Nail Nabiullin's banner
Nail Nabiullin's profile picture

Nail Nabiullin

@NailNabiulla15,567 subscribers

Tatar. Gazeteci. Tataristan. Türk Bakışı gazetesi sahibi ve baş muharriri. Türkçü. Dünya Türkleri, birleşin!

Shorts

Merhaba dostlarım… Bana yazan, arayan, sağlığımı soran, dua eden, içtenlikle destek olan herkese yürekten teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten… Her mesajı hissettim. Her kelime içimi ısıttı. Bu zor günlerde yalnız olmadığımı bilmek bana güç verdi. Dün öğleden sonra bir anda fenalaştım. Büyük bir halsizlik çöktü, gözlerim karardı, aniden burnum kanamaya başladı. Başım döndü, kalbime sanki iğne batıyormuş gibi ağrı girdi. Bütün vücudum ağrıyordu… sanki her hücrem acı çekiyordu. Özellikle o şişliğin olduğu yerde çok güçlü bir ağrı ve iltihap hissi vardı. Dün cevap veremediğim herkese bugün yazmaya çalışacağım. Lütfen yanlış anlamayın, kimseyi görmezden gelmiyorum. Sadece gerçekten ayakta durmakta zorlandım. Şu anda biz — Tatar siyasi muhacirler olarak — ben, eşim ve üç yaşındaki kızımız Süyümbike… çok ağır bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan Türkiye’de oturum izni (ikamet izini) mücadelesi veriyoruz. Açık konuşayım: bu mücadeleyi sanki kaybediyoruz… Sanki eşit olmayan bir savaşın içindeyiz. Türklerin arasında, sevdiğimiz, büyük Türkiye Cumhuriyeti’nde onurlu bir şekilde yaşayabilmek için direniyoruz. Diğer yandan hastalık… Son birkaç ay benim için çok yıpratıcı geçti. Şiddetli bir zehirlenme yaşadım. O dönemde çok kan kaybettim, uzun süre yataktan kalkamadım. Evet, belki bu sadece bir şüphe, belki paranoya diye düşünenler olur… ama içimde bir his var: bilerek zehirlenmiş olabileceğimi düşünüyorum. Kesin bir şey söyleyemem, ama böyle hissediyorum. Şimdi ise büyük bir şişlik oluştu. İltihap mı, başka bir şey mi bilmiyorum. MR sonucunu bekliyorum. İnsanlar farklı şeyler söylüyor: “iyi huylu olabilir” diyen de var, “kanser olabilir” diyen de… Bu belirsizlik insanın zihnini parçalıyor. Çok korkuyorum. Stres yüzünden beynim en kötü senaryoları kuruyor. Geceleri zor uyuyorum. Kâbuslar görüyorum. İçimde sürekli bir endişe dolaşıyor. Büyük ihtimalle ciddi bir cerrahi müdahale, hatta ameliyat gerekecek. Açık söyleyeyim: korkuyorum. Memleketten, aileden, yakınlardan uzakta olmak… Bu mücadeleyi “yabancı” bir ülkede vermek… Gerçekten insanın ruhunu yoruyor. Bazen kendimi çok yorgun hissediyorum. Sanki yıllardır bitmeyen bir kavganın içindeyim. Ama şunu bilin: Biz pes etmeyeceğiz. Teslim olmayacağız. Ayakta kalacağız. Çünkü bizim mücadelemiz sadece kendimiz için değil. Kimliğimiz için. Dilimiz için. Çocuğumuzun geleceği için. Hâlâ hostelde kalıyorum. Bugün şanslıydım, odada yalnızdım ve sessizlik vardı. O sessizlik bana biraz toparlanma fırsatı verdi. Yanımda olan herkese teşekkür ederim. Dualarınızı eksik etmeyin. Biz mücadelemizi devam edeceğiz.

Merhaba dostlarım… Bana yazan, arayan, sağlığımı soran, dua eden, içtenlikle destek olan herkese yürekten teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten… Her mesajı hissettim. Her kelime içimi ısıttı. Bu zor günlerde yalnız olmadığımı bilmek bana güç verdi. Dün öğleden sonra bir anda fenalaştım. Büyük bir halsizlik çöktü, gözlerim karardı, aniden burnum kanamaya başladı. Başım döndü, kalbime sanki iğne batıyormuş gibi ağrı girdi. Bütün vücudum ağrıyordu… sanki her hücrem acı çekiyordu. Özellikle o şişliğin olduğu yerde çok güçlü bir ağrı ve iltihap hissi vardı. Dün cevap veremediğim herkese bugün yazmaya çalışacağım. Lütfen yanlış anlamayın, kimseyi görmezden gelmiyorum. Sadece gerçekten ayakta durmakta zorlandım. Şu anda biz — Tatar siyasi muhacirler olarak — ben, eşim ve üç yaşındaki kızımız Süyümbike… çok ağır bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan Türkiye’de oturum izni (ikamet izini) mücadelesi veriyoruz. Açık konuşayım: bu mücadeleyi sanki kaybediyoruz… Sanki eşit olmayan bir savaşın içindeyiz. Türklerin arasında, sevdiğimiz, büyük Türkiye Cumhuriyeti’nde onurlu bir şekilde yaşayabilmek için direniyoruz. Diğer yandan hastalık… Son birkaç ay benim için çok yıpratıcı geçti. Şiddetli bir zehirlenme yaşadım. O dönemde çok kan kaybettim, uzun süre yataktan kalkamadım. Evet, belki bu sadece bir şüphe, belki paranoya diye düşünenler olur… ama içimde bir his var: bilerek zehirlenmiş olabileceğimi düşünüyorum. Kesin bir şey söyleyemem, ama böyle hissediyorum. Şimdi ise büyük bir şişlik oluştu. İltihap mı, başka bir şey mi bilmiyorum. MR sonucunu bekliyorum. İnsanlar farklı şeyler söylüyor: “iyi huylu olabilir” diyen de var, “kanser olabilir” diyen de… Bu belirsizlik insanın zihnini parçalıyor. Çok korkuyorum. Stres yüzünden beynim en kötü senaryoları kuruyor. Geceleri zor uyuyorum. Kâbuslar görüyorum. İçimde sürekli bir endişe dolaşıyor. Büyük ihtimalle ciddi bir cerrahi müdahale, hatta ameliyat gerekecek. Açık söyleyeyim: korkuyorum. Memleketten, aileden, yakınlardan uzakta olmak… Bu mücadeleyi “yabancı” bir ülkede vermek… Gerçekten insanın ruhunu yoruyor. Bazen kendimi çok yorgun hissediyorum. Sanki yıllardır bitmeyen bir kavganın içindeyim. Ama şunu bilin: Biz pes etmeyeceğiz. Teslim olmayacağız. Ayakta kalacağız. Çünkü bizim mücadelemiz sadece kendimiz için değil. Kimliğimiz için. Dilimiz için. Çocuğumuzun geleceği için. Hâlâ hostelde kalıyorum. Bugün şanslıydım, odada yalnızdım ve sessizlik vardı. O sessizlik bana biraz toparlanma fırsatı verdi. Yanımda olan herkese teşekkür ederim. Dualarınızı eksik etmeyin. Biz mücadelemizi devam edeceğiz.

19,218 просмотров