
Onur Öncü
@oencueonuroenc • 74,352 subscribers
Gazeteci @burasialan - Moderatör-Editör /
Shorts
Videos

Madımak katliamı sonrası Yaşar Kemal: Utançtan başka neyimiz kaldı?
Onur Öncü156,222 views • 11 days ago

TİP Genel Başkanı Erkan Baş’tan mutlak butlan meselesiyle ilgili hem mücadele desteği hem de eleştiri geldi. Erkan Baş, mutlak butlan konusuyla ilgili, “O koltuğa geçeni tanımıyoruz” dedi ve ekledi: “Bir milim bile geri adım atmadık. Aynı noktadayız.” Baş’ın bir eleştirisi de vardı. Erkan Baş, “Eğer tartışmayı bir ‘baba ocağı’ tartışmasına çevirirsek, o zaman bu konu CHP içi bir mesele gibi ele alınmaya başlanır. Bizim gördüğümüz şey, rejimin bu meseleyi bir parti içi mesele hâline getirmeye çalıştığıdır” dedi. Erkan Baş, “Biz buradayız” diyerek şu mesajı verdi: “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da memleketin geleceği için ne gerekiyorsa, aynı sorumlulukla ve aynı ciddiyetle tutum almaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Çok açık söylüyorum: Biz varız, buradayız. Memleketin geleceği için atılacak her türlü adımı desteklemek için buradayız, varız.”
Onur Öncü333,409 views • 1 month ago

9 gündür açlık grevinde olan madenci, barikata gelen çocuğuyla hasret gideriyor.
Onur Öncü816,407 views • 2 months ago

TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Yurttaşlar bakıyor Türkiye İşçi Partisi'ne. TİP'in parası yok;TİP'in genel merkezi, il merkezleri, ilçe binaları, hepsi kira. Bırakın TRT'yi, Anadolu Ajansı'nı, yandaş basını; TİP uzunca bir süredir Halk TV'de bile ambargolu. Sesi yurttaşa ulaşsın istenmiyor, engellemek için olağanüstü bir çaba harcanıyor. Parti yönetimlerinin, genel merkezden il, ilçe yönetimlerine kadar, neredeyse tamamında sadece emeğiyle, alın teriyle geçinen insanlar var. TİP'in kaynakları da imkanları da kısıtlı ama ne olursa olsun, memlekette ne yaşanırsa yaşansın TİP mücadele eder, TİP uzlaşmaz, TİP kukla olmaz, TİP bu bozuk düzenle asla ama asla anlaşmaz! Bunu bir kez daha teyit ediyoruz. Yurttaşların bunu bildiğini görmekten mutlu oluyoruz ve işte tam da bu yüzden, bu akla karanın birbirinin içine geçtiği bu günlerde bizi kurtaracak olan yegane şeyin saflığından, berraklığından emin olduğumuz kendi mücadelemiz, halkın mücadelesi, emekçilerin mücadelesi olduğunu kayıtlara geçirmek istiyorum.
Onur Öncü175,266 views • 1 month ago

Özgür Özel: “O binada bugün Kemal Bey’e Çubuk’ta organize bir linç girişimi yaşatılırken ölümü gözü alarak onunla birlikte onu koruyarak yanında duran, Murat Emir yok orada. Ama 1980 öncesi yedi TİP’li genci öldüren Haluk Kırcı’nın ekibi selam veriyorlar 12. kattan, Genel Başkan katından selam veriyorlar objektiflere…”
Onur Öncü158,495 views • 1 month ago

Fehim Taştekin’in 1 dakika 32 saniyelik değerlendirmesi… İlk cümleden son cümleye kadar her sözünün altına imzamı atarım. ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırısının özeti tam olarak budur: “Demokrasi, hiçbir yere Amerikan bombalarıyla gelmiyor.” Ağzına sağlık abi Fehim Taştekin
Onur Öncü518,697 views • 4 months ago

Kadıköy’de ciddi bir kalabalık var. Yürüyüşte “Hain kemal” sloganları atılıyor.
Onur Öncü199,808 views • 1 month ago

“Çatlı” filmini sadece hafta sonu 99 bin kişi izlemiş. Haftanın en çok izlenen filmi. Ancak bu filmde Çatlı ve ekibinin Bahçelievler katliamındaki failliği yok! Bizim gücümüz yüz binlere ulaşır mı bilmiyorum ama yaptığımız Çatlı serisinin 3. konuğu, 1978’de vahşice katledilen 7 TİP’linin arkadaşı Abdurrahman Atalay. Çatlı ve ekibinin savunmasız 7 TİP’liyi nasıl öldürdüğünü Abdurrahman abiden dinleyin… Cinayetlerin faillerinden Kırcı’nın ifadesi Abdurrahman abi şöyle ifade ediyor: “Kapıya dayandık, açın polis dedik. Kapı açılır açılmaz içeri girdik. Hepsini yere yatırdık. Ne yapacağımız konusunda talimat almak için Abdullah Çatlı'ya birini gönderdik. Abdullah Çatlı, eter ve pamuk vermiş; hepsini teker teker bayıltıp öldürelim dedi. Dışarı çıkıp arabada bekleyen Abdullah Çatlı ile konuştum. Evde öldürmek zor olacak, ikişer ikişer götürüp öldürelim dedim. Olur dedi. İki kişiyi "Reis"in arabasına bindirip Eskişehir yoluna götürdük. Müsait bir yer bulup ikisini de yere yatırıp kafasına üçer el ateş ettik. Ateş eden Abdullah Çatlı'dır, silahı kullanan... Geri döndük. Böyle zor olacağını anlayınca, tek tek boğalım bunları dedi Abdullah Çatlı. Bir tanesini zorla boğdum; boğmada da orada olan bir askı telini ve havluyu kullanmak... Bir tanesini zorla boğdum, diğer dördünü de bu şekilde öldürmek zor olacaktı. Arkadaşları gönderdim. Sonra da sedirin üzerinde bulunan dört kişiye yakın mesafeden ateş ederek mermilerin tamamını boşalttım. Silahı da götürüp Abdullah Çatlı'ya verdim.'”
Onur Öncü314,075 views • 3 months ago

TİP Genel Başkanı ile alan’da NATO üzerine bir söyleşi yaptık. “NATO neden bir suç örgütüdür?” sorusunu biraz zaman ayırıp Erkan Baş’tan dinleyin. Erkan Baş: "1949'da NATO kuruluyor, Türkiye 1952'de NATO'ya dahil oluyor. Biz NATO'ya, yüzlerce bu ülke insanını, gencecik insanı haritada yerini bilmedikleri Kore'de ölüme göndererek girdik. Yani bizim NATO'ya daha girmeden önce bu ülkede atılmış ilk siyasi adım, bu ülkenin gencecik evlatlarını Amerika için ölmeye göndermek olmuştu. Bizim NATO tarihimiz budur. Şimdi bir kere herkesin bunu hatırlaması lazım. Yani Amerikalıların '35 sentlik asker' dediği bir toprağın insanlarıyız biz. Türk askeri, dünyanın en ucuz askeri, '35 sent maliyeti var' diye Amerikalılar bizden bahsediyorlar. Nazım'ın şiirine koyduğu o cümle. E şimdi ondan sonra devam edin, bakın bugün Türkiye'nin bütün temel problemlerini biz NATO üzerinden değerlendirebiliriz. Ya bugün AKP iktidarda ve biz Türkiye'de işte siyasal İslamcı, işbirlikçi bir iktidardan bahsediyoruz. E bunun tohumlarını atan ABD değil mi? NATO değil mi? Yani NATO'nun kontrgerilla örgütlenmesinin Türkiye gibi ülkeler için en önemli stratejilerinden bir tanesi neydi? Sovyetler Birliği'ni kuşatacak bir yeşil kuşak ülkeler projesi. Ben o yüzden hep söylüyorum, yani Türkiye 'Müslüman bir ülke falan' diye tartışıldığında, Türkiye nüfusunun çok büyük bir çoğunluğu Müslüman olan bir ülke ama Türkiye siyasal İslamcıların, şeriatçıların kendi doğal gelişimleriyle bu güce geldikleri, bu kadar yaygınlaştıkları, bu kadar örgütlendikleri ve devleti ele geçirdikleri bir ülke değil. Türkiye'deki bu siyasal İslamcılık, Türkiye toplumunun duygularını, Türkiye toplumunun inançlarını, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir emperyalist planın kullanması, yönlendirmesi, onu siyasallaştırması ve kendisine bağımlı hale getirmesi sonucunda buraya geldi. Şimdi bugün herkes atıyor tutuyor 'FETÖ, METÖ' diye bugün. Ya kardeşim, Komünizmle Mücadele Dernekleri'ni kim kurdu ya? Komünizmle Mücadele Dernekleri'ni NATO kurdu. Komünizmle Mücadele Dernekleri, NATO şemsiyesi altındaki bir örgütlenmeydi. E devam edelim, 70'lere gelelim. Türkiye'de işçi grevlerine kim saldırdı? Kemal Türkler'i, yani DİSK'in efsanevi önderini kim katletti? Türkiye'de patronların iktidarını koruyabilmek için işçiler içerisindeki her türlü direniş eğilimi hangi şiddetle bastırıldı? O komando kamplarını kimler kurdu? E şimdi bunları unutacak mıyız? Ya çok basit, bak Maraş'ı unutacak mıyız, Çorum'u unutacak mıyız? Bunların hepsi NATO'nun eserleri. Sadece Türkiye'de de değil, bu uluslararası karşı devrim çetesinin, 'Gladio' diye adlandırılan, Türkiye'deki karşılığı kontrgerilla olarak örgütlenmenin karargahı burası. Mesela AKP dediğimizde aklımıza ne geliyor bizim? İşte Kenan Evrenler geliyor, değil mi? 12 Eylül'de solu bastırıp işte Türk-İslam senteziyle, zorunlu din dersleriyle, imam hatiplerin yaygınlaştırılmasıyla, işte elde Kur'an mitingler gerçekleştirmesiyle bu tarikat örgütlenmelerinin, cemaatlerin devlet içerisine yerleştirilmesi sürecinin hızlandığı evrenin başlangıç noktalarından bir tanesi. Hızlanmanın başlangıç noktası, 12 Eylül darbesi. E 12 Eylül darbesi, NATO generallerinin 'Bizim çocuklar başardı' diye kahkahalarla, alkışlarla kutladığı bir darbe ya. Ya bugün bu ülkede '12 Eylül'e karşıyım' deyip NATO'yi savunamazsınız. Eğer 12 Eylül'e karşıysanız NATO'ya karşı olmak zorundasınız. E şimdi devam edelim. Sivas Katliamı, daha geçen gün anmaları yapıldı. E bu katliamın planlanması yine o kontrgerilla örgütlenmesinin bir projesiydi. E şimdi bütün bunlar yaşanırken, bütün bunlar yaşanırken bugün Türkiye'de açıkça NATO'yu savunmak, NATO'culuk yapmak akıl alır gibi değil”
Onur Öncü14,912 views • 5 days ago

Babala TV’nin Musavat Dervişoğlu bölümünün kısa tanıtımını izledim. Tanıtımda, gazeteci Ercan Küçük’ün sorusuna Musavat Dervişoğlu’nun bence haddini aşan ve seviyesiz bir yanıt veriyor. Gazeteci soru sorar, siz de yanıt verirsiniz. Yanıt vermeyecekseniz de susarsınız; soru sorana parmak sallamazsınız. Gelen gazeteciyi dövüyor giden gazeteciyi dövüyor. Eleştiri kaldıramıyorsanız gidin başka bir iş yapın.
Onur Öncü288,158 views • 4 months ago

TİP Genel Başkanı Erkan Baş: Bakın bugün Suriye ordusu diyorlar ya, bu Suriye ordusu dedikleri kim biliyor musunuz? Alevilerin yaşadığı köylere gidip ‘Sen Alevi misin?’ diye sorduklarında ‘Evet’ cevabı veren sivili onlarca kurşunla katledenler. Suriye ordusu dedikleri bunlar. Şimdi de Kürtler bu saldırganlıkla karşı karşıya. Arkasında Trump'ın, Netanyahu'nun, Tayyip Erdoğan'ın desteği olan Colani, varılmış mutabakatı tanımayarak elindeki cihatçılarla Suriyeli Kürtlerin yaşadığı kentlere kendi aklınca cihat ilan etti. Bakın altını çiziyorum, icazeti de meşruiyeti de Amerika'dan, İsrail'den ve Erdoğan'dan alıyorlar. Halep'te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı mahallelere dönük saldırıların başlamasından hemen önce İsrail'le Fransa'da görüşüp anlaşmışlardı. Dolayısıyla HTŞ'nin buralara kadar gelişinde öyle bazen anlatmaya çalıştıkları gibi ABD'yle, İsrail'le bir karşı karşıya geliş falan yok. Doğrudan ABD'yle, İsrail'le oturdular, anlaştılar; onların onayıyla bu süreç yürütülüyor.”
Onur Öncü262,740 views • 5 months ago

Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu Genel Merkezi’ne gidip o koltuğuna oturabilir. Sırf o koltukta oturması için bu biber gazları, plastik mermileri sıkıldı. Binanın içinde onlarca genç yaşlı fenalaştı. Koskoca CHP’ye darbe dönemlerinde bile olmayan bir uygulamayla girdiler. Yazık.
Onur Öncü79,065 views • 1 month ago

İlkay Akkaya alan’daydı. ODTÜ’deki Bayrak provokasyonunu konuştuk. Sahnede neler yaşadığını anlattı. İlkay Akkaya: bu son gelişmelerden sonra da sanırım sanatımızı sadece performans mekânlarında icra edebileceğiz. Çünkü zaten belirlenmiş birçok konser bu olaydan sonra iptal edildi. Bu benim için asla bir yıldırma politikası olamaz; çünkü ben bu sanat yolculuğum boyunca yaşanabilecek her türlü şeyi yaşadım. Yoklukla da sınandım, örgü ördüm kendimi geçindirdim; yine yaparım aynı şeyi. Çıkarım tarlalardan, işte yol kenarlarından ot toplarım, yumurtamı kırarım üstüne, yerim. Bunlarla beni yıldıramazlar yani. Denesinler. ilkay Akkaya
Onur Öncü91,069 views • 2 months ago

alan’da Barış Atay’ı konuk ettik. Barış Atay: Birisi Çatlı'nın filmi yapılmaz mı? Yapılır. Şimdi Abdullah Çatlı bu ülkede bizim itiraz ettiğimiz, karşısında mücadele ettiğimiz her şeyi temsil eden, bütün kötülüğüyle temsil eden bir karakter. Ve bu Türkiye siyaset tarihinde yaptıklarıyla, katliamlarıyla, infazlarıyla, cinayetleriyle falan var. Uyuşturucu çeteleriyle, uyuşturucu baronlarıyla ilişkileriyle... Hem de uluslararası ilişkileriyle falan. Fakat burada sinema açısından söylenecek soru şu; Abdullah Çatlı'nın bu yanını anlatıyor musun, anlatmıyor musun? Abdullah Çatlı'nın Türkiye İşçi Partili gençlerin katliamında aldığı rolü anlatıyor musun? Burada bir emniyet müdürüyle, bir milletvekiliyle aynı arabada ölmüş olmasının, trafik kazasında ölmesinin (Susurluk'ta), asıl sebebini anlatıyor musun? Bu adamın İtalya'da tutuklandığında nasıl bu kadar rahat olabildiğini açıklayabiliyor musun? Şimdi bunların hiçbirini açıklamadığını tahmin ediyoruz en azından, izlemediğimiz için. Çünkü belli ki yorumlardan da... Ki kızı işte paylaşmış bir şeyler; Abdullah Çatlı'yı bir kahramanlaştırma, bir mit haline getirme niyeti olduğu açık. Bunun karşılığı var mı? Çok zannetmiyorum, onu söyleyeyim. Biraz önce söylediğim sebeplerden; yani kendi siyasi hareketinin dahi rahatlıkla sahip çıkamadığı kadar kirlenmiş bir isim aslında Abdullah Çatlı.
Onur Öncü162,266 views • 4 months ago