
Metin KÜLÜNK
@mkulunk • 463,525 subscribers
Shorts
Videos

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK Türkiye, dijital bağımsızlığını tahkim etmek istiyorsa bütün hazırlıklarını buna göre yapmak zorundadır. İsrail’i yapay zekâ merkezi ve küresel güç odağı haline getirmek isteyen akla karşı, Türkiye; görünmeyeni gören, bilinmeyeni bilen, bilinir olanı stratejik değere dönüştüren dâhilerinin ve dehalarının buluşlarına sahip çıkmalıdır. Yapay zekâ çağında bağımsızlık, yalnızca sınır güvenliğiyle değil; veri güvenliğiyle, teknoloji üretimiyle ve dijital egemenlikle mümkündür. Eğer biz hâlâ kendi veri merkezlerimizi kuramıyorsak, dijital bağımsızlıktan söz edemeyiz. Türkiye’nin verilerinin Amazon’da, Google’da veya başka küresel şirketlerin altyapılarında tutulduğu bir modelle gelecek yüzyılda bağımsızlığımızı koruyamayız. Bu nedenle Türkiye; yapay zekâ, veri merkezleri, yerli bulut altyapısı, kuantum teknolojileri ve siber güvenlik alanlarında kendi bilgi birikimini, kendi teknolojisini ve kendi stratejik aklını inşa etmek zorundadır
Metin KÜLÜNK119,542 Aufrufe • vor 4 Tagen

CHP üzerine. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en temel problemi; Cumhuriyet Halk Partisi’nin, yeni zamanı akleden, anlayan ve bu anlamda yeni zamana cevap verecek bir siyasal paradigma üretme kabiliyeti olmayan bir boşluk partisi olmasıdır. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadrolarının, bir dünyadaki gelişmeleri ve Türkiye’nin meselelerine çıkış noktasında temellendirilmiş bir paradigmalarının olmadığını görmeleri İki; Cumhuriyet Halk Partisi’nin tepe yönetimi kadrolarının hırslarının, akıllarının çok önünde olduğunu ve hiçbir kutsalının ve kuralının olmadığını; iletişim dilinde son derece Jakoben ve aşağılayıcı bir dille süreç yönettiklerini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içindeki sağduyulu herkes görüyor. Türkiye’nin temel bir sıkıntısı var. AK Parti, paradigma ve pratik olarak dalga boyunun üzerinde hep durmasını bilen bir akılla süreçleri yönettiği için; dünya okuması ve bu okuma doğrultusunda Türkiye’yi yeni dünyayla buluşturma noktasındaki adımları, beraberinde milletle, özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız arasındaki bağın, Cumhuriyet Halk Partisi’nin alanını daralttığı gibi; beraberinde Cumhuriyet Halk Partisi kadrolarının, CHP gibi bir partiyi yönetirken ne kadar çapsız olduğunu da ortaya çıkarıyor. #chp
Metin KÜLÜNK127,262 Aufrufe • vor 7 Tagen

#SUSURLUKTA_GELECEĞİMİZ Bugün Susurluk’ta 8. ve 9. sınıf öğrencilerimizle buluştuk. Bir kez daha gördük ki; Türkiye’de nesiller arası bir çatışma yok, sadece nesiller arası iletişim eksikliği var. Gençlere üstten bakmadan, göz hizasında yaklaşınca; sordukları soruların, taşıdıkları umutların ve gelecek kaygılarının ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bugün birlikte geleceği konuştuk… Riskleri, fırsatları, hazırlıklı olmanın önemini ve “Nasıl bir gelecek inşa etmeliyiz?” sorusunun cevaplarını aradık. Çünkü bu çocuklar bizim çocuklarımız… Bu nesil bizim neslimiz… Eğer anlayamıyorsak sorun gençlerde değil; anlatamayan, yeterince ulaşamayan bizim kuşağımızdadır. Dinledikçe anlarsınız… Anladıkça genişlersiniz… Kendinizi geliştirdikçe, aklınızı ve bakışınızı güncelledikçe; nesiller arasında aslında hiçbir uçurum olmadığını fark edersiniz. Bizim yolculuğumuz; insanı anlama, hakikati anlatma ve doğruya doğru, eğriye eğri diyebilme yolculuğudur. Velev ki 180 kez söylemiş olsak bile; 181. kez de hakikati söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Bu anlamlı programı organize eden Susurluk İlçe Millî Eğitim Müdürü Sayın Sami Akoğlan’a, kıymetli ekibine, okul müdürlerimize, öğretmenlerimize ve sevgili öğrencilerimize gönülden teşekkür ediyoruz. #Susurluk #Gençlik #Eğitim #Gelecek #Nesillerarasıİletişim #Türkiye #Öğrenciler #Hakikat #GençlerleBirlikte
Metin KÜLÜNK466,882 Aufrufe • vor 1 Monat

Akşama not. TÜRKİYE’DE EPSTEİN SUSKUNLUĞU HEMDE ÖNCE İMAN DİN İNSAN VE AHLAK DİYENLERDE. Çok enteresan değil mi? Türkiye'de din psikolojisi ve din sosyolojisi alanında vücut bulan sivil toplum hareketlerinin ve sosyal hareketlerin en temel üç dayanağı; ahlak, maneviyat ve doğrudan ahlak odaklı Batı eleştirisi olmuştur. Doğal olarak bu durum, toplumun bazı katmanlarında, özellikle de Milli Görüş hareketine karşı çok ciddi bir güven kaynağı oluşturmuştur. Bu ahlak ve maneviyat odaklı yaklaşımlar, bir anlamda Türkiye'nin ümidi hâline gelmiştir. Fakat gelgelelim, dünyanın egemenliği için kendi içlerinde kavga eden Bretton Woods sistemi ile Tekno Şirketler arasındaki mücadele, Hürmüz'de başka bir boyuta evrilirken acı bir durumla karşı karşıyayız. Epstein odaklı Batı uygarlığını eleştirmesi gereken Türkiye'deki âlimlerden, cemaatlerden, tarikatlardan, ilahiyat çevrelerinden, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan, kalem sahiplerinden, sivil toplum kuruluşlarından ve siyasal yapılardan; maalesef aklı başında birkaç Türk dışında kayda değer bir tavır göremedik. (Not:Elbette son derece net duruş ve tavır sergileyen hayatın içindeki bütün duyarlılık gösteren âlimlere kalemlere Stk‘lara siyasetçilere ilahiyat camiasına teşekkür ediyoruz) Artık şu soruyu sormamız gerekiyor: Epstein uygarlığının dalları olan petro-dolar odaklı sistem, din psikolojisi ve din sosyolojisi ekseninde hareket eden düşünce dünyalarından başlayarak çeşitli yapıların içerisine sızıp kendisine alan mı açmış ? Düşünmek gerekiyor. Epstein uygarlığıyla ilgili konuşanlar arasında Lavrov, Dugin ve Putin var. Peki ya bizde en çok konuşması gerekenler nerede? Ekranlar neredeyse konuyu kararttı. Sivil toplum kuruluşlarının böyle bir gündemi yok. Entelektüel dünyanın ise zaten neredeyse hiç gündemi olmadı; çok az istisna dışında. Siyasetçiler ise adeta böyle bir mesele yokmuş gibi davrandılar. O hâlde şu soruyu soralım: Osmanlı'yı yıkan petro-dolar aklı, Türkiye'de hayatın bütün alanlarında kendi kontrolünde yapılar mı üretti?
Metin KÜLÜNK122,561 Aufrufe • vor 10 Tagen

Akşama not. Bence CHP’nin bir genel başkanı yok ki. Tartışmalı bir kongreyle ele geçirilmiş, Silivri’de hesap veren ismin Ankara’daki temsilciliğini yapan Ekrem İmamoğlu’nun kayyumudur Özgür Özel. Dolayısıyla bir liderden bahsetmiyoruz, bir genel başkandan da bahsetmiyoruz. Bütün meselesi; aynada kendini gördüğünde liderlik kabiliyetinin olmadığını fark ettiği için bulunduğu noktayı korumaktır. Görülüyor ki ortalığa saçılan bu fotoğraf da bunu gösteriyor. Zaten böyle bir iddiası da yok. Ama buna rağmen, iki yıl sonrası için “%100 başkan olacağım” veya “Cumhurbaşkanı olacağım” gibi konuşuyor. “Kapıma geleceksin” diyor. Burada sürecin doğru yönetilmesi lazım. Süreçte, Cumhuriyet Halk Partisi tepe yönetiminin, kendi tabanındaki sağduyulu insanlara rağmen ortaya çıkan çürümüş fotoğrafını esas almamak gerekir. Asıl sorulması gereken şudur: Cumhuriyet Halk Partisi’nin tabanını bu çürümüşlüğün arkasında tutan gerekçeler nelerdir? Bu gerekçeler ortadan kaldırılmalıdır. Eğer bunlar ortadan kaldırılırsa, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tabanı kesinlikle orada durmaz. Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal CHP geleneğinden gelmiyor mu? Çok sert eleştiriler yapabiliyor. Neden? Demek ki o çizgideki, o siyasi profildeki bir isim dahi CHP’nin zirvelerindeki bu çürümüşlük karşısında kendisini ancak AK Parti’de bulabiliyor. O halde biz, Burcu Köksal’ın kendisini CHP’de değil de AK Parti’de bulma iradesinin kodlarını iyi okumalıyız. Bu okumalar yapıldıktan sonra CHP tabanında, eminim ki çok küçük bir grup hariç, hiç kimse CHP’nin tepe yönetimindeki bu çürümüşlüğe razı değildir. Hiç kimse bunu onaylamıyor, kabul de etmiyor.
Metin KÜLÜNK153,848 Aufrufe • vor 15 Tagen

Türk siyasetinin en büyük talihsizliği, çapsız bir muhalefet anlayışıyla imtihan ediliyor olmasıdır. Muhalefetin; dünyaya, yeniden şekillenen küresel güç dengelerine ve Türkiye’nin bu denklem içerisinde kendi milli çıkarları doğrultusunda nerede konumlanması gerektiğine dair tutarlı bir paradigması bulunmamaktadır. Bugün dünyadaki güç mücadelelerini Türkiye’nin lehine yönetebilme iradesi; devlet aklıyla birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliği üzerinden sürdürülmektedir.
Metin KÜLÜNK123,735 Aufrufe • vor 14 Tagen

Zaman ve mekan şahit olsun ki: Çok Ağır Bir Nefs Muhasebesi Konuları tartıştığımız zaman dilimine bakın. Dindarlık odaklı siyasal muhafazakârlığın iktidar olduğu bir süreçte biz Türkiye’de LGBT’nin, eşcinselliğin, lezbiyenleştirmenin, eşcinselleştirmenin, ailenin küçültülmesinin; artı sıfır evler üzerinden bu ülkenin değerler sisteminin ve sosyolojisinin eritilmesini konuşuyoruz. Çok acı bu. Evet, çok ağır bir öz eleştiridir, bu bir nefs muhasebesidir. Türkiye’nin İradesi Her Türlü Dayatmadan Güçlüdür Dolayısıyla Putin ne ki? Bizim irademiz çok daha güçlü. Bir daha söylüyorum: Derhal İstanbul Sözleşmesi’ni uluslararası norm olarak kabul edip içeride 8 yıl üst norm olarak ona bağlı; kültürden Millî Eğitim’e, Aile Bakanlığı’ndan yapılmış bütün düzenlemeler iptal edilmelidir. Yönetmelik genelinde ne varsa, bunun hâlen izleri vardır. Aile Bakanlığı İçindeki İstanbul Sözleşmesi Aklı İki; Aile Bakanlığı’nın içindeki İstanbul Sözleşmesi aklıyla hareket eden, Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı makamındaki itibarını kendilerinin İstanbul Sözleşmesi’nin bu ülkede kalıntılarını uygulamak için koşulsuz adres gören Aile Bakanlığı’nın içindeki unsurların tasfiye edilmesi gerekiyor. Uluslararası Sözleşmeler ve Millî Güvenlik Meselesi Aile Bakanlığı’nın, “Uluslararası sözleşmelerin Türkiye’de aileyi tahrip etmesine yönelik uluslararası sözleşmelerdir, bunları uygulamak zorundayız.” modundan çıkması gerekiyor. Hiçbir uluslararası sözleşme, bu ülkenin millî güvenlik meselesi olan ve sosyolojik olarak bir çöküşü haber veren; bunların da müsebbibi olan bu model, Türk milletinden, Türk devletinden büyük de değildir, güçlü de değildir. Türkiye bunlardan vazgeçmesini bilmek zorundadır. Çünkü uluslararası sözleşmelerin tamamının arkasında bu akıl vardır. Cinsiyetsiz ve Ailesiz İnsanlık Projesi İddiası Avrupa Birliği Avrupa Epstein’dir, Epstein de Avrupa’dır. Hedefleri cinsiyetsiz insanlıktır. Hedef ailesiz insanlıktır. Hedef, Âdem’in ve eşinin tasfiye edilmesidir. Bunu görmek zorundayız. Onun için Putin’in yaptıkları doğrudur. LGBT derneklerini kapatmıştır.
Metin KÜLÜNK135,233 Aufrufe • vor 23 Tagen

Hayırlı akşamlar. Logos’ta bu hafta; 🇹🇷 156 adaya Türk bayrağı dikilmesi gerektiğini, 📚 Milli Eğitim Bakanlığı müfredatındaki kelime değişimlerini, 🌍 ABD-Çin görüşmelerini ve ortaya çıkan sonuçları, 🤖 Yapay zekânın Türkiye’ye etkilerini ele aldık. Videonun tamamını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz. ⬇️ Logos
Metin KÜLÜNK121,301 Aufrufe • vor 21 Tagen

Güne merhaba! Bugün sosyal medya üzerinden, bol miktarda etkili ve yetkili yerlerdekilerin 15 Temmuz’a ilişkin hem de öyle cümlelerle mesajlarını okuyacağız ki... Sadece bir kısmının samimiyetsizliğine tebessüm edeceğiz. Biz de diyoruz ki, 15 Temmuz’da hangi sığınakta iseler oraya gitsinler; hangi perdelerin arkasındalarsa perdelerini kapatıp arkasına çekilsinler; kim telefonlarını kapattıysa telefonlarını kapatsın ve nereye hangi sığınağa gideceğinin istişaresini yapsın... Kim "Acaba bunlar başarılı olursa biz ne yapacağız?" diyorsa korkaklıkları ile köşelerine çekilsin... 📌📌📌Ama kimse kahraman milletimize samimiyetsizlik yapmasın! 📌📌📌Ekranlara çıkarak, hele de 15 Temmuz resmî programlarına çıkarak sahte cümlelerle kimse kimseyi kandırmasın, bu millet her şeyin farkında! Bugün bizim için sosyal medyada susma günü, çünkü milletimiz konuştu!!!
Metin KÜLÜNK3,858,897 Aufrufe • vor 1 Jahr

📌NATO’nun merkezinin olduğu Belçika devletini bir kez daha uyarıyoruz. 📌Türk vatandaşlarının can ve mal güvenliğini korumak sizin görevinizdir. 📌Şu anda Belçika’daki Türk vatandaşlarının sivil toplum kuruluşu olan Ülkü ocakları binasının PKK terör örgütü tarafından ateşe verilmesi sizi hiç mi rahatsız etmiyor ?
Metin KÜLÜNK4,450,962 Aufrufe • vor 2 Jahren

Sabaha not düşelim… Tarihte büyük imparatorlukların ve güçlü devletlerin çöküşündeki en temel sebeplerden biri, orta sınıfın yok olması ve zengin ile dar gelirli arasındaki mesafenin derinleşmesidir. ARA NOT:BUGÜN ÜLKEMİZDE OLAN BUDUR DİKKAT. Çünkü devletleri ayakta tutan asıl güç; toplumdaki adalet duygusu, denge ve sokaktaki insanın ekonomik anlamda nefes alabilmesidir. Cebin,mutfağın,sofranın etrafında ki insanın ve ailenin nefes alma kabiliyetinin mümkün olmasıdır. Ne yazık ki bugün uygulanan politikalar, Türkiye’nin omurgasını oluşturan geniş kitlelerin hayatını her geçen gün daha da zorlaştırırken, küçük bir azınlığın sahip olduğu imkânları ölçüsüz biçimde büyütmüş, toplumdaki ekonomik ve sosyal uçurumu tehlikeli bir seviyeye taşımıştır. Tarih, bu dengenin bozulduğu hiçbir yerde uzun süre huzurun korunamadığını gösteriyor. Anlayan anladığı kadar anlar… Vesselam. Roma İmparatorluğu: Toprak ve servet belirli elitlerin elinde toplandı, halk ağır vergiler altında ezildi, orta sınıf zayıfladı ve devletin toplumsal gücü çözüldü. Fransız Devrimi:Elitler büyük bir refah içindeyken halk açlık ve ağır ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldı; gelir adaletsizliği toplumsal öfke ve patlamaya dönüştü. Osmanlı İmparatorluğu Gerileme Dönemi:Üretim zayıfladı, vergi yükü halkın üzerine yıkıldı, ekonomik denge bozuldu ve devlet-millet arasındaki güven aşındı.Bir grup yönetici ve elit refah içinde hiçbir şey olmamış gibi yaşadı Sovyetler Birliği’nin Dağılması:Halkın yaşam standardı düşerken ayrıcalıklı bürokratik sınıf büyüdü; ekonomik adaletsizlik ve sistemin halka yabancılaşması çözülmeyi hızlandırdı. 1929 Büyük Buhranı:Orta sınıfın çökmesi, işsizliğin büyümesi ve servetin dar bir çevrede toplanması birçok devleti siyasi ve sosyal krizlere sürükledi. Esas hep aynı nokta: Devletler çoğu zaman dış saldırılarla değil, içeride bozulan özellikle gelir ve sosyal adalet dengesiyle zayıflamıştır ve çöküş sürecine girmiştir.
Metin KÜLÜNK139,106 Aufrufe • vor 27 Tagen

Teşekkürler Sputnik Türkiye Haberin gerçekliğine ve hakikatine dikkat kesildikleri için.
Metin KÜLÜNK2,980,924 Aufrufe • vor 1 Jahr

Neden Adaylık Yoluna Çıktım Çünkü ben bir İstanbul’luyum. Yola çıkmakla emr olundum. Bana günde beş vakit “Beni nimetlendirdiğin doğru yola ilet!..” duası öğretildi. Gazaba uğramış ve sapmış olanlar hakkında uyarıldım. Nimet verilenleri hep merak ettim. Öğrendim ki; etrafı mübarek kılınmış şehirlermiş. Kudüs, Mekke, Medine ve bir de müjdelenmiş İstanbul gibi. Ülkemin yedi bölgesinden, İstanbul’un yedi tepesini fethetmeye gelenler; bu müjdeye mazhar olmak için yola çıkmış. Her biri Fatih olmuş; hamd için Fatiha okumuş! Çünkü Fatiha, merhametle başlar ve Biz diye devam eder. Biz ve Merhamet. İşte adaylık yolunda, benim iki yol azığım. *** Ekmeği bölüşmek, birlikte güç bulmak, zorlukları güvenerek aşmak, imkanları herkes için kılmak, selamı yaymak, günü hepimiz için güneş kılmak, geceyi hepimiz için tek örtü kılmak; merhametin bana vasiyetidir. Söz verdim merhamete; gözlerim merhamet kuşları uçuracak; bir yetimin başını okşayacak; bir fakirin evine katık olacak, bir engellinin umudu kalacak; bir öğrencinin geleceğini müjdeleyecek. Bir yaşlıya huzur, bir işçiye hak, bir işverene adalet, bir çocuğa neşe, bir gence emanet, bir kadına güvence, bir ağaca koruma, bir kediye-köpeğe mama ve bir de her ayrılan sevdiğimize birer Fatiha sözüm var. Ellerim de söz verdi; harama uzanmayacak, dertlinin elinden tutacak, emek verenin üstündeki el olacak, her dine, dile, ırka, yaşam tarzına uzanan esenlik eli kalacak. Bir de yola revan olmuş ayaklarım var: her yere herkese hizmet götürecek. Her çağrıya gidecek; her gönül insanıyla hizmet için birlikte yürüyecek. Ayağına davet etmeyecek; her İstanbul’lunun ayağına gidecek. Dertlere derman, ihtiyaçlara proje, umutlara enerji, hayallere destek verecek. Fakat merhamet, yol arkadaşını hiç unutmayacak: Biz! *** Bizi biz yapan İstanbul’u yaşatacağız önce! Medeniyetimizin ve büyük devletimizin en büyük milli hazinesi İstanbul... İstanbul, Tarihi kültürel mirası, Dünyayı bir birine kavuşturan köprüleri, dünyaya açılmamızı sağlayan markaları, vatanperver, misafirperver insanları ve Türkiye’nin yedi bölgesinden derlenmiş tecrübesiyle hepimizi “Biz” yaptı! Camilerde Sabah namazı buluşmaları, ekmek yolunda tanışma tatları, iş hayatında üretme sevdası, öğlen aralarında lokma paylaşımları, arı gibi her sektörde kazanç petekleri ve dünya kadar dilde dostluk derlemesi herkesi, her yerde “Biz” kıldı. Vapurda sabah çayı ve simitte; hafta sonu boğaz pikniğinde, bir de adalar gezisinde; İstiklal caddesinde zarif yürüyüşlerde, Eyüp sultanda kabul edilmiş dileklerde; Çamlıcada aşklarda, Piyerlotide kırk yıllık hatıralarda; İstanbul’un her tarafında “Biz” olduk! Kadın şefkati değmiş; Kadın eli değmiş hayatı, baş tacı ederken; yeteneklerini vizyonla resmeden gençlere, yarınlarımızı emanet ederken; tecrübelerini bize liman kılmış büyüklerimize vefa gösterirken; İstanbul mevsimlerinde “Biz” olduk. Bir de mahyalarda biz olduk. İftar sofralarında; sahur telaşlarında; bayramlaşmalarda biz olmayı yaşattık!... Hepsi İstanbul’la oldu!... İstanbul için yazılmış şiirlerde; hikayelerde; dillerde çiçeklenmiş İstanbul şarkılarında; Biz olmayı dillendirdik. Evet, merhamet ve biz şehri: İstanbul! İstanbul’a, İstanbul yollarında “aday” olmaya mecburdum. Çünkü İstanbul öğretti bana; Yoldaş olmayı! Yolda kimseyi bırakmamayı. Yolu sevmeyi, yolda karşılaştıklarına hizmet etmeyi. Fakat aday olmama bir sebep de İstanbul’dan gönderilmiş bir son Mektup oldu. “Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı!...” sözünün sırrından başlamış mektubuna İstanbul!... Yalnız kalmadığını, İstanbul sevdalılarının sessiz çığlık olduğunu hatırlatmış. Depremin de, Çılgın projelerin de İstanbul gündemleri olduğunu; Finans merkezinden Turizm harikası özelliklerine kadar bir dizi vizyonun İstanbul’un mücevherleri olduğunu belirtmiş ve duyduğu memnuniyeti dillendirmiş.
Metin KÜLÜNK4,268,503 Aufrufe • vor 2 Jahren

📌Arda Güler ile ilgili kamuoyuna yansıyan görüntüler, çok yakışıksız ve rahatsız edici. 📌İtalyan bir antrenör Türk futbolunun ve Avrupa’da yıldızı olan, çok daha güçlü bir şekilde parlayacak olan bu toprakların sadık evladı 🇹🇷Arda Güler’e karşı uyguladığı psikolojik baskı yöntemini kabul etmemiz mümkün değil. Futbol federasyonun başkanı ve yöneticilerini, Türk milletinin çok sevdiği Arda evladına yönelik bu tavrından dolayı milli takımın antrenörüne, milletimizin vicdanını rahatlatacak şekilde, gereken iradeyi göstermelerini bekliyoruz. 🇹🇷Arda Güler bu milletin evladıdır.
Metin KÜLÜNK3,143,140 Aufrufe • vor 1 Jahr

Siyonizmin hedeflediği bölünmüş coğrafya için eğittikleri donattıkları PKK hareketinin siyasi temsilcisi DEM Iğdır Belediyesi’nde işçilerimizin emeklerini gasp ediyor ve işçilerimizi sokakta bırakıyor Emekten bahsedenler her zaman olduğu gibi yine emek düşmanlığı yapıyor CHP/DEM elele emek düşmanlığı yapıyor
Metin KÜLÜNK2,906,096 Aufrufe • vor 1 Jahr

Güne Merhaba ✅15 Temmuz’a sayılı günler kaldı... ✅Sekiz yıl önce bugünlerde bu ülkedeki her bir vatandaşımız normal işinde gücünde iken, meğer bu ülkeyi küresel finans oligarklarına teslim etmek için ülkemizin her kurumuna sızmış ve sızdırılmış casusluk yapılanması olan FETÖ elitlerinin bir işgal girişimine hazırlanıyormuş. ✅Nasıl? ✅Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içerisine sızdırdığı ve doğrudan emirlerini örgütten alan, bu milletin kendilerine verdiği rütbeyi millete ihanet ederek örgüte payanda olmuş ve Türk ordusuyla hiçbir bağlantısı kalmamış elemanlarının emrine giren ve de uluslararası istihbarat örgütlerine doğrudan servis sağlayan FETÖ terör örgütü elemanları üzerinden... ✅Ve tabiî ki milletimiz ve devlet aklı Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu işgal girişimini tasfiye etti. ✅En önemli sonuçlardan birisi ise, bu örgütün dinin arkasına saklanarak bu ülkeye ihanet etmek üzere kurgulanmış bir yapı olduğu, bütün gerçeklikleriyle ortaya çıktı ve artık milletimiz bu örgütün adını dahi duymak istemiyor. ✅Çok enteresan, siyaset ise bu örgütten bahsedilmesinden rahatsız oluyor yani milletimizle siyaset bu konuda birbirinden ayrışma durumunda, çok çok önemli bu. ✅Unutmadık, unutmuyoruz, unutmayacağız!
Metin KÜLÜNK2,745,930 Aufrufe • vor 1 Jahr

📌PKK’nın DEM’i seçildikleri yerlerde EMEK DÜŞMANLIĞINA ERKEN BAŞLADILAR📌 📌Maalesef 31 Mart öncesinde bazı illerimizdeki yerel siyasetin kendi egolarına teslim olarak merkezi hükümete ayak uyduramaması seçmeni PKK’nın DEM’ine mecbur bırakmıştır. ➡️Yerel siyasetçilerin tutumundan yaka silken halkımız tepkilerini başka partilere oy vererek göstermişlerdir. ❗️Bazı kayyumların tartışılır kararları ve tutumları da sandıktan PKK’nın DEM’ini çıkartmıştır. ✅Hiç kimse vatandaşlarımıza kızmasın ve de eleştirmesin. ✅Mesele Sayın CB’mız ERDOĞAN’ın ve de DEVLET AKLI’nın başardıklarının sahada kendi sosyolojisini neden oluşturmuyor? sorusunun cevabını aramaktır. 📍Bir taraftan doğu ve güneydoğu illerimizdeki üst düzey komutanlarımızın görev değişikliğinde veda gözyaşları dökülürken, yerel siyasetçilere sakın bir daha gelmeyiniz deniyorsa oturup düşünmek gerekiyor. ❌Sokağın reddettiği adayları bir şekilde milletin önüne koyarak sokakla inatlaşmak, kendi sonucunu doğurur. ❗️Üstelikte PKK’nın HDP/DEM’in sosyolojisi önemli ölçüde erime sürecinde iken. ✅O halde Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşımızın devletimiz, milletimiz ve de sayın Cumhurbaşkanımızla bir problemi yoktur. ❌Doğu ve Güneydoğu’daki sonuçların stratejik sorumlusu yerel siyasetin içerisindeki millete aldırış etmeyen ❗️Feodal Derebey akıllı siyasetçi modelleridir. 📌Sonuç: PKK’nın DEM’inin ilk yaptığı iş, emek düşmanlığını ve faşist yönetme modellerini sahaya yansıtarak insanların ekmeklerini ellerinden almak ve kapının önüne bırakmak. ❓Sözde Halkların kardeşliği, sözde Kürt vatandaşlarımızın dirliği için siyaset yapıyorlar. ❗️Terörle yönlendirdikleri yerel yönetimlerde yaptıkları ve yapacakları sadece bu. ✅Devletimizin bu haksızlığa karşı işsiz bırakılan vatandaşlarımıza sahip çıkacağına inanıyoruz Gerekli şart ise zulme uğrayan vatandaşlarımızın işlerine geri dönmesidir.
Metin KÜLÜNK3,024,108 Aufrufe • vor 2 Jahren

📌Güne merhaba 📌Bütün insanlık büyük zorlukların içersinde refahın yaygın olduğu toplumlarda insan mutsuz, refah az olduğu toplumlarda insanlık insanca yaşamak için bir büyük uğraş veriyor. ❌Küresel finans elitleri karanlık odalarda ise viski kadehlerini yudumluyor purolarını içiyor. Her türlü sapkınlığın içerisinde insanlığın ağır bunalımlarını bir kısa film izler gibi izliyorlar. 📌Yanıbaşımızda #Gazze yetmedi #Refah’ta katliama hazırlık yapıyor Siyonist İSRAİL. 📌Biz neredeyiz? İçeride birbirimizle en ufak bir mazeretten dolayı birbirimize yabancılaşmak için özel çaba içerisindeyiz. 📌Bilmeliyiz ki bir milleti dışardan saldırdılar çökertmez, içerdeki ayrılıklar ve içerdeki güzelliğin sırrı olan farklılıkların bir çatışmaya dönüşmesi çökertir. 📌Hala anlamayacak mıyız ? 📌Hala bir büyük uyanışın içerisinde olmayacak mıyız? 📌İnsanlığa yeni bir söz söylemek için insanın ruhuna dokunacak huzurun kapılarını açacak bir sözü ve yaşamı insanlıkla buluşturmak için hareket etmeyecek miyiz?
Metin KÜLÜNK3,014,207 Aufrufe • vor 2 Jahren

Güne Merhaba 📌 📌📌Hiç düşündünüz mü #FETÖ nasıl bir fikrî yapıya sahip? 📌Yani bir tarafında kendini Mesih gören, Diğer tarafında yine kendini yeryüzünde devletin ruhani lideri sayan, Öte tarafında ise Mesih bekleyişine giren ve İbrahimî dinler başlığında Kur’an'ı tahrif etme yoluna giren Bu modelin kime benzediğini hiç düşündünüz mü? İsrailoğulları Mısır’dan Musa’nın (as) liderliğinde çıkarken korku içindeydiler ve Musa onları Mısır’ın sırlarıyla birlikte Nil’den geçirirken köle bir milleti özgürleştirmişti. Ancak özgürleştirdiğini sandığı İsrailoğullarının akılları hâlâ Firavun ve köleliğinde olduğu için Musa’yı sattılar ve kendilerine tanrı olarak Samira’nın buzağısını seçtiler. Ve döndüler, kahinlerinin yazdığı kitaplardan Mesih beklemeye başladılar. Ve aklı reddederek hayatlarının düşünme biçiminin merkezine kehanetleri koydular. Akıl ve gerçekliğin kayboluşunun en son örneği Gazze Soykırımı. Diğer tarafta Vatikan’da İsa’ya (Allah’a iftira ederek) oğul diyen Evanjelizm üretimi Siyonist Hıristiyanlar da aklı reddederek kehanetlerin peşine takılmış halde Mesih bekliyorlar. Ve dünyayı yakmak üzere önümüzdeki süreçte özellikle gökyüzü üzerinden bir teknolojiyi ve uyduları kullanarak büyük operasyon hazırlığı içerisindeler. Kiminle beraber? Aklı reddeden Yahudilerle... Ve Türkiye’de hangi alanı buldular? Türkiye’de yine Mehdi ve Mesih tartışmaları maalesef İslam’ın gerçekçiliği karşısında duranlar tarafından psikolojik adımlarla, Kur'an ve Hazreti Peygamber’in pratiğini unutarak ve unutturarak ilerleyen fetö ile doldurdular. Birtakım gelişmeleri tıpkı İran’daki model gibi beklenti içerisine soktukları bir sosyolojik alan oluştururarak kuran bu din psikolojisi, işte başta sorduğumuz üzere, fetö'nün DNA'sını kapsamaktadır. 📌📌📌Aklı reddeden, gerçeklikleri reddeden ve de insanlık tarihinin en muhteşem kurgusu olan devlet ve milletleri reddederek devlet dışı kişilerin devleti kontrol etmelerinin yolunun açılması ve beraberinde kehanetlere ve de rüyalara dayalı bir modelleme ile aklın oyunun dışında itilmesini organize eden bir örgütün neyi hedeflediği fazlasıyla ortada değil mi?
Metin KÜLÜNK2,588,989 Aufrufe • vor 1 Jahr