
Mustafa Yıldız
@mustu_yldz • 4,251 subscribers
| Kurdish Activist | International Relations | Supporter of an Independent Kurdistan | Radical Separatist | Ayrılıkçı Gündem |☀️
Shorts
Videos

DURAN KALKAN: … En dindarlarından tutalım, en milliyetçi olanlarına kadar, gerçekten milliyetçilerse; #Türkiye’yi seviyorlarsa, Türkiye için düşünüyorlarsa bunu APOCU KÜRTLERDE bulacaklar, görecekler Türkiye sevgisini, Türkiye’ye bağlılıklarını, Türkiye demokrasisini isteme durumlarını… Sadece şunu sormak isterim: Geçmişte bu partiyi, bugün ise #Öcalan’ı iradesi olarak gören Kürtlere; #Kürdistan aidiyeti ve bağlılığı yerine Türkiye sevgisini aşılamak için mi bunca bedel ödettiniz? Türkiye’ye bağlılık, Kürdistan’dan vazgeçmek değil midir? Kendinize sorun… Not: rusen cakir gibi devletin kullanışlı aparatı birine etkileşim vermek istemem ama meseleyi bağlamından kopardığımı düşünenler medyascope’tan röportajını tamamını izleyebilir.
Mustafa Yıldız26,664 次观看 • 5 天前

Ahmet Nesin, kendisine yöneltilen “PKK Network’ü dışında Selim Çürükkaya, Zeki Okçuoğlu ve Yektan Türkyılmaz gibi muhalif isimlerle ne zaman yayın yapacaksınız?” sorusuna, “Ben Kürt sorununa ancak kendi bakış açımdan destek olurum; Kürtlerin sorunlarını nasıl çözecekleri ise kendi iç meseleleridir.” şeklinde yanıt vererek, fiilen Kürt siyasal hareketi içerisinde oluşmuş otoriter yapıyı, özellikle içinde bulunulan süreç bakımından meşru temsilci olarak kabul ettiğini ortaya koymaktadır. Konuya eleştirel yaklaştığını iddia eden bir bilim insanının, kolonyal aklın meşru temsilci olarak sunduğu; Kürtlerin yalnızca ulusal haklarını değil, kültürel haklarını dahi talepkâr biçimde savunmayan ve elli yılı aşkın süredir Kürdistan siyasetinde kendi çizgisi dışında hiçbir düşüncenin kurumsallaşmasına imkân tanımayan bir hareketi, tıpkı kolonyal aklın yaptığı gibi meşru temsilci olarak kabul etmesi, bilim insanı kimliği açısından ciddi bir çelişki ve akademik tutarlılık bakımından önemli bir zaafiyettir. Ahmet Nesin gerçekten eleştirel bir perspektiften konuştuğunu, Kürtlerin dostu olduğunu ve onurlu bir barışın savunucusu olduğunu iddia ediyorsa; örgütten ayrılmış ve örgüte dair doğrudan tanıklığa dayanan ciddi iddialar ortaya koyan Selim Çürükkaya gibi bir ismi, geçmişte bizzat Abdullah Öcalan’ın avukatlığını üstlenmiş, dolayısıyla meseleye hem hukuki hem de doğrudan deneyime dayalı bir yakınlıkla bakabilen Zeki Okçuoğlu’nu ve yıllar boyunca PKK çevresiyle sayısız yayın yapmış, bugün dile getirdiği eleştirileri o dönemde de açıkça dillendirmiş olan Yektan Türkyılmaz gibi bir akademisyeni eleştirel duruşun bir gereği olarak ciddiyetle muhatap almalıdır. Bu üç ismin ortak paydası, eleştirilerinin dışarıdan, mesafeli veya spekülatif bir bakışın ürünü olmaması; aksine içeriden gelen tanıklığa, hukuki deneyime veya süreklilik arz eden akademik gözleme dayanmasıdır. Dolayısıyla bu görüşlerin ciddiyetle takip edilip muhatap alınması, eleştirel ve dürüst bir tutumun asgari gereğidir. Aksi halde, “eleştirel” sıfatı yalnızca söylem düzeyinde kalır ve fiilen tek bir sesin dolaşımına izin veren bir seçiciliği gizlemekten öteye geçemez. Bugün dile getirilen itirazlar biçimsel değil, doğrudan siyasal paradigmanın özüne yöneliktir. Muhalif kanadın amacı Kürt ulusal birliğine saldırmak değil; Kürtlerin egemen siyasal aktörlerin tahakkümü altında, “barış” söylemi üzerinden statüsüzleştirilmesine itiraz etmektir. Bu eleştiri, Kürt toplumunun siyasal iradesinin tek merkezde toplanmasına ve çoğulcu siyasal alanın tasfiye edilmesine yöneliktir. Üstelik kolonyal siyasal aklın hedefinde yalnızca Kuzey Kürdistan ve burada yaşayan Kürtler bulunmamaktadır. Diğer Kürdistan parçaları ve bu coğrafyalarda yaşayan Kürtler de aynı siyasal mühendislik anlayışının konusu hâline getirilmiş; Abdullah Öcalan ve PKK üzerinden bölgesel ölçekte bir siyasal dizayn süreci yürütüldüğü yönünde ciddi eleştiriler dile getirilmektedir. Özetle, Ahmet Nesin’in bu tutumu, mevcut siyasi hakim aktörlere yönelen itirazları görünmez kılan, dolayısıyla farkında olsun ya da olmasın, Kürtlere ve Kürdistan’a dair egemen siyasi söylemin yeniden üretilmesine hizmet eden bir pozisyondur. yektan turkyilmaz Ahmet Zeki Okçuoğlu selim curukkaya Ahmet Nesin
Mustafa Yıldız72,014 次观看 • 19 天前

Xani TV ekibi olarak bize ulaşan bilgiye göre Öcalan, Balıkesir yakınlarında, Yeşil gibi isimlerin de kaldığı, Ege Ordu Komutanlığı’na bağlı bir tesiste kalıyormuş. Bu tesisin sahili, gezi alanı ve spor kompleksi varmış. Söz konusu tesis, devletin gözetim ve kontrol altında tuttuğu kişiler için kullanılan bir yermiş; #Öcalan da zaman zaman burada misafir ediliyormuş. Helikopterle getirilip götürüldüğü, hava muhalefeti nedeniyle iptal edilen bazı görüşmelerin de Öcalan’ı taşıyan helikopterin kalkış yapamamasından kaynaklandığı belirtiliyor. Bu tesislerin varlığını, MİT üzerine tez hazırlamış olan Emre Uslu’ya kendi programımda sorduğumda, o bölgede devlete ait iki tesisin bulunduğunu, ancak Öcalan’ın oraya götürüldüğünü düşünmediğini gülerek ifade etti. O programın bağlantısını aşağıya bırakıyorum, dileyen izleyebilir. Zeki Hoca’nın (Ahmet Zeki Okçuoğlu) iddialarının temelsiz olmadığını düşünüyorum. #Öcalan’ın kamuoyuyla paylaşılan fotoğraflarındaki güneş yanıkları ve şişik göbeği de bu tezi destekler nitelikte.
Mustafa Yıldız148,799 次观看 • 2 个月前
2:48
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Kürdistan’da Pasif Direniş PCS sözcüsü Ferid Azad, Diyarbakır’dan Muş’a seyahati sırasında Türk askeri kontrol noktasında yaşadığı gerilimi sosyal medya hesabından paylaşarak Kürt toplumunda “Pasif Direniş” hareketine öncülük etmeye devam ediyor. Ferid Azad, kendisine imzalatılmak istenen askerlik tutanağını imzalamayı reddederek uzayan tartışmaya rağmen geri adım atmadı. Ayrıca tüm bu süreçte yetkililerle yalnızca Kürtçe konuşup Türkçe iletişim kurmayı bilinçli olarak reddetti. Azad’ın tutumu, yalnızca bireysel bir direniş eylemi olmanın ötesinde Kürdistan’daki yeni mücadele yöntemlerinin somut bir örneği olarak değerlendirilmeli. Ferid Azad, Türk egemenlik sisteminde askerlik yapmayı reddederek kendi vatanında yaşamın her alanında kendi dilini kullanmanın bir hak olduğunu ve egemenlerin diliyle konuşma zorunluluğunun bulunmadığını güçlü bir şekilde ortaya koydu.
Mustafa Yıldız63,677 次观看 • 2 个月前

Hendek sürecinin talimatı devletten Öcalan’a verildi; Sırrı Süreyya bu talimatı Kandil’e iletti ve onları ikna etti. Yani devletin isteğiyle binlerce gencimiz o hendeklere gömüldü. Bunu söylediğimizde ana-avrat küfredenler, gidip gariban annemle babamı huzursuz edenler… Kulaklarınızı açın ve ‘irademizdir’ dediğiniz DEM Parti Genel Başkanı Tuncer BAKIRHAN’ı iyi dinleyin. Özerklik istemiyorsanız, neden özerklik ilan ettiniz? Neden binlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine, şehirlerin yıkılmasına, binlerce insanın cezaevine girmesine sebep oldunuz? Bugün hâlâ hakaret eden, küfreden, tehdit eden herkesi ve özellikle gidip ailemi huzursuz edenler varsa biraz vicdanınız buyurun, kendiniz sorun. Size cevap versinler…
Mustafa Yıldız274,220 次观看 • 1 年前

O dönem PKK içinden birinin anlattığına göre, röportajdan sonra Öcalan telsizle şu ifadeleri kullanıyor: ‘Fatih Altaylı’yı buraya MİT yollamıştır. Yeni bir diyalog kapısı açılabilir diye ben de buna göre, tamamen taktik bir röportaj verdim.’ Ama hemen ardından turistik bölgelere saldırı emrini veriyor. Madem yeni bir diyalog zemini kurmak için taktiksel röportaj veriyordu o hâlde böyle bir talimatın mantığı ne? 🤔
Mustafa Yıldız100,331 次观看 • 8 个月前

01.06.2025 tarihinde Mustafa Karasu’nun infaz edildiğine dair haberi paylaşmıştık. O günden bu yana PKK kanadından bu iddiayı kesin bir dille yalanlayan herhangi bir açıklama gelmedi. Mezarsız Portreler programında Selim Çürükkaya, Mustafa Karasu’nun öldürüldüğünü birkaç bağımsız kaynaktan doğruladıklarını açıkladı. selim curukkaya XaniTV
Mustafa Yıldız105,476 次观看 • 1 年前

Frankfurt Newroz’unda iddia edildiği gibi Apocuların Ala Rengin’e karşı hoşgörülü bir tavır takındığı yoktu. Kürt gençlerinin alana getirdiği 100 metrelik Kürdistan bayrağı, ‘Barzani bayrağı’ denilerek içeri alınmak istenmedi ve gençler Apocuların saldırısına uğradı. Hatta Apocular silah çekip havaya ateş açtı. Ancak polisin müdahalesi ve Kürdistan halkının duyarlılığı karşısında geri adım atmak zorunda kaldılar. Saldırıda yaralanan bir kişi hastaneye kaldırıldı. Gerçeği eğip bükmeye gerek yok; Apocu çete, açıkça Kürdistani olan her şeye karşı. ‘Bijî APO’ sloganlarına karşı ‘Bijî Kürdistan’ sloganının yükselmesi bile onları rahatsız ediyor.
Mustafa Yıldız124,971 次观看 • 1 年前

Osman Bey’in (Osman Baydemir) Öcalan’ı ön plana çıkarma çabası takdire şayan; lakin ‘serokati’ bu sefer tamamen Başkan Barzani’nin gölgesinde kaldı. Güney Kürdistan’ın Rojava politikasıyla ilgili, ‘Rojava yalnız bırakıldı, kapılar kapatıldı, duvarlar örüldü, hendekler kazıldı’ gibi yalanlar ise bizzat General Mazlum tarafından yalanlanmış oldu.
Mustafa Yıldız64,937 次观看 • 8 个月前
1:29
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Yeşil Hortladı, Hedef General Mazlum mu? Saygı Öztürk, bir telefon aldığını ve telefondaki kişinin kendisini “Ben Yeşil” diye tanıttığını köşesinde aktardı. Emre Uslu ise Saygı Öztürk’ün ulusalcı kanadın ‘megafonu’ olduğunu ve ulusalcıların vermek istedikleri mesajları Öztürk üzerinden ilettiğini iddia etti. Peki bu mesaj nedir ve kime yöneliktir? Uslu’nun ortaya koyduğu ihtimallerden biri, ulusalcı derin yapının SDG’nin istenilen çizgiye gelmediğini düşünerek Rojava’da karmaşa yaratma niyetini ima eden bir mesaj vermiş olabileceği yönünde. Ona göre “Yeşil” fenomeni üzerinden, bu yapının Kürtlere yönelik bir gözdağı mesajı üretmiş olma ihtimali bulunuyor. General Mazlum hedefte mi? Saygı Öztürk’ün Yeşil (Mahmut Yıldırım) ile ilgili olduğu iddia edilen telefon görüşmesini paylaşması ve Emre Uslu’nun değerlendirmeleri birlikte ele alındığında, devlet içindeki farklı klikler arasındaki gerilimin arttığı söylenebilir. Yeşil’e atfedilen “Öcalan suikastında ihanete uğradık, biz kimseye ihanet etmedik” ifadesi ile şu anda “Türkiye sınırına yakın Suriye’de güvendiği bir ülkücü arkadaşının yanında olduğu” iddiası, mevcut durumdan rahatsız olan ulusalcı derin kiliğin, Rojava’ya “yakındayız, izliyoruz” tarzında bir mesaj verme isteği olarak yorumlanabilir. Bu çerçevede Mazlum Abdi’nin hedef alınabileceği ve bunun Rojava’daki özerk yapıyı zayıflatma amacı taşıyabileceği ihtimali düşünülebilir. Ulusalcı derin yapının yeniden görünür olduğu iddialarının dolaştığı bu dönemde, tüm olasılıkların dikkate alınarak tedbir alınmasının önemli olduğu düşüncesindeyim. Saygı Öztürk’ün ilgili yazısı: Emre Uslu’nun videosunun tamamı:
Mustafa Yıldız57,407 次观看 • 7 个月前

Düşünün ki iki Alman bu yürüyüşün amacını soruyor. Ve siz de onlara şöyle diyorsunuz: ‘Türk devletinin hizmetindeyim; bana fırsat verilsin, Hakkâri’deki herkesi Türkçe konuştururum’ diyen, ‘Terörsüz Türkiye’ adı altında Kürt halkını terörize eden sürecin mimarı olan, Kürtleri bir ulus değil, yalnızca sosyolojik bir olgu olarak gören, dünyanın en büyük devletsiz nüfusuna sahip halkına ‘devlet kötü bir şeydir’ diyerek Türk, Arap ve Fars devletlerine entegre olmalarını savunan biri için yürüyoruz…’ diyorsunuz. Bunu duyduklarında, o Almanlar dönüp yüzünüze tükürür.
Mustafa Yıldız59,386 次观看 • 10 个月前

Sırrı Süreyya Önder, tıpkı Veli Küçük, Pilot Necati ve Binbaşı Faruk Çağlayan gibi, devletin kendisine biçtiği rolü eksiksiz yerine getirdi. Onu “barış elçisi” ilan edip kahramanlaştırmanız, aslında ne denli büyük bir işe imza attığını açıkça gösteriyor. #sirrisureyyaonder
Mustafa Yıldız71,349 次观看 • 1 年前

Besê Hozat’ın “Önderlik, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’da bir Kürdistan kuracağını gördüğü için Türkiye ile olmayı tercih etti” yönündeki açıklamaları, Rojava’nın statüsüz bırakılma girişimleri ve Kürtlerin en temel kültürel haklardan bile yoksun bırakıldığı bu süreç, artık açık bir uyarı niteliğindedir. Ey Kürt halkı! Eğer hâlâ gözlerinizi açıp o derin gaflet uykusundan uyanmaz, ulusal bir refleks göstermezseniz, yaşanacakların en büyük sorumlusu siz olacaksınız.
Mustafa Yıldız62,034 次观看 • 1 年前
1:09
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Pilot Necati, Öcalan ve Ali Kemal (Ali Kemal Özcan)’ın hepsi aynı merkeze hizmet ediyor. Öcalan, MİT’i kullanarak PKK’yi kurmadı; zaten başından beri MİT’in hizmetindeydi. Ali Kemal’in sözünü ettiği belgelerin bir kısmı, İmralı Notları’nın 405. sayfasında, Öcalan’ın İmralı’daki görüşmeler sırasında devlet yetkilisinden bizzat talep ettiği belgelerdir.
Mustafa Yıldız63,951 次观看 • 1 年前

Emre Uslu’nun “Devlet tankla, topla yenemedi; ancak televizyonla, çizgi filmle yendi” tespiti üzerinde ciddiyetle durulması gerekir. Klasik, zora dayalı asimilasyon politikaları çökmüştür. Tankla, topla kimlik silinemedi. Ancak devlet çok daha tehlikeli bir yöntem geliştirdi: rıza üreten asimilasyon. Bugün Kürt mücadelesinin temel sorunu NORMALLEŞMEDİR. Ulusal taleplerinin farkında olmayan, kültürel dejenerasyonu iliklerine kadar yaşayan, siyaset üretemeyen; görünürlüğü olan ama iddiası olmayan bir toplum gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu durum, yenilginin sessiz hâlidir. Devlet artık: •Kimliği yasaklamak yerine seyreltiyor, •Dili yok etmek yerine folklorize ediyor, •Direnişi bastırmak yerine içini boşaltıyor. Peki ne yapılmalı? ✅Kürt aydınları, yalnızca Kürtçenin konuşulmasına dikkat çekmekle yetinmemelidir. Kürtçe düşünce üretimi esas alınmalı, dil üzerinden bir iktidar alanı kurulmalı, dilsel çalışmalar ve üretimler için kurumsal bir süreklilik tasarlanmalıdır. Devletin izin verdiği, zararsızlaştırılmış popülist kültür tuzağına düşülmemeli; Kürdistan ruhunu yansıtan geleneksel kültüre ve ananelere sahip çıkılmalıdır. ✅Devleti rahatsız eden, ekonomik ve siyasal bedel ödeten, sürekliliği olan, maliyet doğuran ve sembolik düzeylerde kalmayan gerçek SİVİL İTAATSİZLİK eylemleri geliştirilmeli. ✅Sosyal medya; popülizm kaygılarıyla değil, örgütlenme ve kadro yetiştirme amacıyla kullanılmalıdır. Gündem kovalamak ve duygusal ajitasyon üretmek için değil; disiplinli bir politik çizgi oluşturmak için değerlendirilmelidir. Sonuç olarak: Asimilasyon artık dışarıdan dayatılmıyor, içeriden kabul ediliyor. Öz benliğe dönmek; içerideki asimilasyoncu anlayışı reddederek iktidar kurma cesareti göstermek gerekiyor. NOT: Sivil itaatsizlik eylemleri, hukuku fiilen işlevsizleştirerek devleti zora sokan; dünya genelinde meşru kabul edilen ve desteklenen eylemler olduğu için mücadelenin temel unsurlarından birini oluşturduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki günlerde, bu alanda uzman bir isim olan Kani Xulam (Kani Xulam (New/ Nû/Yeni)) ile sivil itaatsizlik üzerine bir program gerçekleştireceğiz.
Mustafa Yıldız36,040 次观看 • 7 个月前

Bitmemiş Roman’ın sonunu hep birlikte okuyalım! Yorumsuz yazıyorum. Xani TV’ye katılan Abdurrahim Semavi (Abdurrahim SEMAVİ), kamuoyunda geniş yankı uyandıracak açıklamalarda bulundu. Semavi, Abdullah Öcalan’ın Türk devletiyle birlikte hareket ettiğini belirterek dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamalar; 👉🏻 Öcalan’ın Ankara’da, MİT binasında düzenlenen bir kongreyi bizzat organize etti!ve bu sürece aktif olarak katıldı. 👉🏻 Fesih kararı, Avrupa yapılanmaları, PJAK ve Rojava dahil tüm yapıları kapsıyor. 👉🏻 PKK’nin elindeki silahların, belirlenen altı noktada Türk istihbaratının kontrolü altında teslim edilecek, devlet bu süreçte mevcut silah envanterini Öcalan üzerinden çıkardı. 👉🏻 PKK’nin toplamda 28 milyar doları bulan mali varlığının Öcalan’ın kontrolüne geçecek, Öcalan bu parayı Türk ekonomisine katkı sağlamak amacıyla kullanmak istiyor. 👉🏻Öcalan SDG’nin feshi ve Rojava’daki mevcut statünün sona ermesi konusunda taahhütte bulundu. 👉🏻 PKK mensupları için iki aşamalı formül üzerinde duruluyor. İlk seçeneğe göre, örgüt üyeleri bir süre Güney Kürdistan’da bekletilecek, gerekli yasal düzenlemelerin ardından Türkiye’ye getirilecek. İkinci formülde ise doğrudan Türkiye’ye getirilmeleri ve belirli bir süre ev hapsinde tutulmaları planlanıyor. 👉🏻 Öcalan’ın kendisi de ev hapsine çıkarılacak. Tüm bu gelişmelere karşılık, Öcalan’ın hiçbir konuyu pazarlık malzemesi yapmadığını savunan Semavi, devletin ise anadil ile ilgili yasal düzenlemelere gideceğini, yerel yönetimlerin güçlendirileceğini ve kayyum uygulamalarına son verilmesine yönelik adımlar atacağını dile getirdi.
Mustafa Yıldız59,039 次观看 • 1 年前

İbrahim Halil Baran (X): Öcalan’ın Kürdistan merkezli bir bakış açısı yok; Türk merkezli, Türkçü bir anlayışla, Türkleri yeniden egemen kılan ve bu egemenliğin sınırlarını Kürtleri de içine alacak şekilde genişleten, Kürdistan’ın tamamını kapsayan yeni bir perspektifi Türklere sunuyor.
Mustafa Yıldız51,864 次观看 • 1 年前