
Melih Altınok
@melihaltinok • 449,550 subscribers
https://t.co/sgwSmYfsQO
Shorts
Videos

Ak Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan Sebep Sonuç’ta Fatma Betül Sayan Kaya ile ilgili sorularımızı yanıtladı: “AK Parti olarak Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, yetkili kurullarımızın tespiti doğrultusunda zaten gereken işlemleri yaptık. Bugün Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir.”
Melih Altınok22,084 görüntüleme • 18 gün önce
0:34
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Tam rehavete kapılacağım, şu buram buram yapmacıklığı görüp…
Melih Altınok950,204 görüntüleme • 3 yıl önce

Yabancı sermaye ürker değil mi Sayın Ülker Bir gün Rahmi Koç'un bile kendisine, "Yav sen ne iyi yaptın, bütün işleri yurtdışına taşımışsın" dediğini anlatan Murat Ülker," Anamın evinde oturuyorum, siz ne anlatıyorsunuz" diyor: "Bu laflar nereden çıkıyor, bilemiyorum ama herkes soruyor, başka nerede evin var? Başka yerde evim yok, aramıyorum, lazım da değil, anamın evinde oturuyorum, çok şükür." Bu "lafların" nereden çıktığı malum. New York Times'tan falan ama geçelim. En azından Türkiye'nin en zengin adamı Ülker şükretmesini biliyor. "Ne kadar şükretse azdır" dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız da. Zira işlerini yurtdışına taşıdığını işitip kendisini tebrik eden Rahmi Bey gibi Murat Bey de Türkiye'de sattığı ürün kalitesiyle dünyanın başka bir yerinde böyle zengin olamazdı. İngiltere'de hiç olamazdı. Ama hiç olmazsa diğer patronlarımızdan Abdullah Kiğılı gibi, "Vallahi ay sonunu zor getiriyorum" diye yakınmıyor. Bu arada Abdullah Bey'in holdinginin yatırımlarını yurtdışına taşıması ve yeni arayışları da hep bu yüzdenmiş. Devletin kapısını da çaldığını anlatan Kiğılı, "Devlet tekstili gözden çıkardı, 6 ay sonra bizi büyük felaket bekliyor" diyor. Tekstil işçisi hiç öyle demiyor ama işçimaliyetleri çok yüksekmiş. Birkaç aya kalmaz maaşlarını ödeyemeyecekleri için mecburen işçileri kapının önüne koyabilirlermiş. Aklıma Putin'in 15 yıl kadar önce başbakanlığı döneminde kendisini fabrikaları kapatmakla tehdit eden, işçilerin maaşlarını ödemeyen patronları bir masa etrafında toplayıp verdiği ayar geliyor. Putin'in tüm Rusya'nın gönlünü alarak ayrıldığı toplantının ardından fabrikalar şakır şakır işlemeye başlamıştı. Ama tabii ki Türkiye'de olmaz böyle şeyler. Burada serbest piyasa ekonomisi var. Sonra yabancı sermaye, TÜSİAD'ımızın, "yerli sermayemizin" ürküttüğü yetmiyormuş gibi daha da ürker değil mi? Hem belki röportaj işe yarar, Abdullah Bey de yine fikir değiştirir. Hatırlar mısınız, 2020 yılında pandemi döneminde de Capital dergisine verdiği söyleşide, önce "54 yıldır bundan büyük kriz görmedim" demişti. Ardından Hürriyet'e verdiği röportajda şunları söylemişti: "O sözleri 4 ay önce söyledim. 100 günde kimsenin hayal edemeyeceği şeyler oldu." Yazının tam burasına Nasreddin Hoca'nın "Biraz da ölelim" fıkrası gider.
Melih Altınok279,383 görüntüleme • 1 yıl önce

Davutoğlu Ak Parti’ye döner dönmez, ilgimi çeken bir tartışma değil. Ama hafıza tazelerken boşluk bırakmak olmaz; sonra araya çapak girer. Videonun kesilen bölümünde Süleyman Özışık, dönemin başbakan danışmanlarının hedef listesine koyduğu yazarları sayıyor.
Melih Altınok93,132 görüntüleme • 8 ay önce

Şener Üşümezsoy, korku tellallığıyla popülerlik peşinde koşan çoğunluğun aksi istikametinde, kendi yolunda yürüyen nadir bilim adamlarından. Zaman kendisini ve duruşunu hep haklı çıkardı. Samimi espirli, şeker gibi de bir insan. Soranın bile cevabını merak etmediği sorulara ya da laf olsun torba dolsun geyiklere tahammülsüzlüğü gayet doğal.
Melih Altınok61,579 görüntüleme • 1 yıl önce

Propaganda yok. Montaj yok. Yorum bile yok… Sadece Gazze’de 24 saatin nasıl geçtiği hakkında fikir veren 1 dakikalık özet. Ölmeyi bayılmak sanan, güvenli evinde oturup slogan atan, sivillerin öldürülmesine gerekçe bulan klavye kahramanları iyi izlesin. #GazaUnderAttack
Melih Altınok116,275 görüntüleme • 3 yıl önce

Batı cephesinde 4,5 yıldır yeni bir şey yok Steve Witkoff ve Jared Kushner dün Moskava’da Putin’le görüştü. Sonraki rotaları Kiev. ABD'de 3 Kasım ara seçimleri yakın. Trump için barışa dair görünür bir sonuç lazım. Ateşkes, çerçeve, "savaşı durdurduk" cümlesi içerde elini güçlendirir. Putin de bunu okuyor. Trump zayıflarsa, Washington'da savaşçı kanat güçlenir. Kremlin için bu dönem, sonraki dönemden daha pazarlık edilebilir duruyor. Maliyet masayı zorluyor. Her iki taraftan da yüz binlerce kayıp var. Rusya'nın aylık zayiatı, gönüllü sözleşme hızını geçmiş durumda. Kiev'de de insan bulmak zor. Yaş sınırları, kaçak avı, yurt dışındaki erkekler... Her iki ordu, aynı dipsiz kuyuya bakıyor. Petrol ülkesi Rusya'da pompalar kesildi. Rafinerilere inen İHA'lar benzin üretimini düşürdü, onlarca bölgede kuyruk ve kota çıktı. Putin kıtlığı "kritik değil" deyip kabul etti; Belarus ve Kazakistan'dan benzin konuşuluyor. Asıl geniş hesap Avrupa'da. İngiltere’nin başını çektiği NATO'nun Avrupa kanadı Trump’ın savunma harcamasını büyütme hedefi için Rusya tehdidini masanın ortasına koyuyor. Bu artışın parlamento ve sokakta tutulabilmesi, tehdidin soğumamasına bağlı diyor. Savaş durursa "acil tehlike" dili zayıflar; tartışma hastane, okul, emekli maaşına döner. Witkoff ve Kushner tam bu çelişkiye iniyor. Washington sonuç isterken, Avrupa tehdidin sönmemesi kozunu kullanıyor, Kiev asker ve ilgi kaybından korkuyor, Putin yakıt kuyruğunu ve Trump sonrası Amerika'yı tartıyor. Koskoca 4,5 yıl... Az değil; hele ki bu çağda. Dünya savaşları bu kadar sürmüştü. Bitse de gitsek. SABAH
Melih Altınok10,802 görüntüleme • 1 ay önce

Çok da şey yapmamak lazım Bir süredir Özgür Özel'i gömmekle meşgul olan Saraçhane medyası dün de Kemal Kılıçdaroğlu'nu doğruyordu. "Mutlaka aklı başında bir laf etmiştir" diye düşündüm, yanılmamışım. Kemal Bey'in şu cümlelerinden rahatsız olmuşlar: "Terör örgütünün hiçbir şart öne sürmeden silah bırakması ve kendisini feshetmesi; Türkiye Cumhuriyeti'nin sarsılmaz üniter yapısının korunması, toplumumuzun kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesi ve ülkemizde kalıcı barış ile huzurun sağlanması adına tarihî bir adım olacaktır. Türkiye, sadece kendi sınırları içinde değil; Kıbrıs'tan Suriye'ye, Doğu Akdeniz'den Balkanlar'a, Kafkasya'dan Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada sözü olan, duruşu olan ve geleceği inşa etme kapasitesine sahip bir ülkedir. Bugün, ayrışma değil birleşme; çatışma değil uzlaşma; geride kalmak değil, gelişen ve değişen dünyada güçlü bir şekilde var olma zamanıdır." Siz söyleyin, bu sözlerde yanlış olan ne var? Kimi huzursuz eder bunları duymak? Biliyorum, aklınıza Muharrem İnce'nin "Şizofren bunlar" isyanı geliyor. İçlerinden nice deha, yazar, sanatçı çıkan akıl hastalarına da haksızlık ya, o ayrı konu... Ama işte bu yüzden CHP genel başkanlarını eleştirirken artık daha toleranslı olmaya çalışıyorum. Zira işleri hakikaten zor. Düşünsenize, 90'larda lümpenlerin elinden düşmeyen erotik Tan gazetesinin siyasi versiyonu olan Sözcü'nün politize ettiği kemik tabanı konsolide etmeye çalışıyorlar. Rakipleri olan siyasiler yanlış yapınca eleştirilirken onlar doğru bir adım atınca linç ediliyorlar. Yapılacak iş değil yani. (Sabah)
Melih Altınok51,739 görüntüleme • 1 yıl önce

Yaşar Kemal Türkiye’de Türk müziği yasağını(!) anlatıyor
Melih Altınok46,806 görüntüleme • 1 yıl önce

Novgorod’da hiçbir şey olmadıysa bile kesinlikle bir şeyler oldu Putin’in Novgorod’daki resmi konutuna bomba yüklü İHA saldırısı yapıldığını iddia eden Kremlin delillerini ABD’ye iletti. Rusların iddiası Batı’da “bahane üretme” diye yorumlandı. Oysa soru şu: Olmayan bir saldırıyı Putin neden “oldu” desin? Putin’in savaşı tırmandırmak için bahaneye ihtiyacı yok. Üstelik iddia doğru değilse Kremlin, kendi eliyle ciddi bir güvenlik zaafı ilan etmiş olur. Bu yüzden en makul ihtimal; sınırlı, sembolik ama son derece hassas bir hedefe yönelik bir girişimin yaşandığı ve büyümeden engellendiği. Putin de bu iddiayı gündeme taşıyarak Batı’ya net bir mesaj veriyor: kişisel güvenliğim kırmızı çizgidir. Peki kim yapmış olabilir? Ukrayna “biz yapmadık” diyor; Kiev’in tek başına Putin’in konutuna uzanacak bir operasyon kapasitesi ise tartışmalı. Tam bu noktada “olağan şüpheli” öne çıkıyor: İngiltere. Londra’nın savaşın Rusya içine taşınmasını savunan agresif çizgisi ve Ukrayna sahasındaki istihbarat etkinliği artık gizli değil. Sonuçta iki ihtimal var: Ya gerçekten bir saldırı oldu ve savaş artık cephelerden çıkıp liderlerin şahsi güvenliğini hedef alan tehlikeli bir aşamaya geçti. Ya da böyle bir saldırı hiç olmadı ve Putin, hiçbir zorunluluğu yokken dünya kamuoyunu yanıltmayı, üstelik Rusya’nın kalbine dair bir güvenlik zaafı algısını bilerek üretmeyi göze aldı. Savaşın bugüne kadarki seyri, ikinci ihtimali değil; tarafların hangi eşikleri yıkmaya hazır olduğunu gösteren ilk ihtimali güçlendiriyor. Artık mesele kimin ne söylediği değil, kimlerin neyi göze alabildiği.
Melih Altınok17,260 görüntüleme • 9 ay önce