
Mustafa Okumus
@mustokumus_ • 40,023 subscribers
Yedek hesap @mustokumus18
Shorts
Videos

Okulları kapatılan askeri lise öğrencilerinin girdikleri üniversiteler👉 Yıldız Teknik, Hacettepe Boğaziçi, ODTÜ Uçak mühendisliği, uzay mühendisliği Üç dil bilen, beş dil bilen, çok zeki, entellektüel gençler 🔹 Hani soruları çalmışlardı. Utanmaları yok ama korkudan titriyorlar.
Mustafa Okumus19,483 views • 4 days ago

Savcı ailesiyle birlikte Perşembe yaylasındaki meşhur bir lokantaya gitmiş. Gereken ihtimamı göremeyince , ‘ben savcıyım’ deyip atarlanmış ama AKP’nin şımarık esnafına toslamış. Savcı acemi, akıl edememiş. Bu adamlar 2. derece arkeolojik sit alanı olan Aybastı yaylasında tesis açıp, üstelik herkesin gözü önünde işletecek gücü nereden buluyor. Normalde yaylalar hayvancılık içindir. Ahır yapıcam desen bile çivi çaktırmazlar. Lokanta çalışanlarını gözaltına aldırmış ama, olan arbedede yere düşen 9 aylık masum bebeğe olmuş.
Mustafa Okumus3,636,121 views • 1 year ago

Nevzat; cesedi Salim’den aldım. Sakim; katil Nevzat Anne Yüksel; katil Nevzat Abi Enes; Katil Nevzat Anne bugünkü son savunmasını, ‘15 yıllık suyumuz Nevzat’ın evi yüzünden kesildi, hakkımı helal etmiyorum’ diyerek bitirdi. Güranlar cinayetten müebbet aldı, Nevzat cinayet delillerini karartmaktan cezalandırıldı.
Mustafa Okumus2,798,189 views • 1 year ago

Siyahlı ile kırmızılı kardeş, ikisinin de çiçekçi dükkanı var. Arabayla gelip ateş edense büfeci. Soma’da cadde üzeri üç eski esnaf, en küçüğü 40 yaşında. Üçü de kepengi belinde tabancayla kaldırmış. Belli ki büfeci gelecek, kardeşler pusuyu kurmuş. Kırmızılı caddede bekleyip arkadan, ölen siyahlı kardeş yandan saldırmış. Üçü de tereddüt etmeden ve aynı anda ateş etmeye başlıyor. Bir eli direksiyondaki büfeci, çapraz ateşten sağ çıkıp, üstüne hedefine isabet almayı da başarıyor. Hem büfeci, hem de sağ kalan çiçekçi tutuklandı. Hukuk açısından ilginç ve can sıkıcı bir vaka. Nefsi müdafaa var mı, varsa hangi tarafa uygulanacak, yoksa niye yok? Ama olayın benim canımı sıkan yönü bambaşka. Anadolu’nun kasaba esnafı bile topyekün silahlanmış. Biz bunlara çocukken esnaf amca derdik. Başımız sıkışsa kaçacağımız yer bilirdik. Mahallenin son kalesiydiler.
Mustafa Okumus3,380,071 views • 1 year ago

Kimseye acımayın, canınızı kim sıkarsa gidin öldürün. Ne de olsa adam öldürmek serbest. Böyle bir ülke olabilir mi? Videoda izlediniz cinayet görüntüsü, geçen senenin Eylül ayına ait. Daha bir sene bile dolmadan bütün sanıklar tahliye edildi. Maktul Semih Kenan Köse, omuz atma meselesi yüzünden çıkan kavgada yere düşüyor. Elinde tabanca ya da kesici delici alet yok, yanında da kız arkadaşı var ve onu da korumaya çalışıyor. Fail yalnız değil, yanında arkadaşları da var. Kendisini tutmaya çalışanları yarıp, Semih’in üzerine atlıyor. Elindeki çakıyı kalp hizasından rakibine sokuyor. Bir çakı da maktulun kız arkadaşına saplıyor. Sonuç; erkek ölü, kız yaralı. Yumrukla saldırana bıçakla saldırmak delikanlılık raconunda bile sığmaz, hele ki yere düşmüş, değil zarar vermesi size yumruk atması bile mümkün değilken. Üstene üstlük yanında kız arkadaşı varken. Delikanlılığa bile sığmaz ama hakim bir şekilde hukuka sığdırmış. Sokaklar neden kan gölü? Kuş avlar gibi insan vuran mafya bozuntuları, Dilan Polat’lar, uyuşturucu baronları nasıl tahliye oluyor sorusunun cevabı da burada. Türkiye’de hukuk maalesef parayla satın alınabiliyor.
Mustafa Okumus3,084,976 views • 1 year ago

Sinan Ateş’in öldürülme anına ait görüntü. Sinan’ın solunda yürüyen halasının oğlu, aynı zamanda bacanağı. Sağında yürüyen ise devlet görevlisi ama öğrenci diye yutturmaya çalışıyorlar. Saldırı anında refleks olarak elini beline atıyor ama cuma namazı yüzünden silahını yanına almadığını hatırlıyor. Doğrudan yerde yatan Sinan’ın belindeki silahı kapıyor. Silahı incelemiyor bile, belli ki aşina. Doğrudan sürgüsünü çekip, akışlı bir hareketle kaçan tetikçiye ateş etmeye başlıyor. Atışları da, duruşu da nizami. Hedefin uzaklaştığını görünce yaptığı ilk iş, silahları toplayıp saklamak oluyor. Acaba silahlar kamu malı mı idi, niye sakladığı anlaşılmadı. Arkadaşın ismi Ahmet KEÇİK, kendisi de kurşunlara hedef olmasına rağmen iddianamede müşteki değil. Müştekiyi geçtik tanık bile yapılmamış. Savcının ismini hususiyetle sakladığı bu adamın istihbaratçı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca olayı gerçekleştiren tetikçilerin, saldırı anı ve öncesinde istihbarat takibinde olduğunu gösteren tespitlerim de var, onları da paylaşacağım.
Mustafa Okumus3,528,135 views • 2 years ago

Cola Turka çıkınca tadını seven oldu sevmeyen oldu ama hemen herkesin evine girmişti. 10 Milyon TL marka değeri varken Sanayi Bakanı Ali Coşkun 32 milyon TL ceza kesti. Coni markalarıyla rekabet edeni nedense bir bela buluyor. Köfteci Yusuf’u para cezasından bile beter ettiler.
Mustafa Okumus2,819,433 views • 1 year ago

İki polisimiz, hal ve hareketleri şüpheli bir kişiyi kontrol etmek istiyor. Şahıs mukavemet gösterince arbede yaşanıyor. Şüpheli şahıs çıkan boğuşma esnasında erkek polisin belindeki tabancayı kapıyor. Durumu fark eden kadın polis bulduğu en yakın sütreye siper alıyor. Erkek polisin uzaklaşmasıyla birlikte silah doğrultan şahsa ateş etmeye başlıyor ama çatışmada maalesef 27 yaşındaki Şeyda Yılmaz isimli polisimiz şehit oluyor. Polis katilinin 29 ayrı suçtan sabıka kaydı olduğu ve arandığı anlaşıldı. 29 sabıka kaydı demek, polis 29 kez yakaladı, savcı hakim ve siyasetçi 29 kez serbest bıraktı demek. Hepsi de bir birinden korkunç suçlar. Uyuşturucu ticareti var, cinsel saldırı var, iki ayrı çocuğa cinsel istismar var, iki ayrı yaralama var, üç adet gasp var, 6136 var, hırsızlık var. Cezaevleri dolunca, muhaliflere ve KHK’lılara yer açmak için koronayı bile fırsata çevirdiler. Bu ve benzer yüzbinlerce kişiyi ‘adi suçlu’ deyip serbest bıraktılar. Tivit atana, bankaya para yatıran öğretmene polise yer açtılar. Çatışmanın yaşandığı cadde kalabalıktı, bir sürü vatandaş vardı. Mermiden hızlı koşacağını sanıp yerdeki boğuşmayı bırakan erkek polis de dahil, haliyle herkes kaçtı. Savcıyı, hakimi, bu şahsa adi suçlu diyen siyasetçiyi böyle yerlerde zaten göremezsin. Sanki bütün Türkiye bunun için uğraşmıştı. Yakınında hiç kimse kalmamıştı, polis Şeyda Yılmaz bir suç makinasının karşısında tek başına kaldı ve şehit oldu. Ölür ölmez etrafı gene kalabalıklaştı, yanına ilk gelen silahını kaptırıp kaçan erkek polis oldu. Katil de kısa sürede yakalandı. O iti salıp salıp duran asıl katiller ise, şehit cenazesinde boy gösterecek.
Mustafa Okumus2,808,038 views • 1 year ago

Etliye sütlüye dokunmadan ve birbirlerini de frenleyerek işi geçiştirdiler. Ama bir ara Aziz Yıldırım boş bulunup ağzından öyle birşey kaçırdı ki, sarayın büyük planı ortaya çıktı. Lütfen videoyu dikkatle izleyin. Bu itirafla göz göre göre şike yapan Aziz Yıldırım’ın nasıl beraat ettiği ve benim de aralarında olduğum, 2011 şike soruşturmasında görev yapan polislerin niye tutuklandığı ortaya çıkmış oldu. Ali Koç, 2013 yılındaki gezi parkı olaylarında otelini açarak göstericilere yardım etmişti. Sanırım bu saray açısından bardağı taşıran son damla oldu. Malum Erdoğan’ın sermayeyi yöneten aileler arasında, istediği ölçüde kontrol altına alamadığı bir tek ‘KOÇ’ ailesi kalmıştı. Aziz Yıldırım aşağıdaki videoda 2014 yılındaki ‘şikede kumpas’ soruşturmasının nasıl başlatıldığını anlatıyor. Normalde şikayeti olan vatandaş, kendiliğinden gidip emniyete müracaat eder. Aradan üç sene geçmesine rağmen, 2011 de şikeden tutuklanan 63 kişiden kimse gidip şikayetçi olmamıştı. İstanbul organize soruşturma başlatabilmek için 2014 yılında 63 kişiyi tek tek emniyete çağırıp şikayetçi olmalarını istemiş. Aziz Yıldırım da çağrı üzerime gidip şikayetçi olmuş ve emniyette Ali Koç’un kumpas kurmak suçundan şüpheli olarak ifadesinin alınacağını öğrenmiş. Duruma şiddetle karşı çıkıp engellediğini de söylüyor. Yoksa ben de şikayetçi olmam demiş. Ama maalesef soruşturma bir kere başlamış oldu. Yani sarayın, KOÇ holdinge çökme hayalleri yüzünden yıllarca hapis yatmışız. Koç holdinge çökemediler ama bu soruşturma sayesinde Aziz Yıldırım’ın kumandasını ellerine geçirmiş oldular. Ben işimi Allah’a havale ettim. Kim kime kumpas kurduysa elbet çıkar. Kendinden olmazsa sevdiklerinden çıkar. Çıksın da.
Mustafa Okumus3,179,763 views • 2 years ago

Haberlere bakacak olursanız SUİKAST girişimi. Haberi yapanlar da, ortaya attıkları iddia da çok komik, insan utanır. Şu kısacık görüntü bile işin içinde iş olduğunu anlamaya yeter. Ben yine de uzatmadan anlatayım. Kapağı İnönü Üniversitesine atan akademisyen Murat-Yeliz Toptaş çiftine trafikte yapılan sıkıştırmadan bahsediyorum. Bu çift, 2021 yılında kayısıdan roket yakıtı ürettik demişti. Roket olmadığı için mi bilmem ama, halen daha yakıt nerede diye soran yok. Üniversiteden, Tübitaktan ya da diğer kurumlardan araştırma-geliştirme için ne kadar destek aldılar bilmiyorum. Ancak meblağ hoşlarına gitmiş olacak ki, devamında da yengeç kabuğundan radyasyon kalkanı ürettik, artık astronotlar uzayda korkmadan gezebilirler demişlerdi. Bu icadı da Alper Gezeravcı’ya sormak lazım, uzayda bunların ürettiği kıyafeti mi kullanmış? Hızlarını alamayan mucit ikili son icat olarak, SİHA’larımızı lazer silahlarından koruyacak kompozit bir madde geliştirdik demişti. Anlaşılan kurumları söğüşledikleri yetmemiş, vatandaşı da tokatlamışlar. Ama bu sefer sert kayaya çarpmışlar. Yatırım diye parasını aldıkları vatandaşın canına tak etmiş. Geri ödeme için peşlerine adam takmış. Akademisyenlerin dolandırıcılık yaptığına mı, dolandırıcıların akademisyen yapıldığına mı, yoksa devleti soymak için vatandaşın en hassas duygularını kullandıklarına mı yanalım?!!!
Mustafa Okumus2,538,418 views • 2 years ago

Sürekli yalan konuştu, sürekli ifade değiştirdi. Nevzat önce jandarmayı, sonra da ağır ceza heyetini ayakta uyutup cinayetten yırttı. Aralarında cesede dokunduğu net olan tek sanık Nevzat. Cinayetten ceza almayan tek sanık da Nevzat. Cinayet yeri belli değil. Anne ve abi cinayet saatinde evde. Nevzat’la amca sonradan eve gitti. Oldular dört kişi ama hangisinin öldürdüğü belli değil. Cinayet dışarda işlenmişse, anneyle abi neye göre ceza aldı. Nevzat neye göre almadı. 80 milyonun gözüne baka baka kurtardılar. Yazıklar olsun..
Mustafa Okumus1,684,022 views • 1 year ago

Fırat SARI isimli doktor bebek katillerinin lideri olarak gösteriliyor. Lider dediğin talimat almaz, bilakis talimat verir. Ama bu nasıl bir liderse, Murat MANTUŞ isimli eski bir polisten bile talimat alıyor. Murat yıllarca Devlet Bahçeli’nin yakın koruması olarak da görev yapmış. Telefonla liderini arayıp, hastanedeki diğer doktorların bebek yakınlarıyla görüşmelerini engelle diye emir veriyor. Liderimiz de tamam diyor. Karşımızda, bir savcıyı makamında alenen tehdit edebilen, savcıyı öldürmek üzere plan düzenlemiş bir örgüt var. Neredeyse ülkedeki bütün yöneticilerle fotoğrafları var. Bu lider bu adamları görse korkudan altına kaçırır. Adamlar savcıyı öldürmek için Muhammed Emin Orhan’ı ayarlayıp sahte MİT kimliği veriyorlar. Uzun namlulu silah veriyorlar, düzenli maaş ödüyorlar. Adam uzun namlulu silahı yakalatıp içeri düşüyor ama 28 günde çıkarıyorlar. Savcıyı öldürmesi için 100 bin $ ayarlıyorlar, sürücüsüyle birlikte bir de motosiklet ayarlıyorlar. Emniyetten savcının adreslerini, anlık baz bilgilerini alıyorlar. Takip edip evinden adliyeye gidiş güzergahını öğreniyorlar. Şükür ki, tetikçi korkup vaz geçiyor, başka tetikçi ayarlayana kadar da tutuklanıyorlar. Sinan Ateş davasında da adres bilgisi bir başkomiserden alınmıştı. Tetikçilere müebbet verilmiş ama ağa babalarına dokunan olmamıştı. Savcı beyden Allah razı olsun, üstün hizmet madalyasını bile haketti. Ancak şu ana kadar tespit edilen buz dağının görünen kısmı. Türkiye’nin kaç ilinde, kaç hastanesinde, para için kaç bebeğimizin öldürüldüğü belli değil. Umarım soruşturma derinleştirilerek devam eder. Lider diye ortaya atılan bir doktoru ve beş on çapulcuyu içeri atıp geçiştirmeye kalkmazlar.
Mustafa Okumus1,543,119 views • 1 year ago

Gayrettepe polisi, Serhat Akın’ı vuranları iki adım ötedeki Çağlayan’a değil, Beykoz adliyesine sevketti. Bu ne demek? Asayiş şube müdürünün kafasına göre, saldırının arkasında organize bir çete yok demek. Soruşturma iznini çetelere bakan özel yetkili savcılıktan değil, mahalle savcılığından istemiş. Basında yazılanlara göre tetikçilerin hepsi de sabıkalı, cezaevine girip çıkan işsiz güçsüz tipler. Ama videoda gözüken durum çok farklı. Üstleri başları gayet düzgün, hiç biri dünü ve geceyi nezarette geçirmiş gibi gözükmüyor. Belli ki birileri ayrım yapmadan ilgilenmiş hepsiyle. Kebaplar, yedek kıyafetler, hatta ifadede kimin ne söylemesi gerektiği bilgisi bile sokulmuş içeriye. Savunmaları gayet örüntülü. Seçtikleri azmettirici bile Türkiye dışında. Daha önce adını sanını duyan yok. Güzel organizasyon, helal olsun. Asayiş müdürünün görmek istemediği çete, demek ki çok büyük.
Mustafa Okumus1,521,048 views • 1 year ago
1:35
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

İran’ın kılcallarına kadar sızan İsrail ajanı Catherine Shakdam‘in kısa hikayesini izliyorsunuz. Videonun çağrıştırdığı çok insan var Türkiye’de. Hiç bir vasıfları yok. İsrail’e lanet okuyup, Filistin duyarı kasarak etkin yerlere gelip lüks içinde yaşıyorlar. Siyasetçiler, siyasetçi eşleri, gazeteciler v.s Sadece kadınlardan değil.
Mustafa Okumus1,576,161 views • 1 year ago

Helikopterin içindeki Ceyhan Saldanlı, İzmir’deki elektrik faciasının sorumlusu. Her sektörün baronu var, her yer SUSURLUK. Yedikleriniz boğazınızda kalsın, bari öldürdüğünüz vatandaşın hesabını verin. İzmir’de elektrik akımına kapılan iki genç feci şekilde can verdi. Bölgeye elektrik veren Aydem Enerji çatısındaki Gediz elektrik. Patron Ceyhan Saldanlı. Saldanlı’ya, 2014-2021 arasında tam 585 ihale verilmiş. Yeni şirket açılışlarında, kurdele kesmeye Berat Albayrak bizzat iştirak etmiş. Ceyhan Saldanlı’nın nasıl bir karakteri olduğunu anlamak için aşağıdaki videoyu izleyin. Vatandaş plajda güneşlenirken helikopterle tepelerine inmiş. Vatandaş umrunda bile değil. Daha iki hafta önce elektrik kablolarından çıkan yangında, Diyarbakır Mardin arasında 15 insan cayır cayır yanarak ölmüştü. DİCLE elektriğin patronu Mehmet ATALAY’a hesap sorulmayınca İzmir’deki facia yaşandı. Sırada Marmara mı var, Karadeniz mi, İç Anadolu mu belli değil. İki ay önce Antalya’da teleferik kazasında bir vatandaşımız ölmüştü. İşletmeci ANET firmasının ESKİ genel müdürü Mesut Kocagöz’ü anında tutuklamışlardı. Mesut, CHP’den Kepez belediye başkanı idi. Aday olunca firmadan istifa etmişti, kaza günü itibari ile firma ile alakası kalmamıştı. Hakimlerin tokmağı sadece suç karteline biat etmeyenin kafasına iniyor. Memleketi kabuğunu bile soymadan yiyorlar. İki gün önce de sağlık sektöründeki milyarlık vurgunu yazmıştım, ne yalanlayan var, ne hesap soran.
Mustafa Okumus1,502,122 views • 2 years ago

2016’da Rusya havadan bombalarken, Esat da karadan kuşatmış ve Halep’i muhaliflerden geri almışlardı. El Kaide bir kaç gün sonra Rus büyükelçiyi Ankara’da öldürerek cevap vermişti. Perinçek ise suikasti ‘fetö’ çuvalına sokup, bir nevi gerçek faili de korumuştu. Dün sümenaltı ettiği HTŞ (El-Kaide) bugün Suriye’yi ele geçirerek, Perinçek’in ömrünü adadığı hayallerini suya düşürdü. İş işten geçtikten sonra yaptığı açıklamada, Esat’ı deviren muhaliflerin terörist olduklarını açıkladı. Savcılık da hakkında jet hızıyla soruşturma başlattı. Yani içtiği soğuk suyun üzerine, bir de SARI kart yedi.
Mustafa Okumus1,154,772 views • 1 year ago

Esma Esad Türkiye’nin en güzel yerlerini onunla gezdi. Emine Erdoğan da Suriye’ye gidiyordu. Her şey masallardaki gibiydi, ta ki 2010 yılına kadar. Sanki aralarına kem göz girmişti. Öyle ki, Esma Esad 2010 İstanbul gezisini Hayrünnisa Gül ile geçirdi. Durum, Hayrünnisa hanımın İngilizce bilmesiyle alakalı diyenler oldu. Fakat, İngiliz tarihçi Norman Stone, Financial Times için kaleme aldığı yazıda; Esma Esad’ın yazdığı ve MİT tarafından ele geçirilen e-postaların iki saray arasındaki ilişkileri daha da kötüleştirdiğini iddia etti. Emine Erdoğan 2012’de Hürriyete röportaj verip, ‘Ona kalbimi açtım. Benim için büyük hayal kırıklığıdır. Eşi Esad'la mesaj gönderdim, beni aramasını rica ettim ama bana dönmedi. Keşke o zaman arasaydı, gelseydi. Derdim ki; çocuklarınla beraber Türkiye’ye gel, seni koruma altına alalım. İnanın çok isterdim gelip çocuklarıyla burada yaşamasını’ demişti. Emine hanımı hayal kırıklığına uğratan e-postaları Guardian yıllar sonra yayımladı. 2011’de yapılan yazışmalarda Beşar Esad, ‘Başbakanın eşi elektronik posta adresini istedi. Sana yazmak istiyormuş’ dediğinde, Esma ‘Adresimi bilmemesini tercih ederim’ yanıtını veriyor. Esma Esad’ın eşi Beşar Esad’a gönderdiği başka bir e-postada Erdoğan için, ‘O, hayatında tek kitap okumuş bir haydut’ diyor. Emine Erdoğan’ın da ‘Alışveriş takıntısı olmasına rağmen eski kafalı olduğunu ve zevksiz giyindiğini’ yazıyor. Esma Esad bu yıl ilik kanserine yakalandı ama Emine hanım gene de kendisini arayıp geçmiş olsun demedi. Hayrünnisa Gül’ün görüşüp görüşmediği konusunda ise şüpheler var. Malum, Esma Esad aynı zamanda İngiliz vatandaşı ve Hayrünnisa Gül gizli gizli İngiltere ziyaretleri yapıyor. Geçtiğimiz aylarda yaptığı son Londra ziyareti, havalimanında cüzdanını çaldırması yüzünden basına yansımıştı.
Mustafa Okumus1,128,669 views • 1 year ago