
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU
@osmanoglu_79 • 95,377 subscribers
SULTAN 2. ABDÜLHAMİD HAN 4. KUŞAK TORUNU . DEVLET-İ ALİYYE OCAKLARI GENEL BAŞKANI
Shorts
Videos

Osmanlı hanedanı adıyla ortada dolaşan “Sina Osmanoğlu” isimli tiyatronun ipliği yeniden pazara çıktı! Gerçek adı Ahmet Memecan olan bu sahte figürün, yıllardır milleti oyaladığı, hanedan unvanını kendi çıkarı için kullandığı ve şaibeli geçmişi nedeniyle Türkiye’ye dahi yaklaşamadığı ortada. Ama ibretlik olan tek kişi o değil. Asıl büyük maskeyi düşürenler, bu sahtekârlığı bahane edip Osmanlı’ya, hanedana ve ecdadımızın mirasına saldırıya koşan ideolojik çevrelerdir. Gerçekleri bile bile, belgeleri göre göre, defalarca yalanlanmış bir ismi alıp “saldırı malzemesi” olarak kullanmaları onların zihniyetinin özeti: Hakikati boğup kendi kurgularıyla ayakta durmaya çalışan bir propaganda düzeni. Kamuoyuna yansıyan açık bilgiler ortada: Bu şahsın aileyle hiçbir bağı yok. Soyla, tarihle, gerçeklikle hiçbir ilişkisi yok. Ama sadece isminde “Osmanoğlu” geçiyor diye üzerine atladılar; çünkü onların derdi doğruluk değil, ecdad düşmanlığını diri tutmak. Bu taktiği kırk yıl aynı yerden denediler: Sahte figür üret → Çarpıtmayı köpürt → Hanedana saldır → Algıya yatırım yap… Hepsinin ömrü bir yalanın çürüdüğü ana kadar. Bilsinler ki: Sahtekârın maskesi düşer, propaganda çöker; ama Osmanlı’nın itibarı çökmeyecek tek şeydir. Ecdadın adı sizin ideolojik tezgâhınıza dekor olmayacak. Oyun bitti. Gerçek konuşmaya başladı.
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU182,139 görüntüleme • 6 ay önce

Geçtiğimiz günlerde Enver Aysever , Ters istikamet isimli programında şahsıma ve aileme hakaret ederek ne kadar kalitesiz bir insan olduğunu göstermiştir. Konu ile alakalı hem TV kanalı , hem program ve kendisi hakkında avukatımız aracılığı ile yasal olarak hukuki süreci başlattık. Gelelim konuya , Çanakkale Zaferinin mimarı Dedem Sultan Abdülhamid Han dır! Daha öncede yazdım ve söyledim kaynakları ve dönem vesikaları ile konuştum bunları yapmadığını yada bunların olmadığına dair tek bir belge kanıt varmı ? Tabi kide YOK! Dedem Sultan Abdülhamid Han "ödlek" biri değil aksine kendisine suikast yapıldığı sırada herkes şok içinde sağa sola kaçışırken dik durabilecek kadar MERT ve devlet malı yemeyecek kadar NAMUSLU bir adamdır. Hele hele Osmanlı ailesi VATANI sattı ! Enver Enver ! Osmanlı ailesi sana fazla gelir , Kosova Meydanında mı Sattık Devleti , Mohaçta mı? Tuna boylarında mı? Varna da mı? Konstantiniyye Önlerinde mi ? Bu Devleti satanları aziz milletimiz de biliyor sizlerde. Sizler gibi para için kalemlerimizi , haysiyetimizi satacağımıza don gömlek satmaya razıyız. Biz sürgünde aç kaldık açlıktan öldük Devletimiz ve Milletimiz hakkında tek bir laf etmedik ettirmedik. Kudurmuya devam edebilirsiniz biz elhamdülillah OSMANLIYIZ.
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU250,560 görüntüleme • 1 yıl önce

“Abdülhamid iki Türkiye kadar toprak kaybetti” diyorlar… Oysa o toprakların çoğu Abdülhamid tahta çıkmadan önce, Jön Türk darbesinin ve dönemin karışıklığının sonucu olarak kaybedilmişti. Devletin hazinesi boş, ordu dağılmış, isyanlar bitmek bilmiyordu. Sultan II. Abdülhamid, bu enkazın içinden 33 yıl boyunca devleti ayakta tutan; iflas etmiş bir imparatorluktan demiryolu, okul, hastane ve telgraf ağı çıkaran bir liderdi. Kıbrıs meselesine gelince… 1878’de Rusya tehdidine karşı bir güvenlik tedbiri olarak İngiltere’ye geçici idare verilmişti. Ne ada bir savaştan dolayı kaybedildi ne de fiilen teslim edildi; Kıbrıs’ın hukuki statüsü 1914’e kadar Osmanlı’ya aitti. “Donanmayı çürüttü” diyenler de tarih bilmez. O donanma, ekonomik çöküşün ve bakım masraflarının karşılanamamasının yüküydü. Abdülhamid, denizleri değil, ülkenin iç ulaşımını ve haberleşmesini modernize ederek demiryollarını geliştirdi. Adalar ve Balkanlar ise, esas kayıplar olarak onun dönemiyle değil; daha çok onun devrilmesinden sonra iktidara gelen Jön Türklerin maceracı politikalarının sonucunda yaşandı. “Sultan Vahîdüddîn İngilizlerle işbirliği yaptı” iddiasına gelince… O dönemde İstanbul fiilen işgal altındaydı. Sultan Vahîdüddîn, Mustafa Kemal Paşa’yı resmî görevle Anadolu’ya göndererek aslında Millî Mücadele’nin fiilen başlamasına zemin hazırlamıştır. Sevr Antlaşması’nı ne o imzaladı ne kabul etti; işgal altındaki hükümete dayatılan bir metindi ve Türk milleti Anadolu’da bu dayatmayı kanıyla yırtmıştır. Unutmayın: “Sizlerin dedeleri” dediğiniz o insanlar, bu milletin imanını, şerefini, kültürünü ve devlet aklını biçimlendiren isimlerdir. Onların savunduğu değerler, türbeleri koruyanlara da manevi güç vermiştir. Bizim ecdadımız ihanet etmedi; zor koşullar altında kalmış ama asla diz çökmemiştir. Bugün hâlâ onların mirasıyla yaşıyoruz — farkında olalım. #AbdülhamidHan #SultanVahîdüddîn #Osmanlı #GerçekTarih
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU135,709 görüntüleme • 7 ay önce
0:30
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Süleyman Hilmi Tunahan cemaatine bağlı medrese ve yurtlarda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 'a karşı vasıfsız ve OSMANLI düşmanı olan Kılıçdaroğlu'nu desteklemeleri için kardeşlerimize baskı ve zulüm ediliyor,cemaatin başındaki Alihan kuriş ve avanelerinin yönettiği bu kirli oyunu Milletimiz elini vicdanına koymalı ve ayağa kalkarak Devletine,Milletine sevdalı Cumhur'dan yana çalışıp baskı ve zulüm görenleri yalnız bırakmayarak bu oyunu bozmalıdır.
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU339,879 görüntüleme • 3 yıl önce

Bizler CHP'nin Osmanlı'ya şedit bir şekilde düşman olduğunu ifade ettiğimizde boşa konuşmuyoruz. İşte buyurun, CHP'li Bilecik-Bozöyük belediye başkanı olan şahıs dedem Ertuğrul Gazi Han'ın feth ettiği topraklarda, ona ve onun nesline ağır hakaret ve ithamlarda bulunmuştur. Bu şahsın bizim gözümüzde dedem Ertuğrul Gazi Han'ın türbesine kurşun atan, dedem Osman Gazi Han'ın türbesine tekme atan Yunan askerlerinden farkı yoktur. Bir sonraki seçimlerde Bilecik ve Bozöyük halkı size gerekli cevabı verecektir. Sizin hakkınızdaki takdiri ecdadını canı pahasına seven bu milletin sinesine bırakıyor.
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU147,385 görüntüleme • 1 yıl önce

TARİHİN ARKA ODASINDAN CEHALET KUSMAK: “VELİ” SULTANA “SERİ KATİL” İFTİRASI! Osmanlı, İslam ve devlet düşmanlarının değişmeyen turnusol kâğıdıdır. Tarih sadece geçmişi anlatmaz; aynı zamanda bugünün zihniyetini de ele verir. Bu milletin inancıyla, medeniyetiyle, devlet geleneğiyle problemi olanların ilk hedef aldığı mirasın Osmanlı olması tesadüf değildir. Bugün popülizm uğruna, birkaç alkış ve biraz daha görünür olmak adına ecdada dil uzatmak moda hâline getirildi. Özellikle sosyal medya çağında, sansasyon üretmek isteyen bazı isimler, tarihî şahsiyetler üzerinden prim devşirmeye çalışıyor. Mustafa İslamoğlu’nun yaptığı açıklamalar da bunun son örneklerinden biridir. Dedem Sultan 2. Bayezid Han’a “seri katil” demek; tarih değil, açık bir iftiradır. Tarihte “Bayezid-i Veli” olarak anılan, ilmiyle, vakarıyla ve devlet adamlığıyla öne çıkan bir padişaha böylesine aşağılık ithamlar yöneltmek; akademik ciddiyet değil, ideolojik husumettir. 2. Bayezid Han’ın kendi evlatlarını öldürttüğüne dair kesin bir tarihî kayıt yoktur. Aksine, Osmanlı’da yaşanan taht mücadeleleri dönemin siyasî gerçekliği içerisinde değerlendirilir. Bugünün kavramlarını, bugünün psikolojisini ve bugünün propaganda diliyle 500 yıl öncesine taşıyarak tarih okunmaz. Fatih Sultan Mehmed Han’ın zehirlendiği iddiası ise tarihçiler arasında tartışmalı bir konu olmasına rağmen, bunu hiçbir kesin delil olmadan “oğlu yaptırdı” şeklinde sunmak; ilim değil manipülasyondur. Daha vahimi ise, Osmanlı sarayını ahlaksızlık merkezi gibi göstermeye çalışmak… Bu dil; yıllarca Oryantalistlerin, Haçlı zihniyetinin ve Osmanlı düşmanlarının kullandığı kirli propagandanın birebir kopyasıdır. Ne acıdır ki bugün bazıları, Batılı tarih düşmanlarının ürettiği masalları alıp bu milletin evlatlarına “hakikat” diye pazarlıyor. Şunu herkes bilsin: Dedelerimiz üzerinden siyaset yapmayı bırakın! Ünlü olmak isteyen, gündeme gelmek isteyen herkesin Osmanlı’ya saldırması artık mide bulandıran bir alışkanlık hâline geldi. Prim uğruna ecdada hakaret etmek “entelektüellik” değildir. Dedem Fatih Sultan Mehmed Han, Sultan 2. Bayezid Han ve ceddimiz; bu milletin tarihidir, hafızasıdır, vakarıdır. İftiralarınız geçici olabilir… Ama tarih, hakikati yazmaya devam edecektir. Osmanlı’ya dil uzatanlar ise kendi cehaletleriyle hatırlanacaktır.
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU10,334 görüntüleme • 17 gün önce
7:29
Sensitive content
This media may contain sensitive content.

Rahmetli Kadir Mısıroğlu’nun ifade ettiği gibi; tam 80 yıl boyunca sövdüler, karaladılar, iftira attılar… Sultan Abdülhamid Han’ı yıkmak için ellerinden geleni yaptılar. Ama ne yaptıysalar olmadı. Çünkü Abdülhamid Han bir şahıs değil, bir devlet aklı, bir iman hattı, bir istikamet davasıdır. Onu tahttan indirdiler sandılar, itibarsızlaştırdılar sandılar; oysa milletin kalbinde daha da kökleştirdiler. Bugün hâlâ ayakta olan, hâlâ konuşulan, hâlâ düşmanlarını rahatsız eden bir Abdülhamid varsa; bu, onların yenilgisi, bizim ise izzetimizdir. Yıkamadılar, elhamdülillah. Yıkamayacaklar. Çünkü bu millet, Sultan Abdülhamid Han’a yapılanın aslında kendisine yapıldığını artık çok iyi biliyor. #Abdülhamidhan
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU35,971 görüntüleme • 4 ay önce

"107'nci yılında Dedem Sultan Abdülhamid Han'ı anlamaya ve anlatmaya geldik. Sabah Ayasofya'da başlayan programlarla günümüz içerisinde yapacağımız birçok etkinlikler var.Dedem Sultan Abdülhamid Han'ı aslında anlayamadık, daha yeni yeni anlamaya başlıyoruz. Hedefimiz tabi ki anlatmak. Bugün mazlum coğrafyalara gittiğimizde Suriye olsun, Filistin olsun, Gazze olsun Sultan Abdülhamid Han konuşuluyor. Bugün Amerika, 'biz Gazzeyi alacağız' diyor. Bir dakika arkadaş siz neyi alıyorsunuz? Bugün Gazze dediğinizde Dedem Sultan Abdülhamid Han'ın şahsi tapulu malıdır. Sizin gücünüz yetmez. 1 senedir bombalıyorsunuz ama oradaki kardeşlerimiz halen ayakta. Biz Filistin'in, Gazze'nin ve dünyada ne kadar mazlum kardeşimiz varsa yanlarındayız"
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU100,602 görüntüleme • 1 yıl önce

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde dün yaşanan ve Türk sancağını hedef alan provokatif girişimler, milletimizin ortak vicdanında büyük bir infial oluşturmuştur. Bir kez daha açık ve net şekilde ifade ediyoruz: Bu aziz milletin bayrağına, mukaddesatına, milli ve manevi değerlerine uzanan hiçbir girişim “özgürlük” kisvesi altında meşrulaştırılamaz. Türk bayrağı; bu vatan uğruna toprağa düşen şehitlerimizin emaneti, devletimizin namusu ve milletimizin haysiyetidir. Bugün gelinen noktada; milli değerleri, kutsalları ve devletin temel sembollerini hedef alan her türlü saldırıya karşı caydırıcı ve net bir “Mukaddesatı Koruma Kanunu” artık elzem hâle gelmiştir. Bu milletin sabrını sınayan, bayrağına ve mukaddesatına düşmanlık eden her zihniyet bilmelidir ki; Türkiye sahipsiz değildir. Bu vatanın değerlerine uzanan ellerin kırılması, millet iradesinin ve devlet vakarının gereğidir. Ay yıldızlı al bayrak; dün olduğu gibi bugün de bu milletin şeref sancağı olarak dalgalanmaya devam edecektir.
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU14,237 görüntüleme • 1 ay önce

Her ne kadar dizide Dedem Sultan 2. Abdülhamid Han'a uyarlanmış olup bize duygulu anlar yaşatan bu sahnenin aslı Dedem Sultan Selim Han'a ait aslı; Yavuz Sultan Selim Hân zamanında çok fakir bir adam, borçlarını ödeyemeyince zora düşmüş ve sabah soluğu Yavuz Sultan Selim Hânın yanında alır ve der ki: — Sultanım, bana bir kese altın verecekmişsiniz. Selim Hân merak edip sorar: — Vereyim vermesine de, bir sebep söyleyecek misin? — Ben, 63 yaşında, İstanbul eşrafından Mehmet. Zamanında çok zengindim Sultanım. Lâkin bir süre önce başıma gelen bir musîbet sonucu malımı, mülkümü, neyim varsa kaybettim. Borç batağından bir türlü kurtulamadım. Dün gece teheccüd namazı kılınca şöyle duâ ettim: “Yâ Rabbi! Beni eşime, çocuklarıma ve dostlarıma mahçup etme! Derdi veren de sensin, dermanı veren de... “Rüyâmda Resûlullah efendimiz sallâllahu aleyhi ve sellem geldi ve dedi ki: “Ey Mehmet! Hüzünlenme evlâdım! Yarın sabah saraya git, Selim’ime selâm söyle, sana bir kese altın versin!” Eğer bunun sebebini sorarsa; “Her gece okuduğu, benim rûhuma hediye ettiği 100 salevât-ı şerîfi dün gece okumayı unuttu. Okumadığı salevâtlar hürmetine seni mutlu etsin!” dedi. Bunu dinleyen, Selim Hân hemen bir kese altın çıkartıp verip der ki: — Ne olur, tekrar söyle! Ne dedi Habîbullah? Mehmet amca tekrarlar. Selim Hân, adama bir kese altın daha verince yine aynı şekilde bir daha anlatmasını ister: — Ne olur, tekrar söyle! Ne dedi Habîbullah? Böylece Selim Hân 17 kese altını da verince, yanında bulunan dostu Hasan Can söze karışır: — Sultanım! Mehmet amca getirdiği haber vesîlesi ile mesut oldu. Aldığınız haberle siz de mesut oldunuz. İsterseniz Mehmet amcayı gönderelim, başı sıkıştığında tekrar gelsin, ne dersiniz? Hasan Can adamı uğurlayıp döndüğünde Yavuz Selim Hânı yerde secde eder vaziyette görünce ona bişey oldu düşüncesiyle omzuna dokunur; Yavuz Sultan Selim başını kaldırıp ve sevinç içinde der ki: — Duydun mu Hasan Can? Resûlullah efendimiz benim için “Selim’im” demiş, duydun mu? Binlerce şükürler olsun. Bizi bu şerefe nâil etti. Rabbime hamdolsun! Ey Hasan Can! Eğer sen o amcayı göndermeseydin, değil malımı mülkümü, tâcımı, tahtımı, sarayımı Resûlullah efendimizin bana “Selim’im” demesine fedâ edecektim...
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU94,916 görüntüleme • 1 yıl önce

Osmanlı çocuğu olunmaz, Osmanlı torunu olunur. Bu söz, derin bir tarihi mirasa sahip olduğumuzu hatırlatır. Osmanlı olmak, sadece doğuştan gelen bir bağ değil, yüzyıllara yayılan bir medeniyetin izlerini taşımaktır. Adalet, hoşgörü, ilme saygı gibi değerleri atalarımızdan miras alırız. Bu mirası anlamak, yaşatmak ve geleceğe taşımakla Osmanlı torunu olmanın onurunu yaşarız. Köklerimizin sağlamlığı, kimliğimizi şekillendirir ve geleceğe umutla bakmamızı sağlar. Bizler, o büyük medeniyetin çocukları değil, değerleriyle yoğrulmuş torunlarıyız.
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU61,225 görüntüleme • 1 yıl önce

Hayırlı Cumalar. Mehter Marşından rahatsız olanlara gelsin..
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU12,743 görüntüleme • 1 ay önce

Osmanlı Ailesine Yönelik Hakaretlerle İlgili Basın Açıklaması Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında Enver Aysever isimli şahsın, Osmanlı Hanedanı Mensuplarına ve Şahsıma yönelik hakaret içerikli sözleri, ahlaki seviyesini ve zihniyet dünyasını bir kez daha açıkça ortaya koymuştur. Devlet-i Aliyye Ocakları olarak, bu tür saygısız ve tarihi gerçeklerden uzak açıklamaları esefle kınıyor; hem ilgili televizyon kanalı, hem program, hem de söz konusu şahıs hakkında hukuki sürecin başlatıldığını kamuoyuna bildiriyoruz. Bugün hâlâ özgür bir vatanda yaşıyorsak, bunda Dedem Sultan Abdülhamid Han Hazretleri'nin ileri görüşlülüğü, feraseti ve mücadele ruhu yatmaktadır. Çanakkale'de atılan her topun, dökülen her merminin, yükselen her sancağın ardında onun yıllar öncesinden attığı stratejik adımlar vardır. Buna dair onlarca kaynak ve belge ortadayken, kin ve cehaletle karalanmaya çalışılması ancak tarih önünde acizliktir. Dedem Sultan Abdülhamid Han, suikasta uğradığında dahi dimdik ayakta kalmayı başarmış, devlet malına el uzatmaktan imtina etmiş, milletin menfaatini her şeyin üstünde tutmuş bir şahsiyettir. Onun ve soyunun haysiyetine dil uzatmak, bu milletin tarihine ve hafızasına saldırmak demektir. "Osmanlı ailesi devleti sattı" gibi mesnetsiz, utanç verici ithamlar; ne Kosova’nın, ne Mohaç’ın, ne Tuna boylarının, ne de Konstantiniyye'nin şanlı hatırasını silemez. Bu devleti kimlerin sattığını milletimiz de bizler de çok iyi biliyoruz. Bizler, ecdadımızın izinden giden, devletine ve milletine sadakatle bağlı, onurlu bireyleriz. Haysiyetimizi üç kuruşluk reyting uğruna satmayız. Tarihi çarpıtarak gündeme gelmeye çalışanlara karşı susmayacağız. Aç kaldık, sürgün yedik ama devletimize ve milletimize dil uzatmadık. Bugün de uzattırmayacağız. Devlet-i Aliyye Ocakları olarak, Osmanlı’nın aziz mirasına sahip çıkmaya, ecdadımıza uzanan her çirkin dile karşı dimdik durmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyrulur.
Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU56,138 görüntüleme • 1 yıl önce