Mehmet Gürbüz's banner
Mehmet Gürbüz's profile picture

Mehmet Gürbüz

@MehmetGurbuzOrg22,519 subscribers

Videos

MehmetGurbuzOrg's profile picture

Pazarcık merkezli ilk depreme evimde yakalandım. Elbistan’da 3 bina yıkılmıştı ve tüm ekiplerimizle binaların başında çalışmalara başlamıştık. İkinci depreme ise kurtarma faaliyetlerinin koordinasyonu için gittiğim kaymakamlık binamızda yakalandım. 2000 enkazın olduğu şehrimizde adeta kıyameti prova etmiştik. Depremin olduğu gün akşama doğru enkazlardan birinin başında, kurtarma çalışmaları esnasında 7-8 yaşlarında bir çocuk gözüme çarptı. Üstü başı toz içinde ama son derece sakin, etrafındaki koşuşturmaları seyrediyordu. Senenin en soğuk günlerinden biri olmasına rağmen üstündekiler de çok kalın değildi. Yanına gittim, ailesi kayıpmış. Hemen o an yanımda olan arkadaşlarımdan birine emanet edip, ailesini bulmasına yardımcı olmasını istedim. O kadar sakin, o kadar uyumlu, o kadar işleri zorlaştırmayan bir hali vardı ki, çok dokundu o tavrı. Ailesini kaybetmiş ama panik yapıp ortalığı birbirine katmıyordu. Yaşadığımız trajedinin şehirdeki çocukların hepsinin büyüdüğünü görmüştüm onun tavırlarında. O hengamede adını sormak aklıma gelmedi ama çok şükür ailesine teslim edilmiş çocuğumuz. Bunun gibi şahit olduğumuz veya olmadığımız bir çok hikaye var Elbistan’da. İşte bu duygularla bir anda dökülüverdi kelimeler kendiliğinden. Daha sonra bir vesileyle Elbistanlı Rap sanatçısı Velet’e bahsettim bu şiirden. Çok ilgilendi. Yaşananları unutturmamak adına bu şiiri bestelemek istedi, memnuniyetle kabul ettim. Bugün de klibini yayınladı. Daha önce de söylemiştim; çok değişik duygular içindeyim gerçekten. Acılar, destanlar, sevinçler, üzüntüler… Hepsi ancak sanatsal bir içeriğe dönüştükçe unutulmaz oluyorlar. Acılarımız elbette ki unutulacak gibi değil. Kaybettiğimiz canlarımızın bu şiir ve beste vesilesiyle ruhlarımızda ve hafızalarımızda nasıl bir yere sahip olduğunu gösteriyor olmanın karmaşık duygularını yaşıyorum. İsmet Özel’in dediği gibi “Neyi bastırdıysan göğsüne, göğsünü soludukça büyüyen odur.” Biz de kayıplarımızı bastırdık göğsümüze. Onları soluyor, ancak onların hatıralarıyla nefes alıyoruz. Bu sürecin bir parçası olmama vesile olan Velet’e de özellikle teşekkür etmem istiyorum. Böyle duyarlı sanatçılarımız olduğu için çok şanslıyız… Son olarak, bu depremi ve yaşadığımız acıları yıllar geçse de unutmayacağız. Bir daha böyle acılar yaşamamak için yapılması gereken ne varsa acilen yapacağız. Böylece kaybettiğimiz canlarımızın ruhları da müsterih olacaktır.

Mehmet Gürbüz

1,526,271 Aufrufe • vor 3 Jahren

Keine weiteren Inhalte verfügbar