
Mehdi Mutlu
@MehdiMutlutv • 69,156 subscribers
Journalist, Pêşkeşkar, Tv Programcısı, Tv Producer/Only Official Account…
Videos

Babası o sene hacca gitmiş döndüğünde bir oğlu olduğunu öğrenince ona “Beytullah” adını vermişti; İlk okuldayken İstiklal Marşı okunurken yaramazlık yaptığı için öğretmeninden yediği tokattan sonra kulak zarı yırtılınca bir kulağının duyma yetisini kaybetmişti Beytullah ; bu tokat ona aynı zamanda; zindanlar ve sürgünlerin yolunu açan büyük bir sanatçı olma hüviyetini kazandıracak yeni bir sürecin fitilini ateşlemişti ve artık o sahnelerin ve yaralı gönüllerin dev ismi Beytocan’dı…Stokholm’de kaldığı hastanenin kapısına vardık, elinde tesbihiyle jilet gibi temiz ve ütülü kıyafetleriyle bizi karşıladı, her zamanki gibi dik yürüyordu, tam bir Farqin beyefendisiydi, vücudunun her yerine dağılmış kanseriyle dalga geçer gibi bizi ve hastane görevlilerini sağlığının çok iyi olduğu konusunda inandırmaya çalışıyordu, eliyle kahvelerimizi getirdi, iki yıldır serumla besleniyordu ama ısrarla röportajdan sonra bizi yemekte ağırlamak istiyordu, bu söyleşi hayatımın en anlamlı ve en zorlu işi oldu. Hastane’den ayrılıp İsveç’ in uzun ve serin bir yaz gününü ardımıza bıraktığımızda benim ve ekip arkadaşlarımın ağzına aynı cümle pelesenk olmuştu “ Welleh Beyto can e can !”… söyleşinin tamamı burada👇👇👉👉
Mehdi Mutlu294,868 görüntüleme • 3 yıl önce

Bir yanlışı “doğru” diye pazarlamak uğruna söylenen 40 yalanın suratta bıraktığı sevimsiz, yerçekimsiz şapşallık…
Mehdi Mutlu230,596 görüntüleme • 2 yıl önce

Aileleriyle helalleştiler, ilk önce onlar koştu enkazların altındaki kardeşlerine, canları pahasına, yüzlerce iş makinalarıyla, tırlar dolusu yardımlarıyla… Şimdi gururla döndüler, kahramanlar gibi karşılandılar; varsın bahsetmesin kimse onlardan, teşekkürler Yunan’a edilsin…
Mehdi Mutlu206,158 görüntüleme • 3 yıl önce

325 yıl önce büyük Kürt Şairi Ehmedê Xanî Çargoşe ( Dörtköşe) adlı 5 kıtalık bir şiir kaleme aldı; Kerbela’ya atfen yazdığı bu şiirin her köşesine ayrı bir dil yerleştirdi; Çağın filozofu Xanî ,Arapça’yla başlayıp Farsça ve Türkçe devam eden bu muhteşem şiiri dûçar olduğu ana dili Kürtçe’yle bitiriyor; en güzeli de Xanî’nin torunları olan “Peyal” gurubunun esere ses ve nefes verip bu eşsiz 325 yılllık eseri kuyumcu titizliğiyle işleyerek Kürt kültür müktesebatında ölümsüzleştirmesi….
Mehdi Mutlu76,891 görüntüleme • 1 yıl önce

Norşin’de fırtına ve tipinin derme çatma okulumuzun tahtadan olan cam çerçevelerinin üzerinde karlar biriktiği bir Ocak ayında, Matematik dersindeydik. Muğlalı öğretmen, elindeki sopayla her zamanki gibi sınıfın içinde bağıra çağıra: “3 tane elma, 4 tane elma daha, 5 tane armut, tane, tane, tane…..” diye diye bilmediğimiz bir dilin kırbaçlarıyla bize canhıraşça vurarak bir şeyler anlatmaya çalışıyordu, zavallı öğretmen karşısında, daha: “ Nasılsın, iyiyim” düzeyinde henüz birkaç kelime Türkçe’yi zihin haritasına damıtabilmiş 50’ye yakın naif ve ürkek -bir o kadar da anlamsız- gözleri gördükçe daha da hiddetleniyor, şakaklarındaki damarlar daha da kabarıyordu. Konu matematik ve basit toplama işlemi olsa bile, biz bütün sınıf başka bir evrende yolculuk yapıyorduk, yabancıydık; fakat öğretmenin katlanan sinir katsayıları eşzamanlı bizdeki korku ve kaygı düzeyini de arttırmıyor değildi. - Hiç unutmam- öğretmenimiz artık yorulmuş ve sesi çatallaşmış, sesinde sanki nodüller oluşmaya başlamıştı, derken sopasını kaldırarak birdenbire, okul dağılınca toprak damlı ağılında koyunlarına yem verecek olan en arka sırada oturan arkadaşımız Wahîdê ye dönerek şöyle dedi: “ Hadi oğlum Vahît, söyle bakalım 4 tane elma ile 3 tane elmanın toplamı kaçtır? Sınıfa derin bir sessizlik çöktü, Wahîdê’nin bedeninden kan usulca çekildi, göz bebekleri küçüldü, kafasında kılıç gibi bir sopa duruyordu, kem küm etti; aslında Wahîdê, bırak matematik işlemini çözmeyi, öğretmenin ne dediğini bile anlamadan, kurban pazarından kesime götürülen mahsum bir koyunun çaresizliğiyle ağır ağır etrafını yokladı; ama boşuna, Wahîdê dibini görmediği bir gölde göz göre göre boğuluyordu; ama nafile, sınıfta onu kurtarabilecek yüzme bilen kimse de yoktu, idama götürülen bir mahkum gibiydi, sağa sola bakarak medet dileniyordu; fakat sınıfta tık yoktu… Birkaç saniye sonra Wahîdê ağzında bir şeyler geveledi, zaman tekrar akmaya başlamıştı, evet oluyordu sanki, gittikçe ağzında gevelediği kelimeler anlaşılır olmaya başlamıştı, Wahîdê art arda: “ tane, tane, taner, taner…” diye sayıklıyordu, sonra birden bire büyük bir özgüvenle, sesine biraz da kuvvet vererek şöyle dedi : “ Ertmenin ( öğretmenim) ben anladi, Taner Esmo oğli asker gitmiş” Evet Wahîdê de hepimiz gibi onca Türkçe kelime ve cümleden sadece “tane” kelimesini naif hafızasındaki bilgileriyle ilişkilendirebilmişti, Wahîdê’ye göre öğretmen“ tane, tane” diyerek birkaç ay önce askere giden Esmo’ nun oğlu Taner’i merak edip sormuş, ve o da gereken cevabı verdiğine iman etmiş, büyük bir yükü omuzlarımdan atmayı başarabilmişti…. İlkokul bitti, her birimiz bir yerlere savrulduk, arkadaşım, Wahidê’yi de 30 yıla yakın bir zaman hiç göremedim, maalesef 2 yıl önce Bursa’da bir trafik kazasında bu dünyadan göçtüğünü büyük bir üzüntüyle öğrendim…
Mehdi Mutlu75,936 görüntüleme • 2 yıl önce

Çi bi kim hêlîna xwe qaîm çêkiriye di dilê min da Mihemed Arifê Cizîrî, derdek e lê nadim bi hezar dermanan…
Mehdi Mutlu39,259 görüntüleme • 1 yıl önce

Gelo Mîr Celaleddîn kî ye? Bi kurt û Kurmancî… Ş. Celaleddîn kurê Seyîd Sebxetûllahê Arwasi ye û bavê Seyîd Eli ye -ku melûm Seyîd Elî di Serhildana Bedlîsê da tevî Şêx Şabedîn û Mele Selîmê Dimilî (1914) ji aliyê Îttîhadê Teraqî ve hatibûn bidarvekirin-Di nav xelkê da him wek Mîr Celaleddîn û him jî wek Gul Celaleddîn jî hatiye bi nav kirin; Bi artêşa xwe va tevlî şerê Ûris bûye ( herba 93’yan- ango 1878) li gor salixan piştî şerê Ûris dema ji Bazîdê vedigere ji aliyê waliyê Wanê va tê vexwendin; lê walî qehwa bi jehrî îkramê wî dike, nesax dikeve û li gundê Xeyda ya Hîzana Bedlîsê emrê Xwedê dike…Ev stran di eslê xwe da beyt e û ji aliyê derwêşên me da bi salan li dîwanxaneyên malmezinên Kurdistanê de hatiye gotin…
Mehdi Mutlu57,902 görüntüleme • 2 yıl önce