Metin KÜLÜNK's banner
Metin KÜLÜNK's profile picture

Metin KÜLÜNK

@mkulunk • 462,713 subscribers

Shorts

Güne merhaba Hiç düşündük mü !Uykusuzluğun, duyacağın bir bomba sesini duyduğunuzda canınızı kurtarmak için bir an olabileceğini? Hiç düşündük mü! Bir parça ekmek bulabilmek için vedalaşıp sokağa çıkıp ekmek alacağınız dükkana giderken arkanızdan kahpece vurulabileceğimizi hiç düşündük mü! Hiç düşündük mü! Anne göğsünün saklanıp bombalardan korunabileceğin dünyanın en büyük en güçlü karesi olabileceğini hiç düşündük mü! Hiç düşündük mü!Uyandığımızda yanı başınızda ki hangi evladıınızın şehit olarak toprağa düşebileceği hiç düşündük mü ? Unutulmasın gece teheccütlere kalksak her gün sosyal medya hesaplarında sıcak odalardan mesajlar da yazsak mitingler de yapsak Eğer bu kötülüğü bu zülmü durdurmak için topyekün olarak sorumluluklarımızı yerine getirmez isek, tıpkı kavmine liderlik yapan LUT PEYGAMBERİN zalimleşen kavminin teheccüde kalkanlarla beraber başına neler geldiğini tekrar tekrar düşünelim. Çünkü kötülük karşısında seyirci kalmak en büyük zülümdür UNUTTURMAYACAĞIZ UNUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR .

Güne merhaba Hiç düşündük mü !Uykusuzluğun, duyacağın bir bomba sesini duyduğunuzda canınızı kurtarmak için bir an olabileceğini? Hiç düşündük mü! Bir parça ekmek bulabilmek için vedalaşıp sokağa çıkıp ekmek alacağınız dükkana giderken arkanızdan kahpece vurulabileceğimizi hiç düşündük mü! Hiç düşündük mü! Anne göğsünün saklanıp bombalardan korunabileceğin dünyanın en büyük en güçlü karesi olabileceğini hiç düşündük mü! Hiç düşündük mü!Uyandığımızda yanı başınızda ki hangi evladıınızın şehit olarak toprağa düşebileceği hiç düşündük mü ? Unutulmasın gece teheccütlere kalksak her gün sosyal medya hesaplarında sıcak odalardan mesajlar da yazsak mitingler de yapsak Eğer bu kötülüğü bu zülmü durdurmak için topyekün olarak sorumluluklarımızı yerine getirmez isek, tıpkı kavmine liderlik yapan LUT PEYGAMBERİN zalimleşen kavminin teheccüde kalkanlarla beraber başına neler geldiğini tekrar tekrar düşünelim. Çünkü kötülük karşısında seyirci kalmak en büyük zülümdür UNUTTURMAYACAĞIZ UNUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR .

1,131,360 görüntüleme

Sayın YÖK Başkanı ve Uşak Üniversitesi Rektörü buyrunuz muhteşem eseriniz. İyi izleyiniz FETÖ konusunda Fransız olduğunuz gibi EŞCİNSELLİK TANRISI dayatmasında da FRANSIZ’sınız, belli. Amma gücünüzü de İstanbul çevresinde son derece dindarlıktan alırsınız öyle mi.

Sayın YÖK Başkanı ve Uşak Üniversitesi Rektörü buyrunuz muhteşem eseriniz. İyi izleyiniz FETÖ konusunda Fransız olduğunuz gibi EŞCİNSELLİK TANRISI dayatmasında da FRANSIZ’sınız, belli. Amma gücünüzü de İstanbul çevresinde son derece dindarlıktan alırsınız öyle mi.

807,275 görüntüleme

Bir emek veren SAMİMİYET KALESİ daha göçüp gitti… Eyüpsultan Rami Cuma Mahallesi’nin ilk mahalle başkanlarından, “Dede” lakabıyla bilinen Muhsin Karamehmet de bu dünyadaki görevini tamamlayarak, uyanacağı mezar kapısından içeri girmek üzere kutlu yolculuğuna çıktı. Birer birer ahirete uğurladığımız “samimi ihlaslı hesapsız bedel tahsil etmek ne demek bilmeyen” dava ve yol arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Özellikle 2000’li yılların başında, zor zamanlarda mahalle başkanlığı yaparak büyük fedakârlık gösteren bu kardeşlerimiz, vefalarıyla ve emekleriyle unutulmazlar sayfasındaki yerlerini almışlardır. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve AK PARTİ hareketinde geçmiş bağını hiçbir zaman koparmayan tüm dava arkadaşlarımıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet olsun…

Bir emek veren SAMİMİYET KALESİ daha göçüp gitti… Eyüpsultan Rami Cuma Mahallesi’nin ilk mahalle başkanlarından, “Dede” lakabıyla bilinen Muhsin Karamehmet de bu dünyadaki görevini tamamlayarak, uyanacağı mezar kapısından içeri girmek üzere kutlu yolculuğuna çıktı. Birer birer ahirete uğurladığımız “samimi ihlaslı hesapsız bedel tahsil etmek ne demek bilmeyen” dava ve yol arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Özellikle 2000’li yılların başında, zor zamanlarda mahalle başkanlığı yaparak büyük fedakârlık gösteren bu kardeşlerimiz, vefalarıyla ve emekleriyle unutulmazlar sayfasındaki yerlerini almışlardır. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve AK PARTİ hareketinde geçmiş bağını hiçbir zaman koparmayan tüm dava arkadaşlarımıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet olsun…

133,772 görüntüleme

Mersin’deki Barınaklar ve Sokak Hayvanları Meselesi Üzerine Biliyoruz ve inanıyoruz ki, yasama ve yürütme erkleri, hiçbir zaman hayvanların kaba bir oyuna kurban edilmesine, aşağıdaki gibi görüntülerin ortaya çıkmasına müsaade etmek istemez. Ne yasal düzenlemeler bu amaçla yapılır, ne de uygulamada bu sonuç istenir.

Sensitive content

Mersin’deki Barınaklar ve Sokak Hayvanları Meselesi Üzerine Biliyoruz ve inanıyoruz ki, yasama ve yürütme erkleri, hiçbir zaman hayvanların kaba bir oyuna kurban edilmesine, aşağıdaki gibi görüntülerin ortaya çıkmasına müsaade etmek istemez. Ne yasal düzenlemeler bu amaçla yapılır, ne de uygulamada bu sonuç istenir.

168,811 görüntüleme

Güne Merhaba Bugün cuma bireysel ve toplumsal millete ve devlete ait meseleleri kurultay esaslı düşünmek çözümler üretmek ve de karşılıklı olarak Hakkı tavsiye etme ve bir ve beraber olma günüdür. 📌AÇIK ÇAĞRI Gençlerimizi, dar gelirlilerimizi, emeklilerimizi; Türkiye’yi güçsüzleştirmek ve milletimizi sosyolojik olarak çürütüp Anadolu’yu ele geçirmek isteyen, Devletimizi çökertmek isteyenlerin kirli ellerine bırakamayız. Hayat, insanın canının acıdığı yerdir. Siyasetin en temel özelliği ise bireysel ve toplumsal düzeyde insanımızın canının acıdığı yerlere çözüm sunabilme becerisidir.

Güne Merhaba Bugün cuma bireysel ve toplumsal millete ve devlete ait meseleleri kurultay esaslı düşünmek çözümler üretmek ve de karşılıklı olarak Hakkı tavsiye etme ve bir ve beraber olma günüdür. 📌AÇIK ÇAĞRI Gençlerimizi, dar gelirlilerimizi, emeklilerimizi; Türkiye’yi güçsüzleştirmek ve milletimizi sosyolojik olarak çürütüp Anadolu’yu ele geçirmek isteyen, Devletimizi çökertmek isteyenlerin kirli ellerine bırakamayız. Hayat, insanın canının acıdığı yerdir. Siyasetin en temel özelliği ise bireysel ve toplumsal düzeyde insanımızın canının acıdığı yerlere çözüm sunabilme becerisidir.

189,088 görüntüleme

Bugün karşı karşıya olduğumuz mesele, basit bir festival tartışmasının çok ötesindedir. Bu, küresel kültürel dönüşüm projelerinin yerel unsurlar üzerinden nasıl hayata geçirildiğinin somut bir örneğidir. Küresel paganizm; kültürleri dönüştürerek, kimlikleri aşındırarak ve toplumları kendi köklerinden kopararak ilerler. Bu süreçte yerel değerler, önce “eğlence” adı altında dönüştürülür, ardından kendi ruhundan uzaklaştırılır. Manisa’daki Mesir Şenlikleri’nin geldiği noktaya baktığımızda, bu dönüşümün izlerini açıkça görmek mümkündür. 481 yıllık bir Osmanlı mirasını temsil eden böylesi köklü bir geleneğin; tarihî, manevî ve kültürel derinliğinden koparılarak daha çok görsel şova, daha çok dış etkiye açık bir formata dönüştürülmesi, üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken bir kırılmadır. Bugün burada asıl sorgulanması gereken şudur: Bu organizasyonlar, kendi medeniyet değerlerimizin devamı mı, yoksa başka kültürel kodların etkisiyle yeniden şekillendirilmiş bir temsil mi? Ortaya çıkan tablo, yer yer Avrupa merkezli kültürel etkinlikleri andıran bir yönelim göstermektedir. Bu durum, sadece bir tercih olmamakla birlikte; aynı zamanda zihinsel bir yönelişin ve yönetim anlayışının yansımasıdır. Daha da düşündürücü olan ise; böylesine köklü bir mirasın dönüşümüne karşı toplumda yeterli hassasiyetin oluşmaması, meselenin sınırlı bir kesimin gündeminde kalmasıdır. Unutulmamalıdır ki; Bir millet, önce kültürünü kaybeder… Ardından kimliğini… Ve mesele tam da burada başlar.

Bugün karşı karşıya olduğumuz mesele, basit bir festival tartışmasının çok ötesindedir. Bu, küresel kültürel dönüşüm projelerinin yerel unsurlar üzerinden nasıl hayata geçirildiğinin somut bir örneğidir. Küresel paganizm; kültürleri dönüştürerek, kimlikleri aşındırarak ve toplumları kendi köklerinden kopararak ilerler. Bu süreçte yerel değerler, önce “eğlence” adı altında dönüştürülür, ardından kendi ruhundan uzaklaştırılır. Manisa’daki Mesir Şenlikleri’nin geldiği noktaya baktığımızda, bu dönüşümün izlerini açıkça görmek mümkündür. 481 yıllık bir Osmanlı mirasını temsil eden böylesi köklü bir geleneğin; tarihî, manevî ve kültürel derinliğinden koparılarak daha çok görsel şova, daha çok dış etkiye açık bir formata dönüştürülmesi, üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken bir kırılmadır. Bugün burada asıl sorgulanması gereken şudur: Bu organizasyonlar, kendi medeniyet değerlerimizin devamı mı, yoksa başka kültürel kodların etkisiyle yeniden şekillendirilmiş bir temsil mi? Ortaya çıkan tablo, yer yer Avrupa merkezli kültürel etkinlikleri andıran bir yönelim göstermektedir. Bu durum, sadece bir tercih olmamakla birlikte; aynı zamanda zihinsel bir yönelişin ve yönetim anlayışının yansımasıdır. Daha da düşündürücü olan ise; böylesine köklü bir mirasın dönüşümüne karşı toplumda yeterli hassasiyetin oluşmaması, meselenin sınırlı bir kesimin gündeminde kalmasıdır. Unutulmamalıdır ki; Bir millet, önce kültürünü kaybeder… Ardından kimliğini… Ve mesele tam da burada başlar.

55,518 görüntüleme

PKK’nın Belçika’da saldırdığı Cheratte camii

PKK’nın Belçika’da saldırdığı Cheratte camii

170,781 görüntüleme

Yeryüzünde, kehanetler üzerinden şeytani krallık peşinde olan katillerin; kehanetlere inanmışlığı uğruna bütün insanlığı yok edecek kadar gözlerini karartması karşısında, müslümanlar olarak, insanlık olarak düşünmeliyiz; insanlık olarak ne durumdayız? Bu mağlubiyet aklını, nasıl galibiyet aklına çevirebiliriz?

Yeryüzünde, kehanetler üzerinden şeytani krallık peşinde olan katillerin; kehanetlere inanmışlığı uğruna bütün insanlığı yok edecek kadar gözlerini karartması karşısında, müslümanlar olarak, insanlık olarak düşünmeliyiz; insanlık olarak ne durumdayız? Bu mağlubiyet aklını, nasıl galibiyet aklına çevirebiliriz?

71,115 görüntüleme

Mahmutbey Mecidiyeköy M7 metrosu Oruçreis durağı ve tüm duraklar ve saatlerce bekleyen İstanbullular... İstanbul yorgun İstanbul bıkkın Şimdi #yenidenbaşlatıyoruz İSTANBUL BİZİM

Mahmutbey Mecidiyeköy M7 metrosu Oruçreis durağı ve tüm duraklar ve saatlerce bekleyen İstanbullular... İstanbul yorgun İstanbul bıkkın Şimdi #yenidenbaşlatıyoruz İSTANBUL BİZİM

68,032 görüntüleme

Bugün cuma… Kutlu günde en temel meselemizi konuşmaya devam edelim. Cuma; insanın, toplumun, milletin, devletin ve tüm insanlığın meselelerini istişare ettiği; sorunları tespit edip çözümler için ortak akıl geliştirdiği müstesna bir gündür. Aynı zamanda bir bilinç, muhasebe ve fikir konferansıdır. Bugün ülkemizin en temel meselelerinden biri, ekonomik adaletin güçlendirilmesi ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin toplumun huzuruna, sosyal barışına ve geleceğine verdiği olumsuz etkilerin giderilmesidir. Bu konuda yeni bir dilin, güçlü bir ortak aklın ve uygulanabilir politikaların vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Adaletin güçlendiği, emeğin karşılığını bulduğu ve refahın daha dengeli paylaşıldığı bir toplum, hem huzurun hem de kalkınmanın en sağlam teminatıdır. Vesselam.

Bugün cuma… Kutlu günde en temel meselemizi konuşmaya devam edelim. Cuma; insanın, toplumun, milletin, devletin ve tüm insanlığın meselelerini istişare ettiği; sorunları tespit edip çözümler için ortak akıl geliştirdiği müstesna bir gündür. Aynı zamanda bir bilinç, muhasebe ve fikir konferansıdır. Bugün ülkemizin en temel meselelerinden biri, ekonomik adaletin güçlendirilmesi ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin toplumun huzuruna, sosyal barışına ve geleceğine verdiği olumsuz etkilerin giderilmesidir. Bu konuda yeni bir dilin, güçlü bir ortak aklın ve uygulanabilir politikaların vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Adaletin güçlendiği, emeğin karşılığını bulduğu ve refahın daha dengeli paylaşıldığı bir toplum, hem huzurun hem de kalkınmanın en sağlam teminatıdır. Vesselam.

11,236 görüntüleme

Bu akşam 22.00’de Uğur🇹🇷🇵🇸 ‘in SAĞIR ODA’da #İklmKanunu üzerine konuşacağız.

Bu akşam 22.00’de Uğur🇹🇷🇵🇸 ‘in SAĞIR ODA’da #İklmKanunu üzerine konuşacağız.

15,136 görüntüleme

Videos

mkulunk's profile picture

Sayın ramazan aydemir 🇹🇷 ile gerçekleştirdiğimiz röportajdan kesitler ile merhaba. 📌METİN KÜLÜNK: CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN EN AĞIR İMTİHANIYLA KARŞI KARŞIYA 📌BEKLENEN KARARLILIK GÖSTERİLMEZSE MİLLETİMİZLE CUMHURBAŞKANIMIZ ARASINDAKİ MESAFE KAPANMAZ. 25, 26 ve 27’nci Dönem İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Ramazan Aydemir’in konuğu olduğu “Söz Sırası” programında Türkiye’deki fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Sayın cumhurbaşkanımız kendi mücadele tarihinin en ağır imtihanıyla karşı karşıya, en ağır kriziyle karşı karşıya” dedi. 📌 “CUMHURBAŞKANIMIZIN EN TEMEL ÖZELLİĞİ KARARLILIĞIDIR” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 51 yıldır tanıdığını belirten Metin Külünk, “Annelerimiz arkadaş, merhum babasıyla dedem… Benim dedem de gemilerde reisti. Babam subaydır. Sayın Cumhurbaşkanımızın en temel özelliği kararlılığıdır” dedi. 📌 “EN AĞIR KRİZİYLE KARŞI KARŞIYA” Fon krizini kastederek, mevcut sürecin önceki krizlerden farklı olduğunu dile getiren Külünk, “Sayın cumhurbaşkanımız kendi mücadele tarihinin en ağır imtihanıyla karşı karşıya, en ağır kriziyle karşı karşıya. Temenni ederim bu krizi de başararak aşsın. Çünkü bugüne kadarki krizlerin hepsi dış bükeydi, bu kriz iç bükey bir kriz” ifadelerini kullandı. 📌 “TOPLUMUN VİCDANI AFFETMİYOR” Külünk, söz konusu krizin üzerinin örtülemeyecek bir noktaya geldiğini savunarak, toplumun yaşananlara ilişkin yaklaşımına dikkat çekti. Külünk, “Bu kriz geldiğimiz noktada üzeri örtülme şansı olmayan bir kriz. Toplumun vicdanı affetmiyor” diye konuştu. 📌 “MİLLETİN BEKLEDİĞİ KARARLILIK ORTAYA ÇIKMAZSA…” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milletin beklentileri doğrultusunda bir irade ortaya koyması gerektiğini belirten Külünk, “Eğer Sayın Cumhurbaşkanımızdan milletin beklediği kararlılığın, bir fotoğrafa dönüşme noktasında irade ortaya çıkmazsa, Sayın Cumhurbaşkanımızla millet arasındaki mesafe kapanmaz bir noktaya evrilecektir” ifadelerini kullandı. #sözsırası #metinkülünk #fonkrizi #cumhurbaşkanıerdoğan

Metin KÜLÜNK

199,780 görüntüleme • 20 gün önce

mkulunk's profile picture

Güne Merhaba Ne acı ki Firavun büyücülerinin ve bulundukları noktayı haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik aracı hâline getirmiş dindar karakterlerin dini yok sayan tutum ve davranışlarından dolayı din ve din odaklı kurumlar üzerindeki tartışmaların yoğun olduğu bir dönemden geçiyoruz. Anadolu’da bizi biz yapan ana damardaki değerlerimiz ve kurumlarımız üzerinde maalesef ortaya çıkan tartışmalar çok ağır ve acı. Bu ülkeyi paganlaştırmak isteyenler, nesillerimizi bu anlamda değersizleştirmeyi hedefleyenler için maalesef bu tip Firavun büyücüleri ve dini kendi çıkarları doğrultusunda aldatma aracı olarak kullananlar yüzünden fırsat tanınmış oluyor. Ancak bütün bunların hiçbiri, Müslüman kimliğiyle siyaset ya da ticaret yapmayı, sivil toplum kurup yöneticilik yapmayı ya da kendini kanaat önderi olarak ifade ederek Kur’an’ın yasakladığı bir şeyi yapmayı asla meşrulaştırmaz. Müslüman, ancak Kur’an ve Hazreti Peygamber’in pratiğindeki bir hayatı samimiyetle ve ahlakla içselleştirmekle yükümlüdür. Şayet dini; bulunduğu siyasetin içinde, iş hayatında, sivil toplum hayatında, kanaat önderi kimliğiyle veya başka sivil kurumlarda kendi çıkarları için haksızlık ve hukuksuzluk aracı hâline getirmek üzere kullanıyorsa, İslam bunu reddeder. Net bir şekilde tavrını ortaya koyar. Din samimiyettir. O hâlde toparlanın arkadaşlar, bir yere gitmiyoruz ve topyekün haykırıyoruz: Dinin odaklı insanlar üzerinde güç elde ederek çıkar alanı oluşturmaktan vazgeçilmelidir. HAK VE ADALET. Dini kavramlar üzerinden konuşuyorsanız samimi ve ahlaklı olmak esastır . İkiyüzlü olmak,riyakâr olmak asla kabul edilemez. Dini kullanarak siyasette, ticarette, sivil hayatta veya sivil yapılarda kendinize alan açıp o alan üzerinden güç elde etmeye kalkmaktan vazgeçilmelidir. Bu süreç dindarlık sosyolojisi üzerinden hayatın bütün alanlarında var olan tüm sivil yapılar içinde aynı zamanda bir fırsattır ve kendi özeleştirilerimizi yaparak yanlışlarımımızdan temizlenmek ve bu toplumun karşısında yüzleşme kabiliyeti çok güçlü olarak çıkmak için çok önemli bir fırsat alanıdır. Varolan gücü; kul hakkını, milletin hukukunu, liyakati, ehliyeti ve adaleti yok sayarak, kendi çıkarlarınız odaklı bir güç alanı hâline getirmek bu ülkeye yapılmış en büyük kötülüklerden birisidir. Çünkü din adına dindarlık yapılarak hayatın bütün alanlardaki yanlışların bedeli doğrudan İslam’a ve Müslümanlara ve kurumlara çıkmaktadır dikkat. O hâlde gelin, konuşalım. Betül SOYSAL BOZDOĞAN 🇹🇷 vedat kahyalar Cevat Gök 🇹🇷 ZAFER ÖZER Cihan Saraç Abdullah Çiftçi Abdurrahim Avcıoğlu Balat Aile Kileri Ömer Can Asaf GENÇ Sedat Aral Gizli Belge Eyyüp Ensar ŞELLİ 🇹🇷 Recep Taha ENGİN İsmail Erkam Sula Giresun Üniversitesi Aynur Akan Dikmen 🇹🇷

Metin KÜLÜNK

135,662 görüntüleme • 16 gün önce

mkulunk's profile picture

Hayırlı Sabahlar TÜRKİYENİN HER NOKTASINDA FETÖ VE SİYASETİ KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ! Bursa’da, FETÖ’nün siyasetle kurduğu ilişkiyi; devlete, topluma ve milletimizin inanç dünyasına nasıl sızdığını konuştuk. Konuşmaya, sorgulamaya ve hakikatin üzerindeki bütün perdeleri kaldırmaya devam edeceğiz. Çünkü FETÖ’yü yalnızca 15 Temmuz gecesiyle sınırlı bir okumaya tabi tutmak, bu yapıyı anlamamaktır. FETÖ; bir gecede ortaya çıkmış, sadece belirli kurumlara sızmış veya yalnızca darbe teşebbüsünde bulunmuş bir örgüt değildir. Uzun yıllar boyunca eğitimden ekonomiye, bürokrasiden medyaya, yargıdan güvenlik kurumlarına ve siyasete kadar uzanan sistemli bir yapılanmadır. Dahası, son 100 yılda kurulan küresel egemenlik düzeni anlaşılmadan FETÖ’nün dünü, bugünü ve yarına yönelik hedefleri de anlaşılamaz. Soğuk Savaş’ın güvenlik mimarisini, ülkeleri içeriden yönlendiren vesayet mekanizmalarını, dinî yapıların jeopolitik amaçlarla nasıl araçsallaştırıldığını, istihbarat ağlarını, sermaye ve medya düzenini birlikte okumak zorundayız. FETÖ, Türkiye’nin bağımsız karar alma iradesini kuşatmak ve milletimizin inanç değerlerini küresel güç merkezlerinin çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen bir projenin taşıyıcı unsurlarından biri olmuştur. Bu nedenle mesele yalnızca geçmişin hesabını sormak değildir. Asıl mesele; FETÖ’nün yöntemlerinin, kadro devşirme biçimlerinin, kripto kimliklerinin ve siyasetle kurduğu örtülü ilişkilerin farklı isimler ve yeni görünümler altında devam edip etmediğini ortaya çıkarmaktır. FETÖ’nün görünen kadrolarıyla mücadele etmek yetmez. Onu üreten aklı, koruyan uluslararası ağı, siyasetteki bağlantılarını ve yeni dönemde hangi yapılara dönüşebileceğini deşifre etmek gerekir. Dün eğitim, diyalog ve hizmet kavramlarının arkasına saklananlar; yarın demokrasi, özgürlük, teknoloji, dijitalleşme veya başka kavramların arkasına gizlenebilirler. İsimler, yüzler ve yöntemler değişebilir; fakat Türkiye’yi dışarıdan yönlendirilebilir hâle getirmek isteyen irade değişmez. Bunun için soruyoruz: FETÖ’nün siyaset içerisindeki kripto uzantıları bütünüyle ortaya çıkarıldı mı? Örgütün uluslararası bağlantıları neden bütün boyutlarıyla konuşulmuyor? Devletin ve siyasetin hangi zaaflarından yararlanıldı? Benzer yapıların yeniden oluşmasını önleyecek siyasi, hukuki ve kurumsal tedbirler alındı mı? Hakikati konuşmaktan, soru sormaktan ve milletimizin bağımsız geleceğini savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. FETÖ ve siyaset ilişkisi, bütün kişi ve kurumlarıyla aydınlatılmadan Türkiye bu dosyayı kapatamaz. T.C. Cumhurbaşkanlığı Recep Tayyip Erdoğan MHP Devlet Bahçeli @erkmacit Erdem Atay Erdem Atay Tolgahan Erdoğan Güler Kömürcü Bülent Gürsoy Onur Alp Yılmaz Ülkücü Hareket Ulusal Kanal Yeni Akit Gazetesi milliyet.com.tr Mehmet Akif HUT🇹🇷🌊Gezgin⛵️🐂 Çoban🐄 Mapuche🌿 TürkiyeGençlikVakfı

Metin KÜLÜNK

147,386 görüntüleme • 1 ay önce

mkulunk's profile picture

Neden Adaylık Yoluna Çıktım Çünkü ben bir İstanbul’luyum. Yola çıkmakla emr olundum. Bana günde beş vakit “Beni nimetlendirdiğin doğru yola ilet!..” duası öğretildi. Gazaba uğramış ve sapmış olanlar hakkında uyarıldım. Nimet verilenleri hep merak ettim. Öğrendim ki; etrafı mübarek kılınmış şehirlermiş. Kudüs, Mekke, Medine ve bir de müjdelenmiş İstanbul gibi. Ülkemin yedi bölgesinden, İstanbul’un yedi tepesini fethetmeye gelenler; bu müjdeye mazhar olmak için yola çıkmış. Her biri Fatih olmuş; hamd için Fatiha okumuş! Çünkü Fatiha, merhametle başlar ve Biz diye devam eder. Biz ve Merhamet. İşte adaylık yolunda, benim iki yol azığım. *** Ekmeği bölüşmek, birlikte güç bulmak, zorlukları güvenerek aşmak, imkanları herkes için kılmak, selamı yaymak, günü hepimiz için güneş kılmak, geceyi hepimiz için tek örtü kılmak; merhametin bana vasiyetidir. Söz verdim merhamete; gözlerim merhamet kuşları uçuracak; bir yetimin başını okşayacak; bir fakirin evine katık olacak, bir engellinin umudu kalacak; bir öğrencinin geleceğini müjdeleyecek. Bir yaşlıya huzur, bir işçiye hak, bir işverene adalet, bir çocuğa neşe, bir gence emanet, bir kadına güvence, bir ağaca koruma, bir kediye-köpeğe mama ve bir de her ayrılan sevdiğimize birer Fatiha sözüm var. Ellerim de söz verdi; harama uzanmayacak, dertlinin elinden tutacak, emek verenin üstündeki el olacak, her dine, dile, ırka, yaşam tarzına uzanan esenlik eli kalacak. Bir de yola revan olmuş ayaklarım var: her yere herkese hizmet götürecek. Her çağrıya gidecek; her gönül insanıyla hizmet için birlikte yürüyecek. Ayağına davet etmeyecek; her İstanbul’lunun ayağına gidecek. Dertlere derman, ihtiyaçlara proje, umutlara enerji, hayallere destek verecek. Fakat merhamet, yol arkadaşını hiç unutmayacak: Biz! *** Bizi biz yapan İstanbul’u yaşatacağız önce! Medeniyetimizin ve büyük devletimizin en büyük milli hazinesi İstanbul... İstanbul, Tarihi kültürel mirası, Dünyayı bir birine kavuşturan köprüleri, dünyaya açılmamızı sağlayan markaları, vatanperver, misafirperver insanları ve Türkiye’nin yedi bölgesinden derlenmiş tecrübesiyle hepimizi “Biz” yaptı! Camilerde Sabah namazı buluşmaları, ekmek yolunda tanışma tatları, iş hayatında üretme sevdası, öğlen aralarında lokma paylaşımları, arı gibi her sektörde kazanç petekleri ve dünya kadar dilde dostluk derlemesi herkesi, her yerde “Biz” kıldı. Vapurda sabah çayı ve simitte; hafta sonu boğaz pikniğinde, bir de adalar gezisinde; İstiklal caddesinde zarif yürüyüşlerde, Eyüp sultanda kabul edilmiş dileklerde; Çamlıcada aşklarda, Piyerlotide kırk yıllık hatıralarda; İstanbul’un her tarafında “Biz” olduk! Kadın şefkati değmiş; Kadın eli değmiş hayatı, baş tacı ederken; yeteneklerini vizyonla resmeden gençlere, yarınlarımızı emanet ederken; tecrübelerini bize liman kılmış büyüklerimize vefa gösterirken; İstanbul mevsimlerinde “Biz” olduk. Bir de mahyalarda biz olduk. İftar sofralarında; sahur telaşlarında; bayramlaşmalarda biz olmayı yaşattık!... Hepsi İstanbul’la oldu!... İstanbul için yazılmış şiirlerde; hikayelerde; dillerde çiçeklenmiş İstanbul şarkılarında; Biz olmayı dillendirdik. Evet, merhamet ve biz şehri: İstanbul! İstanbul’a, İstanbul yollarında “aday” olmaya mecburdum. Çünkü İstanbul öğretti bana; Yoldaş olmayı! Yolda kimseyi bırakmamayı. Yolu sevmeyi, yolda karşılaştıklarına hizmet etmeyi. Fakat aday olmama bir sebep de İstanbul’dan gönderilmiş bir son Mektup oldu. “Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı!...” sözünün sırrından başlamış mektubuna İstanbul!... Yalnız kalmadığını, İstanbul sevdalılarının sessiz çığlık olduğunu hatırlatmış. Depremin de, Çılgın projelerin de İstanbul gündemleri olduğunu; Finans merkezinden Turizm harikası özelliklerine kadar bir dizi vizyonun İstanbul’un mücevherleri olduğunu belirtmiş ve duyduğu memnuniyeti dillendirmiş.

Metin KÜLÜNK

4,268,725 görüntüleme • 2 yıl önce

mkulunk's profile picture

📌PKK’nın DEM’i seçildikleri yerlerde EMEK DÜŞMANLIĞINA ERKEN BAŞLADILAR📌 📌Maalesef 31 Mart öncesinde bazı illerimizdeki yerel siyasetin kendi egolarına teslim olarak merkezi hükümete ayak uyduramaması seçmeni PKK’nın DEM’ine mecbur bırakmıştır. ➡️Yerel siyasetçilerin tutumundan yaka silken halkımız tepkilerini başka partilere oy vererek göstermişlerdir. ❗️Bazı kayyumların tartışılır kararları ve tutumları da sandıktan PKK’nın DEM’ini çıkartmıştır. ✅Hiç kimse vatandaşlarımıza kızmasın ve de eleştirmesin. ✅Mesele Sayın CB’mız ERDOĞAN’ın ve de DEVLET AKLI’nın başardıklarının sahada kendi sosyolojisini neden oluşturmuyor? sorusunun cevabını aramaktır. 📍Bir taraftan doğu ve güneydoğu illerimizdeki üst düzey komutanlarımızın görev değişikliğinde veda gözyaşları dökülürken, yerel siyasetçilere sakın bir daha gelmeyiniz deniyorsa oturup düşünmek gerekiyor. ❌Sokağın reddettiği adayları bir şekilde milletin önüne koyarak sokakla inatlaşmak, kendi sonucunu doğurur. ❗️Üstelikte PKK’nın HDP/DEM’in sosyolojisi önemli ölçüde erime sürecinde iken. ✅O halde Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşımızın devletimiz, milletimiz ve de sayın Cumhurbaşkanımızla bir problemi yoktur. ❌Doğu ve Güneydoğu’daki sonuçların stratejik sorumlusu yerel siyasetin içerisindeki millete aldırış etmeyen ❗️Feodal Derebey akıllı siyasetçi modelleridir. 📌Sonuç: PKK’nın DEM’inin ilk yaptığı iş, emek düşmanlığını ve faşist yönetme modellerini sahaya yansıtarak insanların ekmeklerini ellerinden almak ve kapının önüne bırakmak. ❓Sözde Halkların kardeşliği, sözde Kürt vatandaşlarımızın dirliği için siyaset yapıyorlar. ❗️Terörle yönlendirdikleri yerel yönetimlerde yaptıkları ve yapacakları sadece bu. ✅Devletimizin bu haksızlığa karşı işsiz bırakılan vatandaşlarımıza sahip çıkacağına inanıyoruz Gerekli şart ise zulme uğrayan vatandaşlarımızın işlerine geri dönmesidir.

Metin KÜLÜNK

3,024,108 görüntüleme • 2 yıl önce

mkulunk's profile picture

Rize’de Bir Gün: Hafıza, Muhabbet ve Gelecek Bugün Rize’de, “bir gün” ifadesinin çok ötesinde; sevginin, muhabbetin, tebessümün ve vefanın vücut bulduğu anlar yaşadık. Sadettin Türüt ve Mehmet Sukas kardeşimizin nezaket dolu eşliğinde şehri adım adım dolaşırken, aslında Rize’nin dününe, bugününe ve yarınına dokunduk. Rize’deki günümüz, Rize Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Mustafa Arıcı’yı ziyaretimizle başladı. Ardından şehrin yaşayan hafızalarından biri olan Recep Koyuncu kardeşimizin kitap hanesine uğradık. Çöpe atılan kitapları dahi toplayıp yeniden hayata kazandırarak oluşturduğu sahaf dükkânları ve Rize tarihi üzerine yaptığı çalışmalar, bir şehrin hafızasına sahip çıkmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdi. Sonraki durağımız Öz Gıda-İş Sendikası Rize Şube Başkanlığı oldu. Şube Başkanı Adem Kandemir ve yönetici arkadaşlarımızla çayımızı içerken; çayın ve ÇAYKUR’un dününü, bugününü ve yarınını konuştuk. Bununla birlikte Rize’de sendikacılığın yakın gelecekte karşı karşıya kalabileceği tabloyu birlikte okuyabilmenin ve geleceğe bugünden hazırlanmanın gerekliliği üzerinde durduk. Ardından Kopuz ailesinin ekmek teknesine Kale Seramik’te Hüseyin Kopuz ve Fatih Kopuz kardeşler ile dükkan önü “Çay içmeden bırakmayız.” dediler. Çay tadında, muhabbet dolu bir sohbet gerçekleştirdik. Sonrasında adeta 50 yıl öncesine doğru bir yolculuğa çıktık. Merhum Enver Aslan Bey’in evlatlarının devam ettirdiği müzik aletleri dükkânı geleneğini ziyaret ederek hem hafızalarımızı tazeledik hem de geçmişten bugüne taşınan bir kültürün izlerini yeniden gördük. Rize’nin eşrafından, Rizespor yöneticilerinden Sayın Yılmaz Zehiroğlu bey ile Resul Çolak beyefendi kardeşimizin ekmek teknesinde kısa süreli de olsa güzel bir sohbet gerçekleştirdik. “Bu ağacın altında fotoğraf çektirmeden gitmek yok.” dediler. Biz de geleneği bozmadık; fotoğrafımızı çektirdik. Ardından Çillioğlu ailesinin değerli evladı Asım Çillioğlu Bey’in iş yerinde buluştuk. Rize Ticaret Odası seçimlerinden Rize ekonomisinin geleceğine uzanan kısa fakat anlamlı bir sohbet gerçekleştirdik. Ve günün beni en fazla heyecanlandıran duraklarından birine geldik: Rize Sanat Çarşısı. Henüz tamamlanmadan önceki son hâlini görme imkânımız oldu. Büyük bir heyecan ve keyif duydum. Uzun yıllardır yeni yapılan eserler içerisinde, dünün otantik değerleriyle yarını böylesine güçlü biçimde buluşturan bir yapıyla, hem de Rize’nin tam orta yerinde karşılaşmak gerçekten umut vericiydi. Ardından Mustafa Karaali ile buluştuk. Rize’nin çoğu zaman fark edilmeyen değerlerini arayıp bulan, bunları insan için faydalı hâle getirmeye çalışan; aromatik bitkiler ve bal üzerinden ortaya koyduğu ürünlerle son derece zarif bir çalışma meydana getiren dükkânını gördük. Çok açık yüreklilikle ifade edeyim: Mustafa Karaali’nin ortaya koyduğu bu çalışma doğru şekilde geliştirilip desteklendiğinde, Rize’nin aromatik bitkiler, beslenme ve tamamlayıcı ürünler alanında ciddi mesafeler alabileceğine yürekten inanıyorum. Rize yalnızca çayıyla değil; toprağının, florasının ve geleneksel birikiminin sunduğu başka değerlerle de yeni bir ekonomik ve kültürel hikâye yazabilir. Öncesinde Can Gıda Pazarı’na da uğradık. Yolumuzu kesti Şaban Can bey kardeşimiz, büyük bir nezaket gösterdiler. Sohbet sırasında geçmişi anlatırken: “Bu gördüğün yer yalıydı. Deniz hemen bu yalının önündeydi.” dediler. Bugün ise denizle o eski kıyı arasında neredeyse bir kilometrelik mesafe oluşmuş. Birkaç cümle içinde Rize’nin yalnız insanının değil, coğrafyasının da nasıl değiştiğini görüyorsunuz. Günün ilerleyen saatlerinde ise Rize’nin bütün kulislerinin, sıra dışı düşünenlerinin, üretken zekâlarının ve itiraz kabiliyeti yüksek insanlarının önemli buluşma noktalarından biri olan, Emniyet Müdürlüğü’nün hemen yanı başındaki çay bahçesinde dostlarla kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Bütün gün boyunca Rizelilerin gösterdiği misafirperverlik, samimiyet ve nezaket gerçekten çok kıymetliydi. #Rize

Metin KÜLÜNK

239,978 görüntüleme • 2 ay önce

mkulunk's profile picture

Güne Merhaba 📌 📌📌Hiç düşündünüz mü #FETÖ nasıl bir fikrî yapıya sahip? 📌Yani bir tarafında kendini Mesih gören, Diğer tarafında yine kendini yeryüzünde devletin ruhani lideri sayan, Öte tarafında ise Mesih bekleyişine giren ve İbrahimî dinler başlığında Kur’an'ı tahrif etme yoluna giren Bu modelin kime benzediğini hiç düşündünüz mü? İsrailoğulları Mısır’dan Musa’nın (as) liderliğinde çıkarken korku içindeydiler ve Musa onları Mısır’ın sırlarıyla birlikte Nil’den geçirirken köle bir milleti özgürleştirmişti. Ancak özgürleştirdiğini sandığı İsrailoğullarının akılları hâlâ Firavun ve köleliğinde olduğu için Musa’yı sattılar ve kendilerine tanrı olarak Samira’nın buzağısını seçtiler. Ve döndüler, kahinlerinin yazdığı kitaplardan Mesih beklemeye başladılar. Ve aklı reddederek hayatlarının düşünme biçiminin merkezine kehanetleri koydular. Akıl ve gerçekliğin kayboluşunun en son örneği Gazze Soykırımı. Diğer tarafta Vatikan’da İsa’ya (Allah’a iftira ederek) oğul diyen Evanjelizm üretimi Siyonist Hıristiyanlar da aklı reddederek kehanetlerin peşine takılmış halde Mesih bekliyorlar. Ve dünyayı yakmak üzere önümüzdeki süreçte özellikle gökyüzü üzerinden bir teknolojiyi ve uyduları kullanarak büyük operasyon hazırlığı içerisindeler. Kiminle beraber? Aklı reddeden Yahudilerle... Ve Türkiye’de hangi alanı buldular? Türkiye’de yine Mehdi ve Mesih tartışmaları maalesef İslam’ın gerçekçiliği karşısında duranlar tarafından psikolojik adımlarla, Kur'an ve Hazreti Peygamber’in pratiğini unutarak ve unutturarak ilerleyen fetö ile doldurdular. Birtakım gelişmeleri tıpkı İran’daki model gibi beklenti içerisine soktukları bir sosyolojik alan oluştururarak kuran bu din psikolojisi, işte başta sorduğumuz üzere, fetö'nün DNA'sını kapsamaktadır. 📌📌📌Aklı reddeden, gerçeklikleri reddeden ve de insanlık tarihinin en muhteşem kurgusu olan devlet ve milletleri reddederek devlet dışı kişilerin devleti kontrol etmelerinin yolunun açılması ve beraberinde kehanetlere ve de rüyalara dayalı bir modelleme ile aklın oyunun dışında itilmesini organize eden bir örgütün neyi hedeflediği fazlasıyla ortada değil mi?

Metin KÜLÜNK

2,589,046 görüntüleme • 2 yıl önce

mkulunk's profile picture

Güne Merhaba ❌FETÖ ve TFF YÖNETİMİ 📌Hayatın en önemli alanlarından birisi futboldur. 📌Yönetimi,oyuncuları ve taraftarlarıyla bir bütün olarak düşünüldüğünde futbol bu ülkede dahil olmadığı hane yoktur. 📌En son milletimizin bizim çocukların etrafında nasıl kenetlendiğini görmek çok büyük mutluluk. 📌Ve tabii ki ekmeğini yedigi suyunu ictigi topraklara ihanet edenlerin de bizim çocuklarımızın etrafında bir araya gelememelerini görmek de ayrıca bir gerçektir. 📌Futbolun yönetimi artık amatörlükten çıkıp profesyonelliğe dönmüş durumda çünkü futbol bir ekonomik alan. 📌Beraberinde de şöhretin alanı. Futbol takımlarında yönetici olmak özellikle ekonomik imkanları var olup toplumsal güç elde etmek isteyenlerin de önemli adreslerindendir 📌Yakın zamanda futbol federasyonu seçimleri gerçekleşecek. 📌Futbolda üzülerek ifade edeyim ki 15 Temmuz işgal girişiminin faili olan örgütün arındırılması noktasında çok önemli mesafe alınmadı. Yani yapılan noktasal operasyonlarla kaldı. Oysa bu milletin ve devletin karşısındaki sızmış ve sızdırılmış örgüt paranın olduğu her yerde çok aktiftir ve halen daha da aktif. Futbol federasyonu üzerindeki süreç yönetememe kabiliyetsizliği ile birlikte üzerindeki toplumun bütün kesimlerinde var olan Fetö gölgesinden kurtulmalıdır. Yakın dönem tarihimizde son derece kritik iki büyük kriz çıkmış ve bu iki büyük krizi de futbol federasyonu yönetimi yönetmediği gibi krizlerin ardından hiç de üzerlerine alınmamışlardır 📌Nasıl olsa herkes alışmış “Sayın cumhurbaşkanı Erdoğan var bu krizi de o yönetir” anlamında diyerek krizlerin faturasını yeni toplumsal fay hatları oluşturarak ya da fay hatlarına hareketlendirerek bu ülkeye ödetmek istemişlerdir 📌📌📌Ve şimdi duyuyor bilgiler geliyor ki Tipik bir FETÖ modellemesi ile eğer kendileri olmayacaksa B ve C planlarını hazırlamışlar B ve C’yi sahaya sürmek için hazırlık içersindeler Bunu da yine Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın çevresinde kurdukları ilişkiler üzerinden ve üzerlerinde ciddi FETÖ gölgesi olan şahıslar marifetiyle yapmak peşindeler 📌📌📌Yeter artık, Sayın cumhurbaşkanımızın ismi üzerinden kendi derebeylik alanlarınızı oluşturup bu ülkenin kaynaklarını heba ettiğiniz yeter artık

Metin KÜLÜNK

2,439,067 görüntüleme • 2 yıl önce