
MESİH
@mesih_isa_hasan • 132,589 subscribers
https://t.co/Hu67hHT19A @christisgospel 🎧 Sesli Kitap MÜJDE https://t.co/8l17ED0dXJ
Shorts
Videos

Doksanlı yıllarda İstanbul milletvekili ve İnsan Hakları komisyonu üyesi olarak, can güvenliğimi tehlikeye atıp Bosna’da, Karabağ’da, Güneydoğuda yaşanan savaş bölgelerine gittim! Sırpların Boşnaklara, Ermenilerin Azerilere, Devletin ve PKKnın Kürtlere yaptığı mezalimi, Meclis, medya ve ülke gündemine getirdim; PKK’cılıktan, bölücülükten DGM’lerde yargılandım! Milletvekili olarak sırf görüşlerimi açıkladığım için medya üzerinden linç edildim, onlarca mahkemede yargılandım; hayatım zindanlarda, sürgünlerde geçti! Ben Allah’ın Mesih’iyim! Türk, Kürt, Arap, Fars, Arnavut, Azeri, Yahudi, Hristiyan, Müslüman, Budist, Hindu ayrımı yapmam! Savaş, işgal, katliam, sömürü ve zulüm yapanı, yaptıranı; dinine, ırkına, mezhebine bakmadan şiddetle kınar, suçlar, lanetlerim! Birinci Dünya savaşı sürecinde, birbuçuk milyon Ermeninin Devlet kararıyla anavatanlarından tehcir edilmesinin, tehcir sürecinde yüzbinlerce masumun ölmesinin, öldürülmesinin, mallarına, mülklerine, yurtlarına el konulmasının hiçbir haklı mazereti olamaz! Tarihinizle yüzleşin, devletinizin-milletinizin alnına bir kara leke olarak sürülen Ermeni mezalimini kabul edin! Allah’tan korkun, empati yapın; yaptığınız yanlışlardan utanın, ders alın; Allah’tan af, Ermeni halkından binlerce kere özür dileyin! TÖVBE EDİN, TEMİZLENİN, ARININ, MEDENÎ OLUN!
MESİH990,622 views • 3 years ago

Kılıçdaroğlu’nun Alevî oduğunu açıkladığı tarihî konuşmayı izledim. Medenî milletler seçeceği kişinin dinine, ırkına, mezhebine bakmaz; ehliyetine, liyakatına, dürüstlüğüne bakar; İngiltere’de bir Hinduyu, İskoçya’da bir Müslümanı başbakan yapar! Barbar milletler, dincilik, ırkçılık, mezhepçilik afyonu yutar, birbirini boğazlar; etnik, dînî, mezhebî sorunlarını çözemez, demokratik sosyal hukuk devleti inşa edemezler! İnşallah bu millet de, din, ırk, mezhep sömürüsü yapan faşistleri sırtından atar; ALEVİYE OY VERMEZ diyenleri utandırır, medenî milletler kervanına katılır!
MESİH695,491 views • 3 years ago

En kötü bir barış bile savaştan iyidir. Abdullah Öcalan'ın silah bırakma ve PKK'yi feshetme çağrısının kalıcı bir barışa vesile olması için gerekli anayasal ve yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır. Başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere, faklı din, dil, ırk ve mezheplere mensup olan vatandaşlarımıza, sözde değil gerçekten eşit hak ve imkanlar veren, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti bir an önce inşa edilmezse, kalıcı bir barış sağlanamaz. Bu tarihî fırsat kaçırılmamalı, bu ülkenin kangren hâline gelmiş yapısal sorunlarını çözecek anayasal ve yasal değişiklikler bir an önce yapılmalı, Türkiye dünyaya rol model olacak bir hukuk devleti inşa etmelidir! 👇🏻👇🏻👇🏻
MESİH311,301 views • 1 year ago

“Muhammed yeni bir din getirmemiş, İsrâiloğullarının peygamberlerinin Yahudilere öğrettiği tevhid dinini Araplara öğretmiştir; İslam, Yahudi-Musevi dininin Arap versiyonudur” dediğim için neden kızıyorlar? Muhammed: “Benden önceki kutsal kitaplar, dinler iptal edilmiştir, geçersizdir; ben yeni bir din getirdim” dememiş; aksine ve hiçbir kompleks göstermeden, İsrailoğullarının Kutsal kitaplarını, peygamberlerini tasdik ettiğini söylemiş; onların Yahudilere öğrettiği Tevhid dinini Araplara öğretmiştir! Bu sebeple İslam, ilk defa Muhammed tarafından öğretilen yeni bir din değil, inanç, ibadet ve şeriat esasları bakımından Yahudi-Mûsevi dini ile aynıdır; Yahudi-Mûsevî dininin Arap versiyonudur! Kuran, baştan sona İsrailoğullarının kutsal kitaplarını, peygamberlerini ve din öğretilerini anlatan bir İsrâiliyât kitabıdır! Tevrat ve İncil’de anlatılan peygamber kıssalarını; inanç, ibadet ve şeriat esaslarını, hasılı Yahudi-Mûsevî dininde olanları Kuran’dan ve İslamdan çıkarın, geriye Kuran diye bir kitap, İslam diye bir din kalmaz! KABUL ETSENİZ DE, ETMESENİZ DE, GERÇEK BU! Mesih, önceki döneminde bazı dinî ahkâmı iptal ederek Yahudï-Mûsevî dinini güncellediği gibi, şimdi de bazı dînî ahkâmı iptal ederek İslâmı güncelliyor! Mesih bunu, insanlardan değil Tanrı’dan aldığı bilgi ve yetkiyle yapıyor! Madem DİNDE ZORLAMA YOK, Allah için, din için savaşmaya; kavga, dövüş, düşmanlık yapmaya; küfür, hakaret, alay, iftira etmeye; tekfircilik, aforozculuk, ilkellik, barbarlık yaparak insanlıktan çıkmaya gerek yok! İsteyen inansın, öğretisine kulak versin, aydınlansın; istemeyen inanmasın, Mesih’ten uzak dursun, yoluna gitsin!
MESİH574,397 views • 3 years ago

Kemalistler yüzyıldan beri;”Atatürk olmasa özgür olamazdınız, Yunan tohumu olurdunuz; dininiz dahil sahip olduğunuz her şeyi Atatürke borçlusunuz” diyor; halka küfrediyor, minnet altında bırakarak aşağılıyorlar! Şimdi İslamcılar da:”Erdoğan olmasa ezanlar susar, bayrak iner, bağımsızlığınızı kaybedersiniz; sahip olduğunuz her şeyi Erdoğana borçlusunuz” diyorlar! Tıpkı M. Kemali ilahlaştıran Kemalistler gibi Erdoğanı ilahlaştırıyor, putlaştırıyor, halkı aşağılıyor, devletin, devletlilerin kulu-kölesi, sömürgesi yapıyorlar! Bir millet, savaşta veya barışta, içlerinden bir lider çıkaramıyor, özgürlüğünü kazanamıyor, sorunlarını çözemiyorsa, VAY O MİLLETİN HALİNE! “Atatürk olmasa, Erdoğan olmasa, şu olmasa, bu olmasa, bu ülke olmazdı, siz olmazdınız, özgürlüğünüzü kazanamazdınız” demek, halkı minnet altında bırakarak aşağılamaktır! Liderleri ilahlaştırmak-tabulaştırmak, putlaştırmak, halkın başına Tanrı kesilmektir! Halkı devletin- devletlilerin, kulu, kölesi, marabası, sömürgesi yapmaktır! Gerçek şu ki, bu milletin M. Kemale de, Erdoğana da, diğer devletlilere de, hiçbir borcu yoktur! Ancak, M. Kemal de, Erdoğan da, diğer devletliler de, sahip oldukları servet, şöhret, saltanat, makam, imkan ve ünvanlarını bu millete borçludurlar! Savaştan sonra padişahlığı kaldırıp Cumhuriyet ilan edeceksiniz!Gâzî meclisi feshedip Osmanlının son dönemindeki çok partili sistemi, padişahlıktan beter bir tek adam tek parti diktatörlüğüne döndüreceksiniz! Hâla bugun dahi, bu 1930 model tek parti, tek adam rejimini anayasanın değiştirilemez şablonu yaparak, devlet gücüyle halka dayatacaksınız! Cumhuriyet diyerek dayatılan bu faşizmi eleştiren Hasan Mezarcıyı “Atatürk düşman” ilan ederek linç edeceksiniz! Cumhuriyet ilan edileli yüzyıl olmuş, siyasetçiler hâlâ:”cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız” diyor; bu “Kemalizm-İslamizm”karması cumhuriyetin demokratik olmadığını itiraf ediyorlar! Kemalistleri de, İslamcıları da uyarıyorum! Bırakın şu Atatürk olmasa, Erdoğan olmasa, şu olmasa, bu olmasa…bu ülke olmazdı, özgür olamazdık; sahip olduğumuz her şeyi liderlere borçluyuz safsatasını da:” Sahip olduğumuz her şeyi YARATANA BORÇLUYUZ, MİLLETE BORÇLUYUZ” deyin! Devletin-devletlilerin, liderlerin kulu, kölesi, marabası, sömürgesi olmaktan kurtulun! Medeni milletler gibi eşit, özgür ve onurlu vatandaşlardan oluşan medenî bir millet olun! Sözde değil, gerçekte demokratik, laik, sosyal hukuk devleti inşa edin! MESİHİN SÖYLEDİĞİ BU! ANLAMAK İSTEMEYENE ANLATMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR!
MESİH524,332 views • 3 years ago

Kur'an, hiçbir peygamberi ve ailesini, Mesih'i ve Mesih ailesini anlattığı gibi anlatmaz. Kur'anda ismi geçen tek kadın Mesih'in annesi Meryem'dir. Kur'an, Âl-i İmran sûresinde Meryem'in annesinin hamile kalmasını, Meryemin doğumunu ve Beyt-i Mukaddes'e adanmasını anlatır. Meryem sûresinde ise, Meryem'in hamile kalmasını ve Mesih'in doğumunu anlatır. Kur'an, Mesih'in Allah'ın beden almış kelimesi ve Kutsal Rûhu olduğunu söyler. Mesih doğunca, Allah'ın Meryem'e:" YE, İÇ, GÖZÜN AYDIN OLSUN" diyerek Mesih'in doğumunu kutladığını söyler. Kur'an'a göre, Allah bile Mesih'in doğumunu kutluyor da, Müslümanlara ne oluyor ki, Mesih'in doğumunu (Noel) kutlamıyorlar! Üstelik Noel ve yılbaşı kutlamaları üzerinden Mesih ve Hristiyan düşmanlığı yapıyorlar! Yazık, çok yazık. Noel kutlayanlara selam olsun, kalpleri Tanrı sevgisiyle ve kutsal ruhla dolsun. 🙋♂️🥰❤️💐
MESİH105,851 views • 6 months ago

Netanyahu Erdoğan'a:" Kudüs sizin değil, bizim şehrimiz. Kudüs her zaman bizim şehrimiz olarak kalacak, asla bölünmeyecek" demiş. Gerçek şu ki: Kudüs ve Filistin toprakları, Yahudilerin anavatanı, Yahudi ve Hristiyanların kutsal topraklarıdır. Müslümanlar için Mekke, Medine ve Hicaz bölgesi ne kadar kutsal ve vazgeçilmezse, Yahudi ve Hristiyanlar için Kudüs ve Filistin toprakları, o kadar kutsal ve vazgeçilmezdir. İslam ülkelerinin Kudüs'ü ikiye bölme, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti kurma siyaseti, İsrail devleti için bekâ sorunudur. İsrail devleti yıkılmadan Kudüs ikiye bölünemez, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti kurulamaz. Netenyahu'nun Erdoğan'ın şahsında İslam ülkelerine söylediği budur. İran ve Türkiye, Hamas ve Hizbullah gibi örgütler üzerinden İsrail ile vekalet savaşı yapıyor, Gazze halkını kırdırtıyor. Başta Türkiye ve İran olmak üzere, bu dinler arası savaş, katliam ve vahşetin bitmemesinden, en az İsrail kadar İslam ülkeleri de sorumlu ve suçludur. Dünya'da 7 Türk devleti, 22 Arap devleti, 57 İslam devleti ve bir buçuk milyar Müslüman var. Filistinde küçücük bir Arap devletçiği daha kurmak için savaşmaya ne gerek var? Bırakın Yahudilerin de bir devleti olsun. İsrail, Kudüs ve Filistindeki Araplar, ya İsrail'in egemenliğinde, ya da komşu Arap ülkelerinde barış içinde yaşasın. Bir kere daha ve altını çizerek söylüyorum ki, İsrail ve Filistin gibi küçücük bir coğrafyada iki devlet olmaz, olsa bile kalıcı barış olmaz, bu dinler arası savaş vahşeti bitmez. İslam ülkeleri, İsrail devletini yıkma, Kudüs'ü ikiye bölme ve başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletçiği kurma siyasetinden vazgeçmelidir. İsrail devleti de, vâdedilmiş topraklar hâyâlinden ve siyasetinden vazgeçmelidir! Yalnız bölgemizi değil, dünyayı da yakacak olan bu dinler, mezhepler, halklar arası düşmanlık ve savaş vahşeti bitmelidir.
MESİH152,527 views • 9 months ago

Kılıçdaroğlu’nun, yüzyıllardır Sünnî çoğunluğun Müslüman saymadığı Alevî kimliğine, din düşmanı yaftalı CHP’nin genel başkanı olmasına ve kendisine karşı namertçe kullanılan devlet gücüne rağmen %48 oy alması, tarihi bir başarıdır! Kemalistler, Allah ile Atatürk’ü, Kemalizm ile İslamizmi yarıştırdıkları ve savaştırdıkları sürece, yapılacak her seçimi kaybetmeye mahkumdurlar! Refah ve AKP gibi siyasal İslamcı partiler, seçimleri müslümanlar-kâfirler savaşına dönüştürerek iktadara geldiler ve seçimleri müslümanlar-kafirler savaşına dönüştürerek kazanmaya devam ediyorlar! Sorun, yüz yıl önceki tek parti, tek adam diktatörlüğünü: “Cumhuriyet, kurucu değerler, Atatürk ilke ve inkılapları” diyerek, tabulaştırarak, devletin ve anayasanın değiştirilemez ideolojisi, şablonu haline getirerek dayatmaya devam eden siyasi zihniyette! Doğrusu Kemalizm de, İslamizm de; ırkçı, bölücü, kutuplaştırıcı, düşmanlaştırıcı, dışlayıcı, diktacı, dayatmacı, faşist ideolojilerdir! Bu ülkede Kemaliz, siyasal İslam kavgası devam ettiği ve seçimler müslümanlar-kafirler savaşına dönüştürüldüğü sürece parti, lider, kadro, iktidar değiştirmekle hiçbir şey değişmez, iç barış sağlanamaz; sözde değil gerçekte demokratik, laik, sosyal hukuk devleti inşa edilemez! Kemalizm ve Siyasal İslam gibi denenmiş, tecrübe edilmiş; sorunları çözmek bir yana, sorunların kaynağı haline gelmiş ve modası geçmiş ideolojiler, siyasetin konusu olmaktan, anayasa, yasa konusu olmaktan çıkmalı, tarihin konusu hâline gelmelidir! Bu ülkenin, sağcılık, solculuk, milliyetçilik, muhafazakarcılık, Türkçülük, Kürtçülük, Atatürkçülük, İslamcılık gibi ırkçı, bölücü, kutuplaştırıcı, düşmanlaştırıcı, dışlayıcı, diktacı, dayatmacı, faşist zihniyet ve hamasetle siyaset yapmayan, sözde değil gerçekte sosyal demokrat bir siyasî harekete ihtiyacı ver! Evet, bu ülkenin din ile devlet kurum ve işlerini birbirinden ayıran; farklı din, dil, ırk, ideoloji ve mezheplere mensup vatandaşlara, eşit hak ve imkanlar vermeyi, sözde değil gerçekte demokratik, laik, sosyal hukuk devleti inşa etmeyi amaçlayan sosyal demokrat bir siyasî harekete ihtiyacı var! Amacım siyaset yapmak değil, halkımı aydınlatmak!
MESİH459,005 views • 3 years ago

Dünya'da 7 Türk devleti, 22 Arap devleti, 57 İslam devleti ve bir buçuk milyar Müslüman var. Filistinde küçücük bir Arap devletçiği daha kurmak için savaşmaya ne gerek var? Bırakın Yahudilerin de bir devleti olsun, İsrail, Kudüs ve Filistindeki Araplar, ya İsrail'in egemenliğinde, ya da komşu Arap ülkelerinde barış içinde yaşasın. Kudüs ve Filistin Yahudilerin anavatanı, Mekkesi, Medinesi ve Hicaz bögesidir! Müslümanlar için Mekke, Medine ve Hicaz bölgesi ne kadar kutsalsa, Yahudiler için Kudüs ve Filistin toprakları da o kadar kutsaldır! İsrail ve Filistin gibi küçücük bir coğrafyada iki devlet olmaz, olsa bile kalıcı barış olmaz, bu dinler arası savaş vahşeti bitmez. İslam ülkeleri, İsrail devletini yıkma ve başkenti Kudüs olan bir Filistin devletçiği kurma siyasetinden vazgeçmelidir. İsrail devleti de, vâdedilmiş topraklar hâyâlinden ve siyasetinden vazgeçmelidir! Yalnız bölgemizi değil, dünyayı da yakacak olan bu dinler, mezhepler, halklar arası düşmanlık ve savaş vahşeti bitmelidir.
MESİH142,730 views • 1 year ago

İslâm Mekke’de, Yahudi-Mûsevî tevhid inancının arap versiyonu olarak ortaya çıkmış, Medine döneminde siyasallaşarak savaş dini haline gelmiştir! Kökü, Emevî, Hâşimî rekabetine dayanan Sünnî - Şiî ayrışması, Peygamberin vefatından sonra hilafet kavgasına dönüşmüştür! Ebûbekir, Ömer ve Osman’ın, Ali’nin hakkı olan hilâfeti gasbettiği inancı, Peygamberin ashâbının birbirini boğazladığı kanlı iç savaşlara dönüşmüş ve yüzyıllardır süregelen Şiî - Sünnî kavgasının temelini oluşturmuştur! Siyasal İslâm, sonradan ortaya çıkmış bir inanç veya ideoloji değil, İslâmın Medine döneminde siyasî bir din hâline gelmesinden kaynaklanan; referansı Kuran, Sünnet, Hadis, Fıkıh olan bir din-inanç ve ideolojidir! İslâm dünyası, İslâmın, Peygamber ve dört halife döneminde siyasî bir “devlet dini, savaş dini” hâline geldiğini kabul etmeden; din ile devlet-siyaset işlerini birbirinden ayırarak İslâmı güncellemeden, bu geleneksel siyasal İslâm belasından kurtulamaz; demokratik, lâik, sosyal hukuk devleti inşa edemez; yurtta ve cihanda sulh sağlayamaz, barış içinde yaşayamaz; medenî milletler kervanına katılamaz! ACI AMA GERÇEK BU!
MESİH303,381 views • 3 years ago

İbrahim Peygamber zamanında, Tanrıya insan kurban etme geleneği vardı; İbrahim de, geleneğe uyarak oğlunu kurban etmeyi adadı! Çocuk büyüyünce, İbrahim oğluna kıyamamanın sıkıntısı içinde bir rüya gördü! İbrahim rüyasında oğlunu kurban ettiğini görüyor ve oğluna anlatıyor; oğlunun kabul etmesi üzerine onu yatırıp kesmeye kalkıyor; o esnada bir koç görüyor ve gaybdan gelen bir ses, oğlunu kesmekten vazgeçmesini, onun yerine fidye olarak koçu kesmesini söylüyor! Doğrusu, Tevrat ve Kuran’da anlatılan kurban hikayesinin tamamı rüya idi! Din adamlarının anlattığı gibi İbrahim veya herhangi biri rüyasında oğlunu kurban ettiğini gördüğü için kesmeye kalkarsa, ona peygamber değil, deli denir! İbrahim kan ter içinde rüyasından uyandı ve Tanrı’nın insan kurbanı istemediğini, oğlunu kurban etmeyi adamasının yanlış olduğunu anladı, oğlunu kesmekten vazgeçti ve onun yerine fidye olarak koç kurban etti. İbrahim’in kurban kıssası üzerinden, o çağlardaki Tanrı’ya insan kurban etme vahşetine son verilmesi, insanlık adına devrim niteliğinde büyük bir gelişmedir; ancak yirmi birinci yüzyılda, bırakın Tanrı’ya insan kurban etmeyi, hayvan kurban etmeyi dahi Allah istiyormuş, dînî bir mecburiyetmiş gibi anlatmak doğru değildir! Bu sebeple kurban kesme mecburiyetiyle ilgili dînî ahkamı iptal ettiğimi açıkladım; ancak Kurban kesmeyi de yasaklamadım! İsteyen, dînî açıdan mecbur olduğu için değil, gelenek olarak kurban kesebilir veya kurban kesmeden de kurban bayramlarını kutlayabilir; kurbana vereceği parayı ihtiyaç sahiplerine verebilir!
MESİH205,241 views • 3 years ago

"Noel veya Noel takviminine göre yılbaşı kutlamak bizim dinimizde, kültürümüzde yok" diyorlar! Yalan söylüyorlar. Kur'an, hiçbir peygamberin doğumunu anlatmadığı halde, Meryem'in hamile kalmasını ve Mesih'in doğumunu detaylı bir şekilde anlatıyor. Mesih doğunca, Allah'ın Meryem'e:"Ye, iç, gözün aydın olsun" diyerek Mesih'in doğumunu kutladığını söylüyor. Meryem Suresi:16-26. Noel Mesih'in doğumunu kutlamaktır. Kur'an'a göre ilk Noel kutlayan Allah'tır. “Noel takvimine göre Yılbaşı kutlamanın Mesih ile alakası yok, pagan kültüründen geliyor" diyenler de yalan söylüyorlar. Mîlâdî takvim, Mesih'in doğumunu tarih başlangıcı olarak kabul eden Noel takvimidir. Mîlattan önce (M.Ö) demek, Mesihin doğumundan önce demek, Milattan sonra (M.S.) demek, Mesih'in doğumundan sonra demektir. Mesih'in doğumunu tarih başlangıcı olarak kabul eden Miladî takvim, tüm milletlerin kullandığı evrensel bir takvim haline geldiği gibi, mîlâdi takvime göre yılbaşı kutmak da evrensel bir şölen haline gelmiştir. Noel veya yılbaşı kutlamaları üzerinden Mesih ve Hristiyan düşmanlığı yapmak ilkelliktir, barbarlıktır. İsteyen Noel kutlar, isteyen Noel takvimine göre yılbaşı kutlayarak evrensel şölene katılır. Mâdem Müslümanlar İsâ Mesih'e inanıyor ve madem Kur'an'a göre Allah Mesih'in doğumunu kutluyor! O halde asıl Noel ve mîlâdî takvime göre yılbaşı kutlaması gereken müslümanlardır.
MESİH43,480 views • 5 months ago

Takipçilerimden bu uzun tivitimi sıralı tivit gibi düşünmelerini, sonuna kadar okumalarını ve paylaşmalarını rica ediyorum! 1-Hasan Mezarcı’yı “Atatürke (afedersiniz) P…. veya veledi zina diyen adam” olarak algılayan, hâlâ o yalana inananların gerçeği bilmeleri için bu açıklamayı yapma zarureti doğdu! Gerçek şu ki, Hasan Mezarcı hiçbir zaman, hiçbir konuşmasında Mustafa Kemal paşaya: “ P…. Veya veledi zina” dememiştir! Bu algı, Hasan Mezarcı’nın, Mustafa Kemal paşanın Türk milletinin atası olmadığını, yasayla ve devlet gücüyle Atatürk (Türk halkının atası) olarak dayatılmasını kabul etmediğini anlattığı bir konuşmasından kesilip, kopyalanıp, üretilmiş ve Hasan Mezarcıyı halka linç ettirmek için yayınlanmış bir iftiradır! Hâlâ aynı iftirayı ve algıyı yayan o siyaset ve medya teröristleri, Hasan Mezarcı’nın “ Atatürk p…. veya veledi zinadır” dediğini ispat etsinler, Hasan Mezarcı adına ve içtenlikle M. Kemal paşadan da, milletten de binlerce kez özür diler, Allahtan af dilerim! Özür dilemesi gereken Hasan Mezarcı değil, “Hasan Mezarcı Atatürk’e p….dedi, veledi zina dedi” yalanını üreten, yayınlayan, yayan, o yalana inanarak hasan Mezarcıya ağız dolusu küfreden o siyaset ve medya teröristleri ile, hâlâ o yalana inanarak Hasan Mezarcı düşmanlığı yapmaya, ona küfretmeye devam edenlerdir! 2- Gerçek şu ki, Hasan Mezarcı, savaştan sonra padişahlığı kaldırıp, cumhuriyeti ilan edip, padişahlıktan beter bir “ Tek parti, tek adam” diktatörlüğü kuran,tabulaştırılan, ilahlaştırılan, eleştirilemez, sorgulanamaz bir dogma haline getirilerek, hâlâ anayasa ve devlet gücüyle dayatılan “Atatürk ve Kemalizm”dogmasına, tabusuna, diktatörlüğüne karşıydı! Daha da önemlisi, Hasan Mezarcının, seçilmiş bir milletvekili olarak anayasa ve devlet gücüyle halka dayatılan Atatürk ve Kemalizm tabusunu, dogmasını ve dayatmayı eleştirerek, sorgulayarak yıkma; konuşulamazları konuşulabilir, eleştirilemezleri eleştirilebilir, değiştirilemezleri değiştirilebilir hale getirme; tabuları yıkma, zihinsel ve toplumsal değişimin önünü ve yolunu açma misyonu icra ettiği ve o büyük tarihî, siyasî misyonu icra etmek için kendini feda ettiği de, doğrudur! Böyle büyük bir tarihi ve siyasî misyon icra etmeyi “Atatürk düşmanlığı” olarak yaftalayan Kemalizm tarikatının müritleriyle, aklını ve vicdanını kiraya vermiş İslamcı parti, tarikat ve cemaat müritlerinin hiçbir farkı yoktur! Bu vesileyle ve Allahın Mesihi olarak, doksanlı yıllarda İslâmi bir bakış açısıyla konuşan, sırf doğru olduğuna inandığı şeyleri söylediği için hayatını zindanlarda sürgünlerde geçirerek ağır bedeller ödeyen o yiğit Hasan Mezarcı’yı, tek başına icra ettiği o büyük tarihî ve siyasî misyonundan dolayı iftiharla anıyorum:”Hasan Mezarcı, doğrusuyla yanlışıyla, günahıyla sevabıyla öldü gitti; Allah rahmet eylesin, taksiratını affetsin, mekanı cennet olsun” diyorum! 3- Gerçek şu ki, Hasan Mezarcı yerli ve millî bir bakış açısıyla konuşuyordu! Şimdi konuşan Hasan Mezarcı değil, din, ırk, renk, mezhep ayrımı yapmadan tüm milletlere Tanrının nazarıyla bakan, vahyin aydınlığıyla konuşan Mesih! Hasan Mezarcı’da meydana gelen bu büyük değişimin sebebi, halkın Mesihe inanmasından, tezgahlarının yıkılmasından korkan hoca, şeyh ve reis efendilerin “deli” algısı oluşturmak için uydurduğu ve yandaş yalakalarının papağan gibi tekrarladığı “ işkence, iğne” yalanı değil, Mesih olmasından kaynaklanan aydınlıktır! GERÇEK BU! Anlamak istemeyene anlatmak, inanmak istemeyene inandırmak mümkün değildir! İsteyen o yalanlara ve yalancılara inansın isteyen Mesihe ve gerçeğe inansın! GERÇEK BU 👋🥰👋🌹❤️
MESİH189,531 views • 3 years ago