
Kaliteli İzleme Rehberi
@moviegolds • 525,884 subscribers
The world is yours.
Shorts
Videos
0:24
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Keanu Reeves kusursuz bir günü tarif ediyor: "Biraz sabah s*ks yaparsın, harika bir kahvaltı edersin, motosiklet turuna çıkarsın, geri gelirsin, yüzersin, biraz daha seks yaparsın. Biraz daha yemek yersin, takılırsın biraz, belki biraz kitap okursun, ne bileyim sinemaya gidersin, biraz daha s*ks yaparsın. Bara gidersin, bir iki kadeh bir şey içersin, arkadaşları görırsün, motosikletle gezersin, eve dönersin, biraz takılırsın, sonra biraz daha s*ks yaparsın... Bayağı iyi bir gün yani."
Kaliteli İzleme Rehberi563,577 görüntüleme • 2 gün önce

Seda Sayan: "Gidip çakma çantaya para vereceğiz, hakikisine asla! Devir ekonomi devri; vermeyin kızlar, vermeyin. Birebir aynısı, kimse de anlamıyor. Mesela ben Paris'te Louis Vuitton'a çakma Louis Vuitton ile girdim, adamlar bile anlamadı! Uzattım çantamı, fermuarını gösterdim; baktı, bir saat uğraştı adam, verdi tekrar, anlamadı bile. Kendileri bile anlamıyor, bu pazarı da yapan onlar. Çakma deyip öyle de burun da kıvırmayın, bu da bir pazar çocuklar. Çakma dediklerinize burun kıvırmayın, adamlar kendileri çıkarıyor be! Aynı, birebir zaten.
Kaliteli İzleme Rehberi1,244,558 görüntüleme • 8 gün önce

Tom Holland: "Birçok Amerikalı, özellikle de New Yorklular, yemek siparişi verirken bizim İngiltere'deki tarzımızdan çok farklılar. İngiltere'de şöyle denir: 'Lütfen 2 numaralı menüyü alabilir miyim? Çok teşekkür ederim, lütfen. Teşekkürler, teşekkürler...' Amerika'da ise 'Bana 2 numarayı ver' demek gayet normal. Setlerde çekim yaparken diksiyon koçum gelip 'Lütfen demeyi kes artık!' derdi. — Benim adım Peter Parker ve ben... bir kahve rica edebilir miyim lütfen? — Tamam Peter Parker, sorun değil. Hatta bunu filmde bir sahnede görebilirsiniz; biri bana kahve isteyip istemediğimi soruyor, ben de öylece 'Olur' deyip geçiyorum. Kostümün içindeyken bile 'Babam bu kabalığımı görse kahrolurdu' dediğim anlaşılıyor." 😂😂😂
Kaliteli İzleme Rehberi1,502,563 görüntüleme • 1 ay önce

İbrahim Selim: 1 Kadın 1 Erkek setinden unutamadığın bir anın var mı? Demet Evgar: Yani... Hazır mısınız? Ne kadar dolu geldim. Şimdi... 1 Kadın 1 Erkek'in böyle artık kapı pencere yıktığı bir zamanda beni Londra'da bir filmin galasına davet ettiler. İbrahim Selim: Bilenler gülmeye başladı. Demet Evgar: Davet ettiler beni. Tabii ki gelirim, süper. Çok güzel, kimler gelecek, ne giyeyim, ne yapayım falan... Onları şey yapıyorum. Sonra sette oturuyoruz Emre'ciğimle. Bana bir telefon geldi. "Allah Allah, Manisa'dan arıyorlar." Alo, evet. Haa evet. Öyle mi? Tabii çok isterdim ama o tarihlerde zaten... Çok teşekkür ederim. Sağ olun. Emre dedi ki "Kimle konuştun?" "Ya" dedim "Manisa'dan aradılar." Söylemez olaydım! Mesir şenlikleri için dedim. Bizi Hafsa Sultan'la Merkez Efendi olmamızı istiyorlarmış. "Eee?" dedi. Böyle gözleri parladı. "Eee ne?" dedim yani. "Ay Emre" dedim "saçmalama. Merkez Efendi ile Hafsa Sultan mı olacağız yani Manisa'da? Ayrıca" dedim "o tarihte Londra'da galam var yani." Dedi ki "Demet... Benim çocukluk hayalim." Yani Adana'da yaşayan bir çocuğun çocukluk hayatının mesir macunu... Camiden mesir macunu atmak Merkez Efendi olarak nasıl böyle bir hayal olabilir? Merkez Efendi olma hayali varmış. Hep Merkez Efendi o sene kim oluyorsa camiden ilk mesiri atıyormuş, çocukken hep onu istemiş. E ne yapayım? Ne yapayım? İbrahim Selim: Yemin et. Ay... Bunun fotoğrafı mı var? Demet Evgar: Olduk çünkü Merkez Efendi ile. Ben Londra'ya galaya gitmedim. Aşkım bana "çocukluk anım" deyince Emre, kıyamadım yani. Ve çocuklar... Bakar mısın? Şaban gibi oldu, bakar mısın? Görüyor musunuz? Görüyor musunuz çocuklar? Şaban'ı görüyor musunuz? Bak. Ve 1 Kadın 1 Erkek'in en popüler olduğu zaman artık ne olmuş biliyor musun? Yani kaç binler... Ege Bölgesi orada. Yani Aydın'dan, Denizli'den... Ben Hafsa Sultan gidiyorum, "Aaa Müge! Kız ne yapıyorsun?" Çocukluk arkadaşlarımın hepsini görüyorum. Zaten ama böyle bir kalabalık olamaz. Bu bizimki atın üstünde, boş bir kazan var. At sürekli kişneyip duruyor. Bu boş kazanı karmaya çalışıyor. Ve diyor ki: "Abi yani ben şu an kırmızı halıda..."
Kaliteli İzleme Rehberi533,849 görüntüleme • 15 gün önce

Zeki Demirkubuz: “Bana göre bugüne kadar yapılmış en iyi film Manchester by the Sea.”
Kaliteli İzleme Rehberi1,048,847 görüntüleme • 1 ay önce

Doğu Demirkol sahnede kız arkadaşı ile ugraşıyor😂😂😂 Doğu Demirkol: "Özel hayatıma sirayet etti zenginler. Levent Kırca - Oya Başar'ın kızıyla, Ayşe Kırca'yla çıkıyoruz. Çok sosyetik, açık konuşayım. Annesi kızıyor sosyete deyince; 'Biz sosyete değiliz' diyor, 'Biz halk insanıyız, halkın dertlerini anlattık, skeçler yaptık.' Siz halk insanısınız, evet doğru. Ama bu kız öyle büyümemiş. Bu kızın gördüğü en küçük tekne 48 metre! Şehir hatları vapuruna 'Ne tatlı şey' diyor. Sela'yı öğrendi bu yaşında ve çok sevdi. Ezanla sela'nın farkı gibi... Perşembe akşamları üst üste iki tane yatsı ezanı değil de ilkinin sela olduğuna dair 'Doğru, farklı sound ediyor' dedi. 'Farklı sound ediyor... Sela ezana göre farklı sound ediyormuş.' 'Farklı sound eder' dedim, 'Aliş. Musalla'da da sound edecek!' Her sela duyduğunda coşkuyla bağırıyor. Sela duyunca şöyle geliyor bana: 'Sela, sela! Ezan değil, sela!' Şşşt! Sessiz ol, bağırma! Biri ölmüş, komşu ölmüş, mahallede biri ölmüş... Her sela duyduğunda bağırma. 'Sela ama değil mi?' diyor. 'Sela, bildin.' 'Nasıl bildim?' diyor. 'Nasıl bildin, anlamıyorum ki! Hop diye biliyorsun.' 'Essela diye başlıyor' dedi. Formüle etmiş dinimizi! Hiçbir fikri olmamasını seviyorum ama, hiçbir fikri yok! İstediğim gibi eğitebilirim. Pırıl pırıl bir dimağ, ne yapsam yer. Mesela her ezan okunduğunda şunu yapsam bak: 'Aziz Allah!' Hayatı boyunca böyle yaşar. Yetmişinde bile 'Aziz Allah' yapmaya çalışır. Gençleri kınar; 'Dinimizi, adetlerimizi yapmıyorlar' diye..."
Kaliteli İzleme Rehberi198,306 görüntüleme • 8 gün önce

Nejat İşler, Nuri Bilge Ceylan hakkında: "Filmleri bittikten sonra, çektikten sonra filmlerini, arkalarını yayınlıyor. Kamera arkalarınıda... İlki benimkini yayınlamıştı zaten. Bana değil ama mesela çok sevdiğim bir oyuncuya inanılmaz şeyler söylüyor ve bunu servis ediyor. Orası bizim yani set bizim şeyimiz... Kutsal. İbadethanemiz. Özel bir yer orası. Özelimiz orası bizim yani. Bir oyuncuya o anki şeyle; rolle, karakterle ya da hayatla ilgili bir şeyler söylemeye başlıyorsan eğer ve onu da servis ediyorsan... Abi yönetmen misin, papaz mısın, psikolog musun? Nesin abi? Tamam oyunculuk yapmayı çok sevdiğini biliyorum da bizim işimiz o ya. Pardon yani. Oradan biraz kızgınım."
Kaliteli İzleme Rehberi250,755 görüntüleme • 11 gün önce

"Münir Özkul prova yapmazdı, yapamazdı yani." Mürüvvet Sim: Prova yapacağız. Münir katiyen prova yapmıyor. Yapamıyor yani. "Münir" diyorum yani, "Nasıl olacak bu iş?" diyorum. "Ben prova yapamam." diyor. Ben oynayamayacağımı söyledim yani. Sanki sanat hayatım sönecekmiş falan gibi geldi bana ve epey gözyaşı döktüm. Sonra provalarda olmadı. Hatta son provada bile, kostümlü prova yapıyoruz biz, sabaha kadar prova yaptık. Münir yine prova yapmadı. Mecburen oynadım yani. Ölecek falan zannettim kendimi. Sahneye çıktık. Benim zaten heyecandan elim ayağıma dolaşmış fakat Münir, karşımda Münir gitti. Birden sanki bir dev sanatçı var karşımda. Şaşırdım ve utandım da... Şaşırdım da... Ne yapacağımı şaşırdım ve bu düete sıra geldi. Artık benim elim, ayağım titremeye başladı. Bilmem onu hatırlıyor musun? Heyecandan ayaklarım öyle titriyor ki pabucum önde oturan bir müşterinin kucağına... Münir bunu hatırlıyor musun, çok iyi? Münir Özkul: Vallahi hatırladım. Mürüvvet Sim: Ve piyes bitti. Herkes Münir'i tabii tebrik etti. Çok mükemmel bir sanatçı vardı karşımızda. Ben de gittim Münir'in, "Münirciğim, özür dilerim." dedim ve elini öptüm. Münir Özkul: Zaten öyle olmasaydı şimdi bu durumda olmayacaktık. "Ben de senden özür dilerim." dedim. "Ben biliyordum galiba böyle olacağını ama" dedim, "Söyleyemezdim sana, inanmazsın." dedim. Mürüvvet Sim: Tabii, inanmadım zaten. Sonra senelerce partner olduk. Filmlerde, tiyatroda hep beraber çalıştık.
Kaliteli İzleme Rehberi229,396 görüntüleme • 10 gün önce

Seda Sayan: "Bütün kameraların önünde dedim ki: 'İlayda, sen el alemin adamıyla yeter, ne geziyorsun?' dedim. '3 yıl oldu, yeter' dedim. Oğluma demedim bunu, İlayda'ya dedim. Bu evlilik sürecini bu kadar uzattınız mı... Geçmiş olsun, uzatmayacaksın. Sen kendine güveniyorsan kendinden mahrum edeceksin. Bırakacaksın, ağlamayacaksın, zırlamayacaksın, s***tir git diyeceksin. Geliyorsa senindir, gelmezse zaten senin değil ki. Gidiyorsun 5-6 sene adamla oturuyor. A niye oturuyorsun ya 5-6 sene? Neden, niye? Oturanlara bir şey demiyorum. Yok, aynen bu oturup da şikayet edenlere kızıyorum."
Kaliteli İzleme Rehberi280,193 görüntüleme • 15 gün önce

Hasan Can Kaya: "Çalışıp başaramayan insanlara ahkam kesmek kadar aptalca bir şey yok." "Bana dedi ki 'Niye bu kadar geç oldu?' dedi. '30 yaşında ünlü oldun.' Ben de 'Abi' dedim, 'Sektör' dedim falan. 'Sektör falan illüzyon' dedi bunlar, dedi. 'Bak' dedi, 'Sen çıkmışsın işte' dedi. 'Abi' dedim, 'O zaman Ahmet Uluçay'a ne diyorsun?' dedim. Ahmet Uluçay, Türk sinemasının gelmiş geçmiş en yetenekli yönetmenlerinden bir tanesi. Tek filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak. Adamın belki 50 tane projesi bekliyor ve Allah rahmet eylesin vefat etti. Şimdi sen bunun adına nasıl mesela konuş... Herkes adına nasıl konuşabiliyorsun abi? Ya hayatında mesela yapım şirketinde çalıştın mı? Sunum yaptın mı? Yapmadın. Mesela hiç kimseye iş götürdün mü? Götürmedin. Demo çektin mi? Çekmedin. Çok yetenekliydin, şansın da var gitti. Ama hep böyle olmuyor işte. 'Çalışırsan olur abi' demek; bütün çalışıp hak ettiği halde yapamamışlara çok ayıp bir laf."
Kaliteli İzleme Rehberi296,046 görüntüleme • 19 gün önce

Altın Portakal’da En İyi Film seçilen Okul Tıraşı filmi:
Kaliteli İzleme Rehberi5,037,078 görüntüleme • 9 ay önce

Allah taş yapar, yamulursun bak sjjdjdjdjdkjdkd
Kaliteli İzleme Rehberi226,860 görüntüleme • 17 gün önce

Bu videoyu her izlediğimde gülüyorum jsjdjdjjdjdjd
Kaliteli İzleme Rehberi2,537,635 görüntüleme • 5 ay önce

Oğuzhan Uğur: "Farah Zeynep Abdullah, hepinizin sevdiği bir oyuncu arkadaşımız değil mi? Farah Zeynep Abdullah, kayda geçsin madem deprem özel yapıyoruz... Farah Zeynep Abdullah sabaha kadar, 5 gün boyunca çağrı merkezindeydi biliyor musunuz? 'Merhaba ben Farah Zeynep Abdullah' diye açmıyordu telefonu. 'Buyurun, nasıl yardımcı olabilirim?' diyordu. Uraz Kaygılaroğlu sabahlara kadar günlerce oradaydı. Gökhan Özoğuz... Çok yıkıldı mesela orada. Bir laf etti, 'Devlet yok' gibi bir yere çıkarttılar adamın ettiği lafı. 'Kendimi bu kadar yalnız hissettiğim olmamıştı' dedi. Hanginiz hissetmediniz efendim? Adam günlerce orada çalıştı. Daha sayamadığım adını, sayamadığım... Şu anda evinize bile giderken izleyeceğiniz, belki evinize giderken arabada, radyoda dinleyeceğiniz, şarkısını dinleyeceğiniz kadınlar, adamlar; dizisini izleyeceğiniz kadınlar, adamlar Babala TV'de sabahlara kadar çalıştılar. Starbucks kahveleri içiyorlarmış. Onu da söyleyeyim buradan, güzel olsun değil mi? Starbucks yardım etmedi depremde, linç yedi Twitter'da. Efendim günah nereden çıkartılır? Tabii ki Babala TV'den çıkartılır. Biz çalışıyoruz, koşturuyoruz, bir baktım bir anda Starbucks'çılar geldi. Ellerinde böyle koliler ama. Tuğrul geldi yönetmenimiz, öz kardeşim. Dedi ki: 'Abi' dedi, 'Çok özür diliyorum bir tık kaba konuşabilirim, günahı bana.' 'Abi' dedi, 'Bunları s*ktir edelim, bunların ne işi var burada?' dedi. 'Ya' dedim, 'Getirsinler ne oluyor, kahve, ne olacak yani?' Günah mı çıkartıyorlar? Bizim çocukların hepsi zaten sabahlara kadar çalışıyorlar, içsinler dedim. Gloria Jean's'tir, işte Kahve Dünyası'dır... Hepsi gönderdi, hepsi kahve gönderdi. Ne oldu? Bizim şirket bir anda Kahve Dünyası'na döndü hakikaten, herkesin önünde kahve. Dediler ki: 'Tabii, white mocha içip insan kurtarıyorsunuz güya.' Ya arkadaş, depremle ilgili özel bir bilgi vermek için bir video hazırladık, çocuklar o videoyu montajlıyorlar. Üç kişi laptop'ın başında. Bir adam onu paylaştı, 'Ooo film izleyin siz de bu esnada, millet depremde acı çekiyorken siz ofiste film izleyin' dedi evinden yazıp bunu. Haksızlık... Gördük, çok gördüm. Kötülük, dark side... Her zaman görüyoruz. Ama pişkinliğin bu evresini hiç görmemiştik."
Kaliteli İzleme Rehberi871,655 görüntüleme • 2 ay önce

Ahmet Çevik: Levent abi yaptığı bütün makyajları, evet, kendisi yapıyordu. Saatlerce oturuyordu aynanın karşısına. Yapacağı kişinin resmini karşısına koyardı, ona baka baka makyaj malzemeleriyle çizerdi. Bir taraftan da bir video olurdu, onun sesini dinlerdi, taklit edeceği kişinin sesini dinlerdi. Levent abi alkolik miydi? Hayır, Levent abi alkolik falan değildi arkadaşlar. Bir yere gittiğimiz zaman bile bir kadeh rakısını sırf insanlara eşlik edebilmek için içen bir insandı. Oyuna çıkmadan önce sahne arkasında duasını eder, öyle sahneye çıkardı. Sarhoş taklidi yapmadan önce kesinlikle alkol kullanmıyor. Levent Kırca bir oyuncu; yaptığı tek şey var: Kırmızı ruju sürer, hafif kırmızlaştırır, bir parçada böyle göz altlarına yapar şuralarına... Hani sarhoş olan insanların böyle burunları falan kırmızı olur ya, tek yaptığı şey budur. İşinde çok ciddi bir adamdı. Kesinlikle her şeyin en iyisini yapmaya çalışırdı ve sizin için...
Kaliteli İzleme Rehberi314,716 görüntüleme • 1 ay önce

Cennet mahallesi neden final yaptı? + Alişan askere gitti. Sultan'a başka bir partner bulundu. + Bütün oyuncu kadrosu aynı sadece Alişan farklı. + Seyirci büyük bir tepki gösteriyor. + Hayır, istemiyoruz. Sultan, Alişan'dan başkası ile evlenip birlikte mutlu olamaz.
Kaliteli İzleme Rehberi1,076,909 görüntüleme • 3 ay önce

Rasim Öztekin, Tuncel Kurtiz’e Münir Özkul ile olan sahne anısını anlatıyor. Tuncel Kurtiz: Bazen lafları unutuyorduk. Başka kim unuturdu? Münir Abi nasıldı? Rasim Öztekin: Münir Abi bir gün lafı değil... Don indi aşağıya. Resmen İstanbul'u Satıyorum’u oynuyoruz. Böyle Erol Abi burada, senin yerinde. Ben buradayım, burada Münir Usta. Tamam mı? Erol Abi ile repliğimiz var. Şöyle oynuyoruz biz karşılıklı. Oynadık, sonra döndüm ben Münir Abi’ye. Bir de baktım ki şey oynuyor, Mimar Sinan’ı oynuyor, altta şalvar var. Tuncel Kurtiz: Evet. Rasim Öztekin: Şalvar düşmüş, farkında değil. Donla duruyor karşımda. Koskoca Mimar Sinan, düşünebiliyor musun abi? Kavuk, Mimar Sinan şöyle üstünde şeysi var, ceketi var, böyle şey gayet baba duruyor falan... Şöyle duruyor fakat don alt taraf. Bildiğimiz slip don. Tuncel Kurtiz: Slip don. Rasim Öztekin: Tabii tabii. Onun altında da şalvar inmiş. Şimdi ben Münir Abi’ye döndüm, böyle yapıyorum... Münir Abi böyle yapıyor... Tamam, ben böyle yapıyorum. Şimdi seyirci başladı gülmeye. Ben Erol Abi’ye döndüm... Erol Abi’ye zaten bakmıyorum, baksam var ya krizdeyiz.
Kaliteli İzleme Rehberi183,304 görüntüleme • 19 gün önce