
noop
@noopmedya • 54,378 subscribers
Dijital dünyanın hızına ayak uyduran; gündemi modern bir dille sunan içerik platformu. Soru, görüş, telif bildirimi için: [email protected]
Shorts
Videos

Yakın koruma uzmanı Süleyman Kocabıyık, öğrencilerine verdiği dersi paylaştı: “Her şey için sadece 3 saniyen var.”
noop3,306,279 görüntüleme • 3 gün önce

İşini bitirip eve dönen usta, gece geç saatlerde yanında çalışan elemanın çalıştığını görünce çalışana motor hediye etti: “Bak şimdi, saat gecenin 01.33'ü. Kameranın saatine bakma, o yanlış. Telefonun saati sol üstte görünüyor. Şimdi bu arkadaşımız benim elemanım Ahmet. Gecenin bir buçuğunda benden habersiz dükkanda çalışıyor. Saat 9'a geliyordu ben çıktım. Dedim ki 'Ahmet ben çıkıyorum oğlum, sen de kapatır gidersin.' 'Tamam usta' dedi, 'benim' dedi 'biraz işlerim var, kendi işlerim de var, halleder çıkarım ben' dedi. 'Tamam' dedim Ahmet. Benim hiçbir şeyden haberim yok, dükkanda olduğundan da haberim yok. Şimdi Ahmet ben çıktıktan sonra bu motor, Pulsar RS 200, çırılçıplaktı bu motor, arızası vardı. Aradık, bulduk, yaptık, toplaması kalmıştı. Oturmuş onu toplamış. Şimdi bu motor da Pulsar NS 200. Bu motorun da motorunu indirmiştik, motorunu yaptık, üstüne yüklemiştik öyle duruyordu toplanacak motor. Bu da çırılçıplaktı. Sonra dönmüş bunu toplamış. Gece bir buçuk olmuş hala çalışıyor. Daha ne zaman çıkacak, eve gidecek, sabahın 9'unda da gelecek dükkan açacak. Ya Ahmet, benden aldığın o, satın aldığın o motor var ya... O motoru sana doğum günü hediyesi ettim oğlum. Al tepe tepe kullan, hayırlı uğurlu olsun. Doğum günün de kutlu olsun aslanım benim, al. Hak ediyorsun lan sen, aferin lan sana.” Kaynak: ig/champion.moto.garage
noop428,416 görüntüleme • 23 saat önce

Şahıs kendisine bakanlık ve belediye tarafından ceza yazıldığını, gerekirse işletmesini kapatacağını açıkladı: “Bugün beni şikayet etmişler. Ticaret Bakanlığından gelip ceza yazdılar. İçiniz rahat etsin, sıkıntı yok. Veririm, önemli değil. Niğde Belediyesinden gelip ceza yazdılar. Onlara kırgın olamıyorum. Niye? Çok iyi belediye başkanımız var. Dükkan kapatılsın mı istiyorsunuz? Gerekirse kapatırım. Rızık Allah'ındır, sıkıntı yok. İçiniz rahat edecek mi? Etsin, önemli değil. Geçen sene ben bu işletmede 3 milyona yakın bana vergi çıktı. Ben bu işletmede bir Mercedes parası verdim ama kazancım bir Mercedes'in lastiği olmadı. Niye böyle yürüyorum? Doktorum da bana söyledi. Dedi ki, yani yürümek kalbe iyi geliyormuş. Biraz kalbimden rahatsızlığım var, ondan dolayı. Bir de kendimi böyle daha iyi ifade ediyorum. Ben bunu istemeyerek yaptım. Yaptım ne yapayım? İnkâr mı edeyim? Oğlum, yalan mı konuşayım, ha? Herkes gördü. Yalan da konuşmuyorum. Ama bunu iyi bilin; bana kabadayılık yapan, terbiyesizlik yapan, terbiyesizlere sesleniyorum. Gerisi size kalmış. Çok da umurumda değil yani. Bundan sonra da zaten beni görmeyeceksiniz. Birileri bizim üzerimizden prim yapmaya çalışıyor değişik değişik sitelerde. Yorum yapıyor. Adam uzanmış bana, uzanmış ahlaksız, ahlak dersi veriyor. Uzanmış, uzanarak... Sosyal medya fenomeni, kim olduğunu bilmiyorum. Birileri gösterdi. Zaten bakmıyorum. Bakma gereksinimi de duymuyorum. O kadar ki midem bulanmış. Eş dost bana gösteriyor, 'Bak senin hakkında böyle yapmış, çizgi film, onu yapmışlar, bunu yapmışlar' diye. Oğlum, yavrum; onurlu bir şekilde para kazanın. Onurlu bir şekilde. Ben onurlu bir şekilde kazanıyorum. Sabah 8'de geliyorum, gece 12'ye kadar çalışıyorum. Ustam yok, kendim yapıyorum.”
noop2,259,474 görüntüleme • 3 gün önce

Almanya’da yaşayan bir Türk, arabasını kısa süreliğine park ettikten sonra Alman komşusunun yaptığını gösterdi: “Sana gel Almanya'da yaşamanın nasıl olduğunu göstereyim. Şu aracı şuraya beş dakikalığına park ettim. Şuna bak! Şunu hemen... Komşu terörü gerçekten var ya! Yukarıdaki herif... Arabanızla park yasağı olan bir yerde duruyorsunuz, garaj kapısını ve girişi kapatıyorsunuz. Arabanın fotoğrafları çekildi ve zabıtaya ihbar edildi. Yani o kadar işsizler ki yukarıdaki... Sen eve git abi, bu aracı görüyorsun, Word dosyası aç, yaz bunu. Yazıcıdan çıkar, kağıdı kesmiş biri ikiye. Aracın sileceğini kaldır, buraya koy. Zabıtaya yaz, şikayet et aracı bir de. Neymiş efendim? Araç beş dakika burada kaldı diye. Gerçekten çok işsizler ya. Wirklich. Yani sinirlenmemek elde değil ya.” Kaynak: ig/thelevent_
noop4,324,270 görüntüleme • 8 gün önce

Ruhi Çenet’in çektiği video ile ilgili aylar önce Orkun Işıtmak’ın kanalında konuştuğu ortaya çıktı: ➖Peki seni nasıl içeri soktular abi, bu kadar kapalı bir... ➕Özel bir izin aldık ve onların bazıları bu topluluğun daha dışa dönük olmasını savunuyor kendi içlerinde. Bu insanlar bizi bir şekilde içeriye soktu. ➕Bir tepki gördün mü hiç böyle içerideki insanlar şey falan... ➖Yaptığımız en zor çekimlerden biriydi. Herkes bize nereli olduğumuzu soruyor. Türkiye'den geldik, Türk'üz dediğimizde... Bilenlerin de suratları çok düşüyor. Yani onlarla çok kötü olduk, aramız iyi değildi. Bir sinagoga girdik, bunların sinagoguna, 770 isimli. Etrafımızda birden 500-600 tane o fötür şapkalı, payotlu insan vardı ve hepsi bize bakıyor, ne yaptığımızı anlamaya çalışıyor. Çekim yapmak biraz tehlikeli, küçük kamerayla çekmeye çalıştık. Adama şey diyorum mesela; "YouTube'u biliyor musun?" diyorum, "YouTube ne?" diyor. İnternete hayatı boyunca girmemiş 40 yaşında, 50 yaşında, 60 yaşında insanlar var.
noop831,911 görüntüleme • 3 gün önce

Halil İbrahim Göker, elektrikli araç aldıktan sonra gelen eleştirilere cevap verdi: 🔹 Ağabey, benzinin, dizelin fiyatı olmuş bilmem kaç lira. Neredeyse benzinli arabanın kullanılmayacağı tek ülke Türkiye olmuş. Artı olarak ÖTV teşviki var bu arabaların. Mesela hani geçen G-Kasa muhabbeti yaptık ya, G-Kasa’ların benzinlisi 34 milyon Türkiye’de, elektriklisi 16 milyon. Düşünün, öyle bir fark var yani ÖTV bakımından. 🔹 Hâlâ adam oturmuş benzinli arabayı savunuyor. İşte bana şey diyor: “İzmir’e gidersin de klimayı kapat, işte müzik dinleme, ancak öyle gidersin.” Ya oğlum, yani ben sana bir deneyimi anlatıyorum canım kardeşim. 🔹 İşinize gelince “Paramız yok, ekonomi kötü, şu, bu” diyorsun. E ekonomik olanı tercih etmeyip sürekli benzinliyi savunuyorsunuz. Gerçekten ben anlamıyorum ya. Gerçekten anlamıyorum sizi yani. Kafa yapınızı çözemiyorum yani. 🔹 Çok da umurumda, gidin ödeyin anasını satayım benzinliye parayı. Bana ne anasını satayım yani, ben sadece deneyimi aktardım. Çok fazla DM’de mesaj var, “Ne aldın, ne aldın?” diyen var diye. Anladın mı? Çıldırtıyorsunuz insanı ya. “Elektrikli arabayla Iğdır’a gidilmez.” Ya çıldırtıyorsunuz adamı ya. 🔹 Artı olarak bu arabalara dair korku var ya; hani bayramda, dönüşlerde şarj istasyonlarında sıra oluyor. İşte o sıralar niye oluyor biliyor musunuz? Elektrikli arabayı kullanmayı bilmemenizden. Elektrikli arabası olan da bilmiyor çünkü. 🔹 Bu şarj istasyonu şirketlerinin rezervasyon sistemi var. İşte sen iki saat sonra nerede olacaksın? Susurluk’ta olacaksın. O saatte rezervasyon yapıyorsun kendi arabana. Başka kimse şarj edemiyor senin rezervasyon saatinde. Sen orada oluyorsun, sen şarj ediyorsun. 🔹 Başkası senden önce mi geldi? Yapacak bir şey yok, sen şarj ediyorsun. Anladın mı? Bunu kullanmıyorlar, bilmiyorlar. 🔹 Gittiğimde ben birkaç kere de bunun sorununu yaşadım. 50 yaş üstünde oluyor genelde. “Ben önce geldim,” diyor adam. “Bu şey,” diyor, “bozuk. Ben sıramı vermem.” 🔹 O yüzden “Bozuk olduğundan şarj etmiyor,” diyor. Hem “bozuk” diyor hem çekilmiyor oradan. 🔹 “Ağabey,” diyorum, “bak, rezervasyon sistemi var. Benim rezervasyonum var. O yüzden,” diyorum, “bak, şarj etmiyor. Benim geçmem lazım, benim şarj etmem lazım,” falan gibisinden. 🔹 Ama o da yavaş yavaş oturuyor.
noop952,410 görüntüleme • 5 gün önce

Merter’de esnaflık yapan Semih Kurtulmuş, çevresinin iş yok serzenişleri hakkında konuştu: “Ya arkadaşlar, çay içmeye çıkıyoruz sağa sola bir yerlere. Diyorlar ki 'Abi iş yok, nasıl olacak bu işler?' Ya gidiyoruz başka yerlere işte, oturuyoruz. Herkes diyor ki iş... Tamam genel bir sıkıntımız var, bir şey demiyorum. Özellikle bizim tekstil olarak genel bir şey konuşayım. Yani bizim sektörle alakalı söyleyeyim: Abi imalatçısından kumaşçısına, toptancısına kadar hepiniz ağlıyorsunuz. Ben mesela kendi adıma söyleyeyim; sezonun ben Şubat'ın ilk haftası açmışım, yaz sezonu değil mi? Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos... Abi Eylül'e girdik ya! 6-7 aydan beri iş yapmışız, çok şükürler olsun. Daha ne olsun abi? 6-7 ay sezon sürmüş, yaz sürmüş. Bir ay yatacağız abi, bir ay iş yok yani. Bu her zaman böyleydi. Ben bu işi 17 yıldan beri yapıyorum, hep böyleydi. Yani gardı düşürmeye gerek yok. Yani sen işine bak, kovala; bir şekilde oluyor, emin ol yani. 2-3 hafta bir sıkıntımız var, onun sonrasında zaten kışlık sezona devam edeceğiz. Bu kadar! Devam, enerjimiz tam olsun lütfen abi ya. Modumuzu düşürmeyelim ya.”
noop2,685,569 görüntüleme • 11 gün önce

Bir kişi Mehmet Şef’in sözlerini dikkate alıp patatesleri yere gömdü:
noop1,000,827 görüntüleme • 7 gün önce

Mekanında yer kalmayan Bedri Usta, telefonla gelen rezervasyon aramalarına cevap verdi: 🔹Baba vallahi yok ya, yemin ediyorum yok ya! Olsa vermeyeyim mi? Vallahi yemin ediyorum yok ya. Vermeyeyim mi baba? Hadi görüşürüz babacım, sağ olasın. 🔹 Ahmet Abi, tamam Cengiz Abi söylese de yok, yok... Olsa vermeyeyim mi? Vallahi yok, önümde kağıtta duruyor. 🔹 Vallahi Murat Baba yok ya, yemin ediyorum yok. Hah, önümde kağıt var, yazacak yer bile yok yani. Keşke olsa da başım gözüm üstüne.
noop3,408,408 görüntüleme • 20 gün önce

Yürümekte zorluk çeken Serdar Ortaç’ın sahneye giriş şekli dikkat çekti.
noop894,739 görüntüleme • 7 gün önce

Hüseyin Cüce adlı yemek üreticisi, olay sonrası Niğde’ye gitmemek için zor dayandığını açıkladı: “Onu görür görmez benim gece elim ayağım titredi. İstanbul'da olsaydı kim bilir neler olabilirdi. Yani buradan şunu söylemek istiyorum, dün geceden beri kafamdan kurup kurup duruyorum. 'Sabah Niğde'ye mi gitsem? Niğde'ye gidilir mi? Niğde'ye nasıl gitsem?' Ya bak şöyle bir şey var, haberlerde sürekli duyuyorsunuz ya; 'kavga çıktı o yaralandı, kavga çıktı bu hapse girdi, kavga çıktı şu oldu...' İnsan insana benzemez. Yusuf orada iyi dayanmış. Bak yanlışlıkla o hareketi bana yapsa birimiz mezara birimiz mapusa girecek, net. Kimin nereye gittiği önemli değil, ikimizin de hayatı bitecek; birimiz mezara girecek, birimiz mapusa o hareketi yaptığı an. Yani Yusuf gibi bir adama denk geldiği için şanslı, Yusuf da şanslı benim gibi sinirli olmadığı için. Ama bu adamlara kim ekmek yediriyor abi? Ben buradan Niğde Belediyesi'ne seslenmek istiyorum. Bak, adama 'çocuğa iki lahmacun verdi' diye Ağzıyan adamın tezgahını kapattılar. Niğde Belediyesi, sen bu adama ne yapacaksın? Yani bir tane göt gelecek, beni sinir küpü edecek, orada elimden bir kaza çıkartacak... Bak İstanbul'dayım, Niğde'ye gelmeyi kuruyorum dün geceden beri.” Kaynak: ig/huseyinyorumluyor
noop325,606 görüntüleme • 4 gün önce

İşten gelen eşine yemek yapmadığını söyleyen kadın, eşiyle diyaloğunu yayınladı: ➖Ekmek arası yapayım mı? ➕ Bütün gün yalnız ekmek arası mı yiyorsun? Çocuk da falan…Ben bütün gün insanlara yemek yapıyorum, bak tamam her şekilde yapıyorum yani. Kendime de yapıyorum, temizlik de yapıyorum, bir şeyler de yapıyorum. ➖Ne yapayım, çocuğu televizyon karşısına mı oturtayım? Zar zor ben kendi karnımı doyuruyorum, kolay mı zannediyorsun?
noop5,302,848 görüntüleme • 1 ay önce

Acun Ilıcalı, TV8’i Ferit Şahenk ile birlikte kurduğunu açıkladı: Ben şimdi zaten Star TV'de program yapıyordum. Sebebi şu: Ben sığmıyordum 4 güne. Yani kendimde o kapasiteyi görüyorum. Kanalda bana kaç gün veriyorlar? 4 gün veriyorlar, Allah için. Bana 4 gün verdiler ama 4 gün yetmiyor bana. Büyümek istiyorum. Ben de Ferit abi'den o zaman müsaade istedim. Bak şöyle söyleyeyim; hayatımda çok insan tanıdım ama hani bu kadar insan kalitesi yüksek ve benim iyiliğimi isteyen, o zaman başarılı olmamı isteyen ve hissettiren bir insanın o dönem benim hayatımda olması benim için çok çok önemli bir değerdir. Başkasının iyiliğini isteyen insan çok kolay bulamazsın. Ya çok yoktur. Yani Anadolu'da çok vardır bak ama İstanbul'da çok bulamazsın. Ferit abi o gibilerden. O yüzden de o gün ben ayrıldım, dedim ki: "Ben müsaade istiyorum." dedim, "Kendi kanalımı kuracağım." dedim. Ferit abi de üzüldüğünü hissettirdi bana. Ben dedim ki: "İstersen abi" dedim, "hani başkası için düşünmem bunu ama sen düşünürsen" dedim "hani ortak olabiliriz." dedim. O da "Seve seve olurum." dedi. Biz öyle ortak olduk o dönemde.” Kaynak: Yt/Fatih Altaylı
noop762,318 görüntüleme • 9 gün önce

Uzun süredir ABD’de yaşayan Erdem Baş, trafikte yaptığı hata nedeniyle mahkemeye çıkacağını açıkladı: “Amerika'da mahkemeye düştüm. Evet, en sonunda mahkemeye düştüm, birazdan mahkemeye çıkacağım. Hemen anlatayım; arkamdaki gördüğünüz binaya gireceğim. Trafik cezası... Nasıl olduğunu söyleyeyim size: Burada otoyollarda en sol şerit carpool diyorlar, HOV diyorlar. En az arabanın içerisinde 2 tane yolcu olması lazım. O yolu, en sol şeridi sadece o arabalar kullanabiliyor. Bende de biraz trafik vardı, tek başımaydım arabada. Orası da sıkışıktı. Dedim 'Biraz geçeyim, ileriden tekrar çıkarım oradan' diye geçtim. Bir baktım hemen arka tarafımdan bir tane motosikletli polis geldi, 'Çek kenara' dedi. Çektim, ceza kesti. Burada trafik cezası kestiklerinde hemen size bir mahkeme günü veriyorlar. Mahkeme gününde gelip cezanıza itiraz edebiliyorsunuz ya da internete düşüyor cezanız, kaç dolarsa 100 dolar, 200 dolar neyse onu ödeyebiliyorsunuz. Ama eğer mahkemeye gelmezseniz ehliyetinize ceza puanı işlenebiliyor. Ceza puanları biriktikçe de sizin insurance'ınızı etkiliyor.”
noop1,254,300 görüntüleme • 15 gün önce




