. 17/25 Aralık sürecinden sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçmışlar ve FETÖ’nün arananlar listesinde yeşil kategoride yer alıyor. İşin daha vahimi nedir, biliyor musunuz? FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden 40 gün sonra, 25 Ağustos 2016’da Selçuk Türkoğlu bir paylaşımda bulunuyor. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda çekildiği anlaşılan fotoğrafta Türkoğlu, kızı ve “Sibel Uyanık Türkoğlu” adıyla etiketlediği bir başka kadınla birlikte görülüyor. Fotoğrafın üstünde de Türkoğlu’nun şu yazısı yer alıyor: “Ve Elif Ülkü (ilk göz ağrısı) 2 ay sonra yurda döndü. Teşekkürler Pınar Türkoğlu Bahçeci, emanet emin ellerde.” Yani İYİ Partili milletvekili Türkoğlu, ABD’de kaçak durumda bulunan FETÖ’cü Süleyman Bahçeci’nin eşi olan kız kardeşine, kızını darbe sürecinde evinde misafir ettiği için teşekkür ediyor. Türkoğlu’nun kızı Elif Ülkü’nün, FETÖ’nün darbe girişimi günlerini de içeren iki ay boyunca FETÖ’cü halasının yanında kaldığı böylece ortaya çıkıyor. Gelelim asıl bomba habere... Selçuk Türkoğlu, ihanet örgütü elebaşı FETÖ’nün adına açılan resmî Twitter/X hesabının da takipçileri arasında yer alıyor. Şimdi birkaç soru sormak istiyorum: Şehit ve gazi duyarlılığı kasan Selçuk’a soruyorum: Oğlum Selçuk, sen bugüne kadar on binlerce 15 Temmuz gazisini ziyaret ettin mi? Soru 2: Sen, bütün FETÖ’cülerin anasını...sskıp 50 yıllık planlarını başlarına geçiren ve FETÖ’nün en azılı tasmalı it!ni alnının ortasından vuran şehit Ömer Halisdemir kardeşimin mezarını ziyaret ettin mi? Oğlum, sizin kurucu genel başkanınız, “Yurtta Sulh”u bizlere gösterecek olan, “Meral Akşener’in Demirtaş’la kahvaltı yaparım” dediği günlerde siz neredeydiniz? Bugün mü birdenbire kabardı lan sizin milliyetçiliğiniz? Selaylo, “kahvaltı yaparım” diyen Meral’in çantasını taşıyordunuz o zamanlarda . O gün bugün kimden talimat aldınız da milliyetçilik taslıyorsunuz, oğlum siz? MOSSAD’dan mı, CIA’dan mı? Lan oğlum, siz ne ayaksınız? Siz kendinizi akıllı, milleti salak mı zannediyorsunuz? Reis’in tekmeyi vurup şutladığı eski İçişleri Bakanı taklacı İdris Naim Şahin soluğu neden sizde aldı, neden milletvekili yaptınız? FETÖ’nün kardeşi Alihan Kuriş denen haine kul köle olmuş, kendisine tahsis edilen bütün resmî araçları Kuriş kardeşlerin emrine vermiş... Şehit-gazi duyarlılığınız vardı da madem, neden şehidin kardeşine “Senin bacını s...” diyen şahsı tekrar milletvekili yaptınız? Sizin yediğiniz naneler yazmakla bitmez. Siz dua edin, dokunulmazlığınız var. Vallahi de billahi de Akın Gürlek Bakanım her şeyi biliyor ve görüyor. Sizin derdiniz ne şehitlerimiz ne de gazilerimiz; bunu da biliyoruz. Sizler de hesap vereceksiniz. Sıranızı bekleyin. Partiniz barajın altında. Şu an yüzde 2’desiniz. Her gün onlarca sokak röportajı izliyorum. Son 10 günde belki 100 tane böyle video izledim. AK Parti diyenlerin sayısı 50, Yeni Parti 20, CHP 5, DEM 15, MHP 7-8... İYİ Parti’ye ise bir ya da iki kişi çıkıyor. Siz benim gözümde PKK’dan daha tehlikelisiniz, siz benim gözümde Siyonist İsrail’den daha tehlikelisiniz. Çünkü siz maske takıyorsunuz; Atatürk maskesi takıyorsunuz, milliyetçilik maskesi takıyorsunuz ve 15-17 yaş arasındaki gençleri zehirliyorsunuz. Biz PKK’nın anasına, avradına 40 yıldır sövüyoruz. Biz Apo’ya 40 yıldır “p.i.ç” diyoruz. Ama siz, daha bir seçim önce “Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen partiyle ortak seçime girdiniz. Size öyle bir küfür ediyorum ki yeni icat küfürler... Ama burada yazmıyorum. Çünkü arkanıza ne kadar FETÖ’cü avukat varsa almışsınız, millete dava açıyorsunuz. Akın Gürlek Bakanım, 2026 yılı içerisinde 525 hâkim ve savcı hakkında soruşturma açtı. Bunların tamamına çeşitli cezalar verildi, 84’ü de meslekten ihraç edildi. Bu hâkim ve savcılarla iş birliği içinde olduğu iddia edilen avukatlar da araştırılıyordur. Bunların çoğunluğunun FETÖ’cü avukatlar olduğunu düşünüyorum... Kısacası, sıra sizin avukatlarınıza da gelecek. O haberi de dört gözle bekliyoruz. CÜMLETEN HAYIRLI GECELER.

GECE GECE YİNE YAZDIM, MUTLAKA OKUYUN İNŞALLAH! Bugün gündem neyle meşgul diye baktım. Bir baktım Selçuk Türkoğlu isimli İYİ Partili bir vekil neden gündemi meşgul etmiş diye araştırdım. Sözde gazilerin eylemine destek vermek için katılmış. Bir provokatör, sonra polisler ortalığı geren danışmanını gözaltına almak istemişler. “Efendim, siz ona dokunamazsınız.” diyerek polislere direnmeye çalışırken yere düşmüş. Kalbine de daha önce stent takılmış, falan filan... Oğlum, hadi sen vekilsin, dokunulmazlığın var diye sana kimse dokunamıyor; senin danışmanının da mı dokunulmazlığı var? Neyse, bu arada bayılma numaraları yapıyor, ambulans geliyor, hastaneye götürüyorlar. Sonra genel başkanı Müsavat geliyor. Anlayacağınız, alayı şovvv... Sonra detaylı araştırdım: “Kim lan bu Selçuk Türkoğlu?” diye. Anammm, bir baktım ki bu şahsın eniştesi en azılı FETÖ’cü. 17/25 Aralık sürecinden sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçmışlar ve FETÖ’nün arananlar listesinde yeşil kategoride yer alıyor. İşin daha vahimi nedir, biliyor musunuz? FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden 40 gün sonra, 25 Ağustos 2016’da Selçuk Türkoğlu bir paylaşımda bulunuyor. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda çekildiği anlaşılan fotoğrafta Türkoğlu, kızı ve “Sibel Uyanık Türkoğlu” adıyla etiketlediği bir başka kadınla birlikte görülüyor. Fotoğrafın üstünde de Türkoğlu’nun şu yazısı yer alıyor: “Ve Elif Ülkü (ilk göz ağrısı) 2 ay sonra yurda döndü. Teşekkürler Pınar Türkoğlu Bahçeci, emanet emin ellerde.” Yani İYİ Partili milletvekili Türkoğlu, ABD’de kaçak durumda bulunan FETÖ’cü Süleyman Bahçeci’nin eşi olan kız kardeşine, kızını darbe sürecinde evinde misafir ettiği için teşekkür ediyor. Türkoğlu’nun kızı Elif Ülkü’nün, FETÖ’nün darbe girişimi günlerini de içeren iki ay boyunca FETÖ’cü halasının yanında kaldığı böylece ortaya çıkıyor. Gelelim asıl bomba habere... Selçuk Türkoğlu, ihanet örgütü elebaşı FETÖ’nün adına açılan resmî Twitter/X hesabının da takipçileri arasında yer alıyor. Şimdi birkaç soru sormak istiyorum: Şehit ve gazi duyarlılığı kasan Selçuk’a soruyorum: Oğlum Selçuk, sen bugüne kadar on binlerce 15 Temmuz gazisini ziyaret ettin mi? Soru 2: Sen, bütün FETÖ’cülerin anasını...sskıp 50 yıllık planlarını başlarına geçiren ve FETÖ’nün en azılı tasmalı it!ni alnının ortasından vuran şehit Ömer Halisdemir kardeşimin mezarını ziyaret ettin mi? Oğlum, sizin kurucu genel başkanınız, “Yurtta Sulh”u bizlere gösterecek olan, “Meral Akşener’in Demirtaş’la kahvaltı yaparım” dediği günlerde siz neredeydiniz? Bugün mü birdenbire kabardı lan sizin milliyetçiliğiniz? Selaylo, “kahvaltı yaparım” diyen Meral’in çantasını taşıyordunuz o zamanlarda . O gün bugün kimden talimat aldınız da milliyetçilik taslıyorsunuz, oğlum siz? MOSSAD’dan mı, CIA’dan mı? Lan oğlum, siz ne ayaksınız? Siz kendinizi akıllı, milleti salak mı zannediyorsunuz? Reis’in tekmeyi vurup şutladığı eski İçişleri Bakanı taklacı İdris Naim Şahin soluğu neden sizde aldı, neden milletvekili yaptınız? FETÖ’nün kardeşi Alihan Kuriş denen haine kul köle olmuş, kendisine tahsis edilen bütün resmî araçları Kuriş kardeşlerin emrine vermiş... Şehit-gazi duyarlılığınız vardı da madem, neden şehidin kardeşine “Senin bacını s...” diyen şahsı tekrar milletvekili yaptınız? Sizin yediğiniz naneler yazmakla bitmez. Siz dua edin, dokunulmazlığınız var. Vallahi de billahi de Akın Gürlek Bakanım her şeyi biliyor ve görüyor. Sizin derdiniz ne şehitlerimiz ne de gazilerimiz; bunu da biliyoruz. Sizler de hesap vereceksiniz. Sıranızı bekleyin. Partiniz barajın altında. Şu an yüzde 2’desiniz. Her gün onlarca sokak röportajı izliyorum. Son 10 günde belki 100 tane böyle video izledim. AK Parti diyenlerin sayısı 50, Yeni Parti 20, CHP 5, DEM 15, MHP 7-8... İYİ Parti’ye ise bir ya da iki kişi çıkıyor. Siz benim gözümde PKK’dan daha tehlikelisiniz, siz benim gözümde Siyonist İsrail’den daha tehlikelisiniz. Çünkü siz maske takıyorsunuz; Atatürk maskesi takıyorsunuz, milliyetçilik maskesi takıyorsunuz ve 15-17 yaş arasındaki gençleri zehirliyorsunuz. Biz PKK’nın anasına, avradına 40 yıldır sövüyoruz. Biz Apo’ya 40 yıldır “p.i.ç” diyoruz. Ama siz, daha bir seçim önce “Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen partiyle ortak seçime girdiniz. Size öyle bir küfür ediyorum ki yeni icat küfürler... Ama burada yazmıyorum. Çünkü arkanıza ne kadar FETÖ’cü avukat varsa almışsınız, millete dava açıyorsunuz. Akın Gürlek Bakanım, 2026 yılı içerisinde 525 hâkim ve savcı hakkında soruşturma açtı. Bunların tamamına çeşitli cezalar verildi, 84’ü de meslekten ihraç edildi. Bu hâkim ve savcılarla iş birliği içinde olduğu iddia edilen avukatlar da araştırılıyordur. Bunların çoğunluğunun FETÖ’cü avukatlar olduğunu düşünüyorum... Kısacası, sıra sizin avukatlarınıza da gelecek. O haberi de dört gözle bekliyoruz. CÜMLETEN HAYIRLI GECELER.

26,081 Aufrufe

Karşındaki kişi ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı. Bu tavırlar ne? Sen kimsin ki arkanı dönüyorsun? İlkin Aydın isimli bu saygısızı bir daha Milli Takımın kapısından içeri sokmayın. Cumhurbaşkanı Erdoğan 'a Kıçını dönen İlkin Aydın kim mi ? -Kendisi Polis düşmanı. Polis haftası pankartını tutmadı tepki yedi. -Babası Amedsporda yardımcı antrenör.. -Teşhirci Manifest grubunun fanı -CHP'nin başlattığı, milli ekonomiyi hedef alan boykot kampanyasına da destek veren birisi.. -Kısacası CHP 'li bir saygısız Milli takımda oynayan voleybolcu milli değilse, ne işi var milli takımda? Bu konu, Arabanın tekerinin milli olmasından çok daha önemlidir. Her yerde Yerli ve Milli olanları görmek istiyoruz.

Karşındaki kişi ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı. Bu tavırlar ne? Sen kimsin ki arkanı dönüyorsun? İlkin Aydın isimli bu saygısızı bir daha Milli Takımın kapısından içeri sokmayın. Cumhurbaşkanı Erdoğan 'a Kıçını dönen İlkin Aydın kim mi ? -Kendisi Polis düşmanı. Polis haftası pankartını tutmadı tepki yedi. -Babası Amedsporda yardımcı antrenör.. -Teşhirci Manifest grubunun fanı -CHP'nin başlattığı, milli ekonomiyi hedef alan boykot kampanyasına da destek veren birisi.. -Kısacası CHP 'li bir saygısız Milli takımda oynayan voleybolcu milli değilse, ne işi var milli takımda? Bu konu, Arabanın tekerinin milli olmasından çok daha önemlidir. Her yerde Yerli ve Milli olanları görmek istiyoruz.

891,667 Aufrufe

Bunların İslam düşmanlığı asırlık! Falih Rıfkı Atay: “İslamiyet denince aklıma çorap kokusu gelir.” Eski Başbakan Şükrü Saraçoğlu: “Din zehirdir. Türkiye’den dini tamamen atabilmek için bize 30 sene lazım.” Eski Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt: “İslâm 14 asırlık sakat bir inançtır. İslâmiyet ilerlemeye engeldir. Bu dinle yürünmez, mahvoluruz.” Milletvekili Şemsettin Günaltay: “Ayetler bizi alakadar etmez.” Refik Ahmet Sevengil: “Allah’ı da Sultan’la birlikte tahtından indirdik. Bizim mabetlerimiz fabrikalardır.” Kemalettin Kamu: “Kâbe Arap’ın olsun, bize Çankaya yeter.” Milletvekili Mehmet Şeref Aykut: “Yakılan ve ebediyen çöken Arap-Acem dini tahakkümdü. Ayet ve hadis saymakta mana yoktur. İslam dini çökmüştür.” CHP Genel Sekreteri Önder Sav: “Boş ver Araplara para kaptırma. Bakarsın orada Muhammed bırakmaz seni, buraya göndermez.” CHP eski Genel Başkanı Onur Öymen: “Atalarımız maymundan gelmiştir.” CHP Milletvekili Canan Arıtman: “Başörtüsünü Sümerler’de fahişeler takardı.” CHP Seyhan Belediye Meclis Üyesi Ali Aydoğan: “Bizim yalancı Muhammed’e ve onun uydurduğu Tanrı’ya ihtiyacımız yok.” Sera Kadıgil: “O ezanlar ki şehadetleri dinin temeli ama benim yurdumun üstünde ebedî inlemesin artık!” Eski İçişleri Bakanı Şükrü Kaya: “Dinler işlerini bitirmiş, vazifeleri tükenmiş, yeniden uzviyet ve hayatiyet bulamayan müesseselerdir.” Milletvekili Ruşeni Barkın: “Din yok, milliyet var. Felsefemizde din kelimesinin tam karşılığı ulusalcılıktır.” Eski Dışişleri Bakan Müsteşarı Tevfik Kamil Köperler: “Biz otuz sene sonra gençliğin kafasını Allah ve Peygamber gibi boş laflardan kurtarmış olacağız.” Eski Başbakan Recep Peker: “Biz İttihad-ı Muhammedî’nin bu memleketteki hayat yıkıcı tesirlerini görmüş insanlar değil miyiz? Komünizm denen bir zehirden bünyeyi korumak için şeriat hayatının ikamesi ihtimalini tedbir diye düşünmek, bir öldürücü zehrin onun kadar öldürücü olan başka bir zehirle tedavi edileceğini zannetmekten ibarettir.” CHP İlçe Başkanı Osman Nuri Çerman: “Türk’ün dini Kemalizm’dir.” Türkan Saylan: “Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz. Tanrı’nın yaptığı yasalara değil, insanların yaptığı değişken yasalara tabiyiz. Bu ülkede biz asılız, bizim istemediğimiz bir şeyin olması mümkün değil.” Yaşar Nabi Nayır: “Motorların şarkısı olsun yeni bestemiz / Yeni din ezanları, minareler yerine / Bulutlara püsküren bacalarda okunsun.” CHP Denizli İl Başkanı Ali Kavak: “Atatürk gibi bir lider varken peygamber gibi lider bekliyorlar.” Özgür Özel: “Diyanetin 4-6 yaş Kur’an kursu, Orta Çağ’a yönelmektir.” Vs. vs. vs... Bunlara oy verip de camiye gelen münafıklara yazıklar olsun.

Bunların İslam düşmanlığı asırlık! Falih Rıfkı Atay: “İslamiyet denince aklıma çorap kokusu gelir.” Eski Başbakan Şükrü Saraçoğlu: “Din zehirdir. Türkiye’den dini tamamen atabilmek için bize 30 sene lazım.” Eski Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt: “İslâm 14 asırlık sakat bir inançtır. İslâmiyet ilerlemeye engeldir. Bu dinle yürünmez, mahvoluruz.” Milletvekili Şemsettin Günaltay: “Ayetler bizi alakadar etmez.” Refik Ahmet Sevengil: “Allah’ı da Sultan’la birlikte tahtından indirdik. Bizim mabetlerimiz fabrikalardır.” Kemalettin Kamu: “Kâbe Arap’ın olsun, bize Çankaya yeter.” Milletvekili Mehmet Şeref Aykut: “Yakılan ve ebediyen çöken Arap-Acem dini tahakkümdü. Ayet ve hadis saymakta mana yoktur. İslam dini çökmüştür.” CHP Genel Sekreteri Önder Sav: “Boş ver Araplara para kaptırma. Bakarsın orada Muhammed bırakmaz seni, buraya göndermez.” CHP eski Genel Başkanı Onur Öymen: “Atalarımız maymundan gelmiştir.” CHP Milletvekili Canan Arıtman: “Başörtüsünü Sümerler’de fahişeler takardı.” CHP Seyhan Belediye Meclis Üyesi Ali Aydoğan: “Bizim yalancı Muhammed’e ve onun uydurduğu Tanrı’ya ihtiyacımız yok.” Sera Kadıgil: “O ezanlar ki şehadetleri dinin temeli ama benim yurdumun üstünde ebedî inlemesin artık!” Eski İçişleri Bakanı Şükrü Kaya: “Dinler işlerini bitirmiş, vazifeleri tükenmiş, yeniden uzviyet ve hayatiyet bulamayan müesseselerdir.” Milletvekili Ruşeni Barkın: “Din yok, milliyet var. Felsefemizde din kelimesinin tam karşılığı ulusalcılıktır.” Eski Dışişleri Bakan Müsteşarı Tevfik Kamil Köperler: “Biz otuz sene sonra gençliğin kafasını Allah ve Peygamber gibi boş laflardan kurtarmış olacağız.” Eski Başbakan Recep Peker: “Biz İttihad-ı Muhammedî’nin bu memleketteki hayat yıkıcı tesirlerini görmüş insanlar değil miyiz? Komünizm denen bir zehirden bünyeyi korumak için şeriat hayatının ikamesi ihtimalini tedbir diye düşünmek, bir öldürücü zehrin onun kadar öldürücü olan başka bir zehirle tedavi edileceğini zannetmekten ibarettir.” CHP İlçe Başkanı Osman Nuri Çerman: “Türk’ün dini Kemalizm’dir.” Türkan Saylan: “Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz. Tanrı’nın yaptığı yasalara değil, insanların yaptığı değişken yasalara tabiyiz. Bu ülkede biz asılız, bizim istemediğimiz bir şeyin olması mümkün değil.” Yaşar Nabi Nayır: “Motorların şarkısı olsun yeni bestemiz / Yeni din ezanları, minareler yerine / Bulutlara püsküren bacalarda okunsun.” CHP Denizli İl Başkanı Ali Kavak: “Atatürk gibi bir lider varken peygamber gibi lider bekliyorlar.” Özgür Özel: “Diyanetin 4-6 yaş Kur’an kursu, Orta Çağ’a yönelmektir.” Vs. vs. vs... Bunlara oy verip de camiye gelen münafıklara yazıklar olsun.

30,545 Aufrufe

Cuma namazından sonra camiden çıktım gözlüğümün çerçevesi kırılmıştı gözlüğü aldığım arkadaş bir yer tarif etti. "Abi, yenisini almaya kalksan 5 binden aşağı yok. Sen şu kişiye git, tamir eder." dedi. Gittim, dükkân kapalıydı. Yanındaki esnafa sordum. "Yarım saate gelir abi." dedi. Neyse, o arada çınarın altında bir çay ocağı var. Yıllardır tanıyorum; Alevi bir arkadaşım... "Hoş geldin Mustafa Abi, sen buraların yolunu bilir miydin?" falan derken ben de kulağına eğilip, "Kur'an-ı Kerim ile dalga geçen bu Alevi Deniz Göktaş hakkında ne düşünüyorsun?" dedim. "Vallahi abi, o alçağı savunacak değilim ama buraya gelen müşteriler arasında üç beş savunanda çıkıyor Sabahtan beri şahidim dedi. Fakat burası iş yeri, ben de sesimi çıkarmıyorum." dedi. Bunu size neden mi anlattım? Bu ülkenin millî takımında oynayan bir voleybolcu kadın, devletin suçlu bulup tutukladığı birini nasıl savunabilir? O göğsünde taşıdığı al yıldızlı bayrağın ne anlama geldiğini bilmiyor mu bu kadın? Savunabilirsin de sana kimse bir şey diyemez. Ama bunu sosyal medyada paylaşırsan, işte o zaman işler değişir. Millî sporcu olmasan hadi ses etmeyiz de işin içine "millî" girdi mi, işin rengi değişir. Bu sporcu müsveddesi daha önce de Cumhurbaşkanımıza sırtını dönmüştü. Yani bildiğin azılı bir devlet ve millet düşmanı. Milletten kastım da Müslüman Türk milletidir. O zaman Müslüman Türk milletinin o kutsal formasını giymesi de bu hadsize yasaklanmalıdır.. Sayın Dr. Osman Aşkın Bak bakanımızın bu konuyu ele alacağını düşüyorum.

Cuma namazından sonra camiden çıktım gözlüğümün çerçevesi kırılmıştı gözlüğü aldığım arkadaş bir yer tarif etti. "Abi, yenisini almaya kalksan 5 binden aşağı yok. Sen şu kişiye git, tamir eder." dedi. Gittim, dükkân kapalıydı. Yanındaki esnafa sordum. "Yarım saate gelir abi." dedi. Neyse, o arada çınarın altında bir çay ocağı var. Yıllardır tanıyorum; Alevi bir arkadaşım... "Hoş geldin Mustafa Abi, sen buraların yolunu bilir miydin?" falan derken ben de kulağına eğilip, "Kur'an-ı Kerim ile dalga geçen bu Alevi Deniz Göktaş hakkında ne düşünüyorsun?" dedim. "Vallahi abi, o alçağı savunacak değilim ama buraya gelen müşteriler arasında üç beş savunanda çıkıyor Sabahtan beri şahidim dedi. Fakat burası iş yeri, ben de sesimi çıkarmıyorum." dedi. Bunu size neden mi anlattım? Bu ülkenin millî takımında oynayan bir voleybolcu kadın, devletin suçlu bulup tutukladığı birini nasıl savunabilir? O göğsünde taşıdığı al yıldızlı bayrağın ne anlama geldiğini bilmiyor mu bu kadın? Savunabilirsin de sana kimse bir şey diyemez. Ama bunu sosyal medyada paylaşırsan, işte o zaman işler değişir. Millî sporcu olmasan hadi ses etmeyiz de işin içine "millî" girdi mi, işin rengi değişir. Bu sporcu müsveddesi daha önce de Cumhurbaşkanımıza sırtını dönmüştü. Yani bildiğin azılı bir devlet ve millet düşmanı. Milletten kastım da Müslüman Türk milletidir. O zaman Müslüman Türk milletinin o kutsal formasını giymesi de bu hadsize yasaklanmalıdır.. Sayın Dr. Osman Aşkın Bak bakanımızın bu konuyu ele alacağını düşüyorum.

158,240 Aufrufe

Onlarca APO p.ç.ini leş eden benim gibi birisine “terör yardakçısı” diyen İP’in eniği Murat, iyi izle bak! Oy verdiğin partinin Genel Başkanı Müsavat’ın, bugün sövdüğün DEM’in eş başkanıyla olan samimiyetine...

Onlarca APO p.ç.ini leş eden benim gibi birisine “terör yardakçısı” diyen İP’in eniği Murat, iyi izle bak! Oy verdiğin partinin Genel Başkanı Müsavat’ın, bugün sövdüğün DEM’in eş başkanıyla olan samimiyetine...

59,915 Aufrufe

Şu Manzaranın Güzelliğine Bak, İnanıyorum ki Bu Tablo, Tüm Dünya'daki Vicdan Sahibi İnsanların Yüreğine, Bir Nebze de Olsa Su Serpmiştir. Siyonist İsrail, "Gazze’yi tam işgal" planını devreye soktu… Ama ilk saldırısında ağır bir tokat yedi! Kassam Tugayları, hain işgalcilere cehennemi yaşattı! Çok sayıda siyonist leş oldu, bir kısmı da Kassam’ın pençesinde esir! Hamas Netanyahu #BrutalOccupationInGaza #GazzeninSesiTürkiye

Şu Manzaranın Güzelliğine Bak, İnanıyorum ki Bu Tablo, Tüm Dünya'daki Vicdan Sahibi İnsanların Yüreğine, Bir Nebze de Olsa Su Serpmiştir. Siyonist İsrail, "Gazze’yi tam işgal" planını devreye soktu… Ama ilk saldırısında ağır bir tokat yedi! Kassam Tugayları, hain işgalcilere cehennemi yaşattı! Çok sayıda siyonist leş oldu, bir kısmı da Kassam’ın pençesinde esir! Hamas Netanyahu #BrutalOccupationInGaza #GazzeninSesiTürkiye

617,235 Aufrufe

“Atam olmasaydı adınız Yorgo olurdu” diyen ünlü Cumhuriyet kadın ve erkeklerinin çocuklarına koydukları isimler; - Pelin Batu oğluna Rafael, - Müge Boz oğluna Rika, - Songül Öden oğluna Sone Larin, - Işın Karaca kızına Sasha Mia, -Tarkan kızının adı Liya -Ozan Doğulu kızları,Arya,Lila,Elya -Rafet El roman,oğlu Edvan -Yılmaz Erdoğan,Rodin -Belçin Bilgin oğlu Rodin -Gülben Ergen,oğlu Ares -Didem Uzel oğlu Leo -Esin Maraşlıoğlu,oğlu Leon -Meryem Uzel,kızı Lara -Tuğba Büyüküstün,kızı Maya -Arzu Yanardağ,kızı Alara -Neşe Erberk,Alin ve Lara -Ahu Tuğba,kızları Ajel ve Anjelik İlim adamıyım der, araştır mason çıkar Dört makale yazmışsa dördü de fason çıkar Hele bir araştır bak aslını-astarını Büyük dedesi Yorgi, babası Mişon çıkar. (Abdurrahim Karakoç) Şu oğlan çocuğuna videodaki kardeşim iyi kapak yapmış.. #Arif Güran/Eyüp Sabri #LaleDevrinizBitti Tuncer/#Tavşantepe/Polis/Kılıçdaroğlu/Yusuf Dikeç/Oba Makarna #patlama

“Atam olmasaydı adınız Yorgo olurdu” diyen ünlü Cumhuriyet kadın ve erkeklerinin çocuklarına koydukları isimler; - Pelin Batu oğluna Rafael, - Müge Boz oğluna Rika, - Songül Öden oğluna Sone Larin, - Işın Karaca kızına Sasha Mia, -Tarkan kızının adı Liya -Ozan Doğulu kızları,Arya,Lila,Elya -Rafet El roman,oğlu Edvan -Yılmaz Erdoğan,Rodin -Belçin Bilgin oğlu Rodin -Gülben Ergen,oğlu Ares -Didem Uzel oğlu Leo -Esin Maraşlıoğlu,oğlu Leon -Meryem Uzel,kızı Lara -Tuğba Büyüküstün,kızı Maya -Arzu Yanardağ,kızı Alara -Neşe Erberk,Alin ve Lara -Ahu Tuğba,kızları Ajel ve Anjelik İlim adamıyım der, araştır mason çıkar Dört makale yazmışsa dördü de fason çıkar Hele bir araştır bak aslını-astarını Büyük dedesi Yorgi, babası Mişon çıkar. (Abdurrahim Karakoç) Şu oğlan çocuğuna videodaki kardeşim iyi kapak yapmış.. #Arif Güran/Eyüp Sabri #LaleDevrinizBitti Tuncer/#Tavşantepe/Polis/Kılıçdaroğlu/Yusuf Dikeç/Oba Makarna #patlama

1,158,469 Aufrufe

İngilizce bilmeyenler için tercüme edelim ABD Başkanı Donald Trump diyor ki: Bu adam gibi adam Dünya'da onlarcasını kendi ülkesinde yüzlercesini tarihin tozlu raflarına kaldırmış bir adamdır. Benide yollamıştı ama talihim döndü tekrar karşı karşıyayız. O sebepledir ki O ne derse O nu yapacağız. Onun saygıya ihtiyacı yok biz hepimiz onun engin tecrübelerinden faydalanmak için dâvet ediyoruz. Kıymetini bilin. Duydunuz mu lan! Tuvalet terliğine oy veririz ama Erdoğan' a oy vermeyiz diyen beyinsiz kriptolar.. #GüçlüTürkiyeGüçlüLider CNN Türk Başkanım Beyaz Saray'da

İngilizce bilmeyenler için tercüme edelim ABD Başkanı Donald Trump diyor ki: Bu adam gibi adam Dünya'da onlarcasını kendi ülkesinde yüzlercesini tarihin tozlu raflarına kaldırmış bir adamdır. Benide yollamıştı ama talihim döndü tekrar karşı karşıyayız. O sebepledir ki O ne derse O nu yapacağız. Onun saygıya ihtiyacı yok biz hepimiz onun engin tecrübelerinden faydalanmak için dâvet ediyoruz. Kıymetini bilin. Duydunuz mu lan! Tuvalet terliğine oy veririz ama Erdoğan' a oy vermeyiz diyen beyinsiz kriptolar.. #GüçlüTürkiyeGüçlüLider CNN Türk Başkanım Beyaz Saray'da

553,448 Aufrufe

SON DAKİKA: An itibarıyla CHP, Özkan Yalım'ı ihraç etti. Bu ihraç ile beraber Özkan, Özgür Özel'in önce sahiplenip suçu AK Parti'ye atıp, sonra kapı önüne koyduğu 10'a yakın başkandan biri oldu. Bu ihraç ile Özgür'ün sokaklarda yaptığı mitinglerin bir geçerliliği kalmadı. Madem Özgür'ün dediği gibi tüm bunlar AK Parti'nin kumpasıydı; o zaman "Adamı neden ihraç ettin?" diye sormazlar mı? "Madem belediye başkanların dürüsttü; o zaman " Niye ihraç ettin" Diye sormazlar mı? Gerçi kitle müsait olunca sormaz, sorgulamaz; sorgulayan bizlere yeter. Allah milletimizin ferasetini artırsın.

SON DAKİKA: An itibarıyla CHP, Özkan Yalım'ı ihraç etti. Bu ihraç ile beraber Özkan, Özgür Özel'in önce sahiplenip suçu AK Parti'ye atıp, sonra kapı önüne koyduğu 10'a yakın başkandan biri oldu. Bu ihraç ile Özgür'ün sokaklarda yaptığı mitinglerin bir geçerliliği kalmadı. Madem Özgür'ün dediği gibi tüm bunlar AK Parti'nin kumpasıydı; o zaman "Adamı neden ihraç ettin?" diye sormazlar mı? "Madem belediye başkanların dürüsttü; o zaman " Niye ihraç ettin" Diye sormazlar mı? Gerçi kitle müsait olunca sormaz, sorgulamaz; sorgulayan bizlere yeter. Allah milletimizin ferasetini artırsın.

199,393 Aufrufe

Bu Feyza Altun Kemalist değil miydi yahu? Ana dili gibi Farsça konuşuyor, baba dili gibi Fransızca konuşuyor. Mustafa Sandal da Türkçülüğü ve Atatürkçülüğü kimseye bırakmıyordu, onun dedesi de İranlı'ymış. Kemalistler hadi Fransız'ı severler diyelim de peki bu İran kökenli vatandaşlar sizi nasıl güdüyor onu anlayamıyorum.. Bizdeki başörtülülere zamanında 'Yallah İran'a, yallah Arabistan'a!' diyen sizler değil miydiniz?

Bu Feyza Altun Kemalist değil miydi yahu? Ana dili gibi Farsça konuşuyor, baba dili gibi Fransızca konuşuyor. Mustafa Sandal da Türkçülüğü ve Atatürkçülüğü kimseye bırakmıyordu, onun dedesi de İranlı'ymış. Kemalistler hadi Fransız'ı severler diyelim de peki bu İran kökenli vatandaşlar sizi nasıl güdüyor onu anlayamıyorum.. Bizdeki başörtülülere zamanında 'Yallah İran'a, yallah Arabistan'a!' diyen sizler değil miydiniz?

334,852 Aufrufe

DONKİŞOT ÖZGÜR.. Saat 12 dedi.. Büyük turp dedi.. AKP çökecek dedi.. Trollerine "heyecanla bekleyin" dedi.. Sonuç.. Ak Partili Avukat Mucahit Birinci, Cezaevinde tutuklu bulunan CHP'li Murat Kapki'ye dedi ki.. "Ver 2 milyon dolar kurtul ceza almaktan".. İkisi de Özgür Özel'i yalanladı. Waay beee.. Çöküşe gel çöküşe.. Yanisi şu.. Özgür Özel her zamanki gibi "bitmişlik sendromunda" ve Ekrem'in çantacısı modunda ..! Dağ fare bile doğurmadı.. CHP'ye öneri.. Kameraları bantladığınız gibi bu gevezenin ağzını da bantlayın.. Siz de kurtulun.. Biz de..😎

DONKİŞOT ÖZGÜR.. Saat 12 dedi.. Büyük turp dedi.. AKP çökecek dedi.. Trollerine "heyecanla bekleyin" dedi.. Sonuç.. Ak Partili Avukat Mucahit Birinci, Cezaevinde tutuklu bulunan CHP'li Murat Kapki'ye dedi ki.. "Ver 2 milyon dolar kurtul ceza almaktan".. İkisi de Özgür Özel'i yalanladı. Waay beee.. Çöküşe gel çöküşe.. Yanisi şu.. Özgür Özel her zamanki gibi "bitmişlik sendromunda" ve Ekrem'in çantacısı modunda ..! Dağ fare bile doğurmadı.. CHP'ye öneri.. Kameraları bantladığınız gibi bu gevezenin ağzını da bantlayın.. Siz de kurtulun.. Biz de..😎

510,420 Aufrufe

Videos

KumandanRte's profile picture

Babala TV ci ve Haluk Levent'in ahbapları bu videoyu iyi izlesin.. Bizzat arşivimde sakladığım, hiç silmeyeceğim bir videodur. Depremde CHP seçim kazansın diye her türlü dalavereyi yapanlar, o gün İmamoğlu'nu seçmişlerdi. CHP'li belediye başkanları depremzedelere verilen çadırları geri aldı. CHP'ye üye olmayana çadır vermediler, verdikleri çadırları da söktüler. Kızılay'a, AFAD'a, askere, orduya, en önemlisi de o acılı günlerde her gün depremzedelerin yanında olan Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a bu pis kurum CHP'nin içindekiler ve seçmen kitlesi çamur atmaktan geri kalmadı. Depremzedelere gelen yardım TIR'larını yağmalamak ve engel olmak hizmetleri oldu. Halk TV'nin trolleri ellerine birer mikrofon, kameraman ve yanlarına fonladıkları üç beş leş yiyicisiyle deprem bölgelerinde "Devlet yok." diye yayın yaptılar. Ya böyle mi olmalıydı o acılı günde? Hey, pis kurumu CHP! Senin bu ülkede bir dikili ağacın yok. Kerhaneden mi, mezardan mı, sokaktan mı, hainlikle, çalmakla mı devlet yöneteceksin? Her bir seçmen kitlen MOSSAD ajanı olmuş da ülke mi yöneteceksin? Artık bıktırdınız. CHP'li belediye başkanlarının evlerine indirdikleri yardım TIR'larını biliyoruz. Biz ölümüne Reis'in yanındayız. Çamur atanlar kendi çamurlarında boğuluyor. Görüyoruz. Afiyet olsun. Bu can bu tende olduğu müddetçe bu zihniyet savaşmaya devam edeceğim.. Rabbim soylarını kurutsun inşallah. Oğuzhan Uğur Tutuklansın Haluk Levent'in X Ahbaplar Suç Örgütü

Kumandan

313,933 Aufrufe • vor 1 Monat

KumandanRte's profile picture

İstifa eden Erdoğan’ın yakın koruması sebebini şöyle anlatıyor: Bir cuma namazında Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’ndeydik. Polis Mehmet’le karşılaştık. Hoş beşten sonra “Hayırdır, burada ne yapıyorsun?” dedik. O da “Başkan Erdoğan burada, namazı burada kıldık; onu bekliyorum.” dedi. Erdoğan’ın yakın korumasıydı Mehmet. Hem çok sağlam bir delikanlı hem de kardeşimiz olduğu için sevinmiştik; önemli bir konumda diye. Ama o gün bize görevini bırakacağını söyledi. Necip de ben de “Yahu sen ne yapıyorsun, ne güzel başkanın yanı başındasın; hayır dua kazanırsın. Milyonlarca insan bu görev için yanıp tutuşuyor, bırakma bu görevi.” dedik. 25–27 yaşlarındaki cıva gibi sportmen, güçlü kuvvetli delikanlı aynen şunları söyledi: “Abi, ben insanlıktan çıktım. Artık dayanamıyorum. Bu adam günde 2 ya da 3 saat bazen uyuyor, bazen uyumuyor. Gecesi gündüzü yok. Bir günde 2 ülkeye gidiyoruz, yurt içinde bir günde 3 ile gidiyoruz. Sürekli planlar, projeler; devlet liderleri geliyor, gidiyor. Ara sıra evine 3 saat uyumaya gidiyor, orada bile ya Genelkurmay Başkanı ya da MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la telefonla görüşüyor. Gecenin bir yarısı hiçbir devlet görevlisini uyutmuyor, görüntülü telekonferans yapıyor. Öyle bir tempo ki sürekli bir koşuşturma; hiç yerinde durmuyor. Onun mesaisine benim bedenim dayanmıyor. Ailemin, çocuğumun yüzünü göremez oldum. Hiçbir özel hayatım kalmadı. Bu koşuşturmaya normal bir insan dayanamaz abi. Erdoğan ise belki 30 yıldır hep aynı tempoda koşturup duruyor. Hangi can dayanır bu mesaiye? Onun temposunda koşturan ikinci bir şahsı tanıyanınız var mı? Dünyanın neresinde bu tempoda çalışan bir lider, iş adamı, bürokrat, memur, işçi, esnaf, ziraatçı var? İkinci bir şahsı tanıyanınız var mı?” (Alıntı) Seninleyiz Reis Yüzyılın Konut Projesi YANINDAYIZ ERDOĞAN

Kumandan

869,398 Aufrufe • vor 4 Monaten